Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
İçeriğe atla

Uzun Hikâye - Mustafa Kutlu | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Spritüel / Dini Mustafa Kutlu

Yazar
Mustafa Kutlu
Yayınevi
Dergâh Yayınları
ISBN
9789759953331
Sayfa Sayısı
114
Dil
Türkçe
Ülke
Türkiye
Basım Yılı
2023
İlk Yayın Yılı
2000
Tahmini Okuma Süresi
194 dakika
Uzun Hikâye — kitap kapağı
Uzun Hikâye — kitap kapağı.

Uzun Hikâye Kitap Tanıtımı

Ben o zamanlar on altı yaşındaydım, lise birde. İnce uzun bir oğlan. Saçlarım kirpi gibi dik duruyor; ne yana, ne geriye taranmıyor, beni deli ediyordu. Babam "inatsın inat... İnatçı adamın saçı yatmaz. Dedeme çekmişsin besbelli. Keşke annene benzeseydin" diyordu. Keşke...

Annemin lepiska gibi yumuşacık, sarı saçları vardı. En çok o mavi gözlerini özlüyorum. "Benim oğlum okuyacak yüksek bir memur olacak" der, sonra da göz ucuyla babama bakardı.... Devamı kitapta.


Kitap sayfaları yakın çekim
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Uzun Hikâye Kitaptan Alıntılar

1. ""Hayat kitapla güzel""


2. "Bizim sevdamız artık ahirete kalmıştır."


3. "“Hayat kitapla güzel.”"


4. "Yoruldum genç yaşta bu hayattan.."


5. "'
+ Nereye gidiyorsun?

- Bilmiyorum .

+ İyi... Bilmemek en iyisi."


6. "Ancak hayat dediğin nedir ki? Anlaşılmaz bir sır..."


7. ""Hayat kitapla güzel""


8. ""Yoruldum genç yaşta bu hayattan... ""


9. ""Hayat kitapla güzel.""


10. "Bizim sevdamız artık ahirete kalmıştır, böyle bilsin.."


11. "Kitapların da bir kaderi vardır."


12. ""Hayat kitapla güzel.""


13. ""Ama solunan hava, yüzülen su, oturup kalktığın insan, yürüdüğün yol seni değiştirir.""


14. ""Kitapların da bir kaderi vardır.""


15. ""-Nereye gideceksin?
-Bilmiyorum.
-İyi...Bilmemek en iyisi.""


Koltukta kitap okuyan kadın
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Uzun Hikâye Kitap İncelemeleri

Merhabalar sevgili okurlar. Bu güzel alıntıyı en başa yazmak istedim. Çünkü hayat, kişiden kişiye anlamı değişiyor ve bu anlamlar, düşünceler hayatta yaşadıklarımızla değişip farklılaşıyor. Kitaplar ise bizim arkadaşımız, sırdaşımız ve can yoldaşımız. Gerçekten de hayat kitapla güzel :)

Kitaptaki bir alıntıyla devam edecek olursak:

" Ben ne yazabilirim ki?
Yazdığım neye yarar?
Olsun, işte besmeleyi çektim, işte yazıyorum."

Ben de besmeleyi çektim. İşte yazıyorum:)

Bulgaristan göçmeni Ali Bey ve Münire Hanım`ın tanışma öyküsü ve birlikte kaçmaları üzerinden hikayemiz başlıyor. Biz bu hikayeyi tabi Ali Bey`in oğlu vasıtasıyla okuyoruz. O anlatıyor bizlere.

Kitap akıcı ve doğal bir dille yazılmış. O kadar doğal ki halktan yani bizlerden birer parçayı içinde bulunduruyor. Aşk, özlem, mutluluk, hüzün hepsi var. Bir kasabada geçen olaylar biz okuyucuları da haliyle o dünyaya çekiyor. Bir sonraki sayfada acaba ne olacak? Diye merak edip duruyorsunuz.

Turan, Suna, Feride, sarhoş Selami hepsinin hikayesi sizi etkiliyor. Bu uzun hikayede hepsinin bir etkisi var. Anadolu`yu ve onun gerçeklerini güzel anlatan bir hikaye olmuş.

Kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Hatta sonra 2012 yapımı başrolde Kenan İmirzalıoğlu ve birbirinden değerli oyuncuların oynadığı yaklaşık 2 saat olan kitap adıyla aynı isimli Uzun Hikaye filmini de izlemenizi tavsiye ederim :)

Keyifli okumalar
Kitapla kalın...


MUSTAFA KUTLU okuyorum demek kolay ama MUSTAFA KUTLU "yu anlayarak okuyorum demek çok güç açıkçası..Çünkü Mustafa KUTLU kitapları sıradan okurlara göre çok ama çok ağır .Kendimden örnek vereyim ilk kitabını okudum .Ve gerçekten ilk başlarda olayın neye bağladığını ne üzerinden vurgulandığını asıl neyi anlatmak istediği ne gibi mesajlar verdiğini sade okurların anlamayacağı kapasitede kitaplar sergiliyor usta yazarımız.Şu an ki amacımız Mustafa KUTLU kitaplarımı anlamak değil asıl MUSTAFA KUTLU "YU anlamak amacımız .Her yazdığı kitaptan bir kişiliğini katan usta yazarımızı anlamak biraz zor olsa gerek ama en küçük kişiliğiyle bilinmesini hak eden birisinden bahsediyoruz .Bu kitapta da da bir çok kişiliğini buldum mesela Ali yani Mustafa KUTLU tam anlamıyla bir dava adamı .Haksızlığa düşen insanların hakkını savunan haksızlığa gelemeyen ve her türlü kafasındakini yapan SOSYALİST bir davacı adam ALİ.Usta yazar yazdığı bir çok kitabın da da her zaman inancımı vurgulayan ve hata bir çok kitabın da KURAN I KERİM İN bir bazı bölümlerini de çözüm anlayıp kavrayıp kitabına apayrı bir özdeşmelerle de farkını atıyor . Ayrıca bazı kitaplarına zaten KURAN I KERİM İN başlıklarıyla isim vermekte mesela BU BÖYLEDİR kitabı KURAN I KERİM den tasarlayarak verilen bir kitaptır .HER YAZDIĞI KİTAPLA FARK ATAN MUSTAFA KUTLUYA CANI GÖNÜLDEN SAYGI DUYUYOR VE TEBRİK EDİYORUM ..


"Hayatta her insanın bir hikayesi vardır. İçinde mutlulukların, sevinçlerin, kederlerin, acıların, sevdaların,... Geçtiği hikayeler...

Her insan bir derstir. Hayat içinde insanları barındıran bir kitaptır. Çünkü her insanın hayattan aldığı dersler ve bu derslerden çıkarılan nice mesaj vardır.

Ancak hayat dediğin nedir ki? Anlaşılmaz bir sır. Kurduğumuz düzen hep böyle sürüp gidecek sanırız. Birden ip kopar, ışık söner, herşey darmadağın olur (sayfa 12).

İncelemenin başında her insanın bir hikayesi vardır dedim ya, Mustafa KUTLU'da Uzun Hikaye kitabında Ali'nin hikayesini, oğlunun ağzından anlatıyor.

Kitap; Ali'nin sevdasını, okumaya ve yazmaya duyduğu aşkı, dürüstlüğünü, haksızlıklara tavrını ve mücadelesini, yaşama tutunma öyküsünü anlatıyor. Hayat Ali'yi ve oğlunu nice yollara, kasabalara, yeni insanlara sürüklüyor, onlara kendi hikayelerini yazdırıyor.

Uzun Hikaye, 115 sayfa olabilir ama içinde bir ömre sığdırılabilecek nice dersler ve mesajlar içeriyor. Hayat bizi kendi içerisinde farklılıklara sürükleyip durur. Bizim yapmamız gereken bulunduğumuz her farklılık içerisinde her zaman kendimiz olabilmeyi başarmak ve tabi ki dürüstlüğü, adaleti ve inandığımız değerleri hiçbir zaman elden bırakmamak. Çünkü:
... Solunan hava, yüzülen su, oturup-kalkdığın insan, yürüdüğün yol seni değiştirir (sayfa 88). İyi yöndeyse bırak değiştirsin ama kötü ise nefsine yenilme, her zaman kendin ol!"


Küçük kasabalar, tren istasyonları ve yollarda geçen, hiçbir yere tutunamayan kısa ama aslında upuzun bir hikâye bu… Hızlı akan kitapları seviyorum. Onlar bizi dizi-film gibi heyecanlı bir şekilde okumak, diğer sayfada ne olacak acaba? düşüncesiyle okumaya devam etmek hoşuma gidiyor. "Uzun Hikaye" tam olarak böyle bir kitap. Çekirdek bir ailenin başına gelen olayları anlatmaya başlıyor fakat bir noktadan sonra özellikle baba-oğul ilişkisine ağırlık veriyor. Çoklu karakter yapısı, her karakterin kısa kısa hikayeleri benim kitapta en çok beğendiğim yerler oldu.

Kitabı okuduktan sonra saka kuşunu araştırdım, ötüşünü dinledim. Saka kuşunun ötüşü kulaklarımdayken, gözlerimi kapatıp kendimi bu nahif hikayenin içinde hayal ettim. Tren yolculuğu yaptım karakterlerle birlikte. Taş kaldırımlarda yürüdüm. Her istasyonda yeni bir hayat kurdum kendime. Mechule giden bir trenin bilmediğim bir istasyonunda inip kaybolduğumu hayal ettim. Aslında kaybolmak denilemez, bu daha çok kendimi bulma hikayesiydi.

SPOILER

Ben o zamanlar on altı yaşındaydım, lise birde.
İnce uzun bir oğlan. Saçlarım kirpi gibi dik duru­yor; ne yana, ne geriye taranmıyor, beni deli edi­yordu.
Babam "İnatsın inat... İnatçı adamın saçı yatmaz.
Dedene çekmişsin besbelli. Keşke annene benze­seydin." diyordu.


"Kaldım orada yalnız.
Ayrılık bu mu?"

Yalnız kalmak yeni bir yolun ilk adımıdır hikâye ikliminde...çünkü tüm muhteşem hikâyeler...evet değişmez klasik cümledir bu benim için: "tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar: ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir..”

"Bu caddenin adı kesin istasyon caddesidir. Otele varacağım. Daktiloyu açacağım."

Yeryüzünde o kadar yolcu var ki hikâyesi yazılmamış. Biz ancak daktiloyu açanın hikâyesini okuyabiliyoruz. Bitip bitip başlayan, başladığı yerde biten, bittiği yerde yeniden başlayan hikâyeler "uzun hikâye" oluyor. Okumaktan, dinlemekten bıkmadığımız için "uzun hikâye"leri seviyoruz.

Hep bir gece ansızın ve hep demiryolu tarikiyle...maziden değil ama âtiye kaçışın hikâyesi.

Ben Uzun Hikâye'de okumayı kaçmak, daktiloyu ise geri dönmek olarak hissettim. Hem baba, hem oğul...her ikisi de...Okuyarak kaçtılar, yazarak geri döndüler sanki...

"Ben ne yazabilirim ki? Yazdığım neye yarar? Olsun, işte besmeleyi çektim. İşte yazıyorum:

Ben o zamanlar on altı yaşındaydım, lise birde. İnce uzun bir oğlan."

Başladığı cümleler ile bitiyor kitap. Böyle kitapları severim. İşte uzun hikaye böyle olur. En uzun hikâye bizi başladığımız yere geri getirendir. İtiraf edeyim aslında en kısa hikâye de budur. Çünkü bir dairede birbirine en yakın iki nokta, aynı zamanda birbirine en uzaktadır.


Mustafa Kutlu ve benzer kitaplar

Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
Rakamlarla ucretsizkitap.com.tr
0
Toplam Görüntüleme
0
Toplam Okunma
0
Toplam İndirme
0
Toplam Oy
0
Toplam Yorum

Okur Kılavuzu

Hangi kitabı okuyacağınıza karar vermek için künye, tanıtım ve seçme satırlardan oluşan başvuru rehberi.

Okur Kılavuzu'nin tamamı — A'dan Z'ye dizin »