Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Taylan Kara Alıntıları & En Çok Okunan Sözleri

Taylan Kara En Beğenilen Sözleri



1. "Ölümünden en fazla 40 - 50 yıl sonra hiç kimsenin seni hatırlamayacağını, karının / kocanın seninle yatarken başka birini düşündüğünü, çok zeki sandığın çocuğunun son derece sıradan bir çocuk olduğunu, dünya üzerinde senden farklı olmayan milyarlarca insanın yaşadığını ve senin asla özel biri olmadığını, gelmiş geçmiş milyarlarca insan gibi son derece sıradan biri olduğunu ve bunlar gibi onlarcasını bilsen ve bir şekilde bunların kanıtları gözünün önüne konacak olsa kendi küçük ve kurgusal dünyandan vazgeçer miydin?"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



2. "Çoğu evlilik, ayrılık halinde yaşanacaklardan sakınıldığı için sürer. Boşanma halinde olabilecek terördür, çoğu evliliğin "huzur"unun garantisi…"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



3. "Bu kitap kontrolsüzce kalbe sokulan bir neşterdir; amacı tedavi etmek değil parçalamaktır.
(...)
Ve sen; bütün bunları okuduktan sonra hâlâ aptal olduğunu anlamadıysan gerçekten aptalsın demektir."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



4. ""Beşerin böyle dalaletleri var
Putunu kendi yapar kendi tapar.""


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



5. "İnsanoğlu, hayatı, gerçek anlamıyla tam da ölümün eşiğinde hisseder."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



6. "Bir tek insanın çektiği acı, aynı kaderi paylaşmış milyonlarca insanın tarihte okuduğun toplu acısından daha çok kaşır merhamet duygunu..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



7. "Her firavun aynı zamanda birilerinin musa'sıdır."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



8. "Hiçliğe ne kadar dayanabilir ya da dokunabilirsin? Var oluşun duyumsanışı ya da hiçliğin keşfi bir boş zaman uğraşıdır. Hiçliğe bakılamaz, ona sadece düşülür... Kendi hiçliğinden başın dönmesin, kendi uçurumlarına düşmesin diyedir gündelik hayata yöneltilen çılgın enerji... Etrafındaki yüz binlerce renk, koku, tat ve sese bezenmiş nesnelerin, seni hiçlikten korumak için çevrene doldurulduğunu hâlâ anlayamadın mı? Evrendeki boşluk, insanın içinde akar; bu nedenle

..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



9. "- Kanderya'da her yer gül suyu ve tütün kolonyası kokar, tek tük çıkan burnu keskinlerin suratlarına biber gazı sıkılır."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



10. "Ortalama insanın beyni bir temizlenme leğenidir; devlet orada elini yüzünü yıkar."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



11. "İnsanoğlu, hayatı, gerçek anlamıyla tam da ölümün eşiğinde hisseder."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



12. "*İnsanoğlu için "görememek"ten çok daha kötüdür "her şeyi görmek"...
Gözlerini yitirmekten daha kötüsü göz kapaklarını yitirmektir."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



13. "“Anı, irin toplayan bir yaradır.”"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



14. "Bir tek insanın çektiği acı, aynı kaderi paylaşmış milyonlarca insanın tarihte okuduğun toplu acısından daha çok kaşır merhamet duygusu..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



15. "Bir insanı tanımaya çalışmak, ancak onunla kuracağın olası dostluk seçeneklerini dinamitlemeye yarar."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



16. "En ideal Godot, beklenen, gelmeyen ve gelmeyecek olandır. Beklenen Godot'nun geldiği yerde mutluluk yok olur. Onlarca olasılık ve devinim potansiyeli taşıyan bir bekleme zamanı Godot geldiği an yerini çöle terk eder; ne kadar uzun kalırsa kalsın, ne kadar doyurucu olursa olsun seni Godot ile yaşadıkların da kurtaramaz."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



17. "Kendi tepesine düşmeyen bombanın körü… Kendi atmadığı çığlığı duysa dahi bilincinde tutmayı başaramaz. Modern insan için “empati” ancak telepati kadar olanaklıdır. Kaba Taş Çağındaki bir insanın atom teorisi ile ilişkisi neyse insanoğlunun, kendi yaşamadığı acılar karşısındaki konumu odur. Bir acıyı işitmek veya görerek şahit olmak gibi, onu bizzat yaşama dışında acıyla kurulan hiçbir ilişki türü, algıların sinir ucunu uyaramaz. Hangi çeşidi olursa olsun bizzat yaşamadığı bir acı, insanın derinliğine nüfuz edemez. Bu nedenle korkunç acıların şahidi insanoğlu, bu acıların büyüklüğüne paralel bir bilinç geliştirememektedir."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



18. "Putlar

yok olmaz, ama daima

var olur."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



19. "Dünya ile beyin arasında büyük insanlık acılarına engel olan dilli ve otuz iki dişli bir ağız vardır."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



20. "Her firavun aynı zamanda birilerinin Musa'sıdır."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



21. ""Bilmeye cüret et.""


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



22. "Zamanında doyurulmayan arzular, artık hiçbir şekilde doyurulamaz; gecikmiş doyurma, yeni arzular doğurur çünkü."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



23. "Bir akvaryumu yazmak, akvaryumda yaşamaktan kolaydır;
Bu yüzden her dize biraz eksik, her şiir biraz yalandır."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



24. "Ben elimden geleni yaptım, daha iyi yapabilen buyursun yapsın."


- Vasat Edebiyatı 101



25. "İnsanoğlu için bir ölüden kurtulmanın en yasal yoludur cenaze törenleri..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



26. "İnsan anlamperest'tir, en olmadık şeylerde anlam bulmaya çalışır, bulamadığında da

uydurur."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



27. "İnsan özgürlüğün kendisini değil olasılığını sever.
Hiç kullanamadığı ve asla kullanamayacağı bir özgürlüğün kullanılma olasılığı onu mutlu etmek için yeterlidir."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



28. "Devlete tanık olmak, bir sonraki maktul olmaktır; devlet sınırları
içerisindeki en ölümcül şeydir algı..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



29. "İnsanoğlu için "

"ten çok daha kötüdür "

"...
Gözlerini yitirmekten daha kötüsü göz kapaklarını yitirmektir."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



30. "Birkaç saniyeliğine bile olsa hayatın anlamı üze­rinde düşünmek zorunda kalmaktansa, haftada yedi gün, günde 14 saat hiç zevk almadığı bir işte bütün ömrünü geçirmeyi tercih eder."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



31. "Yakınlaşamaması değil uzaklaşmayı bilmemesidir insanın sorunu."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



32. "Amacın salt gerçeğe ulaşmak mıdır yoksa önceden edindiğin bir amacın doğruluğunu ispatlayabilmek için kendine delil mi arıyorsun?"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



33. "İnsan eylemsizliğe ve az enerji kullanmaya eğilimlidir. Değişmektense var olanı korur."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



34. "İhtiyacı olan mistisizmi verdikten sonra insanoğlunun katlanamayacağı acı yoktur."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



35. "Son yüzyıllarda medyada ve çeşitli neşriyatlarda bana ait olduğu iddia edilen çeşitli sözler yayınlanmıştır. Gerek internet ortamında ge­rekse medyanın çeşitli alanlarmda şahsımm adı da bizzat verilerek "Zerdüşt böyle buyurdu", "Zerdüşt böyle de buyurabilirdi" vs gibi baş­lıklarda çeşitli yazılar yayınlandığı görülmüştür. Sözü edilen yazıların şahsımla hiçbir ilişkisi bulunmamaktadır. Bu konuda gerekli yasal ve dinsel işlemler ivedi olarak başlatılacaktır. Kamuoyunun ve bana ina­nan bütün kullarımın dikkatine saygıyla sunulur.
Zerdüşt..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



36. "Önce her şeye hâkim olduğunu dikte eden ve sadece ona itaat et­menizi öğütleyen, sonra da her şeyinizi bildiği için sizi en zayıf yer­lerinizden vuran, sevdiklerinizi öldüren ve sizi sürekli acıyla sınayıp bunların nedeni olarak işlediğiniz günahları gösteren şakacı bir tamı­nın işlettiği bir evren burası."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



37. "Yaşamayı seçen bir insanın atılacak ilk safrasıdır namus."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



38. "Dünyan tamamlanmış da bilgi ile boyamak mı istiyorsun yoksa dünyanı bilgiyle temelden şekillendirmek mi?"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



39. "İnsanoğlu gereğinden fazla teşekkür edip aşın miktarda özür dile­ mektedir. Bir gün, az önce teşekkür edip özür dileyenlerin bazıları, te­ şekkür edilip özür dilenenlerin bazılarını elektrikli testereyle keser."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



40. "İnsan, yaşayabildiklerini başarı, yaşayamadıklarını ise erdem sa­yar."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



41. "İnsanoğlu,hiçbir zaman bulamayacağını bildiği bir şey keşfetse hemen onu sahiplenecek. Ancak asla böyle bir şeyi aramak istemez; çünkü aynı aradığını bulmaktan da ödü kopar."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



42. "Varlığının orta yerinde apaçık yükselen ölümü unutturmak içindir bütün bu abartılı canlılık vurgusu... Bütün hatırlatmaların amacı, başka bir şeyi unutturmak."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



43. "Sanal duyarlılık, burjuvanın sadakasıdır. Bir alçak olmadığına inanmak, her alçak için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



44. "Önce her şeye hâkim olduğunu dikte eden ve sadece ona itaat et­menizi öğütleyen, sonra da her şeyinizi bildiği için sizi en zayıf yer­lerinizden vuran, sevdiklerinizi öldüren ve sizi sürekli acıyla sınayıp bunların nedeni olarak işlediğiniz günahları gösteren şakacı bir tamı­nın işlettiği bir evren burası."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



45. "Etraf karanlık değil, sadece senin gözün kapalı. Evren anlaşılmaz değil sen mercimek beyinlisin sadece. Bir de kalkmış mercimek beyinliliğin felsefesini yapıyor, onu sistemleştirerek herkesi mercimek beyinli yapmayı amaçlıyorsun; mercimek, fasulye, barbunya beyinli olmayı çeşitlilik olarak sunuyorsun."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



46. "İnsanlaşmaya çalışmak, bu çağda artık ölüme tam teşebbüstür. İnsanlıktan çıktığın oranda sana yaşam garantisi, güvenlik ve mutluluk verilir; yaşamın ancak yeterince kokuşmuşsa kutsaldır. Yaşanan ortaçağda "olanları" fark etmek, safaride av olmaktır. Elektromanyetizma ve müfredat ele geçirilmiştir. Kuklaların ipleri kaybolmuştur, kuklalar artık kuklalık bilincini edinmiştir."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



47. "Köyün alt başında bir yalan uydurdum. Üst başına geldim ben de inandım."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



48. "Silkin! Üzerine sinmiş bütün yalanlari at üzerinden! dedi birisi.
- Dur! dedi Zerdüşt. Dur!...
Sakın yapma! Silkinirsen senden geriye hiçbir şey kalmaz. Bir sil­kinirsen yok olursun!"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



49. "Saçma, kitleselleşerek meşrulaştırır kendini. Bireyde saçma görünen, kitlede "norm” kabul edilir. “Toplumsal değer" gibi bir şemsiyenin altına girdiği andan itibaren, içeriği ne olursa olsun artık dokunulmazlığını kazanmıştır."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



50. "İnsanoğlu, tanrısına karşı gösterdiği affediciliğinin binde birini kendi türündekilere karşı gösterebilseydi, tanrı evren için bu kadar cüretkâr kararlar alamazdı. Kanser olduğu için tanrıya hiç kızgınlık duymazken, kendisine yol vermeyen sürücüyü bıçaklayan insanın kurtlanmış ikiyüzlülüğünün uçsuz steplerine kurulmuştur tanrının çadırı..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



51. "Devlet yalanı ezicidir ve o kadar büyüktür ki göreni her şeyden önce hacmiyle ikna eder."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



52. "« Vasat Edebiyatı okuyucusu "sıvı" kitaplardan hoşlanır. "Çok akıcı" ifadesi, başarılı bulduğu bir kitap için en önemli ölçütlerden bi­risidir. Beğendiği kitaplar için en sık kullandığı niteleme "bir solukta okudum"dur.»"


- Vasat Edebiyatı 101



53. "Düşünüyorum öyleyse varım..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



54. "Öğrenebilen her insan kendisinin geçmişteki halini abartılı bir şekilde aptal bulur ve bugünkü aptallığını bir an önce yok etmek ister. İnsan,

yaşar ve en fazla sadece

olarak ölebilir."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



55. "Tatlı bir uykudayken kendisini uyandırmak isteyeni hiç kimse sevmez."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



56. "Toplum belli bir amaç etrafında birleşmiş bir kader ortaklığı diye tanımlanabilir. Toplum benzer konularda fikir ortaklığı da yapabilir. Ama bir toplumu birbirine kenetleyen en büyük harç, suç ortaklığıdır. Bir toplumda en çok görülen suç ortaklığı ise "suskunluk ortaklığı"dır."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



57. "Dünyayı ancak büyük bir tanrının içten merhameti kurtarabilir. Ama dünyanın bu halde olmasının nedeni de aynı büyük tanrının iradesi ise siz, bir eliyle yaptığını diğer eliyle yıkan bir tanrının ona layık olmaya çalışan kullarısınız. Dünyadaki bu şizofren duruşunuzun daha mantıklı bir açıklaması yok."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



58. "Merhametin en alçakçası:
"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



59. "Çoğu zaman sestir, sağırlığın duvarlarını oluşturan..."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



60. "Bu karanlık, ışığın eksikliğinden değil, alkış fazlalığından… İnsanoğlunun atalarının, ayağa kalkıp elleri serbestleştiğinde elleriyle ilk yaptığı şeyin ne olduğunu sanıyorsunuz: kendinize bakıp kolayca anlayabilirsiniz; ne yiyecek bulmak, ne partnerinin ellerini tutmak, ne de ağaç dallarında çift el sallanmak... İlk yaptığı şey, gördüğü ilk şeyi vahşice alkışlamaktı. Arada sırada yakındığın dünyanın o irinli karanlığı, kiri ve pası, az önce iki elinin arasından çıktı."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



61. "Put kırıcıları önce taşlanır, sonra yakılır, sonra da kırmış oldukları putların yerine oturtulur. Bir put kırıcısına atılan ilk taş, bir önceki putun kaidesinden alınmıştır."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



62. "Anı, irin toplayan bir yaradır.

F. Nietzsche"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



63. "Uzun yaşamayı planlayan bir insan için vicdan, uygun bir uçummdan aşağıya atılması gereken bir yüktür."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



64. "İnsanoğlu bir gün anlayacaktır ki çevresinde gördüğü saysız çeşit­lilik aslında yalınlığa, aynılığa ve boşluğa isyan eden kararsız bir çığ­ lıktır. Ve insan gözüyle, şimdilik bulanıklıktan zor görülen denizin di­ binde apaçık saklı boşluğun arasına girmeye ne kadın memesi, ne un- vanlan, ne bayrakları, ne kuleleri, ne uzay mekikleri, ne dinleri ne de milli gururları yetebilir."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



65. "Bir tek insanın çektiği acı, aynı kaderi paylaşmış milyonlarca insanın tarihte okuduğun toplu acısından daha çok kaşır merhamet duygunu..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



66. "Ölümlerle ve insanlık tarihinin acılarıyla paslanmış, üzerinde gelmiş geçmiş bütün insanların ağız izlerini taşıyan gezegenin en büyük emziğidir

..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



67. "Masumiyet, suça batmış bir dünyada ancak cansız varlıklara özgü bir sıfattır, bir de bu uğurda dövüşenlere..."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



68. "Hiçbir kültür unsuru yoktur ki aynı zamanda bir barbarlık belgesi olmasın."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



69. "Cinselliğin zorunlu ama garip davranışlarına, her insanın güvenle ulaşabilmesi için, toplum tarafından kutsanmış karşılıklı çıkar ilişkisinin zirveye varmasıdır evlilik ve bunun üzerine geliştirilmiş karşılıklı suskunluk."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



70. "21. yüzyıl; oluşması yüzyıllar alan gelenekler, yüzyıllardır süregelen yerellikler, birkaç on yılda tek tipleştirilir. İnsan bilinci artık "genetik ve sosyal çevrenin tabanında yükselen bir farkındalık”
değil TV stüdyolarında ve plazalarda imal edilmiş hazır tepki paketçikleridir. Birbirini tanımayan milyonlarca insan birbirinden binlerce ki-
lometre uzaklarda aynı sözlerle sevinir, üzülür. 21. yüzyılda en ücra köydeki insanın diline bile ünlü artistin bacağı biraz bulaşmış, en doğal
sanılan konuşmaya bile en bayağı dizi filmlerden birkaç parça replik yapışmıştır; artık hayatın her evresinde bir diziden, bir filmden, bir
yarışma programından parçalar vardır. 21. yüzyılda yaşam, topyekûn elektromanyetik bir tecavüzün mağdurudur."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



71. "Öğrendiğinde unutmak isteyeceğin şeyleri bilmeye çalışma! Dünyanın en zor işi, öğrenmek değil unutmaktır."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



72. ""Alışkanlıklarını sakın ha sakın bırakma ki hep böyle aptal kalasın.""


- Vasatlığa Giriş Dersleri



73. "Sabahleyin yüzüne tebessümle "günaydın" diyen babacan amcaların, asansörde kenara geçip seni buyur eden cici teyzelerin, "günaydın" demeden ya da seni buyur etmeden önce ne büyük pisliklere bulaştığını, ne aşağılık işler yaptıklarını bilseydin herhalde ilk işin onların babacan ve sevimli yüzlerine kusmak olurdu."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



74. "İkinci el araba alırken pek şüphecisindir, her şeyi sorgular, sürekli kanıt ister, hakem olarak güvendiğin tamircilere başvurursun. Oy vereceğin partiyi, dünya görüşünü, inançlarını seçerken tek bir soru bile sormayan ve mutlak bir teslimiyet İçinde olan sen, ikinci el araba alırken son derece akılcı bir tavır içindesindir. İkinci el bir araba alırken gösterdiği şüpheciliğin binde birini bu konularda da gösterseydin çoktan vasatlıktan kurtulmuş olurdun."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



75. "Bir çırpınış, bir kurtulma istenci, olanakları zorlayıcılık olmayacaksa var olmanın anlamı ne? Bir masadan, çevrendeki herhangi bir nesneden, bir hayvandan farkın temelde bu, bu farkı derinleştirme çabası insanın eğer kurtulacaksa- tek kurtuluş olanağıdır. İnsanı güzelleştiren insanı insan yapan ütopyasıdır. Gerisi DNA kirliliği, söz gürültüsünden ibarettir. Yenileceğinden mi korkuyorsun? Büyük bir ihtimalle yenileceksin, bu doğru, ama daha çok insanlaşacaksın. Bütün bedeninle içinde olduğun foseptik çukurunda hiç olmazsa kafanı çıkarmış olacaksın."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



76. "Gördüğün her derinlik içine dalar dalmaz sığlaşıyor. Gözlerine büyük şeyler vaat eden her görüntü, arkasında koca bir hayal enkazı ve hüsran bırakarak buharlaşıyor."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



77. "İnsan, nükleer santrallerin, gökdelenlerin, milyonluk metropollerin ve otoyolların ortasında yaşasa bile beyninde mamutlar dolaşıyor ve kötü ruhlardan korkuyor. Tarih ne kadar hızlı aksa da insan düşünüşünü aynı hızla etkileyemiyor. İnsanlık ağzına durmadan lokma almaktan çiğnemeye ve sindirmeye vakit bulamıyor."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



78. "Elinin altındaki­ler ne kadar mutlu ederse etsin o hep zor bulunur bir başka şeyi ister."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



79. "Hangi insan yakindan bakınca hâlâ aynı insan olarak kalabilir?
Hangi görüntü, arkasını algılamaya başladığımızda içeriğini koruyarak özünü yansıtabilir?"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



80. "Ve sen; bütün bunları okuduktan sonra hâlâ aptal olduğunu anlama dıysan gerçekten aptalsin demek..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



81. "Toplumun en büyük, en sürekli ve en dehşet verici başarısı, yeni doğan bir bebeğin 20 yıl sonra dini, dili, ırkı, siyasi görüşü olan bir erişkin haline gelmesini kontrol edebilmesidir."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



82. ""Ey saçmalık, yalnız sen ölümsüzsün.""


- Vasatlığa Giriş Dersleri



83. "Ne kadar ileri olsa da, var olan insani değerleri ya da kültürleri
"insani olanın” dışında kabul ettiği an uygarlık barbarlaşmaktadır. O zaman, o ana kadar sağlam bina, hızlı uçak, dayanıklı yaya kaldırımı,
donanımlı hastane yapan uygarlik, ağır bomba atabilen uçak, kısa zamanda çok insan öldürebilen bomba yapmaya başlar. Daha önce, teknik
ve uygarlıkta ilerleme için sarf edilen enerji artık barbarlığa aktarılır."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



84. "İnsanoğlu için "görememek"ten çok daha kötüdür "her şeyi görmek"
Gözlerini yitirmekten daha kötüsü göz kapaklarını yitirmektir."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



85. "Ne kadar çok şey unutuyorsun yaşayabilmek için...Karşısında uzanıp televizyon izlerken kaç ton cesedi bekletiyorsun belleğinin kapısında... Dünya tıka basa acı ve cesetle doluyken öyle durabilmek için soğukkanlılığını seri katillerle aynı seviyede tutman gerek...Bilincini cesetsiz tutabilmek için dünyayı ne kadar çok cesetle doldurduğunun farkında mısın? Bilincinin steril kalmasının bedelini hiç düşündün mü?"


- Vasatlığa Giriş Dersleri



86. "Karşılaştığın şey sana ne kadar yabancı gelirse gelsin, dünyadaki hiç ama hiçbir şey, kendi beynindeki düşüncelerin kadar sana yabancı değildir."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



87. "Kendin zannettiğin, birkaç bin tane "başkası"nın bileşkesidir. Şimdiki zaman dediğin, binlerce geçmiş zamanın üstüste binmesidir. "Şimdiki sen", "geçmişteki başkaları"nın vektörel toplamından ibarettir."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



88. "İkinci kez okuma ihtiyacı hissetmediğiniz bir kitabı okumasanız da olur."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1.Cilt



89. "Nazilik, mantıksal sınırların uzanabildiği yere kadar zorlandığı, devletin ve toplumun “aşırı hâl”'idir. Farklılığı kesinlikle “nitelik”te değil doz'undadır. Yirmibirinci yüzyılda toplumların ve devletlerin büyük çoğunluğunda her daim var olan eğilimlerin “başarılı” bir uygulamasıdır Nazilik; Nazi'yi Nazi yapan "devlet”liğe ya da “toplum”luğa kendini fazlaca kaptırması sonucu ortaya çıkan çok basamaklı ceset sayılarıdır. Oysa hemen her toplumda ve devlette o ceset yığınlarından birkaç bin düzine bulabilirsiniz."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



90. "Uyuyan insanlara hep sempati duymuşumdur, çünkü uyuyanlar konuşamaz ve alışveriş yapamazlar."


- Cölanj



91. "Bütün çirkinlikler göz alıcı renklerle boyanmış; her türlü sığlık, derinlik taklidi yapıyor. Alçaklığın bin bir hali, namus sözcüklerine boğulmuş. Foseptik çukurları dantellerle örtülü, pislik kokulan parfüm kutularının içinde satılıyor."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



92. "Doğanın cesetlere karşı istikrarlı bir duyarsızlığı vardır. Toprak, ölen askerleri, büyük komutanların dahice planlarını, şanlı fetihleri büyük bir sinizmle izler ve olay sona erdiğinde her şeyin üzerini örter. Geriye yüz binlerce madalya, binlerce kahramanlık öyküsü, savaş tarihi müzeleri, tarih kitaplarına yazılanlar kalır. Bir de anıtlar vardır; gelecek savaşlardaki ceset kotasını garantilemek için..."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



93. "Dünyaya bırakamadığın izleri bırakacağın en kolay yer çocuklarındır. Kalıcı olamamanın acısını, onları kendine göre şekillendirerek çıkarır, onları kendinle damgalarsın. Evlatlar, ebeveynlerin en garantili ölümsüzlük olanaklarıdır; çevresine genişleme fırsatı bulamayan anne ve babalar, çocukları aracılığıyla zamanda dikey olarak genişlerler."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



94. "Boş bir sayfaya

bir şeyler çizmek, kalemi olan herkes
için kolay erişilebilen düşük enerjili bir eylemdir. Kalem bir gün senin
eline geçtiğinde, sayfana ne çizmeye çalışırsan çalış, ilk çizilenler her
zaman çizdiklerinin arkasında ve sayfana rengini verenlerdir. Onları
silmeyi asla başaramayacak, en fazla resmin fonuna itebileceksin."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



95. "*Anlamsızlıkla seyreltilmemiş "anlam", uzun süre var olamaz."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



96. "Kadim saçmalama özgürlüğü, her cüce ruha büyük görünme olanağı verir."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



97. "Nazilik, mantıksal sınırların uzanabildiği yere kadar zorlandığı, devletin ve toplumun “aşırı hâl”'idir. Farklılığı kesinlikle “nitelik”te değil doz'undadır. Yirmibirinci yüzyılda toplumların ve devletlerin büyük çoğunluğunda her daim var olan eğilimlerin “başarılı” bir uygulamasıdır Nazilik; Nazi'yi Nazi yapan "devlet”liğe ya da “toplum”luğa kendini fazlaca kaptırması sonucu ortaya çıkan çok basamaklı ceset sayılarıdır. Oysa hemen her toplumda ve devlette o ceset yığınlarından birkaç bin düzine bulabilirsiniz."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



98. "Dışsal etkenlerden arındırılmamış, korku ve ödül üzerine inşa edilmiş bir ahlak, ne kadar mükemmel olursa olsun en fazla iyi yapılmış bir alışveriştir."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



99. ""Bütün aileler, mutluluklar ve mutsuzluklar birbirlerine o kadar çok benzerki kimin mutlu, kimin mutsuz olduğu ayırt edilemez." diye buyurdu Zerdüşt; sonrasında da bir daha Anna Karenina'yı okumadı."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



100. "Başka şeyler yapabileceğini bilmek, insana çoğu kez hep yaptığı şeyin aynısını yaptırır. Hapishaneye tıkıldığında ya da bir davranış dolaysızca dışarıdan dayatıldığında bütün yaratıcı yanlarıyla ona direnç gösteren insan, kendi haline bırakıldığında, hiçbir baskı gücünün rüyasında bile göremeyeceği bir uysallık ve tekdüzelikle davranışlarında kendi hapishanesini yaratır. Göze görünmeyen sınırlar, daima daha iyi sınırlandırır."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



101. "Dünyada, arkasında sabırlı akbabalar olan-olmayan milyonlarca çocuğun tam da böyle öldüğünü ve hâlen de ölmekte olduğunu aklınıza getirmek istemezsiniz. Çünkü böyle bir kavrayış, sizin üzerinize de sıçrayacak ve bütün hayat tarzınızla altında kalacağınız bir suçun ilanı olacaktır. Bu suçun kefaletini, internet hesabınızdan alışveriş fazlası üç beş kuruş havale yaparak ödeye meyeceksiniz. Ağzınızın tadını bozacak, küçük burjuva yaşantınızı aksatacak ithamlardır bunlar, size göre değildir, bu nedenle otomatik olarak beyninizin “spam kutusu”na düşer, sonra da silinir.
Açlıktan ölen tek çocuk ve arkasındaki sabırlı akbaba resminin size maliyeti en fazla 50-100 TL'dir; vicdan yükü sıfırdır. Ama olur ya bu resme bir
temsil gücü yükleyip de bu çocuğu açlığın bir görüntüsü olarak kabul ederseniz doğrudan yaşam tarzınızı itham etmiş olursunuz"


- Vasatlığa Giriş Dersleri



102. "Öğrendiğinde unutmak isteyeceğin şeyleri bilmeye çalışma!"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



103. "21. yüzyılda insan, bir "fragmanlar toplamı”dır artık... A artisti gibi öfkelenir, B programı sunucusu gibi ağlar, C şarkıcısı gibi çapkınlık, D şovmeni gibi espri yapar. Hapiste E dizisindeki esas adam gibidir; arabasını F dizisindeki kötü adam gibi sürer.
İnsanın TV kumandalarıyla kumanda edildiği elektromanyetik bir diktatörlüktür"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



104. "...sen de bilirsin ki sen, yaşamaktansa okumayı,okumaktansa bakmayı, bakmaktansa bakmamayı tercih edersin."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



105. "Vasat, iki şeye karşı büyüteç gibi işlev görür, başkalarının hatalarına ve kendi egosuna."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



106. "İnsan, varlığını hep sınırda, varlığının çeperlerinde fark eder. Yaşamı en iyi ölmekte iken anlar; aşkı ayrılırken, sağlığı onu yitirmekteyken, mutluluğu mutsuzken... Çeperlere çarpan bir kafa, o kafanın en uyanık halidir. Çeper uyandırır ve hissettirir."


- Var Olma Notları



107. "İnsan, manzarayı fotoğraflamaktan manzaraya bakamıyor. İnsan, var olduğunu belgelemeye çalışmaktan var olmaya fırsat bulamıyor."


- Var Olma Notları



108. "Her anını, bir gün ona tekrar geri dönme ümidiyle terk ediyorsun. Zaman doğrusal akar, aklının zaman bilinci ise dairesel umutlarla dolup taşar. Geçmişinden çekip çıkardığın birkaç mutlu zamana, gelecekte tekrar rastlama umududur senin için yaşamak..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



109. "- Silkin! Üzerine sinmiş bütün yalanlan at üzerinden! dedi birisi.
- Dur! dedi Zerdüşt. Dur!... Sakın yapma! Silkinirsen senden geriye hiçbir şey kalmaz. Bir silkinirsen yok olursun!"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



110. "Dostoyevski "Herkes her şeyden sorumludur" demişti. Nasıl ki yazar yazdıklarından sorumlu ise okur da okuduklarından sorumludur."


- Vasat Edebiyatı 101



111. "Dünyada, arkasında sabırlı akbabalar olan-olmayan milyonlarca çocuğun tam da böyle öldüğünü ve hâlen de ölmekte olduğunu aklınıza getirmek istemezsiniz. Çünkü böyle bir kavrayış, sizin üzerinize de sıçrayacak ve bütün hayat tarzınızla altında kalacağınız bir suçun ilanı olacaktır. Bu suçun kefaletini, internet hesabınızdan alışveriş fazlası üç beş kuruş havale yaparak ödeye meyeceksiniz. Ağzınızın tadını bozacak, küçük burjuva yaşantınızı aksatacak ithamlardır bunlar, size göre değildir, bu nedenle otomatik olarak beyninizin “spam kutusu”na düşer, sonra da silinir.
Açlıktan ölen tek çocuk ve arkasındaki sabırlı akbaba resminin size maliyeti en fazla 50-100 TL'dir; vicdan yükü sıfırdır. Ama olur ya bu resme bir
temsil gücü yükleyip de bu çocuğu açlığın bir görüntüsü olarak kabul ederseniz doğrudan yaşam tarzınızı itham etmiş olursunuz"


- Vasatlığa Giriş Dersleri



112. "...sen de bilirsin ki sen, yaşamaktansa okumayı,okumaktansa bakmayı, bakmaktansa bakmamayı tercih edersin."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



113. "Vasat, iki şeye karşı büyüteç gibi işlev görür, başkalarının hatalarına ve kendi egosuna."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



114. "Zor elde edilir mutluluk bağımlısıdır insanoğlu... Elinin altındakiler ne kadar mutlu ederse etsin o hep zor bulunur bir başka şeyi ister."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



115. "« Vasat Edebiyatı okuyucusu, kendisine anlamsız gelen bir me­tinle karşılaştığında iki şekilde tepki verir; ya "sıkıcı" diye adlan­dırır, ya da "olağanüstü" diyerek yüceltir. Her iki durumda da metni anlamamıştır, anlamak için çabalamamıştır. Bu nedenle en önemli ede­biyat eserlerini sıkıcı diye okumaz ya da sıklıkla da anlamsız metinlere, "derin edebiyat eseri" muamelesi yapar.»"


- Vasat Edebiyatı 101



116. "Neyse ki insa­noğlu bu sonsuz döngünün daha en başında ölüp gider; yerine gelenler aynı şeyleri baştan bir kez daha yaşar."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



117. "İnsan hayatını dayanılır kılan, gözünü bugüne kapatıp gerçeğe uy­gunluğu tartışmalı bile olsa kafasında yarattığı mutlu bir gelecekte uyanık durmaktır. Bugün yaşadığı hiçbir sahici mutluluk gelecekte ha­yal ettikleri kadar onu tatmin edemez."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



118. "İnsanlık, tanrı ile şeytanın arasına sıkışan yazgısı ile daha en baştan yenilmiş oldu."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



119. "Çağımızda hiçbir zalim kan görmeye dayanamıyor, bütün zalimler çok duygusal ve hassaslar...Çağın bütün alçakları iyi aile babaları veya anaç kadınlar..."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



120. "İnsanoğlunun yaşamıyla oynuyabilirsin, gururuyla ve hatta namusuyla da; ama asla putuyla oynama"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



121. "Kişi istediğini yapabilir ama ne istediğini isteyemez."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



122. "Her mevsim devlet, vasatta kendini temize çeker."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



123. "Vasat ile devlet her iki taraf için de karlı olan alışverişler yapar. Vasat devlete cop harçlığı verir : karşılığında diz ağrısına merhem verecek hastane, devletini alkışlayacağı stadyum, karşısında osuracağı televizyon ve bu alışverişi yasallaştıran yasalar alır"


- Vasatlığa Giriş Dersleri



124. "Bireysel acılar bir yana, dünyanın en yaygın kitlesel acıları yaşanırken bile insanlann çoğu bunlara kayıtsız kalmış, günlük hayatlarının ritmini değiştirmemiş, köpeklerini gezdirmeye, şakalaşmaya, üzüm yemeye, sevişmeye, makyaj yapmaya ve sakin kalmaya, her gün yaptıkları saçma sapan işleri yapmaya devam etmiştir. Arayın bakalım burada bir ahlâk bulabiliyor musunuz?"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



125. "Gerçeği bilmek istiyor musun? Ne olursa olsun, sana ne kadar aykı­rı gelirse gelsin, bildiklerinin tamamının yanlış olduğunu gösterse bile yine de gerçeğe ulaşmak istiyor musun?"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



126. "Egemen sınıf, varlığını sürdürebilmek için ahmaklaştırmaya muhtaçtır. Egemen sınıf, içinde yaşadığı nesnel gerçekliği, toplumsal konumu ve çevresini bilmeyen-yanlış bilen yığınlar ve entelektüeller üretmek zorundadır."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1. Cilt



127. "Dünyanın son samimi alçaklarıydı Naziler, artık alçakların başka bir dili ve bambaşka sözlüğü var."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



128. "Hayat hiç de ılımlı değildir; asla tereddüt ettiği görülmemiştir; kendi sınırları içinde, olabilecek en net haliyle varlığını sürdürür. Olabilecek en radikal şeydir hayat..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



129. "* Kişisel gelişim kursunda başarılı olmuş cesur yeni dünya

En aptalca işleri yapanlar bile kendilerinin önemli kişiler olduklarını zannetmedikçe aptallıklarını sürdüremezler."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



130. "Ahmet Altan, Suç ve Ceza’yı yazsaydı Raskolnikof bir anda hiçbir itki yokken inşaat işine girebilir, borsadaki hisselerini satıp sonra da penguen besleyebilirdi."


- Vasat Edebiyatı 101



131. "Neden Balzac gibi bir kralcıyı, Dostoyevski gibi Slav milliyetçisi, koyu bir Ortodoks'u okuyoruz hâlâ? Çünkü kendilerinden onlarca yıl sonra yaşayan insanlara, kişisel görüşlerin çok ötesinde verebildikleri bir dünya kavrayışı vardır."


- Vasat Edebiyatı 101



132. "Eğer Türkiye'de yaşıyorsanız yaptığınız en akıl dışı espriler bile gerçek olabilir."


- Vasat Edebiyatı 101



133. "Takiyüddin ibn-i Manıf: (1521-1585) Osmanlı gökbilimcisi yazar. 1577’de Takiyüddin İstanbul’da bir gözlemevi kurar. 1578’de veba salgını olur. 1580’de Şeyhulislam Ahmet Şemsettin Efendi tarafından “meleklerin bacaklarını gözleyerek vebaya neden olma” gerekçesiyle gözlemevinin yıkılması için fetva verilir. Gözlemevi 22 Ocak 1580’de Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa tarafından yıkılır."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



134. "Yaşayarak öğrenmek, öğrenmenin en pahalı yoludur."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1. Cilt



135. "« Bu cümle bir yazarın aklından geçemez; eğer geçerse o kişiye yazar denemez.

İster "algı yöneticisi" deyin, ister "PR uzmanı", ister "pa­zar planlayıcısı" deyin, isterse dümdüz "tüccar"; eğer sorununuz "ne yapsam satar?" ise yaptığınız işin anahtar sözcükleri "edebiyat" veya "sanat" değil, "ticaret", "market" ve "pazarlama"'dır. "Konjonktürel roman" denen şey, tam da bu soru etrafında şekillenir. Güncelin, o anki ortalama beğeninin, revaçta olan eğilimlerin, modanın belirlediği bir ticaret etkinliğidir bu.»"


- Vasat Edebiyatı 101



136. "En ilginç insan hiç tanımadığın ve mümkünse hiç karşı­laşmayacağın insandır."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



137. "Said-i Nursi'ye göre de depremlerin nedeni "işlenen günahlar"dır. "Ramazan-ı Şerifin teravih vaktinde kemal-i neş'e ve sürurla, sarhoşçasına, gayet heveskarane şarkıları ve hazan kızların sesleriyle, radyo ağzıyla bu mübarek merkez-i İslamiyetin her köşesinde cazibedarane işittirilmesi, bu korku azabını netice verdi."

Said-i Nursi'ye "neden Erzincan ve İzmir taraflarına daha ziyade ilişiyor?" diye sorduklarında şu yanıtı verir: "Bu hadise hem şiddetli kışta, hem karanlıklı gecede, hem dehşetli soğukta, hem Ramazan'ın hürmetini tutmayan bu memlekete mahsus olması, hem tahribatından intibaha gelmediklerinden, hafifçe gafilleri uyandırmak için o zelzelenin devam etmesi gibi çok emarelerin delaletiyle, bu hadise ehl-i imanı hedef edip, onlara bakıp, namaza ve niyaza uyandırmak için sarsıyor ve kendisi de titriyor.""


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 2. Cilt



138. "*Vasat, en az enerji harcayacağı dünya görüşünü benimser.
...
*Vasat, dünyada sadece kendi bilincinin farkında olduğu için kendini önemli zanneder. Sadece özbilinçten ibaret olan bir farkındalık,"


- Vasatlığa Giriş Dersleri



139. "Siz "çok kültürlülük" ya da "kültürel görelilik" der ve bunu "her yerel kültürel unsur saygındır, kendi içinde de­ğerlendirilmesi gerekir, bu konuda tek doğru yoktur" diye yorumlarsanız bu kulağa çok hoş gelebilir. Ancak bu durum­da "Hindistan'da kocası ölen kadınların kocalarıyla birlikte yakılma geleneği"ne de saygı duymak zorunda kalırsınız.

"Kültürel göreliliği" sonsuza uzatan bir yorumun man­tıksal sonucu, 6 yaşındaki kız çocuklarının burka giymesine ya da 9 yaşındaki kız çocuklarının evlenmesine saygı gös­termektir."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 2. Cilt



140. "Bugünün uçurumları geçmişin küçük çatlaklarından yapılmıştır."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



141. "Sağduyu denen şey, toplumsallaşmış ve organize olmuş cehalettir."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



142. "İnsanoğlunun en eski mesleği "parakende put imalatçılığı" dır."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



143. "İnsan, değişimini başkalarının gözleri önünde yaşamaz. Sözlerinizle ne kadar ikna olmuş olursa olsun, sizin karşınızda değil, siz gittikten ve görüş alanından çıktıktan sonra, kendi kendisiyle baş başa kaldığı yerde, kuytuda, etrafında onu izleyen gözler yokken değişir.
Ne kadar etkili olursa olsun, bir söz söyleyip, sonra karşımızdaki muhatabımızın değişmesini beklemenin hiçbir mantığı yoktur. Dünyanın en ikna edici sözü bile muhatabına ancak bir tohum atabilir. O tohumun kök salması için toprağın karanlığına ihtiyaç vardır."


- Var Olma Notları



144. "Bugünün uçurumları geçmişin küçük çatlaklarından yapılmıştır."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



145. "« Bir roman karakteri, yazarın istediği zaman istediği şeyleri söyletebileceği, hasımlarına laf çaktığı, siyasi görüşlerini yücelttiği bir kukla tiyat­rosu mudur?
Roman, siyasal karakterlerin durduk yere çıkıp slogan at­tığı bir etkinlik midir?
Roman, yazarın siyasal tezlerini kusacağı, kukla karakterlere fikirlerini söyletttiği bir etkinlik midir?
Eğer böyle olsaydı Dostoyevski, kendisine siyasal olarak taban tabana zıt olan Ecinniler karakterlerini bu denli incelikli, bu denli gerçekçi işleyebilir miydi?»"


- Vasat Edebiyatı 101



146. "« Bir kitap hakkın­da yazılanların nerdeyse tamamının sadece övgülerden oluşması bana hep tuhaf gelmiştir. Bir kitap hakkında çıkan onlarca yazının hemen hepsinin "süper", "çok süper", "bomba'', "tokat gibi kitap" vs. gibi ma­gazin klişeleri olması tuhaf değil midir?

Bu kitaplarla ilgili abartılı övgüleri okuduğumda aklıma iki soru ge­lir:
1 . Acaba ben yanlış kitabı mı okudum?
2. Bu roman "süper" bir romansa kötü roman nasıl olabilir?»"


- Vasat Edebiyatı 101



147. "21. yüzyılda insan, bir "fragmanlar toplamı"dır artık... A artisti gibi öfkelenir, B programı sunucusu gibi ağlar, C şarkıcısı gibi çapkınlık, D şovmeni gibi espri yapar. Hapiste E dizisindeki esas adam gibidir; ara- basım F dizisindeki kötü adam gibi sürer."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



148. "Zaman uçurumundan düşerken tutunabileceğin güvensiz dal par­çalardır anılar; düşmekten kurtulmak için elini her attığında birkaç kö­kü daha kopar topraktan; uçurumdan yuvarlanmana engel olamasa da, bunu birkaç salise geciktirir. Oysa sen bu dal parçacığının, ruhunda uyandırıp büyüttüğü kurtulma ümidi ile yuvarlanmıştın uçuruma...
Umudun yükselir, sen düşersin. Uçurumun dibinde bulunan her cese­ din kanlı tırnakları arasında birkaç dal parçacığı mutlaka bulunur."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



149. "Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt...."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



150. "Yanlış ya da temelsiz eleştiriler, hedef aldığı şeyi beslemeye ve konuyla ilgili nitelikli, temellendirilmiş eleştirileri gizlemeye yarar."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1. Cilt



151. "Sen Bruno'nun bedeninden tutuşturduğun orgazm sigaranla mağarana dönerken, yakamasan da hapse tıktığın Galile diye biri bunu duyup teleskopunu gökyüzüne çevirdi. Mağaran nasıl da titremişti hatırlar
mısın? Galile’nin orada ne gördüğünü sen zaten biliyordun; meleklerin yeni ağdalanmış bacaklarını gözleyen Galile, insanlık tarihinin ilk kozmolojik porno suçunu işlemekteydi. Gerçi pornografiden çok erotik
sayılırdı, her şey" görünmüyordu. Ama Orion'a güven olmaz, her an yakınındaki kraliçeye atlayabilirdi. Perseus- ile Zincirli Prenses arasındaki o tehlikeli yakınlık, saygıdeğer prensesin zincirlenmiş olduğu
gerçeğiyle birlikte ele alındığında, toplumu ve bütün astroloji camiasıni tehdit eden sadomazoşist sapkınlıklara yol açabilirdi. Bu kozmolojik
ahlâksızlığa bir an önce bir son verilmeliydi ki hemen mağaradan bir yiğit bulundu ve Takiyuddin denen bacak röntgencisinin şer yuvası yıkıldı. Bütün mağara derin bir soluk aldı. Yıldızların namusu kurtulmuştu."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



152. "Bir put kırıcısına atılan ilk taş, bir önceki putun kaidesinden alınmıştır."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



153. "Bir roman, şiir ya da öyküde, gözlere sokulan siyasal bir unsur ya da kaba bir slogan görürseniz orada mutlaka yetersiz bir eser, düşük bir estetik vardır."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 2. Cilt



154. "Devlet, birçok şeyin aslının bilinmesini istemez; ancak bütün belgelerin aslını ister."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



155. "Godot'yu beklemek, Godot sonrasındaki ıssızlıktan bin kez yeğdir.
Mutlu insan, yaşamı boyunca beklediği Godot'ları tüketmeyen veya
sürekli bekleyeceği yeni Godot'lar yaratabilendir."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



156. "Torpil piramidinde yerini alamamış "masumlar", mecburen torpile
karşı "adalet" isterler; ama "adalet" yerine birkaç gram torpil bulurlarsa da rahatça razı olurlar. Ne de olsa torpil, en şiddetli adalet istençlerinin en keskin ilacıdır, adalet arzularının önemli bir bölümü torpil yetmezliğinden kaynaklanır"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



157. "Teşhir ve müzeleme... Batı Uygarlığı'nın en sevdiği seylerden ikisidir. Bazen, sırf sonradan heykellerini dikip, özür dilemek için halkları yok ettiklerini düşündürecek kadar çok tekrar eden bir davranıştır. Şöyle bir hesap yapalım: her yüzbin cesede bir heykel, her milyon ceset başına bir film yapılırsa; hem sanat gelişir hem de uygarlık kurtulur. Fok kürklü kadinlar galalara katılır, ya da soyunarak balina katliamımı
protesto eden Demokrat Partili çevrecilere yeni eylem alanlan açılır."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



158. "Bir topluluğu yönetmek mi istiyorsun? Herhangi bir olguyu anlayamayacakları şekilde karmaşık hile getir. Anında o konudaki bütün yetkilerini sana armağan edeceklerdir. Gereksiz konuları anlamaları için teşvik et, gerekli konulan karmaşıklaştır."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



159. "« Roman yazmak, her şeyden önce kendi ayakları üstünde durabilen karakterlerler yaratmaktır. Genel geçer, klişe betimlemelerle yazdığınız şey roman olmaz. Karakterin canlanması ya da kendi ayağı üstünde durması ise ancak onu diğer insanlardan ayıran özellikleriyle mümkün­dür.»"


- Vasat Edebiyatı 101



160. "İnsanoğlu için "görememek"ten çok daha kötüdür "her şeyi gör­ mek"...
Gözlerini yitirmekten daha kötüsü göz kapaklarını yitirmektir."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



161. "Birinden tiksinmek istemiyorsan onunla en yakın ilişkin sadece yü­züne bakmak olsun; bu onun olabilecek en saygın halidir."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



162. "Ciddiye alıp mücadele etmediğin bir saçma, seni kuşatır ve esir alır."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1. Cilt



163. ""Deli saçması" diyerek ciddiye almadıklarınız, üzerinde ko­nuşmaya bile değer görmediğiniz zırvalıklar, milyonlarca insa­nın gerçeklik algısını oluşturmaktadır."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1. Cilt



164. "İnsanoğlu hayatı boyunca aklına gelen ve yapabileceği bütün kötülükleri yapsaydı bile, dünyayı bu şekilde yaratmış olmanın getirdiği bir saniyelik tanrısal sorumlulukla karşılaştırıldığında bir melek kadar masum kalırdı."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



165. "Çünkü bir suç herkese yayılırsa hafifler ve yok olur."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme - 3. Cilt



166. "Akademi, toplumu edebiyatla ahmaklaştırmanın felsefeyle çö­kertmenin üretim yeridir."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1. Cilt



167. "Sermaye, insan ruhunu 'gecekondulaştırmakta', 'kulübeleri villa olarak göstermekte', bu anlayış insanı özgürleştirmek için değil köleleştirmek için kullanılmaktadır."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1. Cilt



168. "Toplumun "gerçekleri'', "hassasiyetleri" ve "değerleri", "çok
söylenenler" den inşa edilir."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



169. "Amacın salt gerçeğe ulaşmak mıdır, yoksa önceden edindiğin bir
amacın doğruluğunu ispatlayabilmek için kendine delil mi arıyorsun?
Aradığın bilgi senin için, sonuna varılmamış bir yolu yürümekte kullandığın bir kılavuz mu, yoksa zaten durduğun ve değiştirmeyi hiç
mi hiç düşünmediğin yerde elini güçlendirmek için kullanacağın bir silah mı? Yeterince ikna edici ise öğreneceğin bilgi seni değiştirebilecek
mi? Dünyan tamamlanmış da bilgi ile boyamak mı istiyorsun, yoksa
dünyanı bilgiyle temelden şekillendirmek mi?
Amacın bir fikri haklı çıkarmaksa kesinlikle mahcup olmayacaksin."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



170. "Amacın salt gerçeğe ulaşmak mıdır, yoksa önceden edindiğin bir
amacın doğruluğunu ispatlayabilmek için kendine delil mi arıyorsun?
Aradığın bilgi senin için, sonuna varılmamış bir yolu yürümekte kullandığın bir kılavuz mu, yoksa zaten durduğun ve değiştirmeyi hiç
mi hiç düşünmediğin yerde elini güçlendirmek için kullanacağın bir silah mı? Yeterince ikna edici ise öğreneceğin bilgi seni değiştirebilecek
mi? Dünyan tamamlanmış da bilgi ile boyamak mı istiyorsun, yoksa
dünyanı bilgiyle temelden şekillendirmek mi?
Amacın bir fikri haklı çıkarmaksa kesinlikle mahcup olmayacaksin."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



171. "Bu ülkede ahmaklaşma-cahilleşme-sürüleşme sadece kitap okumayarak değil daha çok kitap okuyarak oluyor. Bugünkü haliyle Türk kültür endüstrisi tam bir ahmak üret­me fabrikasıdır."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1. Cilt



172. "İsteklerinin olup olmadığı seni ilgilendirmeyeli uzun zaman olmuş çünkü sen sadece olan şeyleri isteyerek bu sorununu çözmüşsün."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



173. "Bir kitap, bir pazarlama stratejisi olarak erkekler için gri kapaklı, kadınlar için pembe kapaklı çıkarılmış, bu strateji de tutmuşsa, kitabın içeriğinden çok kapağının renginden etkilenen bir "okuyucu" saygıdeğer değildir."


- Vasat Edebiyatı 101



174. "Bir kitap hakkında yazılanların neredeyse tamamının sadece övgülerden oluşması bana hep tuhaf gelmiştir. Bir kitap hakkında çıkan onlarca yazının hemen hepsinin "süper", "çok süper", "bomba", "tokat gibi kitap" vs. gibi magazin klişeleri olması tuhaf değil midir?"


- Vasat Edebiyatı 101



175. "İnsanın etrafında, onu çevresinin bakışlarından ve yargılarından koruyan bir sis bulutu vardır. Bu, insanın sosyal bağışıklığıdır. Sevilen insanın yaptıklarını çekici ve ilginç kılan, onun sıradan davranışlarını dahi tahammül edilebilir yapan şey, bu sisin yarattığı kısmi belirsizliktir. Karşıdaki insanı parça parça gösteren sis, eksik yerleri hayal gücünün cömert tahminlerine terk ederek onu etten kemikten yapılmış bir insan varlığının ötesinde bir irtifaya yerleştirir. İşte o sis bulutu bir kez delinmeye görsün hiçbir dikiş, hiçbir usta terzi yaması onu tamir edemez. Yakınındaki kişi, ne kadar nitelikli ve üstün olursa olsun bir kez onu bütünüyle algıladığında, o varlığı tamamlamak, varlığının sınırlarını tahmin etmek için artık hayal gücüne gerek kalmamıştır. Hayal gücünün karşındakine yaptığı torpil, varlığı abartma gücü, artık işlev görmemektedir. İşte yakınındaki varlıkta, bir zamanlar yanıp tutuştuğun, her sıradan hareketinde kutsal bir takım ayrıntılar keşfettiğin insanda, hayal gücünün çeldirici etkisinden, sisin yanıltıcılığından uzakta, salt olduğu gibi görünen varlıkta, ilginç bulunabilecek fazla bir şey kalmamıştır artık."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



176. "Öyle büyük boş laflar vardır ki içinde bir millet esirdir."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



177. "Yaşama anlam vermek için düşünmek zorunda olmadığın ve her şeyin kendi kendine akıp gittiği yaşa gelince, bu rahatlığı bozup pencereni yeniden kurmak çok zordur. Çoğunuz bu nedenle değişmez."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



178. "Kültür endüstrisinin ,Piyasa Edebiyatı'nın yapmaya çalıştığı şey ,sizi yaşamınıza razı etmek , olduğunuz yerde kalmanızı sağlamaktır."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1.Cilt



179. "Bu kitap bir intihar bombacısının giydiği bombalı yelektir; içine girdiği sosyal sınıfı havaya uçurmaya çalışırken kendisi de havaya uçan..."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



180. "İsteklerinin olup olmadığı seni ilgilendirmeyeli uzun zaman olmuş çünkü sen sadece olan şeyleri isteyerek bu sorununu çözmüşsün."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



181. "İnsanın etrafında, onu çevresinin bakışlarından ve yargılarından koruyan bir sis bulutu vardır. Bu, insanın sosyal bağışıklığıdır. Sevilen insanın yaptıklarını çekici ve ilginç kılan, onun sıradan davranışlarını dahi tahammül edilebilir yapan şey, bu sisin yarattığı kısmi belirsizliktir. Karşıdaki insanı parça parça gösteren sis, eksik yerleri hayal gücünün cömert tahminlerine terk ederek onu etten kemikten yapılmış bir insan varlığının ötesinde bir irtifaya yerleştirir. İşte o sis bulutu bir kez delinmeye görsün hiçbir dikiş, hiçbir usta terzi yaması onu tamir edemez. Yakınındaki kişi, ne kadar nitelikli ve üstün olursa olsun bir kez onu bütünüyle algıladığında, o varlığı tamamlamak, varlığının sınırlarını tahmin etmek için artık hayal gücüne gerek kalmamıştır. Hayal gücünün karşındakine yaptığı torpil, varlığı abartma gücü, artık işlev görmemektedir. İşte yakınındaki varlıkta, bir zamanlar yanıp tutuştuğun, her sıradan hareketinde kutsal bir takım ayrıntılar keşfettiğin insanda, hayal gücünün çeldirici etkisinden, sisin yanıltıcılığından uzakta, salt olduğu gibi görünen varlıkta, ilginç bulunabilecek fazla bir şey kalmamıştır artık."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



182. "Öyle büyük boş laflar vardır ki içinde bir millet esirdir."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



183. "Yaşama anlam vermek için düşünmek zorunda olmadığın ve her şeyin kendi kendine akıp gittiği yaşa gelince, bu rahatlığı bozup pencereni yeniden kurmak çok zordur. Çoğunuz bu nedenle değişmez."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



184. "Görmek istedikleri gibi göründükçe sığlaşıyorsun; bol bol sıranı savıyor, mutluluğu muhteşem oynuyorsun. Çevirdiği filmin setinde kaybolmuş bir aktör gibisin; ya da film setini hayatına kuran. Acıdan sürekli kaçarken sığındığın yer, bu yıkık zavallı bir duvar dibi; aslında bütün yaşamın görkemli film setinde değil bu aciz duvar dibinde geçiyor. Oldukça derin ve kalıcı zaafların, iyileşmeni tamamen imkansız kılıyor; enerjini iyileşmeye değil, bunları gizlemeye harcıyorsun. Hayatın kaslarını tamamen kasmakla geçiyor; bütün bir hayata yayılan acılı bir kramp..."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



185. ""Yapma" ile "yaptırma" arasında ok, mızrak, tüfek, bombalar ve balistik füzeler bulunur. İnsanlık tarihi "yapma"nın "yaptırma"ya dönüşümünün tarihidir. "Yapılacak"lar "yaptırılsın" diyedir bu dizi film, bu dualar, bu savaş uçakları, bu okullar..."Yaptırılma yoluyla yapanlar" başka bir şey yapmasın diyedir "yaptırma"nın artık "yaptırtma"ya dönüşmesi..."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



186. "« Sosyalist sol, siyasi yönelimleri nedeniyle birçok önemli yazarı görmezden gelmiştir, okumamıştır.
Kemalist diye Yakup Kadri'yi kü­çümseyen, sağcı diye Refik Halit'i, faşist diye Peyami Safa 'ya dudak büken solcular ne yazık ki vardır. Sağ cenahda ise durum çok daha kötüdür; Nazım Hikmet'ten Orhan Kemal'e, Yaşar Kemal'den Hasan İzzettin Dinamo'ya kadar hepsi "komünist" oldukları için "necis"tir.
Bu anlayış, on yıllarca sağ görüşlü insanları ve muhafazakarları edebi­yat-roman diye üçüncü sınıf yazarlara, sabun köpüğü romanlara mah­kum etmiştir. Bir kuşak boyunca on binlerce insanın bildiği en de­rin romanın, Emine Şenlikoğlu'nun "Bize nasıl kıydınız" kitabının olması, on binlerce insanın bu estetik düzeye mahkum olması, çok büyük bir haksızlıktır.»"


- Vasat Edebiyatı 101



187. "Bir akvaryumu yazmak, akvaryumda yaşamaktan kolaydır;
Bu yüzden her dize biraz eksik, her şiir biraz yalandır.

Y. Odabaşı"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



188. "İnsan bilmek istemez; o sadece aramak ister, mümkünse sonu olmayan, çok uzun süren bir arama..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



189. "Seninle doğrudan ilişkili olmayan bir acıyı duyabileceğin en yakın mesafe nedir?"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



190. "Hangi insan yakından bakınca hâlâ aynı insan olarak kalabilir?"


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



191. "Vasat edebiyatı okuyucusu "sıvı" kitaplardan hoşlanır. "Çok akıcı" ifadesi, başarılı bulduğu bir kitap için en önemli ölçütlerden birisidir. Beğendiği kitaplar için en sık kullandığı niteleme "bir solukta okudum"dur."


- Vasat Edebiyatı 101



192. "Vasat edebiyatı okuyucusunun en önemli değerlendirme ölçütü "hoşlanma"dır. Bir kitaptan hoşlanır ise o kitap iyidir; hoşlanmaz ise o kitap kötüdür. Vasat edebiyatı okuyucusu, niçin hoşlandığı ya da hoşlanmadığı üzerinde asla düşünmez."


- Vasat Edebiyatı 101



193. "Sıradan okur düşünülmüşü düşünür ya da çoğu kez ezberler."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 2. Cilt



194. "Liberal sol diye tanımlanan bu çevreler, topluma zorla dayatılan dinselleşmeyi, cemaatleşmeyi, siyasal İslam'ın devlet ve toplum içindeki örgütlenmesini sosyalistlerin gözünde önemsizleştirdi. Uyarıda bulunan yazarları ise despotlukla, darbecilikle ve hatta faşistlikle suçladılar."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 2. Cilt



195. "Cinayet suçtur, çünkü katil, yalnız devlete ait olması gereken bir yetkiyi gasp etmiştir."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



196. "Vitrin ikametgâhlı ahlâkınız satıştadır, sadece bedeli birazcık yüksektir."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



197. "Vasat, neye inanıyorsa onu söyler, çünkü zaten hep “söylemesi gerekenler”e inanır."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



198. "Şu anda yaşıyor olmak, zamandan bağımsızlık yanılgısı yaratır. Oysa sen de zamanda yerleşirken, varlığını ve varlığından arta kalanları, en çok başkalarınınki gibi sürdüreceksin. Eğer çok şanslıysan birileri üç-beş bin yıl sonra şehrine gelip kemiklerine basa basa bir fotoğraf çektirecektir."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



199. "İnsan türü, en büyük alçaklıklarında bile kerametler bulabilir. Örneğin: "Ben sadece dokuz kişiyi öldürdüm, evdeki bebeğe dokunmadım," diyerek dokuz kişiyi hunharca öldürmenin günahı, evdeki bebeği sağ bırakmakla giderilmiş olur. Bu katil kendi gözünde hiç cinayet işlemeyen birisiyle aynı seviyededir. Zaman zaman da o bebeği öldürmediği için kendisini erdemli olarak görecektir. Kendi alçaklıklarında erdem bulmak, alçaklıkta ciddi bir deneyim ve derinlik gerektirir."


- Var Olma Notları



200. "İnsan beyni, yapısal olarak ahmaktır; beyin cinsel olarak ergenlik­ten hiç çıkmamıştır."


- Var Olma Notları



201. "*İnsan yoksunluklarının ürünüdür; içerdiklerinden çok dışladık­larından yapılmıştır. İnsanı, olduklarından çok olamadıkları belir­ler."


- Var Olma Notları



202. ""Yapma" ile "yaptırma" arasında ok, mızrak, tüfek, bombalar ve balistik füzeler bulunur. İnsanlık tarihi "yapma"nın "yaptırma"ya dönüşümünün tarihidir. "Yapılacak"lar "yaptırılsın" diyedir bu dizi film, bu dualar, bu savaş uçakları, bu okullar..."Yaptırılma yoluyla yapanlar" başka bir şey yapmasın diyedir "yaptırma"nın artık "yaptırtma"ya dönüşmesi..."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



203. "Cinayet suçtur, çünkü katil, yalnız devlete ait olması gereken bir yetkiyi gasp etmiştir."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



204. "Vitrin ikametgâhlı ahlâkınız satıştadır, sadece bedeli birazcık yüksektir."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



205. "Vasat, neye inanıyorsa onu söyler, çünkü zaten hep “söylemesi gerekenler”e inanır."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



206. "Aydın, iç savaşı olan insandır.
Kaybetme ve ölme şansı yüksektir."


- Kir Teorisi



207. "Deniz Gezmiş, Erdal Öz ile yaptığı bir söyleşide "biz edebiyattan geldik" demişti.
Gerçekten de 80'den önce solcu ya da sosyalist olan insanların büyük bir çoğunluğu Kapital'i ya da diğer Marksist klasik kitapları okumamıştır. Marx ve Lenin'in kitapları, o dönemde bugünkü kadar yaygın çevrilmemişti. Bu metinleri yabancı dillerde okuyan insan sayısı da çok çok azdı.
80'den önceki dönemde sosyalist olanların önemli bir kısmında böyle bir teorik beslenme olmadığı halde nasıl solcu oldular? Edebiyattan ve içinde yaşadıkları sosyal iklimden dolayı solcu oldular. Türkiye'de M. Gorki'nin Ana'sı, F. Engels'in Antidühring'inden daha fazla insanın solcu olmasına neden olmuştur. Bu açıdan Nazım Hikınet'in şiirleri, Marx 'ın Kapital 'inin etkilediğinden çok daha
fazla sayıda insanı etkilemiştir.
Kısacası edebiyatın, sol değerleri yaratmadaki işlevi çok büyüktür."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1.Cilt



208. "Bir şey zıddıyla değil, benzeriyle yenilgiye uğratılır; din din ile, sol sol ile, sosyalizm sosyalizm ile…
Dine karşı din, sola karşı sol, sosyalizme karşı sosyalizm…"


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme - 3. Cilt



209. "*Bir kitap daha çıkmadan, o kitabı bilboardlarda, afişlerde ve gazetelerde görüyorsanız; kitabın kendisinden önce reklamı görünüyorsa o kitap muhtemelen boktan bir kitaptır."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1. Cilt



210. "Bu metnin anlamı nedir? Bu ne demek?

Yanıt?

- Bu da soru mu?
- Cahil!
- Aptal herif, sanattan anlamıyor!
- Biraz oku oku, dünyadan haberin yok!
- İlla anlamı olması mı gerekiyor!"


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1. Cilt



211. "Akıl uykuya dalınca canavarlar türer."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 2. Cilt



212. "Boş zaman, giderilmesi ve ne şekilde olursa olsun doldurulması gereken bir "varlık deliği"dir; insan, varlığının anlamını ve evrendeki konumunu ancak bu esnada anlayabilme fırsatı bulabilir. Neyse ki bu fare delikleri, televizyon, gazete, boş konuşma, eğlence gibi etkinliklerle tıkanır ve insanoğlu bir ömür boyu mutlu mutlu yaşar gider."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



213. "Ana teması aşk olan 400 sayfalık bir kitabı okuduktan sonra aşka bakışınız derinleşmediyse, farkındalığınız kitabı okumadan önceki halinize göre artmadıysa niçin zahmet edip 400 sayfa okudunuz? Okumasanız ne kaybedecektiniz? "Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok" kitabını okuduktan sonra savaşa bakışınız değişip derinleşmediyse okumaya harcadığınız onca zamana yazık değil mi?"


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1.Cilt



214. "«Ne zaman sıradan bir yazarı ya da bir piyasa kitabını övmek istese­ler çok tanıdık cümleler sıralanır. Vasat yazar, başka bir kitaptan alıp olduğu gibi kendi kitabına aktarmıştır, yani çalmıştır.

• Damda dolaşan, miyav diyen dört ayaklı hayvanın adı kedidir, bu işin adı da "intihal"dir, yani hırsızlık...
- Hayır, o "metinlerarasılık" derler.

• Vasat yazar, kitabında son derece bayağı bir dil kullanmıştır: bu du­rum ortaya konduğunda:
- Hayır, "dilin sınırlarını zorlayan bir deneysellik" derler.

• Vasat yazar, aklına gelen her şeyi olduğu gibi yazmış ve yazdığı metni bir daha okumamıştır:
- Hayır, bu "bilinç akışı tekniği" derler.

• "Tarihe tanıklık eden roman" diye piyasaya çıkarılan bir kitapta, ta­rihe tamamen aykırı, koca koca mantık hataları bulunur:
-"Roman gerçeklikle uymak zorunda değildir." denir. "Tarihe tanık­lık ettiğini, tarihinde bir dönemini aydınlattığını" iddia edenler de onlar­dır, "gerçekliğe uymak zorunda olmayanlar" da onlardır.»"


- Vasat Edebiyatı 101



215. "« Türkiye'deki "edebiyat piyasası", üç-beş kişinin mutlak haki­miyeti altındadır. Ödüller veren, şair ve yazarları öne çıkaran kı­sacası "edebiyat piyasası"nı belirleyen insan sayısı, parmakla sayı­lacak kadar azdır.

1.Türkiye'de edebiyat ödülleri birkaç kişinin kişisel kontrolü altındadır.
2. Seçici kurul üyelerinin büyük çoğunluğu hep aynı insanlardan oluşmaktadır.
3. Seçici kurul üyelerinin çoğu yaraşmacıların eserlerini okuma­maktadır.
4. Ödül vermede, edebiyat dışı ölçütler kullanılmaktadır.
5. Verilen bazı ödüllerden, ödülün seçici kurul üyeleri dahi ha­berdar değildir.»"


- Vasat Edebiyatı 101



216. "« Vasat Edebiyatı okuyucusu, okuyacağı kitabı vitrinden, afiş­lerden, reklamlardan seçer. Bu nedenle onun bir kitabı okumasını istiyorsanız, söz konusu kitabı vitrine yığmanız yeterlidir.»"


- Vasat Edebiyatı 101



217. "Her insanı görüntüsü ile gerçek arasında değişik düzeylerde tanırsın; kimini sadece görüntüsü ile kimini daha derin..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



218. "Hiçbir bomba kendisini parçalamadan patlayamaz."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



219. "Öğrendiğinde unutmak isteyeceğin şeyleri bilmeye çalışma!
Dünyanın en zor işi, öğrenmek değil unutmaktır."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



220. "Acı çeken insanın ilk yapmaya çalıştığı şey, acısını geçirmek değil ona başkalarını ortak etmektir. Acının kendisinden çok yalnızlık insanı rahatsız eder; hissettiği şeyi başkalarında da görmek insanda güven uyandırır. Sosyallik nedeniyle ya da bir paylaşım duygusuyla değil düpedüz bencil dürtülerle, acı yükünü ancak başkalarını acıtarak hafifletebilir."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



221. "Hayatınız boyunca haftada iki kitap okuyacak olsanız 50 yılda yaklaşık 5000, 70 yılda 7000 kitap ancak okuyabilirsiniz. Önünüze gelen her şeyi yiyor musunuz? Nasıl ki önünüze gelen her şeyi ye­miyorsanız önünüze gelen her kitabı da okumamalısınız."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1. Cilt



222. "Hukuk, sıradan insan gözünden kaba gücün kabalığını gizlemeye yarar."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



223. "... “sanatçı, bilim adamının beş ciltte yaptığını bir küçük öyküyle yapabilendir.”

(Büyük Grev, Aziz Nesin hakkında)"


- Kir Teorisi



224. "Tarihin altın kuralı hiç şaşmaz: Körleştiren körleşir."


- Kir Teorisi



225. "Vasat, acısını derinliğinde değil vitrininde taşır. Bu nedenle kendisinden önce acısı görünür."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



226. "Bir başkasının acısını gerçekten idrak etmiş olabilsen, birkaç tanesinden sonra içinde boş yer kalmazdı. Ama insanların çoğu bir başkasının acısına karşı hemen hemen kördür."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



227. "Barbados Adaları, 1650'lerde İngiltere'de tüketilen şekerin üçte ikisi üretiliyordu. Bunun için adada 50 bin köle çalışıyordu. Peki ne oldu? İngiliz aristokratları çaylarına daha çok şeker atmaya başladılar"


- Vasatlığa Giriş Dersleri



228. "bir insanı tanımaya çalışmak, ancak onunla kuracağın olası dostluk seçeneklerini dinamitlemeye yarar."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



229. "Bir roman 'kadın sorunu', 'işçi sorunu', 'azınlık sorunu' vb. bir konuyu ele aldı diye iyi olmaz. Bu edebiyata mesafeli duran okurların çok sık düştüğü bir tuzaktır."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1. Cilt



230. "*Bir kitap daha çıkmadan, o kitabı bilboardlarda, afişlerde ve gazetelerde görüyorsanız; kitabın kendisinden önce reklamı görünüyorsa o kitap muhtemelen boktan bir kitaptır."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1. Cilt



231. "Bu metnin anlamı nedir? Bu ne demek?

Yanıt?

- Bu da soru mu?
- Cahil!
- Aptal herif, sanattan anlamıyor!
- Biraz oku oku, dünyadan haberin yok!
- İlla anlamı olması mı gerekiyor!"


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1. Cilt



232. "Boş zaman, giderilmesi ve ne şekilde olursa olsun doldurulması gereken bir "varlık deliği"dir; insan, varlığının anlamını ve evrendeki konumunu ancak bu esnada anlayabilme fırsatı bulabilir. Neyse ki bu fare delikleri, televizyon, gazete, boş konuşma, eğlence gibi etkinliklerle tıkanır ve insanoğlu bir ömür boyu mutlu mutlu yaşar gider."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



233. "Acı çeken insanın ilk yapmaya çalıştığı şey, acısını geçirmek değil ona başkalarını ortak etmektir. Acının kendisinden çok yalnızlık insanı rahatsız eder; hissettiği şeyi başkalarında da görmek insanda güven uyandırır. Sosyallik nedeniyle ya da bir paylaşım duygusuyla değil düpedüz bencil dürtülerle, acı yükünü ancak başkalarını acıtarak hafifletebilir."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



234. "Vasat, acısını derinliğinde değil vitrininde taşır. Bu nedenle kendisinden önce acısı görünür."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



235. "Bir başkasının acısını gerçekten idrak etmiş olabilsen, birkaç tanesinden sonra içinde boş yer kalmazdı. Ama insanların çoğu bir başkasının acısına karşı hemen hemen kördür."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



236. "bir insanı tanımaya çalışmak, ancak onunla kuracağın olası dostluk seçeneklerini dinamitlemeye yarar."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



237. "Akıl zayıfladığında da yerini canavarlar alır."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 2. Cilt



238. "Önyargılar hep kötü olarak bilinir, oysa değildir. Herkesin binlerce önyargısı vardır. Önyargılar sayesinde hayatta kalırız. Önyargılı olmaktan korkmamak, ancak "doğru önyargılar" edinmek gerekir."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 2. Cilt



239. "Sıklıkla şöyle "eleştiriler" okuruz:
"O. Pamuk'un kitapları sıkıcı"
"O. Pamuk kitaplarını bitiremiyorum"
Bu türden temellendirilmemiş ve öznel ifadeler bir eleştiri olmadığı gibi kendi başına bir olumlu-olumsuz içerik de taşımaz. Romanlar, belli bir okurun bitirip-bitirememe yeteneğine ya da sıkıcı bulup-bulmamasına göre sınıflandırılamaz.
Bir kitabın edebi niteliği okura sıkıcı ya da eğlenceli gelmesine
göre değerlendirilemez. Bir kitabın bitirilebilir olup olmamasının hiçbir önemi yoktur. J. Joyce'un Ulysses'i de çoğu okur için bitirilemez, M. Proust'un "Yitik Zamanın İzinde" kitabı da çoğu okur için sıkıcıdır. F. Kafka da, T. Mann da LTolstoy da sıkıcı ya da bitirilemez diye nitelendirilebilir.
Bu tür "eleştiri"lerin hiçbir dayanağı ve önemi yoktur."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 1.Cilt



240. "Seni hep başkaları tanımlıyor, bütün özgeçmişin başka gözlerin kayıtlarından oluşuyor. Sen ise çoktan çürümüş cesedini, yeni elbiselerle, yeni bilgilerle, yeni tavır ve alışkanlıklarla gizlemeye devam edeceksin. Kahramanlığının sınırının, dilinin sınırı ile aynı olduğu hayatın, sadece kendinin bildiği bu gerçeğin yıpratıcılığına tahammül etmekle geçecek."


- Vasatlığa Giriş Dersleri



241. "« ... bir kitap, bir pazarlama stratejisi olarak erkekler için gri kapaklı, kadınlar için pembe kapaklı çıkarılmış, bu strateji de tutmuşsa, kitabın içeriğinden çok kapağının renginden etkilenen bir "okuyucu" saygıdeğer değildir. Bu "okuyucu"yu saygıdeğer ya da derin bulan ya­zar en azından yalancıdır. Bir kapakla "ikna olan" okurdan düşünce, sanat ya da edebiyat alanlarında hiçbir şey beklenemez.»"


- Vasat Edebiyatı 101



242. "« Vasat Edebiyatı okuyucusu, bir estetik zehirlenmeye maruz kalmıştır. Okuduğu 50 tane sıradan kitaptan edindiği "estetik beğeni" ile 51. kitabı değerlendirir. 51. kitabın güzel olmasının ölçütü, önceki 50 kitaptaki düşük estetik düzeydir. Ancak bu estetik ölçütü mutlaklaş­tırır.»"


- Vasat Edebiyatı 101



243. "Tarih ne kadar hızlı aksa da insan düşünüşünü aynı hızla etkileyemiyor. İnsanlık ağzına durmadan lokma almaktan çiğnemeye ve sindir­meye vakit bulamıyor."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



244. ""Mutlu ailelerin mutluluğu birbirine benzer; mutsuz ailelerin mut­suzluğu, mutlu ailelerin mutsuzluğuna benzer" diye buyurdu Zerdüşt."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



245. "Ortalama insanın beyni bir temizlenme leğenidir; devlet orada elini yüzünü yıkar."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



246. "Debisi yüksek bir nehrin kıyısından bir bardak su alabilme çabası göstermektir "dolu yaşam" diye özlediğin..."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



247. "Sabah işe başlamışsa öğle tatilini, o gün pazartesi ise cumayı özler."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



248. "Ortalama insanın beyni bir temizleme leğenidir; devlet orada elini yüzünü yıkar."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt



249. "Türkiye'de liberal akıl, bir yobaz aklama makinesidir."


- Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme 2. Cilt



250. "İnsanoğlu, tıka basa yanlışlıklarla, ağzına kadar safsatalarla, birkaç kilometre ötede değişen "mutlak" inançlarla, bağnazca savunulan dogmalarla dolu bir ambardır. Stoklardaki safsataların hemen hemen hiç­ birini o koymamış, hepsi çok daha önceden doldurulmuştur. O milyon­larca "ırkdaş", "dindaş", "inançdaş", "fıkirdaş"ıyla aynı malzemeleri taşıyan aynı çürük kokuyu yayan ambarını eşsiz zanneder."


- Böyle de Buyurabilirdi Zerdüşt

Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: