Sözde Kızlar Kitap Bilgileri
Yazar: Peyami Safa
Tahmini Okuma Süresi: 6 sa. 48 dk.
Sayfa Sayısı: 240
Basım Tarihi: Ağustos 2021
İlk Yayın Tarihi: 1922
Yayınevi: Ötüken Neşriyat
Orijinal Dil: Türkçe
ISBN: 9789754370508
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Sözde Kızlar Kitap Tanıtımı
Peyami Safa’ya ilk edebî şöhretini kazandıran Sözde Kızlar romanı; Anadolu’nun muhtelif bölgelerinin İtilaf Devletlerince işgal edildiği Mütareke döneminin bunalımlı günlerinde, Yunan saldırıları sırasında kaybolan babasını aramak amacıyla İstanbul'a gelen Mebrure adlı bir genç kızın İstanbul sosyetesinin savaştan bile yıkıcı, yozlaşmış hayatlarına girmesiyle başlar. Bir yanda yalnızlığın çaresizliği, diğer yanda içerisinde kalınan muhitin kendisine tesir etmeye çalışan ahlakî çöküntüsüyle verilen mücadelede; sözde kızların, bir uçurumdan diğerine yuvarlanan hayatlarına şahitlik etmekteyiz. Çarpık ilişkilerin, yalanların ve yalnızca gününü gün etme anlayışının hâkim olduğu bu çevrede, devletin ve milletin içinde bulunduğu savaş ortamına kayıtsız kalınmakta ve Türk milletinin kıymet verdiği bütün değerler çiğnenmektedir. Sözde Kızlar, Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren büyük bir ilgiyle okunmuş ve sevilmiş, birkaç defa da sinemaya aktarılmıştır.
Sözde Kızlar Kitaptan Alıntılar
1. "Geçmeyeceğini bildiğim bir buhran içindeyim….”"
2. "Tepem atmazsa benden akıllı yoktur. Zıvanadan çıkarsam benden deli yoktur."
3. "Bu kızın aşka ihtiyacı var. Kalbi pek zayıf."
4. "Geçmeyeceğini bildiğim bir buhran içindeyim."
5. "Atılmak, başka bir dünyaya, başka bir hayata atılmak istiyor, bunun için deliriyordum."
6. "bu hayattan hiç hoşlanmıyorum."
7. "Ben yine ruhumun gecelerinde yalnız kalır ve karanlıklarına çekilir ve düşünür, düşünür ve susarım…"
8. "Geçmeyeceğini bildiğim bir buhran içindeyim…"
9. "``~
- Gelecek mi?
-
.
``~"
10. "İnsan tahayyül ettiği kadınlara ancak hayatında bir iki kere rast gelir."
11. "Yazık, güzelleşmek istiyorsunuz, hâlbuki iğrenç kılıklara giriyorsunuz, yüzünüze bakmak bile insana nefret veriyor!"
12. "❝Fakat rahatlığın dışarı hayatta değil, kafatasımızın içinde olduğunu bilseydi, tevekkül ederdi.❞"
13. "~
!
~"
14. "~
Ben babamı daima sevdim, fakat bu derece sevdiğimi bilmiyordum.
.
~"
15. "❝Bu hayattan hiç hoşlanmıyorum...❞"
Sözde Kızlar Kitap İncelemeleri
"Sözde kızlar/erkekler" gerçek olamamış kızlar/erkekler. Kendi benliğini hep başkalarının gölgesi yapmaya çalışan insanlar. Maddi olarak servet sahibi olanların popüler olma özentileri doğal olarak tiksindirici olabilir. Peki maddi yetersizlik içerisinde olup da züppe veya "sözde" olan insanlara ne demeli...
Özenti, başkasında kendini görme, kıskançlık, gösteriş vb her zamanda olduğu gibi bu gün de toplumumuzun kangren olmuş vakalarından.
Peki hayatta olayları tarafsız ve akılcı bir gözlem ile değerlendirip yol yordam gösteren kaç kişi var?
Kaç kişinin hayatında böyle güvenebileceği bir dostu veya akıl hocası var?
Çok az.
Nadirattan.
Peyami Safa neredeyse tüm romanlarında olduğu gibi bu romanında "Nadir Bey" karakteriyle, bizlere böyle bir arkadaşı tanıtıyor. Bu karakterleri okuyunca gerçekten arkadaşlığın ve dostluğun önemi bir kez daha hatırlıyorum. Bu karakterler her ne kadar yardımcı oyuncu konumunda olsalar bile ben bu tip karakterleri romanın en değerli madeni olarak görüyorum. Benim öyle bir dostum var:) umarım heppinizin de öyle bir dostu olur. Böyle birini bulmak çok çok zor. Dediğim gibi nadirattan bir durum. Ama olmayanlar da çok üzülmesin en azından artık ChatCPT var. Yapay zekaya sorunlarınlarınızı anlatın gayet makul çözümler buluyor sizler için :D
Kitabı tıpkı bir film izler gibi okuduğumu belirterek başlamak istiyorum. Betimleme sanatı son derece müthiş ve karakterlerde suretlerinin ve dahi görünüşlerinin en ince ayrıntısına kadar yer verilmesi harikaydı. Bu durum betimlemeyi epey desteklemiş. Tasvir muazzam olunca film izliyormuşçasına kitabı okumuş oluyorsunuz. Kelime haznesi inanılmaz zengin, akıcılığı harika, merak uyandırma özelliği son derece kuvvetli bir romandı. Bölümler tam yerlerinde bitmiş ve bölüm uzunlukları tam ayarında tutulmuş. Sevdiğim kitapları aheste aheste okuma gibi bir huyum vardır ama bu romanda neticeyi o kadar merak ettim ki her fırsatta elime alıp romanı bir an evvel bitirmek istedim.
Hikaye çok yürek burkucu, insanın merhametine dokunan bir yanı var. Ah Belma, daha doğrusu Hatice, gaflet uykusundan uyanman her ne kadar geç olsa da İnşaallah gerçek hayatta o uykuda olanlar geç olmadan uyanır ve bir daha o kuyuya batmazlar..
Hikayede Mebrure başrol gibi gözüksede verilmek istenen asıl mesaj Belmada saklı. Kitap öğüt yüklü, ibretlik olaylar barındıran bir eser. Herkesin, özellikle genç kızların okumasını öneririm.
Hatice’nin öğüdüyle incelemeyi bitirmek istiyorum. “Heyy yollarını şaşıranlar... Vazifelerini unutanlar... Ne yapıyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz? Bir adım ilerinizde sizi bekleyen çukurları ve kuyuları görmeden nereye.. nereye?”
İnsan olabilmek kolay bir meziyet değildir. Hepimiz anamızın karnından doğup dünyaya gözlerimizi insan olarak açarız, ama bazılarımız insan olmayı başaramaz, hak etmez...
İşte bu kitapta da bunun örneklerini çok net görebiliyoruz. Yazarımız kitaba "Sözde Kızlar" ismini vermiş ama, ben daha çok "Sözde Erkekler"in olduğunu fark ettim. Hatta bu kitabın ismini ben koyacak olsaydım, bir cinsiyet ayrımı yapmadan "Sözde İnsanlar" olmasını isterdim.
Okuduğumuz hikayeye gelecek olursak, mütareke döneminin bunalımlı günlerinde, babasını aramak amacıyla İstanbul'a gelen ve geçici olarak uzaktan akrabalarında kalan genç kızımız Mebrure'nin, yüksek tabakanın içinde bulunduğu ahlaki çöküntüyü fark edip, bundan kendini korumaya çalışma hikayesini okuyoruz.
Peyami Safa'nın diğer eserlerinde olduğu gibi akıcı bir şekilde okunabilecek hoş bir kitap. Ama tabii ki, eğer okuduysanız
gibi bir kitap beklemeyin. (Hayal kırıklığına uğrarsınız:) Hâlâ okumadıysanız da bu eseri daha fazla geciktirmeyin derim.
Not: Kitapta eski Türkçe'den birçok kelime kullanılmış. Bir oran verecek olursam, %25-30 oranında diyerek belki yakın bir tahmin yürütmüş olabilirim. Eğer bu kelimelere çok aşina değilseniz bazı yerlerde bunalabilirsiniz. (Ama hemen endişelenmeyin kuzum!) Yazarımız sizleri de düşünmüş ve arkaya bu kelimelerden oluşan bir sözlük de eklemiş :)
Kitabın özeti mahiyetindeki şu alıntıyla incelememi bitirmek istiyorum. Keyifli okumalar...
"Demek ki dünyada yapılan budalalıklar ve günahlar cezasız kalmıyor..."
Sözde Kızlar, Peyami Safa'nın oldukça iyi bir eseri; açıkçası Mahşer'den, Selma ve Gölgesi'nden daha fazla beğendim kitabı; çünkü yazar, cumhuriyetin ilânına gidilen dönemde yaşanan toplumsal çalkantılarda kötülüğün ve çürümüşlüğün yansıması olarak çizdiği erkek ve kadın karakterler kadar iyi ve ahlâklı, dürüst karakterleri de kuvvetli, etkileyici olaylar silsilesi içerisinde, kitabın sağlam kurgusu ve atmosferi içerisinde yine etkileyici bir tarzda ortaya koyabiliyor. İyiler ve kötüler, bedbahtlar ve kuvvetliler bir arada ülkenin yaşadığı travma ve büyük sarsıntıların bir çeşit yansıması gibiler. Kitabın son elli altmış sayfasında Belma'nın itiraflarının başladığı kısımda yazarın da çıtasını yükselttiğini söyleyebiliriz. Ayrıca finalin oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim ki Selma ve Gölgesi kitabında da Peyami Safa çok iyi bir finalle noktayı koyuyordu eserine.
Peyami Safa okumak bir zevk, büyük keyif. Yazarın olayları geliştirme konusunda sıkıntı çekmemesindeki sebeplerden birisinin yaşanan olayların genelde basit ve sığ olmasıyla da alâkası var, bununla beraber bir kalem hiç teklemeden, zorlanmadan ve sahteliğe kaçmadan böyle güzel yazabilir mi? Karakterler çünkü kesinlikle nefes alıyorlar ve canlılar bu eserlerde; büyük eserlerdeki büyük karakterler gibi değiller, ama küçük halleriyle de kanlı canlı ve gerçek hisler veriyorlar. Peyami Safa'nın en sevdiğim yönlerinden birisi bu.
Sözde Kızlar, Peyami Safa'yı tanımak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken güzel bir Türk edebiyatı örneği. Öneririm.
Peyami Safa, birçoğumuz için çok değerli bir yazar. Şimdiye kadar Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Fatih Harbiye ve Yalnızız kitaplarını okuyup her birini çok sevmiştim. Ama "Sözde Kızlar" bambaşka... O kadar çok sevdim ki, başından kalkmayı hiç istemedim. Peyami Safa'dan okuduğum en güzel kitap oldu.
İçeriğinden bahsedeyim biraz. Mebrure'nin İstanbul'a uzak akrabasının yanına gelmesiyle başlıyor olaylar. Babasını Anadolu'da kaybettiği bu süre zarfında sığındaki evdeki aile hayatı Mebrure için işkence haline dönüyor. Çarpık ve samimiyetsiz ilişkilerle dolu olan bu evde Mebrure'yi en çok zorlayan da evin tek erkeği olan genç, çapkın, ağzı iyi laf yapıp vaatleriyle herkesi kandıran Behiç oluyor... Bu evde durduğu her an ahlaki konuları sorgulamaya başlıyor Mebrure. Bir yandan babasını bulma telaşı, diğer yanda bu ailenin bir parçası olmamak için sarf ettiği çaba onu çok yoruyor. Nadir ve Fahri Bey'in dostluğu tek tesellisi olsa da başındaki tüm belalardan kurtulması gerekiyor... Kitabın ismi de karakterlerin ismi de ayrı ayrı çok güzel...
Okurken sevindim, üzüldüm, endişelendim, heyecanlandım. Bir sonraki sayfayı büyük bir merakla çevirdim. Özellikle kitabın sonu beni çok etkiledi... Herkes bu güzel kitabı okumalı. Zira ben hiçbir karakteri aklımdan çıkarmayacağıma eminim...