Yavaşla Kitap Bilgileri
Yazar: Kemal Sayar
Tahmini Okuma Süresi: 6 sa. 58 dk.
Sayfa Sayısı: 246
Basım Tarihi: Ağustos 2020
İlk Yayın Tarihi: Aralık 2015
Yayınevi: Kapı Yayınları
Orijinal Dil: Türkçe
ISBN: 9789752448377
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Yavaşla Kitap Tanıtımı
Büyüğün küçüğü yendiği bir dünyadan, hızlının yavaşı yuttuğu bir dünyaya doğru gidiyoruz.
Afrika sözünde söylendiği gibi, “O kadar hızlı gidiyoruz ki ruhlarımız arkada kalıyor.”
Kemal Sayar, daha akıllı telefonların, daha hızlı internetin ve daha hızlı otomobillerin çağında yaşayan bizlere, üzerinde “Yavaşla!” yazan bir tabela gösteriyor âdeta. Hatırlamanın, o geniş şimdide yani anda olmanın, yavaşlığın keşfi ve keyfini sürmenin erdemleri üzerinde düşünmeye çağırıyor bizi. Herkesin zamansızlıktan yakındığı bu çağda; hız yapmanın zaman kazandırmadığını, o hızla benliğimizden, sevdiklerimizden ve biricik hayatımızı duyumsayarak yaşamaktan uzaklaştığımızı anlatıyor. Modern hayatın baş döndürücü hızından uzaklaşmak ve sevdiklerinin gözlerinin içine bakmak isteyenler için, bir kılavuz kitap.
Baskı üstüne baskı yaparak çok sayıda okura ulaşan Yavaşla, elinizdeki genişletilmiş yeni basımıyla, sizi yeni farkındalıklara çağırıyor.
Yavaşla Kitaptan Alıntılar
1. "İnsan bir başkasını en çok yaralarından tanır. Kendi yaralarından."
2. "“Dünyaya kalbiyle sokulanlar çabuk yaralanır; kalp hassastır, hile bilmez.”"
3. "Yavaşlayın! Bu hayattan sadece bir defa geçeceksiniz."
4. "Herkes konuşuyor ama pek az insan dinliyor."
5. "Her şey bir mucize, sen bakmayı bilirsen."
6. "İnsan bir başkasını en çok yaralarından tanır. Kendi yaralarından."
7. "Yavaş yavaş delirdim ve siz fark etmediniz..."
8. ""Ne kimseyi incit, ne kimseden incin""
9. "Gittikçe yalnızlaşıyoruz."
10. "Her insan kendine bir yurt arar."
11. "Dünyaya kalbiyle sokulanlar çabuk yaralanır; kalp hassastır, hile bilmez."
12. "Ne kadar çok insanla temas halinde olursak her birine vereceğimiz dikkat o ölçüde azalır."
13. "İnsan, fark edilmek ister."
14. "Anlaşmak için zaman gerekir."
15. ""Kendin ol! ""
Yavaşla Kitap İncelemeleri
Geçenlerde fark ettim; durup düşününce, durmaya düşünmeye vakit ayırınca fark ettim. Öğretmenliğe başlayalı 20 yıl olmuş. Ne okullardan geçmiş, ne öğrencilerle ders yapmışım. Saçlarıma kırağılar düşmüş, geleceğe dair hayaller kurmak yerine bir kaç güzel hatıraya sığınır olmuşum. “Haydi anlat bakalım şu 20 yılı" deseler, bir kompozisyon yazacak kadar bile hatıram yok. Hayatın en güzel günler metruk bir Manastır gibi yıkık dökük kalmış.
Faruk Nafiz “Han Duvarları” nı Ulukışla yolundan Orta Anadolu’ya giderken bir kaç günlük süreçte yazmıştı. İnsan bunu duyunca yaşadığı -af edersiniz- yaşamadığı günlere hayıflanıyor.
Artık hiçbirimizin durup düşüneceği vakti kalmadı. Ruhumuzu daha hızlı bir dünyaya sattık. Hayat öyle hızlı ki bir kaç gün geriden takip etseniz taşradan gelen yaşlı köylü ilk kez geldiği bir şehirde kendini nasıl ürkek hissediyorsa siz de öyle kalıveriyorsunuz. Tanımayanlar "Yazık garibe." deyip yüzünüze selam ruhunuza huzur vermeden geçip gidiyorlar.
Oysa güzellikler, onları seyretmek için duranlara ancak bir şeyler söyler. Sesini duyanlara konuşur.
Modern hayat bizi bir hız yarışının içine çekti, öyle ağır bedeller ödetiyor ki... Koşarken anlamıyoruz ne kadar ücret ödediğimizi. Cebimize sıkıştırılan bir kaç lira hakikati perdelemeye yetiyor.
Kemal Hoca: “Yavaşla, çünkü bu hayattan yalnız bir kez geçeceksiniz.” Diyor. Bu konuda söyleyeceği daha çok şey var...
Psikiyatrist Prof.Dr Kemal Sayar kendisini merak edip biyografisini arastırdığımda psikiyatri dalında uzmanlık yapmış kendini cok iyi geliştirmiş çok donanımlı çok bilgili hala üniversitede hocalık yapıp hasta kabul edip diyaloglarıda çok iyi bir doktor ve bunun yanında harika bir yazar neden daha önce kitaplarıyla tanışmadım diye çok üzüldüm
kitabınıda tesadüfen tasavvuf kitaplarını araştırırken fark ettim. Kitabi alıp okuduğunuz sizde bana hak verecek neden daha önce okumadım diyeceksiniz.
kitabı ana ve ara başlıklarla birlikte 49 bölümden oluşuyor.Şu anda içinde bulunduğumuz dijital ve teknoloji çağ eleştirisi yaptığı eserinde ülkeyi yönetenlerden medya dünyasına, cemiyet hayatından (yüksek sosyete) moda dünyasına, popüler kültürden ahlaksız tv programları ve sosyal medyaya kadar her kesim nasibini almış.Hirant Dink cinayetinden tutunda Siyasi ahlak, bürokratik ahlak, etik ve şiddet, aile hayatı, kadın erkek ilişkileri, çocuk yetiştirme, ergenlerin dünyası, modern hayatın getirdiği psikolojik bunalımlar, toplumsal yozlaşma, kadın hakları, ötekileştirme tespit ettiğim konuların başlıcaları.
Baş döndürücü hızla her şeyin tüketildiği, hayatın ve meşgalelerin hızla aktığı, değerlerin yozlaştığı günümüz insanına yazar
"yavaşlayın, kendinizi bilin, kendinizi ve toplumunuzu tanıyın” mesajı vermektedir.
Özellikle "Zehir Dil" ve "Ben Tarikatı" bölümlerini çok begendim. Çok akıcı çok kaliteli ve bilgi hazinenize katacağı o kadar çok şey var ki , kesinlikle tavsiyemdir...
Herkese keyifli okumalar,
Mükemmel bir kitapla geldim bugün. Çoktandır okuma listemde olan bu kitabı sonunda okuyabildim. Biraz yazardan bahsetmekte fayda var. Kemal Sayar, 1966 Hacettepe Tıp mezunu. Marmara Üni. Tıp Fakültesi Psikiyatri ihtisasını yapmış. Akademik ilerlemelerini burada sayıp dökmek istemiyorum. Halihazırda Prof. kendisi. Ben kendisini podcastleriyle tanımıştım. Güzel dili kitabına da yansımış.
Yavaşla kitabı yazarın en çok satan kitabı. Klasik modern insanın sorunu 'hız'. Her şey o kadar hızlı ki.. Modern insan bu hız içinde kendini kaybediyor. Benim kendi içimde hep düşündüğüm bir sorundur bu. Acaba ne kadar anı yaşıyorum ? Genelde ya geçmişteyim ya da gelecekte. Onu da yapmalıyım, onu da ve onu da. Her gün verimli geçmek zorunda çünkü ben bir robotum :) "İçinde bulunduğumuz çağ, "şimdi"yi yaşamamıza fırsat vermiyor, her şey gelecek için yapılıyor." diyor kitapta Kemal Sayar. Sanki bütün düşüncelerime tercüman olmuş gibi... Çok doğru bir zamanda okuduğumu düşünüyorum kendi adıma. Kitapta sadece bu konu anlatılmıyor. Kitap 4 ana bölümden oluşuyor; Yavaş Güzeldir, Modern Mutsuzluk, Modern Zamanlarda Aile, Benliğin ve Toplumun Krizi). Yazar güncel sosyolojik konuları ve sorunları çok öz, net ve akıcı bir şekilde dile getirmiş. Getirmekle kalmamış her birine çözüm önerisi de sunmuş. Okumadıysanız mutlaka okumanızı öneririm.
Sağlıkla kalın...
Yazar bu eserinde bize "Dur ve düşün", "Bu koşuşturma nereye kadar?", "Yavaşlamalısın ki hayatı tam olarak anlayabilesin", diyor.
YAVAŞLA, modern çağın getirdiği hız eksenli hayatın, mahremiyetin yitirilişinin, aile ilişkilerindeki çözülmenin, teknoloji odaklı yaşamlarda görülen iletişim kaybının güncel bir eleştirisi. Hemen hemen her ailede, bireyde görülen "Modern Mutsuzluk" olarak tarif edilen bu durumu önce tespit ediyor. Sonrasında -2008 yılında psikiyatri profesörü olan yazarımız- alanında uzman olduğu bu konular hakkında "Yavaş Güzeldir" diyerek çözüm önerileri sunuyor.
Mesela ülkemiz insanları arasındaki iletişim sorununa bir çözüm önerisi: "Türkiye'nin dönüşmesi, saygının insan ilişkilerinde yeniden hükümferma olmasıyla başarılabilir. Her birey saygıyı hak ettiğini, saygı görmenin doğal hakkı olduğunu, dolayısıyla diğerine de saygı göstermesi ve onun üzerine titremesi gerektiğini kabullendiğinde, saygı kıtlığını aşabiliriz. O zaman bu ülkenin iliklerine kadar sinen rüşvet ve yolsuzluk iklimi bir son bulabilir. Saygıyı içselleştirdiğimizde, çıkarları bizimle aynı olmayan insanları ideolojik bezirgânlık yoluyla yıldırmayı düşünmeyiz. O zaman işler ehline verilir ve rögarlar açık unutulmaz. Saygısızlığın koca çukurları, körpecik hayatları yutmaz."
Okudum ve istifade ettim. Sizler de yaşananları daha bir anlamlandırmak isterseniz, eğer psikolojik tahlilleri seviyorsanız ve de psikolojiye biraz ilginiz varsa bu kitap tam size göre.
Bol istifadeli okumalar...
Gitgide hızlanan zaman, etrafımızı kuşatan vahşi teknolojik ağlar, artık her yerde karşımıza çıkan ve hatta sürekli elimizde bir mecburiyetmiş gibi taşıdığımız ekranlar. Öyle bir çağa denk geldik ki, bunları doğal karşılar olduk, sormadan sorgulamadan kabullendik. Kısacık hayatımızın normali saydık. Halbuki kitaptaki temel mesajı özetleyecek bir cümle isterseniz şunu alıntılayabilirim: “Ancak yavaşlayarak içimize bakabilir ve ancak yavaşlayarak hayatla konuşabiliriz.”
Bu kitap bir roman ya da kurgu yazısı değil tamamen günümüz insanın 220km hızla giden hayatına tutulan bir ayna. Kemal Sayar şöyle diyor: “Hız uyuşturuyor. Artık her yerde ve hiçbir yerdeyiz. Orada ama buradayız. Dostumuzla sohbetteyiz ama telefonun veya sohbet ağının ucundayız. Aslında bütün varlığımızla bir yerde değiliz, parça parça orada ve buradayız. ”
Kitapta anlatılan şeyler yeni ya da çok farklı düşünceler değil belki ama birinin bizi yavaşlatıp düşündürtmesi lazım. İste bu sebeple okumanızı tavsiye ederim.
Belki okudukça kendi aceleciliğimizin sebeplerini daha iyi anlarız kim bilir.
Genel olarak beğendim, tek eleştirim sonlara doğru farklı konu başlıklarına da değinilip konunun dağılması. Baştan itibaren verilmeye çalışılan yavaşlama mesajıyla bağlantı kurulmaması. Bu bölümlerde biraz ana temadan kopuluyor.
Kitaptan düşündüren bir alıntıyla bitirelim: “ Hız, bir bakıma insanın kendi ölümünün, ölümlülüğünün farkına varmasını engelliyor. Hızla gelen duygusal uyarı bolluğu, insanın dikkatini çeliyor ve onu kendi kırılganlığını fark etmekten alıkoyuyor.”
Keyifli okumalar.