Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Üç'ün Çekilişi - Stephen King | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Üç'ün Çekilişi Kitap Bilgileri


Yazar: Stephen King
Tahmini Okuma Süresi: 13 sa. 34 dk.
Sayfa Sayısı: 479
Basım Tarihi: Nisan 2006
İlk Yayın Tarihi: Kasım 1992
Yayınevi: Altın Kitaplar
ISBN: 9789752104371
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Üç'ün Çekilişi Kitap Tanıtımı


Kara Kule romanının sonunda Roland, yani Silahşor, Silahlı Adamla karşılaşmıştı. 



Ardından Roland, Orta-Dünyada Batı Denizi kıyısında uyanır. Karşısında her biri ayrı zamanlarda New York kentine açılan üç kapı görür. 



Roland, Kara Kuleye ulaşmak için bu kapılardan üç kişiyi kendi zamanına çekmek zorundadır. 



I. Kapı: Yıl 1987. Roland, Eddie Dean adlı eroin bağımlısı tutukluyla karşılaşır. Eddie çekilen kişilerden biridir. 



II. Kapı: Yıl 1964. Gölgelerin Kadını, zenci Odetta Holmes bir metro kazasında bacaklarını kaybetmiştir. İçinde öfke ve nefretle yanıp tutuşan ikinci bir kadın yaşamaktadır ve o kadın Rolandla karşılaşır. 



III. Kapı: Yıl 1977. Jack Mort insanları ölüme iten ve akıl almaz zalimlikler yapan bir canidir. Ve ne yazik ki Rolandın çektiği son kişidir. 



Sizce, arayış içindeki Roland ka-tetini tamamlamak için yeni arkadaşlar mı edinmiştir? Yoksa bilmeden tamamen farklı bir bela mı ortaya salmıştır?




Üç'ün Çekilişi Kitaptan Alıntılar


1. "Çünkü görme ile görmeme arasındaki fark, yaşama ile ölme arasındaki fark gibidir."




2. "Beni dinleyin sürfeler, tırtıllar Yaşamlarınıza kulak verin, çünkü onlar bir gün bir anlam ifade edebilirler."




3. "Kuşkularınızı görmezlikten gelmemelisiniz..."




4. "Oysa dedikleri gibi; sanat yaşamı, yaşam da sanatı taklit eder; birbirlerine öykünürler."




5. "Üç . Bu, senin yazgının sayısıdır. Üç sayısı mı?
Evet, üç sayısı gizemlidir. Üç, mantra’nın kalbinde durur. (Mantra, Hinduizm’de olduğu gibi, dua ya da büyünün gizemli formülüdür Çeviren.)"




6. "Git ya da gitme, umurumda bile değil. Ama ne yapacağına bir an önce karar ver."




7. "Neden böyle aptalca sorular sorarak benim zamanımı ve enerjimi harcatıyorsun?"




8. "Siz beni düş kırıklığına uğrattınız."




9. "Ne tuhafsın sen Silahşor! Ne boyun eğmez şeysin! Aptalca sabit fikrinle
ne denli romantiksin sen!"




10. "yaşam bir roman ve dünya bir yalan. Şu halde kendine güven ve olduğun yerde yüksel, diren."




11. "Cehennemde zaman kavramı bulunmaz."




12. "Çünkü şekerciyi sevmeyebilirsin ama şekerlemeni çok seviyorsun, öyle değil mi?"




13. "Herkes soğuk hindi olmaktan söz eder ama sen oraya varmadan önce serinkanlı hindi olmalısın."




14. "Adamlar her şeyi biliyor ama bir şeyi kanıtlayamıyordu. Bütün bunlar yaşlı anasının dediği gibi, gerçek dünya ile insanın istekleri, özlemleri arasındaki fark gibiydi."




15. "Barbara Streisand’ın şarkılarındaki gibi… bu eskimiş, basmakalıp, klişe gibi bir şey… ama gerçektir. Bir torbanın içinde takılıp kalmanın başka yoludur."





Üç'ün Çekilişi Kitap İncelemeleri


Roland Deschain serinin ikinci kitabında tam anlamıyla kendini gösteriyor. Orta dünyadan, dünyaya açılan kapı ile Roland'ın dünyası baya bir değişiyor. Kendine yeni arkadaşlar ediniyor ama ne edinme...

İlk kitabında Jake ile yolları kesişen Silahsör bu defa baya bir heyecanın içinde kendini bulacak. Kitap başlar başlamaz Roland sahilde uyanıyor ve üstüne üstüne geldiler yine... cek cuk cek miydı neydi tam hatırlamıyorum sözlerini ama gelenler iyi geldiler. Roland yazık oldu burada sana.

Dünyamıza açılan kapıyı bulup geçiş yapıyor ve aradığı kişileri orta dünyaya çekmeye uğraşıyor yeni arkadaşlar yeni silahsörler onun ka-tet'iydi. Burada da heyecan doruklarda ne aksiyonlar var. Neler neler bu yeni karakterler kendi içlerinde hepsi birer hikaye zaten.

King 2.kitapta seri de almış gitmiş. Esir etti kitap beni merakla okuyordum sıkılmadan. Gerilim de var, Odetta aklımı aldı bir ara. O anları okurken gerildikçe gerildim.
Nasıl yazmışsa karakteri içime içime işledi. Eddie'miz var gencecik. Mafya da var. Baronlar falan... :) Dedim ya aksiyonu bol.

Gerilim, aksiyon ve macera hepsi bir arada. Ilk kitapta da belirtmiştim sabırlı olun ve 2. kitaba yetişin nelerle karşılaşacağınızı görün.

Roland Deschain acılar da çekiyor yine, bu acılarında yaşanan olaylar, durmadan karşına çıkan maceralar kitabı sürükleyici hale getirmiş.

Seriye başlamayı düşünen arkadaşlarım var biliyorum, daha ne kadar düşüneceksiniz ;)

Uzun günler, hoş geceler dilerim. Sai
Roland Deschain




Roland'ın Kule'yi arayışı devam ediyor.

Üç'ün Çekilişi beni kendine fazlasıyla çekti. Kitabın başlangıcından sonuna kadar temposu yüksek bir şekilde ilerledik. Roland, gerçekten Kara Kule' ye ulaşabilmek için herşeyi feda edebilir bunu daha iyi anladım.

Bu kitapla birlikte seriye iki yeni yan karakter giriyor. Odetta ve Eddie. Benim kesinlikle favorim Odetta oldu. Şizofren, dizilerinden aşağısı kopuk siyahi bir kadın. Şeytani kişiliği olan Detta zaman zaman Odetta'yı etkisi altına alıp çok korkunç bir kadına dönüşüyor. Bacakları sağlam olsa bu kadına kimse engel olamaz. Yaşadığı sakatlığına rağmen Eddie ve Roland'a ne zorluklar çıkardı... Neredeyse öldürüyordu. Spoiler olmasın bundan sonrası.

Odetta üzerinden de döneminde siyahilere karşı yapılan haksızlıkları çok güzel bir şekilde ön plana çıkarıp sosyal bir mesaj vermiş. Zaten Odetta'nın diğer kişiliği olan Detta'da bir nevi çocukluğundan beri maruz kaldığı ırkçılığa baş kaldırı olarak doğmuş. Beyaz insanları düşman olarak görmüş ve onlardan içten içe hem korkmuş hem nefret etmiş.

Roland'ı bu kitapta biraz daha sevmeye başladım çünkü insani yönlerini az da olsa göstermeye başladı. Duygularını anlayabilmeye başladım ama ne yalan söyliyim Kule'ye ne için ulaşması gerek ve neden bu kadar önemli onu anlayamadım. O hala soru işareti.

Yine çok gerçekçi karakterler yine çok iyi bir olay örgüsü. King asla hayal kırıklığına uğratmıyor. Kara Kule serisine tam gaz devam.




Doğumgünüm bahanesiyle Buz ve Ateşin Şarkısı serisinden sonra kendime aldırdığım ikinci seri kitap hediyem. Bu işi herkese tavsiye ederim: doğumgünlerinizi kullanın! :)

Ben bu seriden hep bir şekilde uzak durdum, hiç spoiler almadım, okumadım ve konudan da bahsetmeyeceğim. Konuyla alakalı benim de neredeyse hiçbir fikrim yoktu ama artık zamanı geldi dedim ve başladım. İlk kitap olan

ben de neredeyse hâyâl kırıklığı yaşatıyordu. Dedim bu

olamaz. Ama yılmak kanımızda yok tabii, devam ettik...



'nde nasıl olduysa bir anda ortalık alevlendi. Karakter gözümde çok daha iyi oturdu. Bir sürü soru işaretlerim var elbette ama sonuçta henüz 2.kitabı bitirdim.

Silahşör tam olarak nasıl bir dünyada? Hangi yılda? Kule uğruna neler feda edecek, başına daha neler gelecek? Kule'yi bulduğunda neler olacak? ((Siyahlı adam kim ulan??))

Şöyle denilebilir mi; Western-fantastik karışımı bir kitap serisi. Ben Western sevmediğim için belki ilk kitapta zorlandım ama silahşörün bir gizemi, bir şahsiyeti var. Onu sevdim. Özellikle bu kitabın yarısından sonrası bende su gibi aktı. Okumak için sürekli fırsat kolladım. Son yaptığı jesti (Jack Mort) asla tahmin edemezdim, yazarın okurlarına adeta bir göz kırpış şekliydi.

Benim

'in tavsiye etmeyeceğim bir kitabı yok henüz okuduklarım arasında. O yüzden bu seriyi de edinin ve farklı başka bir dünyaya dalıverin. Gerçek dünyadaki kitap fiyatlarını da bir ara tartışalım.





kesinlikle birinci kitaptan daha iyiydi.Ama gel görelim ki birinci kitaptan on kat daha kötü bir çeviriye sahipti.Cidden yani.

bunun yanında şaheser kalır.Ben böyle bi acemilik seviyesinde çeviri görmedim ve umarım bir daha da görmem.Kitapta “duyumsamak” ve “gereksinmek” kelimeleri havada uçuşuyor.Abartmıyorum her sayfada en az beş defa falan görüyorsunuz.Yahu arkadaş hissetmek/ihtiyaç duymak kelimelerinin suyu mu çıktı?Her okuduğumda gözlerim kanadı ya gözlerim.Bir de Dex yayınlarının çevirisini kötü buluyordum.Beterin beteri vardır dedikleri bu olsa gerek.Şükür diğer kitaplardaki çevirmen farklıymış.

Çeviriye olan isyanımı kustuğuma göre gelelim kitaba.Üçün çekilişini ben daha çok beğendim.Çünkü olaylarda kopukluk yoktu.O yüzden su gibi aktı.Kafamda bazı şeyler yerine oturdu.Hikayemize dahil olan iki karakteri de sevdim.Özellikle Odetta karakteri.

in karakterleri bu kadar özenli yazmasına bayılıyorum.Kısa olaylarda gördüğümüz ve belki bir daha görmeyeceğimiz karakterlerin nasıl biri olduğu hakkında bile bilgi veriyor.Bu yönünü çok seviyorum.

Birinci kitabın sonundaki kehanetler bir bir gerçekleşmeye başladı.Olaylar hiç hız kesmeden ilerledi.Hala kafamda bir sürü soru kalmış olsa da bu kitapta öğrendiklerim beni tatmin etti.Bu üçlünün yaşayacakları maceraları çok merak ediyorum.Ne desem spoiler olacağı için daha fazla yorumda bulunamıyorum.Ama şunu söyleyebilirim.Seriye başlarken birinci kitabı belki çok sevmeyebilirsiniz ve bu konuda size hak verebilirim.Ama pes etmemeli ve ikinci kitaba şans vermelisiniz.Çünkü yeni katılan karakterlerle birlikte hikaye çok daha ilgi çekici bi hale geliyor.




Yazın genellikle sıcaklardan dolayı elim bir türlü kitaba gitmez. Yine de bir şekilde okumaya gayret ederim, çünkü kitaplar durduğu yerde bekledikçe bir şeyler kaçırıyormuş hissi yaşıyorum. Bu sene görülmemiş sıcaklarda bu durum benim için aşırı zor oluyor. Dolayısıyla başlamam gereken kitapları maalesef bekletip Fantastik kitapları aldım elime. Aslında onlarda bekliyordu uzun zamandır da neyse... Fırsat bu fırsat diye başladım okumaya. Stephen King ile aram yoktur benim. Lisede Hayvan Mezarlığı isimli bir kitabı arkadaşım vermişti. Hiç hoşlanmadığımı hatırlıyorum. Yazarın kendisine hayranım ama özellikle de çalışma biçimine. Kitaplarını okumadım ama uyarlanan dizilerini de beğenmiştim. Kubbenin Altında dizisi mesela...(Gerçi 2. sezondan sonra bıraktım :)) Neden kitapları bir türlü bana etkileyici gelmiyordu gerçekten bilmiyorum. Arkadaşım yine Kara Kule serisi övünce bir şans vereyim dedim. Bundan 3 ya da 4 sene önce ilk kitabının ince olmasına şaşırarak başladım. Böylece ilk kötü fantastik kahramanım ile tanışmış oldum. Kötü bir karakter Roland kesinlikle, öyle Yüzüklerin Efendisi'ndeki Frodo gibi iyi niyetli yola çıkmıyor kesinlikle (Sonrasında Frodo içinde iyi niyetli diyemem ama). İkinci kitap kalınlığı daha fazla olunca daha çok öğrendim ve daha çok benimsedim diyebilirim. Arayı açmanızı tavsiye etmem ama benim gibi kitaplar arası. Hatırlaması kolay olmuyor kesinlikle. Karakterler arasında en fazla sevdiğim Odetta idi. Onunda devamında ne yapacak merak ediyorum kesinlikle. Biraz seri hakkında spoiler yemiş olsam da bu sıcaklarda iyi geldi için fantastiğe devam. Stephen King ile de biraz uzlaştık diyelim




Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: