Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Yürekdede İle Padişah - Cahit Zarifoğlu | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Yürekdede İle Padişah Kitap Bilgileri


Yazar: Cahit Zarifoğlu
Tahmini Okuma Süresi: 2 sa. 28 dk.
Sayfa Sayısı: 87
Basım Tarihi: Ekim 2015
Yayınevi: Beyan Yayınları
ISBN: 9789754731279
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Yürekdede İle Padişah Kitap Tanıtımı


Eşeğini kaybeden Yürekdede, pazardan küçük bir deve satın alır. Her yıl çıktıkları yaylaya gitmek üzere hanımı Ayşe Nine ile yola çıkarlar. Az giderler, uz giderler, dere tepe düz giderler. Konakladıkları yerde atlılar çıkar karşılarına. Onları doyurmak için "bir güzel söz, bir sevgiye" aldığı deveciği keser Yürekdede. Padişahın atlıların arasında olduğunu fark edemezler. Saraya davet edilirler. Sonra ne oldu, dersiniz. "Yürekdede ile Padişah" kitabı bu mutlu sona adım adım yaklaştıracak sizi.




Yürekdede İle Padişah Kitaptan Alıntılar


1. "Edep herşeyin başıdır."




2. "Bazı insanların hayvandan bile aşağı olması mümkün, eğer kalbinde merhametin zerresi kalmamışsa"




3. "" 'Neden korkarsın Yürekdede..'
'Neden olmasın evlâdım,
biz bir kıl çadırla
bir kırık tencerenin
hesabını
öte dünyada
nasıl vereceğiz diye
tasalanır dururuz..'""




4. "-Kaça bu sevimli, cana yakın devecik? (demiş yürekdede)

- Bir sevgiye bir güzel söze verdim gitti demiş sahibi."




5. ""




6. "Merhamet olmasaydı hayat da olmazdı."




7. "Hakkını helâl et gidip gelmemek var gelip görmemek."




8. "Uyumak var, uyanmamak var."




9. "Sonra Allah bize sorar ne ettiniz diye."




10. "Ey yüce Rabbim,
Beni amellerimle tartma…"




11. "Bazı insanların hayvandan bile aşağı olması mümkün,
Eğer kalbinde merhametin zerresi kalmamışsa."




12. "- Hey İlahi dedi Yürekdede, dağların başka, sahillerin başka. Güneşi alıp götürüyorsun, karanlığı çekip getiriyorsun."




13. "Merhamet olmasaydı, hayat da olmazdı."




14. "Bazı insanların hayvandan bile aşağı olması mümkün, eğer kalbinden merhametin zerresi kalmamışsa."




15. "Eğer hayvanlar aralarında konuşuyorlarsa kim bilir neler söylüyorlar insanoğlu için."





Yürekdede İle Padişah Kitap İncelemeleri


Geceleri ufak kardeşime okumak için aldığım bu kitap bana da çok iyi geldi. Zarifoğlu bu kitabında Yürekdede Hasan ve Ayşe Nine'nin sıcacık, yüzümüzde tebessüm bırakan diyaloglarıyla insanda güzel duygular bırakıyor. İslami unsurların ağırlıklı olduğu bir kitap olduğundan Arapça kelimeler geçiyor. Bu kelimeleri görmezden gelirsek sade ve akıcı bir anlatımı var.

Zarif adam yine güzel anlamlar yüklemiş. Kısa bir yerde günümüzde eski isimlerin yerine Gök, Kaya, Taş, çiçek miçek isimleri konulmasını dile getirmiş. Sadece kendi çıkarımız için karşımızdaki insanın durumunu görmemez den gelmemeliyiz. Her halimize şükretmemiz gerektiğini, yapılan iyiliğin er ya da geç bize geri döneceğini göstermiş. Paylaşımcı olmamız gerektiğini vurgulamış.
Kitabın sonunda Hz Süleyman'la Kirpi ve Köyümüze Yağdı Karlar adlı iki ufak hikaye daha yer alıyor.

Konusu Yürekdede'nin pazardan bir deve alması sonrasında ise Ayşe Nine ile yaylaya gitmek için çıktıkları yolda padişah ile karşılaşmaları ve sonrasında olanları anlatıyor.
Hz. Süleyman ve Kirpi de ise Kirpinin yavrusu üzerinden merhamet konusu ele alınmış.
Köyümüze Yağdı Karlar da ise Allah'a unutup piştiye, oyuna dalan köylülerin karda kalıp başları sıkışınca imam Ali'nin onları nasıl hizaya getirdiği anlatılıyor.

Cahit Zarifoğlu yazdıysa, ne olursa olsun okuyalım. Anlamaya çalışalım. Keyifli okumalar dilerim.




Sevmek mübâlağa sanatıdır, abartın...

Cahit Zarifoğlu da öyle yapmış. Yürek Dede ve Ayşe Nine'nin birbirlerine olan tatlı tatlı muhabbetlerini mübâlağa sanatıyla gönüllere dokundurmak istemiş. Okurken ben de ufak dokunuşlar yapmak istedim bazı yerlere.
Muhabbetin güzelliği samimiyetindedir.
Mini bir diyalog bırakmak istiyorum şuraya...

"- Kadıncığım, epeydir benden hiçbir şey istemezsin, iste ki yapayım, sen emret bir kere de ben yapayım.
+ Aman efendim, dedi Ayşe nine, o nasıl söz, asıl ben senin ayağının türabı olayım, emret kendimi yoluna kurban vereyim
- Aman gözümün nuru, sultanım! Bu nasıl kelâm? Beni macup eder, helâk edersin. Ben senin bir emrini işitmek isterim."

Zarifoğlu böyle tatlı bir muhabbet, ilgi ve alaka ikliminde namaz, dua, kurban, israf, misafir adabı, teslimiyet gibi değerleri hikayelerine yerleştirmiş. Bir bahçeye rengarenk çiçekler ekmiş sanki.

Süleyman peygamber ve kirpiyle merhameti kucaklarken yirmilikler hikayesinde yirmiliklerden nasiplenmenin mahrumiyeti sahip çıkılmayan değerlerin neticesinde kendini gösteriyor.
Üç hikaye de ayrı ayrı dünyalara açılan kapılardı.

Uyumak için masal okumaya ihtiyacım yoktu. Ama uyumadan önce kendi dünyamdan çıkıp bir masalda soluklanıp, dinlenmeye ihtiyacım vardı.

" Meleklerin kanatları altında, ötelere uzanan rüyaların tatlı salıncağında, ocaktaki alevi besleyip yaşatan taze hava gibi bir uyku"ya gerçekten ne çok ihtiyacım vardı...




Eşeğini kaybeden Yürekdede, pazardan küçük bir deve satın alır. Her yıl çıktıkları yaylaya gitmek üzere, hanımı Ayşe Nine ile yola çıkarlar. Az giderler, uz giderler, dere tepe düz giderler. Konakları yerde, atlılar çıkar karşılarına. Onları doyurmak için “bir güzel söz, bir sevgiye” aldığı deveciğini keser Yürekdede, Padişahın, atlıların arasında olduğunu fark edemezler. Saraya davet edilirler. Sonra ne oldu, dersiniz? “Yürekdede ile Padişah” kitabı bu mutlu sona adım adım yaklaştıracak sizi.
Cahit ZARİFOĞLU, 1940’ta Ankara’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğrenimini tamamladı. Değişik kurum ve kuruluşlarda çalıştı. TRT’de görev aldı. En son İstanbul radyosunda “denetçi” olarak görev yapıyordu. Evli ve dört çocuk babası olan Cahit ZARİFOĞLU, 7 Haziran 1987’de vefat etti. Cahit ZARİFOĞLU, şiirleriyle edebiyat dünyamızda kendinden söz ettirdi. Çağdaş şiirimizin öncüleri arasında yer aldı. Hikâye, günlük, roman ve deneme yazarlığı yanında, 1980’li yılların başında, çocuklar için de yazmaya yöneldi. Her yaştan insana yönelik çocuk kitapları, geniş yankılar uyandırdı. Bu yönüyle çocuk edebiyatımızın klasik kitapları arasında, onun eserlerinin önemli bir yeri bulunmaktadır. Çocuk kitaplarının kahramanları, çoğunlukla hayvanlardır. Hepsi de insan gibi düşünür. Biz onları okudukça serçenin, ağaçkakanın, aslanın, tilkinin, kırlangıcın insan gibi konuştuğunu kolayca anlayabiliriz. Bu yazarlık biçimi, Cahit ZARİFOĞLU’nun çocuk edebiyatımıza açtığı bir penceredir…




Kitap üç öyküden oluşuyor. Bunlar: Yürek Dede İle Padişah, Hz.Süleymanla Kirpi, Köyümüze Yağdı Karlar. Kitap, etkileyiciydi okumanızı tavsiye ederim. Kısaca öykülere değinmek istiyorum.

Yürek Dede İle Padişah
Yürek dede ve Ayşe nine gibi insanlar var mı diye düşünüyorsunuz kitabı okurken. İki eş birbirlerine öyle saygılı sevgili ki hayran kaldım. Sevdiği kadına: Cankuşum, dünya ortağım diye konuşuyor Yürek dede. Aşkın en saf halini gördüm onlarda. İkiside birbirinden merhametli insanlar. Kendi yiyecekleri az ama misafir geldi diye devrelerini kesecekler kadar cömertler. Yürek dede isminin hakkını veriyor o kadar yürekli ki konuşmasıyla insanı değerli olduğunu hissettiriyor.

Hz. Süleymanla Kirpi
Hz. Süleyman bir gün çeşmenin yanında bir kirpiden yüzünü silmek için yumuşak bir şey ister. Kirpide kendi yavrusunu getirir. Hz. Süleymanda hiç olur mu bununla el yüz kurulamak, diye sorar. Kirpide: "Ey Allah’ın Nebisi der, bundan daha sevgili ve daha yumuşak bir şey yok benim için der." Anne kirpinin yüreğindeki merhamet ne kadar büyük dimi yavrusu ona dikenli gelmiyor. Yüreğindeki yumuşacık sevgi ile yavrusunu seviyor. Bu hikayede ki bir alıntı beni benden aldı. "Merhamet olmasaydı, hayat da olmazdı." diye. Yüreklere merhamet ekelim ki, umut tohumları biçilsin.

Köyümüze Yağdı Karlar
Isınma sorunu yaşayan köylüler imamın bir oyunu ile camiye gelirler. Allah'a odun ile dua ettiklerinde, dışarda oduncularla karşılaşılarlar. Tabi imamın onları camiye nasıl getirdiği konusu gülümseticiydi.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: