Türkan Kitap Bilgileri
Yazar: Ayşe Kulin
Tahmini Okuma Süresi: 9 sa. 45 dk.
Sayfa Sayısı: 344
Basım Tarihi: Aralık 2018
İlk Yayın Tarihi: Şubat 2015
Yayınevi: Everest Yayınları
Orijinal Dil: Türkçe
ISBN: 9789752896505
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Türkan Kitap Tanıtımı
“Tüm insanlığın aklın ve vicdanın aydınlattığı yolda yürümeyi seçeceği gün, er veya geç gelecekti. Buna bütün kalbimle inanıyordum. Sabrımı ve sükûnetimi, bu inançtan alıyordum. O güne kadar, başa her gelen çekilecek! Oyunun kuralı böyle! Yaşam oyununun!
Ne demiş şair:
‘Yaşamak şakaya gelmez…’”
Binlerce cüzamlıyı iyileştirdi, hayatın içine kattı… Kız çocukları başta olmak üzere, binlerce çocuğun okullu olmasını sağladı. Her zaman tek başınaydı ama hiçbir zaman yalnız değildi. Kimsenin yanında yer almak adına inançlarından, ilkelerinden ödün vermedi ama yüz binlerce insan onun yanında yer aldı.
Türkan Saylan… Tek ve tek başına!
Türkan Kitaptan Alıntılar
1. "Yazılamayan şeylerle doluyum…."
2. "Başkaları ne söylerse söylesin, dinlemeyecektim. Bu, benim hayatımdı çünkü! Ara sıra da kendim için yaşamak hakkımdı benim. Hatalar yapsam bile!"
3. "düş kırıklıkları olmayan evlerde büyümedik."
4. "Sığ politikalara karşı tavır alıp söz söylemesi gereken en önemli kurumdur
. Üniversite , akıl ve bilimle üniversitelere yol gösteremezse , yapılan hatalarda onun da payı olur ."
5. "Bir yerde tükeniyor insan ."
6. "Hayatın aslında bir çelişkiler yumağı olduğunu , yaşadıkça öğreniyordum ."
7. "ilk
asla unutulmuyor !"
8. "Zaten benim başıma nereye gitsem tuhaf bir olay gelir!"
9. "Evet , dersimi verdin ,
! Teşekkür ederim ."
10. "Ağlasam sesimi duyar mısınız ?"
11. "Dinlenmek benim de hakkım."
12. "Düşüncelerinizin sesiyle uyumak zordur..."
13. ""Yazılamayan şeylerle doluyum.""
14. "Tek ve tek başına ! Tek ve tek başına !
!"
15. "Güzel sözler duymaya , sevgiyle dokunulmaya, hayran olunmaya , takdir edilmeye ne kadar çok ihtiyacım varmış meğer !"
Türkan Kitap İncelemeleri
Ayşe Kulin bu kitabında Türk tıp doktoru, akademisyen, yazar, eğitimci ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin eski Genel Başkanı Türkan Saylan'ın hayatını anlatıyor. Türkan Hanım'ı en yakın arkadaşı Gökşin ve ilk aşkı (kendisi sevemese de) Ali ile mektuplarından yola çıkılarak yazılmış bir roman.
Türkan Hanım cüzzam hastalığına çare bulmak için, cüzzam hastalarına yardımcı olmak için canını dişine katmış bir insan... Kendini mesleğine, hastalarına ve çocuklarına adamış bir doktor, abla, kardeş, anne...
Güçlü kadınlara o kadar hayranım ki...
Gençliği muhafazakar anne-babası ile geçmiştir. Daha sonra tıp fakültesini kazanınca kendi çizgisini çizmeye başlamış ve tabii bu da o kadar kolay olmamış.
Yaşadığı hayal kırıklıkları, yaşam mücadelesi takdire şayan diyebilirim.
############
Kitaplarla kolay kolay özdeşleşeyemeyen ben okurken aaaa bu tarz bir şey benim de başıma geldi gibi tepki verdim. Misal Atilla ile olan aşkına benzer bir durum benim de başıma geldi ama ben evlenip yakmadım kendimi...
En yakın arkadaşı Gökşin'in mektuplarındaki tepkileri olsun,mektup dışındaki tepkileri olsun bana hep bu karakter yay burcu değilse ben de bir şey bilmiyorum dedirtti ve ta taaa benim gibi 30 Kasım doğumlu bir Yay burcu çıktı kendisi...
Lafın kısası Türkan Saylan'ın gençliğinden ölümüne kadar olan süreci anlatılıyor.
Dipnot: Kendisinin başörtüsü ile ilgili bir olayı olmuş sanırım ve benim alakam yok ona göre kötü yorumlarda bulunmayın. Başörtüsüne karşı değilim ve birçok başörtülü arkadaşım da var.
İyi okumalar...
Şu anki duygu durumum, bir inceleme yazmaya müsait değil aslında…
Sen nasıl güzel, sen nasıl harika bir hekimsin, bir annesin, bir arkadaşsın, bir insansın…
Tüm hayatını insanları iyileştirmeye adamış bir kraliçeden bahsediyorum. Anadolu’nun en ücra köşelerine kadar gidip hiç görülmeyene, duyulmayana, göz ardı edilene umut olmuş yüce gönüllü kadın.
İyileştirmek derken sadece ilaç yazıp göndermekten bahsetmiyorum, duygusal anlamda insanların kalplerine dokunan, onları anlayan, dinleyen, her anlamda iyileştiren, tüm hastalarına kucak açmış olmasından bahsediyorum.
Hekimliği bir yana, yoksul ve çaresiz olmaları koşuluyla hiç ayrım yapmadan, Türk, Kürt, Süryani, vs. demeden kız-erkek çocukların, okumalarına yardımcı olması yollarına ışık tutması, bunun yanında iyileştirdiği hastaların hastalık sonrasında topluma kazanımlarında da arkalarında durmaya devam etmesi de cabası.
Duygusallık, bana göre bir şey değil aslında, dinlediğim ve okuduğum hikayelerden de zor etkilenirim ama nasıl anlatsam, bir yumru geldi oturdu boğazıma okurken.
Ona veda edenler arasında olmak istedim, onun yaşadığı dönemde onunla birlikte çalışanlardan biri olmak onu tanımak. Geçmişe yolculukla mı mümkün olur bu yoksa paralel evren dediğimiz diğer gerçeklikle mi bilemiyorum.
“Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzeyen çocuklara, vadettiğim, insanca yaşam için bu alkışlar.”
Ayşe Kulin, kitabı Türkan Saylan'ın ağzından kaleme almış ve dili diğer kitaplarında olduğu gibi akıcı ve sade. Okurken sıkıldığımı hatırlamıyorum, aksine sonra ne olmuş diye merak ederek okumaya devam ettim.
Kitabın yazılmasına Türkan Saylan'ın ortaokul yıllarından beri en yakın dostu olan Gökşinle mektuplaşmaları ışık tutmuş zaten kitapta da sıkça mektuplara yer veriliyor.
Ömrünü insanları iyi etmeye adamış, sevginin ve iyiliğin gücüne inanmış, haksızlıkların karşısında dimdik durmuş, onuruyla ve geride bıraktığı ona minnettar binlerce gönülle bu dünyadan geçip gitmiş - kendi deyimiyle- doktor Türkan'ın hikâyesini okuduğunuza pişman olmazsınız.
Son olarak şunu söylemek istiyorum.Türkan Saylan son günlerini yaşarken ben 13 yaşındaydım ve tam olarak neler olup bittiğini çok da anlayabildiğimi söyleyemem fakat bir haksızlık yapıldığını kalben hissedebilmiş ve ömrünün son günlerini geçiren bu kadına yapılan haksızlığı ve çiçekli penceresinin önündeki son hâlini aklıma kazımıştım. Daha sonraları hakkında internette dolaşan birkaç videosunu izlemiş ardından yazılan veda yazılarını okumuş kalbimin yanlış hissetmediğini anlamıştım ve bu kitabı da okuduktan sonra diyorum ki sevgili Türkan Saylan ne yüce gönüllü bir insanmış. Ülkeme kattığı değerler için yaptığı tüm iyilikler için topluma kazandırdığı sayısız insan için her şey için kimsenin karşısında eğilip bükülmeden bu dünyadan ayrıldığı için sonsuz saygı ve minnet...
Ayşe Kulin'den gene harika bir eser. Yetişmesi zor olan fakat yetiştiği de kıymeti geç anlaşılan bir bilim insanımızın hayatını anlatıyor. bazı bölümleri nedense bana Aylin kitabını anımsattı. Çünkü kitap sadece bir bilim insanın biyografisi olarak yazılmamış. Bir çok insanlık dersi veriyor.. Yaşanmış bir çok acı gerçeği yüreğinin derinliklerinde hissedebiliyorsun.En çok hoşuma giden de insanları sadece insan olarak ele alması cinsiyet,din,dil,mezhep hiçbir şey gözetmeksizin onlara baktığında bir şeyler hissedebilen insanlar görmesi.Aynı düşüncelerle Aylin kitabında da karşılaşmıştım ve bu durum beni tarifi mümkün olmayan bir şekilde mutlu ediyor.Bana insanları yargılamadan yaklaşma becerisi kazandırıyor diyebilirim. Okumadıysanız önce kitap listenize sonrada kitaplığınıza ekleyin derim..
"70'li yıllara geldiğimizde bu kez , devrimci,ülkücü diye bölündük.Ne kadar çok genç insan öldü bu manasız çatışmada.Yine darbe!Sonsuz acılar!Ateşler içinde bir vatan!Alevi-Sünni diye ayrıldık.Türk Kürt diye ayrıldık.Gencecik çocuklarımıza kıydık,en değerli sanat insanlarımızı yaktık,kül ettik,yerlerini asla dolduramayacağımız.Şimdi yine aynı şeyi yapıyoruz.Bu kez din üzerinden bölünüyoruz .Türbanlı-türbansız,inançlı-inançsız,dinci-laik!Sürekli intikam peşindeyiz .Ne saçma bir gidiş bu!Ne tehlikeli , ne yaman!" Bu düşünceler bile kitabın ne kadar okumaya değer olduğunu anlatıyor.İyi okumalar Kitap Avcilari..!
Sevgili Türkan hocanın hayatını Sn.Ayşe Kulin'in kaleminden okurken, yaptıklarını kısmi olarak biliyordum. Ancak; kitapta cüzzamlı hastaları nasıl iyleştirdiği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğini kurarak hayatın karanlık dehlizlerine atılan kız çoçuklarına ve okuma imkânın dan yoksun yoksul erkek çoçuklarına olan.okuma bursu vermesini,
Van ilinin Hakari ilinin en ücra köşelerinde 3500 rakımlı yerlerde ekibiyle ev ev cüzzam taraması yapmasını, Bakırköy de bulunan Lepra hastanesinin kurulumunu ne güclüklerle hayata geçirdigini hepsin den önemlisi onu taniyan insanlara yakın çalışma arkadaşlarına hademesin den hemşiresine hastasına kadar sevecen ve içten sımsıcak bir yürekle davrandığı okuyorsunuz.
Hayatın güçlükleri ile neleri başardığını gözlemliyorsunuz.
Kitaptan bazı alıntılar buraya almayı düşündüm.sonra okuyanı lafı uzatıp bıkkınlık vermeyim diye vazgeçtim.
İncelemeyi bitirirken ülkemiz den cüzzam gibi bir hastalığın silinmesine ve bir çok bilimsel katkısı olan onbinlerce öğrenciye burs imkânı sağlayan çalışmaları ile ülkemizin yüz aķı gönlü güzel kalbi güzel insana hayatının son evresin de yapılanları teessüfle üzüntüyle bir kez daha göz önüne getirdim.
Tarih haksızlığa uğrayan.mağdurları da, onlara zulmu zalimliği reva görenleride yazacaktır. Herkes tarihte yaptığı davranış ve uygulamaları ile gönüllerde ya saygıyla ya da lanetle anılacaktır.