
Benim de Söyleyeceklerim Var! Kitap Tanıtımı
Umut Sarıkaya, çizerliğiyle olduğu kadar yazarlığıyla da anlatıyor kendini. Öykü ya da anı, ne derseniz deyin, bu kitaptaki metinler genç ve sıcak. "Benim de Söyleyeceklerim Var!" yazarın dergideki ve evdeki hayatından ya da çizer arkadaşları Ersin Karabulut, Metin Üstündağ, Bahadır Baruter arasında geçen olaylardan kesitler sunuyor okuyucuya. Sıradan ve bir o kadar da komik olan hikâyeler bunlar. Hayatın alışılagelmiş ayrıntıları, günlük diyalogları Sarıkaya’nın kaleminde başka bir anlam ve şekil kazanıyor. Espriler birbirini kovalıyor, kahkahalar yüksek sesle atılıyor. İçten ve doğal bir dil kitabın tamamına hâkim oluyor. "Benim de Söyleyeceklerim Var!" günümüz yaşantısının bir uzantısı sanki. Monotonluktan uzak bir uzantı… Eğlenceli, neşeli ve farklı… Gelin onların hayatına katılalım, renklerin tadını çıkaralım!..

Benim de Söyleyeceklerim Var! Kitaptan Alıntılar
1. "“Yalnızın hayatını kalabalıklar yaşar. Yalnız ölünce nüfus eksilmez”"
2. "İçime kapanıp bi süre hayatımı sorguladım. Kimdi bu insanlar? Ne arıyordum bunların içinde?"
3. "Evet geleceğim. Geleceğim. Geleyim mi çiçeğim?"
4. "Yaşlanıyoruz lan."
5. "Ben zaten dünyada kimden kaçtıysam geldi g.tüme yapıştı."
6. "O an anladım ki o bir cnbc-e, ben ise flash tv'ydim. O "Ustalara Saygı Kuşağı" ben "Türkü Bacı" programıydım. O anda ilişkiyi kafamda bitirip, çökeleğimi bulgurumu alıp eve geldim."
7. "Gerçekten bütün bedenimde, kemiklerimde hissettiğim bir hastalık bu. Sizsizlik!"
8. "Güldü, gülünce daha güzel oldu, gülüştük."
9. "Güldü, gülünce daha güzel oldu, gülüştük."
10. "----------
' Beni seven arkamdan gelsin dedim, gelmediler.. '
----------"
11. "“Yalnıza sormuşlar: ‘Boynun neden eğri?
- ‘Hüzün kireçlenmesinden’ demiş”"
12. "İnsan tarihin nesnesi değil öznesidir; değişir, değiştirir."
13. "Bak usta, insan tarihin nesnesi değil öznesidir; değişir, değiştirir."
14. "Hayatım boyunca kendimi bir yazar, bir şarkıcı, bir düşünür, ne bileyim bir sanatçıyla özdeşleştirmek istedim. Kendisini her televizyonda gördüğümde, eserleriyle her karşılaştığımda "Hah ! Tam benim kafamdan birisi... Hah ! Aynı benim gibi birisi..." diyebileceğim birisiyle karşılaşmak istedim. Ama kısmet değilmiş, böyle birisi şimdiye kadar karşıma çıkmadı. Aslında yalan söyledim. Hiçbir zaman kendimi özdeşleştireceğim birisini aramadım. O zaten her zaman yanı başımdaydı. Ama ne yazık ki bu durumdan çok fazla utanıyordum. Bir süre ona uğramamaya, yanına yaklaşmamaya, ondan kaçmaya çalıştım ama olmadı. En sonunda gerçeği kabul etmeye karar verdim. Ben diğer insanlar gibi yaşamımı, hayata bakış açımı Jim Morisson, John Lennon ya da Dostoyevski'yle özdeşleştirmiyor, kendimi onlar gibi göremiyordum. Ben ne yazık ki köşedeki sokaktaki, BİM marketiydim."
15. "bütün gün sigara içip camdan dışarıya baktı."
