Yüzyüze Kitap Bilgileri
Yazar: Cengiz Aytmatov
Tahmini Okuma Süresi: 1 sa. 47 dk.
Sayfa Sayısı: 63
Basım Tarihi: Kasım 2018
İlk Yayın Tarihi: 1957
Yayınevi: Ötüken Neşriyat
ISBN: 9786051557403
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Yüzyüze Kitap Tanıtımı
Cengiz Aytmatov'un Yüzyüze isimli hikâyesi, bir Kırgız köyündeki erkeklerin askere alınması neticesinde hayatlarını tek başlarına idame etme mecburiyetinde olan kadınları, onların çektiği çileleri anlatır. Bu kadınlardan hele bir tanesi vardır ki o, cesaret ve fedakarlık timsali olarak karşımıza çıkar: Topladığı buğday tanelerinden ekmek yapmaya çalışan, her türlü meşakkate rağmen yılmayan Seyde… Ve buna karşılık savaştan kaçıp mağaraya saklanan, cephede savaşan erkeklerin cesaretinden nasiplenmemiş İsmail… Seyde'nin aşkı İsmail… Aytmatov'un, yayımlandığı zaman hayli ses getiren hikayesi Yüzyüze okuyucuya birçok duyguyu tattırırken, aynı zamanda devlet ve fert çatışmasından da bahseder. Yazar bu hikaye için şöyle der: “Yüzyüze'de anlatmaya çalışılan ana konu devlet otoritesi ve bireyin karşı karşıya gelmesi olgusudur. Bu sadece Sovyetler Birliği'nde olan bir olgu değildir; bütün savaşlarda devlet ve birey çatışması vardır.”
Yüzyüze Kitaptan Alıntılar
1. "“İnsan birini seviyorsa, bu sevginin gerçek boyutu ancak ayrılık sırasında anlaşılır…”"
2. "“Söylemek kolay,dayanmak güçtü…”"
3. "“Bir erkek ağladığını belli etmemeli, gözyaşlarını göstermemeliydi…”"
4. ""Bir insanın ne denli sevildiği en çok ayrılık anında belli olur.""
5. "Ama söylemek kolay, dayanmak güçtü..!"
6. "İnsan birini seviyorsa, bu sevginin gerçek boyutu ancak ayrılık sırasında anlaşılır.."
7. "Bir süre her şeyi unutup gökyüzüne bakmak ne iyiydi..!"
8. ""Herkes kendi yazgısını çizer.""
9. "İnsan birini seviyorsa, bu sevginin gerçek boyutu ancak ayrılık sırasında anlaşılır."
10. "Bir süre her şeyi unutup gökyüzüne bakmak ne iyiydi!"
11. "Hayal içinde yüzüyordu."
12. "Bir insanın ne denli sevildiği en çok ayrılık anında belli olur."
13. "Ulu Tanrım, sana sığınıyoruz. Bizi sen koru..."
14. "Ama buda geçer, her şey geçer..."
15. "Kimseye güvenilecek zaman değil!"
Yüzyüze Kitap İncelemeleri
Okuduğum her Aytmatov kitabında biraz daha tanıyorum Orta Asya'yı, biraz daha içime işliyor yaşanan olaylar. Orta Asya bozkırını da seviyorsunuz onunla dolaşırken.
Aytmatov okuyan bilir hikayelerin sonu hep bi hüzün ama hüzünle gelen bir cesaret örneği ile tamamlanır.
Aytmatov kitaplarında okuduğum kadarı ile kadın karakteri hiç bir zaman ezilen konumunda değildir. Hikayelerinde hep kahraman olarak geçmiştir.
Bir solukta okunabilecek bir eser. Birkaç saatinizi ayırmanız yeterli olacaktır. Yine bir savaş durumu ve yine zorlu geçen yıllar, yaşanılan onca duygu ve hepsi birbirinin içinde. Korku, aşk, heyecan, cesaret, fedakarlık, yoksulluk, acı... Tüm bu duyguları bu kısacık hikayede Seyde karakteri ile yaşıyorsunuz.
Sovyetler Birliği ve savaş, eşinden ayrılan kadın, zorluklar çeken köy halkı ile; duygusal unsurlarda ise bekleyiş, vatanseverlik, fedakârlık ve vicdan ile bizleri “yüz yüze” getiriyor. Film tadında okuyorsunuz aslında Seyde'nin başından geçen bu hikayeyi.
Köydeki diğer erkekler gibi Seyde'nin kocası da savaşa alınır fakat bir zaman sonra asker kaçağı olarak döner. Başkaları için ölmek onu bambaşka bir insan haline getirmiştir ve Seyde artık kocasını tanıyamaz hale gelecektir. Bundan sonrası kadının içindeki çekişme, fedakarlık, cesaret, aşk ve akıl. Bakalım hangisini tercih edecektir Seyde. aşkı mı galip gelecek akıl mı?
Bu hikâyede savaş; cephede olanların değil, geride kalanların savaşı. Yürekli, fedakâr ve cesur kadın Seyde ve onun hikâyesiyle tanışmalısınız.
Yüz Yüze Cengiz Aytmatov
Herkese merhabalar
Muhteşem bir eser , eser içinde kurgu , kurgu içinde muhteşem karakterlerle buradayım.
Bugün yine canım #cengizaytmatov dan #yüzyüze diyecegim
Bir kız Kırgız köyünde bütün erkeklerin askere alınmasıyla başlayan olaylar bu olayların akabinde gelişen olumsuzluklar gelen ölüm haberleri bu yiğitlerin arkasına yakılan ağıtlar, erkeksiz evlerde yaşanan hayatların dibe vuruşluğu. Bunların hepsi bir yana karakterler arasında bir Seyde var ki; sevdiği adamı askere gönderen, askerden kaçtığı haberini alan, ne yaptığı şeyi hoş gören ne de ondan vazgeçebilen Seyde.
Bu eser yayınlandığında Bir hayli ses getirmiş, okuyucuya birçok duyguyu yaşatmış, aynı zamanda devlet ve halk arasındaki çatışmayı birebir sunmuştur.
Aytmatov zaten burada bu eserin sunuş nedeni şöyle ifade eder. Der ki; " Yüzyüze'de anlatmaya çalışılan ana konu devlet otoritesi ve bireyin karşı karşıya gelme olgusudur. Bu sadece Sovyetler Birliği'nde olan bir olgu değildir; bütün savaşlarda devlet ve birey çatışması vardır" der.
Ben burada İsmail'e içten içe çok öfke duydum. Olanlar çok da hoşuma gitmedi ama yine canım Cengiz Aytmatov'um öyle bir kalem ile sunmuş ki ; mest olmamak elde değil.
Okumanızı tavsiye ediyorum.
Günün yoğunluğundan kaçmak için harikulâde seçim diyebilirim.
Sevgiler
Saygılar
Hoşça kalın
Aytmatov'un eserlerinde ilk etapta göze çarpmayan "aşk" duygusunun, bu hikâyesinde satırlar arasına işlendiği dikkati çeker. Genel olarak İkinci Dünya Savaşının toplum üzerindeki yansımalarını işleyen Aytmatov, halkın yaşam mücadelesini ve bilhassa da kadınların kudretini gözler önüne serer. Dolayısıyla genel okur kitlesinin eserler hakkındaki söylemi hep aynı tema etrafında şekillenir. Buna karşın yazarın, "Cemile" adlı hikâyesi için Fransız şair Louis Aragon "dünyanın en güzel aşk hikâyesi" yorumunu yapmıştır. "Beyaz Yağmur" hikâyesinde de Cemile'dekine benzer bir durum görülmektedir. Buna ek olarak "Kızıl Elma" hikâyesini de es geçmemek gerekir. Yine "Gün Olur Asra Bedel" romanında da Yedigey'in Zarife'ye olan meyli, aşk duygusunu "yasaklı aşk" bağlamında okura betimleme yoluyla sezdirmektedir. Demem o ki Aytmatov her ne kadar toplumsal konulara değinse de bireysel konulara da olay örgüsünde yer vermeyi ihmal etmemiştir. Yazarın bu kadar başarılı olmasının temel sebeplerinden biri de bu olsa gerek.
• Şimdi bu hikâyesinde "aşk ve sadakat"ın yer aldığı satırlara örnek olarak iki alıntı bırakayım.
"Nereye olursa giderim onunla.. tek yanımda olsun!.." (s. 17)
"İnsan birini seviyorsa, bu sevginin gerçek boyutu ancak ayrılık sırasında anlaşılır." (s. 19)
• Aytmatov okumayan kalmasın!..
2024 - 60. Kitap
Kitabın Adı : Yüzyüze
Yazarı: Cengiz AYTMATOV
Yayınevi: @otukennesriyat
Türü: Hikâye
Basım Yılı: 2023
Sayfa Sayısı : 62 Sayfa
Düşünceler: Cengiz AYTMATOV sadece Türk Dünyası 'nın değil Dünya Edebiyatı 'nın medarı iftiharıdır. Eserleri yaygın tüm dillere çevrilmiş , zevkle okunmuş ve hâlâ da büyük bir ilgi görmektedir.
Bende Ötüken Yayınları 'ndan bir çok kitabını aldım bununla beraber bir tanesi hariç ( Dişi Kurdun Rüyaları ) hepsini okudum.
1957 yılında ilk kez yayınlanan bu hikâye yazarın ikinci eseridir. Çıraklık diye tabir edeceğimiz dönemde yazılan bu eser bir Kırgız köyündeki erkeklerin askere gitmesi ve kadınların yaşadığı zorlukları anlatır.
Romanın kahramanı Seyde yeni evlendiği kocasını askere gönderiyor. Köy yaşamının zorlukları ile birlikte eşinin hasretine de katlanmaya çalışıyor. ( Kadınların çektikleri benimde yaşadığım Karadeniz Bölgesi 'ndeki kadınların yaşamlarına benziyor. Demektir Orta Asya ya da Anadolu farketmiyor Türk Kadını her yerde aynı)
Bir gün eşi İsmail askerden kaçıp gelen Seyde ahlaki ikilem içinde kalır. Kıt kaynakları ile ailesini zor geçindiren Seyde İsmail 'i hem saklamak zorunda kalıyor hemde her gün gitgide artan iştahını gidermeye çalışır.
Fedakar kadın, tembel ,egoist erkek kutupları arasında bizi yolculuğa çıkaran eser fert-devlet çatışmasına, savaşın savaş meydanında değilde cephe gerisinde yaşattığı yıkıma kadar pek çok olguyu da ustaca işliyor.
Sonuç olarak kaleminin gücünü hepimizin hâttâ tüm dünyanın bildiği yazarın bu pek bilinmeyen eserini tüm kitapseverlere zevkle tavsiye ederim
Seyde ve İsmail daha yeni evlenmişken,ülkeleri bir savaşa girer.Köyün delikanlıları askere alınırlar,İsmail'de savaşmak için gider.Fakat bir gece savaştan kaçarak evine döner.Ve köyde bir mağarada saklanmaya başlar.Seyde İsmail'e geceleri yemek götürür,kimseye de sezdirmez.Gelgelelim tanıdığı sevdiği o adam,kaçak olarak geçirdiği her gün başka birisine dönüşür.Seyde elindeki kısıtlı erzagini kullanir fakat İsmail doymak bilmez, sürekli daha fazla yemek ister.Bir gün Seyde'nin komşusu Totoy'un ahırından ineği çalınır.Totoy'un kocasi savaşta şehit olduğu için 3 çocuğuyla bir başına kalmıştır ve erzaklari da kalmadığı için ineğin doğum yapmasını ve süt vermesini bekliyorlardi.Seyde ineği kocasının çaldığını ve kestiğini farkeder ve kocasi da acimasizca kendisini savunur.Ve o anda anlar ki İsmail onun sevdiği İsmail değildir, vatanına ihanet edip savaştan kaçan adam onun kocası sevdiği adam olamaz.Muhtara ve askerlere kocasinin yerini göstererek yakalatır.Bu esnada da kocasıyla yüz yüze gelir ki kitap ismini buradan almıştır.
Hikayenin spoilerini vermis gibi olsam da olaylarin detayli yüzünü anlatmadim,okuyanlar bilirler.Dün akşam kitaba başlamıştım ama geç saat olduğu için bırakmıştım elimden okumadan.Bugün ise elime aldığım andan itibaren bir solukta okudum, bırakamadım,zaten kısa bir hikaye.Okuması son derece keyifli.