Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Ülker Abla - Seray Şahiner | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Ülker Abla Kitap Bilgileri


Yazar: Seray Şahiner
Tahmini Okuma Süresi: 4 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı: 160
Basım Tarihi: Ekim 2021
İlk Yayın Tarihi: Ekim 2021
Yayınevi: Everest Yayınları
ISBN: 9786051856797
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe


Ülker Abla Kitap Tanıtımı


“Hani diyorlar ya, rüyamda bunun bir rüya olduğunu biliyordum diye…
Kâbustayım ama bunun hayatım olduğunu biliyorum.”


Hem benzersiz hem de fazlasıyla tanıdık biri Ülker. Kocasından şiddet görmüş, gidecek yeri olmadığından
bu eziyeti yıllarca sineye çekmiş bir kadın.
Derken, bir gece evini terk eder. Yeni bir yaşam alanı ararken can havliyle bir hastaneye sığınır ve orada kalabilmek için kimsesiz insanlara refakatçilik etmeyi iş edinir. “Ağlayanın bir, gülenin bin derdi var,” diyen Ülker, keskin mizah duygusunu savunma sanatı olarak kullanıp hayatta kalmanın yollarını arar.
2012 yılında Hanımların Dikkatine ile Yunus Nadi Öykü Ödülünü, 2018 yılında Kul ile Orhan Kemal Roman Ödülünü kazanan Seray Şahiner, Ülker Abla ile Türkçe edebiyata yeni bir ses, çok güçlü bir kahraman armağan ediyor!




Ülker Abla Kitaptan Alıntılar


1. "“Kâbustayım ama bunun hayatım olduğunu biliyorum.”"




2. "En çok gülerken üzülüyorum."




3. "Herkes birbirinin televizyonu, kimse karşısındakiyle gerçekten konuşmak istemiyor..."




4. "insan sevilmeyi özlüyormuş."




5. "“Allah kalbimize göre versin.”"




6. "Ulan ölümü göze almakta ne var? Yaşamayı göze alın da görelim."




7. "İnsanlar neyin var diye sorup sorumluluk almaz kolay kolay ama ağlayan birini gördü mü seyretmesini pek sever..."




8. "Erkekler deli karıdan çok korkar. Ama kadınları delirtmekten korkmaz."




9. "İnsan kısmı iyilik yapıyorsa mutlaka bedeli olur..."




10. "Ben insan sevmiyor değilim, sadece insanları sevmeye devam etmek için bazılarını gözden çıkarmam lazım."




11. "Çaresizliğin adı kabul etmek olmuş..."




12. "Tokluk rehavet yapar..."




13. "Etrafta kadınlar olunca dünya daha güvenli bir yer gibi geliyor."




14. "Erkekler deli karıdan çok korkar, ama kadınları delirtmekten korkmaz..."




15. "Gülmek, nefsi müdafaadır."





Ülker Abla Kitap İncelemeleri


Seray Şahiner'in Antabus kitabını okuyanlar nevi şahsına münhasır Ülker Abla ile daha önceden tanışmıştı.
Hatta çoğu kişi, Ülker Abla'nın Antabus'un kahramanı Leyla'nın önüne geçtiğini düşünmüştü.
Bir söyleşisinde Seray Şahiner  Ülker Abla'yı şöyle tanımlamıstı.
"Kitaptaki Leyla'nın yol göstericisi.İlahi Komedya'da kahramana Araf'ı gezdiren Vergilius gibi.Araf, çünkü ikisi de ölüm ve yaşam arasında kalmış kadınlar.Ülker çareyi firarda bulmuş ve hayatla mizahı kalkan ederek başa çıkmaya çalışıyor."

Seray Şahiner bu kez Ülker Abla'yı almış, hikâyesini genişletmiş, müthiş, unutulmayacak bir karakter yaratmış.
Baba dayağından kaçıp, koca dayağı ile karşılaşan Ülker, tek dayanağı oğlu da askere gidince, kocasının zulmünden kaçıp, her dayak sonrası kendini koridorlarında bulduğu hastanede, kendine yoktan var ettiği bir sığınak yaratır.
Ülker Abla başlangıçta,karnını, gittiği dügün salonlarında ve kan vererek elde ettiği meyve ve krakerlerle doyurur.Sonrasında refakatçilik yapmaya başlar.Refakatçi yemekleri ve hastanede örüp sattığı örgü işleri ile yaşamını sürdürür.
En büyük korkusu kocası tarafından bulunmak olan Ülker Abla, sonunda nüfus cüzdanın da kurtulur.
Hastanede insanlar çeşit çeşit.Ülker Abla da her tür insanla karşılaşır.Ateist üniversiteli kadınla karşılaşması, tüm inançlarını yerle bir eder.Dahası "Froyd ve Lakan" ile tanışır.Froyd'u baş düşmanı olarak beller Ülker Abla.
Seray Şahiner unutulmaz bir kahraman kazandırmış edebiyatımıza bu kesin.
Tavsiye ederim.




"Ben Ülker. Diriyim. Şimdilik."

Seray Şahiner, ne güzel kitap yazmışsın sen öyle! Nasıl usta bir kalem bu hayran kaldım. Ne mi var bu kitapta? Çok tanıdık bir hikaye var. Hayatınızdan, çevrenizden belki de haberlerde gördüğünüz hayatlardan bir hikaye. Ülker abla ve erkek şiddeti. Babası ile başlıyor şiddetle tanışmaya Ülker abla. Oysa korunacağı, kollanacağı, sevgi göreceği yer olması gerekirken babasının yanı. Sonra kurtulurum umuduyla bir evlilik yapıyor ve o tanıdık şiddet burda da onu buluyor. Bir gün dayanamıyor ve evden kaçıyor. Ondan sonra yeni bir mücadele, hayatta kalma çabası başlıyor onun için. Tanıdık bir hikaye değil mi? Görmekten, duymaktan hoşlanmadığımız türden ama toplumumuzun acı bir gerçeği. Yüzümüzü çevirsek de haberlere bakmasak da bu gerçek gün gibi ortada. Kadınlar, bu toplumda kadın olmanın zorluğu, erkek şiddeti ve gün gün artan cinayetler.

Seray Şahiner Ülker ablanın hikayesini anlatırken mizah dolu bir dil kullanmış. Hikayeyi okurken hüzün duyuyorsunuz ama ağzınızın kenarında çarpık bir gülümse de size eşlik ediyor. Ben çok beğendim, kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.

"Geceleri kadınların üstü fosforlu kalemle boyanır. Ne kadar it uğursuz var, hepsinin gözüne çarparsın."

"Şiddetli geçimsizlik derler kadın dövmenin adını."

"Şöyle acil nöroloji, acil travmatoloji, acil kardiyoloji gibi bir de acil boşanmatoloji bölümü olsa ya hastanelerde. Öyle daha çok hayat kurtarılırdı. Bazı kadınlar için en ölümcül hastalık evlilik."




Baba dayağından kaçarken koca dayağına yakalan bir kadın Ülker abla. Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık durumu anlayacağınız. Yediği dayaklara hep oğlu için boyun eğmiş, oğlu da askere gidince ne onu koruyacak kimse kalmış ne de çekip gitmemek için bir bahanesi. Bir gün çekmiş kapıyı çıkmış. Peki ama nereye gidecek? Kimsesiz bir kadın Ülker. Babasına gitse yine koca evine yollanacak. Tabii evine gitmesi, kocasına hanımlık yapması yediği dayaklardan daha önemli. Sürekli dayak yiyip kaldırıldığı hastaneye bu kez sağlam bir şekilde kendi iradesiyle “sığınmaya “ gitmiş. E tabi hastane de olsa kim kimi bedavaya bakar. Ülker abla da sırf bir lokma ekmek, kocası tarafından öldürülmemek için başlamış kimsesiz hastalara karın tokluğuna refakatçilik etmeye. İnsanın sırf gidecek yeri , yiyecek aşı olmadığı için insanların altını değiştirmesi, kahrını çekmesi ne korkunç şey. Kadınların ölmemek için hep kaçması , her şeye sırf ölmemek için boyun eğmesi, çaresizlik arasında sıkışıp kalması ne zaman son bulur bilemiyorum. Ama Ülker ablanın mücadelesi netice vermiş değil.

Seray Şahiner Ülker ablanın çektiği zorlukları mizahi bir üslupla kaleme almış. Tam anlattıklarına üzülecekken kendinizi aniden gülerken bulabilirsiniz. Okumayı düşünenlere tavsiye edilir. Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim. Kitapla kalın:)))




Seray Şahiner’in üslubunu çok severim. Argo ve mizahi dili konu her ne kadar can yakıcı olsa da arada sırada beni gülümsetti ister istemez.
Ülker.. yıllarca kocasından dayak yemiş bir kadın.. bir gün canına tak ediyor ve kaçıyor evden.. sığınacak bir çatı ararken hastanede buluyor kendini, yok yok başına bir şey geldiğinden değil, hastane bana ev olur belki diye. Gerçekten de oluyor, nasıl olduysa.. refakatçisi olmayan hastaların refakatçisi, Ülker Abla’sı oluyor bir anda. Hemşirelerin de işine gelmiyor değil, karın tokluğuna parasız bahşiş alınca da ellerine veren bu Ülker Abla’ya seslerini çıkarmıyorlar.
Ülkemizin en büyük sorunlarından olan kadına şiddet, kadın cinayetleri, kadın olursan başına neler gelebileceği, kadın olmanın zorlukları vs derken hepsini şak şak koymuş önümüze Seray Şahiner, Ülker Abla’nın ağzından. Güzel de koymuş (!) bence. İyi olmuş.
Sevdim ben bayağı, üzüldüm de, gözlerim de doldu.. demiştim ya yeri geldi güldüm de.. her duyguyu yaşattı bu kitap yani bana.
Baba dayağından kaçıyordu Ülker Abla ama koca dayağına yakalandı. Ah be Ülker Abla..
Bir kaçış hikayesi de diyebiliriz aslında buna. Korkusunu iliklerinize kadar hissedeceksiniz eminim Ülker Abla’nın.
Okudukça ‘harbiden yaaa’ dedim durdum. Siz de okuyun, eminim size de bir şeyler dedirtecektir.




Seray Şahiner'in çok keyifle okuyacağınızı düşündüğüm ödüllü kitabı. 2022 Duygu Asena Roman Ödülünü alan Ülker Abla kitabı harika bir eser.
Kitabı okurken hoş sohbet ve tabiri caizse biraz hafif kafası kırık, biraz mizahi bir arkadaşınızı dinliyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz. Yeri geliyor Ülker Abla ile kahkaha atıyorsunuz, yeri geliyor ağlanacak halimize gülüyor buluyoruz kendimizi.
Ana karakter Ülker Abla'nın gözünden anlatır yazarımız kurguyu, hem de konuşur gibi anlatır, bu da sanırım kitabın kolay okunmasını sağlıyor.Ülker Abla ağzından yazılmasaydı, bu derece ironik mizah da çıkmazdı ortaya.
Biraz kurgudan bahsedeyim :yaşanan olaylar çok tanıdık aslında. Kocasından ölesiye dayak yiyen bir kadının evini terkedip en güvenli bulduğu yer hastanede refakatçilik yapıp hayatına devam çabası anlatılıyor. Sevgili Seray Şahiner, toplumsal gerçekleri çok iyi gözlemleyip anlatmış,hasta bakıcılığa bambaşka bir boyut kazandırmış, daha önce hiç dikkat etmediğim çok detay vermiş.
Yazarın Antabus kitabı okuma listeme girmeyi haketti:)
"El derdi, insanın kendi derdini unutmak için edindiği zevktir." s. 20

"Dedim, "Senin halin yine iyi. Ben Allah'a inanıyorum. Allah bana inanmıyor.Hani diyorlar ya dizilerde :Platonik aşk." S. 24

"Bir şey söyleyim mi, delilik hayatın emniyet şerididir." S. 91
"Bazı kadınlar için en ölümcül hastalık evlilik." S 105



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: