Theodor Reik En Beğenilen Sözleri
1. "**
Bazen kadınlar erkekler için giyindiklerini söylerler ama kesinlikle yalnızca erkekler için giyinmezler.
Onlar öteki kadınlar için de ama her şeyden önce kendileri için giyinirler.
***"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
2. "*****
En güzel kadınlar ilk günde uyandırdıkları hayranlığın aynısını üçüncü gün uyandırmazlar.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
3. "*****
Kadınlar erkekleriyle gurur duymak isterler, çünkü onlar kadınların kendi kişiliklerinin bir uzantısını temsil ederler.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
4. "Erkeğin kadın tarafından uygarlaştırılmış son şey olduğunu da söyleyebiliriz.
Hepsi kaba olan ve yol yordam bilmeyen erkeklere toplum içinde nasıl davranmak gerektiğini onlar öğretmezler mi?
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
5. "**
Kadının evi, içinde yaşadığı oda, ona göre bedeninin devamıdır.
Bu nedenle, kadınlar evlerinin yalnızca rahat olması gerektiğine değil güzel görünmesine de büyük ilgi duyarlar.
***"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
6. "Fransız filozof Chamfort iki yüzyılı aşkın bir süre önce,
“Kadınlar hakkında bir erkek ne kadar kötü düşünürse düşünsün, ondan daha kötüsünü düşünmeyen bir kadın yoktur”
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
7. "*****
Çoğu erkeğin genellikle şu ya da bu kadını değil, “yalnızca bir kadın” istediği doğrudur.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
8. "Genel olarak erkekler kadınlardan daha kolaylıkla eksikliklerini ve hatalarını ya da yanlış yaptıklarını kabul ederler.
Erkekler dik kafalıdır, kavgacıdır ve yeterince inatçıdır ama genel olarak eleştiri karşısında kadınlar kadar kırılmazlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
9. "*****
Hiçbir zaman yanıtlanmamış ve kadın ruhunu otuz yıldır araştırmama karşın hâlâ yanıtlayamamış olduğum soru şudur:
Bir kadın ne ister?
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
10. "*****
Bir kadın bir erkeği çocuğunun müstakbel babası olarak düşünmekten hoşlandığı zaman bu, kadının erkeğe olan aşkının ya da büyük hayranlığının hemen hemen her zaman kesin bir kanıtıdır.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
11. "*****
Aslında, aşkta kadınların işi iki kat daha fazladır: Erkekleri elde etmek ve onları kaçırmamak.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
12. "Dikkat çekici güzellik bir lanettir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
13. "Kutsal Kitabın ilk bölümü Tanrının insanı yarattığını:
“Onları kadın ve erkek olarak yarattığını” bildirir.
Ama ondan önce şöyle der:
Tanrı insanı yarattı."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
14. "*****
Kadınlarda erkeklerden nefret etme, aşağılık duygusunun bir ifadesidir.
Bu, kendini beğenmemenin karşı cinsi beğenmemekle yer değiştirmesinin bir sonucudur.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
15. "Kadının gülümsemesiyle ifade edilen sıcaklığın çokluğu ve onun kadının üzerindeki güzelleştirici etkisi.
Annemizin gülümsemesini her kadının gülümsemesinde aradığımız doğru olabilir.
Her ne olursa olsun, istediğimiz onun “gülümsemesini sürdürmesidir,” yalnızca çevremizde daha çok iyilik görmek istediğimizden değil, dünyada daha çok güzellik görmek istediğimizden."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
16. "*****
O, birini sevmeyi istediği için bir erkeğe gereksinim duymaz; kendisine gereksinim duyulmasına ihtiyacı olduğu için ve sevilmeyi istediği için bir erkeğe gereksinim duyar.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
17. "*****
Armağanlar, kocalarının onlara istenilmeden verdikleri şeylerdir: kocalarına sahip olmayı istediklerini söyledikleri şeyler değil, kocalarının onlara kendiliklerinden vermek istedikleri şeyler.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
18. "*****
Erkeklerin çoğu, ancak başka çıkar yol yoksa evliliğe boyun eğecek ve “ömrünün geri kalanında bunu neden yaptığını düşünecektir.”
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
19. "“Sizinle saat arasında bir fark var,” dedim. “Saat bana zamanı anımsatıyor ve siz bana onu unutturuyorsunuz.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
20. "Eğer erkek evliyse, yalnızca kendisi için değil çoğu zaman öncelikle karısı ve çocukları için çalışmak zorundadır."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
21. "Erkek için kıskançlık bir hastalık gibidir, onun dünyadan kuşkulanmasına neden olan bir güçsüzlüktür. O, yok edici bakterilerin önünü alan bir organizma gibi davetsiz misafire karşı bütün gücüyle savaşır.
Kadın için kıskançlık ona güç veren bir uyarıcıdır, elindeki her olanağı kullanarak rakiple savaşmak için bir dürtüdür; ve bu olanaklar çok çeşitli ve etkileyicidir; hedeflere erkeğin beceremeyeceği bir kararlılıkla yol alınır."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
22. "Çoğu erkek karısına aşk yerine para verir ve birçoğu da sevgi için bu ikameyi bile vermekten yakınır.
Kadınlar bilinçdışı olarak parayı aşkın bir ikamesi olarak görürler. Parayı saçıp savururlar, çılgınca harcarlar ve bu yolla aşkı onlardan esirgeyen kocalarıyla ödeşirler."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
23. "Evliliğin bir aile konusu olduğu, iki birey arasındaki bir gönül serüveni ya da romantik aşkın doruğu olmadığı kanısı birçok kültür tarafından paylaşılmıştır.
İtalya’nın soylu aileleri arasında evlilik tümüyle, iki ailenin katıldığı bir iş meselesi olarak görülürdü. Birçok gelin ve damat ilk kez düğün günlerinde karşılaşmıştır. Buna benzer gelenekler İspanya, Portekiz, Rusya ve diğer Avrupa ülkelerinde de yaygındı ve bu yalnızca soylu çevrelerde değil, tüm sınıflar arasında geçerliydi."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
24. "*****
Evlilik uygarlığın erkeklere zorla kabul ettirdiği bir kurumdur, bazı kültürel faktörlerin etkisiyle insanlığın organik evriminin bir sonucudur.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
25. "*****
Erkeklerle kadınlar arasındaki yanlışanlama kesinlikle dille ilgili ya da anlam bilimsel farklılıkların değil, iki cins aynı deyimleri kullandığı zaman ortaya çıkan duygusal sapmaların bir sonucudur.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
26. "Kadınların adalet duygusu ve yaşamın zorluklarına katlanma eğilimleri daha azdır, çoğu zaman da kararlarına sevgilerinin ya da düşmanlıklarının yön vermesine kendilerini bırakırlar; tüm bunlar, geniş ölçüde onların süperegolarının oluşumundaki bir farklılıktan ötürüdür.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
27. "*****
Bir eşle birlikte yaşayabilmek için önce kendinizle en azından belli ölçüde iyi anlaşabilmelisiniz.
Başkalarından size değer vermelerini bekleyebilmeniz için, belirli bir özsaygınız olmalıdır.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
28. "Karikatürün altındaki yazıda baba oğul arasında geçen konuşma veriliyordu.
Çocuk sorar: “Baba, eşekler evlenir mi?”
Baba yanıtlar: “Yalnızca eşekler evlenir.”
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
29. "**
Kadınlar daha çok gerçekler, erkekler daha çok duygularla ilgili yalan söylerler.
Kadınlar yalanı bir kaçış olarak kullanırlar. Gururdan ötürü ya da utandıkları bir şeyi örtmek için yalan söylerler.
***"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
30. "Kadınlar güzel, hevesli, genç ya da iyi yetişmiş olduklarından ötürü değil; sağlıklı, çok çalışmaya uygun, zengin, gayretli, çocuk yapabilir olduklarından veya ailenin servetine, toplumsal mevkisine ya da politik gücüne katkıda bulunacaklarından ötürü seçilirlerdi.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
31. "Eşlerin sadakatsizliğiyle ilgili son söz, ahlak tutkusuyla değil ancak sevecenlikle söylenmelidir.
Kadınlarda, ihtiyaç duyulan olma arzusunun, sevilme arzusunun, sadakatsizlik psikolojisindeki rolü, erkeklerdekinden daha büyüktür.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
32. "*****
Erkekler kadınları, onların kendilerine verdikleri öz-değere göre dikkate alırlar.
Kendisini değer verilmeye layık bulmayan bir kadın, bir erkek için de değer verilmeye layık değildir.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
33. "Aşk, kendisinden hoşnut olmayan egoyu kurtarma girişimidir; ama girişimin başarılı olacağının garantisi yoktur.
Aşk çoğu zaman, ya eş seçimindeki talihsizlikten ya da ego başka bir kişinin aşkında güvende olamayacak kadar güçsüz olduğundan, başarıya ulaşamaz.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
34. "Neden kadınların erkeklerinki gibi özgür bir cinsel yaşam için aynı hakları olamaz?
Toplumsal değerlendirmenin bakış açısından hareket edelim: Kültürel şablonumuzda pek çok cinsel ilişkisi olan genç bir adama öteki erkekler ve kabul edilsin ya da edilmesin, kadınlar imrenirler.
Ona uçkuru gevşek denilebilmesi gerçeği, eğer o sağduyulu ve diğer açılardan dürüst hareket edebiliyorsa, onun toplumsal itibarını zedelemez. Her önüne gelenle sevişen bir genç kadın ise toplumumuzda kesinlikle itibar yitirir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
35. "“Kadınların gücünü hiçbir zaman hafife almayın,”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
36. "*****
“Kendisinden nefret eden adamdan korkmalıyız, çünkü onun hıncının kurbanı oluruz. Bu nedenle, ona kendisini sevdirmenin bir yolunu bulmalıyız.”
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
37. "Bir erkeğin onu sevdiğini anladığında çoğu kadının kaygısı artar, çünkü o zaman şu soru ortaya çıkar: Acaba beni gerçekten tanıdığında da beni sevecek mi?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
38. "Erkeğin dürtüsü doyuma ulaşmış ve gerilimi yok olmuştur.
Ama kadının orgazma ulaşması ve gerilimin ortadan kaldırılması cinsel sürecin sonunu değil, yalnızca yolculuk sırasındaki bir durağı ifade eder.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
39. "Bu kişi karşı cinsten biri olduğu zaman cinsel dürtü, yolu gösterir. Erkek kadında, kişileşmiş ego idealini görür, ona imrenir, hatta ondan nefret eder (aşktaki psikolojik yönden önemli bilinçdışı nefret öğesi buradadır) ve sonunda âşık olarak onun dayanılmaz çekiciliğine teslim olur.
Bireyin kendisinden hoşnutsuzluğu, yerini sevinçten uçuran bir duyguya bırakır, çünkü aşk nesnesi ego idealinin yerini almıştır; ego ideali sevilen kişide yerini bulmuş görünmektedir ve bu insanın, öteki kişiyi kendisinin bir parçası yapmasıyla gerçekleşir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
40. "Her birimiz çocuklukta ve ergenlik döneminin başlarında olmak istediğimizi yansıtan bir resim çizmişizdir. Bu arzulanan imaja ego ideali deriz.
Her birimizin, aynı zamanda, onun gerçekten kim olduğuyla ilgili muğlak, bilinçdışı bir fikri vardır ve hepimiz bu gerçek benlikle ego ideali arasındaki mesafeyi devamlı olarak ölçen eleştirel bir duyuya sahibizdir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
41. "**
Çağdaş topluma hayal gücünün çocukları olan tüm tutkuları, erkeklerin kaba cinsel arzularını zarifleştiren büyüyü getirdi.
Bu yeni faktör, aşk, partner seçiminde en önemli faktör durumuna geldi.
***"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
42. "Duyguların mazerete gereksinimi yoktur. “Öldürmeyeceksin,” emrini vermek mümkündür, ama “Canın öldürmek istemeyecek,” emrini vermek olanaksızdır. Duygular emir tanımaz."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
43. ""Bir kadının âşık olmadan önceki ve sonraki haline bakınız. O farklı bir insandır, hiçbir güzellik salonu bu etkiyi yaratamaz.""
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
44. "Bana kimi sevdiğini söyle, senin kim olduğunu, özellikle kim olmak istediğini söyleyeyim."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
45. "Kadınlara güzellikleri nedeniyle hayran olunduğu doğrudur, ama onlarla nadiren güzellikleri için evlenilir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
46. "İlkel toplumlarda evlilik özel bir ilişki değildir; aileyi ya da grubu ilgilendirir. Kabile ya da klan, evliliği onaylamakla kalmaz, karar mercidir; evlilik kararını onlar verir. Karşı cinsten iki bireyin kendi inisiyatifleriyle evlilik kararı almaları şok edicidir; hatta belki daha da kötü karşılanır."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
47. "Eğer nefret edemezseniz, sevemezsiniz. Isıramazsanız, öpemezsiniz. Lanetleyemezseniz, kutsayamazsınız. İyi nefret edemeyen, iyi bir aşık olamaz."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
48. "Dünyada cennetin olmadığını bilmeliyiz. Cennette bile cennetin olduğu şüphelidir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
49. "Freud, aşkın kökeninde ve doğasında cinsellik olduğunu ve bu cinselliğin fiziksel doyum amacının engellenmiş olduğunu söyler.
Yeni psikanaliz anlayışı Freud’un görüşünün hatalı olduğunu ortaya koymuş ve yeni bir aşk anlayışı geliştirmiştir.
*****"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
50. "Kadınlar yeterince çılgın olabilirler ama nadiren aptaldırlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
51. ""Biz, dünyanın isteklerini yerine getiriyoruz, kendimizinkileri değil.""
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
52. "Erkekler insan mıdır?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
53. "“Hiçbir erkek “evlenecek tipte” değildir ama erkeklerin çoğu evlenecek tip haline gelir”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
54. "Kadınlarda erkeklerden nefret etme, aşağılık duygusunun bir ifadesidir. Bu, kendini beğenmemenin karşı cinsi beğenmemekle yer değiştirmesinin bir sonucudur."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
55. "Bir başkasının fikirleri için ölebilirsiniz, ama yalnızca kendi fikirleriniz için yaşarsınız."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
56. "Erkekler daima çocuk kalır. Bir erkek için en değerli şey bazen yeniden çocuklaşabilmektir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
57. "İnsanoğlunun elde edebileceği küçük mutluluk, ancak kendisini düşünmekten vazgeçebilmesiyle mümkündür. Bu, aşkta, heyecanda, sarhoşlukta, derin uykuda olur. Bu durumlarda benlik neredeyse yoktur, kaybolmuştur ya da başka bir şey içinde erimiştir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
58. "İstediğinizi elde edemiyorsanız, elde ettiğinizi istersiniz."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
59. "Onların “işi” kolay. Bütün gün evde oturabilirler, zaten çok olmayan ve rahat rahat yapılabilecek işlerini yaparlar: Biraz yemek pişirme, çamaşır yıkama, bebeğe bakma. Bunların hepsi ne tutar ki? Erkekler ırgat gibi çalışırlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
60. "Kadınlar yeterince çılgın olabilirler ama nadiren aptaldırlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
61. "Kadın için evlilik düşüncesi doğaldır; kadın evliliğe seve seve girişir; ama erkekler için evlilik fikrinde yabancı bir şey vardır. Erkekler evlilikten korkarlar. Erkek ördeklerin başlangıçta sudan korktuklarını düşünürseniz tam benzeşmeyi bulursunuz."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
62. "“Erkek olmadığıma memnunum, çünkü erkek olsaydım bir kadınla evlenmek zorunda kalacaktım.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
63. "“Başlangıçta yalnızca bir sevgi nesnesi vardır: kişinin kendisi. Başkalarına duyulan sevgi sonraki bir gelişmedir, kendi kendini sevme, sevginin deposu olarak kalır; bankamızdaki mevcut fonlardan bir miktar para çektiğimiz gibi, bu depodan bir miktar başkalarına da veririz. Sonuç, ego sevgisi ve nesne sevgisi arasındaki zıtlıktır. Birinden ne kadar çok harcanırsa, ötekinden o kadar az kalır.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
64. "Son zamanlarda bazı araştırmacılar kadınların işlediği suçların %70 ila %80’inin âdet öncesi ve âdet dönemi başlangıcında işlendiğini göstermektedir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
65. "Yalnızca iki tip kadın vardır: Sıkıcı olanlar ve çılgın olanlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
66. "Belirli bir özgüven ve özsaygı olmadan sevmek olanaksızdır. Kendi kendisiyle dost olamayan, kimseyle dost olamaz. Başkalarıyla iyi geçinmek istiyorsanız, kendinizle az da olsa iyi geçinmelisiniz."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
67. "Kadın ne isterse, Tanrı da onu ister."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
68. "Bu, “giyecek hiçbir şeyim yok,” yakınmasıdır. Kadının ister gerçekten çok az sayıda giysisi olsun, ister her toplumsal olay için gerekli giysilerle dolu iki ya da üç gardırobu bulunsun, bu sözler söylenir, bu düşünülür."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
69. "Ancak verecek bir şeyiniz olduğundan emin olduğunuz zaman
kabul edebilirsiniz."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
70. "Avustralya yerlileri bir adamla evlenmek için kaçan bir kadına, fahişeden biraz daha iyi gözle bakarlar. Hidatsa Kızılderilileri aileler arasında bir anlaşma olmadan yapılan evlilik için kötü bir ad kullanırlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
71. "Erkek, aslında yeryüzünde başıboş dolaşmayı, yaşamı ve kadınları ele geçirmeyi ister; huzursuzdur ve onun için mutluluğun peşinde koşmak, yeni şeyler, yeni ülkeler, yeni kadınlar görmek demektir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
72. "“Bir adam kaybolduğu zaman yedi yıl sonra yasal olarak öldüğü kabul edilir, diye düşünür. Bu korkunç ayrıntı diğer tüm hayallerini ortadan kaldırır. Eğer karın içinde ucu görünen kayaya ulaşabilir ve ona yaslanabilirse, en azından gelecek yaz bedenini bulabilirler ve karısı sigorta bedelini alabilirdi.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
73. "“Çocuk sorar: “Baba, eşekler evlenir mi?” Baba yanıtlar: “Yalnızca eşekler evlenir.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
74. "Karşı cinsi kendine çekme yeteneği büyük ölçüde özgüvene dayanır, çünkü bu kendinden hoşnut olmayan öteki kişiyi etkiler. Bu anlamda psikanaliz sırasında şu ilginç tümceyi dile getiren genç kızın pıskolojik sezgisine hayran olmamak elde değıl:Kötü giyindiğim zamanlarda herkesten nefret ediyorum"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
75. "Karikatürde hayvanat bahçesine gitmiş bir baba oğul resmediliyordu. Karikatürün altındaki yazıda baba oğul arasında geçen konuşma veriliyordu. Çocuk sorar: “Baba, eşekler evlenir mi?” Baba yanıtlar: “Yalnızca eşekler evlenir.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
76. "Kadınlar daha çok gerçekler, erkekler daha çok duygularla ilgili yalan söylerler."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
77. "Kendisini sevilmeye layık görmeyen kişi âşık olamaz."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
78. "Seks doyum ister, aşksa mutluluk.
Seks insanlar ve hayvanlar için ortak bir doğa olayıdır. Aşk kültürel gelişmenin sonucudur ve tüm insanlarda görülmez."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
79. "“Kendisinden nefret eden adamdan korkmalıyız, çünkü onun hıncının kurbanı oluruz. Bu nedenle, ona kendisini sevdirmenin bir yolunu bulmalıyız.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
80. "“Sözlerine dikkat et,” çünkü konuşmak sözcüklerle eylemek demektir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
81. "Erkekler dik kafalıdır, kavgacıdır ve yeterince inatçıdır ama genel olarak eleştiri karşısında kadınlar kadar kırılmazlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
82. "Erkek kadında, kişileşmişego idealini görür, ona imrenir, hatta ondan nefret eder ve sonunda âşık olarak onun dayanılmaz çekiciliğine teslim olur."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
83. "“Daima, yapmaktan korktuğun şeyi yap.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
84. "Bir kadın bir erkekten çocuğu olmasını istemiyorsa, o erkeğe gerçekten âşık olmadığı söylenebilir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
85. "Bir kadın bir erkekten çocuğu olmasını istemiyorsa, o erkeğe gerçekten âşık olmadığı söylenebilir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
86. "Düşünceleri kadınların çevresinde dönüp duran bir erkek pek erkek sayılmaz."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
87. "(...) erkeğin kadınların giyimine çok dikkat etmediği gerçekten de doğru mudur?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
88. "Kadınlar yeterince çılgın olabilirler ama nadiren aptaldırlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
89. ""Seks başka bir bedene duyulan tutkulu ilgidir; aşksa başka bir kişiliğe ya da onun yaşamına duyulan tutkulu ilgidir.""
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
90. "Kadınlara güzellikleri nedeniyle hayran olunduğu doğrudur, ama onlarla nadiren güzellikleri için evlenilir..."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
91. "Ancak cesur olanlar sevmek için çabalayabilirler."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
92. "Kutsal Kitabın ilk bölümü Tanrının insanı yarattığını: “Onları
olarak yarattığını” bildirir. Ama ondan önce şöyle der:
."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
93. "Kadınlar birbirlerinin içini görürler ama çok ara sıra kendi içlerine bakarlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
94. "Başkalarından size değer vermelerini bekleyebilmeniz için, belirli bir öz saygınız olmalıdır."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
95. "Hayır, dişi Othello olamaz çünkü kadının hayal gücü kıskançlıkta denetimi yitirmez."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
96. "Eğer nesne tümüyle benim gibiyse, onu sevmenin gereği nerededir? Karşımızdakinde sevdiğimiz şeyin kendimiz olduğu kuramı dışında, öteki tıpkı benim gibiyse, onu sevme olasılığı nerede kalır?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
97. "Cinslerden birinin arzusunun niteliği kısa, güçlü ve şiddetli, ileri doğru atılmalar şeklindedir; kadınınki uzun süreli, yaygın ve kalıcı bir arzudur. Kadın, erkeğin istediklerine ek olarak, aşk nesnesiyle yalnızca uzun saatler geçirmek değil, onunla hep birlikte olmak ister. Kadının fantezisi her yerde, erkek briç oynarken ya da müşterilerle toplantıdayken de onunla birliktedir, oysa erkeğin hayal gücü ancak bazı durumlarda kadının imajını çağırır."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
98. "Erkekler kaba ve nükteli yanıtlardan hoşlanabilmelerine karşın, nükteci kadınları o ölçüde çekici bulmazlar. Keskin bir zekâsı olan kadınları arzulamazlar, çünkü kadınlarda saldırganlığı sevmezler. Doğanın ve toplumun kadınların nükte, taşlama ve dokunaklı söz alanlarını erkeklere bırakmaları için onlara baskı yaptığı görünümü vardır."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
99. "“Kadınların işi hiçbir zaman bitmez.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
100. "Ancak
olanlar sevmek için çabalayabilirler."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
101. "Sizi dinlemek her zaman hoş değil ama size bakmak her zaman hoş.."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
102. "Uygarlığımızda erkekler yeterince erkek olmayacaklarından ve kadınlar onlara yalnızca kadın gözüyle bakılabileceğinden korkarlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
103. "Kadının odasına giren kişi, onun bedeni orada olsun ya da olmasın, onun varlığının içindedir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
104. "Kadınların erkeklerden daha çok canlı jestleri ve mimikleri vardır. Yüzü ifadesiz olan bir kadına hiç rastlamadım."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
105. "Seks bir içgüdüdür, biyolojik bir gereksinimdir, organizmanın içinden kaynaklanır, bedene bağlıdır. Açlık ve susuzluk gibi en büyük itkilerden biridir, organizmanın içindeki kimyasal değişiklikler tarafından koşullanmıştır. (...) Amacı fiziksel gerilimin yok edilmesidir. Başlangıçta bir nesnesi yoktur. Daha sonra, cinsel nesne yalnızca, gerilimi hafifleten bir çare durumuna gelir.
Bu niteliklerden hiçbiri aşkta yoktur. Sıradan erkek ve kadının aşkın kalpte yaşadığı fikrini kabul etmezsek, onun nerede olduğunu bulamayız. Aşk kesinlikle biyolojik bir gereksinim değildir, çünkü onu hissetmeyen milyonlarca insan, hiç bilinmediği birçok yüzyıl ve kültür şekli vardır. (...) Başlangıçta seksin nesnesi yoktur. Aşkınsa kesinlikle vardır. Aşk, bir "ben" ve bir "sen" arasında çok belirli, duygusal bir ilişkidir.
Seksin amacı nedir? Bunu daha önce belirttik: Fiziksel gerilimin yok edilmesi ve boşalma. Aşk diye adlandırdığımız arzunun amacı nedir? Ruhsal gerilimin yok edilmesi ve rahatlama. Boşalma ve rahatlama arasındaki bu zıtlıkta en tartışılmaz farklılıklardan biri yatar. Seks doyum ister, aşksa mutluluk."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
106. "Doyuma ulaşmamış cinsel dürtüler kesinlikle her iki cinste de sadakatsizliğin ana nedenlerinden biridir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
107. "Doğrudur, “erkekler daima çocuk kalır,” ama kadınlar da küçük kızlar olmaktan hiçbir zaman vazgeçmezler."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
108. "Seks başka bir bedene duyulan tutkulu ilgidir; aşksa başka bir kişiliğe ya da onun yaşamına duyulan tutkulu ilgidir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
109. "Bir kadın bir erkeğin hatalarını ve zayıflıklarını açıkça görebilir ve onu sevmeyi sürdürebilir. Ama erkeğin onun hatalarını ve yetersizliklerini gördüğü takdirde onu artık sevmeyeceğinden korkar. Kadının arzusu, en azından “ölüm onları ayırana dek,” erkeğin “bir melekle evlendiğine” olan inancını sürdürmesidir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
110. "Çoğu erkek karısına aşk yerine para verir ve birçoğu da sevgi için bu ikameyi bile vermekten yakınır."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
111. "Her kadında biraz anne ve kız kardeş vardır."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
112. "Kadınlar daha çok gerçekler, erkekler daha çok duygularla ilgili yalan söylerler. Kadınlar yalanı bir kaçış olarak kullanırlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
113. "“Erkekler hiçbir zaman kendilerini bir kadının yerine koymaya çalışmazlar.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
114. "senden nefret ediyorum" dediğinizde bu, "seni seviyorum" anlamını da taşıyabilir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
115. "Savaşta her şey mubah kısmı erkeklere uygulanmalı, aşkta her şey mubah kısmı ise kadınlar için geçerli olmalıdır."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
116. "Birçok kadın, bir erkeği beğendiğini ona göstermenin yanlış olduğu gibi boş bir inanca sahiptir.
Sevgi gösterir göstermez erkeklerin kaçtıklarıyla ilgili bilinçdışı ya da bilinçli bir korkuları vardır.
Ama aşırı kısıtlama birçok kadının erkeklere karşı doğallığını ve içtenliğini yitirmesine neden olur.
Kendisi olmaya cesaret ederse erkeğin onunla kalmayacağı korkusu, bu yanılgıya düşmüş pek çok kızın yakasını bırakmaz."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
117. "Kadınlar güzel, hevesli, genç ya da iyi yetişmiş olduklarından ötürü değil; sağlıklı, çok çalışmaya uygun, zengin, gayretli, çocuk yapabilir olduklarından veya ailenin servetine, toplumsal mevkisine ya da politik gücüne katkıda bulunacaklarından ötürü seçilirlerdi. Geçerli olan karşılıklı seçim değil, yalnızca işe yararlıktı."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
118. "Gömülmek üzere olan bir kadının kocası cenaze töreni başladığı zaman hiçbir yerde bulunamaz. Sonunda kayınbiraderi onu evin hizmetçisiyle yatakta bulur. Kayınbirader öfke içinde bağırır: “Ahlaksız herif! Tam karının gömüleceği sırada sen bir kadınla yatıyorsun!” Şaşkınlık içindeki koca yanıtlar: “Ben üzüntümden ne yaptığımı biliyor muyum ki?”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
119. "Neden kadınların erkeklerinki gibi özgür bir cinsel yaşam için aynı hakları olamaz? Neden evlenmemiş bir kızın bekâr bir erkek gibi istediği kadar gönül serüveni yaşama hakkı yoktur?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
120. "“Yükseklerde uçtuğum zaman Windsor Dükü ya da Clark Gable’la evlenmek istiyorum,” dedi. “Kendimi kötü hissettiğim zaman doğu bölgesinden okuma yazma bilmeyen bir göçmeni ya da bir serseriyi seçebilirim.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
121. "“Dikkat çekici güzellik bir lanettir”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
122. "“Erkekler bir kadının ne hissettiğini bir türlü anlamazlar.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
123. "Kendisini sevilmeye layık görmeyen kişi aşık olamaz. ancak kendisini bir şekilde yeniden seven ya da kendisine belirli bir ölçüde değer veren kişi başka bir insanı sevebilir.Psikanalizden çok önce Nietzche şöyle yazmıştır:''Kendisinden nefret eden adamdan korkmalıyız, çünkü onun hıncının kurbanı oluruz. Bu nedenle,ona kendisini sevdirmenin bir yolunu bulmalıyız.''"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
124. "“Anne ve bebek mükemmel durumda, baba fena değil,”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
125. "Kıskanç kadının hissettikleriyle duygularının kasırgası içindeki erkeğin yaşadıkları kıyaslanabilir mi?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
126. "Evlilik “tehdidiyle” karşı karşıya kalır kalmaz, kız kendisine engel çıkarmak için bilinçdışı olarak her tür çabayı gösteriyordu. Evli olmak –bir eve, kocaya ve çocuklara sahip olmak– hayal âleminde kaldığı sürece, kız bu olasılıktan hoşlanıyordu. Bu amaçlar gerçekleşir gibi olduğunda, içindeki kara güçler onu, bunun gerçekleşmesini olanaksız kılacak her şeyi yapmaya zorluyordu."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
127. "Eğer yaşamın tadını çıkarmak istiyorsanız, ona çok yakından bakmamanız gerekir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
128. "Kızlardan pasif rolü kabul etmesi, acıyı ve haksızlığı sabırla çekmesi istenmiştir.Kızların saldırgan ve şiddetli dürtüleri kararlı bir biçimde bastırılmıştır. Kızların eğitimi bin yıllık kadınca bir geleneğe göre düzenlenmiştir"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
129. "Gömülmek üzere olan bir kadının kocası cenaze töreni başladığı zaman hiçbir yerde bulunamaz. Sonunda kayınbiraderi onu evin hizmetçisiyle yatakta bulur. Kayınbirader öfke içinde bağırır: “Ahlaksız herif! Tam karının gömüleceği sırada sen bir kadınla yatıyorsun!” Şaşkınlık içindeki koca yanıtlar: “Ben üzüntümden ne yaptığımı biliyor muyum ki?”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
130. "“Hiçbir zaman yanıtlanmamış ve kadın ruhunu otuz yıldır araştırmama karşın hâlâ yanıtlayamamış olduğum soru şudur: “
? ”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
131. "“Beyniniz oldukça yeni herhalde. Onu hiç kullanmıyorsunuz.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
132. "“Erkekler bir kadının ne hissettiğini bir türlü anlamazlar.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
133. "Erkekler kibirlidir ve eski öğüt: “
” hâlâ geçerlidir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
134. "Ortalama bir erkek için dürüst bir kadın çingene bir falcıdan daha kuşku vericidir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
135. "“Erkek duygular hakkında yalan söylemekten kaçınmaz. Kızı yalnızca arzuladığı zaman onu sevdiğine yemin edecektir”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
136. "Aşık önceleri eleştirici değildi. Kusurların bilincinde olsa bile nesneyi değiştirmek istemiyordu, çünkü yeni çiçeklenen aşk, sevilen kişide hiçbir şeyi değiştirmek istemez. Seven kişi, küçük eksiklikleri görmezden gelir ya da önemsiz sayar. Zihninde ideal bir imaj olan aşık, aşkını bir dizi özellikle süsler ve değişmiş bir imajla karşılaşır. Gelişme, neredeyse fark edilmeden ağır ağır ilerler ya da atlayışlar ve sıçrayışlarla gerçekleşir. Artık her küçük şeyin üstünde durur, önemsiz hataları mesele haline getirir, öfkelenir. Neticede tanrı değil bir insan olan nesne onu hayal kırıklığına mı uğratmıştır? Kesinlikle, ama hepsi bu değildir. O, gerçekliğe dönüşmüştür. Peki ama imaja, ideal ve daha iyi benliğe ne olur? Birbirinden ayırt edilmesi gereken iki olasılık vardır. İlki, imaj ve sevilen kişinin gerçek kişiliği arasındaki ayrılmadır. İkincisi, bu imajın başka bir imajla yer değiştirmesidir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
137. "Bazen kadınlar erkekler için giyindiklerini söylerler ama kesinlikle yalnızca erkekler için giyinmezler. Onlar öteki kadınlar için de ama her şeyden önce kendileri için giyinirler."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
138. "Kadınlar neden erkeklerden daha sık gülümserler ve erkekler gülümsemediği zaman onlar neden gülümserler?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
139. "Biz, dünyanın isteklerini yerine getiriyoruz, kendimizinkileri değil."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
140. "Kadının cenneti de cehennemi de bu dünyaya aittir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
141. "“Bir keresinde, kadın hastaların vakalarını irdeleyen Freud’un, bir kadının kocasına karşı bir miktar anne tutumu geliştirmediği sürece, bir evliliğin güvende sayılamayacağını söylediğini duydum.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
142. "“Evliliğin bir aile konusu olduğu, iki birey arasındaki bir gönül serüveni ya da romantik aşkın doruğu olmadığı kanısı birçok kültür tarafından paylaşılmıştır. Roma’da evlilik, temelde bir aile sözleşmesiydi; Eski Yunan ve Roma tarihi bilgini Karl Otfried Müller’e göre eski Atina’da, “Özgür bir kadını sevmişve onunla aşk evliliği yapmışbir erkekle ilgili hiçbir bulgu yoktur.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
143. "Antropologlar, tarih öncesi kabilelerin birçoğunda yemek pişirmenin erkekler tarafından yapıldığını gösterdiler."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
144. "“
,”
Kadının ister gerçekten çok az sayıda giysisi olsun, ister her toplumsal olay için gerekli giysilerle dolu iki ya da üç gardırobu bulunsun, bu sözler söylenir, bu düşünülür. Bu, tüm kadınların dayanışmasını ifade eden bir fikirdir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
145. "Eşler, kocalarının bazı güç davranışlarına bakıp bazen sabırla, “erkekler her zaman çocuk kalır,” derler. Onlar, evlendikleri zaman erkeklerin aslında çocukça zihniyetlerinin çoğunu terk etmiş olduklarını ve bu gösterdiklerinin ergenlik dönemlerinin acınacak bir kalıntısı, uzak bir yankısı olduğunu bilmezler. Tüm evli erkeklerin olgun olmadıkları doğrudur ama uzun vadede yaşamın baskısı, onu üzerlerindeki hissecekleri ölçüde büyüktür: Erkekler de büyüyecektir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
146. "(...) erkek daha derin bir çukura düşmemek için "âşık olur". Aşık olan kişide her şey yolunda gitmektedir, ama âşık olmak üzere olan kişide her şey yolunda değildir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
147. "“Evliliğin tarihçesini insan toplumunun en alt ve ilkel şekillerine doğru izlemek ve onu erkekteki tekeşlilik itkisinin bir sonucu olarak düşünmek için birçok girişimde bulunulmuştur. Ünlü antropolog Dr. Edward Westermarck, evliliğin kökenini bazı gezginlerin tekeşli olarak tanımladıkları gorillere vardıracak ölçüde ileri gitmiştir. ”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
148. "“Eğer kadınlar, kadınlarla evlenmek zorunda oldukları için zavallı erkeklere acırlarsa, erkekler bu konuda ne hissedebilir?”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
149. "Erkeği denetleyebilen tek şey kadının sağduyusudur: "Onu evlenme dairesine ya da mihraba götüren, erkeği çelikten bir çemberle sıkıca bağlaması için annelerinin çağlar boyunca biçimlendirdikleri duyu.""
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
150. "“Onları sev ve onları terk et” erkek söyleminin sanki kadınca bir karşılığı, boyuna asılı bir zinciri var gibidir: “Onları sevme çünkü seni terk ederler.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
151. ""**Eğer âşık olma tehlikesi yoksa, erkeklere karşı son derecede normal olabilirim,” dedi genç bir kadın. Bir erkeğe karşı romantik duygular hissetmeye başlar başlamaz erkeğin ona karşı tüm ilgisini yitireceğine inanıyordu...."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
152. "Kadının cenneti de cehennemi de bu dünyaya aittir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
153. "Erkeklerde kadınsı ve kadınlarda erkeksi yan çoktur."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
154. "Kızların gelişmesinde babalarına karşı başkaldırma ya da meydan okuma evresi yoktur ya da bu çok kısa sürelidir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
155. "Kadın için evlilik düşüncesi doğaldır; kadın evliliğe seve seve girişir; ama erkekler için evlilik fikrinde yabancı bir şey vardır. Erkekler evlilikten korkarlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
156. "“Eğer âşık olma tehlikesi yoksa, erkeklere karşı son derecede normal olabilirim,” dedi genç bir kadın. Bir erkeğe karşı romantik duygular hissetmeye başlar başlamaz erkeğin ona karşı tüm ilgisini yitireceğine inanıyordu."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
157. "Kadının evi, içinde yaşadığı oda, ona göre bedeninin devamıdır."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
158. "Erkekler arasında bir miktar esneklik ya da uysallık olmadan hiçbir toplum var olamaz. Toplum, her şeyin her şeye karşı dövüşmesi sonucu yok olurdu."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
159. "kadın için ev ya da apartman dairesi kendisinin bilinçdışı bir uzantısıdır, bir barınaktır, kendi bedeninin bir devamıdır"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
160. "“Hiçbir zaman yanıtlanmamış ve kadın ruhunu otuz yıldır araştırmama karşın hâlâ yanıtlayamamış olduğum soru şudur: “Bir kadın ne ister?”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
161. "Arama ve araştırmaları onu sonsuz kadınsı olana değil, sonsuz kadınca olana, kadının tüm sınıf, inanç ve milliyet sınırlarının ötesindeki amacına doğru yönlendirir. Kadınların şimdi ne için çabaladıklarını ve ilkel zamanlardan beri ne için çabalamış olduklarını sorar. Freud soruyu sorar ama onu yanıtlamaz. Böyle bir yanıt tüm kadınların bilinçli ve bilinçdışı amaçlarını içermelidir. Belki de, kadınların tüm biyolojik ve psikolojik gereksinimlerini hesaba katacak böyle genel bir soruya yanıt yoktur."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
162. "Fransız filozof
iki yüzyılı aşkın bir süre önce,
“
,
,” demiştir.
Bir keresinde Madame de Staël, “
,
,” demiştir. Erkekler arasında kendi cinsiyle ilgili bu denli bir küçümsemeye çok az rastlanır."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
163. "Ama kadınlar teslim olmuştur. Onlar kendi güçlerinin farkında değildirler; iç çekerek,
“Bu dünya erkeklerin dünyası,” derken şunu eklemeyi unuturlar:
“
.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
164. "Erkekler arasında bir miktar esneklik ya da uysallık olmadan hiçbir toplum var olamaz. Toplum, her şeyin her şeye karşı dövüşmesi sonucu yok olurdu."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
165. "kadın için ev ya da apartman dairesi kendisinin bilinçdışı bir uzantısıdır, bir barınaktır, kendi bedeninin bir devamıdır"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
166. "Kadından doğan hangi erkek sevgilisine “sevgilim, güzelsin ama dirseklerin çirkin,” diyebilme cesaretini gösterebilir?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
167. "Kadınlar garip yaratıklar..."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
168. "(Tuh! Yazık! Püf!) erkeklerden çok kadınlar tarafından dile getirilir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
169. "Kadınlara göre erkekleri çeken sanki yalnızca güzelliktir ve sevimlilik, sevecenlik, zariflik, sezi ve duyarlılık sanki yararsızdır. Kadınlara güzellikleri nedeniyle hayran olunduğu doğrudur, ama onlarla nadiren güzellikleri için evlenilir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
170. "Kadınların durumunda, onlar erkeğin cinsel arzularına karşı daha büyük bir duyarlılık geliştirmek zorundadırlar çünkü onlar pasif roldedirler. Erkeğin, türün dişisinin kendisinden daha öldürücü olduğunu anlamadığı sürece, kadından korkacak bir şeyi yoktu."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
171. "Hiçbir erkek "evlenecek tipte" değildir ama erkeklerin çoğu evlenecek tip haline gelir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
172. "Hiçbir erkek “evlenecek tipte”değildir ama erkeklerin çoğu evlenecek tip haline gelir.
Deneyimlerim bana, en kesin kendini aldatma kurbanlarının, kadınlardan nefret ettiklerini ya da Don Juan olduklarını sananların olduğunu gösteriyor."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
173. "Hiçbir zaman yanıtlanmamış ve kadın ruhunu otuz yıldır araştırmama karşın hala yanıtlayamamış olduğum soru şu dur: "Bir kadın ne ister?""
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
174. "Çocuk sorar: "Baba, eşekler evlenir mi?" Baba yanıtlar: "Yalnızca eşekler evlenir.""
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
175. "Sevmek için kişi tümüyle kendisi olmalıdır."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
176. "Kültürümüzde kadınların güvensizliğinin başka bir göstergesi dış görünüşün aşırı vurgulanması, güzelliğin, giyim
kuşamın değerinin abartılmasıdır. Kadınlara göre erkekleri çeken sanki yalnızca güzelliktir ve sevimlilik, sevecenlik, zariflik, önsezi ve duyarlılık sanki yararsızdır."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
177. "Kadından doğan hangi erkek sevgilisine “sevgilim, güzelsin ama dirseklerin çirkin,” diyebilme cesaretini gösterebilir?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
178. "Kadınların durumunda, onlar erkeğin cinsel arzularına karşı daha büyük bir duyarlılık geliştirmek zorundadırlar çünkü onlar pasif roldedirler. Erkeğin, türün dişisinin kendisinden daha öldürücü olduğunu anlamadığı sürece, kadından korkacak bir şeyi yoktu."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
179. "Hiçbir erkek "evlenecek tipte" değildir ama erkeklerin çoğu evlenecek tip haline gelir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
180. "Hiçbir erkek “evlenecek tipte”değildir ama erkeklerin çoğu evlenecek tip haline gelir.
Deneyimlerim bana, en kesin kendini aldatma kurbanlarının, kadınlardan nefret ettiklerini ya da Don Juan olduklarını sananların olduğunu gösteriyor."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
181. "Çocuk sorar: "Baba, eşekler evlenir mi?" Baba yanıtlar: "Yalnızca eşekler evlenir.""
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
182. "Kadınların konuşmasının sağduyu, bilgelik dolu ve dinlenmeye değer olduğunu hepimiz biliriz."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
183. "“Kadınlardan adaletli davranış beklemenin çılgınlık olduğunu biliyorum.""
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
184. "Kendisini güçlü hisseden, yanlışlarını itiraf etmeyi göze alabilir, zayıflıklarını ya da eksikliklerini kabul edebilir çünkü onları dengeleyecek niteliklere sahip olduğunu bilir. Küçük hataları ya da güçsüzlükleri kabul etmeyi istememek kişinin öz güveninin az olduğu demektir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
185. "Genel olarak erkekler kadınlardan daha kolaylıkla eksikliklerini ve hatalarını ya da yanlış yaptıklarını kabul ederler."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
186. "Bana göre, kadının yaşamının biyolojik çözümü erkek değil çocuktur. Erkeğin biyolojik amacı kadın değil iştir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
187. "Kadınlar erkekleriyle gurur duymak isterler, çünkü onlar kadınların kendi kişiliklerinin bir uzantısını temsil ederler."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
188. "“Dünyanın en zor işi her zaman haklı olduğuma onu ikna etmektir,” der kadın."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
189. "“Bir keresinde Karl Kraus, erkeklerin Tanrının kadınlarda eksik bıraktığıyla cezalandırıldığından yakınmıştı: “Her ay onlara eksikliklerinin anımsatılmasından ötürü, bizim kan kaybından ölmemiz mi gerek”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
190. "“Karşı cinsi kendine çekme yeteneği büyük ölçüde özgüvene dayanır, çünkü bu, kendinden hoşnut olmayan öteki kişiyi etkiler.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
191. "“Eğer âşık olma tehlikesi yoksa, erkeklere karşı son derecede normal olabilirim,” dedi genç bir kadın. Bir erkeğe karşı romantik duygular hissetmeye başlar başlamaz erkeğin ona karşı tüm ilgisini yitireceğine inanıyordu.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
192. "İki erkeğin bir sohbete girişmesi daha güç olacaktır. Onlar bundan tümüyle kaçınmayı bile yeğleyebilirler. İki İngiliz erkeği birbiriyle konuşmak için, sonsuza dek ya da en azından Hazreti İsa’nın dünyaya ikinci kez gelişine dek bekleyebilir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
193. "Küçük bir erkek çocuğu yaramazlık yapmadığı için mi kendisini suçlu hisseder?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
194. "Nietzsche şöyle yazmıştır: "Kendisinden nefret eden adam dan korkmalıyız, çünkü onun hıncının kurbanı oluruz. Bu nedenle, ona kendisini sevdirmenin bir yolunu bulmalıyız.""
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
195. "erkeklerin kabadayılıklarını dinledim ama seslerindeki gizli korkuyu, evlenirlerse aşırı vicdanlılıklarının, kendi kendilerinden bulunacakları taleplerin kölesi olma kaygılarını da duydum."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
196. "“Dünyanın en zor işi her zaman haklı olduğuma onu ikna etmektir,” der kadın."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
197. "“Bir atasözü aşkta ve savaşta her şeyin mubah olduğunu söyler”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
198. "“erkekler daima çocuk kalır,” ama kadınlar da küçük kızlar olmaktan hiçbir zaman vazgeçmezler."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
199. ""Keşke çocukların ülkesine geri giden yolu bilseydim” bir Brahms şarkısıdır. Kadınlardaki jestler ve mimikler o yitik cennete giden bir işaret levhası görevi yapar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
200. "Evlilik özel bir ilişkidir. Yaşı gelmiş olan her erkek ve kadın evlenip evlenmeyeceğine ve kiminle evlenip evlenmeyeceğine karar vermekte özgürdür."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
201. "Her yetişkin erkek boyun eğici bir role itilme olasılığı karşısında tetiktedir. Nevrozların ve psikozların incelenmesinden, aynı cinse karşı tartışmacı ya da kavgacı şekillerdeki özellikle şiddetli bir direnmenin, çoğunlukla aşırı güçlü bir biçimde bastırılmış eşcinselliğe karşı bir tepki olduğunu öğrendik."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
202. "Yeni doğum yapmışbir eşe, kocası tarafından hayranlık ve şaşkınlıkla bakılır, sanki o olağanüstü ve harika bir şey başarmıştır. Kadınlar doğum sonrası öteki kadınlara karşı aynı duyguyu beslemezler. Bir zamanlar annem, “her inek anne olabilir,” derdi."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
203. "Kendisini güçlü hisseden, yanlışlarını itiraf etmeyi göze alabilir, zayıflıklarını ya da eksikliklerini kabul edebilir çünkü onları dengeleyecek niteliklere sahip olduğunu bilir. Küçük hataları ya da güçsüzlükleri kabul etmeyi istememek kişinin özgüveninin az olduğunu gösterir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
204. "Ancak cesur olanlar sevmek için çabalayabilirler."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
205. "Aşk çoğu zaman, ya eşseçimindeki talihsizlikten ya da ego başka bir kişinin aşkında güvende olamayacak kadar güçsüz olduğundan, başarıya ulaşamaz."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
206. "erkeğin kıskançlığı, "zihinsel acı çekmenin şiddeti ve bedensel acının kalıcılığıyla birlikte ıstıraptan kıvranmadır.""
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
207. "Annemizin gülümsemesini her kadının gülümsemesinde aradığımız doğru olabilir. Her ne olursa olsun, istediğimiz onun “gülümsemesini sürdürmesidir,” yalnızca çevremizde daha çok iyilik görmek istediğimizden değil, dünyada daha çok güzellik görmek istediğimizden."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
208. "Uygarlığımızda erkekler yeterince erkek olmayacaklarından ve kadınlar onlara yalnızca kadın gözüyle bakılabileceğinden korkarlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
209. "Erkeklerin -en iyilerinin bile- evlilikten korkmasına çoğunlukla neden olan bu yüksek sorumluluk duygusu, evliliğin ne anlama gelebileceği ile ilgili bilinçdışı önbilgidir. Erkeklerin yoğun fethetme arzusu, serüvenci ruhları, özgürlük aşkları, cinsel dengesizlikleri onları korkutarak evlilik fikrinden uzaklaştınr."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
210. "“Kadınlar yeterince çılgın olabilirler ama nadiren aptaldırlar.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
211. "Çağdaş kadının kendi cinsiyle ilgili özgüvensiz fikri, yalnızca erkeğin cins olarak aşırı takdir edilmesine değil, garip dolambaçlı bir yolla, evlenme isteklisi olan erkeklerin küçük görülmesine de yol açmıştır.
Sanki, bir kadına bu kadar çok değer veriyorsa, kendisinin pek bir değeri olamaz gibidir. Böyle bir tutum çoğunlukla psikanalizin mazoşistik kişilikler olarak adlandırdığı kadın tipinde görülebilir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
212. "Ondan çok, “o sarışın şırfıntıyla” ilgilendiğim kanısındaydı."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
213. "Her yetişkin erkek boyun eğici bir role itilme olasılığı karşısında tetiktedir. Nevrozların ve psikozların incelenmesinden, aynı cinse karşı tartışmacı ya da kavgacı şekillerdeki özellikle şiddetli bir direnmenin, çoğunlukla aşırı güçlü bir biçimde bastırılmış eşcinselliğe karşı bir tepki olduğunu öğrendik."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
214. "Annemizin gülümsemesini her kadının gülümsemesinde aradığımız doğru olabilir. Her ne olursa olsun, istediğimiz onun “gülümsemesini sürdürmesidir,” yalnızca çevremizde daha çok iyilik görmek istediğimizden değil, dünyada daha çok güzellik görmek istediğimizden."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
215. "Uygarlığımızda erkekler yeterince erkek olmayacaklarından ve kadınlar onlara yalnızca kadın gözüyle bakılabileceğinden korkarlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
216. "Kendi kendimizden tümüyle hoşnut olsaydık, aşk mümkün olamazdı. Öte yandan, ego çok güçsüzse ve bu nedenle mutluluğu arayacak cesareti olamayacak ölçüde kendine güvensizse de romantik aşk olanaksızlaşır.
Belirli bir ölçüde özgüveni ve özsaygıyı yeniden kazanmak gereklidir; aksi takdirde kişi sevemez. Kendisini sevilmeye layık görmeyen kişi âşık olamaz."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
217. "Çekicilik kadınlara özgü bir özellik midir?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
218. ""Kadında her şey gizemdir ve kadında her şeyin tek çözümü vardır...""
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
219. "Erkekler genellikle çok duygusal olan deyimlerden kaçınacaklar ve kadınlar tarafından dile getirilen bazılarını çok abartılmış bulacaklardır: (“Çığlığı basabilirdim...” “Neredeyse düşüp bayılıyordum...” “Gülmekten öldüm...”)"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
220. "Ancak kendisini bir şekilde yeniden seven ya da kendisine belirli bir ölçüde değer veren kişi başka bir insanı sevebilir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
221. "Seviliyor olma duygusu bir kadının öz saygısını artırır. O, birini sevmeyi istediği için bir erkeğe gereksinim duymaz; kendisine gereksinim duyulmasına ihtiyacı olduğu için ve sevilmeyi istediği için bir erkeğe gereksinim duyar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
222. "Bazen kadınlar erkekler için giyindiklerini söylerler ama kesinlikle yalnızca erkekler için giyinmezler. Onlar öteki kadınlar için de ama her şeyden önce kendileri için giyinirler."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
223. "Toplumun, bazı insanların ön yargı olarak adlandırdıkları, herkesle gönül serüveni yaşayan kadınların kendi değerlerini düşük gördükleri ve kendi kendilerini değerlendirmekte haklı oldukları anlayışı vardır. Ayrıca, cinsel ahlakın genellikle sıkı olmadığı yerlerde ve toplumsal düzeylerde, cinsel yönden erkek gibi davranan kadınlara değişik bir gözle bakılır."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
224. "kadınların zinası, kocalarinin onlara gösteremedikleri anlayışla, takdir edilmekle ve onları koruyacak bir aşık bulma umuduyla ilişkilidir. Bu umut ya da istek erkeklerin sadakatsizliğinde çok ender görülen güçlü bir güdüdür. Erkek serüven aramadığı zaman onu harekete geçiren, daha çok merak ya da çeşitli cinsel deneyimler gereksinimidir. Genellikle o yalnızca "keyfine bakmak" ister ve bundan memnundur."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
225. "Kadınlara güzellikleri nedeniyle hayran olunduğu doğrudur ama onlarla nadiren güzellikleri için evlenilir. Güzellik dışında başka nitelikleri olan kadınlar diğer kadınlara göre daha şanslıdır."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
226. "“Bir keresinde Karl Kraus şöyle yazmıştı: “Çirkin bir çorabı değil ama çirkin bir ayağı bağışlayabilirim.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
227. "“Çapkın bir erkek kesinlikle türünün tek örneği değildir; ama bu sınıfın bir alt bölümünde belirli bir kadını arayan, tüm kadınlar arasında arzularını gerçekleştirecek kadını bulmak isteyen bir erkek vardır. O”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
228. "“Fransız filozof Chamfort iki yüzyılı aşkın bir süre önce, “Kadınlar hakkında bir erkek ne kadar kötü düşünürse düşünsün, ondan daha kötüsünü düşünmeyen bir kadın yoktur,” demiştir.”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
229. "Bayan Malloy hıçkırır: "Erkekler hiçbir zaman kendilerini bir kadının yerine koymaya çalışmazlar.""
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
230. "İnsanlıktan aşırı beklentileri olan kişi, sonunda ondan nefret edecektir. Ancak insanlıktan az şey bekleyen onu sevebilir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
231. ""Belirli bir özgüven ve özsaygı olmadan sevmek olanaksızdır. Kendi kendisiyle dost olamayan, kimseyle dost olamaz. Başkalarıyla iyi geçinmek istiyorsanız, kendinizle az da olsa iyi geçinmelisiniz.""
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
232. "İdeal bir “soylu ve iffetli kadın” görüşüne sahip, kadınlara ulaşılmaz gözüyle bakan bekârlardan sakınınız. Bu gibi erkekler kadınları günlük yaşamda sınamazlar. Onlar kadınları güvenli bir mesafeden hayran hayran seyretmeyi yeğlerler ve evlilik konusunda kaçamak bir tutum içindedirler. Kadın olsaydım, yalnızca, kaide yaşamak için çok rahatsız bir yer olduğu için değil, aynı zamanda bu erkeklere inanılamayacağı için bu soylu ruhlarla birlikte olmaktan kaçınırdım.
Bu erkeklerin kadın cinsine duyduğu hayranlık, etten kemikten bir kadınla gerçek bir ilişkiye girmeme çabasıdır. Onlar tüm yaşamları boyunca evlilik fikrini kafalarında evirip çevirirler, bu evlenme isteğini rahat bekâr hayatının sonuna dek yaşatmaya hazırdırlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
233. "Erkek duygular hakkında yalan söylemekten kaçınmaz. Kızı yalnızca arzuladığı zaman onu sevdiğine yemin edecektir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
234. "Kendisini güçlü hisseden, yanlışlarını itiraf etmeyi göze alabilir, zayıflıklarını ya da eksikliklerini kabul edebilir çünkü onları dengeleyecek niteliklere sahip olduğunu bilir. Küçük hataları ya da güçsüzlükleri kabul etmeyi istememek kişinin özgüveninin az olduğu demektir. Böyle yoğun bir kırılganlık, korunması gerekenin ne kadar çok ve bunların ne kadar tehlike altında olduğunu gösterir. Olası ya da gerçek eleştiriye karşı böylesine abartılı bir biçimde savunmada olmak kişinin kendi niteliklerinden kuşku ve belirsizlik duyduğunu açığa vurur."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
235. "Kendisini sevilmeye layık görmeyen kişi âşık olamaz."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
236. "Bayan Malloy hıçkırır: "Erkekler hiçbir zaman kendilerini bir kadının yerine koymaya çalışmazlar.""
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
237. "Gömülmek üzere olan bir kadının kocası cenaze töreni başladığı zaman hiçbir yerde bulunamaz. Sonunda kayınbiraderi onu evin hizmetçisiyle yatakta bulur. Kayınbirader öfke içinde bağırır: “Ahlaksız herif! Tam karının gömüleceği sırada sen bir kadınla yatıyorsun!” Şaşkınlık içindeki koca yanıtlar: “Ben üzüntümden ne yaptığımı biliyor muyum ki?”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
238. "Erkekler kadınları, onların kendilerine verdikleri özdeğere göre dikkate alırlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
239. "Aşk, kendisinden hoşnut olmayan egoyu kurtarma girişimidir; ama girişimin başarılı olacağının garantisi yoktur. Aşk çoğu zaman, ya eşseçimindeki talihsizlikten ya da ego başka bir kişinin aşkında güvende olamayacak kadar güçsüz olduğundan, başarıya ulaşamaz."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
240. "Erkeğin kadın tarafından uygarlaştırılmış son şey olduğunu da söyleyebiliriz. Kadınlar hepimizin eğitmeni değil midir? Hepsi kaba olan ve yol yordam bilmeyen erkeklere toplum içinde nasıl davranmak gerektiğini onlar öğretmezler mi?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
241. "Dişi bir Othello düşünülebilir mi?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
242. ""Belirli bir özgüven ve özsaygı olmadan sevmek olanaksızdır. Kendi kendisiyle dost olamayan, kimseyle dost olamaz. Başkalarıyla iyi geçinmek istiyorsanız, kendinizle az da olsa iyi geçinmelisiniz.""
- Aşk ve Şehvet Üzerine 1. Kitap
243. "İdeal bir “soylu ve iffetli kadın” görüşüne sahip, kadınlara ulaşılmaz gözüyle bakan bekârlardan sakınınız. Bu gibi erkekler kadınları günlük yaşamda sınamazlar. Onlar kadınları güvenli bir mesafeden hayran hayran seyretmeyi yeğlerler ve evlilik konusunda kaçamak bir tutum içindedirler. Kadın olsaydım, yalnızca, kaide yaşamak için çok rahatsız bir yer olduğu için değil, aynı zamanda bu erkeklere inanılamayacağı için bu soylu ruhlarla birlikte olmaktan kaçınırdım.
Bu erkeklerin kadın cinsine duyduğu hayranlık, etten kemikten bir kadınla gerçek bir ilişkiye girmeme çabasıdır. Onlar tüm yaşamları boyunca evlilik fikrini kafalarında evirip çevirirler, bu evlenme isteğini rahat bekâr hayatının sonuna dek yaşatmaya hazırdırlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
244. "Erkek duygular hakkında yalan söylemekten kaçınmaz. Kızı yalnızca arzuladığı zaman onu sevdiğine yemin edecektir."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
245. "Erkekler kadınları, onların kendilerine verdikleri özdeğere göre dikkate alırlar."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
246. "Aşk, kendisinden hoşnut olmayan egoyu kurtarma girişimidir; ama girişimin başarılı olacağının garantisi yoktur. Aşk çoğu zaman, ya eşseçimindeki talihsizlikten ya da ego başka bir kişinin aşkında güvende olamayacak kadar güçsüz olduğundan, başarıya ulaşamaz."
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
247. "Erkeğin kadın tarafından uygarlaştırılmış son şey olduğunu da söyleyebiliriz. Kadınlar hepimizin eğitmeni değil midir? Hepsi kaba olan ve yol yordam bilmeyen erkeklere toplum içinde nasıl davranmak gerektiğini onlar öğretmezler mi?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
248. "Dişi bir Othello düşünülebilir mi?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
249. ""Kadınlar hakkında bir erkek ne kadar kötü düşünürse düşünsün, ondan daha kötüsünü düşünmeyen bir kadın yoktur,”"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap
250. "''Bazı kadınlar bir tür dolaylı kibirlilik geliştirirler. Kocalarının ya da aşıklarının dikkate değer bir şey başarmalarını isterler. Onlarla gurur duyarlar ve onları sevdikleri için kendilerini hayranlık duymaya değer bulurlar. Erkeğin başarısı, sözün gelişi, sanki onlar onun kişiliğinin uzantılarıymış gibi, onların değerini yükseltir.'' Yıllardır erk'in bu denli afrodizyak etki yaratmasının sebebi de bu olabilir mi acaba?"
- Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap