Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
İçeriğe atla

Pascal Couderc Alıntıları & En Çok Okunan Sözleri

Pascal Couderc

Yazar
Pascal Couderc
İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon — kitap kapağı
İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon — kitap kapağı. img.kitapyurdu.com

Pascal Couderc En Beğenilen Sözleri

1. "En kesin değerin yalnızca hakikat olduğunu kendime itiraf etmem çok zaman aldı…"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

2. "ne olursa olsun Narsist sapkın erkek , dışarıdan bakıldığında , tamamen saygın ve iyi niyetli biridir
ideal damat , düşlerdeki koca ..
toplumsal hayata gayet iyi dahil olmuş olan narsistik sapkın ilk bakışta illede ben/merkezci biri olarak görülmez , sapkın olarak ise hiç görülmez .."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

3. "Dışarıdan bakıldığında, ne mutluluk!"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

4. "Manipülatör erkek kendinin daima güçlü, “başarılı”, kusursuz bir âşık olduğunu düşünür. Özellikle de ilişkinin başında bu şekilde algılanabilir. İdeal âşık, vermek istediği imgeye uygun ideal erkeğin dengidir. Bu durumda kadın, partneriyle o zamana kadar bilmediği bir cinsel açılım yaşar. Bununla birlikte, bir manipülatörle yaşamı paylaşan kadınlar, sıklıkla kışkırtan, hırpalayan partnerlerinin bu açıdan bencilliğinden de şikâyet ederler. Kadınlar kendilerinin sevilmek ya da dikkate alınmak yerine, daha ziyade nesne gibi kullanıldıklarım hissettikleri cinsel ilişkiyi reddettiklerinde, erkek kadının hiçbir sözüne kulak asmaz, elini zorlar ya da kadını soğuklukla, hastalıkla, hatta delilikle suçlar."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

5. "Eşitsizliğin toprağında tahakküm kolayca yeşerir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

6. "Manipüle edici kadın ise ilişkide güç edinmek için, isteği doğrultusunda davrandığında ödüllendirmek, kendi yasasını dayatmak için, erkeği cezalandırmak ya da cezalandırır gibi yapmak için eşine “nöbetleşe” perhiz dayatacaktır.
Daha sonra bu iktidarı yatak dışına, gündelik yaşamın tüm yanlarına taşıma fırsatı da bulur."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

7. "Zaten eğer hiçbir şey değişmeyecekse tartışmak neye yarar?"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

8. "Duygular değişmektedir: Kıskançlığın yerini ilgisizlik almıştır. Militan bireycilik çağındayız, kendine yeterli olmak kişisel gelişimin en değerli yanı olmuştur.(…) Bir sürat spirali içindeyiz. Daha hızlı tüketiyoruz, dolayısıyla daha çok tüketiyoruz; “çifti” de tüketiyoruz. Bireysel düzeyde, aşk ilişkilerinde: Baştan çıkarma süreleri kısaldı, yakınlaşma çabuk, neredeyse hemen sonuç
alınıyor, boşanmak “kolay”, aileler çözülüp yeniden oluşuyor."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

9. "Alışkanlığım olduğu üzere benim kendimi ortaya koymamı engellemek istememesi önemli. Evde kim mi pantolon giyiyor? İkimiz birden."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

10. "Tartışma, belli sınırlar içinde kalırsa -ister eşler arasında olsun ister olmasın- her ilişkiye yararlıdır. Duygulan ifade etme ve muhtemelen karşındakinin duygulannı dinleme imkânı sağlar. Tartışma sayesinde önemli problemler ortaya konur, sergilenir. Dolayısıyla bu problemler hakkında konuşulur, çözümler bulunur. Tartışma yoksa çözüm de yoktur. Hınç yerleşir, yanılgılar çoğalır. Çatışma, ilişkinin “tozunu temizler.” Çoğu kişiye göre ilişkiyi “canlandırır.” Terim doğrudur, çünkü yaşam evrilen, değişen, uyum sağlayan şeydir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

11. "Ne olursa olsun, narsistik sapkın erkek, dışarıdan bakıldığında, tamamen saygın ve iyi diye tavsiye edilen biridir: ideal damat, düşlerdeki koca... Toplumsal hayata gayet iyi dahil olmuş olan narsistik sapkın ilk bakışta ille de ben-merkezci biri olarak görülmez, sapkın olarak ise hiç görülmez. Kimi zaman küstah gözükebilir, ama her zaman değil. Onun toplumsal tutumu, olası bir ava yaklaşımının ötesinde, kesinlikle normaldir. Hatta göz kamaştırıcıdır. Önce göz koyduğu kadını, sonra da çevresindeki kişileri baştan çıkarmak için pençelerini gizlemeyi iyi bilir... Yanlarına yaklaştığı kadınlara gereken bir uyarı geliyor insanın aklına: Aman dikkat, kusursuz erkek!"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

12. "Aşk “emilme” anlamına gelmez, imha anlamına hiç gelmez. Bunların aşkla alakası yoktur. Örneğin, kıskançlıkla duygusal bağlılığı birbirine bağlamak hatalıdır. “Kıskançlık onun aşkının kanıtı” düşüncesi, sayısız yıkıcı fikirden biridir... Mutluluk yalnızca aşka bağlı değildir. Dolayısıyla, duygusal alan ne kadar önemli olsa da, aşka mucizevi bir etki atfetmemek gerekir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

13. "Manipülatör konuştuğunda baştan çıkartır, sustuğunda ise... yine baştan çıkartır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

14. "Bir çift oluşturmak, tek başımızayken asla olmayan sorunları çözmek için çözümler aramak zorunda kalmakla eşdeğerdir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

15. "Eşinizle ilişkinizde kendinizi boğuluyor mu hissediyorsunuz? İma yollu ya da dolaylı olarak sizi hiç durmadan eleştiriyor mu, sizin kendinize dair imgenizi yavaş yavaş değersizleştiriyor mu? Onu mutlu etmeye çalışırken, kendinizi bir hiç olarak, işe yaramaz biri olarak mı görüyorsunuz? Başkaları, aileniz, çevreniz sizin kuşkularınızı ve kaygılarınızı anlamıyorlar ve eşinizi model bir eş ya da koca olarak mı görüyorlar? Kendinizi aşağılanmış mı hissediyorsunuz, partneriniz
kimi zaman size bu aşağılanmadan yararlanıyor izlenimi mi veriyor? Hiç dostunuz yok mu ya da pek az mı var; sizi yavaş yavaş onlardan uzaklaştırdı mı ?Evde ve dışarıda çok farklı mı davranıyor? Her eleştiriye karşı hırçın mı, sorgulanmayı, büyük ya da küçük hatalarını kabul etmeyi beceremiyor mu? Sizi her konuda ve bir hiç yüzünden sürekli suçluyor mu? Ne yaparsanız yapın onu memnun edemeyeceğiniz duygusu içinde misiniz? Bununla birükte, giderek daha ender de olsa, zaman zaman yeniden nazik, kibar biri oluyor mu?"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

16. "“Paranoyak” çevresine daimi bir güvensizlik ortamı dayatır. Diğer insanları sürekli temkinli olmaya zorlar; herhangi bir şeyi yapmaktan, cevap vermekten çekinirler, çünkü eylemlerinin ya da sözlerinin nasıl yorumlanacağını asla bilmezler. Paranoyak, ona zarar vermek istemekle ya da yalnızca canını sıkmakla onlan suçlayarak suçluluk duygusu uyandırır: Onun uyguladığı manipülasyonun bir özelliğidir bu. Aynı zamanda
kendi çevresine de kaygı, kuşku ve güvensizlik aşılar. Genellikle megalomandır, kendine aşırı değer verir, en iyi, en zeki ve en güçlü olduğunu düşünür."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

17. "Yıkım evresi kurban açısından bilinçli ıstırapla başlar. Güzel ideal yok olmuştur. Narsistik sapkın kişiliğinin olumsuz yanlarını ortaya koyar. Kıskanç ya da şiddete eğilimli biri olur, hem daha mesafeli hem de daha müşkülpesenttir. Kurban, partnerini memnun etme yönündeki gereksiz ve tüketici
çabası sonunda kendi enerjisinden -ve dolayısıyla tözünden- olur. Sık sık maruz kaldığı suçlamalarla yere serilir. Her şeyden, en başta da kendisinden kuşku duyar: Sonuçta değersiz biri olduğuna ikna olmuştur. Dolayısıyla, yalnızca küçümsenmekle kalmaz, böyle olduğu için de suçlu görülür!
Çöken partner, işkence ede ede öldürebilecek narsist sapkının bütünüyle insafına kalmış bulur kendini."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

18. "İstila evresi sahiplenme, işgal etme evresidir. Erkek adım adım vazgeçilmez olur; kimi zaman ekonomik düzlemde, ama özellikle duygusal düzlemde çok sayıda çengel atarak bir ilişki “kurulur.” Narsistik sapkının taktiğinin işleyebilmesi için bu taktiğin ikili bir cephede sürdürülmesi gerekir: Kurbanının yaşamının ve bireyselliğinin istila edilmesi, ancak eğer aynı zamanda kurbanı zayıflatacaksa etkili olur. (..)

Bunu yapabilmek için eleştiri biçilmiş kaftandır. Öncelikle örtülü, ölçülü olan eleştiri hem kurbanın kendi karşısında, onun kendi yeteneklerinden ve değerinden kuşku duymaya başlaması için, hem de bazı yakınları karşısında kurbanı yalnız bırakmak için kullanılır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

19. "Baştan çıkarma evresi, başlı başına küçük bir başyapıttır. Kusursuz bir sanatçı eseridir... Zarif tavırlı cazip bir erkekten gelir. Bu durumda, bir kadının dikkati çekilir. Narsistik manipülatörün amaçlarından biri hedefini büyüleyerek
uyuşturmaktır. Hafifçe tıslayan yılandır o: “Güven duy!” Dışarıdan bakıldığında çok sıcak gözükür. Her koşulda, baştan çıkarmaya çalışırken, kendinin en iyi yanları göstermeye, kendini değerli kılmaya çalışır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

20. "Ben'in önemi hiç bu kadar güçlü olmamışken, aynı zamanda, geçmiş dönemlerden daha yoğun bir yalnızlık ve aşk ihtiyacı ortalıkta dolanıp durmaktadır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

21. "Eşitsizliğin toprağında tahakküm kolayca yeşerir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

22. "''Manipülasyon, eksiklik çeken insanların ilişkilerine kolaylıkla yerleşir, çünkü bilinçdışı bir yönelim, bir arayış, buluşma yönünde bir gidiş vardır.

Manipülatör erkek ya da kadın bu kusuru taşıyanı arayacaktır ve tersine, duygusal bağımlılığa yatkın kişilikler de onlar tarafından saflara dahil edilmeye kolaylıkla kendilerini teslim edeceklerdir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

23. "Hepimiz itiraf etmesek bile, başkalarına ihtiyaç duyarız."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

24. "Aşağılama, kimi zaman yıldırma ve tehditler onun alışıldık cephaneliğinin malzemesidir. Fiziksel özel­liklere, zevklere, tercihlere, cinselliğe, yeteneklere, dostlara, çalışmaya dair sürekli görüş belirtir. Olumsuz düşüncelere boğulan kadın sonunda kendinden gerçekten kuşkuya ka­pılır, çünkü, normal ve sağlıklı bir ilişkide teşvik edici, kar­şındakini daha iyiye yöneltici yapıcı eleştiriler olurken, nar­sistik sapkın yalnızca yıkıcı, kaba ve perspektifsiz eleştiri­yi kullanır. Teşvikler onun söylemine girmez. Partneri kar­şı koyduğunda ise yaptırımlar hemen gelir: suskunluk, kü­çümseme, yok sayma, hakaretler."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

25. "Bir sürat spirali içindeyiz. Daha hızlı tüketiyoruz, dolayısıyla daha çok tüketiyoruz; "çifti" de tüketiyoruz. Bireysel düzeyde, aşk ilişkilerinde: Baştan çıkarma süreleri kısaldı, yakınlaşma çabuk, neredeyse hemen sonuç alınıyor, boşanmak kolay, aileler çözülüp yeniden oluşuyor."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

26. ""Aşk karşıdakini olduğu gibi kabul etmektir.""

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

27. "Aşk “emilme” anlamı­na gelmez, imha anlamına hiç gelmez. Bunların aşkla ala­kası yoktur. Örneğin, kıskançlıkla duygusal bağlılığı birbi­rine bağlamak hatalıdır. “Kıskançlık onun aşkının kanıtı” düşüncesi, sayısız yıkıcı fikirden biridir... Mutluluk yalnız­ca aşka bağlı değildir. Dolayısıyla, duygusal alan ne kadar önemli olsa da, aşka mucizevi bir etki atfetmemek gerekir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

28. "Erkeğin ve/veya kadının “yapabilecekleri” ara­sında aşılmaz duvarlar yoktur."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

29. "Tartışma, belli sınırlar içinde kalırsa -ister eşler arasında olsun ister olmasın- her ilişkiye yararlıdır. Duyguları ifa­de etme ve muhtemelen karşındakinin duygularını dinleme imkânı sağlar. Tartışma sayesinde önemli problemler ortaya konur, sergilenir. Dolayısıyla bu problemler hakkında konu­şulur, çözümler bulunur. Tartışma yoksa çözüm de yoktur. Hınç yerleşir, yanılgılar çoğalır. Çatışma, ilişkinin “tozunu te­mizler.” Çoğu kişiye göre ilişkiyi “canlandırır.” Terim doğ­rudur, çünkü yaşam evrilen, değişen, uyum sağlayan şeydir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

30. "İsterik, sunacak bir şeyi olduğunu düşündürür, oysa ki karşısındakini besleyecek hiçbir şeyi yoktur: Yalnızca kendi engin kaygısı bakımından zengin bir göz boyayıcıdır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

31. "Her evlilik engellerle, güçlüklerle, anlaşmazlıklarla karşı­laşır. Eşlerden biri daima diğerine hâkim olmak, hep hak­lı çıkmak ister. Çok sayıda çiftin şansına bu durum düşer; insan ilişkilerinde nispeten yaygın bir dinamiktir bu. Buna karşılık, narsistik sapkın, işi partnerinin kişiliğini keyfince şekillendirmeye kadar vardırır. Partnerinin iradesini, özsay­gısını, geleceğini, coşkusunu... yaşamını elinden alır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

32. "Tartışma, ne için olursa olsun, kaçınılmazdır. Çatışmasızlık bir yanılsamayı temsil eder; çatışma fobisinin, yüzeysel anlaşmayla derinden tahrip olmuş ilişki üzerinde yıkıcı et­kileri vardır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

33. "Günümüzde çift olmak ille de gündelik yaşamı paylaşmak değildir. Biz çiftiz ,demektir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

34. "Karşısındakini kullanarak sürekli kişisel tatmin arayışı günümüzde bireyler arasındaki ilişkilerin parçasıdır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

35. "Herkes herkesi manipüle eder; ancak tıpkı aşk ilişkileri paletindeki nüanslar gibi bu da çok değişik derecelerde olur.
Narsistik sapkında manipülasyon sistematikken ve ilişkinin eksenini oluştururken, çoğu çiftte münferittir, duruma bağlıdır. Sıradan manipülasyon (şantaj, suçluluk duygusu yaratma, değersizleștirme, yerme, bağımlı kılma, vs.) ile narsistik sapkının uygulamaya koyduğu arasındaki farklılık, (bazı manipülasyon türleri -örneğin yerme- özellikle tekrarlandığında diğerlerinden daha sapkın olsa da) manipülasyon tarzının kendisinden ziyade, bunların uygulanma ritm ve yoğunluğunda yatar. Manipülasyona sapkınlık katan șey tekrardır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

36. "Yapıcı çatışma bir tür pazarlıktır, birçok çift bunu gayet iyi başarır. Kimileri ise asla başaramaz."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

37. ""Yoğun" bir șekilde tepki göstermek, birbirinin boğazına sarılmak anlamına gelmez. Eğer öfke varsa öfkeyi ifade etmeyi bilmek yararlıdır. Tatminsizlik açığa çıkarılmalıdır, yoksa kırgınlık ve yanlış anlamalar katman katman yığılır ve ilişkinin bütün olumlu yanlarının üzerini örter; ilişki artık "boğulur." Ötekini anlamak, ona kendini anlatmak; bütün bunlar diyalogdan geçer."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

38. "Narsistik sapkının kalbi dipsiz bir kuyu­dur, hep doyumsuz biridir. Doyum sağlar sağlamaz anın­da “boşalır.” Kurbanlar zaten yaptıklarının asla yeterli ol­madığını, erkeklerinin, koca ya da eşlerinin neredeyse tat­min edilmesi imkânsız olduğunu hep söylerler. Haklıdırlar. O tatmin edilemez, ne onlar ne de başka biri tatmin edebilir. Onu tatmin edebilecek tek istikrarlı ve besleyici şey, geçmiş­te onda eksik olandır. Bu sağlanmamıştır ve bir daha gelme­yecektir... ama ömrü boyunca bunun ardından koşmasını da engellemeyecektir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

39. "İntiharı arzulamış olması bana çok dramatik geliyordu. Fakat onun yașadığının yoğunluğunu kavrayamayan belki de benim... Bilmiyorum. Yașamaktan vazgeçecek kadar derin bir boşluk hissetmiş olmalı! Özel bir travması olup olmadığını, bir olay meydana geldi mi diye ona sorduğumda, hayır dedi, yașamının yalnızca 'ıssız bir çöľ olduğunu söyledi."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

40. "Manipülatör konuştuğunda baştan çıkartır, sustuğunda ise... yine baştan çıkartır"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

41. "Kendimizi severek işe başlayalım, kendimizi asla gözden yitirmeyelim"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

42. "“Manipülasyonun kurbanı olan bûlün kişilerin bunu ancak yıl­ lar sonra fark edebilmelerini açıklayan da budur!”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

43. "Anlaşmazlık potansiyel olarak yıkıcı bir tartışma gibi yaşanır bu kaygı şantaj yoluyla manipüle etmeye götürür, sanki sevmek her zaman her konuda anlaşmayı gerektirirmiş gibi."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

44. "Görünüşte her şey tozpembedir. Bu tür çift çatışma karşıtlığı içinde yaşar, ne pahasına olursa olsun barış! Öfkenin bir tür şiddet olduğu ve şiddetin ancak zarar verebileceği ilke­sinden yola çıkarak, çatışma tabu kabul edilir. Sahte bir ba­rıştır bu, partnerlerden biri tarafından dayatılmıştır, can­lı bir tartışmanın embriyonu ne zaman belirse sözel bir kal­kan vasıtasıyla durdurulur. Bu, gizli bir savaşın ortasındaki sonsuz ateşkese benzer. Manipülasyon ifadenin engellenme­sinde yatar. Manipüle edilen partner flu bir iletişim içinde, karşılıklı alışverişin no man’s land’inde olmaya mecburdur. Diğeri, sorun “olmadığına" ve tartışmanın (ona göre şidde­tin eşanlamlısıdır) durumu daha da kötüleştireceğine inan­dırmaya çalışır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

45. ""Dengeli ilişkide ise bağ ve özgürlük kavramları iç içe geçer, ben ile biz arasında incelikli bir dozaj vardır. Herkes yeterli bir özerklikten yararlanır, fakat hâlâ çok şey paylaşılır.''"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

46. "Depresyon ve doğal sonucu olan rahatsızlıklar, kendini sevme güçlüğü artık sahnenin ön planındadır. Herkesin kendine kapandığı bir dünyada, mantıksal olarak, narsistik yaralar ortaya çıkmaktadır. Karşısındakini kullanarak sürekli kişisel tatmin arayışı günümüzde bireyler arasındaki ilişkilerin parçasıdır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

47. "Kendine saygı, farklı boyutları ve toplumsal alanla bağla-
rı nedeniyle kırılgan, değişken olabilir, duruma uyabilir...
hatta şekillendirilebilir. Bu kısmi geçicilik yine de onun gü-
cünü oluşturur: Kendine saygı esnektir. Zarar verici olaylar
karşısında ya da usta bir manipülatör sayesinde sakatlanabi-
lir ya da harap edilebilir olsa da, olumlu bir etkiyle güçlen-
dirilebilir, onarılabilir. Sapkın manipülatörlerin kurbanları-
nın zihinlerinde bu umut mesajının olması önemlidir. Tera-
pist zarar görmüş olan kişiye bastırılmış olan şeyi kendi için-
de aramasında yardım edecektir: O şey tamamen yok olma-
mıştır, çünkü sapkın manipülatör “yok etse” bile, en mah-
rem katmanlara erişemez... terapist ise erişebilir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

48. ""Dengeli ilişkide ise bağ ve özgürlük kavramları iç içe geçer, ben ile biz arasında incelikli bir dozaj vardır. Herkes yeterli bir özerklikten yararlanır, fakat hâlâ çok şey paylaşılır.''"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

49. "Bir yandan, hepimiz birbirimize benzer hale geliyoruz, androjin oluyoruz, diğer yandan kronik bir benmerkezciliğe doğru evriliyor, yalnızca kendimize bakıyoruz, ötekinden bizi tatmin edecek hazineler beklerken sonuçta öteki giderek önemsizleşiyor."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

50. "Velhasılı, "ben demiştim" demeyi sever. Bu, kuşkusuz onu sakinleştirmektedir. O haklı olduğunda her şey yolunda gider... ve her koşulda, daima haklıdır. Bütün dünya bizzat onun belirttiği yönde dönmelidir; ya onun anladığı gibi olmalıdır ya da hiç olmamalıdır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

51. "Her­kesin kendine kapandığı bir dünyada, mantıksal olarak, nar­sistik yaralar ortaya çıkmaktadır. Karşısındakini kullanarak sürekli kişisel tatmin arayışı günümüzde bireyler arasında­ki ilişkilerin parçasıdır. Bilinçdışımızın ifadeleri (sürçme, özel adların unutulması, vs.) 1901 yılında Freud’un yazdığı Gündelik Yaşamın Psikopatolojisi’nin çok ötesine uzanmak­tadır; gündelik yaşamımızda düzenli olarak “kaçırdığımız” bütün manipülasyonları da buna dahil edebiliriz. Dil örne­ğini ele alalım: Olumsuz soru biçimi kullanımının (örneğin, “bu akşam çıkmak istemiyor musun?”) bir sürçme olduğu­nu söyleyemeyiz; bu soruyu soran bir cevaba yöneltmekte­dir ve tıpkı diğer eksik edimlerimiz gibi bilinçdışı bir arzu­nun ifadesidir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

52. "Birinin hoşuna giden ille de diğerinin hoşuna gidecek değildir.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

53. "Hepimiz, kendimize itiraf etmesek bile başkasına ihtiyaç duyarız. Kimileri, ütopik bir etkileşime erişebilmek için bir partnere yönelecek, kaynaşmanın cazibesinin yolunu takip edecektir. Kimileri ise, tıpkı kendisinde eksik olan tözü partnerinden sonuna dek emen narsistik sapkın gibi, ötekini kendine özgü kimliği içinde ele almayı reddederek kan emici gibi davranırlar."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

54. "... burada sözünü ettiğimiz kaygılı kişi geçici bir duygunun esiri değildir; bu erkek ya da kadın sürekli olarak, çok uzun zamandan beri öyle bir noktada yașamaktadır ki yakınları onu bu sonsuz gerilim durumu dışında asla görmemiş olduklarını ileri sürebilirler. Günümüzde bu sabit kaygıya sık rastanır. Belirgin ya da tek bir neden olmadan yirmi dört saatin yirmi dört saati kişide barınan genelleşmiş kaygı toplumumuzun sorunlarından biridir. Çalışmada rekabete girme, dizginsiz ritm, çok sayıda sorumluluk, gündelik güvensizlik, yaygın șiddet; bütün bunlar sağlıklı ve normalde dengeli kișilerde bile kaygıya elverişli bir iklim yaratmaya katkıda bulunur."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

55. "Tartışma yoksa çözüm de yoktur. Hınç yerleşir, yanılgılar çoğalır. Çatışma, ilişkinin "tozunu temizler." Çoğu kişiye göre ilişkiyi "canlandırır." Terim doğrudur, çünkü yaşam evrilen, değişen, uyum sağlayan şeydir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

56. "Narsistik sapkının art arda sürdürdüğü üç sefer, baştan çı­karma, istila etme ve yıkmadır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

57. "Üçlü bir meydan okumayla karşı karşıyayız: Kendini sevmekle ötekini sevmeyi, bağımsızlık arzusu ile etkile­şim özlemini, çiftin istikrarı ile toplumun evrimini uzlaştırmak gerekiyor."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

58. "Başlangıçta ilişki şiirseldi,yakışıklı prensi bulduğunuzu sanıyordunuz.Her şey kusursuz gözüküyordu.Eşiniz özenli,yardımseverdi..Sonra ilişkiler değişti:şimdi kimi zaman boğulduğunuzu,cehennemde olduğunuzu sanıyorsunuz;"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

59. "Hiçbir şey asla zorunlu değildir; yalnızca kişinin kendine dayattığı ya da maruz kalmayı kabul ettiği zorlamalar vardır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

60. "Üstüne titremek:

Eşin aşırı özeni oldukça ustalıklı bir manipülasyonu gizleyebilir. Aşırı yardımseverlik, kendini vazgeçilmez kılmayı, diğeri üzerinde belli bir güç edinmeyi sağlar. Bu, aynı zaman da gerektiğinde, karşılık istemeyi ya da sitemde bulunmayı sağlar; önceden yapılmış olan fedakârlıklar da bunları haklı gösterir: “Senin için yaptığım bunca şey karşısında en azından her hafta arkadaşlarınla dışarı çıkmaktan vazgeçebilir sin!” Kimi zaman, “hizmet” talep eden ve nazlanmak isteyen partnerdir. Aşkı bir sorumluluk üstlenme olarak düşünür, arzularının öngörülmesini ve karşılanmasını bekler. Eş de sonuç olarak davranışını buna uyarlar ve öteki için her şeyi yapar, her an talep işaretlerini görmeye çabalar. Kendini borçlu hisseder ve bu nedenle kimi zaman arz talebi geride bırakır. Bu çark ilişkiye hiçbir olumluluk katmaz..."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

61. "Kendimizi, üzerinde düşünmesek bile içten içe yargılarız. Niteliklerimizi, kusurlarımızı, sınırlarımızı değerlendiririz. Kendimize saygımız güçlü ise, "Benden kötüsü de var" diye düşünürüz ve yenilgilerimizi şanssızlığa bağlarız. Tersi durumda, eğer kendimize olan saygımız zayıfsa, "Benden daha iyisi var" deriz ve yenilgilerimizin bütün sorumluluğunu üstleniriz: "Çünkü ben yeterli olamadım.""

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

62. "Eşitsizliğin toprağında tahakküm kolayca yeşerir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

63. "Güçlü biri o, kendini tek başına yarattı…"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

64. "“Kesin" bir çift oluştu­ğu andan itibaren arzular -değişiklikleriyle birlikte- benzer hedeflere yönelir. “Birlikte” bir ev kiralanır ya da mülk sa­hibi olmak amacıyla borçlanılır, mobilyalar satın alınır... or­tak nesnelere sahip olmanın sembolik değeri güçlüdür, hem ilişkiyi sağlamlaştırır hem de gerilimler yaratır: En çok kav­ga eden çift mobilya mağazalarında görülür!"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

65. "Dengeli ilişkide ise bağ ve özgürlük kavramları iç içe geçer, “ben” ile “biz” arasında incelikli bir dozaj vardır: herkes yeterli bir özerklikten yararlanır, fakat hâlâ çok şey paylaşılır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

66. "Manipülasyon, terimin yaygın anlamında, kendi iktidarı­nı yerleştirme yönündeki az çok bilinçli bir hedefe yönelik olarak çiftler arasında -hatta her grubun içinde- uygulanan küçük entrikaları kapsar. Bunlar, maruz kalan erkek ya da kadın için nahoş durumlar olsa da, yine de suç teşkil etmez. Her insan ilişkisi bir güç ilişkisine yol açar; kimse bundan kaçamaz. İlişki, günümüzde eşlerin dahil olduğu koşullar­dan destek alan kaçınılmaz mekanizmaları içerir. Karşımız­daki kişi genellikle acilen tatmin bulması gereken bir nesne­dir; ve bu doygunluğa bir kez erişildiğinde çatışmalar daya­nılmaz “gibi gelir” ve kopmaya yol açar."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

67. "Onun sayesinde sağ ayağımda sol ayakkabıyla ve sol ayağımda sağ ayakkabıyla yürüdüğümün bilincine vardım"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

68. "Aşk karşıdakini olduğu gibi kabul etmektir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

69. "Günümüzde bekârlar çok sayıdadır. Dahası, evli olsunlar ya da olmasınlar, çiftlerin % 16’sı aynı konutu paylaşmıyor. Onlara “birlikte yaşamayanlar”, Lat (İngilizcedeki Living Apart together’dan) ya da “kesintili çift” deniyor! Bu “mutant soyu” genellikle mesleki buyruklar ya da tercih nedeniyle ortak yaşamdan vazgeçmek zorunda…

“…bağımsızlığın bize sağladığı bu özgürlük duygusunun tadını fazlasıyla çıkartıyoruz, açıkçası ev hanımı rolü oynamak, erkeğimin çamaşırlarını yıkamak arzum pek yok... Özerk bir eş olmak çok daha ödüllendirici, benim içinse çok hoş!”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

70. "Mutluluk yalnızca aşka bağlı değildir. Dolayısıyla, duygusal alan ne kadar önemli olsa da, aşka mucizevi bir etki atfetmemek gerekir. Manipülatörler, özellikle de narsist sapkın, ne değişir ne de manevra ya da eylemlerinden pişmanlık duyar.
İlk önlem, her ilişkide kendine saygı gösterilmesine özen göstermekten ibarettir. Sınır koymayı bilmek, saygı “talep etmek.” Serbest kalmak ya da serbest olmak, genel olarak herkes tarafından sevilmemeyi kabul etmek, anlaşmazlığı ortaya çıkarmayı kabul etmek demektir. Karşıdakine saygı göstermek dinlemekten geçse de, partnerin görüşüne atfedilen önemin büyüklüğü “onun hoşuna gitmek” için, onun ihtiyacına göre formatlanmış bir kalıba girmeye yöneltebilir ki bu da elbette kişiliğin silinmesi demektir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

71. "Kendimizi severek işe başlayalım, kendimizi asla gözden
yitirmeyelim..."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

72. ""Küçük insan"ın yaşam yolunda ayrılıklar vardır: doğumdan memeden kesilmeye, ergenlikte özerklik edinmekten bağımsız yaşama... Ayrılıklar yoluyla farklılaşma, her bir kişinin oluşumunun zorunlu parkurudur. Kişi kendi kimliğini böyle edinir. Ayrılmak, farklılaşmaktır, dolayısıyla tıpkı her bir hücre gibi yaşamın en başında kendini tanımlamaktır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

73. "“bütün narsistik sapkınlar elbette manipülatördür, ancak bütün manipülatörler narsistik sapkın değildir.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

74. "Manipülasyon, terimin yaygın anlamında, kendi iktidarı­nı yerleştirme yönündeki az çok bilinçli bir hedefe yönelik olarak çiftler arasında -halla her grubun içinde- uygulanan küçük entrikaları kapsar. Bunlar, maruz kalan erkek ya da kadın için nahoş durumlar olsa da, yine de suç teşkil etmez."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

75. "Paranoyak, taraflı akıl yürütmeleriyle, gerçekliği ''değiş­tirir'', insanlara sahip olmadıkları niyetler atfeder, olguları kendince düzenler. Onun dünyası kendi bakış açısına tabiidir ve dayattığı kurallar bu yorumlamanın filtresinden geçerek hazırlanmıştır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

76. "Manipülatör konuştuğunda baştan çıkartır, sustuğunda ise… yine baştan çıkartır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

77. "“Tartışma, belli sınırlar içinde kalırsa -ister eşler arasında olsun ister olmasın- her ilişkiye yararlıdır. Duyguları ifade etme ve muhtemelen karşındakinin duygularını dinleme imkânı sağlar. Tartışma sayesinde önemli problemler ortaya konur, sergilenir. Dolayısıyla bu problemler hakkında konuşulur, çözümler bulunur. Tartışma yoksa çözüm de yoktur.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

78. "Gerçekten de, narsistik sapkın değişmez, asla değişmez."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

79. "Depresyon ve doğal sonucu olan rahatsızlıklar, kendini sevme güçlüğü artık sahnenin ön planındadır. Herkesin kendine kapandığı bir dünyada, mantıksal olarak, narsistik yaralar ortaya çıkmaktadır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

80. ""Eminim ki sen beni hayal kırıklığına uğratmayacaksın,” diyecektir. Böylelikle, daha ileride, ilişki içinde, “beni hayal kırıklığına uğrattın,” da diyebilecektir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

81. "“Tam da kendi sorumlu olduğu şeyden dolayı karşısındakini suçlamak konusunda manipülatörün eşi yoktur.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

82. ""Eminim ki sen beni hayal kırıklığına uğratmayacaksın,” diyecektir. Böylelikle, daha ileride, ilişki içinde, “beni hayal kırıklığına uğrattın,” da diyebilecektir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

83. "“Tam da kendi sorumlu olduğu şeyden dolayı karşısındakini suçlamak konusunda manipülatörün eşi yoktur.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

84. "Yoğun bir şekilde tepki göstermek, birbirinin boğazına sarılmak anlamına gelmez. Eğer öfke varsa öfkeyi ifade etmeyi bilmek yararlıdır. Tatminsizlik açığa çıkarılmalıdır, yoksa kırgınlık ve yanlış anlamalar katman katman yığılır ve ilişkinin bütün olumlu yanlarının üzerini örter; ilişki artık boğulur. Ötekini anlamak, ona kendini anlatmak, bütün bunlar diyalogdan geçer."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

85. "Narsistik manipülatörün amaçlarından biri hedefini büyüleyerek uyuşturmaktır. Hafifçe tıslayan yılandır o: “Güven duy!” Dı­şarıdan bakıldığında çok sıcak gözükür. Her koşulda, baş­tan çıkarmaya çalışırken, kendinin en iyi yanları gösterme­ye, kendini değerli kılmaya çalışır. Baştan çıkarma isteği as­la bir hata değildir. Narsistik sapkının özelliği ise, daha baş­tan çıkarma aşamasından itibaren -ki her aşkın böyle bir ev­resi vardır- yalan söylemesidir: Amaç kendini en iyi şekilde göstermek değil, sahte bir imaj sunmaktır. “Kafasında başka bir fikir” vardır, rol yapar, hesaplar ve elde edeceği sonuçla­rı öncelerken, kurbanına karşı küçümseme his­si besler. O, başka hiçbir şey hissetmez; hoşa gitmek isterken normalde olabileceği gibi, kendini incinir hissetmez. Onun gerçek kişiliği daha geç ortaya çıkacaktır: Bu tutum değişik­liği böyle bir kişinin özelliğidir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

86. "Özellikle manipülatörün kullandığı çatışmadır bu. Kendi iktidarını karşısındakine kabul ettirmeye, onu yıkmaya yarar. Ne ilişkileri düzeltmeyi ne de çözüm bulmayı hedefler. Tersine, yarayı azdırır ve derinleştirir. Çoğu zaman, manipüle eden kişi partnerini kendi çelişkileriyle yüz yüze bırakmak için tartışmayı "kullanır"... ve tartışma bir satır gibi inen hükümle sonlanır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

87. "Herkes kendi hayatını “sürdürür”..."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

88. "Duygular değişmektedir: Kıskançlığın yerini ilgisizlik almıştır. Militan bireycilik çağındayız, kendine yeterli olmak kişisel gelişimin en değerli yanı olmuştur. Buna paralel olarak her şey hızlanmaktadır; hatta demografik, toplumsal ve ekonomik bir kaza riski pahasına da olsa her şey hızlanmak zorundadır. Bir sürat spirali içindeyiz. Daha hızlı tüketiyoruz, dolayısıyla daha çok tüketiyoruz; “çifti” de tüketiyoruz. Bireysel düzeyde, aşk ilişkilerinde: Baştan çıkarma
süreleri kısaldı, yakınlaşma çabuk, neredeyse hemen sonuç
alınıyor, boşanmak “kolay”, aileler çözülüp yeniden oluşuyor. Çağımız hız çağı..."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

89. "Sadomazoşizm, fetişizm, teşhircilik, zorlama, eş değiştir­me: İki kişi tarafından seçilmeyip, yalnızca erkek tarafın­dan dayatıldığında, cinsel türdeki bir manipülasyona da­hil olabilecek uygulamalar bunlardır. Ender görülmeyen bu tür durumlar, kadın bunları arzu etmediğinde onun için so­run oluşturur. Bu durumda araçsallaşmanın kadının ruh hali üzerinde yıkıcı etkileri vardır. Kendini suçlu, kirletilmiş hisseder."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

90. "“Sanki sevmek her zaman her konuda anlaşmayı gerektirirmiş gibi.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

91. "“Geçmişte, çiftin özgüllüğü özellikle farklılıkları aşma yeteneğinde yatıyordu. “Uzlaşma”nın yolu biliniyordu. Bugün bu hipotez neredeyse tamamen gülünç gelmektedir.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

92. "Birçok kişi ruh ikizini aramaktadır, fakat oluştu­racakları çifte dair anlayışları geçmiştekinin asla aynı değil­dir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

93. "İşitmek; dinlemek ve benimsemektir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

94. "“Mutlak erkli kişi genel olarak kendisine hayran kalacak ve itaat edecek bir eş seçer, ama egosunu okşamayı ve tercih ettiği eşini sergilemeyi sev­diğinden, belli bir kişiliğe sahip, “dikkat çekici” bir kişiye de bağlanabilir, ki bu durumda zorbalığının olumlanmasıda güçlüklerle karşılaşabilir..”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

95. "Tartışma yoksa çözüm de yoktur. Hınç yerleşir, yanılgılar çoğalır. Çatışma, ilişkinin "tozunu temizler." Çoğu kişiye göre ilişkiyi "canlandırır." Terim doğrudur, çünkü yaşam evrilen, değişen, uyum sağlayan şeydir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

96. "İşitmek; dinlemek ve benimsemektir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

97. "Zaten eğer hiçbir şey değişmeyecekse tartışmak neye yarar?"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

98. ""Geriye dönüp baktığımda artık şunu söyleyebilirim ki bizim aramızda eksik olan şey tam da zaman zaman iyi bir kavgaydı.""

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

99. ""Sanki aramızda bilmediğim bir fırtına patlak verecekmiş de kesin bir küskünlüğe yol açacakmış gibi.""

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

100. "Son on-yirmi yıldır psikanaliz alanında yeni patolojilerin ortaya çıkışına tanık olmaktayız; bunun nedeni, basitçe, dünyanın değişmesi, insan ilişkilerinin dönüşmesi ve bizlerin de farklı biçimlerde, yeni biçimler altında acı çekiyor olmamızdır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

101. "İnsan toplumunun birinci yapısı olan çift neredeyse vazgeçilmez bir birleşmedir. Bu temel özlem yine de yanıtlanması karmaşık bir meydana okumadır. Çifte “ihtiyaç vardır”, ama aynı zamanda “çift” bizi zor durumda bırakır.
Bir çift oluşturmak, tek başımızayken asla olmayan sorunları çözmek için çözümler aramak zorunda kalmakla eşdeğerdir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

102. "Mutluluk yalnızca aşka bağlı değildir. Dolayısıyla, duygusal alan ne kadar önemli olsa da, aşka mucizevi bir etki atfetmemek gerekir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

103. "“Herkesin ne olmaya çabaladıysa o olduğunu düşünüyorum, ama bazı şeyler biz istemesek de içimize işler.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

104. "Seviliyor olmak, aynı zamanda ötekinin "değer vermesi" ondan onay ve kabul görmektir; fakat aşk gelişebilmek için bu kabulün eksiksiz olmasına mı ihtiyaç duyar?"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

105. "Bir yandan, hepimiz birbirimize benzer hale geliyoruz, androjin oluyoruz, diğer yandan kromik bir benmerkezciliğe doğru evriliyor, yalnızca kendimize bakıyoruz, ötekinden bizi tatmin edecek hazineler beklerken sonuçta öteki giderek önemsizleşiyor.Ötekinin bu "değersizleşmesi" bizim abartılı narsizmimizin doğrudan bir sonucudur."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

106. "Her evlilik engellerle, güçlüklerle, anlaşmazlıklarla karşılaşır. Eşlerden biri daima diğerine hakim olmak, hep haklı çıkmak ister. Çok sayıda çiftin şansına bu durum düşer; insan ilişkilerinde nispeten yaygın bir dinamiktir bu. Buna karşılık narsistik sapkın işi partnerinin kişiliğini keyfince şekillendirmeye kadar vardırır. Partnerinin iradesini, özsaygısını, geleceğini, coşkusunu... yaşamını elinden alır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

107. "Sapkinin arzusu yoktur, ihtiyaclari vardir, dolaysiz tatmin arar."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

108. "Eğer öfke varsa öfkeyi ifade etmeyi bilmek yararlıdır. Tatminsizlik açığa çıkarılmalıdır, yoksa kırgınlık ve yanlış anlamalar katman katman yığılır ve ilişkinin bütün olumlu yanlarının üzerini örter; ilişki artık “boğulur.“ Ötekini anlamak, ona kendini anlatmak; bütün bunlar diyalogdan geçer."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

109. "Daha baştan size “gerçek olamayacak kadar güzel” geli­yorsa ve çok tanımlayamadıgınız bir rahatsızlık hissediyor­sanız, söyledikleri hakkında en ufak bir kuşkunuz varsa, ya­lan söyleyebileceğinden çekiniyorsanız, mesleki deneyimle­ri konusunda muğlak kalıyorsa, ileri sürdükleri hakkında el­le tutulur kanıt veremeden kendini övüyorsa, kendini orta­ya sermeden sizi konuşturmaya çalıştığı hissi içindeyseniz...
o zaman böyle bir adamla diyaloga devam etmeden önce iyi düşünün."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

110. "“Neden onunla kalmaya can attığım sorusunu kendime
sıklıkla soruyordum; oysa ki bu ilişkinin beni geliştirme-
diğinin, zayıflattığının, eksilttiğinin farkındaydım. Asga-
ri bir farkmdalığım vardı yani,” diye anlatıyor Jeanne, du-
daklarında acı bir gülümsemeyle.
“Çalışmadığım için, onun sırtından geçindiğim, -dersleri
bırakmaya beni yönelten kendisi olmasına rağmen- öğreni-
me devam edecek cesaretim olmadığı için (tam olarak, ‘yü-
rek yok sende,’ demişti) bana laf ettiğinde kendi kendime
onun haklı olduğunu söylüyordum ama aldanıyordum.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

111. "“Narsistik sapkın bir ya da birden çok maske seçer, bunları ustalıkla kullanır: daha iyi vurabilmek için önce baştan çıkartır, aile için çırpınır, öteki için “kendini parçalar”; oysa ki sonradan adamakıllı “bölünüp parçalanacak” olan bu “öteki”dir.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

112. "Kendi sorumlu olduğu şeyden -iletişim eksikliği- dolayı karşısındakini suçlamakta manipülatörün eşi yoktur. Manipülatör kendini ortaya koymaz, ama muhatabını bunu yapmaya mecbur eder, bunun sonucu da partnerin otomatik olarak hatalı olmasıdır. Bu manevralardan sonra, manipülatör "duruşma bitti!" tutanağını imzalar, çıkan sonuç onu daha da avantajlı kılar, sonra da "Tamam, burada keselim, benim işim var" diye sıyırtarak geri çekilir. Cümle sonundaki bu tür imalar bir manipülasyonun tipik göstergeleridir; son bir tokat atma etkisi gösterir ve saldırıya uğrayan kişi ne tepki gösterecek zaman bulur ne de imkân. Karşısındaki çoktan çekip gitmiştir. Daha az "güçlü" partner işittiği hakaretlerle başbaşa kalır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

113. "Annem son derece kaygılı bir insandır. Ona göre her şey bir sorun kaynağıdır. Her şeyi karanlık görür. Sistematik karamsarlık onun ikinci doğasıdır. Ben küçükken ne zaman elime bir şey alsam "Dikkat, kıracaksın!" derdi. Bardağıma su koysam hemen bitmek bilmez "Dökeceksin!" ler işitirdim. Her şey için bu böyleydi. Bugün kendimden hiç emin değilsem, bunca kuşkum varsa, çocukluk yaşamamımı belirlemiş olan bu sözde felaket uyarılarının da etkisi vardır. Annemi suçlamak istemiyorum, herkesin ne olmaya çabaladıysa o olduğunu düşünüyorum, ama bazı şeyler biz istemesek de içimize işler."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

114. "Kadınlar kendilerinin sevilmek ya da dikkate alınmak yerine, daha ziyade nesne gibi kullanıldıklarını hissettikleri cinsel ilişkiyi reddettiklerinde, erkek kadının hiçbir sözüne kulak asmaz, elini zorlar ya da kadını soğuklukla, hastalıkla, hatta delilikle suçlar.
Erkeğin cinsel sorunları, ereksiyon problemleri, erken boşalma yaşandığında, şaşmaz biçimde, partnerini “ne yapacağını bilmemekle”, yeterince hayal gücüne sahip olmamakla, yeterince güzel olmamakla, fazla şişman olmakla vb. suçlar.
Çoğu zaman şöyle der: “Anlamıyorum; yalnızca seninle böyle oluyor.” Elbette doğru değildir bu."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

115. "Herkesin ne olmaya çabaladıysa o olduğunu düşünüyorum, ama bazı şeyler biz istemesek de içimize işler."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

116. "Şu deyim ne kadar yerindedir: İşitmek; dinlemek ve benimsemektir"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

117. "Onu tatmin edebilecek tek istikrarlı ve besleyici şey, geçmişte onda eksik olandır. Bu sağlanmamıştır ve bir daha gelmeyecektir… ama ömrü boyunca bunun ardından koşmasını da engellemeyecektir.
O yokluk tarafından, hiçlik tarafından teşvik edilir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

118. "Dayanışma, yalnızca eşler açısından değil, genel anlamda da geçmiştekinden çok daha az yaygındır. Bağlanma asgari düzeydedir. Her koyun kendi bacağından asılır felsefesi hüküm sürmektedir ve kişinin karşısındakini bu ihmali her türlü manipülasyona kapıyı açmaktadır, çünkü saygı kaybolmuştur."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

119. "Kadınlar kendilerinin sevilmek ya da dikkate alınmak yerine, daha ziyade nesne gibi kullanıldıklarını hissettikleri cinsel ilişkiyi reddettiklerinde, erkek kadının hiçbir sözüne kulak asmaz, elini zorlar ya da kadını soğuklukla, hastalıkla, hatta delilikle suçlar.
Erkeğin cinsel sorunları, ereksiyon problemleri, erken boşalma yaşandığında, şaşmaz biçimde, partnerini “ne yapacağını bilmemekle”, yeterince hayal gücüne sahip olmamakla, yeterince güzel olmamakla, fazla şişman olmakla vb. suçlar.
Çoğu zaman şöyle der: “Anlamıyorum; yalnızca seninle böyle oluyor.” Elbette doğru değildir bu."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

120. "...sanki sevmek her zaman her konuda anlaşmayı gerektirirmiş gibi."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

121. "Bazı şeyler biz istemesek de içimize işler."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

122. "“… günümüzde ailenin tanımı “mahrem kolektif’dir...”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

123. "Tartışma, belli sınırlar içinde kalırsa her ilişkiye yararlıdır. Duyguları ifade etme ve muhtemelen karşısındakinin duygularını dinleme imkanı sağlar. Tartışma sayesinde önemli problemler ortaya konur, sergilenir. Dolayısıyla bu problemler hakkında konuşulur, çözümler bulunur. Tartışma yoksa çözüm de yoktur. Hınç yerleşir, yanılgılar çoğalır. Çatışma, ilişkinin "tozunu temizler.""

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

124. "Başlangıçta ilişki şiirseldi, yakışıklı prensi bulduğunuzu sanıyordunuz. Her şey kusursuz gözüküyordu. Eşiniz özenli, yardımseverdi... Sonra ilişkiler değişti; şimdi kimi zaman boğulduğunuzu, cehennemde olduğunuzu sanıyorsunuz: Başlangıçtaki durum ile birkaç hafta /ay / yıl sonunda ortaya çıkan durum arasındaki bu belirgin tezat semptomatiktir.
Artık kendinizi “tanıyamazsınız”: Neşeli, yaşam dolu, canlı iyimser biriyken şimdi depresif olmuşsunuzdur, her şeyden kuşku duyarsınız, özellikle de kendinizden"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

125. "Söylenenleri değil eylemleri yargılamalı. Bu güzel sözlerin ardından hakaretlerin ya da şiddetin geleceği biliniyorsa, ezeli aşk ilanlarıyla yumuşamaya izin vermemeli."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

126. "Bir yandan, hepimiz birbirimize benzer hale geliyoruz, androjin oluyoruz, diğer yandan kronik bir benmerkezciliğe doğru evriliyor, yalnızca kendimize bakıyoruz, ötekinden bizi tatmin edecek hazineler beklerken sonuçta öteki giderek önemsizleşiyor. Ötekinin bu "değersizleşmesi" bizim abartılı narsizmimizin doğrudan sonucudur. Duygular değişmektedir: Kıskançlığın yerini ilgisizlik almıştır. Militan bireycilik çağındayız, kendine yeterli olmak kişisel gelişimin en değerli yanı olmuştur. Buna paralel olarak her şey hızlanmaktadır; hatta demografik, toplumsal ve ekonomik bir kaza riski pahasına da olsa her şey hızlanmak zorundadır. Bir sürat spirali içindeyiz. Daha hızlı tüketiyoruz, dolayısıyla daha çok tüketiyoruz; "çifti" de tüketiyoruz. Bireysel düzeyde, aşk ilişkilerinde: Baştan çıkarma süreleri kısaldı, yakınlaşma çabuk, neredeyse hemen sonuç alınıyor, boşanmak "kolay", aileler çözülüp yeniden oluşuyor. Çağımız hız çağı; önem taşıyan şey, bu baş döndürücü sürece dahil olabilmek için öteki üzerinde belli bir iktidardan yararlanmak."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

127. "Anahtarları kimin sakladığını, uzaktan kumandayı kimin kırdığını araştıran bir "paranoyak" hepimizin uzak yakın, etrafında vardır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

128. "Bana karşı hınç biriktirdiğini hissediyordum, ama
konuşmaktansa damarlarını kesmeyi tercih ederdi."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

129. "Kendine saygı esnektir. Zarar verici olaylar karşısında ya da usta bir manipülatör sayesinde sakatlanabilir ya da harap edilebilir olsa da, olumlu bir etkiyle güçlendirilebilir, onarılabilir. Sapkın manipülatörlerin kurbanlarının zihinlerinde bu umut mesajının olması önemlidir. Terapist zarar görmüş olan kişiye bastırılmış olan şeyi kendi içinde aramasında yardım edecektir: O şey tamamen yok olmamıştır, çünkü sapkın manipülatör "yok etse" bile, en mahrem katmanlara erişemez... terapist ise erişebilir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

130. "Öteki yoksa “hiçleşecek”
kadar sevmek: Bu bir aşk teminatından ziyade, tam bir teminattır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

131. "İlk önlem, her ilişkide kendine saygı gösterilmesine özen göstermekten ibarettir. Sınır koymayı bilmek, saygı “talep etmek.” Serbest kalmak ya da serbest olmak, genel olarak herkes tarafından sevilmemeyi kabul etmek, anlaşmazlığı ortaya çıkarmaya cesaret etmek demektir. Karşıdakine saygı göstermek dinlemekten geçse de, partnerin görüşüne atfedilen önemin büyüklüğü, “onun hoşuna gitmek” için, onun ihtiyacına göre formatlanmış bir kalıba girmeye yöneltebilir ki bu da elbette kişiliğin silinmesi demektir..."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

132. "Bireyin gelişiminde başlangıçtaki narsizm evresi vazgeçilmezdir. Bebek, annesinin bakışında, sözlerinde, okşayısında onun sevgisini görür. Kendini kabulün ve sevmenin ilk evresi budur, daha ileride başkalarını sevmesini ve başkalık duygusunun (öteki var!) öncüllerini bu sağlar. Bu erken ilişki öğeleri psişik büyüme faktörüdür. Çocuğun narsizmi anne babasınınkiyle belirlenir. Eğer bu ilişki tatmin edici biçimde cereyan etmișse, çocuğun kişiliğinin gelişimi, iletișim ve düșünce açısından elverişli koșullarda meydana gelir. Kimlik duygusu bu anda oluşur. Ben ile öteki arasındaki ayrım ise daha ileride gelişir. Bu gelișimin güçlüklerle karșılaștığı durumda, çocuk annesinin ilgisini çekmekte güçsüz kaldığını hisseder ve başkalarının ona verebilecekleri karşısında ilgisizlik duyar,
depresif bir "alan" olușturur. Çocuk gerçek bir ıstırap çeker ve varlık duygusunda boșluk hisseder."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

133. "Aşırı yardımseverlik, kendini vazgeçilmez kılmayı, diğeri üzerinde belli bir güç edinmeyi sağlar. Bu, aynı zamanda, gerektiğinde, karşılık istemeyi ya da sitemde bulunmayı sağlar."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

134. "Önemsiz şeyler için bitmek bilmeyen, hiç aralıksız tartışmalar. Annem babamı dalgın, uyuşuk olmakla, çok çabuk öfkelenmekle suçluyor. Babam ise annemin çok ajite olduğunu, hep kaygılı olduğunu, asla memnun olmadığını söylüyor.
Onlarla bir gün geçirmek bir horoz dövüşüne tanık olmak gibidir, ama asla kimse kazanmaz.Daima başabaş... Elbette: ikisi de haklı, ikisi de haksızdır. Bunca yıl evlilikten sonra didişmeyi bırakmalıydılar; etraflarındakiler için zor!”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

135. "Herkesin kendine kapandığı bir dünyada, mantıksal olarak, narsistik yaralar ortaya çıkmaktadır. Karşısındakini kullanarak
sürekli kişisel tatmin arayışı günümüzde bireyler arasındaki ilişkilerin parçasıdır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

136. "Uyumlu bir ilişkinin kurulması için kişinin kendi özlem
ve arzularını da ifade edebilmesi gerekir. Taraflardan birinin güçlü bir beklentisi olduğunda, ötekinin kendisinin üstüne titremesini istediğinde ve diğeri de bunu yapmadığında ya da yeterince yapmadığında, bu durum ilişkiyi kemiren
bir dengesizlik yaratır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

137. "Tartışma belli sınırlar içerisinde kalırsa her ilişkiye yararlıdır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

138. "Oysa kendine bir özerklik inşa etmek (her türlü bağımlılığın ortadan kaldırılması değil, bağımlı olunan şey karşısında çeşitlilik ve daha büyük bir mesafe), kendine özgü kimliği olan bir özne olarak kendini inşa etmektir. Çocukluğun cennet bahçesinin korumalarından vazgeçmeyi kabul etmektir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

139. "Narsistik sapkın, istediğinde kendini sevdirmeyi bilir.
Baştan çıkarma “prosedürü” içinde kendini tam da olmadığı gibi göstermeyi başanr. İlk manipülasyon eylemi burada yatar."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

140. "“ Yorumlama ve suçlamayla manipüle eder. Başkalarım yap­madıkları şey hakkında kendilerini aklamaya yöneltir. Ken­ disi ise suçlu olamaz. Eğer bir bardağı düşürür de kırarsa, bu, birisi o bardağı “düşecek gibi” koyduğu içindir kesinlik­ le. Her seferinde ötekinin kendini suçlu hissetmesine götü­ren bir zayıf nokta vardır: “Gerçekten bardağı düzgün koy­mamış olabilir miyim?” Paranoyak kişinin manipülasyonu burada yatmaktadır: Bu suçluluk duygusunu yaratmayı ba­ şarır. Bir dahaki sefere partner bardakları yerleştirme tarzı­ na dikkat edecektir: Manipülasyon, ötekinin davranışlarını değiştirmesini ve paranoyağın tepkilerini öngörerek bunlara uyarlamasını sağlamaktan ibarettir.
Paranoyak, taraflı akıl yürütmeleriyle, gerçekliği “değiş­tirir”, insanlara sahip olmadıkları niyetler atfeder, olguları kendince düzenler. Onun dünyası kendi bakış açısına tâbi­ dir ve dayattığı kurallar bu yorumlamanın filtresinden geçe­ rek hazırlanmıştır.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

141. "Günümüzde çift olmak ille de gündelik yaşamı paylaşmak değildir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

142. "Cinsellik, çiftin yaşamında manipülasyonun kolaylıkla ortaya çıkabileceği hallerden biridir.Burada ifade bulan şey ilişkinin dinamiğini, düğümlerini, problemlerini yansıtır. Cinsellik çiftin barometresidir. Uzayan anlaşmazlıklar arzuyu köstekler; özellikle de duyumsal yanı genellikle cinsel coşkuya “bağlayan” kadında bu görülür. Tükenen bir cinsellik, artık geçinemeyen çiftlerde bir şeylerin yolunda gitmediğinin ilk işareti olabilir. Şu deyim ne kadar yerindedir: İşitmek; dinlemek ve benimsemektir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

143. "Tartışma, belli sınırlar içinde kalırsa -ister eşler arasında olsun ister olmasın- her ilişkiye yararlıdır. Duyguları ifade etme ve muhtemelen karşındakinin duygularını dinleme imkânı sağlar. Tartışma sayesinde önemli problemler ortaya konur, sergilenir. Dolayısıyla bu problemler hakkında konuşulur, çözümler bulunur. Tartışma yoksa çözüm de yoktur.
Hınç yerleşir, yanılgılar çoğalır. Çatışma, ilişkinin “tozunu temizler. “ Çoğu kişiye göre ilişkiyi“canlandırır. “ Terim doğrudur, çünkü yaşam evrilen, değişen, uyum sağlayan şeydir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

144. "hızlı tüketiyoruz, dolayısıyla daha çok tüketiyoruz; “çifti” de tüketiyoruz. Bireysel düzeyde, aşk ilişkilerinde: Baştan çıkarma süreleri kısaldı,yakınlaşma çabuk, neredeyse hemen sonuç almıyor, boşanmak “kolay”, aileler çözülüp yeniden oluşuyor. Çağımız hız çağı; önem taşıyan şey, bu baş döndürücü sürece dahil olabilmek için öteki üzerinde belli bir iktidardan yararlanmak.
Her koşulda kapı, “iktidar edinmenin” en yeni aygıtı manipülasyona ardına kadar açık..."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

145. "Kendimizi severek işe başlayalım, kendimizi asla gözden yitirmeyelim"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

146. "Evlilikte anlayışsızlık ilişkiyi kangren eder."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

147. "Eşinizle ilişkinizde kendinizi boğuluyor mu hissediyorsunuz? İma yollu ya da dolaylı olarak sizi hiç durmadan eleştiriyor mu, sizin kendinize dair imgenizi yavaş yavaş değersizleştiriyor mu? Onu mutlu etmeye çalışırken, kendinizi bir
hiç olarak, işe yaramaz biri olarak mı görüyorsunuz? Başkaları, aileniz, çevreniz sizin kuşkularınızı ve kaygılarınızı anlamıyorlar ve eşinizi model bir eş ya da koca olarak mı görüyorlar? Kendinizi aşağılanmış mı hissediyorsunuz, partneriniz kimi zaman size bu aşağılanmadan yararlanıyor izlenimi mi veriyor? Hiç dostunuz yok mu ya da pek az mı var;
sizi yavaş yavaş onlardan uzaklaştırdı mı? Evde ve dışarıda
çok farklı mı davranıyor? Her eleştiriye karşı hırçın mı, sorgulanmayı, büyük ya da küçük hatalarını kabul etmeyi beceremiyor mu? Sizi her konuda ve bir hiç yüzünden sürekli suçluyor mu? Ne yaparsanız yapın onu memnun edemeyeceğiniz duygusu içinde misiniz? Bununla birükte, giderek
daha ender de olsa, zaman zaman yeniden nazik, kibar biri oluyor mu?
Eğer böyleyse, ilişkinizin sapkın bir zeminde gelişiyor olması mümkündür."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

148. ""Kendine bir özerklik inşa etmek, özgün kimliği olan bir özne olarak kendini inşa etmektir.''"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

149. "Ayrılıklar yoluyla farklılaşma, her bir kişinin oluşumunun zorunlu parkurudur. Kişi kendi kimliğini böyle edinir. Ayrılmak, farklılaşmaktır, dolayısıyla tıpkı her bir hücre gibi yaşamın en başında kendini tanımlamaktır.
Ötekini inkar etmeden, kendini biricik varlık olarak tanımak ve yaratmak: Her şey buradadır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

150. "Eğer öfke varsa öfkeyi ifade etmeyi bilmek yararlıdır. Tatminsizlik açığa çıkarılmalıdır, yoksa kırgınlık ve yanlış anlamalar katman katman yığılır
ve ilişkinin bütün olumlu yanlarının üzerini örter; ilişki artık “boğulur.” Ötekini anlamak, ona kendini anlatmak; bütün bunlar diyalogdan geçer"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

151. "Bütün narsistik sapkınlar elbette manipülatördür, ancak bütün manipülatörler narsistik sapkın değildir. Cılız bir teselli olsa da bu doğrudur."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

152. ""Kendine bir özerklik inşa etmek, özgün kimliği olan bir özne olarak kendini inşa etmektir.''"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

153. "Ayrılıklar yoluyla farklılaşma, her bir kişinin oluşumunun zorunlu parkurudur. Kişi kendi kimliğini böyle edinir. Ayrılmak, farklılaşmaktır, dolayısıyla tıpkı her bir hücre gibi yaşamın en başında kendini tanımlamaktır.
Ötekini inkar etmeden, kendini biricik varlık olarak tanımak ve yaratmak: Her şey buradadır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

154. "Sanırım Ay'ı gökten indirsem benden yıldızları isterdi."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

155. ""Sizi sevmeye başladığıma göre, onurun ve dinim adına ömrüm boyunca sizi çılgınca seveceğim.""

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

156. "Erkeğin ve/veya kadının “yapabilecekleri” arasında aşılmaz
duvarlar yoktur."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

157. "''Narsistik bir sapkının uç örneğinde yalanı ortaya çıkarmak her zamam kolay değildir, kanıtlanması ise daha da zordur. İhtiyatlı bir içgüdüsel maharetle yalan söyler. Açığa çıktığında da, kayda değer bir küstahlıkla reddetme yeteneğine sahiptir.''"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

158. "Eşitsizliğin toprağında tahakküm kolayca yeşerir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

159. ""Asla onu mutlu edemiyordum. Meyve aldığımda her zaman ya fazla olgundular ya da yeterince olgun değil! Veya saman tadında oluyorlardı ya da -doruk noktası- yenemeyecek kadar kusursuz oluyorlardı ve şöyle diyordu: "Elmalar eğer kusursuzsa, aşırı işlem görmüşler demektir: Önüne geleni alıyorsun!""

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

160. "sanki sevmek her zaman her konuda anlaşmayı gerektirirmiş gibi"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

161. "Eşitsizliğin toprağında tahakküm kolayca yeşerir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

162. "Narsistik manipülatör kurbanına kendisinin olası tek partner olmadığını, daha iyisini bulabileceğini belli etmeyi sever."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

163. "“Zaten eğer hiçbir şey değişmeyecekse tartışmak neye yarar?”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

164. "“Birinin hoşuna giden ille de diğerinin hoşuna gidecek değildir.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

165. "''Narsistik bir sapkının uç örneğinde yalanı ortaya çıkarmak her zamam kolay değildir, kanıtlanması ise daha da zordur. İhtiyatlı bir içgüdüsel maharetle yalan söyler. Açığa çıktığında da, kayda değer bir küstahlıkla reddetme yeteneğine sahiptir.''"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

166. "Başlangıçta küçük çocuk dış dünya ile kendisi arasında ayrım yapmaz, kendi dünyasını da katarak "kendini sever." "Kendi dünyası"nın kendisi ile iyi geçinmesi, onu ödüllendirmesi, onu pohpohlaması şarttır. Kendini sevmenin ilk evresi budur. Sonradan yalnızca bu "mal varlığını" (kendini sevme) edindikten sonra çocuk ötekini sevebilecek ve kendini sevilebilir hissedecektir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

167. "İşitmek; dinlemek ve benimsemektir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

168. "Bir yandan, hepimiz birbirimize benzer hale geliyoruz, androjin oluyoruz, diğer
yandan kronik bir benmerkezciliğe doğru evriliyor, yalnızca kendimize bakıyoruz, ötekinden bizi tatmin edecek hazineler beklerken sonuçta öteki giderek önemsizleşiyor. Ötekinin bu “değersizleşmesi” bizim abartılı narsizmimizin doğrudan sonucudur. Duygular değişmektedir: Kıskançlığın yerini ilgisizlik almıştır. Militan bireycilik çağındayız, kendine yeterli olmak kişisel
gelişimin en değerli yanı olmuştur."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

169. "Eşitsizliğin toprağında tahakküm kolayca yeşerir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

170. "“Madam, benzemeyi hiç arzulamadığım bütün o kadınları , sabit bir yaşamın içine fazlasıyla yerleşmiş olanları hatırlatıyor bana. Bu bana hareketsiz bir şey gibi geliyor; iç sıkıcı..."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

171. "Çifte "ihtiyaç vardır" ama aynı zamanda "çift" bizi zor durumda bırakır. Bir çift oluşturmak, tek başımızayken asla olmayan sorunları çözmek için çözümler aramak zorunda kalmakla eşdeğerdir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

172. "Eğer başkaları bize değer verir ve bizi severse, o zaman biz de kendimizi daha çok ve daha iyi severiz."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

173. "Eğer kadın kendini güvende hissetmiyorsa, kırgınlığı çok baskınsa, cinsel ilişki ona adaletsizliğe boyun eğiyormuş, kabul edilemez şeye razı gösteriyormuş gibi gelecektir. Uzlaşmaların yastıkta yapıldığı söylendiğinde, hiçbir şey bundan daha doğru değildir: Cinsel ilişkiyi kabul etmek, ötekini kabul etmektir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

174. "Sapkın manipülatör kurbanı için kendini feda ettiğine inandırmak ister. Bu, ikinci bir evrede, hem kendine yönelik bir konsensüs elde etmeyi hem de karşısındakini nankör göstermeyi sağlayacaktır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

175. "Judith kaybettiği ve kavuşmak islediği şeyi ifade eder: Kendisi."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

176. "Tutkulu ilişkilerde, ötekine yönelik sevgi aşırıdır ve kendini sevmenin aleyhine gerçekleşir (daha doğrusu kişi kendini ne kadar az severse ötekine "aşırı yatırım yapmaya" ve ona sahip olmadığı nitelikler yüklemeye o kadar çok yönelir) tersine, kendini sevmeye ne kadar önem veriyorsa, ötekini sevme imkanı o kadar azalır. Bu iki alternatiften her biri simetriğini eksilterek gerçekleşir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

177. "Sözlü ifadenin, kelimelerin narsistik sapkının taktiğinde başat bir önemi vardır: Onun manipülasyonunun anahtarını bunlar oluşturur, ama ilişkinin içinde bulunduğu evreye göre farklı kullanılırlar. Önce hoşa gitmek için, sonra istila edip tepkilere yol açmak ve sonunda da yok etmek için. Baştan çıkarmak için kelime bolluğu, ardından kısa ve özlü konuşma, hatta suskunluk, yalanlar, hakaretler, paradoksal mesajlar: her şey kullanılır. Söz kalabalıkları narsistik manipülatörün sapkınlığını gayet iyi yansıtır: bir enstrümanla oynar gibi kelimeyle oynar.

"Karşı-söz"den anlaşılması gereken şey, narsistik sapkının kelimeleri "sahte" bir iletişim için kullanmasıdır. Hiçbir zaman herhangi bir insanla gerçek bir diyalog kurmaz. Yine de kelimeleri bilir! Sustuğu zaman bile suskunluğu anlam ve sonuç doludur; bu sonuçlar arasında çoğu zaman kurbanın suçluluk duygusu yer alır: Ne yaptığını kendine sorar, kendini sorgular, anlayabilmek için olayları her yönüyle kafasında evirip çevirir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

178. "Ötekinin bu "değersizleşmesi" bizim abartılı narsizmimizin doğrudan sonucudur. Duygular değişmektedir: Kıskançlığın yerini ilgisizlik almıştır. Militan bireycilik çağındayız, kendine yeterli olmak kişisel gelişimin en değerli yanı olmuştur."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

179. "Aşk "emilme" anlamına gelmez, imha anlamına hiç gelmez. Bunların aşkla alakası yoktur . Mutluluk yalnızca aşka bağlı değildir. Dolayısıyla, duygusal alan ne kadar önemli olsa da, aşka mucizevi bir etki atfetmemek gerekir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

180. "Sanki sevmek her zaman her konuda anlaşmayı gerektirirmiş gibi."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

181. "Ben'in önemi hiç bu kadar güçlü olmamışken, aynı zamanda, geçmiş dönemlerden daha yoğun bir yalnızlık ve aşk ihtiyacı ortalıkta dolanıp durmaktadır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

182. "Hepimiz, kendimize itiraf etmesek bile, başkasına ihtiyaç duyarız."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

183. "Kitabın ikinci kısmında özellikle kadınlara hitap etmeyi tercih ettik, çünkü vakaların aşağı yukarı hepsinde narsistik bir sapkınla ilişkinin sonuçlarıyla karşılaşanlar onlardır. Bu kadınların dövülen kadınlarla birçok ortak noktası vardır; şantajlara, aşağılamalara, angaryalara, azarlara, eş ya da sevgililerinden gelen sahte vicdan azaplarına ve kaçamak pişmanlıklara karşı koymak zorunda kalanlar onlardır. Dolayısıyla, kötü muameleye maruz kalanlar onlardır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

184. "“Dayanışma, yalnızca eşler açısından değil, genel anlamda da geçmiştekinden çok daha az yaygındır. Bağlanma askeri düzeydedir. Her koyun kendi bacağından asılır felsefesi hüküm sürmektedir ve kişinin karşısındaki bu ihtimali her türlü manipülasyona kapıyı açmaktadır, çünkü saygı kaybolmuştur.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

185. "Anne-bebek ikilisinde, hiçbir şeyin eksik olmadığı tamlığın yoğunluğu vardır. Anne eğer ortada yoksa her şey eksik demektir ve bu, boșluktur. Bu erken ilişkide anne ile çocuk arasında sınır yoktur, çocuk annenin bedenini kendisininkinin bir uzantısı kabul eder (anne için de bu doğrudur, o da ilişkiyi kaynaşma șeklinde yașar). Dolayısıyla eğer anne "mevcut" değilse, bu, çocuk için, kendisinin bir kısmı eksik kaldığından, bir organının kesilmesidir. Sonuç olarak, dalgın, depresif bir anne (yokluğun bir biçimidir bu) ya da başka yerde "çok meşgul olan, daha önemli" başka șeyleri yapmak için çocuğunu terk eden anne, Anglosakson psikanalistlerin teorileştirdikleri bu "sökülüp alınma"yı ve karşılığında bir "sıkı sıkı yapışmayı" kışkırtma riski taşır. Ayrılık tehdidi ne kadar fazlaysa, sıkı sıkı yapışma da o denli yoğundur; ve bu ne kadar yoğunsa, eksiklik de o kadar telafi edilemezdir. Bu sürekli beklenti, bu ıstrap, duyumsal bir ilişki modeli yaratacaktır. Bu çocuklar yetişkin olduğunda, duyumsal ilişkilerde ben ile õteki arasındaki sınırlarda bir kırılganlıkla, hatta bir sınır yokluğuyla karşılaşırız. Ôtekinin koyduğu en ufak mesafede bu terk edilme yaşantısı, bu sökülüp alınma ve özellikle bu ıstırap hissedilir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

186. "Narsistik sapkının kalbi dipsiz bir kuyudur, hep doyumsuz biridir. Doyum sağlar sağlamaz anında "boşalır." Kurbanlar zaten yaptıklarının asla yeterli olmadığını, erkeklerinin, koca ya da eşlerinin neredeyse tatmin edilmesi imkânsız olduğunu hep söylerler. Haklıdırlar. O tatmin edilemez; ne onlar ne de başka biri tatmin edebilir. Onu tatmin edebilecek tek istikrarlı ve besleyici şey, geçmişte onda eksik olandır. Bu sağlanmamıştır ve bir daha gelmeyecektir... ama ömrü boyunca bunun ardından koşmasını da engellemeyecektir.
Onda eksik olan şey, "başka yerde" çok meşgul olan annesinin ödülleridir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

187. "En kesin değerin yalnızca hakikat olduğunu kendime itiraf etmem çok zaman aldı…"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

188. "Yaşam denen bu tiyatro sahnesinde narsistik sapkın rahatça, kendi yaptığından emin hareket eder. Kaybedecek pek bir şeyi yoktur, oysa kazanacak çok şeyi vardır. Kendi kişiliğinin içinde oturur, kendini coşkuyla geliştirir. Gönül okşayıcı ve baştan çıkartıcıdır; daha ne olsun!... ama aniden ortadan kaybolur, bir eksiklik yaratır, sizi kendine bağlar. Kimi zaman güleryüzlü, yardımsever, kimi zaman hırçın, saldırgandır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

189. "Kişi kendini ne kadar az severse ötekine “aşırı yatırım yapmaya” ve ona sahip olmadığı nitelikler yüklemeye o kadar çok yönelir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

190. "“Nasıl direnilebilir, işin içinden nasıl çıkılabilir?
Kendimizi severek işe başlayalım, kendimizi asla gözden yitirmeyelim…”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

191. "yaşamın bir anlamı olabilir ama bunu bulması gereken benim,"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

192. "Tahakküm altına girmekten korktuğu için tahakküm kurar."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

193. ""Ayrılık tehdidi ne kadar fazlaysa, sıkı sıkı yapışma da o denli yoğundur; ve bu ne kadar yoğunsa, eksiklik de o kadar telafi edilemezdir.""

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

194. "Cinsellik çiftin barometresidir. Uzayan anlaşmazlıklar arzuyu köstekler; özellikle de duyumsal yanı genelikle cinsel coşkuya "bağlayan" kadında bu görülür. Tükenen bir cinsellik, artık geçinemeyen çiftlerde bir şeylerin yolunda gitmediğinin ilk işareti olabilir. Şu deyim ne kadar yerindedir: İşitmek; dinlemek ve benimsemektir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

195. "Kıskançlıkla duygusal bağlılığı birbirine bağlamak hatalıdır. "Kıskançlık onun aşkının kanıtı" düşüncesi, sayısız yıkıcı fikirden biridir... Mutluluk yalnızca aşka bağlı değildir. Dolayısıyla, duygusal alan ne kadar önemli olsa da, aşka mucizevi bir etki atfetmemek gerekir. Manipülatörler, özellikle de narsistik sapkın, ne değişir ne de manevra ya da eylemlerinden pişmanlık duyar."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

196. "Manipülasyona sapkınlık katan şey tekrardır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

197. "Narsistik sapkının uç örneğinde yalanı ortaya çıkarmak her zaman kolay değildir, kanıtlanması ise daha da zordur. İhtiyatlı bir içgüdüsel maharetle yalan söyler. Açığa çıktığında da, kayda değer bir küstahlıkla reddetme yeteneğine sahiptir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

198. "Var olmayan birine gerçekten hitap edemeyiz."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

199. "“Şu deyim ne kadar yerindedir: İşitmek; dinlemek ve benimsemektir.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

200. "Kendine saygı, kişinin kendine bakışı ve kendine yönelik yargısıdır. Fakat, bize bağlı olmaktan çok uzak olan bu bakış açısı başkalarının bakışına fazlasıyla bağlıdır. Eğer başkaları bize değer verir ve bizi severse, o zaman biz de kendimizi daha çok ve daha iyi severiz."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

201. "Tartışma sayesinde önemli problemler ortaya
konur, sergilenir. Dolayısıyla bu problemler hakkında konuşulur, çözümler bulunur. Tartışma yoksa çözüm de yoktur.
Hınç yerleşir, yanılgılar çoğalır. Çatışma, ilişkinin “tozunu temizler.” Çoğu kişiye göre ilişkiyi “canlandırır.” Terim doğrudur, çünkü yaşam evrilen, değişen, uyum sağlayan şeydir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

202. ""Narsistik manipülatör kurbanına kendisinin olası tek partner olmadığını, daha iyisini bulabileceğini belli etmeyi sever. Bu durum elbette kadının kaygısına yol açar : Onu gerilim altına alır. Dolayısıyla bir kuklayla oynar gibi nesnesiyle oynar, çünkü onu belli düşüncelere, tepkilere sevk eder.
Bu yıkıcı dönem aylarca, hatta yıllarca sürebilir, bu sırada da kadın kendi tözünü adım adım yitirir. ""

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

203. "Kendine saygı, kişinin kendine bakışı ve kendine yönelik yargısıdır. Fakat, bize bağlı olmaktan çok uzak olan bu bakış açısı başkalarının bakışına fazlasıyla bağlıdır. Eğer başkaları bize değer verir ve bizi severse, o zaman biz de kendimizi daha çok ve daha iyi severiz."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

204. "İlk bakışta; Āşık bir erkek gibi davranır; dolayısıyla yalnızca cazibenin ve empatinin olduğu yerde anormalliği fark etmenin güçlüğü buradan kaynaklanır. İdeal erkekle karşılaştığınızı sanırsınız."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

205. "Nasıl direnilebilir, işin içinden nasıl çıkılabilir?

Kendimizi severek işe başlayalım,

Kendimizi asla gözden yitirmeyelim..."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

206. "Bir çift oluşturmak, tek başımızayken asla olmayan sorunları çözmek için çözümler aramak zorunda kalmakla eşdeğerdir.."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

207. "Tartışma yoksa çözüm de yoktur. Hınç yerleşir, yanılgılar çoğalır. Çatışma, ilişkinin "tozunu temizler." Çoğu kişiye göre ilişkiyi "canlandırır." Terim doğrudur, çünkü yaşam evrilen, değişen, uyum sağlayan şeydir.
."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

208. ".
.
Hepimiz kendimize itiraf etmesek bile, başkasına ihtiyaç duyarız.
.
."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

209. "...sanki sevmek her zaman her konuda anlaşmayı gerektirirmiş gibi."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

210. "Birlikte olmak her şeyi paylaşmak anlamına gelmemektedir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

211. "Herkesin ne olmaya çabaladıysa o olduğunu düşünüyorum, ama bazı şeyler biz istemesek de içimize işler."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

212. "Narsistik sapkın partnerinin cinsel düzlemde sınırlarını aşmasını bir onur sorunu yapar. Onu, yeni olan ve gelişmiş, 'normal' bir cinselliğin cazip değişkeleri olarak kabul edeceği pratiklere yöneltir. Çoğu durumda kadın bunları -manipülatörle ilişkinin parçası olduklarından- sevebileceği yanılsamasına kapılacaktır. Bunları kabul etmek, onu kabul etmek ve özellikle onunla bir suç ortaklığı bulmak -güç iş!- anlamına gelir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

213. ""Karım benden bir şey elde etmek istediğinde, örneğin tatilde nereye gideceğimize karar vermek gerektiğinde -ender olarak hemfikir oluruz- bana karşı çok yumuşaktır. Hiç surat asıp homurdanmadan evin bütün işlerini yapar, bana ihtimam gösterir. İstediği şeyi elde ettiğinde de önceki gibi oluruz: geçimsiz ve saldırgan. Artık kendimi sakınıyorum ve bana saldırmayı kestiğinde bunu tuhaf buluyorum!""

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

214. "Narsistik sapkının kalbi dipsiz bir kuyudur, hep doyumsuz biridir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

215. "Karşındakine saygı göstermek dinlemekten geçse de, partnerin görüşüne atfedilen önemin büyüklüğü, “onun hoşuna gitmek” için, onun ihtiyacına göre formatlanmış bir kalıba girmeye yöneltebilir ki bu da elbette kişiliğin silinmesi demektir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

216. "Gerçeklik yeterince öğe sağlamadığında, tutku yapay bir model inşa edebilir; gerçekliğe uygun olmasa bile kendi hayali modeline inanabilir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

217. "Kimileri onun “yavaş yavaş yok olup gittiğini” söylerler ki bu tamamen doğrudur. Kişinin yavaş yavaş küçülmesine gerçekten tanık olunur."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

218. "“ Manipülasyona sapkınlık ka­tan şey tekrardır. “"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

219. "“ Nereden tekrar başlarım bilmiyorum, ama sanıyo­rum ki 'gerçekten' âşık olma şansım olursa, ezilmeyece­ğim bir ilişki içerisinde bir erkekle gerçek bir diyalogu becerebilirsem…”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

220. "Duyguya "HÂLÂ İNANMAK" için nezakete inanılır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

221. ""Kendimizi severek işe başlayalım, kendmizi asla gözden yitirmeyelim...""

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

222. "Erkeğin ve/veya kadının “yapabilecekleri” arasında aşılmaz duvarlar yoktur."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

223. "Manipüle edici kadın ise ilişkide güç edinmek için, isteği doğrultusunda davrandığında ödüllendirmek, kendi yasasını dayatmak için, erkeği cezalandırmak ya da cezalandırır gibi yapmak için eşine “nöbetleşe” perhiz dayatacaktır. Daha sonra bu iktidarı yatak dışına, gündelik yaşamın tüm yanlarına taşıma fırsatı da bulur."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

224. "Narsistik sapkının art arda sürdürdüğü üç sefer; baştan çıkarma, istila etme ve yıkmadır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

225. ""Biraz pohpohlanmak, ara sıra çiçekler almak ben de isterim.""

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

226. "Her insan ilişkisi bir güç ilişkisine yol açar; kimse bundan kaçamaz."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

227. "En iyisi, elbette, eğer tartışma olacaksa, yapıcı bir tutum benimseyebilmek olur; ancak taraflardan biri diğerini manipüle ettiğinde bu pek mümkün değildir, bu manipülasyon sistematik bir hâl aldığında ise imkansızdır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

228. "Tartışma, manipüle eden için ayrıcalıklı bir alandır ve dolambaçlı, hatta bayağı yollardan sık sık bir tartışmayı teşvik eder. Öteki, "neye uğradığını bilemez" ve kendini şiddetli bir atışmanın ortasında buluverir; oysa ne böyle bir şeye niyeti vardır ne de gelişini sezebilmiştir. Zaman içerisinde, bu tür kriz anlarının meydana geleceği kaygısı yoğunlaşır ve bunları yatıştıracak yollar bulmak yerine, eşlerden en dayanıksız olanı, ne pahasına olursa olsun kaçınmaya çalışır. Bu dayanıksızlığı hisseden manipülatör de bundan yararlanır, saldırılarını yineler ve yoğunluklarını arttırır. Çünkü ötekinin itaatini asla yeterli bulmaz. Tartışmalar bir şey değiştirmez ama çift bu periyodik sürtüşmelere "alışır." Buna karşılık eğer tartışmalarda fazlasıyla şiddet varsa, muhtemelen hakaretler, hatta vurmalar görülüyorsa o zaman tartışma basit bir yaradan daha ağır iz bırakır: Bu en azından taraflardan biri için, kapanmayacak ve partnerle birlikte derinleşecek bir yaradır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

229. "Hepimiz itiraf etmesek bile, başkalarına ihtiyaç duyarız."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

230. "... Karşılıklı olarak öfkelenirler, eşin her kusuruna ve kötü huyuna odaklanılır, bunlara tahammül edilemez. En ufak alışkanlık ya da tekrarlanan hareket son derece rahatsız eder. Bu, kendini korumanın, ötekini uzak tutmanın biz tarzıdır, ama aynı zamanda bütün söylenmeyenleri de boşaltıp atar. Küçük pürüzler büyük tartışmaların yerini alır. Uzun süreden beri “ciddi bir şey” konuşmamaktadırlar: Nasıl konuşsunlar ki, sürekli tartışıyorlar! Döngü böyle tamamlanır: “her şeye rağmen” birbirini seven ama bu işleyişi sorgulama cesaretini ya da gücünü bulamayan bu çiftin arasında gerçek bir iletişim hiç mümkün değildir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

231. "Dengeli ilişkide ise bağ ve özgürlük kavramları iç içe geçer, “ben” ile “biz” arasında incelikli bir dozaj vardır: herkes yeterli bir özerklikten yararlanır, fakat hâlâ çok şey paylaşılır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

232. "Bir kadına yeniden güven duymam için zaman gerekecek."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

233. "Kişi kendini düşünerek, kendi için ve kendiyle birlikte, kendi mesleki amaçlarıyla, kendi keyfine ve arzusuna göre yaşar."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

234. "Bir kadına yeniden güven duymam için zaman gerekecek."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

235. "Derin ve ısrarlı duygular hissetmek, narsistik sapkının gözünde en kötü risktir, yani denetim ve hükümranlık yitimidir. Sevmek sunmak ve dolayısıyla maruz kalmak demektir, ama onun sunacak neyi vardır?"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

236. "“Ben ve Sen, Ben kareye eşittir. “ Birleşme bireye değer verir, bireyi abartır. Narsistik bir sapkının varlığı durumunda, yani sistematik ve yıkıcı sapkınlık içinde hareket eden bir manipülatör karşısında ise bu denklem özellikle doğrudur, partnerin zararına işler, partner ilişkide tamamen yok olur, ilişki tarafından emilir."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

237. "Tamamlayıcılıktan eşitsizliğe...

Bütün toplumlarda ve bütün zamanlarda rollerin, görevlerin cinsiyete göre paylaşılmasıyla hep karşılaşılır. Bunlar öncelikle beden gücü ve annelik gibi ikili ölçüte göre seçilir. Bu nedenle, erkek-kadın tamamlayıcılığı bir hiyerarşi öne sürüyor gibidir: Yetenekler arasında bir değer sıralaması vardır. Gerçekten de, tamamlayıcılık belli bir denge taşıyor olsa da, erkeğin rolü çoğu zaman güzeldir; yani “soylu” görevler ona verilir ya da onun için doğal olduğu varsayılan teknik yeteneklerle “donanmıştır”, örneğin matkap ya da tornavida kullanmak gibi. Oysa ki bu işler bir Herkül gücü ya da üst düzey sportif antreman gerektirmez. Her kadın günün birinde kendisine “bırak ben yapayım, sen hiç anlamıyorsun,” ya da “her şeyi kıracaksın,” dendiğini işitmiştir. Görev ve yetenekleri üstlenme ölçütü her zaman Doğanın bize verdikleri ne bağlı değildir..."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

238. "Erkeğin ve/veya kadının “yapabilecekleri” arasında aşılmaz duvarlar yoktur."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

239. "Narsistik sapkın bir ya da birden çok maske seçer, bunları ustalıkla kullanır: Daha iyi vurabilmek için önce baştan çıkartır, aile için çırpınır, öteki için "kendini paralar"; oysa ki sonradan adamakıllı "bölünüp parçalanacak" olan bu "öteki"dir. Sapkın genellikle kendini bir kurban olarak gösterir - bu aynı zamanda onun gözde yok etme taktiklerinden biridir. Atalarımız, en iyi savunma saldırıdır dememişler midir? Fakat bu sapkın aynı zamanda kendini kurban hissettiğinden, kendini onarmaya da çabalar."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

240. "Derin ve ısrarlı duygular hissetmek, narsistik sapkının gözünde en kötü risktir, yani denetim ve hükümranlık yitimidir. Sevmek sunmak ve dolayısıyla maruz kalmak demektir , ama onun sunacak neyi vardır?"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

241. "“Tam da kendi sorumlu olduğu şeyden dolayı karşısındakini suçlamak konusunda manipülatörün eşi yoktur.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

242. "En etkili dostlar, güçlü bir karakteri olanlar ve dolayısıyla değerlendirme kapasiteleri yüksek olanlar, narsistik sapkının eleştirilerinden ilk zarar görecek olanlardır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

243. "“Mutlak Erkli kişi kendi iktidarını yerleştirmek ve zorbalığını “işlemsel” kılabilmek için manipüle eder. Böylelikle zamanının en önemli kısmını, kendi yaptıklarının iyi olduğunu, fikirlerinin en iyi fikirler olduğunu başkalarına kanıtlamakla geçirir.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

244. "Hepimiz, kendimize itiraf etmesek bile, başkasına ihtiyaç duyarız."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

245. "“Yoğun” bir şekilde tepki göstermek, birbirinin boğazına sarılmak anlamına gelmez. Eğer öfke varsa öfkeyi ifade etmeyi bilmek yararlıdır. Tatminsizlik açığa çıkarılmalıdır, yoksa kırgınlık ve yanlış anlamalar katman katman yığılır ve ilişkinin bütün olumlu yanlarının üzerini örter; ilişki artık “boğulur.” Ötekini anlamak, ona kendini anlatmak;
bütün bunlar diyalogdan geçer."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

246. "“Aşk karşıdakini olduğu gibi kabul etmektir.”"

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

247. "Kadın öncelikle muhatabı olduğu şiddetin bilincine varmalı ve onu adlandırmalı, ıstırabını hatırlamalıdır. Suçluluk duygusundan kurtulmanın ilk adımı bu olacaktır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

248. "Daha baştan size “gerçek olamayacak kadar güzel” geli-
yorsa ve çok tanımlayamadığınız bir rahatsızlık hissediyor-
sanız, söyledikleri hakkında en ufak bir kuşkunuz varsa, ya-
lan söyleyebileceğinden çekiniyorsanız, mesleki deneyimle-
ri konusunda muğlak kalıyorsa, ileri sürdükleri hakkında el-
le tutulur kanıt veremeden kendini övüyorsa, kendini orta-
ya sermeden sizi konuşturmaya çalıştığı hissi içindeyseniz...

o zaman böyle bir adamla diyaloga devam etmeden önce iyi
düşünün."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

249. "Buna karşılık , benim anne babama gittiğimizde sanki kendini topluyordu. Evde bana hiç yardım etmeyen o, yardımsever, kibar biri oluyordu. Sofrada bir şey eksik olduğunda hemen kalkıp mutfağa gitmek istiyordu. "Siz rahatsız olmayın,"diyordu anneme. Kolunu iskemlemin arkalığına atıyor, boynumdan öpüyordu. Anne babam onu mükemmel buluyordu."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

250. ""Babana istiridye isteyip istemediğini sormaya gerek yok, hazmedemiyor. Onu rahat bırak; zaten et hazır." Yaklaşık 70 yıldır yediği her şeyi gayet iyi hazmeden, suskun duran babanın ne söz söylemeye ne de istiridye yemeği hakkı vardır."

- İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

Kitap yığını masa
Konu görseli — kitabın kapağı değildir. images.squarespace-cdn.com
Dolma kalem ile yazı yazmak
Konu görseli — kitabın kapağı değildir. princessinthetower.org
Kitapçı rafları
Konu görseli — kitabın kapağı değildir. sc04.alicdn.com

Pascal Couderc ve benzer kitaplar

Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
Rakamlarla ucretsizkitap.com.tr
0
Toplam Görüntüleme
0
Toplam Okunma
0
Toplam İndirme
0
Toplam Oy
0
Toplam Yorum

Okur Kılavuzu

Hangi kitabı okuyacağınıza karar vermek için künye, tanıtım ve seçme satırlardan oluşan başvuru rehberi.

Okur Kılavuzu'nin tamamı — A'dan Z'ye dizin »