Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
İçeriğe atla

Sırça Fanus - Sylvia Plath | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Şiir Sylvia Plath

Yazar
Sylvia Plath
Yayınevi
Kırmızı Kedi Yayınevi
ISBN
9786054764716
Sayfa Sayısı
256
Dil
Türkçe
Ülke
Türkiye
Basım Yılı
2019
İlk Yayın Yılı
1971
Tahmini Okuma Süresi
435 dakika
Sırça Fanus — kitap kapağı
Sırça Fanus — kitap kapağı. m.media-amazon.com

Sırça Fanus Kitap Tanıtımı

"Neşeli, hüzünlü, yalın, parlak ve doğal. En üstün niteliğiyse şaşırtıcı derecede dolaysız oluşu, tıpkı güpegündüz çekilmiş bir dizi fotoğraf gibi."
-Time-

Parlak bir üniversite öğrencisi olan Esther Greenwood, 1950'lerde yayın dünyasında acımasız bir rekabetin sürdüğü New York'a büyük hayallerle gelir ve önemli bir moda dergisinde iş bulur. Kapıldığı beklentilerle karşısına çıkan fırsatların yoğunluğu, masumluğunu yitiren genç kızın zamanla kaldıramayacağı bir boyuta ulaşır ve Esther kendini tam bir karabasanın içinde bulur. Kimlik arayışı peşinde ürkütücü bir yola giren duyarlı ve hevesli bir genç kadının üniversite yılları, erkeklerle ilişkileri, yaşadığı çöküş, intihar girişimleri ve gördüğü psikolojik tedaviler mizahi bakış açısı unutulmadan son derece içtenlikle işlenmiş.

Sylvia Plath'ın kendi yaşamından yola çıkarak kaleme aldığı ve ilk kez 1963 yılında, ölümünden bir ay önce, başka bir isim altında yayımlatmayı başarabildiği Sırça Fanus, o günün olduğu kadar bugünün insanının da metropol yaşamındaki yabancılaşmasını anlatan modern bir klasik haline gelmiştir. 20. Yüzyıl Amerikan edebiyatının melankolik prensesi Sylvia Plath'ın başyapıtının, ölümünün ve kitabın yayımlanışının 50. yılında, gözden geçirilmiş baskısını okurlarımıza sunuyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)


Sylvia Plath — portre
Sylvia Plath — portre. Giovanni Giovannetti/Grazia Neri · Wikimedia Commons · Public domain

Sırça Fanus Kitaptan Alıntılar

1. ""Eğer birinden hiçbir şey beklemezsen, hayal kırıklığına uğramazsın.""


2. "Beni tanıyan hiç kimsenin gelemeyeceği bir yerde olmak istiyordum."


3. "“Bu hain kentin seni üzmesine izin verme.”"


4. "“Kendimi duygusuz ve boş hissediyordum, aklım, paramparça olmuş hayallerimin kırıntılarıyla doluydu.”"


5. "Sessizlik büyüdü, büyüdü, bir an geldi ki kulak zarlarımın sessizlikten patlayacağını sandım."


6. ""Bir kadının bir tek temiz yaşantısı olması gerektiği, oysa bir erkeğin biri temiz, ötekisi temiz olmayan iki tane yaşantısı olabileceği düşüncesi çileden çıkarıyordu beni.""


7. "''Bu hain kentin seni üzmesine fırsat verme.''"


8. "" Bunu hak etmek için ne yaptığımı merak ediyordum.""


9. "Sanki asıl öldürmek istediğim şey o derinin altında ya da başparmağımın altında atan o ince mavi damarda değil, başka bir yerde, daha derinde, daha gizli ve ulaşması çok daha güç bir yerdeydi."


10. "Birinden hiçbir şey beklemeyince asla düşkırıklığına uğramaz insan."


11. "Eğer birinden hiçbir şey beklemezsen hayal kırıklığına uğramazsın..!!"


12. ""Bir kadının bir tek temiz yaşantısı olması gerektiği, oysa bir erkeğin biri temiz, öteki temiz olamayan iki tane yaşantısı olabileceği düşüncesi çileden çıkarıyordu beni""


13. "Eğer birinden hiçbir şey beklemezsen hayal kırıklığına uğramazsın."


14. "Şimdi karanlıktaydım ve daha güvenlikte hissediyordum kendimi."


15. ""Neyin var senin?"
"Uyuyamıyorum. Okuyamıyorum""


Kitapçı rafları
Konu görseli — kitabın kapağı değildir. cs12.pikabu.ru

Sırça Fanus Kitap İncelemeleri

Öncelikle Sylvia ile tanışma sürecimden bahsetmek istiyorum.
Her şey Tezer Özlü okumam ile başladı. Tezer'in derinden etkilendiği yazarlar ( Svevo, Kafka ve Pavese) ile tanıştım. Bu yazarları inceleyip araştırdım ve
bir kısmının ortak noktasını öğrendim. Hayatlarına kendi elleri ile son vermek. Bu durum beni çok sarstı. Çünkü sonradan sevdiğim yazarların ölümlerini de araştırdım. Sonuç tüylerimi ürpertti. Çünkü sevdiğim yazarın tamamına yakını bipolar bozukluk yaşamışlardı ve hayatına kendileri son vermişlerdi. Ardından aynı durumda olan diğer yazarları araştırdım. İçlerinde Sylvia da vardı. İşte bu şekilde tanıştım.Sırça Fanus'u okuduğumda ise ona hayran kaldım. Kendi hayatını inanılmaz bir şekilde gözler önüne seriyor kitapta. Yaşadığı bipolar dalgalanmalarını, intihar girişimini, hayal kırıklıklarını, aşk maceralarını, arkadaşlık, dostluk, samimiyetsizlik kavramlarını çok iyi ifade etmiş.
Kitap içerisinde eşsiz cümleler, çıkarımlar ve tespitler bulunmakta. Okudukça cidden kendinizi bir sırça fanusta hissedebiliyorsunuz ve bu sizi boğabiliyor. Nefesimin daraldığını hissettiğim zamanlar oldu okurken. Sylvia'nın elinden tutup, çekip çıkarmak istedim yer yer. Ölümün kıyılarında yürüdüğünü bariz şekilde görebilirsiniz.
Kitap bittikten sonra bir süre donup kaldım. Çünkü Sylvia'nın hayatını da okumuştum ve bu kitap aslında tamamen kurgu değildi. Biyografik bir tarafı vardı.Yaşananları bu kadar içten ve çarpıcı anlatmak için sanırım hepsini yaşamak gerekir.
Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum. Ve Sylvia'yı seviyorum.


Sylvia Plath ı daha önce “fırına kafasını sokup intihar eden yazar”olarak duymuştum.Hatta kitabı okumadan önce yazarın hayatını biraz araştırdım ve sırça fanus un da aslında hayatının belli başlı kesitlerini içererek bizlere onun hakkında spoiler veren bir kitap olduğunu öğrenmiş de oldum.Amerikan edebiyatının melankolik prensesi olarak da bilinen Sylvia Plath gerçek hayatta tanınmış bir şair ve yazar olan Ted Hughes ile tutkulu bir aşk yaşayıp evleniyor.Sylvia,kocasının onu;hem komşusu hem de yakın arkadaşları olan ailecek karı-koca olarak görüştükleri şu anda sadece ismini hatırlayabildiğim Assia tarafından ve daha birçok kadınla aldattığını öğreniyor..sonrası evliliğini pekiştirmek için 2 de çocuk yapıyor,intihar girişimlerinde bulunuyor...vs...vs...Asıl ilginç olan Sylvia nın henüz 30 yaşındayken fırına kafasını sokup intiharı,sonrasın da çocuklarına Assia nın annelik yapıp onun eşyalarının tamamını kullanması ve kısa bir zaman sonra 4 yaşında ki kendi öz kızı shura yı da yanına alıp gazı açıp tıpkı Sylvia gibi intihar etmesi...ama ilginçlikler burda bitmiyor 1985 yılında ise Nilgün Marmara isimli yüksek lisans öğrencisi,üniversite bitirme tezini ”sylvia plath ın şairliğinin intiharı bağlamın da analizi” konusu üzerin de yapıp tamamladıktan 2 ay sonra balkondan atlayarak intihar ediyor...Ayrıca Sylvia Plath ın yaklaşık 1-2 yaşlarında öksüz bıraktığı oğlu Frieda Hughes de 47 yaşında Alaska da ki evin de kendini asarak annesinin izlediği yolu seçiyor...Yazarın hayatının kısa bir bölümünü anlatan SYLVİA filmini de izlemenizi tavsiye ederim...


》Kitap Esther adında bir üniversite öğrencisinin okul yılları, insanlarla ilişkileri, hayalleri, psikolojik buhranları ve kendini akıl hastanesinde bulmasını anlatıyor.
》Yazarımız kitabı kendi yaşamından yola çıkarak kaleme almış, kendisi de çocukluk yıllarından beri manik depresif bozuklukla boğuşmuş, bir çok kez intihara kalkışmış ve bu karakteri kendi yansıması olarak yaratmış. Bu roman da intiharından 1 ay önce yayımlanmış. Tabiki yazarın bu hikayesini duyunca kitap daha bir anlam kazandı. Bu yüzden okumadan önce kendisinin hayatını da araştırın derim.
》İlk başlarda olayların içine giremiyorsunuz. Olaylar, mekanlar ve karakterler inanılmaz hızlı değişiyor. Sonra okudukça Esther'in iç dünyasını görüyor, onun karanlığa sürüklenmesine ve yavaş yavaş hislerini kaybetmesine şahit oluyorsunuz. Onu anlıyor ve aslında kurgu olmadığını da bildiğiniz için üzülüyorsunuz.
》Bir yandan feminist tarafını da gösteriyor yazar. Her anlamda eşitliğe olan inancını vurguluyor ve bu yönden uğradığı haksızlıklara da sitem ediyor.
》Sylvia Plath içinde hapsolduğunu hissettiği sırça bir fanusu öyle güzel betimliyor ki, aslında herkes kendinden parçalar bulabilir bu kitapta bence. "Sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum." diyerek de içindeki kimsenin duymadığı çığlıklarını yazarak bizlere anlatmış.


Sylvia..Kusursuzluğun peşinde olan, yetenekli olduğunu bilen ama bunu tam anlamıyla gösterememekten korkan kadın..Sylvia..Zeki, yetenekli ama kendisi de Günlükler 'inde sık sık belirtiyor: zorlanıyor Sylvia yazarken, yer yer tıkanıyor.Şiir yazıyor bir şekilde ama düzyazı, hikaye, romanda bir tutukluk var, ona göre.Üstelik anne olmayı, eş olmayı istiyor, çok başarılı bir yazar olmak da istiyor Sylvia..Esther de istiyor.Hepsinin mümkün olmasını arzu ediyor ama...İyi ki Sırça Fanus'tan önce Günlükler'i okumuşum.Çünkü Esther aslında Sylvia'ydı.Sylvia'nın dili keskin, güçlü ama ondaki o korkuyu Sırça Fanus'u okurken anladım.Üslubu çok güçlü bulmadım uzun süre, Sylvia'nın Günlükler'inde dile getirdiği ve içtenlikle yaşadığı kaygıyı hissetim içimde.Ta ki sona doğru yaptı yapacağını.Kitap son kısımda üslup bakımından güçleniyor ve iz bırakıyor.Sylvia' nın hayatı da böyle kendince.Bir türlü istediği kusursuz eş, annelik, şairlik, yazarlık olmadı ona göre, çünkü mükemmelliyetçi ruhu buna müsaade etmiyordu ki eşi Ted'in kendisini aldatması ve aslında Sylvia'nın Ted'e hayran olması..İşte tıpkı kitabındaki gibi bir iz bırakmış yaşamında da Sylvia, diye düşündürdü bana.İntiharı ile çığlıklarının duyulmasını sağladı, iz bırakarak.Oysa bilmiyordu ki çok gençti, istediği kusursuzluk onu bulacaktı ama kırılmış bir kalple ve elbette yaşadığı psikolojik rahatsızlıklarla bunları düşünebilecek , fanusunu kırabilecek gücü kalmamıştı Sylvia'nın.İz bırakmayı başardı ama.Sylvia'yı seviyorum.


Kimlik arayışı içindeki genç kızın okul yılları, aile, erkek arkadaşları,sosyal ilişkileri ve bunlara bakış açısını anlatan bir eser. İniş çıkışlarla dolu çalkantılı bir ruha sahip Ester'in defalarca denediği başarısız intihar girişimleri ve psikolojik tedavisine tanık oluyoruz. Şok tedavisinin ruhunda yaptığı tahribatı da kara mizah olarak anlatması, içinde bulunduğu durumun trajedisinin ölçüsünü ispatlar nitelikte.

Yazar bu ilk ve tek eserini önce Victoria Lucas takma adıyla yayımlamıştır.Yaşamına son veren yazarın intiharın ardından kendi ismiyle yayımlanan bu eseri büyük ilgiyle karşılanmış.

Plath bu kitabını, çıraklık dönemine ait otobiyografik bir yapıt olarak görmüştür.

Yaşamının büyük bir bölümünü psikoz ve manik-depresif bozukluk ile geçirmiş ve 1963 yılında intihar ederek yaşamını sonlandırmıştır.

Nilgün Marmara, yazarın varoluş sorunu ve bireyin yalnızlığa bakışından çok etkilenmiştir. Manik-depresif şairimiz de tıpkı Plath gibi intiharı seçerek hayatını noktalamıştır.

İki değerli kalemin de anlamlar ,kavramlar içinde boğulması ve genç yaşta kendi istekleriyle yaşamlarına son vermelerini çok hazin bulmuşumdur hep. Kalabalıklar içindeki yalnızlıklarında yarenleri, yazdıkları şiirler, günlükler olmuş. En yakınlarındakilerin bile fark edemedikleri derin bir yalnızlık...

Behçet Necatigil'in şu dizeleri ne de güzel anlatır kuyudan çıkamayanları ;
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.

Tavsiyemdir naçizane...


Sylvia Plath ve benzer kitaplar

Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
Rakamlarla ucretsizkitap.com.tr
0
Toplam Görüntüleme
0
Toplam Okunma
0
Toplam İndirme
0
Toplam Oy
0
Toplam Yorum

Okur Kılavuzu

Hangi kitabı okuyacağınıza karar vermek için künye, tanıtım ve seçme satırlardan oluşan başvuru rehberi.

Okur Kılavuzu'nin tamamı — A'dan Z'ye dizin »