Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
İçeriğe atla

Gergedan - Mine Söğüt | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Öykü Mine Söğüt

Yazar
Mine Söğüt
Yayınevi
Yapı Kredi Yayınları
ISBN
9789750844133
Sayfa Sayısı
120
Dil
Türkçe
Ülke
Türkiye
Basım Yılı
2019
İlk Yayın Yılı
2019
Tahmini Okuma Süresi
204 dakika
Gergedan — kitap kapağı
Gergedan — kitap kapağı. img.kitapyurdu.com

Gergedan Kitap Tanıtımı

Mine Söğüt Gergedan’la unutulmaz Deli Kadın Hikâyeleri’nin izinden gidiyor. Yüksek gerilimli bir dille zihni kamçılayan öyküler kuruyor. Güncel olaylara yaşadığımız günlere getirdiği bakış açılarıyla okurunu derinden sarsıyor. Bir ateş yakıyor. Karanlık dağılıyor.

Arada bir kedi eziyorsun. Sonra bir sincap. Sonra bir kirpi. Sonra köpek. Sonra ne olduğu anlaşılamayan şey. Sonra bir gelincik. Geç. Bir tilki. Geç. Bir kaplumbağa. Geç. Bir tavuk. Geç. Bir kertenkele. Geç geç. Bir yılan. Geçiniz. Bir kunduz. Geçiniz. Bir ceylan. Bir gelincik. Onu da geçiniz. Bir inek. Geç. Bir koyun. Geç. Bir devekuşu. Geç geç geç. Bir ejderha. Geç geç.
Bir Zümrüdüanka eziyorsun.
Geçiyorsun.
Bir gergedan eziyorsun.
Geçiyorsun.

Yeryüzünün gerçek tanrıları tekerlerinin altında, bağırsakları dışarıda. Herkesle beraber irili ufaklı kan lekeleri bıraka bıraka ardında işe gidip geliyorsun.


Kitap yığını masa
Konu görseli — kitabın kapağı değildir. comunikazemedia.b-cdn.net

Gergedan Kitaptan Alıntılar

1. "Kendime diyorum ki, "İlk kurduğum hayat dünyaya benzerdi. Korkularım bir solucanın korkularından çok da farklı değildi. Sevinçlerim sincaplarınkiyle birdi. İnançlarım nahifti. Kelebeğin tanrısıyla benim tanrım kolayca yan yana gelirdi.""


2. "Korkularım yüzünden hayallerimden vazgeçmem. Korkularla eğitilmeye boyun eğemem"


3. "Ne işim var anlama­dığım bir dünyada?"


4. "Bir parçası olmadığım için hayata düşmanım. Beni içine almayan ama dışına da salmayan hayatla baş edebilmek için devamlı anlam arayışındayım. Anlamı yanlış yerde aradığım için de hep hırçınlaşmaktayım."


5. "“Kaybetmekle kaybolmak bir midir?
Ben kaybettim... o kayboldu.”"


6. "Yakışıklı adamlarla bakışmayın kadınlar. O adamların uzun, kalın parmaklı kürek gibi ellerinde keskin makaslar, balta girmemiş ormanlar, gün yüzü görmemiş niyetler, içi ceset dolu bavullar, arabalardan kadınları aşağılara atmalar, uykuda yastıklarla boğmalar, boyunlara ipler geçirip asmalar, yüzlere kezzap atmalar, saçlardan sürüye sürüye duvarlara çarpmalar falan var. O adamlar... Keserler. Saçlarınızı keserler. Yüzerler. Derilerinizi yüzerler. Severler. Sizi bir severler, ölürsünüz."


7. "Hayat nedir? Aşk nedir? İntihar nedir?
Asıl soru... Kötü nedir?"


8. "“Kabul ettiğin şeylerden kendine bir kumaş gibi dokursun hayatı”"


9. "Kör oldu. Her şeye kör.
Bir ülke külliyen kör olur mu?"


10. "Öyle kolay pes etmez küfrü duasından büyük olanlar."


11. ""Ceplerimizde, huzursuz hikâyeler. Belleklerimizde irini kurumamış yaralar. Tırnaklarımızın arası, hayattan kazıdığımız kirlerle dolu. Ne geçmişe güvenimiz var ne bugüne ne de geleceğe. Ölülerimizi sırtımızda taşıyoruz. Inatla doğurmuyoruz. Çoğalmıyoruz. Geceleri daracık mezarlarda uyuyoruz. Gündüzleri ha öldük ha öldürdük diye korkuyoruz. Kötüyü gördük, unutamıyoruz.""


12. "Bir ülke külliyen kör olur mu?"


13. "Hayatta kalamayacağım bir iklimde yapayalnız bırakılmışlığımın öfkesiyle...
Yeminimden döneceğim ve kendi yaratıcısına kinlenen bir gergedana dönüşeceğim."


14. "“Fırtına” diyor kaptan, “Latince fortuna'dan gelir. Bilir misin fortuna ne demektir?”

“Kader derler hemen. Evet Latince kader demektir ama aslın­da, denizcilerin denizde başına gelen kötü şeyler, demektir. Şöyle düşün, Latinler fırtınaya denizde insanın başına gelen kötü şey diyorlar ve bunu fıtrattan biliyorlar. Sonra biz o kelimeyi dilimize alıyoruz ve fırtına diyoruz. Yani fırtınanın içinde kader saklı Fan­tom. Kader! Denizde ya da karada fark etmiyor. Fırtına, bir eser, hepimizin hayatını yerle bir eder.”"


15. "Eski şeylerin ne yasını tutmak istiyoruz, ne intikamını almak. Eski şeyler yinelenmesin yeter."


Dolma kalem ile yazı yazmak
Konu görseli — kitabın kapağı değildir. ejwinter.co.uk

Gergedan Kitap İncelemeleri

GERGEDAN - BÜYÜK KÜFÜR KİTABI ~ MİNE SÖĞÜT

Mine Söğüt benim için en değişik üsluba sahip yazarlardan biridir. Bu ‘değişiklik’ tamamen iyi anlamda. O kadar farklı bir üslubu var ki okurken insanı çok tedirgin ediyor. Toplumsal konularla ilgili o kadar derin mesajlar veriyor ki cümlelerinde açık açık bu mesajları yazmıyor ama satırların arka planında yavaş yavaş veriyor o mesajları ve okurken ‘Yaaa evet! Aaaa gerçekten de öyle! Offf ne kadar haklı!’ vs. derken buluyorsunuz kendinizi.
Okuduğumuz hikâyelerdeki kişiler ve olaylar o kadar sıradan ki ve aslında çok sara dışıymış gibi de hissettiriyor. Gergedan - Büyük Küfür Kitabı, adından da anlaşılacağı üzere yaşananlara karşı büyük küfürler içeriyor ama küfür etmeden küfrediyor Mine Söğüt.
Mine Söğüt daha önce okumadıysanız ‘Gergedan’ tanışma kitabınız olmasın. Yanlış bir seçim olur.
‘Beş Sevim Apartmanı’ ve ‘Deli Kadın Hikâyeleri’ ilk tercihiniz olabilir. Sonra ‘Başkalarının Tanrısı’nı okuyabilirsiniz. Yazarın kalemini bu söylediğim kitaplarda çok daha iyi anlayacak ve benimseyeceksiniz. ‘Gergedan’ı bu kitapları okuduktan sonra okursanız, ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Çok çok farklı, çok değişik bir yazar. Karakterlerin kafasının içine giriyorsunuz okurken. Onların düşündüklerini düşünüyor, hissettiklerini hissediyorsunuz. Çok etkili bir kalem.
Ayrıca Beş Sevim Apartmanı ve Deli Kadın Hikâyeleri cinlerle ilgili, bunu da söyleyeyim şimdiden. Bilerek alın okuyun, çok tedirgin ediciler çünkü.
Ben Mine Söğüt’ü çok seviyorum, bu tarz konulara ilgili olanlara da tavsiye ediyorum.


Mine Söğüt. Marjinal bir yazar marjinal bir kadın. Franz Kafka, Jose Saramago, Gabriel Garcia Marquez, Lale Müldür, Cemal Süreyya, Michael Haneke gibi bir çok yazara müteşekkir olurken tüm insanlığa öfkeli. Çünkü asıl sorunu insanlarla.
Bu açıdan yazarla kendi aramda bir bağ kurdum bile denilebilir. .
Kitabın kapağında “Büyük Küfür Kitabı” yazıyor. Ancak bildiğiniz gibi değil, zaten küfretmek öyle argo sözlerle yapılan bir şey değildir sadece. Yazarımızda burada bunu işlemiş kitabına. Oldukça ağır imgelerle aktarmış, genellikle ilk bu kitabı okumayın kalemini anlamak için diye tavsiye edilir. Bu tavsiyeye uymayıp ilk Gergedan kitabıyla başladım onunla tanışmaya. İyi de yapmışım.
Yazarımız güncel olaylarla, günümüzde yaşanılan göz ardı edilen hayatlara değinmekle kalmıyor, farklı bir bakış açısından yansıtıyor bunu bizlere. Gergedan yoluyla. Aslında hepimiz bazı anlarda gergedan oluyoruz. Haklı.
Söğüt, bu eserinde çocukluğu işlemiş denilebilir tabii. Bir çocuk önce ölür demişti hatta sonra tekrar doğar. Her öldüğünde tekrar doğar evet ama insan olarak değil bir gergedan olarak. Barbar olarak. Kitapta bahsedildiği gibi, hepimiz bazı şeylerde barbarız. Farkında olmadan. .
Okura tokat atılmış hissi yaratan bu kitap farkındalık yaratmak için ve durup kendimize ne yapıyoruz biz ya demek için yazılmış adeta. Zaten yazar bir gazeteci olduğu için olayların sürekli içerisinde olduğundan bizlere daha dobra bir şekilde aksediyor yaşadığımız hayatı. Her okuyana farklı anlam ve etki bırakan kitap. Keyifli okumalar.


* Kabul ettiğin şeylerden kendine bir kumaş gibi dokursun hayatı…

Gergedan…
Argo içermeyen ama anlattıklarıyla size o argo küfürleri ettiren Büyük Küfür Kitabı.
Onun küfürleri ise kurduğu cümleler.
Tokat gibi çarpan, isyan ettiren, vicdanınızı sızlatan o cümleler.

* Tanrı dünyayı altı günde yarattı. Yedinci gün utandı.

İnsanın kendine yaptıkları, insana yaptıkları, çocuklara yaptıkları,hayvanlara yaptıkları.
Her gün yaşanan, her yerde karşımıza çıkan, gördüğümüz, görmek istemediğimiz, okuduğumuz, okumadan geçtiğimiz insanlık suçları.

* O adamlar... Keserler. Saçlarınızı keserler. Yüzerler. Derilerinizi yüzerler. Severler. Sizi bir severler, ölürsünüz.”

İnsanlığımızdan utandıran, kaybolan insanlığın nerede olduğunu sorgulatan öyküler.
Ama öyle bilgimiz türden öyküler değil. Sıra dışı anlatımı, sıra dışı kurgusu ve keskin cümleleri olan öyküler.

* Ceplerimizde huzursuz hikayeler. Belleklerimizde irini kurumamış yaralar. Tırnaklarımızın arası hayattan kazıdığımız fikirlerle dolu. Ne geçmişe güvenimiz var, ne bugüne, de geleceğe….

İnsanlığın, inancın, ailenin, vicdanın, kadınların, çocukların, hayvanların, korkunun kısacası hayatın içinden, bizim içimizden geçiyor Mine Söğüt.

Keyif olarak değil huzursuzluk duyarak okuyacağınız bir kitap…

* "Ama" diyorum "Korkularım yüzünden hayallerimden vazgeçemem. Korkularla eğitilmeye boyun eğemem."

* Katiller yeniden yeniden ve yeniden doğuyorlar. Kadınları itinayla itinayla itinayla severek ve severek ve severek bir bir öldürüyorlar.


Mine Sögüt'ten okudugum ilk kitap Gergedan oldu.Içerisinde Bahadır Baruter'in muhteşem_ürkütücü çizimleriyle tamamlanan 15 öykü bulunmaktadır.Öykülerin hemen hepsinde gergedanla ilgili bir cümle,gergedanlaşmaya hir atıf bulunmaktadır.Gergedan burada bir sembol.
Ilk başlarda zorlanır gibi oldum,kolay hazmedilecek bir kitap degil Gergedan_Büyük Küfür Kitabı.Sonra merakıma yenik düşüp kitaba ismini veren Gergedan adlı son öyküyü okudum.Iste o an yazarin Eugene lonesco'nun Gergedanlar adlı oyunundan esinlenerek öykülerinin temelini oluşturdugunu anladim.Son öyküsunde bu zaten açıkca belirtiliyor.Ufak bir araştirma ile bu konu ve oyun hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz?Yazar neden gergedan ı konu etmiş kitabina.Oldukça etkileyici ve sarsıcı cümlelerle karşılaşacaksınız.Size tavsiyem öykü başlarinda yazılmıs olan benim de incelememin ilk başinda yazmıs oldugum gibi satırları oykuleri bitirdikten sonra tekrar okumanız.Inanin ilk okumada degil daha sonraki tekrarlarda daha bir anlam kazanacak o cümleler.

Bu kitap bir baş kaldırışi temsil ediyor bana göre.Nelere baş kaldırış Degismeyen zamana,yozlaşmış aile yapısina,ahlak adı altında yapılan ahlaksızlıga ,inancın ve varlıgın sarsıntılarına,son satırlarda da yazdıgı gibi gelmiş geçmis tüm faşist iktidarlara ve o iktidarın peşine canı gönülden takılıp duran şu insanlıga bir öfke,bir baş kaldıridir.Oykülerin tamamında bu yukarıda yazdıgım unsurlardan alıntılar göreceksiniz.
Düsünerek,anlamaya calışarak okumanızı tavsiye edecegim.Aksi takdirde kuru bir okumadan öteye geçemezsiniz.


Ben bu yazarı okumakta neden bu kadar geç kalmışım kendime kızıyorum. Öykü okumayı sevmeyen ben, bu kitapta olanları okurken üzüldüm, nefret ettim, lanet ettim... Çünkü bu kitap diğerleri gibi gerçek yaşam hikayelerinden esinlenilmiş hikayeler değil, direk şiddeti, haykırışı, baskıyı iliklerine kadar işleterek, görmezden gelen gözlerin kafalarına vurarak, seni iyi bir silkeleyerek yazılmış. Erkeklerin yüceltilmesinden, kadınların ezilmesine, hayvanların masumluğundan, çocukların nasıl örümcek beyinli ailelerde büyüyünce sonuçların ne olacağına varana kadar hersey var. Çok güzel dokundurmalar, arada suçlamalar, ince ince başkaldırmalar var.
Kitabın kapağında yazan Büyük Küfür Kitabı yazdığına bakmayın, okurken sadece siz küfür ediyorsunuz. Aslında kitabın net özeti arka kapakta yazan yazı...
TANRI DÜNYAYI ALTI GÜNDE YARATTI.
YEDİNCİ GÜN UTANDI.
.
Korku nedir, artık hiç bilmiyorum. Bildiğim tek şey... Bu hayat bir ada... Hayırsız bir ada... Bizi ta ne zaman atmışlar bu adaya. Birbirimizi yiyoruz iştahla.
.
O adamlar... Keserler. Saçlarını keserler. Yüzerler. Derilerinizi yüzerler. Severler. Sizi bir severler, ölürsünüz.
Annesi mütemadiyen girdi içeri. Her seferinde kolunda başka bir baba.
Şefkatle karışık bir suçlulukla baktı oğluna...
Kadınların derisini yüzen adamların en yakışıklısına, aşkla.


Mine Söğüt ve benzer kitaplar

Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
Rakamlarla ucretsizkitap.com.tr
0
Toplam Görüntüleme
0
Toplam Okunma
0
Toplam İndirme
0
Toplam Oy
0
Toplam Yorum

Okur Kılavuzu

Hangi kitabı okuyacağınıza karar vermek için künye, tanıtım ve seçme satırlardan oluşan başvuru rehberi.

Okur Kılavuzu'nin tamamı — A'dan Z'ye dizin »