Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
İçeriğe atla

Mesela - İskender Pala | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Spritüel / Dini İskender Pala

Yazar
İskender Pala
Yayınevi
Kapı Yayınları
ISBN
9786055147440
Sayfa Sayısı
216
Dil
Türkçe
Ülke
Türkiye
Basım Yılı
2021
İlk Yayın Yılı
2016
Tahmini Okuma Süresi
367 dakika
İskender Pala — portre
İskender Pala — portre. Rafał Komorowski · Wikimedia Commons · CC BY-SA 4.0

Mesela Kitap Tanıtımı

Geleneğin hikmetiyle günümüzün gerçeği “Mesela”da buluşuyor.

“Doğu kültürü sosyal hayatı hikâyelerle harmanlamayı, kuşaktan kuşağa aktarırken büyük veya küçük hikâyeler üzerinden ilerlemeyi sever. Bazen kulağımızdan kısa bir hikâye girer, zihnimize veya kalbimize yerleşir, benliğimiz ile özdeşlik kurarak bize bir ders verir. Modern zamanlar maalesef bu devamlılığı bozdu ve bizi o tür medeniyet taşıyıcı hikâyeciklerden, mesellerden mahrum bıraktı.

Bu coğrafyanın ve medeniyetin bağrında özenerek ve göz nuru ile üretilen iğne oyaları maalesef ucuz pahaya feda edildi. Ve şimdi bazısını restore veya tamir etmeye, kimisinin imitasyonunu yapmaya, kimisini de inşa ve ibda usulüyle yeniden üretmeye mecburuz.”
Bu mecburiyete dikkat çeken İskender Pala, “Mesela” diye okumaya başlayacağımız doksan dokuz hikâye sunuyor bize. Her bir hikâye “mutlaka”larımız ile “keşke”lerimiz üzerine yeni bir bakış açısı getiriyor. Bazen bizi eski zamanlara götürüyor, bazen güncel sorunlara farklı bir gözle bakmamızı sağlıyor, en çok da çevremizi ve kendimizi tekrar tanımamıza
kapı aralıyor. Usta kalemiyle geleneğin hikmetlerini ve günümüzün tecrübelerini güncel bir üslupta buluşturan Pala, okuyucularına eğlenceli ve yararlı bir okuma serüveni vadediyor.


Dolma kalem ile yazı yazmak
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Mesela Kitaptan Alıntılar

1. "Toprak insana değil, insan toprağa aittir.."


2. "Aşka giden yol, yanmış bir yürekten geçer."


3. ""Ölümden daha güçlü olan şey, bize ölümü göze aldıran şeydir.""


4. "İnsan kendisi için en güzelini ister. O hâlde kendisi de en güzeli olmaya özen göstermelidir."


5. "Mesela eve geldik. Eşi­miz kapıyı açtı.
Desek ki:

-'Bu evin en çok gelişini seviyorum!.. Mmm... Ne pişirdiysen senin gibi güzel kokuyor! '

Oysa ne diyoruz;
-'Of... Çok yorgunum. Al şu çantayı elim­den . . . Ne pişirdin?'

Sonra desek ki:
-'Günün nasıl geçti; inşallah canını sıkan bir şey olmamıştır. Yoruldun mu?

Diyoruz ki:
-'Ne yaptın? Otura otura yorulmuşsundur he?'

Desek ki:
-'Öğlen sana çok ihtiyacım oldu. Patron yeni görev için bir şeyler sordu, sana danışmadan cevap vermek istemedim ama aceleydi, kusura bakma, şöyle... şöyle...'

Diyoruz ki:
-'Bugün falanca görevi elde ettim, evi topla­maya başla, on beş güne kadar taşınırız.'"


6. "Hanımlar kırılgan tabiatlıdır. Onlar bağırdığında susmak lazımdır."


7. ""Akıllının düşmanlığı; cahilin arkadaşlığından daha iyidir.""


8. "Düşmanın sözünü taşıyan, belki de düşmandan beterdir."


9. "İnsân-ı kâmil olmağa sa'y eyle âdem ol.
( Bâkî)"


10. "Hiç kimse kendisinde bir tek leke görmüyor da olumsuzlukların hepsini başkalarına yüklüyor."


11. "Her aşk davası eden âşık olmaz; her muhabbetten dem vuran sadık olmaz."


12. ""Unutmayın, bugün hayatınızın geri kalanının ilk günüdür.""


13. ""Bekçi yok diye bağcı seni görmü­yor değildir. Haram bir üzüm tanesine uzanmaya gör, onu kaç kalemin bir­den deftere kaydettiğine şaşarsın!""


14. "Günahı işlemek bir şeydir de günahı günahtan saymamak çok şeydir."


15. "" Unutmayın, bugün hayatınızın geri kalanının ilk günüdür.""


Kitapçı rafları
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Mesela Kitap İncelemeleri

Ne güzeldi ya... Unuttuğumuz veya unutmasak da üzerimizde artık bu çağda emanet gibi duran(ya da biz öyle durmasına sebep oluyoruz) değerleri hatırlattı. Hani bu telefon, tablet, televizyon ve bilgisayarın olmadığı, ‘sokakta’ oynadığımız zamanlarda, çocukları bir araya toplayıp onlara ders verici, anlamlı, mizaç kazandıran, duruşunu ve olaylara bakışını belirleyen hikayeler anlatan bir büyük olur ya, işte kitap benim kafamda öyle ortamlar canlandırdı. Ara sıra, özellikle uzun romanlardan sonra bu tarz kitaplar, şiirler, hikayeler iyi gidiyor. Hem kafası dinleniyor insanın, önceki okuduğunu sindirmen için gerekli dinginlik sağlanıyor hem de okumaya da devam etmiş oluyorsun.
Kitap 6 başlıktan oluşuyor: Kişi, Aşk, Kamu, Entelektüel, Din ve Devlet. Her bölümde konu başlığına uygun en fazla 3 sayfa olan ders verici hikayeler var. Hem çok kısa hem de hayatımızda düstur edinebileceğimiz değerlere değinmiş. Bazılarını okurken, ‘Ya bu devirde buna mı inanacağız? Kaldı mı böyle şeyler?’ diyesi geliyor insanın ama demiyorsun:) İskender Pala bunu demeden okuyalım, yargısız başlayalım, sadece yazılanlara odaklanıp güzel anlamlar çıkaralım diye bir giriş yazısı yazmış çünkü. Zaten o cümleleri kuracaksanız kitaba hiç başlamayın.
Bir iki tane hikayeden çıkarılması gereken dersi anlayamadığım/ algılayamadığım oldu tabi ki. Ama onlar dışında kalanlar gayet net ve anlamlıydı. ‘Aşk’ konu başlığı ile yazılan hikayeler beni epey etkiledi ancak bir hikaye vardı ki hepsine bedel: ‘Hamlet’ isimli hikaye... Hiçbirini okumasanız bile Hamlet hikayesini mutlaka okuyun derim.
Okuyacaklara şimdiden keyifli vakitler diliyorum.


"Telaş etme, kalıcı değiliz..'" diye bir söz vardı eskilerin dilinde. Dünyanın geçiciliğini bir cümleyle anlatırlardı. Tıpkı 'Mesela' kitabında bahsi geçen 99 kıssanın anlatmak istediği şeyi birkaç cümleyle anlaşılır hâle getirdiği gibi.

Geçmişte yaşanan bir olayın gelecek insanlara lazım olacak kadarını aktarmaktır kıssalar; kimin nasibine ne kadar düşmüşse o kadardır hissesi. Önce kültürümüzde daha sonra da edebiyatımızda boy göstermeye başlayan bu mesellerdir kaybettiğimiz yolları buldurup, arafta kaldığımız durumlardan bizleri çekip çıkaran.

Fakat gittikçe kendimizi kaptırdığımız teknoloji çağı değil bu meselleri, tek başlarına kelimeleri bile fuzuli görmeye başladı ki artık birbirimize söylediğimiz her sözcükte bir harf daha eksilterek sözüm ona iletişim kuruyoruz. Sonuç ise; söylediğimiz şeylerin nereye varacağını bilmeden, ağzımızdan çıkanı kulağımız duymadan hatta bazen ne konuştuğumuzu kendimiz bile anlamadan, her gün anlaşılmamaktan şikâyet eden bir toplum.

İşte zamanın tozlu raflarında kimsesizliğe mahkum ettiğimiz güzel değerlerimizden birini, bu meselleri alıp önümüze kadar getiriyor

. Bir solukta okuyacağınız bu kitap, zamanın tozlarını hem o raflarda unutulan nice kıymetli eserden hem de birazcık kendi üzerinizden silip atacak emin olabilirsiniz.


Kitap kıssadan hisse hikayelerden oluşuyor. Mesela diyerek okumaya başlayacağınız 99 hikaye; Sadi'nin "Gülistan ve Bostan", Molla Camii'nin "Baharistan", Lamiizade'nin "Letaif", İbnü'l Cezvi'nin "Kitabu'l Ezkıya" ve "Kitabu'l Hamka", İmam Gazali'nin "Aşkın Halleri" gibi kitaplardan esinlenerek bir kısmı modern zamana uygulanarak bu kitapta yer almış. Doğal olarak bu kitaplarda olduğu gibi hikayeler bölümlere ayrılmış yazar tarafından. Bu bölümler : kişiye dair, aşka dair, topluma dair, dine dair, bilime dair, devlete dair olmak üzere beş tane.
Kitap ve içindeki hikayeler çok değerli ve nükteli. Ancak ben birçok kitabı aynı anda okuyorum. Uyumadan önce, iş yerinde, okulda, metroda giderken ve özellikle zaman ayırıp okuduğum kitapların hepsi ayrıdır. Çünkü her kitap her yer ve zamanda okunamaz. Bu kitap ise iş yerinde mola verince veya otobüste metroda çıkartıp içinden iki üç hikaye okuyabileceğiniz türlerden.

Peki öneriyor muyum? Dürüst olmak gerekirse ben çok hikaye insanı değilim. Bana romanlar daha iyi geliyor. Her açıdan görmek ve ayrıntıları bilmek istiyorum. O yüzden kısa hikayeler beni pek tatmin etmiyor. Uzun zamandır okuduğum ilk kısa hikaye kitabı almamın tek sebebi ise İskender Pala'nın bu değerli kitaplardan derleyip harmanladığı kıssadan hisselerden bir nebze faydalanabilmek.


İskender Pala’nın Mesela adlı kitabı, yazarın edebiyat, tarih, kültür ve hayat üzerine düşüncelerini paylaştığı bir deneme kitabıdır. Klasik edebiyatın izlerini taşıyan bu eser, geçmişin bilgeliğini günümüzle harmanlayarak okuyucuya sunar. Pala, Osmanlı şiiri, divan edebiyatı, tasavvuf ve sanat gibi konulara değinirken aynı zamanda insan hayatına dair derin gözlemler yapar. Kitap, kısa hikâyeler, anekdotlar ve edebi çözümlemelerle zenginleştirilmiş, okuyucuya düşündürücü bir yolculuk vadeden metinlerden oluşur.

Yazarın üslubu oldukça akıcı ve etkileyicidir. Kelimeleri ustalıkla seçerek anlatımına estetik bir derinlik kazandırır. Benzetmeler, metaforlar ve edebi süslemelerle dolu olan dili, okuyucuya hem keyifli hem de düşündürücü bir okuma deneyimi sunar. Pala, tarihsel olayları ve klasik metinleri yorumlarken, bunları günümüz insanının hayatıyla ilişkilendirerek daha anlamlı hale getirir. Ahlak, erdem, sabır, sevgi ve insan ilişkileri gibi evrensel konulara dair önemli çıkarımlar yapar.

Kitabın en güçlü yönlerinden biri, okuru sadece bilgiyle değil, aynı zamanda derin bir kültürel birikimle buluşturmasıdır. Ancak, kimi bölümlerde yoğun tarihsel göndermeler bulunması nedeniyle okuyucunun önceden bir altyapıya sahip olması gerekebilir. Yine de İskender Pala’nın anlatımı, bu bilgileri anlaşılır hale getirecek şekilde kurgulandığından, geniş bir okur kitlesine hitap eder.




Doğu kültürü sosyal hayatı hikâyelerle harmanlamayı, kuşaktan kuşağa aktarırken büyük veya küçük hikâyeler üzerinden ilerlemeyi sever. Bazen kulağımızdan kısa bir hikâye girer, zihnimize veya kalbimize yerleşir, benliğimiz ile özdeşlik kurarak bize bir ders verir. Modern zamanlar maalesef bu devamlılığı bozdu ve bizi o tür medeniyet taşıyıcı hikâyeciklerden, mesellerden mahrum bıraktı.

Bu coğrafyanın ve medeniyetin bağrında özenerek ve göz nuru ile üretilen iğne oyaları maalesef ucuz pahaya feda edildi. Ve şimdi bazısını restore veya tamir etmeye, kimisinin imitasyonunu yapmaya, kimisini de inşa ve ibda usulüyle yeniden üretmeye mecburuz.”
Bu mecburiyete dikkat çeken İskender Pala, “Mesela” diye okumaya başlayacağımız doksan dokuz hikâye sunuyor bize. Her bir hikâye “mutlaka”larımız ile “keşke”lerimiz üzerine yeni bir bakış açısı getiriyor. Bazen bizi eski zamanlara götürüyor, bazen güncel sorunlara farklı bir gözle bakmamızı sağlıyor, en çok da çevremizi ve kendimizi tekrar tanımamıza
kapı aralıyor.

#kitapyorumu

->İskender Pala’nın okuduğum ilk kitabı Mesela. Kitap küçük hikayelerden oluştuğu için kıssadan hisse diyebileceğimiz olaylar ağırlıkta. Küçük hikayelerden oluştuğu için sıkmadı ve dili çok akıcıydı.

->Kitaptaki hikayeler daha çok der vermek, not alınmalık olup, içinde aşka, dostluğa, dine, siyasete hayata dair muhteşem öykülerle dolu bir eser. Başlangıç olarak iyiydi. Okumanızı tavsiye ederim.


İskender Pala ve benzer kitaplar

Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
Rakamlarla ucretsizkitap.com.tr
0
Toplam Görüntüleme
0
Toplam Okunma
0
Toplam İndirme
0
Toplam Oy
0
Toplam Yorum

Okur Kılavuzu

Hangi kitabı okuyacağınıza karar vermek için künye, tanıtım ve seçme satırlardan oluşan başvuru rehberi.

Okur Kılavuzu'nin tamamı — A'dan Z'ye dizin »