Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

William Faulkner Alıntıları & En Çok Okunan Sözleri

William Faulkner En Beğenilen Sözleri



1. "Sen günah ile ahlakı birbirine karıştırıyorsun."


- Ses ve Öfke



2. "Düşün. Dayan ve düşün."


- Ses ve Öfke



3. ""İnsanlar seni yok edinceye kadar çalışa çalışa öleceksin.""


- Ses ve Öfke



4. ""Yağmur yağarsa ne yapacaksın?"
"Islanırım," dedi Frony. "Şimdiye kadar kim yağmuru durdurabilmiş ki.""


- Ses ve Öfke



5. "bir insan kendi talihsizliklerinin toplamıdır"


- Ses ve Öfke



6. "Babam derdi ki bizim zamanımızda bir insanın efendiliği kitaplarından anlaşılırdı; oysa bugün geri vermediği kitaplardan anlaşılıyor"


- Ses ve Öfke



7. "Çetin iş bu memlekette yaşamak…"


- Döşeğimde Ölürken



8. "her insan kendi erdemlerinin yargıcıdır"


- Ses ve Öfke



9. "bütün insanlar birikimdirler"


- Ses ve Öfke



10. "Çetin iş bu memlekette yaşamak; çetin."


- Döşeğimde Ölürken



11. ""Ben herkese elimden gelen iyiliği yapmak isterim," dedi. "Önemsiz sosyal sınırlar çizmem. Bir insan bana kalırsa her şeyden önce bir insandır, nerede olursa olsun.""


- Ses ve Öfke



12. ""Neyi biliyorsun?"
"Hiç," dedi. "O benim çarmıhım, kurtuluşum da o olacak...''"


- Döşeğimde Ölürken



13. "''...babam saatler zamanı öldürürler demişti. Zaman demişti küçük çarkların tik taklarından oluşup kaldıkça ölmüş demektir; ancak saatler durursa zaman canlanır.''"


- Ses ve Öfke



14. "... insanların yalnızca kendi vicdanlarını susturmak için nasıl sık sık söz verdiklerini de bilirim..."


- Ses ve Öfke



15. "'Uyandıktan sonra bir daha asla uyanamayacaksam neden uyandım ki?’"


- Abşalom, Abşalom!



16. "Düşün. Dayan ve düşün."


- Ses ve Öfke



17. "“Babam derdi ki bizim zamanımızda bir insanın efendiliği kitaplarından anlaşılırdı; oysa bugün geri vermediği kitaplardan anlaşılıyor…”"


- Ses ve Öfke



18. "''...müzik bir insanın isteyebileceği en güzel şey.''"


- Döşeğimde Ölürken



19. "“Çok talihlisin ama bilmiyorsun.”"


- Ses ve Öfke



20. "Sanki aramızdaki uzaklık zamandan yapılma: geri alınamaz bir nitelik."


- Döşeğimde Ölürken



21. "“…saatler zamanı öldürürler…”"


- Ses ve Öfke



22. "''...aşka güvenmeye mecburdu...''"


- Abşalom, Abşalom!



23. "İnsanlar seni yok edinceye kadar çalışa çalışa öleceksin."


- Ses ve Öfke



24. "Savaş alanı insanların delilikleri ile umutsuzluklarını ortaya çıkarır ve zafer felsefecilerle budalaların hayalidir."


- Ses ve Öfke



25. "“İnsanlar seni yok edinceye kadar çalışa çalışa öleceksin.”"


- Ses ve Öfke



26. "“Neden bu dünyaya geldiğimi bir türlü anlamıyorum.”"


- Ses ve Öfke



27. "“Aklının ermediği herhangi bir şeye dalavere damgasını basan bir kimse ilk fırsatta kendi üstüne vazife olmayan bir şeyi üçüncü bir kimseye anlatmayı bir ahlâk görevi sayar.”"


- Ses ve Öfke



28. "O zaman daha çocuktum. İnsanların söyledikleri şeyleri yapacaklarına inanıyordum.."


- Ses ve Öfke



29. "Pişman olacağın şeyler, kaptığın saçma sapan huylardır."


- Ses ve Öfke



30. "Bilmem ama galiba biraz müzik bir insanın isteyebileceği en güzel şey."


- Döşeğimde Ölürken



31. "Pencerenin gölgesi perdelerin üstüne vurduğu zaman yedi ile sekiz arası idi, sonra zaman içinde yeniden buldum kendimi, saati işitince. Büyükbabamındı ve babam bana verdiği zaman, Quentin, sana bütün umutların ve özlemlerin mezarını veriyorum demişti; o daha çok insan yaşantılarının saçmalığına varman için acıta acıta kullanılmaya elverişlidir, böylece senin kişisel ihtiyaçlarını babanın ve onun da babasının ihtiyaçlarını karşıladığından daha çok karşılayamayacaktır. Bu saati sana zamanı hatırlayasın diye değil, ara sıra onu bir an unutasın ve soluğunun hepsini onu elde etmek için harcamayasın diye veriyorum."


- Ses ve Öfke



32. "Çünkü şimdiye kadar hiçbir savaş kazanılmamıştır demişti. Dahası savaşılmamıştır bile. Savaş alanı insanların delilikleri ile umutsuzluklarını ortaya çıkarır ve zafer felsefecilerle budalaların hayalidir."


- Ses ve Öfke



33. "sana bütün umutların ve özlemlerin mezarını veriyorum"


- Ses ve Öfke



34. "Ağlamak epeyce gürültü yapıyor. Keşke böyle gürültü yapmasa."


- Döşeğimde Ölürken



35. "" Kötülükler bir kez başladı mı sonu gelmiyor sanki. ""


- Döşeğimde Ölürken



36. "“Evet, paradan başka bir şey istemeyen kimsenin kendisine güveni yok demektir.”"


- Ses ve Öfke



37. "''...insanların yalnızca kendi vicdanlarını susturmak için nasıl sık sık söz verdiklerini de bilirim...''"


- Ses ve Öfke



38. "Yüreği sözlerle boşalamayacak kadar dolu."


- Döşeğimde Ölürken



39. "''...artık huzur denebilecek bir hissizlik içinde yaşıyorduk, tek bir çiçek sapını tek bir tomurcuğu hayal etmeyen, beslediği yaprakların uçarı nağmeli yalnızlığını kıskanmayan kör hissiz toprağın ta kendisi gibi.''"


- Abşalom, Abşalom!



40. "Beyazlar zenciye para verirler, çünkü bilirler ki başka beyazlar yeniden gelip bando mızıka ile parayı zenciden alacaklar, zenci de daha çok çalışmak zorunda kalacak."


- Ses ve Öfke



41. "“O zaman daha çocuktum. İnsanların söyledikleri şeyleri yapacaklarına inanıyordum.”"


- Ses ve Öfke



42. "... ama hayata atıldığı zaman başarabileceği en iyi yolu seçmek zorunda çünkü görecektir ki herkes aynı şeyi yapmakta ve boş vermekte..."


- Ses ve Öfke



43. "İnsanlar seni yok edinceye kadar çalışa çalışa öleceksin."


- Ses ve Öfke



44. "... galiba biraz müzik bir insanın isteyebileceği en güzel şey. Gece yorgun dönünce, insan dinIenirken biraz müzik çalması gibi dinlendinci başka şey olmaz gibi geliyor bana."


- Döşeğimde Ölürken



45. "Babam bir insan kendi talihsizliklerinin toplamıdır derdi."


- Ses ve Öfke



46. "Onun da bir kelimesi vardı. Sevgi, diyordu. Ama uzun süredir alışmıştım artık kelimelere. Biliyordum bu kelimenin de ötekiler gibi olduğunu : bir boşluğu dolduracak bir biçim.."


- Döşeğimde Ölürken



47. "eller dokunarak görür
beyin de görülmeyene biçim verir"


- Ses ve Öfke



48. "Babam derdi ki bizim zamanımızda bir insanın efendiliği kitaplarından anlaşılırdı; oysa bugün geri vermediği kitaplardan anlaşılıyor."


- Ses ve Öfke



49. "Paradan başka bir şey istemeyen kimsenin kendisine güveni yok demektir."


- Ses ve Öfke



50. ""Kendinize boş yere bir sürü üzüntü yaratıyorsunuz gibi geliyor bana,""


- Ses ve Öfke



51. "İçinde yalan bulunan bir evrende yalandan başka hiçbir şeyin, yoksulluğun bile, çok kötü ya da çok önemli olamayacağını öğretmişti bize."


- Döşeğimde Ölürken



52. "Ben herkese hakkını veririm, dinine ya da başka bir özelliğine bakmadan."


- Ses ve Öfke



53. "Babam derdi ki bizim zamanımızda bir insanın efendiliği kitaplarından anlaşılırdı; oysa bugün geri vermediği kitaplardan anlaşılıyor."


- Ses ve Öfke



54. "Tanrı büyütüyor ekini. Gerekli görürse sele süpürtmek de onun hakkı."


- Döşeğimde Ölürken



55. "Evet, paradan başka bir şey istemeyen kimsenin kendisine güveni yok demektir..."


- Ses ve Öfke



56. "Yeryüzüne gelmemiz için iki kişi gerekiyor, ölmek içinse bir kişi yeter."


- Döşeğimde Ölürken



57. "Kötülükler bir kez başladı mı sonu gelmiyor sanki."


- Döşeğimde Ölürken



58. "babam bize şunları öğretiyordu: bütün insanlar birikimdirler"


- Ses ve Öfke



59. "Dua etti benim için, günahı göremediğimi sanıyordu, benim de diz çöküp dua etmemi istedi, çünkü günahı kelimeler olarak görenlerin gözünde kurtuluş da kelimelerdir yalnızca."


- Döşeğimde Ölürken



60. "insanların yalnızca kendi vicdanlarını susturmak için nasıl sık sık söz verdiklerini de bilirim"


- Ses ve Öfke



61. "Tanrı ne zaman isterse, o zaman anlarsınız ..."


- Ses ve Öfke



62. "O zaman daha çocuktum. İnsanların söyledikleri şeyleri yapacaklarına inanıyordum."


- Ses ve Öfke



63. "paradan başka bir şey istemeyen kimsenin kendisine güveni yok demektir"


- Ses ve Öfke



64. "Savaş alanı insanların delilikleri ile umutsuzluklarını ortaya çıkarır ve zafer felsefecilerle budalaların hayalidir."


- Ses ve Öfke



65. "... adamın kendi teriyle ortaya çıkardığı ve terinin meyvasını içinde biriktirdiği şeyin bile bile yokedilmesini haklı gösterecek tek şey yoktur."


- Döşeğimde Ölürken



66. "Kimi zaman insan doğasına inancımı yitiriyorum; kuşkulanıyorum."


- Döşeğimde Ölürken



67. "Çetin iş bu memlekette yaşamak; çetin."


- Döşeğimde Ölürken



68. "Kız oturmuş yüzü dönük dudaklarını çiğniyor. "Affedersin," diyor. "Neden bu dünyaya geldiğimi bir türlü anlamıyorum."
"Ama bunun nedenini anlamayan bir tek adam daha var hiç olmazsa," diyorum."


- Ses ve Öfke



69. "Kentlerde dükkan işletenlerdir kazananlar, terlemeden, terleyenlerin sırtından geçinenler. Çok çalışan adam değildir kazanan, çiftçi değildir hiçbir zaman."


- Döşeğimde Ölürken



70. "Dua etti benim için, günahını göremediğimi sanıyordu, benim de diz çöküp dua etmemi istedi, çünkü günahı kelimeler olarak görenlerin gözünde kurtuluş da kelimelerdir yalnızca."


- Döşeğimde Ölürken



71. "Çünkü kadınlar çok nazik ve çok sırlı yaratıklardır demişti babam."


- Ses ve Öfke



72. "Paradan başka bir şey istemeyen kimsenin kendisine güveni yok demektir."


- Ses ve Öfke



73. "...aşırı doymuşluğun: bitirilmiş işlerin, dibe vurmuş doygunlukların, tüketilmiş hatta unutulmuş zevklerin bıkkınlığı vardı üzerinde."


- Abşalom, Abşalom!



74. "Benim kızdığım bir şey varsa, o da namussuzca ikiyüzlülük."


- Ses ve Öfke



75. "Çünkü şimdiye kadar hiçbir savaş kazanılmamıştır demişti.Dahası savaşılmamıştır bile. Savaş alanı insanların delilikleri ile umutsuzluklarını ortaya çıkarır ve zafer felsefecilerle budalaların hayalidir."


- Ses ve Öfke



76. "Ve ben kimseye yalan söyleyecek değilim, ne kendim için ne de başkası için."


- Ses ve Öfke



77. "Artık beni düşünmeyen kimseye hiçbir şey borçlu değilim."


- Ses ve Öfke



78. "''...paradan başka bir şey istemeyen kimsenin kendisine güveni yok demektir...''"


- Ses ve Öfke



79. "Bozuk sağlık bütün yaşamın ilk nedenidir. İnsan pis kokular içinde doğar hastalana hastalana çürümek için."


- Ses ve Öfke



80. ""Savaş alanı insanların delilikleri ve umutsuzluklarını ortaya çıkarır ve zafer felsefecilerle budalaların hayalidir.""


- Ses ve Öfke



81. "Hiçbir insan başka bir insanın mutluluğuna katılamaz"


- Ses ve Öfke



82. ""Adam öldürmekten daha kötü şeyler var, Bayard. Ölmekten daha kötü şeyler var.""


- Yenilmeyenler



83. "Ben demiştim ki insan her şeyi atlatabilir, o demişti ki öyle mi sanıyorsun?"


- Ses ve Öfke



84. ""Kendinize boş yere bir sürü üzüntü yaratıyormuşsunuz gibi geliyor bana""


- Ses ve Öfke



85. "Bu günah dolu yeryüzünün hiçbir köşesinde dürüst, çalışkan bir kişi kazanç sağlayamaz."


- Döşeğimde Ölürken



86. "Bir insan bana kalırsa her şeyden önce bir insandır, nerede olursa olsun."


- Ses ve Öfke



87. "Sonra ben arkama bakmayı bıraktım."


- Yenilmeyenler



88. "Ses bile çıkmıyor gibiydi bu havada, sanki hava artık sesleri uzun bir süreden beri taşımaktan bıkmış usanmış."


- Ses ve Öfke



89. "İlerliyoruz, ilerleme duygusu vermeyecek ölçüde uyutucu, düşsel bir gidişle, sanki onunla aramızda azalan uzaklık değil de, zamanmış gibi."


- Döşeğimde Ölürken



90. "Dindar değilim, ama gönlüm erinçlidir."


- Döşeğimde Ölürken



91. "İlerliyoruz, ilerleme duygusu vermeyecek ölçüde uyutucu, düşsel bir gidişle, sanki onunla aramızda azalan uzaklık değil de, zamanmış gibi."


- Döşeğimde Ölürken



92. "Dindar değilim, ama gönlüm erinçlidir."


- Döşeğimde Ölürken



93. "Sen günah ile ahlakı birbirine karıştırıyorsun."


- Ses ve Öfke



94. "O zaman daha çocuktum. İnsanların söyledikleri şeyleri yapacaklarına inanıyordum."


- Ses ve Öfke



95. "Savaş alanı insanların delilikleri ve umutsuzluklarını ortaya çıkarır ve zafer felsefecilerle budalaların hayalidir..."


- Ses ve Öfke



96. "Saflık olumsuz bir durumdur ve bu yüzden doğaya aykırıdır."


- Ses ve Öfke



97. ""Lanet olsun bu savaşa. Lanet olsun, lanet,""


- Yenilmeyenler



98. "Ben herkese hakkını veririm, dinine ya da başka bir özelliğine bakmadan."


- Ses ve Öfke



99. "Kimi zaman kesinlikle bilemiyorum, bir adamın ne zaman çatlak,ne zaman akıllı olduğunu kimin söylemeye hakkı var. Kimi zaman diyorum ki hiçbirimiz tam deli ya da tam akıllı değiliz, denge bir yana doğru kaymadıkça . Hani bir adamın yaptıklarından çok, onları yaptığı zaman çoğunluğun o adama bakışından anlaşılıyor bu galiba."


- Döşeğimde Ölürken



100. "''...ben demiştim ki insan her şeyi atlatabilir, o demişti ki öyle mi sanıyorsun, ve ben eğilip bakacağım, göreceğim hala mırıldanan kemiklerimi...''"


- Ses ve Öfke



101. "... her adamın içinde deliden de, akıllıdan da ötede bir başka adam var ve o adamın delice ve akıllıca işlerine aynı tiksinme ve aynı şaşkınlıkla bakıyor içerden."


- Döşeğimde Ölürken



102. "Artık beni düşünmeyen kimseye hiçbir şey borçlu değilim."


- Ses ve Öfke



103. "“Çünkü insan daha önce yaşadığı acılardan hep
bir parça korkar”"


- Çılgın Palmiyeler



104. "Sen benim tek umudumsun"


- Ses ve Öfke



105. "...insanların yalnızca kendi vicdanlarını susturmak için nasıl sık sık söz verdiklerini de bilirim..."


- Ses ve Öfke



106. "Sana bütün umutların ve özlemlerin mezarını veriyorum demişti;"


- Ses ve Öfke



107. "Kimi zaman diyorum ki hiçbirimiz tam deli ya da tam akıllı değiliz, denge bir yana doğru kaymadıkça."


- Döşeğimde Ölürken



108. "Evet, keder biter, silinir, biliyoruz -ama bir de göz pınarlarına sor ağlamayı unutmuşlar mı?"


- Abşalom, Abşalom!



109. "... insanlar uzun zaman ölü kalabilmeye hazırlanmak için yaşarlar..."


- Döşeğimde Ölürken



110. ""Para pul dilemiyorum ben; şansım açık olsun yeter..""


- Yenilmeyenler



111. "Senin bulunduğun yerde yaşamaktansa cehenneme giderim daha iyi."


- Ses ve Öfke



112. "Korku'yu da hiç korkmamış kişilerin bulduğunu anladım; gurur'u hiç gururu olmayanların."


- Döşeğimde Ölürken



113. "... bizlerin kaderi, her şeye katlanmayı öğrenmek oldu."


- Yenilmeyenler



114. "Yeryüzüne gelmemiz için iki kişi gerekiyor, ölmek içinse bir kişi yeter. Dünya böylece varacak sonuna."


- Döşeğimde Ölürken



115. "Artık beni düşünmeyen kimseye hiçbir şey borçlu değilim."


- Ses ve Öfke



116. "Üzülüp üzülmediğimi bilmiyorum. Üzülebilir miyim, yoksa üzülmez miyim, bilmiyorum. Ağlayabilir miyim, yoksa ağlayamaz mıyım, bilmiyorum. Deneyip denemediğimi bilmiyorum. Sıcak kör toprağın içinde azmış ıslak bir tohum gibiyim.."


- Döşeğimde Ölürken



117. "Ama erkekler kendi çıkarlarını görseler de anlayamazlar onun için Tanrı kadınları yarattı demekte galiba Cora' nın hakkı var."


- Döşeğimde Ölürken



118. "yağmurda ıslanan ağaçlar gibi kokuyordu."


- Ses ve Öfke



119. "... içinde yalan bulunan bir evrende yalandan başka hiçbir şeyin, yoksulluğun  bile, çok kötü ya da çok önemli olamayacağını öğretmişti bize."


- Döşeğimde Ölürken



120. "Bana dert veren şeylere yapışıp kaldım."


- Ses ve Öfke



121. "“Kaçmaya çalıştığı şeyin kendi varlığı değil de yalnızlık olduğunu sanıyordu.”"


- Ağustos Işığı



122. "“Yağmur yağarsa ne yapacaksın?”
“Islanırım,” dedi Frony. “Şimdiye kadar kim yağmuru durdurabilmiş ki.”"


- Ses ve Öfke



123. "sen şimdi onu düşünüyor musun
bilmiyorum"


- Ses ve Öfke



124. "Bana dert veren şeylere yapışıp kaldım."


- Ses ve Öfke



125. ""Zaman demişti küçük çarkların tik taklarından oluşup kaldıkça ölmüş demektir; ancak saatler durursa zaman canlanır.""


- Ses ve Öfke



126. "Yaşamla edebiyat arasında derin bir uçurum bulunduğunu anladım - anladım ki, hayatı her yönüyle yaşayabilenler, yaşıyor; yaşayamayıp da bunun acısını içlerinde yeterince derinden duyanlar, yazar oluyorlar."


- Yenilmeyenler



127. "Herkes kendi erdemlerini istediği gibi seçer."


- Ses ve Öfke



128. "Para onu kazanabilenin ve tutabilenindir."


- Ses ve Öfke



129. "Bana dert veren şeylere yapışıp kaldım.."


- Ses ve Öfke



130. ""Bir hayalle yaşamak tehlikelidir. Biliyorum; çünkü eskiden benim de bir hayalim vardı.""


- Yenilmeyenler



131. "Çünkü babamın dediği gibi, kadınlar hiçbir zaman pes etmezler: Ne sizin zaferinizi kabul ederler ne de kendi yenilgilerini."


- Yenilmeyenler



132. "Savaş alanı insanların delilikleri ile umutsuzluklarını ortaya çıkarır ve zafer felsefecilerle budalaların hayalidir"


- Ses ve Öfke



133. "“Aslında kitaplar, kitaplardaki kişiler, bizleri yaratmalı, onlar bizim öykümüzü okumalılar.”"


- Çılgın Palmiyeler



134. "Dediğine göre insan attan ya da katırdan pek fazla değişik değilmiş, uzunu kısası, yalnız katır ya da at azıcık daha akıllı olurmuş."


- Döşeğimde Ölürken



135. "Bu günah dolu yeryüzünün hiçbir köşesinde dürüst, çalışkan bir kişi kazanç sağlayamaz."


- Döşeğimde Ölürken



136. "" Yüz karası olacak zamanım olmadı da ondan. Quentin gibi Harvard 'a gidecek ya da babam gibi ölesiye sarhoş olacak zamanım da olmadı da ondan. Çalışmak zorundaydım ben.""


- Ses ve Öfke



137. "Kelimelerin bir şeye yaramadığını anladığım zamandı; kelimelerin söylemek istediklerine bile uymadıklarını."


- Döşeğimde Ölürken



138. "Babam bir insan kendi talihsizliklerinin toplamıdır derdi. Bir gün gelir talihsizlik de yorulur sanırsın sen ama zaten senin talihsizliğin zamanın kendisi olur.."


- Ses ve Öfke



139. "“Doğum gününden bir önceki gece yatağa sol ayağınla girer ve uyumadan önce yastığı ters çevirirsen her şey olabilir.”"


- Dilek Ağacı



140. ""Eğer ağlamaya niyetiniz varsa,..
lütfen yalnız başınıza ağlayın.""


- Ses ve Öfke



141. ""Burda bana ne hak var, ne adalet.""


- Yenilmeyenler



142. "Ve acı çekmek, kederlenmek bile hiçlikten iyidir, yaşamamaktan kötü yalnız bir tek şey vardır, o da utanç."


- Kurtar Halkımı Musa



143. "Kimi kadınlar. Anamı hatırlıyorum, yetmiş yaşından fazla yaşadığını. Her gün çalıştı, güneşte, yağmurda; son çocuğu doğduktan sonra bir gün hastalanmadı, ta ki bir gün şöyle bir çevresine bakındı, sonra gidip o dantel işlemeli, kırk beş yıl sandıktan çıkarıp kullanmadığı geceliğini aldı, giydi, yatağa yatıp, örtüleri üstüne çekip gözlerini kapadı. "Siz hepiniz babanıza elinizden geldiği kadar iyi bakmalısınız," dedi. "Ben yoruldum.""


- Döşeğimde Ölürken



144. ""Haksızlık yapılırken oturup bakamam.""


- Tapınak



145. "Ben ağlamıyordum, ama tutamıyordum kendimi de. Ben ağlamıyordum, ama yer durmuyordu, ve ben ağlıyordum sonra."


- Ses ve Öfke



146. "Sanki sonu gelmeyecek bir koşuydu..."


- Yenilmeyenler



147. "….. bir adamı evlenmekten başka şey kurtaramazsa o adam artık iyiden iyiye umutsuzdur diyorum."


- Döşeğimde Ölürken



148. "Şimdi anlıyorum ki bir budalayı budala yapan şey, iyi öğütleri bile tutamayışıdır."


- Ağustos Işığı



149. "Babamın insanlar uzun zaman ölü kalabilmeye hazırlanmak için yaşarlar dediği aklıma gelirdi.."


- Döşeğimde Ölürken



150. "Kimi kadınlar. Anamı hatırlıyorum, yetmiş yaşından fazla yaşadığını. Her gün çalıştı, güneşte, yağmurda; son çocuğu doğduktan sonra bir gün hastalanmadı, ta ki bir gün şöyle bir çevresine bakındı, sonra gidip o dantel işlemeli, kırk beş yıl sandıktan çıkarıp kullanmadığı geceliğini aldı, giydi, yatağa yatıp, örtüleri üstüne çekip gözlerini kapadı. "Siz hepiniz babanıza elinizden geldiği kadar iyi bakmalısınız," dedi. "Ben yoruldum.""


- Döşeğimde Ölürken



151. "Sanki sonu gelmeyecek bir koşuydu..."


- Yenilmeyenler



152. "Bu saati sana zamanı hatırlayasın diye değil, ara sıra onu bir an unutasın ve soluğunun hepsini onu elde etmek için harcamayasın diye veriyorum."


- Ses ve Öfke



153. "Neden bu dünyaya geldiğimi bir türlü anlamıyorum."


- Ses ve Öfke



154. "... gözlerini duyuyorum. Sanki gözleriyle bana bir şeyler fırlatıyor."


- Döşeğimde Ölürken



155. "Ağlamak epeyce gürültü yapıyor. Keşke böyle gürültü yapmasa."


- Döşeğimde Ölürken



156. "Kadınlar bak neye benzerler bizim insanlar üzerine edindiğimiz bilgileri edinmezler onlar edimli bir kuşku bolluğu ile doğmuşlardır bu da sık sık ürününü ve çoklukla doğru olarak verir"


- Ses ve Öfke



157. "... günah, sevgi, korku günah işlemeyen, sevmeyen, korkmayan insanların hiçbir zaman elde edemedikleri ve bu sözleri unutana değin elde edemeyecekleri şeyleri anlatmak için kullandıkları birtakım seslerdir."


- Döşeğimde Ölürken



158. "Babam bir insan kendi talihsizliklerinin toplamıdır derdi. Bir gün gelir talihsizlik de yorulur sanırsın sen ama zaten senin talihsizliğin zamanın kendisi olur derdi babam."


- Ses ve Öfke



159. "Hiç kitap götürmüyor musun elinde?"


- Ses ve Öfke



160. "Bir insan bana kalırsa her şeyden önce bir insandır, nerede olursa olsun."


- Ses ve Öfke



161. "Bir ses çıkarmadan üstünlük gösterme hevesi, herhangi bir şeyin kanısına varmış görünme, büyüklere özgü bir özellik."


- Ses ve Öfke



162. "Ses bile çıkmıyor gibiydi bu havada, sanki hava artık sesleri uzun bir süreden beri taşımaktan bıkmış usanmış."


- Ses ve Öfke



163. "İnsan anlayamaz ki kadınları. Aynı kadınla on beş yıl yaşadım, körolayım onu anladıysam eğer."


- Döşeğimde Ölürken



164. "Bir çocuğun kabul edebileceği, içine sindirebileceği şeylerin bir sınırı vardır- inanabileceği değil, kabul edebileceği şeylerin..."


- Yenilmeyenler



165. "“İnsanlar seni yok edene kadar çalışa çalışa öleceksin.”"


- Ses ve Öfke



166. "Babam bir insan kendi talihsizliklerinin toplamıdır derdi."


- Ses ve Öfke



167. "Çok şükür ki hasta bir köpek gibi durmadan beslemek zorunda kalacağım cinsten bir vicdanım yok."


- Ses ve Öfke



168. "Sana bütün umutların ve özlemlerin mezarını veriyorum."


- Ses ve Öfke



169. "Neden bu dünyaya geldiğimi bir türlü anlamıyorum."


- Ses ve Öfke



170. "Babam derdi ki bizim zamanımızda bir insanın efendiliği kitaplarından anlaşılırdı."


- Ses ve Öfke



171. "Yaşantılarımız nasıl da esinti-siz'e, ses-siz'e dolanıp, karışıp gidiyor, yorgun hareketlerimiz yorgun yorgun eski özetleri yeniden anlatıyor; geçmiş zorunlulukların yankıları tel-siz'ler üstünde el-siz: günbatımında kızgın davranışlar takınıyoruz, yapma bebeklerin ölü hareketleri."


- Döşeğimde Ölürken



172. "Toprak, insanlar ancak ona karşı doğru davranırlarsa, üstünde yaşamalarına, onu kullanmalarına, ondan yararlanmaIarına izin verir."


- Yenilmeyenler



173. "... çocuk sahibi olup onları yıkamak, beslemek, altlarını değiştirmek kaygısı da kalmıyor çünkü genç erkekler atlarına binip gidiyor, o güzel savaşlarda ölüyorlar;"


- Yenilmeyenler



174. ""Biraz bekleyeceksin,"
"Ömür boyu bekledim zaten,""


- Yenilmeyenler



175. "... kimi zaman tam bir şeyler söyleyecekken vazgeçiyordu."


- Yenilmeyenler



176. "Beni süzüyor: gözlerini duyuyorum. Sanki gözleriyle bana bir şeyler fırlatıyor. Böylesini kadınlarda daha önce de görmüştüm."


- Döşeğimde Ölürken



177. "Bana dert veren şeylere yapışıp kaldım.."


- Ses ve Öfke



178. "O zaman daha çocuktum. İnsanların söyledikleri şeyleri yapacaklarına inanıyordum."


- Ses ve Öfke



179. "..insafsız kader bizi ayırabilir, fakat hiçbir zaman başkasını sevmeyeceğim.
Hiçbir zaman."


- Ses ve Öfke



180. "benimle neden ilgileniyorsun hiçbir faydası yok bilmiyor musun"


- Ses ve Öfke



181. "Benim kızdığım bir şey varsa o da namussuzca ikiyüzlülük."


- Ses ve Öfke



182. "İnsan kendi talihsizliklerinin toplamıdır."


- Ses ve Öfke



183. "Geçmiş ne yazık ki asla yitmemiştir; her zaman, neredeyse bir saplantı olarak oradadır."


- Ses ve Öfke



184. "Yeryüzüne gelmemiz için iki kişi gerekiyor, ölmek içinse bir kişi yeter. Dünya böylece varacak sonuna."


- Döşeğimde Ölürken



185. "Gecenin içinden geçmiş ve yeniden sabaha çıkmışım gibi."


- Ses ve Öfke



186. "Ben Tanrı'nın sevdiği kullarındanım, çünkü kimi severse onu cezalandırır Tanrı. Ama sevgisini göstermek için de bazen çok garip işler yapmıyorsa körolayım, öyle görünüyor yani."


- Döşeğimde Ölürken



187. "Şimdi anlıyorum ki bir budalayı budala yapan şey, iyi öğütleri bile tutamayışıdır."


- Ağustos Işığı



188. "İnsan kendi talihsizliklerinin toplamıdır."


- Ses ve Öfke



189. "Geçmiş ne yazık ki asla yitmemiştir; her zaman, neredeyse bir saplantı olarak oradadır."


- Ses ve Öfke



190. "“Sen benim tek umudumsun.”"


- Ses ve Öfke



191. "…insanların yalnızca kendi vicdanlarını susturmak için nasıl sık sık söz verdiklerini de bilirim…"


- Ses ve Öfke



192. "İsa çarmıha gerilmedi; küçük çarkların ufak tıkırtıları yiyip bi­tirdi onu."


- Ses ve Öfke



193. "Doğru olan, sana göre bir şey, bana göre başka bir şeyse, doğruyu nasıl ayırt edebiliriz? Ayırt etmek gerekmez. Yürek zaten bilir."


- Kurtar Halkımı Musa



194. "Hiç malı mülkü yoktu onun, olmasını da istemezdi. Çünkü yeryüzü şu ya da bu kimsenin değil, bütün insanlarında, tıpkı ışıl ve hava ve soğuk ve sıcak günler gibi."


- Kurtar Halkımı Musa



195. "Kelimelerin bir şeye yaramadığını anladığım zamandı; kelimelerin söylemek istediklerine bile uymadıklarını… Doğduğunda anladım ki analık kelimesini böyle bir kelimenin olmasını isteyen biri bulmuş çıkarmıştı, çünkü çocuğu olanlar bu söz varmış yokmuş pek umursamıyorlardı. Korkuyu da hiç korkmamış kişilerin bulduğunu anladım; gururu hiç gururu olmayanların.."


- Döşeğimde Ölürken



196. "Babam bir insan kendi talihsizliklerinin toplamıdır derdi."


- Ses ve Öfke



197. "Kızoğlankızlığı kadınlar değil erkekler yaratmışlardır demişti."


- Ses ve Öfke



198. "Kelimelerin bir şeye yaramadığını anladığım zamandı: kelimelerin söylemek istediklerine bile uymadıklarını."


- Döşeğimde Ölürken



199. "Çünkü insanlar hatırlayamadıkları kadar unutmuyorlar da."


- Ağustos Işığı



200. ""İnsanlar seni yok edinceye kadar çalışa çalışa öleceksin. ""


- Ses ve Öfke



201. "Hiçbir insan başka bir insanın mutluluğuna katılamaz."


- Ses ve Öfke



202. "Sana bütün umutların ve özlemlerin mezarını veriyorum."


- Ses ve Öfke



203. "Ve sonra ben var olmayacağım.
Sözcüklerin en dinlendiricisi.."


- Ses ve Öfke



204. "Ama o çemberin dışına hiç çıkmadım. Şimdiye kadar yaptıklarından ve yaptıgım ve ar­tık geriye alamayacagım şeylerden meydana gelen o halkayı bir türlü yaramadım,..

Bacaklarından yukarı doğru azar azar yükselen, ayaklarından yukarı ölüm gibi tırmanan o kara gelgitin be­lirli ve yok edilmez ölçüsünün ayak bileklerinde bıraktığı iz.

."


- Ağustos Işığı



205. "... bu umudun niteliğini anlayamazlardı ama umutlanmışlardı işte."


- Yenilmeyenler



206. "... bu umudun niteliğini anlayamazlardı ama umutlanmışlardı işte."


- Yenilmeyenler



207. "Yeryüzüne gelmemiz için iki kişi gerekiyor, ölmek içinse bir kişi yeter. Dünya böyle varacak sonuna."


- Döşeğimde Ölürken



208. "Bana dert veren şeylere yapışıp kaldım, tıpkı yeni ayın suya yapışması gibi, derler zenciler."


- Ses ve Öfke



209. "Bakıp duruyorum uzaklara gidişlerine."


- Ses ve Öfke



210. ""İnsanlar seni yok edinceye kadar çalışa çalışa öleceksin.""


- Ses ve Öfke



211. "O zaman daha çocuktum. İnsanların söylediklerini yapacaklarına inanıyordum."


- Ses ve Öfke



212. ""Ben herkese elimden gelen iyiliği yapmak isterim," dedi. "Önemsiz sosyal sınırlar çizmem. Bir insan bana kalırsa her şeyden önce bir insandır, nerede olursa olsun.""


- Ses ve Öfke



213. "Bilmem ama galiba biraz müzik bir insanın isteyebileceği en güzel şey."


- Döşeğimde Ölürken



214. "Kadınların yaşaması zor, gerçekten böyle. Kimi kadınlar. Anamı hatırlıyorum, yetmiş yaşından fazla yaşadığını. Her gün çalıştı, güneşte, yağmurda; son çocuğu doğduktan sonra bir gün hastalanmadı, ta ki bir gün şöyle bir çevresine bakındı, sonra gidip o dantel işlemeli, kırk beş yıl sandıktan çıkarıp kullanmadığı geceliğini aldı, giydi, yatağa yatıp, örtüleri üstüne çekip gözlerini kapadı."


- Döşeğimde Ölürken



215. "Bu günah dolu yeryüzünün hiçbir köşesinde dürüst, çalışkan bir kişi kazanç sağlayamaz."


- Döşeğimde Ölürken



216. ""İnsanlar seni yok edinceye kadar çalışa çalışa öleceksin.""


- Ses ve Öfke



217. "O zaman daha çocuktum. İnsanların söylediklerini yapacaklarına inanıyordum."


- Ses ve Öfke



218. ""Ben herkese elimden gelen iyiliği yapmak isterim," dedi. "Önemsiz sosyal sınırlar çizmem. Bir insan bana kalırsa her şeyden önce bir insandır, nerede olursa olsun.""


- Ses ve Öfke



219. "İnsanlar seni yok edinceye kadar çalışa çalışa öleceksin."


- Ses ve Öfke



220. "“Neden bu dünyaya geldiğimi bir türlü anlamıyorum.”"


- Ses ve Öfke



221. "Babam derdi ki bizim zamanımızda bir insanın efendiliği kitaplarından anlaşılırdı; oysa bugün geri vermediği kitaplardan anlaşılıyor."


- Ses ve Öfke



222. "Ben onsuz da yaparım ben daha nice şeylerden yoksun olmayı öğrenmişim…"


- Ses ve Öfke



223. ".... herkes kendi erdemlerini istediği gibi seçer."


- Ses ve Öfke



224. "Eğer ağlamaya niyetiniz varsa diyorum,
"Lütfen yalnız başınıza ağlayın.""


- Ses ve Öfke



225. "Garip şey, derdin ne olursa olsun erkekler sana dişlerini muayene ettir der, kadınlar da evlen der. Hayatında hiçbir şeyi başaramamış bir adam kalkar sana işini nasıl yöneteceğini öğretir. Bir çift çorabı olmayan üniversite profesörlerinin on yılda nasıl milyoner olunacağını ve ömründe bir koca bulamamış kadının aileye nasıl bakılacağını anlatmasına benzer bu."


- Ses ve Öfke



226. "İnsana en büyük acıyı veren şey -yılanın o keskin dişi-böyle, yakınlarını, her şeyini kaybetmektir bence;"


- Yenilmeyenler



227. "... anladım ki, hayatı her yönüyle yaşayabilenler, yaşıyor; yaşayamayıp da bunun acısını içlerinde yeterince derinden duyanlar, yazar oluyorlar."


- Yenilmeyenler



228. "“Belki de bize acı çektiren yüreğimiz, hatta duyarlığımız bile değil; biz acıyı ya boş bir gurur uğruna ya da acı çekebildiğimiz, kendimizi aldattığımız, hatta belki de sırf acı çekmekten hoşlandığımız için çekiyoruz.”"


- Çılgın Palmiyeler



229. "Babam derdi ki; bizim zamanımızda bir insanın efendiliği kitaplarından anlaşılırdı."


- Ses ve Öfke



230. "Eğer ağlamaya niyetiniz varsa diyorum,
"Lütfen yalnız başınıza ağlayın.""


- Ses ve Öfke



231. "Garip şey, derdin ne olursa olsun erkekler sana dişlerini muayene ettir der, kadınlar da evlen der. Hayatında hiçbir şeyi başaramamış bir adam kalkar sana işini nasıl yöneteceğini öğretir. Bir çift çorabı olmayan üniversite profesörlerinin on yılda nasıl milyoner olunacağını ve ömründe bir koca bulamamış kadının aileye nasıl bakılacağını anlatmasına benzer bu."


- Ses ve Öfke



232. "Ben herkese hakkını veririm, dinine ya da başka bir özelliğine bakmadan."


- Ses ve Öfke



233. "Yalnız bir tek doğru olmalıydı, başka bir olanak bulunmamalıydı."


- Ses ve Öfke



234. "Çünkü insan çok küçük bir etki yaratıyor, anlatabiliyor muyum. Dünyaya geliyorsun, bir şeyler için didinip duruyorsun ve neden sadece kendin didindiğini bilmiyorsun ve aynı zamanda pek çok insanla birlikte dünyaya gelmiş oluyorsun, onlarla karışmış oluyorsun, sanki kollarına bacaklarına ipler bağlanmış da onları hareket ettirmeye çalışıyormuşsun, mecburmuşsun gibi, ama aynı ipler bütün diğerlerinin de kollarına bacaklarına bağlanmış ve hepsi didiniyor ve onlar da nedenini bilmiyor, sadece iplerin herkese engel olduğunu biliyorlar, aynı tezgâhta halı dokumaya çalışan beş altı kişi gibi, tek farkı herkesin kendi desenini işlemeye çalışması; ve bunun hiçbir önemi yok, biliyorsun, yoksa tezgâhı kuranlar daha iyi bir düzenleme yaparlardı, yine de bir önemi olmak zorunda, çünkü didinmeyi sürdürüyorsun ya da didinmeyi sürdürmeye mecbursun, sonra birden bire her şey sonra eriyor ve geriye tek bıraktığın üzerine bir şeyler çiziktirilmiş bir taş parçası, tabii mermere yazı yazdırmayı, onu dikmeyi hatırlayacak ya da buna zaman bulacak birisi varsa, sonra bu taşın üzerine yağmış yağıyor, güneş yakıyor, bir süre sonra ismi ve yazıların ne anlatmaya çalıştığını bile hatırlamıyorlar ve hiç önemi kalmıyor. Bu yüzden de belki birini, ne kadar az tanırsan o kadar iyi..."


- Abşalom, Abşalom!



235. "Düşün. Dayan ve düşün."


- Ses ve Öfke



236. "Luster çiçekleri ellerinde ezdi. "Jackson'da zırlamaya baş­ladın mı işte böyle yapacaklar sana.""


- Ses ve Öfke



237. "...günah, sevgi, korku günah işlemeyen, sevmeyen, korkmayan insanların hiçbir zaman elde edemedikleri ve bu sözleri unutana değin elde edemeyecekleri şeyleri anlatmak için kullandıkları birtakım seslerdir."


- Döşeğimde Ölürken



238. "Bu günah dolu yeryüzünün hiçbir köşesinde dürüst, çalışkan bir kişi kazanç sağlayamaz."


- Döşeğimde Ölürken



239. ""Herkes hata yapar. Ama sen çok fazla hata yapıyorsun. Çünkü hata yapmak kötüdür.""


- Yenilmeyenler



240. "Yapacağı şeyi beğenmeyenler ya yolundan çekilir ya da ayaklarının altında ezilir."


- Yenilmeyenler



241. "Yalnız bir tek doğru olmalıydı, başka bir olanak bulunmamalıydı."


- Ses ve Öfke



242. "Onlar edimli bir kuşku bolluğu ile doğmuşlardır."


- Ses ve Öfke



243. "Babam derdi ki bizim zamanımızda bir insanın efendiliği kitaplarından anlaşılırdı; oysa bugün geri vermediği kitaplardan anlaşılıyor"


- Ses ve Öfke



244. "Yalnızca beni üzmek ve incitmek bir neden olamaz."


- Ses ve Öfke



245. "Tek sorunu masumiyetti. Birden bire ne yapmak istediğini değil, ne yapması gerektiğini keşfedivermişti, istese de istemese de bunu yapmak zorundaydı, çünkü yapmazsa hayatının geri kalanında kendisine tahammül edemezdi..."


- Abşalom, Abşalom!



246. "..bizim zamanımızda bir insanın efendiliği kitaplarından anlaşılırdı; oysa bugün geri vermediği kitaplardan anlaşılıyor."


- Ses ve Öfke



247. ""Herkesin rahat ve huzur içinde olduğu barış günlerinde güzel sözler etmek iyidir. Ama şimdiki suskunluğumuz bağışlanabilir sanırım,""


- Yenilmeyenler



248. "Yeryüzüne gelmemiz için iki kişi gerekiyor, ölmek içinse bir kişi yeter. Dünya böylece varacak sonuna.."


- Döşeğimde Ölürken



249. "İkimizin de bildiği şeyi söylemiyor. " Söylemiyorsun, çünkü söylediğin an, yalnız kendine bile söylemiş olsan, doğruluğunu anlayacaksın : öyle değil mi?""


- Döşeğimde Ölürken



250. "Kızıyordu,içine bastığınız su birikintisi sizi ıslattı diye nasıl kızarsınız."


- Döşeğimde Ölürken

Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: