Mary Shelley'nin henüz 18 yaşındayken kaleme aldığı bu eser, gotik edebiyatın zirvesi ve bilimkurgu türünün ilk örneklerinden biri olarak kabul edilir. Frankenstein, sadece korkutucu bir canavar hikâyesi değil; aynı zamanda dışlanmışlık, ön yargı ve "insan olmanın" ne anlama geldiği üzerine derin felsefi sorgulamalar barındıran bir başyapıttır. Yaratıcısı tarafından reddedilen canavarın dokunaklı savunması ve Victor Frankenstein'ın pişmanlık dolu itirafları, okuyucuyu "Asıl canavar kim?" sorusuyla baş başa bırakır. Cuma Bozkurt çevirisiyle sunulan bu edisyon, Project Gutenberg arşivinden derlenerek okurlara ücretsiz olarak ulaştırılmıştır.
Genç ve hırslı bilim insanı Victor Frankenstein, doğanın en derin sırlarını çözme ve cansız maddeye hayat verme arzusuyla yanıp tutuşmaktadır. Mezarlıklardan topladığı parçalarla bir araya getirdiği ve "ucube" olarak nitelendirdiği yaratığa hayat verdiğinde, hayal ettiği zaferin yerini dehşet ve tiksinti alır. Yaratıcısı tarafından terk edilen ve toplum tarafından dışlanan bu "Modern Prometheus"un eseri, yalnızlık ve sefalet içinde, yaratıcısından intikam almaya yemin eder. Mary Wollstonecraft Shelley'nin kaleminden çıkan bu ölümsüz eser, bilimsel kibrin sınırlarını, yaratılışın sorumluluğunu ve insan doğasının karanlık yüzünü; buz kaplı denizlerden İsviçre'nin dağlarına uzanan gotik ve trajik bir kovalamaca ile anlatıyor.
Değerlendirmeler