Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Veda - Ayşe Kulin | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Veda Kitap Bilgileri


Yazar: Ayşe Kulin
Tahmini Okuma Süresi: 11 sa. 3 dk.
Sayfa Sayısı: 390
Basım Tarihi: Aralık 2023
İlk Yayın Tarihi: 2007
Yayınevi: Everest Yayınları
Orijinal Dil: Türkçe
ISBN: 9789752894402
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Veda Kitap Tanıtımı


Ayşe Kulin, Osmanlı İmparatorluğu'nun son günlerinde, işgal altındaki İstanbul'da bir konakta yaşananları anlatıyor bu kez.

Son Maliye Nazırı ve ailesi aracılığıyla o dönemin resmini çizen Veda, çökmekte olan bir tarih ile yeni bir gelecek arayan Milliciler arasında sıkışan o dönem Osmanlı aydınının da öyküsünü dile getiriyor. Ayşe Kulin'in her zamanki ustalıklı ve sürükleyici üslubu ile okurlarının elinden bırakamayacakları bir kitap bu. Günümüz Türk edebiyatında neredeyse eşsiz olan, biyografik veriler ile roman tekniğini birleştirmekteki ustalığını bir kez daha sergileyen Kulin, bu kez bir İstanbul öyküsü bir imparatorluk tarihini birlikte ele alıyor.
(Tanıtım Bülteninden)




Veda Kitaptan Alıntılar


1. "Ben sadece… Çok sevdim.."




2. ".. kitap okuyor, eli kalem tutuyor, tercümeler yapıyor. Bir kadının illa da evde oturup nakış işlemesi mi lazım?"




3. ""Kediler çekilince etraf farelere kalırmış!""




4. "İçimden başımı duvarlara vurmak geliyor."




5. "İnsan zamanla, acıları, kederleri de kanıksıyordu mutluluğu kanıksadığı gibi."




6. ".. aynı geminin yolcusuyuz. Gemi batarsa hepimiz boğuluruz."




7. ".. her musibet, dayanma gücü ile birlikte geliyor."




8. "Başka çare yoksa ne yapılabilir ki? İnsan hiç olmazsa imkansızı denemek istemez mi?"




9. "İnsanlar sevdikleri veya mukaddes addettikleri kimselerin kusurlarına karşı kör olur."




10. ".. ruhu da yaralıydı."




11. ""Lakin aşk başka bir şey, Kemal."
"Ah Azra, bilmez miyim," dedi Kemal, " gönül hakikaten ferman dinlemiyor. Keşke kalbimize söz geçirebilsek."
"Ve arzularımıza. Siz erkekler kalbinizden çok arzularınızın esiri oluyorsunuz galiba.""




12. "İnsanlar sevdikleri kimselerin kusurlarına karşı kör olur."




13. "Derler ki, can almaya gelirken, çeşitli kılıklarda zuhur edermiş Azrail."




14. "İnsan zamanla acıları, kederleri de kanıksıyordu mutluluğu kanıksadığı gibi."




15. "Gelenler gidenleri hep aratıyordu, ne hikmetse!"





Veda Kitap İncelemeleri


Evet bugün yine bir Ayşe Kulin romanı ile geldim. Ayşe Kulin okumayı severim çünkü her ne kadar tarihimizi merak etsem de genelde tarihi kitaplar çok sıkıcı olduğu için okuyamıyorum. Fakat Ayşe Kulin tarihi bilgileri oldukça akıcı bir kurguyla harmanladığı için hiç sıkılmadan, aksine büyük bir zevkle kitaplarını okuyorum. Kitap bir seri ve Veda, Umut, Hayat ve Hüzün olmak üzere dört kitaptan oluşuyor.Kitapta;  Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerine, İstanbul'da bir konakta yaşayan aile üzerinden tanıklık ediyoruz. Her karakter üzerinden o döneme dair farklı farklı, fakat oldukça önemli bilgilere sahip oluyoruz. Son Maliye Nazırı Ahmet Reşat Bey ile; Osmanlı'nın çöküş dönemindeki ekonomisi, Osmanlı sarayı, son Osmanlı padişahı Sultan Vahdettin ve saltanatının nasıl sona erdiği ile ilgili bilgilere, bir Sarıkamış gazisi olan Kemal Bey ile ; Sarıkamış Mücadelesi, bu mücadelede Enver Paşa'nın ne büyük bir hata yapmış olduğu, 90 bin askerimizin şehit olduğu, hayatta kalan sadece dört kişinin olduğu, hayatta kalanların çektiği zorlukları, Azra Hanım ile ; savaşlarda kadının yeri ve önemi,  Mehpare ve diğer kadın karakterler ile ; savaşın arkasında kadınların neler yaşadığı, yine en çok eziyeti kadın ve çocukların çektiğine bir kez daha şahit oluyoruz. Ayşe Kulin'in sevmediğim bir yönü ise kitaplarında cinselliği çok açık bir şekilde anlatması ki  zaten yazmış olduğu tür bakımından da gereksiz buluyorum. Yine de akıcı dili ve hoş betimlemeleri ile güzel bir kitaptı. Tavsiye ederim.
 Herkese iyi günler ♤




Ayşe Kulin'in okuduğum ilk kitabı. Açıkçası onun günümüz fazla romantik yazarlarından olduğunu sanıyordum. Belki de bu kitabın konusu romantikliğe o kadar da müsait değildi. Duygusal kesitler yok değil ama yazar duyguyu, öyle gözümüze soka soka tasvirlerle yapmıyor. Ama o duygu bir şekilde sizi sarıp sarmalıyor belki de gözlerinizi dolduruyor. Sonuç olarak yanıldığımı anladım.
Kitap, Osmanlı Devleti'nin dağılma döneminde bakan olan Ahmet Reşat'ın ve ailesinin başından geçenleri konu ediniyor. Farklı bir dönemin yaşayışını anlattığı için romanı merakla okudum.
"Oysa ne o suçluydu, ne onunla birlikte aynı gemiye binerek kaçacak olan kabine üyeleri, ne de Sultan.
Sultan, yüzlerce yılın birikmiş hatalarını zayıf omuzlarına tek başına yüklenmiş bir zavallıydı. Yüzyılların talanı, dolanı, rüşveti, cehaleti, oburluğu, kayırmacılığı, yobazlığı, din adına yapılan binlerce hata, fesat ve vurgun ve Avrupa devletlerinin arsız iştahası Vahdettin'in elinde patlamıştı, hem kendini, hem etrafını yakarak." Bu cümleler, kitaptan bir alıntı ve bu alıntıyla benim dağılma dönemi sorumlularına bakış açım biraz değişti.
Son olarak kitabın üslubundan biraz değinirsem: Kitapta kullanılan eski kelimeler beni bazen meraklandırıp sözlükten aratmama neden oldu, bazen üşendim, cümledeki yerine göre kendimce anlamlar çıkardım ama bu eski kelimeler, romana tatlı bir sempati duymamı ve bu şekilde okumamı sağladı.




Hani derin sulardan sığ sulara gelirsin ve yavaşlarsın. Ayakların yere basar ve artık çabalamana gerek yoktur. Su seni yavaşça kıyıya çeker. Ayşe Kulin kitapları tam olarak böyle hissettiriyor. Konusu ağır veya post modernist eserlerden sonra şöyle anlam aramak zorunda kalmadan akıcı bir konu okuyayım deyince Ayşe Kulin, elimin gittiği ve çok sevdiğim Türk yazarlardan.

Uzun zamandır aklımda olan bu Ayşe Kulin dörtlemesine sonunda başladım. Keyifle de bitirdim. Osmanlı İmparatorluğunun son günlerinde işgal altında olan İstanbul’daki bir konağa konuk oluyoruz. Osmanlı geleneklerine bağlı Reşat bey ve millicilere destek olan yeğeni Kemal in çevresinde geçen bir dönem romanı da diyebiliriz. İstanbul’daki Reşat beyin konağını merkezine alan Ayşe Kulin, o dönemde halkın bu işgalden nasıl etkilendiğini de gözler önüne seriyor. İnsanların nasıl dayanışma içerisinde olduğunu, özellikle kadınların cephelere gidip yardımda bulunmak için nasıl fedakarlıklar yaptığını da oldukça başarılı işlemiş.

Birçok farklı duygu barındıran; aşkla, doğumlarla, saklanmalarla ve kimi zaman korkularla kimi zamanda en küçük bir gelişmenin mutluluğuyla sarmalanmış bir olay örgüsü. Ayşe Kulinin akıcı kalemi ile kaptırıp gidiyorsunuz. Hatta öyle kaptırıyorsunuz ki kitabın sonlarında şaşkınlık ve üzüntü içinde kitaba veda ederken bir burukluk da içinizde kalıyor.

Ben serinin ikinci kitabı, Umut’a geçerken bu seri ile sizde tanışmalısınız diyerek bitirmiş olayım,




Osmanlı imparatorluğunun son günlerini anlatan ve işgal altında bir şehir İstanbul son maliye Nazırı Ahmet Reşat bey ve ailesini konu alan #Veda
İçinde bir çok duyguyu barındıran bir kitap #ayşekulin kalemi deyince herkesin eminim tadı damağında kalmıştır...
Savaş, esir olmak, Aşk, özlem ve daha bir çok duygu..
Ahmet Reşat ilk başlarda saray yanlısı idi ve yeğeni ile uyuşamıyorlardı yeğeni Kemal Sarıkamışta yaşanan faciadan kurtlumuştu fakat ciperli kötü durumdaydı ve dayısından habersiz eve alınmıştı...
Kızsada ses çıkarmamıştı teyzesi Saraylı hanım biraz ağır basmıştı...
Behice Hanım Ahmet Reşat beyin eşi Saraylı Hanımla didişe didişe bir konak yaşantısı sürmekte idiler...
Mehpare uzak akrabalarının öksüz kızı idi Kemal'e bakması için seçmişti Saraylı Hanım...
Lakin bir aşk doğacağını tahmin etse alırmıydı Mehpare yi konağa?
Leman ve Suat Ahmet Reşat beyin kızları
Leman piyano çalıyordu ve çok kibatdı Suat ise tam tersi...
Mahir konağın hekimi ve aynı zamanda memleket sevdalısı biri Karakol dedikleri kuruluşları ile gizliden memleketi kurtarmaya çalışan gönüllülerden...
Azra Kemalin çocukluk arkadaşı aynı zamanda memleket sevdası ile teşkilatın kadın kollarında görev alıyor... Kemal'e bazı mecmuaların çevirisini getirip götürüyor.....
Esir bir ülkede böyle Bir dayanışma ruhu bilmiyorum su gibi aktı kitap...
Mehpare ve Kemalin aşk yaşamı Mehparenin memleketi ve Özellikle sevdası için herşeyi yapardı ve yapmayı göze alışlılığı...
Sonunda Ahmet Reşatın Yeğenine yardımı nedeni ile ailesi ve vatanına vedası....




Ayşe Kulinden okuduğum 4. ve yine çok beğendiğim bir kitap oldu.
Kitapta Osmanlı'nın yıkılış dönemindeki sosyal ve siyasal ortam anlatıyor. Halkın bundan nasıl etkilendiğini, insanlar arasındaki fikir ayrılıklarına, gelenekçi ve yenilikçi düşünceler arasındaki uçurumlara Kulin kalemiyle o kadar güzel dokunmuş ki...
Tabii tüm bu dönemide İstanbul'da maliye nazırlığı yapan Ahmet Reşat'ın yalısından aktarmış yazarımız.
Yalıda Ahmet Reşat, eşi Behice, kızları Leman ve Suat, teyzesi Saraylıhanım...
Yine Ahmet Reşat'ın yeğeni Kemal ve evin hizmetçisi Mehpare'den oluşuyor kişiler.
(Spoiler)
Sarıkamış askerlerinden olan Kemal'in Mehpare ile yaşadığı aşk, Kemal'in aynı zamanda vatan aşkı içinde yanıp tutuşması, Kemal'in evden ayrılışı, ev halkının çektiği acılar, kıtlıklar, ve Saraylıhanım'ın başına gelenler sizi kitabın içine çekiyor.

Kitapta hem yaşanılan dönemin hem de kişilerin psikolojik tahlillerine tanık oluyorsunuz. Kısaca Ayşe Kulin'in biyografik ve dönemsel özellikleri akış içerisinde harmanladığı keyifli bir kitap oldu benim için.

Kitabın sonundan da anlaşılacağı gibi, kitap iki seriden oluşuyor. Sonuda çok merak ettirici şekilde açık bırakılmış. İkinci kitabı henüz okumadım ama en kısa sürede edinip okuyacağıma eminim.
Okuyacak olanlara şiddetle önerdiğim, naçizane tavsiyemdir. Keyifli okumalar.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: