Suç ve Ceza Kitap Bilgileri
Yazar: Fyodor Dostoyevski
Tahmini Okuma Süresi: 19 sa. 28 dk.
Sayfa Sayısı: 687
Basım Tarihi: Temmuz 2024
İlk Yayın Tarihi: 1866
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Dil: Rusça
ISBN: 9789754589023
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Suç ve Ceza Kitap Tanıtımı
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (1821-1881): İlk romanı İnsancıklar 1846'da yayımlandı. Ünlü eleştirmen V. Belinski bu eser üzerine Dostoyevski'den geleceğin büyük yazarı olarak söz etti. Ancak daha sonra yayımlanan öykü ve romanları, çağımızda edebiyat klasikleri arasında yer alsa da, o dönemde fazla ilgi görmedi. Yazar 1849'da I. Nikola'nın baskıcı rejimine muhalif Petraşevski grubunun üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Kurşuna dizilmek üzereyken cezası sürgün ve zorunlu askerliğe çevrildi. Cezasını tamamlayıp Sibirya'dan döndükten sonra Petersburg'da Vremya dergisini çıkarmaya başladı, yazdığı romanlarla tekrar eski ününe kavuştu.
Suç ve Ceza Dostoyevski'nin bütün dünyada en çok okunan başyapıtıdır.
Suç ve Ceza Kitaptan Alıntılar
1. "İnsanın zihni neyle meşgulse rüyasında onu görür. Hele içiniz rahat olmadı mı, gerçeğe ne kadar da uyar rüyalarımız!"
2. "" Namuslu olmak sizi diğer insanlardan üstün yapmaz, övünme hakkını vermez, zaten herkes yaşadığı sürece namuslu olmak zorundadır.""
3. ""Madem gidecektin, ne halt etmeye geldin?""
4. "Kimsenin, hiç kimsenin ne yardımına, ne ilgisine ihtiyacım var. Ben... Yapayalnızım."
5. "Madem gidecektin, ne halt etmeye geldin!!! ?"
6. "Çünkü gidecek yeri yoktu. Gidecek bir yerinizin olmasının ne anlam taşıdığını anlıyor musunuz?"
7. "İnsan yalnızca korkaklığı yüzünden ne fırsatlar kaçırıyor..."
8. "Hayatı küçümsemeyin! Önünüzde daha upuzun bir hayat var."
9. "İnsan yalnızca korkaklığı yüzünden ne fırsatlar kaçırıyor."
10. "İnsan boğulmamak için nasıl bir saman çöpüne bile sarılabiliyor!"
11. "Yalnızca ölümden korktuğu için yaşayabilir mi insan?"
12. "“Bir katilden daha cani insanlar gördüm. Umudumuzu öldürenleri gördüm.”"
13. ""İnsanın zihni neyle meşgulse rüyasında onu görür.""
14. "Madem gidecektin,
ne halt etmeye geldin ?"
15. "Bir dal düşün, kırılmış kendine."
Suç ve Ceza Kitap İncelemeleri
Suç ve Ceza, ciddi anlamda okuma alışkanlığı kazandığım kitap. Ne zaman okuduğun en iyi kitap ne ya da kitap tavsiyesi istense aklıma ilk gelen kitap. Ayrıca 10 puan verdiğim tek kitap(tı, Kayıp Zamanın İzinde yi okuyana kadar).
Romanın kahramanı Rodion Romanovich Raskolnikov 'un psikolojik buhranlarına, topluma bir türlü uyum sağlamak istemeyişine, sivri diline ve parlak zekasına tanık oluyorsunuz. Dostoyevski, kahramanımızın hayata bakış açısını, teorilerini, toplumsal ahlakı sorgulanmasını, ailesini ve aile ilişkilerini, dostlarını, düşmanlarını, tüm bunlarla olan ilişkilerini inceliyor ve muhteşem betimlemelerle sizlere de yaşatıyor. Dostoyevski öyle bir karakter yaratmış ki adamın katil olmasına rağmen sempati duymayan yoktur sanırım Raskolnikov' a. Suç olgusuna farklı bir perspektiften bakabilmeyi mümkün kılıyor bu da. Hikayedeki anlatım o kadar ayrıntılı ve gerçekçi ki sanki Dostoyevski kendisi yaşayıp da yazmış. Hatta bununla ilgili bir de doğruluğundan emin olamadığımız mevzu var. Kitap yayınladıktan sonra savcı, Dostoyevski hakkında dava açmış. Gerekçesi ise: " Bir caninin ruhsal durumunu bu kadar gerçekçi ve ayrıntılı anlatan bir kişinin geçmişinde kesinlikle bir cinayet saklıdır. " olmuştur. Kitap okuyorum, diyen herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir klasik.
Albert Camus gibi büyük bir yazarın da takdirini almış ve ;" Suç ve Ceza'yı okuduktan sonra, ilk kez yeteneğim hakkında bir kuşku duydum. Ciddi olarak, bu işten vazgeçme ihtimalimi ölçüp tarttım " dedirtmiş bir şaheser.
Öncelikle bu kitap çok okumak istediğim kitaplar arasındaydı ve ben hep geçiştirdim. Açıkçası okumaya çok korkuyordum sebebi ise bu kadar önemli, herkes tarafından bu kadar çok okunan, beğenilen bir kitabı acaba bende tam anlamıyla anlayabilecek miydim. Baya anlaşılır bir şekilde okumaya başladım ve nihayet bu muhteşem eseri bitirdim. Bitirdim ama bu ilkiydi fırsat buldukça arada tekrar alıp okuyacağım ve okumakta zevk alacağım bir kitap. Konu itibariyle olsun, Dostoyevski'nin dili olsun, kitabın içindeki onca kahramanın psikolojilerini okurlara mükemmel bir biçimde yansıtması olsun cidden çok değerli ve tekrar tekrar okunması gerekilen bir kitap benim için.
Konudan bahsetmek istemiyorum tadı kaçmasın diye. Kesinlikle okumayan herkese tavsiye ediyorum.
Beni etkileyen başka bir şeyden de bahsetmek istiyorum.
Kitabı okumaya başladığımda Dostoyevski'nin yaşamına bir göz atmıştım. Dostoyevski'nin bir harekete üye olduğu için tutuklanması. Onunla beraber yirmi bir kişinin idamı kararının alınması ama o zamanki Çar tarafından affedilmesi çok dikkatimi çekmişti. Okumayı bitirince de bir şey fark ettim eğer o idam gerçekleşseydi Suç ve Ceza gibi diğer eserlerinden mahrum kalabilirdik.
Kitabın bu yayınında Zülfü Livaneli'nin ön sözünde Suç ve Ceza üzerine dediği şu sözde ne demek istediğimi anlatmış:
" Suç ve Ceza yazılmasaydı bir yanımız eksik kalırdı."
Herkese iyi okumalar. Kitaplarla kalın. :)
Okuduklarım arasında beni böylesine etkisi altına alan bir kitap hatırlamıyorum. Kitabın baş karakteri olan Raskolnikov'u yaşamadan okumayan yoktur herhalde. Öyle ki kendime sık sık şunu hatırlatmak zorunda kaldım: Tefeci kadını sen öldürmedin Rabia! Raskolnikov öldürdü!
Raskolnikov için iki çeşit insanlar var: sıradan insanlar ve olağanüstü insanlar. Sıradan insanlar, kısaca toplumun ve ahlakın getirdiği düzene ve zorunluluklara uyarak bunlara boyun eğen insanlar. Raskolnikov toplum kurallarının ve ahlakının ötesine giderek kendi tabiriyle olağanüstü insanlardan olmak isteyişini ve bunu daha ilk aşamada beceremediğinden dolayı yaşadığı iç çatışmaları, ara ara kendisiyle olan çelişkilerinin onu kendi dünyasında kocaman bir belirsizliğe dönüştürdüğü, gereğinden fazla düşünmekten kendini kaybettiği o dünyasına hemen bizi de içine çekiveriyor.
Kimseye bir faydası dokunmadığı tefeci kadını öldürmeye karar vermesiyle başlıyoruz Rasnolnikov' un kafasında yaşamaya. Bunu gerçekleştirdiği andan itibaren ise kendini beklentisinden farklı olarak bambaşka duyguları hissederken buluyor. Ara ara amacına ulaşamadığını düşünmenin verdiği rahatsızlık , yakalanma korkusu ve yüksek düzeyde duyduğu şüpheden kendinizi alamayıp büyük bir merakla Raskolnikov' un düşüncelerinde kaybolmak istiyorsunuz. Zaten herkesin içinde Rakonilkov' dan bir parça bulunduğuna eminim.
" - Ben yalnızca bir bit öldürdüm Sonya. Yararsız , iğrenç, herkesi zararı dokunan bir bit!
-Ama bu bit bir insan! "
Suç ve Ceza Dostoyevski’ nin en güzel eserlerinden biridir. Romandaki ana düşünce, başkalarına yapılan suçun cezası mutlaka çekilir esasına dayanmaktadır.
Rusya’ nın büyük şehirlerinden birindeki yoksul halkın hayatı dile getirilmektedir. Bu romanını paraya duyduğu ihtiyaç nedeniyle yazdı.
Eseri yazmaya başladığı zaman karısı ağır hastaydı.Karısının başucunda beklerken bu şaheserini yarattı. İlk kez, 1886 yılında yayımlandı.
Romanın kahramanı Rodion Raskolnikov’ un Rus Faust’ u olduğunu söyleyenler var .Ortak yönleri ikiisnin de yoksul öğrenci ; gururlu ve ihtiraslı olmalarıdır. Her ikisi de üstün zekalarından ötürü duydukları gururla suç işlerler.Kendilerine bağlı bir kadının aşkı ile doğru yolu bulurlar.
Hatta bununla ilgili bir de rivayet vardır; SUÇ VE CEZA yayınladıktan sonra, Petersburg savcısı yazar hakkında dava açar. Gerekçesi ise şöyledir: " Bir caninin ruhsal durumunu bu kadar gerçekçi ve ayrıntılı anlatan bir kişinin geçmişinde kesinlikle bir cinayet saklıdır. "
Fransız yazar ve filozof Albert Camus; " Suç ve Ceza'yı okuduktan sonra, ilk kez yeteneğim hakkında bir kuşku duydum. Ciddi olarak, bu işten vazgeçme ihtimalimi ölçüp tarttım " der.
SUÇ VE CEZA ; bana göre, insan dehasının yaratığı en yüce yapıtlardan birisidir.
Bölünmüşlük anlamına gelen raskolnik kelimesinden türeyen bir isme sahip olan kahramanımız Raskolnikov, isminin anlamını karakterinde taşıyor. İnsanların ikiye ayrıldığını düşünüyor. Sıradan insanlar, olağanüstü insanlar...
Sıradan insanlar kurallara uyar. Olağanüstü insanlar ise işlediği suçtan sorumlu tutulmazlar. Kurallar onları bağlamaz ve ideallerini gerceklestirebilmek için cinayet isleyebilirler. Napolyon gibi.. Kendini ikinci sınıfa dahil eden kahramanımız planladığı cinayeti işler. Ancak planın sonraki aşamalarını uygulayamaz. Bölünmüşlük buradan geliyor. İki sınıfada dahildir Raskolnikov. Olağanüstü insan sınıfına geçiş için attığı adım yarım kalmış, iki sınıf arasında sıkışan benliği bunalıma girmiştir. Teslim olarak birinci sınıfa dahil olsa da kendini zihninde suçlu bulmaz. Kendi işlediği suçtan daha ağırını işleyenlerin heykellerinin yapıldığını söyler. Onu bunalıma sokan vicdan azabi cektiren sebep olağanüstü insan sınıfına dahil olmak için attığı adımın yarım kalması, planını tamamlayamamasıdır. Kendini değersiz hissetmesine sebep olur bu düşüncesi. Şefkatli, hayırsever yönü ile soğuk kanlı katil yönü aynı zihinde yaşayan karmaşık bir karakter Raskolnikov. Kalıpların dışında. Kitap zaten başyapıt. Elimden birakamadan okudum.