Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
İçeriğe atla

Bir Dilim Biftek - Jack London | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Öykü Jack London

Yazar
Jack London
Yayınevi
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN
9786254053634
Sayfa Sayısı
80
Dil
Türkçe
Ülke
Türkiye
Basım Yılı
2021
İlk Yayın Yılı
1976
Tahmini Okuma Süresi
136 dakika
Bir Dilim Biftek — kitap kapağı
Bir Dilim Biftek — kitap kapağı. img.kitapyurdu.com

Bir Dilim Biftek Kitap Tanıtımı

Jack London’ın Bir Dilim Biftek (1909) ve Meksikalı (1911) yapıtları, yüzyıl dönümünün çalkantılı toplumsal yaşamından çarpıcı iki kesit sunuyor. Gençlik ile yaşlılık arasında işleyen kanunlar, Meksika Devrimi’nin katı iklimi, kuşku ile güven arasındaki belirsizleşmiş sınırlar, iki boksörün öyküsünde buluşuyor. Saniyeler içinde verilen kararlar, kitlelerin yanılgıları, amansız kapışmalar ve tutmayan planlar Jack London’ın ustalıklı kalemi sayesinde nadir görülen bir durulukla sentezleniyor. London, okurunu bir kez daha çetin insanlık durumumuzun dönemini aşan, evrensel bir fotoğrafıyla karşı karşıya bırakıyor.


Jack London — portre
Jack London — portre. published by L C Page and Company Boston 1903 · Wikimedia Commons · Public domain

Bir Dilim Biftek Kitaptan Alıntılar

1. "Modern çağda devrim yapmak para ister."


2. "Devrim bir kez başladı mı, sonrasında kendi ayaklarıyla yürürdü."


3. "Paraya duydukları ihtiyaç her zamankinden çok, para bulmak her zamankinden zordu."


4. "Yolu cehennemden geçmişler, kimselere benzemez."


5. "Seyircinin parası neredeyse yüreği de oradadır."


6. "“İçini yakmışlar, yumuşaklığı, neşeyi çekip almışlar ondan. Ölülere benziyor ama insanı korkutacak kadar da canlı.“"


7. "Ruhu körelmiş onun. İçini yakmışlar, yumuşaklığı, neşeyi çekip almışlar ondan. Ölülere benziyor ama insanı korkutacak kadar da canlı."


8. "Yolu cehennemden geçmişler, kimselere benzemez."


9. "Ruhu körelmiş onun.İçini yakmışlar,yumuşaklığı,
neşeyi çekip almışlar ondan.Ölülere benziyor ama insanı korkutacak kadar da canlı."


10. ""Yolu cehennemden geçmişler, kimselere benzemez.""


11. "…anlıyor­ du ki yendikleri hep yaşlı adamlarmış. Kendisi Gençlik­miş, yükseliyormuş; onlarsa yaşlılıkmış, iniyorlarmış. Bu kadar kolay olmasına aslında hiç şaşmamalıymış."


12. "Gençlik her zaman gençtir. Sadece Yaşlılık yaşlanır."


13. "“Ruhu körelmiş onun… İçini yakmışlar, yumuşaklığı, neşeyi çekip almışlar ondan.”"


14. "Artık yaşlı bir adamdı ve dünya yaşlılara iyi davranmıyordu."


15. ""Onun karşısında kendimi çocuk gibi hissediyorum,""


Sonbahar yaprak ve kitap
Konu görseli — kitabın kapağı değildir. images.pexels.com

Bir Dilim Biftek Kitap İncelemeleri

Kitap iki kısa ama ağır hikayeden oluşuyor:

Bambaşka dünyalarda, bambaşka hayatlarda iki insan Tom King ve Felipe Rivera, tek amaçları var, nefret ettikleri bu boks maçından para kazanmak. Hayatın adaletsizliği, güçlünün güçsüzü ezmesi her yumrukta iniyor yine çenemize. Kısa kitap dedim ama Jack London çok güçlü tasvirlerle anlatıyor yine, kısa ama hayli ağır yani yükü. Çaresizliği de hissettiriyor, gerilimi de. Boks maçlarından oldum olası nefret ederim, güç gösterisine dönen her şeyden. Hayatta kalma ve açlıkla savaşma söz konusu olduğunda ise anlamını yitiriyor tüm detaylar; yaşlı Tom’un ringde genç rakibi karşısında hayatı sorgulayışı, gençliğin gücünün onun deneyimlerini ezip geçişi hayatın kimseye merhamet etmeyeceğini gösteriyor.



Meksikalı’nın hikayesi ise çok daha farklı, koca bir kitap olsa okunur cinsten. Bu hikayenin gerçek hayatla bağlantısı var, karakter kurgu olsa da 1910’da başlayan Meksika Devrimi’nden ilham alarak yazıyor London, kendisi de devrimi ve gelişmeleri yakından takip ediyor bu dönemlerde, gidip yerinde izleyememiş ama bu mücadeleyi devamlı takip etmiş. (Kitabı okuyacaklar için zaten notlar kısmında çok uzun anlatımlar da mevcut) Rivera’da dışa karşı sessizliği ile içinde devrim aşkıyla yanan bir gencin hikayesi aslında, onun sessiz ve kararlılığını, yaşadığı içsel duyguları okuyucuya aktarmayı çok iyi başarıyor London.

Hayatla verilen çetin mücadeleyi, bu defa ringde akan kanın üstünden izliyoruz.

London okumanın keyfi bitmesin diyorum ve her zaman ki gibi:

İyi kitaplar okumanız dileğiyle...


Jack London’ın hayatını incelediğimizde, boks gerçekten onun için önemli bir yere sahip. Boksu, yazdığı öykülerde çok çeşitli imgeler için kullanıyordu. Kimi hikâyelerinde, gençliğin dayanıklılığını, gücünü ve estetik duruşunu; yaşlılığın ise oturaklı, bilge ve deneyimli hâlini bu spor aracılığıyla tarif ediyordu. Bir insanın doğumundan ölümüne kadar olan süreci, “oyun” dediği boks sporu ile hikâyelerinin arka planında bizlere sunuyordu, özellikle Bir Dilim Biftek gibi eserinde, boks yalnızca bir dövüşü değil, aynı zamanda insanın zaman karşısında çaresizliğini ve yaşlanmanın kaçınılmaz gerçekliğini gözlerimizin önüne seriyordu çünkü ona göre oyun, tüm detaylarıyla hayatın kendisiydi.

Kimi hikâyelerinde ise – özellikle bu kitabın ikinci kısmında olduğu gibi – boksu daha büyük olaylarla ilişkilendirerek, bir ülkenin kurtuluşunu, özgürlüğü ve mücadeleyi, yani hayata başkaldırıyı simgeleyen bir unsur olarak görüyordu. Vermek istediği mesajların yanı sıra bunu öyle akıcı bir dille anlatıyordu ki kitabı elinizden bırakamaz hâle geliyordunuz. Bu da öykülerini ne kadar ustalıkla yazdığını gözler önüne seriyordu.

Jack London, boksu bir spor dalından çok daha fazlası olarak görmüş biri. Ona göre bu öyküler, sıradan boks hikayelerinden değildir, aslında hepimizin verdiği yaşam mücadelesinin bir anlatımıdır.

İyi okumalar ve yaşam mücadelenizde başarılar dilerim.

Allons-y


Jack London'un kısa ama etkisi büyük hikayelerinden biri Bir Dilim Biftek. Kitabın içinde bulunan ikinci hikaye ise Meksikalı. İki hikayede de ortak nokta şu ki her iki karakterimiz de boksör.

Bir Dilim Biftek aslında koskoca bir hayattan gerçek bir kesit. Hayatını boks ringlerinde harcamış bir adamın, Tom King'in hikayesi. Her zaman genç kalacaklarını zanneden, hiç yaşlanmayacakmış gibi yaşayan insanlardan biri o. İnsan bir gün farkına varır ya her şeyin ama artık çok geçtir. Zaman tükenmiş, gençlik bitmiştir. Tom King de yaşlandığını derinden hisseden, yaşlandıkça yoksullaşmış, artık kimseden borçla bile bir şey satın alamayan, ringe aç karnına çıkan, maç boyunca canı feci halde bir dilim biftek çeken, çocuklarını aç karnına uyutup boks maçının yapılacağı yere üç buçuk kilometre yürüyerek giden, şan ve şöhret için değil ailesini geçindirmek için maçı kazanmak zorunda olan bitik bir adam. Ah, Tom King! Beni duygu denizinde boğdu yine Jack London. Hüzünlü, gerçekten hüzünlü bir hikaye...

Meksikalı ise on sekiz yaşında henüz ergenlik ve yetişkinlik arasında bir yerlerde bir boksör. Kimsenin adını duymadığı ama dayanıklı, güçlü bir Meksikalı. Devrimci ruhlu bu delikanlı ülkesi için devrim örgütüne katılır. Kendi ailesini de katleden diktatör yönetimden kurtulmak için boksta kazandığı paraları örgüte verir. Bir gün gerçekten çok önemli bir maça çıkar ve büyük oynar. Kazanırsa paranın tamamı kendinin olacaktır.

İkisi de çok güzel, etkileyici, akıcı. Nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Ah, Tom King! Bu adamı unutmam kolay olmayacak.


İki boksör turnuvasına şahitlik ettiğimiz bu hikâyelerden ilki olan Bir Dilim Biftek tam olarak "Ne ekersen onu biçersin" tarzından ilerliyor. Gençlik döneminin zirvesinde başarılar üzerine başarı toplayan ve gününü gün edip bir dilim bifteği kendine çok görmeyen bir boksörün yaşlanınca artık bir değerinin olmadığını, karısını ve çocuğunu geçindirmek için turnuvalara katıldığını okuyoruz. Lâkin kendisi eskisi gibi diri değil. Yaşlılık onun şanını elinden almasını iyi bilir. Onun da gençken dövüştüğü ve sürekli yendiği yaşlılar aklına gelir. Artık tek fark onun yaşlı, karşışındakinin genç oluşudur.

İkincisi ve kitabı bence taşıyan hikâye olan Meksikalı ise; dikdatör bir rejimin ailesini katlettiği bir adamın, direniş örgütüne silah almak için boksorlüğe nasıl da sarıldığını anlatılıyor. Bu hikâye bence diğeri ile kıyaslanamaz derecede daha iyi. Tabii ki

iki hikâyede de beni hayal kırıklığına uğratmadı. Bu okuduğum üçüncü kitabı olmasına rağmen artık eminim ki: gözüm kapalı Jack London okurum ben.

Kitap bitince ismi neden Bir Dilim Biftek diye sorguladım. İkinci hikâye daha doluydu çünkü. Sonra fark ettim ki kapakta asıl ona yer vermişler. Bu yüzden sorun etmeyeceğim. Dövüş izlemeyi sevmeyen biri olsam da bu kitap için geçerli değilmiş. Okurken bir seyirci edasında karakterleri desteklediğimi söyleyebilirim. Bilhassa Rivera'yı. Okunmaya değer bir kitap, tavsiye edilir.


#okudumbitti

Jack London
Bir Dilim Biftek





Gençlik ile yaşlılık arasında işleyen kanunlar, Meksika Devrimi'nin katı iklimi, kuşku ile güven arasındaki belirsizleşmiş sınırlar, iki boksörün öyküsünde buluşuyor.
Öykülerin isimleri şöyle;
"Bir Dilim Biftek"
"Meksikalı"
Başarılı yazar bu kitabını her ne kadar kurgu da olsa gerçek bir boksörün hayatından esinlenerek kaleme alınmış. Yaşlılığın getirdiği yılgınlığı, yaş ilerledikçe insan vücudunun çöküşünü, maddi geçim sıkıntısını ve vatan sevgisini hırs, azim gibi duygularla işlemiş satırlara . Kısa olmasına rağmen bu iki öyküde de bireyin hayataki zorluklara karşı ayakta kalma becerisi anlatılmış .
Bir Dilim Biftek;
Bir insanın ailesini geçindirmek için neleri göze alacağıyla ve pişmanlıkların insanları nasıl etkileyeceği anlatıyor .Güney denizlerindeki uzun seyahatinde izlediği bir boks maçından esinleniyor London bu öyküde.
Meksikalı;
Meksika'daki devrimin ortasında bulunan ve her türlü haksızlığa uğramasına rağmen bokstan para kazanarak devrime her anlamda yardım etmeye çalışan genç bir boksörün hikayesip anlatılıyor.
Kısa olup bir oturuşta okuyabileceğiniz bir kirap. Beni en çok ikinci öyküyü beğendim . Sizlere de tavsiye ederim.
Okuyalım & Okutalım











Jack London ve benzer kitaplar

Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
Rakamlarla ucretsizkitap.com.tr
0
Toplam Görüntüleme
0
Toplam Okunma
0
Toplam İndirme
0
Toplam Oy
0
Toplam Yorum

Okur Kılavuzu

Hangi kitabı okuyacağınıza karar vermek için künye, tanıtım ve seçme satırlardan oluşan başvuru rehberi.

Okur Kılavuzu'nin tamamı — A'dan Z'ye dizin »