Su Kitap Bilgileri
Yazar: Buket Uzuner
Tahmini Okuma Süresi: 9 sa. 45 dk.
Sayfa Sayısı: 344
Basım Tarihi: 27 Mayıs 2019
İlk Yayın Tarihi: 21 Mart 2014
Yayınevi: Everest Yayınları
Orijinal Dil: Türkçe
ISBN: 9786051410036
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Su Kitap Tanıtımı
Buket Uzunerin, bugün Anadoluda yaşayan her kültürü derinden etkilemiş kadim Kamanlık (Şamanizm) geleneğinin dört unsuru olan SU, TOPRAK, HAVA, ATEŞten ilham alarak yazdığı yeni romanı UYUMSUZ DEFNE KAMANIN MACERALARI dörtlemesinin ilk kitabı SU çıktı!.. Gazeteci Defne Kaman bir yaz akşamı bindiği vapurda arkasında hiçbir iz bırakmadan kaybolur. Onu aramakla görevli Komiser Ali Ümit ile arkadaşı Sahaf Semahat kendilerini aniden tuhaf olaylar ve esrarengiz semboller arasında bulurlar. Bir yandan kendi hayatlarını sakatlayan yasak ve tabulara rağmen ayakta kalmaya çalışırken, kayıp gazeteci Defne Kamanın peşinde nefes nefese bir maceraya sürüklenirler. Buket Uzuner, SU romanında bütün canlı varlıkları eşit değerde kabul ederek doğayı ve yaşamı kutsayan kadim Türk geleneği Kamanlıka (Şamanlık) selam ederken, okurları hem eko-feminist bir okumaya, hem de 1000 yıl önce Uygur harfleriyle ön-Türkçe yazılmış olduğu düşünülen (Mutluluk Bilgisi) KUTADGU BİLİG ŞİFRESİ ile zihin oyunlarına davet ediyor. (Arka Kapaktan) GENEL BİLGİ Kutadgu Bilig yazarı Yusuf Has Hacibin Aklın süsü dil, dilin süsü sözdür. Kişinin süsü yüz, yüzün süsü gözdür. beyitiyle açılan romanın bir Kutadgu Bilig şifresi kitabı olarak da okumak olasıdır. Yazar, SU romanı yazarken yakından inceleme şansı bulduğu Kutadgu Biligin bilinen üç orijinal nüshasından ilkini Uygur harfleriyle Türkçe yazdığı düşünülen Yusuf Has Hacib ile bu önemli eseri 1947de günümüz Türkçesine çeviren Prof. Reşit Rahmeti Aratı şükranla anıyor ve bugüne kadar Türkiyede ve dünyada hak ettiği önemi ve sevgiyi göremeyen bu güzel eserin, romanda bir şifreler kitabıymış gibi kullanılmasıyla özellikle gençler arasında ilgi göreceğini umuyor. UYUMSUZ DEFNE KAMANIN MACERALARI, SU romanından sonra TOPRAK, HAVA ve ATEŞ ile devam edecektir.
Su Kitaptan Alıntılar
1. "“Kitap ve hayvan sevmeyen insana güvenmem.”"
2. "Türkiye'de muhalif olmanın bu kadar imkansız olduğu dönem oldu mu sizce?"
3. "“Midemiz ve cebimiz şiştikçe vicdanımız ve dünyamız fakirleşiyor.”"
4. "Eğer bu memlekette kadınlar günde beş erkek öldürseydi, çoğunluğu erkek olan parlamentomuzdan şimdiye kadar kadınlara karşı onlarca kanun çıkartılır, kadın islahevleri bile kurulur ve sorun çözülürdü."
5. "İlla ölmek mi gerekiyor bu memlekette senin de bir birey olduğunu, kadın olarak senin de insan olduğunu, bir tenin, bir kalbin ve miden olduğunu anlamaları için..."
6. "...günde beş kadının öldürüldüğü bir ülkede yaşamaktan utanıyorum."
7. "Eski kocaların karılarına yaptıklarını bir duysanız insanlığınızdan utanırsınız, inanın..."
8. "Kadın cinayetlerinde dünya üçüncüsüyüz...."
9. "“Bir kadının baba sevgisi açlığını hiçbir başka erkek veya vitamin hapı gideremez.”"
10. "Ancak Türkiye'de kadın olmaktan daha zor bir şey daha vardır, o da genç ve yalnız bir kadın olmaktır."
11. "“Her insan kendi cevabını içinde taşır.”"
12. "“Yaşam, demişti biri, düşünenler için bir komedi, hissedenler için bir tragedyadır.”"
13. "“Eğer bu kadar uzun yaşayacağımı bilseydim kendime daha iyi bakardım.”"
14. ""Kitap ve hayvan sevmeyen insana güvenmem!""
15. "Üzüntülü dönemim bitince yağmurdan sonraki güneşte beliren kocaman bir gökkuşağı açardı içimde"
Su Kitap İncelemeleri
Her şey Defne adlı gözü pek ve duyarlı bir gazetecinin kayboluşu ile başlıyor.Polisiye bir olayla yazar okuyucuyu meraklandırıyor bu meraka Defne’nin anneannesinin haiz olduğu mistik ve şifacı güçler de eklenince merakın dozu artıyor.
Kitapta Şaman felsefesine ve Türk Mitolojisine büyük ölçüde yer verilmiş bu bölümleri okurken içinde yaşadığım kültürün beslendiği pınarı keşfetmek keyifliydi.
Buket Uzuner kitabı yazarken sanki tüm tuşlara basmış gibi bir algı oluştu zihnimde.Roman, tür olarak hem polisiye ,hem tarihi ve mitolojik hem toplumcu gerçekçi hem de büyülü gerçeklik unsurlarını bünyesinde barındırıyor.Bahsettiği meseleler arasında en belirleyici olanı kadına yönelik şiddet ve cins kırım diyebilirim.Ülkemizde her yıl yüzlerce kadın böylesi bir şiddete maruz kalıyor ve maalesef yaklaşmakta olan 8 Mart ‘ta dünyayı bir günlüğüne pembeye boyayıp her kadın çiçektir güzellemeleriyle show yapılıyor.Buket Uzuner ,patriarkal düzene son vermek adına bir yazar olarak kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş.
Kitapta en sevdiğim karakter sahaf Semahat oldu, kitaplara sığınmış kedileriyle kitaplarıyla kendine bir dünya kuran Semahat’i ziyaret edip ,çayını içip onunla kitaplar üzerine sohbet etmek isterdim doğrusu.
Kitap akıcı ilerliyor ancak olay kurgusunu çok beğenmedim,bu yüzden ,serinin devamını okumayı düşünmüyorum.
Yazar, kitabının son sayfasında, 'vedalaşma' evresinde amacını açıklamış. Demektedir ki: Bu kitapta size sadece ve sadece 'hakikati gülerek belirtme'ye, ' gerçek bilgeliğin delilik' ve 'kendini bilge sanmanın da gerçek delilik ' olduğunu hatırlatmaya çalıştım.
Ben bir okur olarak kitap boyunca bu algıyı alamadığımı belirtmek isterim. Daha ziyade kitabın sonlarına doğru; hikayeyi, Kadına yönelik şiddetin, kadın cinayetlerinin özünü vurgulamakta olduğunu kanaat getirdim.
Bunu yaparken de;Şamanizmin ağırlığın da, efsanelere, mitolojiye dayandırarak geleneksel sosyolojik toplumsal yapımızdaki, uyuşmazlıkları, çarpıklıkları, bağnazlıkları, çatışmaları çok güzel bir anlatımla ortaya koyduğunu,
Bunları, halen daha süre gelen, toplum mantalitemizin olumsuzluğu olarak gördüğüm, mezhepsel ayrışma mızın açtığı bir yaraya örnek güzel bir aşkın da hikayesi ile harmanlaştırıldığını tesbit ettim.
Yazarın, araya kendisinin okura hitap eden bölümler koymasına bayıldım.
Birde, sizin görmediğiniz ama seslerini duyduğunuz kalabalığın uğultusu olur ya işte o uğultudan, tanıdık sesler gelir kulağınıza onca sesin içinden. İşte bende bu kitapta AHMET ÜMİT'in sesini de duyar gibi oldum. Ne ilginç değil mi Kahramanın adı da Ümit?
Yanılıyor muyum?
Ben beğenerek okudum. Her zaman beğenmişimdir Uzuner'in kitaplarını.
Tavsiye edeceğim bir kitap. Toprağı da kütüphaneme kattım. ilk fırsat da okuyacağım.
Sizlere de iyi okumalar dileğimle.
İnsan bazı kitapları okurken doğru yer ve doğru zamanda okurmuş. Benim için de bu kitap öyle oldu. İstanbul'u gezdikten sonra, uzun zamandır kütüphamemde bu kitabın bulunması ama okuyamamak asla bir tesadüf değildi, biliyorum. Uzun zamandır okuduğum ve okurken rüyalarımda görmek istediğim, hatta romanın kahramanlarının hepsinin birer iyi dostum olduğu endişiseni kapıldığım, çok etkilendiğim bir roman oldu. Hatta öyle ki kitap okuyan bir çok dostum çok iyi ki bilir ki, en iyi hayalî arkadaşım oldu Defne Kaman ve büyükannesi Umay Nine...
Kitap Uyumsuz Defne Kaman'ın Beşiktaş Vapurunda yaptığı bir haber yüzünden aniden kaybolmasıyla başlıyor. Tabii bu sırada Türk mitolojindeki geleneklerlerden, otacılardan, şamanizmden, kâm geleneklerinden, Orta Asya'da şam gelenekleriyle dans eden sanki ana kraliçe olan Umay Nine ve bir sürü detay ile sanki zamanda yolculuk yapıyorsunuz.
Etkilenmek mi? O ne demek efendim! Adeta Umay Nine'nin en sağlam müridi oldum.
Tabii yazarın daha önce birçok kitabını okumuş olmama rağmen bu kitapla hem kütüphanemde hem de kalbimde adeta yeniden devleşti.
Bir sonraki seri ile Toprak ile devam edeceğim için daha şimdiden çok heyecanliyim!
Artık eski baş ucu tüm kitaplarımı yeniden kütüphaneme koydum ve yeni baş ucu kitabımla ve hala üzerimden atamadığım o muhteşem kurgusuyla, üslubu ile Türk edebiyatının en tepesine yerleştirdim.
Kesinlikle ve şiddetle ve acil olarak herkese tavsiye ederim.
"Uyumsuz Defne Kaman’ın Maceraları - Su" kitabını okurken, hem heyecanlı hem de derin bir düşünce sürecine girdim. Buket Uzuner'in dili sade ama etkileyici, anlatımı ise oldukça akıcı.
Defne Kaman karakteri, bence sıradan bir kahraman değil; o, sorgulayan, cesur ve çevresine karşı son derece duyarlı biri.
Onun dünyasına adım artıkça, sadece bir macera yaşamıyorsunuz; aynı zamanda günümüzün ekolojik ve toplumsal sorunlarıyla da yüzleşiyorsunuz.
Kitapta doğa, insan ilişkileri ve toplumsal adalet temaları ustaca iç içe geçmiş. Okurken, sadece bir polisiye roman değil, aynı zamanda ekoloji, kültür ve kadın kimliği üzerine düşündüren bir eser olduğunu fark ettim. Defne'nin yaşadıkları, onun “uyumsuz" olarak nitelenmesine rağmen aslında ne kadar samimi ve kararlı olduğunu gösteriyor.
Ayrıca, Buket Uzuner'in eski metinler ve kültürel sembollerle örülü anlatımı kitaba mistik ve entelektüel bir boyut katıyor. Bu sayede hikaye sadece gündelik bir olaydan ibaret kalmıyor, derin anlamlar taşıyor. Kitap boyunca merak duygusu hiç azalmıyor; her sayfa yeni bir ipucu ya da yeni bir bakış açısı sunuyor.
Sonuç olarak,
"Su" sadece sürükleyici bir macera değil; aynı
zamanda günümüz dünyasında doğa, insan ve toplum arasındaki kırılgan dengeleri fark etmemizi sağlayan anlamlı bir roman. Okuyucuyu düşündüren, sorgulatan ve etkileyen bir kitap arıyorsan, bu eseri kesinlikle tavsiye ederim.
Buket Uzuner'le tanışmam, (yıl olarak hatırlayamasam da) "İki Yeşil Su Samuru" ile oldu. İşte o zamandan beridir sıkı bir takipçisiyim ve severek okurum kendisini. Tabiat dörtlemesinin ilk kitabı olan "Su", yine beni içine çeken, muazzam okuma yolculuklarımdan biri oldu.
Gazeteci Defne Kaman'ın (namı diğer Uyumsuz Defne Kaman'ın) kaybolmasıyla başlayan olaylar, şaman ve şamanlıkla ilgili bilgiler ve öğretiler, biraz mitoloji, biraz psikoloji, örf, adet ve gelenekler, kadının toplumdaki yeri, mezhep çatışmaları, hayvan sevgisi, insan sevgisi ve elbette suyun hayatımızdaki önemi gibi bir çok konuya değinerek ve irdeleyerek masalsı, muazzam ve akıcı bir anlatımla sunuyor bizlere sevgili Buket Uzuner. Okurken sıkılmıyor, aksine "acaba şimdi ne olacak?" diye heyecanla okuyor insan.
Hem Defne Kaman'ın hem de diğer karakterlerimizin içsel yolculuklarına şahit oluyor, onlarla birlikte öğreniyor, seviniyor, üzülüyor ve onlarla büyüyoruz sanki. Ümidimizi kaybetmemeyi, hayal gücünün kudretini, tabiata ihtiyacımız olduğunu asla unutmamayı, tüm canların eşit olduğunu ve her şeyin su ile başladığını o güzel cümleleriyle unutmamamız üzere bizlere aktarıyor.
Arkadaşlarıma gönül rahatlığıyla "bu kitabı mutlaka okumalısın, bayılacaksın!" diyebileceğim bir kitap. Elbette serinin kalanıyla devam etmek üzere "Su" kitabı ile vedalaşıp kitaplıktaki yerine kaldırdım ve başıma düşen kırmızı, kütür kütür elmayı da sevgiyle kabul ettim...
Keyifli Okumalar!