Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
İçeriğe atla

Son Oyun - Ahmet Altan | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Roman Ahmet Altan

Yazar
Ahmet Altan
Yayınevi
Everest Yayınları
ISBN
9786051416427
Sayfa Sayısı
416
Dil
Türkçe
Ülke
Türkiye
Basım Yılı
2013
İlk Yayın Yılı
2013
Tahmini Okuma Süresi
707 dakika
Kitap yığını masa
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Son Oyun Kitap Tanıtımı

"Daha orada, o anda onun en tehlikeli yanının, istediği anda şefkat uyandırabilmesi olduğunu anlamıştım. Tanrı, hep aynı emri verdi, 'Şehvetten sakının,' bu emre uyamadık, çelişkilerden hoşlanan Tanrı kendi emriyle bile çatışacak kadar güçlü bir şehvet duygusu vermişti hepimize, bu zavallı kullarından o görkemli yaratıcılığının ürünü olan şehvetle dövüşmesini istemişti, kim Tanrı’nın yarattıklarıyla baş edebilir ki, hiçbirimiz edemedik, en masumlarımız bile rüyalarında günaha bulaştı, emre uyamadık ama şehvete karşı dikkatli olmayı, şehvetle boğuşmayı, onu bastırmak için uğraşmayı, ondan kaçmaya çalışmayı öğrendik, yenilsek de zayıf bir kalkanımız, ince bir zırhımız oldu.

"Şefkat öyle değildi. Tanrı şehvetin yolunu kapatırken şefkatin yolunu sonuna kadar açmıştı, kimse şefkatin yolunda yürürken tedirgin olmaz, kuşku duymaz, kaçması gerektiğini düşünmezdi.

"Yüzündeki gizli gülümsemesinden anlaşıldığı gibi o bunu içgüdüleriyle sezmiş, Tanrı’nın yasakladığı topraklara girmek için tanrı’nın şefkatini bir 'Truva atı' gibi kullanmayı öğrenmişti, her erkek kapılarını açıp o atı gönül rahatlığıyla içeri alıyordu. Tanrı’nın söylemeye vakit bulamadığını söylemek bana düşecekti, 'Güzel kadınların uyandırdığı şefkatten korkun.'”


Dolma kalem ile yazı yazmak
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Son Oyun Kitaptan Alıntılar

1. "Bazı insanların hayatlarımızda ne kadar önemli olduklarını bilmiyoruz, onlar da bilmiyorlar, sonra kayboluyorlar ve arkalarında bıraktıkları sarsıntıdan anlıyoruz onların hayatlarımızdaki yerlerini."


2. ""Kötülüğü benden iyi biliyorsun.
Ama beni cezalandırıyorsun.
Kötü olduğum için değil, kötülüğü sorguladığım için cezalandırılıyorum üstelik de.""


3. "Ağaçları yakıyorlar. Vicdansızlar. İnsan evladı olan ağaca kıyar mı ulan."


4. "“Kalabalık yalnızlığa engel değil”"


5. "Mutlak bir sadakat gördün mü hiç?"


6. "Ben sadece kalpsiz erkeklerden hoşlanıyor olamam, değil mi? Bu kadar zavallı olamam."


7. "O zaman doğruyu seç, eğriyi değil. Eğriyi seçtiysen de kabahati kendinden başkasında bulma!!"


8. "''Yalnızlar sever edebiyatı bilirsiniz...''"


9. "Bilmediğim yolları severim. Kaybolma ihtimali yüksektir. Her maceraya açıktır. Sonunda yolu bulursun. Bazen de bulamazsın, macera sandığından da uzun sürer"


10. "Bazı şeyleri ancak insanları seyrederek öğrenebiliyorsun"


11. "Onun kaybettiği hiçbir şeye üzüldüğünü görmedim, sanki her şeyi kaybetmek için biriktiriyordu."


12. "O kalbimden çıktığında yaşayamazmışım gibi geliyor... Ben gerçekten zavallıyım"


13. "Hepimiz aynı bütünün parçasıyız, bir insanı öldürdüğünde kendi parçanı öldürüyorsun, hangi zenginlik insanoğlunun kendi parçasını yok etmeye değer?"


14. "“Sanal" denen yer gerçeklerle doluydu"


15. ""Kalabalık yalnızlığa engel değil.""


Kitapçı rafları
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Son Oyun Kitap İncelemeleri

Daha önce hiç, yazarı çok duyup ama kimseye danışmadan kitabın ismine bakarak alıp okuduğunuz oldu mu? “ Son Oyun “ bu isme bakıp cinayet romanı olacağını düşünemedim. Ama açık konuşmak gerekirse, cinayet romanları bana kişisel gelişim kitaplarından daha çok şey katmıştır. Katilin ruh hali, karakteri, cinayeti işleyiş tarzı, sonrası… Maktülün hayatı, öldürülmesi…. Bu tür romanların bana göre, arka planı farkında olalım yada olmayalım bize çok şey katar. Çok farklı hayatları, farklı düşünceleri ve olayları aktarır. Etkisi altına alır. Tabii cinayete özendirmediği müddetçe. Kitaba gelecek olursak, cinayet romanı yazmak isteyen bir yazarın, gittiği kasabada cinayet işlemesi. Oldukça ironik bir durum. Kitap, kadınların şehvetini, iktidar kavgalarını, toplumun alıştığı tabuları, din karmaşasını, cinselliği farklı tarzlarda anlatıyor. Roman karakterinin Tanrı ile yaptığı konuşmalar, sorgulamalar hatta suçlamalar kitaba hava katmış diyebilirim. Lâkin sonlara doğru bu kısımlar hesaplaşmaya, meydan okumaya gittiği için beni rahatsız etti. Özellikle “ insanları yarattın, karakteri neden ekledin ? “ kısmı çok düşündürücüydü ama bir o kadar da can sıkıcıydı. Din hassasiyeti olan, sorgulamayı yanlış bulan kişilerin bunları göz önünde bulundurarak okuması gerektiğini düşünüyorum. Keyifli okumalar.


Güvendiğim bir arkadaşın tavsiyesi üzerine aldım kitabı. Benim yazarla tanışma kitabım oldu.
Konudan bahsedeyim kısaca;
karakterimiz bir yazar ve yeni romanını yazmak için kendine sakin bir kasaba seçer. Kasabada yaşananları gözlemler... İnsan ilişkilerinde ustadır ve kendini kabul ettirmesi çok kolay olmuştur. Böylece kısa süre içinde kendini olayların içinde bulur.

Kasaba halkı kasabada büyük bir hazine olduğuna inanır. Burada yazar, cahil ve yoksul kesimin her söylenene sorgusuz inanmasını, güçlü olan kesimin ise şöhret ve iktidar kavgasını ele alır.

İnsanların zaafları ve maskeleri vardır. Yazar hem kendi zaaflarını hem de hayatına giren insanların zaaflarını irdeliyor. Özellikle etrafındaki insanların sanal alemde bambaşka kişiler olduklarını, bastırdıkları bütün duyguları dışarı çıkardıklarını vurguluyor.
Bütün bunları yaparken yaradılış kavramına sıkça değiniyor. Tanrı ile sohbet ediyor. Galiba işin içinden çıkamadığı yerlerde Tanrı’nın yazdığı bir yazgıyı oynadığını ve aslında bütün yaptıklarından o kadar da sorumlu olmadığına değiniyor. Yani kitabı yazan oysa sorumlusu da odur diyor.

Kısa sürede okunabilir, arada tekrara düşen yerler olsa da akıcı ve kolay anlaşılabilir bir kitap. Eğer psikolojik tahlilleri ve hayata dair ince ayrıntıları seviyorsanız tavsiye ederim...

Not: Herkes kendinden bir şeyler bulabilir kitaptan... İstemese bile


Kitap esas olarak bir mafya ya da aşk hikayesi değil Altan'ın Tanrı'yla konuşmasıdır. Daha da ilerisinde Tanrı'nın eleştirilmesidir.
Altan lafı dolaştırmadan, konuyu karmaşıklaştırmadan klasik çerçevede yazıyor. Kitabı'nda zaten buna da yer vermiş, daha sonra kendisinden dinleyeceğim gibi aynı cümlelerle "romanda zeka ile yazılmış eserleri de sevdiğini ama tercihinin klasikten yana olduğunu" belirtiyor.

Roman lezzet olarak son kitabı "Hayat Hanım" la aynı değerde. Bir çırpıda okuyabilir, bazı sayfalarda düşüncelere dalabilirsiniz. Eleştirilecek yönleri de çokça var. Sözgelimi küçük bir kasabada yasayanları koskoca internet dünyasında ayıklayıp farketmesi bu konuda epey deneyimsiz olduğu izlenimini uyandırdı bende. Sahneler arasındaki geçişleri de çok mekanik. Kasabadan topladığı havadisler hep aynıydı. Biri yemeğe, kahvaltıya çağırıyor, orada doğrudan sorulan "kasabada neler oluyor" dan ibaret. Havaalanı olan bir kasaba sanki bir beldeymiş gibi herkes herşeyi biliyor.
Önüne gelen her kadını cinsel fantezileriyle süsleyip ya bize anlatıyor ya da onlarla yatıyor. Bu belli ki Altan'ın aklından sürekli geçen bir şey. Hayat Hanim'da da karşılaştık.
Romanı beğendim, okuduğuma pişman değilim, esasen Tanrı'yla konuşma isimli uzun bir makale gözüyle bakılabilir ama eğlenceli bir yolla anlatmak istemiş. Altan'ın dilini, mantığını seviyorum.


Kitap esas olarak bir mafya ya da aşk hikayesi değil Altan'ın Tanrı'yla konuşmasıdır. Daha da ilerisinde Tanrı'nın eleştirilmesidir.
Altan lafı dolaştırmadan, konuyu karmaşıklaştırmadan klasik çerçevede yazıyor. Kitabı'nda zaten buna da yer vermiş, daha sonra kendisinden dinleyeceğim gibi aynı cümlelerle "romanda zeka ile yazılmış eserleri de sevdiğini ama tercihinin klasikten yana olduğunu" belirtiyor.

Roman lezzet olarak son kitabı "Hayat Hanım" la aynı değerde. Bir çırpıda okuyabilir, bazı sayfalarda düşüncelere dalabilirsiniz. Eleştirilecek yönleri de çokça var. Sözgelimi küçük bir kasabada yasayanları koskoca internet dünyasında ayıklayıp farketmesi bu konuda epey deneyimsiz olduğu izlenimini uyandırdı bende. Sahneler arasındaki geçişleri de çok mekanik. Kasabadan topladığı havadisler hep aynıydı. Biri yemeğe, kahvaltıya çağırıyor, orada doğrudan sorulan "kasabada neler oluyor" dan ibaret. Havaalanı olan bir kasaba sanki bir beldeymiş gibi herkes herşeyi biliyor.
Önüne gelen her kadını cinsel fantezileriyle süsleyip ya bize anlatıyor ya da onlarla yatıyor. Bu belli ki Altan'ın aklından sürekli geçen bir şey. Hayat Hanim'da da karşılaştık.
Romanı beğendim, okuduğuma pişman değilim, esasen Tanrı'yla konuşma isimli uzun bir makale gözüyle bakılabilir ama eğlenceli bir yolla anlatmak istemiş. Altan'ın dilini, mantığını seviyorum.


Kitap esas olarak bir mafya ya da aşk hikayesi değil Altan'ın Tanrı'yla konuşmasıdır. Daha da ilerisinde Tanrı'nın eleştirilmesidir.
Altan lafı dolaştırmadan, konuyu karmaşıklaştırmadan klasik çerçevede yazıyor. Kitabı'nda zaten buna da yer vermiş, daha sonra kendisinden dinleyeceğim gibi aynı cümlelerle "romanda zeka ile yazılmış eserleri de sevdiğini ama tercihinin klasikten yana olduğunu" belirtiyor.

Roman lezzet olarak son kitabı "Hayat Hanım" la aynı değerde. Bir çırpıda okuyabilir, bazı sayfalarda düşüncelere dalabilirsiniz. Eleştirilecek yönleri de çokça var. Sözgelimi küçük bir kasabada yasayanları koskoca internet dünyasında ayıklayıp farketmesi bu konuda epey deneyimsiz olduğu izlenimini uyandırdı bende. Sahneler arasındaki geçişleri de çok mekanik. Kasabadan topladığı havadisler hep aynıydı. Biri yemeğe, kahvaltıya çağırıyor, orada doğrudan sorulan "kasabada neler oluyor" dan ibaret. Havaalanı olan bir kasaba sanki bir beldeymiş gibi herkes herşeyi biliyor.
Önüne gelen her kadını cinsel fantezileriyle süsleyip ya bize anlatıyor ya da onlarla yatıyor. Bu belli ki Altan'ın aklından sürekli geçen bir şey. Hayat Hanim'da da karşılaştık.
Romanı beğendim, okuduğuma pişman değilim, esasen Tanrı'yla konuşma isimli uzun bir makale gözüyle bakılabilir ama eğlenceli bir yolla anlatmak istemiş. Altan'ın dilini, mantığını seviyorum.


Ahmet Altan ve benzer kitaplar

Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
Rakamlarla ucretsizkitap.com.tr
0
Toplam Görüntüleme
0
Toplam Okunma
0
Toplam İndirme
0
Toplam Oy
0
Toplam Yorum

Okur Kılavuzu

Hangi kitabı okuyacağınıza karar vermek için künye, tanıtım ve seçme satırlardan oluşan başvuru rehberi.

Okur Kılavuzu'nin tamamı — A'dan Z'ye dizin »