Türkiye'nin Yakın Tarihi Kitap Bilgileri
Yazar: İlber Ortaylı
Tahmini Okuma Süresi: 6 sa. 48 dk.
Sayfa Sayısı: 240
Basım Tarihi: Aralık 2017
İlk Yayın Tarihi: Haziran 2017
Yayınevi: Timaş Yayınları
Orijinal Dil: Türkçe
ISBN: 9786051143163
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Türkiye'nin Yakın Tarihi Kitap Tanıtımı
“Osmanlı İmparatorluğu gürültüyle ve aniden ortadan kalktı. Büyük imparatorluklar artlarında üç beş yıllık değil, yüz yıllık sancılar bırakır.”
“İttihatçılar vatanseverdi, bu onların hem gücüydü, hem de hatalarının bir nedeni.”
“1924 Anayasası hem bizim tarihimiz hem de yakın tarih için Balkanlar ve Ortadoğu’nun en ilginç kurucu belgelerindendir.”
“Birinci Dünya Savaşı’ndaki ağır hatalar ve boş özlemler sebebiyle, İkinci Dünya Savaşı’na ihtiyatla yaklaşılmıştı.”
“6-7 Eylül olayları, Varlık Vergisi ile birlikte yakın tarihin en büyük sorun çıkaran iki tertibidir. Tertiplerin akışına sorumlular bile hakim olamamıştır.”
“Yassıada duruşmaları hiçbir hukukçunun onaylayamayacağı biçimdeydi.”
“Türkiye anayasaları boyuna yenileniyor. Yenilenmeyen, politikanın örgütlenme biçimi ve eğitimidir.”
***
Tarih denildiğinde ilk akla gelen isim İlber Ortaylı, Türkiye’nin gündeminden düşmeyen anayasa tarihimizden seçimlere, Birinci Dünya Savaşı’nın acı sonuçlarından İkinci Dünya Savaşı’ndaki denge politikasına, Enver Paşa’nın komutanlığından İsmet İnönü-Adnan Menderes çatışmasına, İran, Irak, Suriye ilişkilerinden ABD, Rusya ve Avrupa Birliği politikasına, askeri darbelerden eğitim sistemimize kadar birçok konuda yakın tarihimizin dönüm noktalarını farklı bir bakış açısıyla ve sıra dışı analizleriyle ele alıyor.
Türkiye’nin Yakın Tarihi Türkiye’nin son yüzyılda geçirdiği değişimlerin arka planını merak eden okurlar için kaçırılmaması gereken bir kitap.
Türkiye'nin Yakın Tarihi Kitaptan Alıntılar
1. "Okuma alışkanlığı için galiba iyi bir eğitim ve insanların yalnız kalmayı sevmesi baş şarttır."
2. "Etrafımızdaki bazı şeylere başka gözlükle bakmamız gerekiyor, o başka gözlük de kendimizinki.."
3. "Uyarılmayan veya yönlendirilmeyen yönetimi tenkit de mümkün değildir."
4. "Bir toplum cahil ya da fakir olabilir ama had bilinmezse parlak bir gelecek beklenemez."
5. "Medeniyet değiştirilemediği ölçüde, toplumunu eriten bir ateşten gömlek gibidir. İnsan toplumu çevreye uyumla yaşar; çevreye uymak için verdiği savaş onun yaratıcılığıdır, yani kültürüdür."
6. "**
Şüphesiz yeni Türkiye, Osmanlı İmparatorluğu’nun devamıdır.
***"
7. "Yüzbaşı David Fallon’un, Çanakkale Savaşı’nı anlatan “The Big Fight / Büyük Kavga” adlı kitabında; Fallon Almanları gaddar, fırsatçı askerler olarak niteliyor. Buna karşılık Türkler için “Bir şeytan gibi savaşır ama centilmendir, aciz olana saldırmaz ve dokunmaz” diyor.
."
8. "Her mübadele bir yaradır, izi kalır."
9. "Türkiye adını taşıyan millet meclisimiz 90 yaşında. Arkasında parlamenter bir anane vardı. Devlet gene başkent değiştirmişti.
Türk imparatorluğunun 470 yıllık başkenti bu sefer Anadolu içlerine çekildi.
."
10. "Türkiye’de Britanya tipi bir parlamentarizm mümkün olabilir miydi?
Cevabı tarih verdi: Hayır...
İki asırlık anayasal tecrübelerimizi küçümsemeye kimsenin hakkı yoktur ama herkesin yolu kendine göredir.
."
11. "19. yüzyılda modernleşen ve medeniyet çizgisini değiştiren üç tane imparatorluk vardır; Osmanlı, Rusya ve İran. Osmanlı modernleşmesi askeri zaruretin sonucudur. Hayatın bütün kompartımanlardaki Batılılaşma bu temel gereksinmeyi ve zorunluluğu izlemiştir. Şüphesiz aynı şeyi İran için de söylemek mümkündür."
12. "İzmir stratejik bakımdan pek olumsuz bir yerdeydi, İstanbul ve Konya’daki muhalefetten ise çekinmişlerdi. Zafer Ankara’da kazanılmıştı ve galiba bu şehrin başkent olmasına İstiklal Savaşı komutanlarından çok evvel etraftaki bürokrasi karar vermiş ve telkine başlamıştı.
."
13. "İmparatorluğun bedelini Anadolu ödedi. Arabistan çöllerinde, Kafkas eteklerinde, Galiçya’nın kışında şehit düştüler. Yoklukta çizilen vatan sınırı içinde iktisadi sıkıntıların ve asırların getirdiği birikimsizliğin bedelini ödediler.
."
14. "*
Yavuz Sultan Selim Han dört asırlık barışı komutan olarak sağladı. Gelecekteki barışın aynı yöntemle sağlanamayacağı çok açıktır.
*"
15. "30 Ağustos uzun bir devlet ve askerlik geleneğinin Balkanlar karşısındaki çağdaş zaferidir."
Türkiye'nin Yakın Tarihi Kitap İncelemeleri
Tarih Profösörü
'nın KALEMİNDEN YAKIN TARİHİMİZ
“Osmanlı İmparatorluğu gürültüyle ve aniden ortadan kalktı. Büyük imparatorluklar artlarında üç-beş yıllık değil, yüz yıllık sancılar bırakır.”
“İttihatçılar vatanseverdi, bu onların hem gücüydü hem de hatalarının bir nedeni.”
“Türkiye’de iktidar çevreleri Atatürk’ün büyük iddia ve heyecanını anlayamamıştır. Hâlâ da Türk akademi dünyası bu yolda topal adımlarla ilerlemektedir.”
“Türk toplumu yeryüzü tarihinin en büyük devrimini yaşayan yerkürenin devlerine karşı varlık mücadelesi vermiştir.”
“6-7 Eylül olayları, Varlık Vergisi ile birlikte yakın tarihin en büyük sorun çıkaran iki tertibidir. Tertiplerin akışına sorumlular bile hâkim olamamıştır.”
“Türkiye anayasaları boyuna yenileniyor. Yenilenmeyen politikanın örgütlenme biçimi ve eğitimidir.”
İLBER ORTAYLI
Eserleriyle Türkiye’nin yakın tarihine en kuvvetli feneri tutan İlber Ortaylı; gündemden düşmeyen anayasa tarihimizden seçimlere, Birinci Dünya Savaşı’nın acı sonuçlarından İkinci Dünya Savaşı’ndaki denge politikasına, Enver Paşa’nın komutanlığından İsmet İnönü – Adnan Menderes çatışmasına, İran, Irak, Suriye ilişkilerinden ABD, Rusya ve Avrupa Birliği politikasına, askeri darbelerden eğitim sistemimize kadar birçok konuda yakın tarihimizin dönüm noktalarını farklı bir bakış açısıyla ve sıra dışı analizleriyle ele alıyor.
Türkiye’nin Yakın Tarihi, geleceğimizi sağlıklı biçimde kurmak adına geçmişimizde neler olup bittiğini tüm ayrıntılarıyla merak edenler için benzersiz bir şaheser.
#ilberortaylı ️
Tarih denildiğinde ilk akla gelen isim İlber Ortaylı, Türkiye’nin gündeminden düşmeyen anayasa tarihimizden seçimlere, Birinci Dünya Savaşı’nın acı sonuçlarından İkinci Dünya Savaşı’ndaki denge politikasına, Enver Paşa’nın komutanlığından İsmet İnönü-Adnan Menderes çatışmasına, İran, Irak, Suriye ilişkilerinden ABD, Rusya ve Avrupa Birliği politikasına, askeri darbelerden eğitim sistemimize kadar birçok konuda yakın tarihimizin dönüm noktalarını farklı bir bakış açısıyla ve sıra dışı analizleriyle ele alıyor.
Türkiye’nin Yakın Tarihi Türkiye’nin son yüzyılda geçirdiği değişimlerin arka planını merak eden okurlar için kaçırılmaması gereken bir kitap.
Kitaptan Alıntılar:
"Okuma alışkanlığı için galiba iyi bir eğitim ve insanların yalnız kalmayı sevmesi baş şarttır."
"Arapça diyanette çalışanlara bırakılmış, bilgisizlikle övünüyoruz."
"Herhalde en geçersiz politika "bize ne" ciliktir. Çünkü böyle bir lüksümüz maalesef yok; biz karışmasak da birileri bize karışacak gibi."
"Dünyada hiçbir göçmen geldiği memleketi tamamen sevemez, eskisini özlemeye devam eder."
"Bizim ülkemizde ve zihniyetimizde yakın tarih, araştırılıp yazılacak bir konu olmalıydı; oysa yaşlıların gençlere aktardığı anı ve dedikodulardan ibarettir."
Türkiyenin yakın tarihinde hiç bilmediğim çok fazla olay olmuş -ki bu bana bu kadar harekete ve dengelerin değişmesine rağmen ülkemin köklerinden yeniden filizlendiğini göstermiş,ülkeme olan güvenimi yeniden bir kere daha kararlı kılmıştır.Gerçektende çok sağlam geçmişi olan bir ülkenin evlatlarıyız,bununla gurur duyuyorum.Elbetteki uluslar arası arenada toplum olarak hatalarımız,pişmanlıklarımız,geç kalışlarımız var tabiki ama bu kadar badireden sonra bugünlere bile erişmemiz bizim için büyük başarı bence.Yinede ülke olarak hakettiğimiz yerde olmadığımızı,daha birçok alanda çoook yolumuz olduğunu söylemeden geçersem haksızlık etmiş olurum.
İlber hocanın okuduğum ilk kitabı budur.Konular fazla detaya inmeden,çeşitlendirilerek işlenmiştir.Hem bir ders kitabı niteliğinde hem de yakın tarih adına sosyo-kültürel açıdan yazılmış güzel bir eser olmuş.
Anayasa tarihimizden seçimlere,Birinci Dünya Savaşının acı sonuçlarından İkinci Dünya Savaşındaki dengelere,İran,Irak,Suriye ilişkilerine,askeri darbelere ve eğitim sistemimize kadar birçok konuda yakın tarihe ışık tutulmuştur.
Geleceğe sağlıkla ve güvenle bakmak,sağlam adımlarla yola devam etmek için bu tür eserlerin okunmadını çok doğru buluyorum.
Herkese iyi okumalar dilerim.
İlber Ortaylı sevdiğim ve kitaplarının çoğunu okuduğum bir yazardır. Kitaplarında şu durum var okumak içşn genel bir tarih bilgisi altyapısı istiyor. Tarihle ilgisi olmayan, yeni başlayanlara önermem özel tarihi bilgiler içeriyor. Bazı yerlerde araştırma yapma ihtiyacı hissettiğim oldu. Ama bu durum benim hoşuma gitti. Kitabı daha iyi özümsememi sağladı. Kitapta konu bütünlüğü yok ama anayasa tarihi dahil birçok konuya kısa kısa değinmiş. Bu durum kitabı sıkılmadan okumamı sağladı. Kısa kısa değinmesinin sebebi de merak ettiklerimizi araştırmaya teşvik etmek olabilir. Dili anlaşılır, akıcı. Bazı yerlerde tam ihtiyaç olan tanımlar yapılmış. Ülkenin sosyal arka planını da görmek mümkündü. Osmanlı tarihiyle ilgili kitapları gerçekten çok değerli. Ama yakın tarihimizle ve Türk siyasetiyle anlattıkları bi tık eksik. Ama ne okursa olsun İlber Ortaylı nın böylesine derin konuları bu kadar anlaşılır anlatmasına bayılıyorum. Bunu da genç kesime hitap etmek için yaptığını düşünüyorum ve iyi de yapıyor. En sonda da eğitim sistemimizden bahsetmiş. Tabiki kendi yorumları var. Tarih bilgisi, bilinci ve isteği olan herkes İlber hocayla tarihe bir perde açabilir. Tavsiye edebileceğim bir kitap. İyi okumalar ve bol kitaplı günler dilerim
Eseri okumadan önce İlber Hoca'nın dilinden Tanzimat'tan Cumhuriyet'e bir tarih anlatımı göreceğimi zannetmiştim fakat eserde İlber Hoca'nın Türkiye'nin yakın tarihinde yaşanan olaylara ilişkin kaleme aldığı köşe yazılarına yer veriliyor. Hal böyle olunca her bölümde diğerinden kopuk bir şekilde yeni bir yazı karşımıza çıkıyor. Türk eğitim sistemi ile ilgili bir şeyler okurken bir anda bu meseleden çok farklı bir başlığa atlıyoruz. Bu açıdan kitabın başlığı benim için epey yanıltıcıydı ve bence kitap ismi yeni basımlarda değiştirilerek içeriğe uygun hale getirilmeli.
Kitabın içeriğine gelecek olursak İlber Hoca tüm kitaplarında aslında olayları ve olguları yorumluyor. Seyahatname kitaplarında bile bunu görüyoruz. Bu eserde de İlber Hoca'nın Türkiye'nin yakın tarihindeki birkaç meseleye dair yorumunu görüyoruz. Onun görüşlerine önem verenler için onu okumak çok zevkli, görüşlerini sevmeyenler içinse onu okumak her konuda konuşan bilmiş bir adamı okumak gibi hissettirebilir. Hocanın edebiyat görüşlerine katılmadığım zamanlar onun sözleri bana biraz "benbilirimci" hissettiriyordu. Daha önce onu okumamış olanlar bunu bilerek yani hocanın eserlerini akademik bir tarih aktarımcısı olarak değil, analizci/yorumcu olarak yazdığını bilerek onu okumalı.
Kitabın ismini saymazsak eser klasik bir İlber Hoca okumasında olduğu kadar zevkliydi. Ben zevkle okudum ve eseri tarih ve siyaset sevenlere tavsiye ederim.