Yolda Kitap Bilgileri
Yazar: Jack Kerouac
Tahmini Okuma Süresi: 14 sa. 3 dk.
Sayfa Sayısı: 496
Basım Tarihi: Aralık 2012
İlk Yayın Tarihi: 1993
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
ISBN: 9789755395531
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Yolda Kitap Tanıtımı
Yolda, orijinal rulo haliyle Türkçe'de...
Jack Kerouac'ın Yolda'sı ilk olarak 1957 yılında Viking yayınevi tarafından basıldı. Kerouac'ın okurların gözünde artık efsaneleşmiş olan hikayeye göre, yaklaşık üç yıl boyunca aldığı notlar ve yaşadıklarına dayanarak, üç haftalık bir oturumda daktiloda, kendi hazırladığı uzun, tek bir ruloya yazdığı romanı, yazarın ve editörün büyük uğraşları, tekrar tekrar elden geçirmeleri ve çıkarmalar yapmaları sonucunda basıldı. Kısa sürede bir kült eser haline gelmiş ve bütün dünyada efsaneleşmiş olsada, bu basılan Yolda, "uslanmış" bir Yolda idi.
Kitabın basılışının 50. yılı anısına ve kitapta geçen kişilerin gerçek adlarının kullanılmasının artık sorun olmaktan çıkmasıyla, ilk kez orijinal rulo olduğu haliyle basıldı. Biz de kısa sürede, titiz bir çalışmayla bu eseri Türkçe'de yayımlıyoruz...
(Tanıtım Yazısından)
Yolda Kitaptan Alıntılar
1. "Gözlerimiz tavanda, Tanrı hayatı neden bu kadar keder verici kılmış olabilir, diye kafa yorduk..."
2. "“Yoldaş, sana elimi veriyorum!
Paradan kıymetli sevgimi veriyorum,
Vaazlar yerine ya da yasalardan önce, kendimi veriyorum,
Sen verecek misin kendini bana? Çıkacak mısın benimle yolculuğa?
Bağlı kalsak mı birbirimize, yaşadığımız süre boyunca?”
- Walt Whitman"
3. "Hızla giden bir arabanın dikiz aynasına yansıyordu hayatın anlamı..."
4. "Geriye dönüp baktığımda nasıl bu kadar salak olabildiğime şaşırıyorum."
5. "“Her şey çok güzel giderken, çok güzele odaklanıp, her şeyin gittiğini fark edememiştik.”"
6. "her şey çok güzel giderken çok güzele odaklanıp ,
her şeyin gittiğini fark edememiştik."
7. "''Gökyüzü geniş, hayat kısa, hayaller sonsuzken yol özgürlüktü. Yol dostluktu, maceraydı; sonsuz olasılığın toplamı, yaşamın kaynağıydı.''"
8. "Ondan hoşlanmıştım galiba. Sonradan kanıtlayacağı gibi iyi biri olduğundan değil, her şeye hevesli olduğundan."
9. "“ben düşünmekten yoruldum, benim yerime de düşünür müsün? ilgilenir misin insanlarla, yalanla, yalnızlıkla? geceleri birdenbire bastıran sağanak yağışlı korkuları alır mısın yamacımdan? gündüz gözüyle sevemiyorum kimseyi. yüreğimdeki bu düğümü çözebilir misin?”"
10. "“Onunla bir gece daha gizlenmeye karar verdim dünyadan, sabahın canı cehennemeydi.”"
11. "Bu, hayatımın en değişik, en garip anıydı; kim olduğumu bilmiyordum, evimden uzakta ve yol yorgunuydum, daha önce görmediğim ucuz bir otel odasında yatıyordum."
12. "Anne, ben de bir gün berduş olacağım."
13. ""Hepimiz aynı yolun yolcusuyuz. Hiçliğin altüst olmuş gölünde ufak dalgalarız.""
14. ""İnsanlar değişir, dostum, bunu anlamak zorundasın.""
15. "Doğruyu söylediğini biliyordum ama doğrularla canımı sıkmak istemiyordum."
Yolda Kitap İncelemeleri
Yolculuk yapmayı hayatının ideolojisi olarak tanımlayan yazar Jack Kerouac, 1950'lı yılların son senelerinde ülke içerisinde ve Meksika'ya yaptığı serüvenli yolculukları anlattığı 'Yolda' romanında diğer taraftan Neal Cassady ile olan yakınlığını anlatır ve Cassady'den ne denli etkilendiğine vurgu yapar her daim...
1951 senesinde büyük bir gayret sergileyip aniden yazdığı bu roman, ülkesinde ancak 1957 senesinde sansürlü ve hikaye kahramanlarının isimleri değiştirilmiş haliyle yayınlanabilir. Orjinal metnin yayınlanması ancak iki binli yıllarda mümkün olacaktır.
Bizim ülkemizde ise bu roman ilk 1993 senesinde, artık faal olmayan Kıyı Yayınları tarafından yayınlanmıştır. 2008 ve 2009 senelerinde Ayrıntı Yayınları, romanı yayınlamış fakat yayınlanan kitapta kahramanlarımızın isimleri değiştirilmiş haldedir yani metin orjinal değildir. Zaten bu yayınevimiz sonraki yıllarda bu kitabı tekrar yayınlamamıştır. 2016 senesinin Aralık ayında Siren Yayınları ülkemizde ilk orjinal metni yayınlayan yayınevi olmuştur. Hikaye içerisinde sevdiğimiz kahramanların (Neal Cassady, Allen Ginsberg, Carolyn Cassady, Bill Burroughs) isimlerine rastladıkça tebessüm ediyoruz. Başarılı çevirmenimiz Avi Pardo'nun dahiyane Türkçesi ile daha da kıymetlenen bu eseri ( reklam yapıyormuşum gibi görünmek istemiyorum fakat) Siren Yayınları'ndan okumanızı tavsiye edeceğim.
Keyifli okumalar...
Amerikan edebiyatı yazarı Jack Kerouac’tan Beat Kuşağı destanı olarak betimlenen kitap “Yolda” Satır başı, bölüm ve paragraf yapılmadan yazılan orijinal rulonun dokunulmadan basılmış hali.
Kuzey Amerika’ya has bir kullanım olan, “Hobo” kelimesi; iş arayarak oradan oraya seyahat eden gezginleri, bilhassa trenlere kaçak binmek sureti ile ülkede dolanan ve yerleşik hayatı benimsemeyi reddeden göçebe ruhları betimler.
Yerinde duramayan iki hobo olan Jack ve Neal’in durmaksızın yıllarca aldıkları yolun hikayesi olan kitap bir solukta akıyor. Çünkü duru durağı yok.
Yolda, üç haftalık hemen hemen kesintisiz bir süreçte, rulo haline getirilmiş kağıt öbeklerinde daktilo ile yazılmış ve sonrasında, Kerouac’ın dokunuşları ile uzun ve özenli bir hazırlanma süreci geçirmiştir.1951 de tamamlanan roman, ahlaka aykırı unsurlar barındırdığı gerekçesiyle uzun yıllar yayınevlerince reddedilmiş, ancak 1957’de, kısaltılıp sansürlenerek yayımlanmıştır. Kerouac ve arkadaşlarının tecrübelerini esas alan romanın gerçek kişilerle ilintisi de, karakterlerin isimlerinin değiştirilmesi suretiyle kesilmiştir.
Kerouac’ın spontane düzyazı adını verdiği ve caz ile bebop tınılarından esinlendiği duygusu yaratan kendine özgü anlatımı ile pek çok metne imza atmış ve yazınında “hayata öykünmektense onu resmetmeyi amaçladığını” belirtmiştir. Orijinal rulo, kısaltılıp değiştirilerek yayımlanan metnin ham ve özgün halidir.
Avi Pardo’nun çevirisi ile SirenYayınları’nın Türkçeye kazandırdığı “Yolda” 357 sayfa. Karton kapak.
Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Gökyüzü bunca geniş, hayat bunca kısa, hayaller bunca sonsuzken yol özgürlüktü. Yol dostluktu, maceraydı; sonsuz olasılığın toplamı, yaşamın kaynağıydı. Yolun sonunda aşk vardı, söz vardı, ses vardı; başlangıçlar hep şen, hep heyecanlıydı. Hızla giden bir arabanın dikiz aynasına yansıyordu hayatın anlamı, öyle bir şey varsa tabii; tan kızıllığında, gecenin bağrında, bir dostun yanı başında. Hareket halinde olan için ölüm yoktu, tasa yoktu; devinim vardı sadece, dünyayı berraklaştıran, yaşamı anlamlı kılan. Yıldızların altında, hızla giden arabaların arka koltuklarında, kaçak atlanan tren vagonlarında, çadırlarda, barakalarda, uzak diyarlarda kutsal yaşam vardı ve yüreklerindeki coşkuyu daracık bir dünyaya sığdıramayanlar, yollarda şahlandı. Nereye olursa...
Bir caz melodisi gibi kıvrak ve neşeli, bir esrimeydi hayatın kendisi, tıpkı bir düş gibi ve tüm gerçekler, hızla giden bir aracın tekerleklerini öpen asfalt misali önlerine seriliverdi.
Jack Kerouac, bir döneme damga vuran Yolda’da kendi hikâyesini anlatıyor. Sansürsüz, yalansız, olduğu gibi. Belge niteliğinde bir roman, aynı zamanda bir şarkı bu belki de; özgürlüğün, arayışın, dostluğun, kayıp babaların ve küskün oğulların, onulmaz yaşam hasretinin şarkısı.
Yaşama ve aşka saygıyla: Yolda!
‘’Dean'le ben, Amerikayı ve Amerikalı insanın özündeki iyiliği bulmak için Whitman sonrası Amerika'da yolculuğa çıktık ... Bu aslında Tanrıyı bulmak için ülkede gezinen iki Katolik arkadaşın hikayesiydi. Sonunda onu bulduk.’’ Jack Kerouac – Mektuplar
Kitap, Büyük Buhran ve 2. Dünya Savaşı sonrası 1940-1950’li yıllarda, görece istikrara kavuşan Amerika’nın tabuları yıkmaya çalışan, farklılık arayan, ‘’Beat’’ kuşağı yazarlarından olan Jack Kerouac’ın en önemli eseri. 1957 yılında yayınlanan kitap Beat Kuşağının kutsal kitabı sayılıyor. Adından anlaşılacağı üzere bir yol-yolculuk hikayesi. Ana karakterimizin, Dean (Neal Cassady) ile ABD’yi baştan başa gezmelerini, maceralarını okuyorsunuz. Düz yazıyla, bilinç akışı şeklinde yazılmış, edebi kaygı içermeyen bir kitap. Gereksiz ayrıntılarla uzatılmış kısımları beni çok sıksa da son Meksika gezileri hoşuma giden tek yeriydi diyebilirim. Uyuşturucu, seks, marihuana kullanımı çokça geçse de hiç pornografiye kaçmadan, ‘yolda’ olmanın önceliğine ağırlık verilmiş. Dikkatimi çeken bir şey de Meksika gezisinde genelevde Stan’ın 15 yaşında kızla birlikte olmasını yazmasıydı. Şimdilerde olsa suç sayılıp ifadesi alınırdı sanırım.
Kitabı çok beğenmesem de Amerikan edebiyatında yeri olduğu için okunabilir.
Beat kuşağının edebiyat cephesindeki en önemli eserlerden biri.
1940'ların sonunda tek başına ya da arkadaşlarıyla yaptığı çılgın yolculukların, o yolculuklarda ve gittiği yerlerde yaşadıklarının hikayesi bu.
Tam anlamıyla çılgın bir roman. kitaba sürekli bir devinim hissi hakim. beat kuşağının anlayışına göre en önemli şey devinim zaten: yerinde durma, sürekli hareket halinde ol, hayata karış, insanlara karış, yollara karış...
kerouac kitapta aslında kendi hikayesini anlatıyor ama buna bir otobiyografi denemez kanımca çünkü kitabın ana kahramanı kendisi değil de daha çok arkadaşı neal cassady. Çılgın bir adam. Hayat enerjisiyle ve coşkuyla dolu biri.
kitabın geneline düzen karşıtlığı, bebop ve türevi siyahi kökenli müzikler, farklılıklara (hatta aşırılıklara) dair hoşgörü sinmiş durumda. bunları çok net ve coşkuyla aktarıyor okuyucuya.
kitapta bolca argo da var. 50'lerde kerouac kitabı yazdığında yayınevleri bu sebeple kitabı basmak istemeyince yazar bu kez kitabı sansürlemiş ve kısaltmış da o şekilde yayınlatabilmiş. kerouac kitabı üç haftada ve rulo kağıda kesintisiz olarak yazmış. Düzeltmeleri sonra yapmış. kitabın yazımındaki bu orjinalliği koruma adına kitap da sanki rulo kağıda basılı gibi hiç bölümlenmeden, paragraf girişi bile verilmeden tek ve dev bir metin şeklinde basılmış. başlarda bu biraz sıkıcı gibi gelse de kitap o kadar akıcı ki kısa süre sonra akıp gittiğini hissediyorsunuz.
İnsanın bebop müzikler dinleyip yollara düşesi geliyor kitabı okurken.