Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Spinoza Problemi - Irvin D. Yalom | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Spinoza Problemi Kitap Bilgileri


Yazar: Irvin D. Yalom
Tahmini Okuma Süresi: 12 sa. 38 dk.
Sayfa Sayısı: 446
Basım Tarihi: Aralık 2013
Yayınevi: Kabalcı Yayınevi
ISBN: 9786055272555
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Spinoza Problemi Kitap Tanıtımı


Irvin D. Yalom, aynı anda 5 ülkede yayımlanan, Alfred Rosenberg ile ondan üç asır sonra yaşayan ve ona tamamen zıt gibi görünen Spinoza'nın iç dünyasına yaptığı bu gizemli yolculuğu ustaca işleyip, olayları iç içe ama birbirine karıştırmadan, dolu dolu ama sıkmadan anlattığı bu romanı için: ... Yaşanmış olabilecek olaylara dair bir roman yazmaya çalıştım. Tarihsel olaylara mümkün olduğunca sadık kalarak ve bir psikiyatr olarak birikimlerime dayanarak ana karakterlerimin, Bento Spinoza ve Alfred Rosenberg'in iç dünyalarını hayal etmeye çalıştım... ... Çoğu araştırmacı Spinoza'yı mülayim ve kibar biri olarak görüyor, bazıları da hayatını Hıristiyan azizlerinkiyle ya da hatta İsa'nınkiyle kıyaslıyordu. Ben de bu nedenle Spinoza'nın içsel yaşamına dair bir roman yazmaya karar verdim. Kişisel uzmanlığım bu noktada Spinoza'nın hikâyesini anlatmama yardımcı olabilirdi. Ne de olsa, o da bir insandı ve beni ve yıllar boyunca üzerinde çalıştığım birçok hastayı rahatsız eden temel insani çelişkilerle mücadele etmiş olmalıydı... ... Spinoza kütüphanesine el koyan ERR subayı (Oberbereichter Schimmer) tarafından yazılmış bir belge (17p-PS), kütüphanenin, Nazilerin Spinoza Problemini çözmelerine yardımcı olabileceğini belirtiyor... diyor.

(Tanıtım Bülteninden)




Spinoza Problemi Kitaptan Alıntılar


1. "Kendi sözlerime güvenemeyecek kadar moralim bozuk."




2. "Odana koşuyorsun, kapını kapatıyorsun, hep kitaplarına koşuyorsun…”"




3. "Önemli olan kötü bilinmek değil, vicdanının rahat olmasıdır.”"




4. "Asıl sorgulamadan körü körüne itaat etmek hastalıktır.”"




5. "Belki bu yüzden kitapları ve fikirleri insanlardan daha fazla önemsiyorsun.”"




6. "Ama ben öyle boş kafalı insanlarla oturup boş boş konuşamam.”"




7. "Zeki biriyle konuşmak beni rahatlatıyor..”"




8. "“Kendi sözlerime güvenemeyecek kadar morâlim bozuk. ”"




9. "“Mantıklı tartışmalar için her zaman müsaidim, Ama. . .mantığı dışarıda bırakan münakaşalar için müsait değilim”."




10. "Kalabalıkları en çok heyecanlandıran şey her zaman en üsttekilerin düşüşüdür; hayranlığın karanlık yüzüdür bu, kıskançlıkla insanın kendi sıradanlığından ötürü duyduğu üzüntünün birleşimidir."




11. "“Bilgelik kalbinize girdiğinde ve bilgi ruhunuza iyi geldiğinde, o zaman hakkaniyeti, yargıyı, eşitliği ve evet, bütün iyi yolları kavrayabilirsiniz. ”"




12. "“Birine yardım edebilmek için bence o insanın dünyasına girmek zorundasın.''"




13. "“Bütün dünyayı dolaşsan bile Bâtıni olmayan tek bir toplum bulamazsın. Cehalet olduğu sürece batıl inançlara bağlılık devam edecek. Tek çözüm cehaletten kurtulmak.''"




14. "“Bir inancın kuvvetli olmasının o inancın doğruluyla hiçbir ilişkisi yok. ”"




15. "Ve elbette fantezi, düş, tutku ve aşk özlemiyle dolu bir içsel yaşam sürmeyen hiç kimse yoktur."





Spinoza Problemi Kitap İncelemeleri


İki farklı yüzyıl... Bir filozof ve bir Nazi... Aynı içsel hesaplaşma... Bir yanda 17. yüzyılda fikirleri uğruna Yahudi Cemaatinden aforoz edilen

. Diğer yanda 20. yüzyılda Nazi ideolojisinin teorisyeni ve savunucusu

...



tıpkı

kitabında olduğu gibi gerçekler ile kurguyu, felsefe ve psikolojiyle harmanlayarak bizleri iki farklı zamana ve iki farklı insanın yaşamına götürüyor. Bir yanda özgür düşüncenin ve aklın savunucusu filozof

, diğer yanda Nazi ideolojisinin savunucusu

...



, 20. yüzyılda Nazi Almanyası’nın ideoloğu

’ya duyduğu saplantılı ilgi üzerine kurgulanmış bir eser. Bu ilgisinin en önemli sebeplerinden biri Alman düşünür

'nin Yahudi

'nın

eserini 1 yıl boyunca cebinde taşımasıdır.

, Yahudiliği aşağılamasına rağmen

gibi bir Yahudi filozofa hayranlık duyduğu için kendi içinde büyük bir çelişki yaşar. İşte bu çelişkiye

, "

" adını veriyor.



, akıl yoluyla Tanrı’yı ve evreni anlamaya çalışan bir düşünürken;

, ırkçılık ideolojisine sahip bir Nazi'dir. Felsefe ve psikolojiye merakı olan herkese

’ni tavsiye ederim.

Kitaba

Puan veriyorum.




Bir amaç daha ekledim hayatıma, Hollanda’ya gitmek, Spinoza’nın kütüphanesinde gezinmek, mezarı yerine geçen anıtı ziyaret etmek ve onun soluduğu havayı solumak yürüdüğü sokaklarda yürümek..

Bir gün farklı bir evrende, insanlar insanları dinleri yüzünden ayrıştırmayacak.
(Tanrı her daim var olmalı çünkü bir şeylere tutunmaya ihtiyacımız var.)Ama din yüzünden ölüm olmayacak, dışlama, ötekileştirme, yok etme olmayacak. İnsanlar sadece kişilikleri ve karakterleriyle kabul edilecek veya eleştirilecek. Mantık sağduyu ve duygular egemen olacak. Duyguları ben ekledim. Benim evrenim ya bu..

Evet mantık önemli ama insan kalabilmek için duygular olmalı..
Duygusallık yorucu evet, ama bir o kadar insancıl. Bence hayatın anlamı hissetmekten geçiyor, bir şeyleri hissedip deneyimlemeden yaşamış saymıyorum, kendimi de yaşıyor saymıyorum..

Bu dünyada imkansız belki ama başka bir evren, benim düşlediğim olmasını istediğim.. Bu fikre tutunuyorum ve benim de hayatta kalma yöntemim bu. Kendini kandırmak mı? Kim kendini bir şekilde kandırmadan hayatına devam edebiliyor ki? Yapmayın.. Dürüst olalım en azından kendimize karşı.

Bu, incelemeden çok kitabın hissettirdikleriyle alakalı bir yazı oldu. Konusunu her yerden bulup okuyabilirsiniz nasılsa.

Felsefe, psikoloji ve tarihin iç içe geçtiği, geçmişte yaşamış iki önemli karakterin bir şekilde ortak noktaları üzerine kurulan ve felsefik düşüncelerin sadeleştirilerek anlatıldığı enfes bir kitap.

Buraya kadar geldiyseniz teşekkür ederim canım okur.

Spinoza ile bitirmek istiyorum..
“Lütfen, Tanrı’yı kendi tarzımda sevmeme izin ver.”




Irvın Yalom'un bir çok kitabını okumama rağmen ilk bu kitabını sizlerle paylaşmak istedim.Nedenine gelecek olursak,hiç bilmediğim bir fikir adamından bahsediyor oluşu.
Spinoza Problemi'nin önsözü der ki; Dünyada yapayalnız olan, ait olduğu bir aile ve topluluk bulunmayan bir adam.
Düşünsenize ait olduğu topluluk tarafından aforoz edilen ve aforoz edildiği için ailesi ile görüşemeyen, kendini ait hissedeceği bir aile bile kurmayan, kuramayan yani hayata güçlü bağlarla tutulmasını sağlayacak hiç bir varlığa sahip olmayan, sadece düşünülerek geçirilmiş bir ömür yaşamış bir adamdan bahsediyoruz.

Spinoza'ya bu kitapla hayran olduktan sonra Ethica'sını okumaya karar verdim. Ve anlayabilmek için bazen bazı sayfaları defalarca okumam gerekti. Bu seferde Yalom'a bir kez daha hayran oldum. Bu kadar anlaşılması güç olan bir insanı, insanlara anlatmayı denemesi ve özel hayata çok önem veren spinoza ile ilgili kurgu yapacak bir veri olmamasına rağmen müthiş bir roman yazması takdire şayan.

Kitap, 2 zaman diliminde ilerlerken siz bir 17.yy'da bir 20.yy Almanya'sında geziniyorsunuz.Bir nazi subayının çocukluk döneminde Spinoza ile tanışması ve Yahudi olan bu filozofa duyduğu hayranlık ve yok etme isteği arasındaki gidiş gelişleri irdelenirken bir yandan da Spinoza'nın hayatının içinde, fikirlerinin içinde düşünce denizinde boğuluyorsunuz.

Keyifli okumalar...




2007 yılında Irvin D. Yalom bir konferans vermek üzere Hollanda'ya gider ve hayranı olduğu Spinoza müzesini ziyaret eder. Spinoza'nın kitaplarına özel ilgi gösterdiğini gören yetkililer kendisine bu kitaba ilham olacak konuyu vermiş olurlar.
Yetkililerin söylediklerine göre kitaplar Spinoza'nın orijinal kitapları değil sonradan müzeye konulan benzer baskılarıdır. Daha da ilginci bu kitaplar Nazilerin Avrupa'ya hakim olduğu yıllarda müzeden alınmış Berlin' e götürülmüş ve 1946 yılında yine bir sır perdesi ardında müzeye iade edilmiştir. Yalom konunun daha da derinlerine indiğinde kitapların kaybolup geri iade edilmesi ardındaki isme ulaşır. Nazi lideri kadrosundan Alfred Rosenburg ve bu nazi subayının Spinoza tutkusunu ortaya çıkarır.
Gerçek mi kurgu mu sorusuna Yalom kitabın sonunda çok güzel ve detaylı bir açıklama yapıyor. Felsefe , psikoloji ve tarih bu kitapta iç içe geçmiş bir şekilde, okuru sıkmadan akıcı bir kurguyla veriliyor.
Spinoza'nın felsefesi bir giriş niteliğinde , anlaşılır bir şekilde veriliyor. Ayrıca Nazi subayı Alfred'in arkadaşıyla yaptığı psikoterapi sohbetleri de özellikle psikolojiye ilgisi olanlar için pek çok teknik barındırıyor.
Spinoza hakkında çok az kaynak olmasına rağmen , Yalom bana kalırsa elindeki kısıtlı bilgiyi çok güzel harmanlamış ve hem Spinoza'nın hayatını hem de felsefesini akılda kalacak şekilde aktarmış. Bu kitabı okuduktan sonra eğer hala tanışmadıysanız Spinoza okumak isteyeceksiniz.




Harika bir araştırma, harika bir kurgu. Irvin Yalom'un en sevdiğim yanı sıkı bir araştırmayla hazırlayıp çoğunlukla gerçeğe bağlı kaldığı kurgular içeren romanlarına güzel bir önsöz ve sonsöz ile birlikte neler kurgu neler gerçek başlıklı yazıları barındıran bölümler ayırmasıdır. Ve yine itiraf etmeliyim ki oldukça akıcı.

Irvin Yalom 2007 yılında bir davet üzerine, konferans vermek için Hollanda’ya gider.Hollanda Spinoza Derneği’nden kendisini Amsterdam yakınlarındaki Rijnsburg’daki Spinoza Müzesi’ni gezdirmelerini rica eder.Müzeyi gezerken, Spinoza’nın kitaplarına özel ilgi gösterir. Oysa bu kitapların Spinoza’nın orijinal kütüphanesine ait olmadığını, yıllar sonra benzer baskılarının teker teker bulunup müzeye konulduğunu anlatırlar.Nazilerin Avrupa’ya hâkim olduğu yıllarda bütün bu kitaplar bir şekilde müzeden alınıp Berlin’e götürülmüş, 1946 yılında ise aynı bilinmezlik içinde iade edilmişlerdir. Yalom bu konuyu derinlemesine araştırır ve Spinoza ile Nazi kadrosundan Alfred Rosenberg arasındaki bağı bizlere sunar.

Spinoza hakkında bilindik bu kadar az şey varken onun duygu dünyasına ve kişilik analizine inebilmek oldukça zor olmalı. Bunu Yalom gibi çok iyi bir psikiyatr ve yazar tarafından okuyabilmek ise büyük ayrıcalık.

Nietzsche Ağladığında'yı okumuştum, sıradaki Yalom kitabım Shoupenhaur Tedavisi olacak.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: