Son Kitap Bilgileri
Yazar: Ayşe Kulin
Tahmini Okuma Süresi: 8 sa. 37 dk.
Sayfa Sayısı: 304
Basım Tarihi: 3 Kasım 2018
İlk Yayın Tarihi: 3 Kasım 2018
Yayınevi: Everest Yayınları
Orijinal Dil: Türkçe
ISBN: 9786051853154
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Son Kitap Tanıtımı
“Ben seni hiç unutmayacağım,sen beni hiç hatırlamayacaksın…”
Ayşe Kulin'in heyecan verici kaleminin, sürükleyici anlatımının doruk noktalarından biri Son!
Kulin'in daha önceki romanlarından tanıdığımız kahramanların sona eren hikâyeleri...
Son, içinde tuhaf bir sıkıntısı olanların, memleketin hallerine dertlenenlerin, birini hep son gördüğü haliyle hatırlayacağını bilenlerin, ülkeden ülkeye savrulanların, üstüne gidildiğinde gözü hiçbir şeyi görmeyenlerin, aşk yerine umutla yetinmek zorunda kalanların hikâyesi.
Denize doğru akarken birbirine karışan nehirlerin, tesadüflerin,denk gelişlerin, kesişmelerin, hiç unutmayanların, kördüğümleri çözmeyi dileyenlerin romanı Son!
Son Kitaptan Alıntılar
1. "Elveda yalnızlık ve huzur! Merhaba hayat!"
2. "Romanlar aynasıymış meğer hayatlarımızın!"
3. "Ne yazık ki hayat çoğu kez planladığımız gibi gitmiyor!"
4. "Hayatın nasıl ve nerede biteceği hiç belli değil, biliyor musun!"
5. "Ne olduğumu artık ben de bilemiyorum"
6. "Olduğum yere demir atıp limanımda kalmak istiyorum."
7. "Oysa ben çocukluğumdan beri dışa vuramadığım duygularımla cebelleşmekten çok yorgunum."
8. "Ben bittim artık, çok yoruldum."
9. "Çünkü bize iyi gelmeyecek aşkları kalbimizden silmek için, acı gerçeklerle yüzleşmek zorundayız"
10. "Çok mu çabuk içmiştim rakıyı? Yoksa çok mu yorgundum, içime hapsetmekten duygularımı?"
11. "Ben seni hiç unutmayacağım ama sen beni hiç hatırlamayacaksın!"
12. "Nedir bu kendi kendimle bitmeyen kavgam!"
13. "Tanrım ne korkunç bir dünyada yaşıyoruz!"
14. "Tek başına kalmak da güzelmiş!
Ufka tek başına bakmak, bir evde tek başına yemek yemek ve uyumak!
Yeniden özgür olmak! Korkmadan yaşamak!
Ve neden olmasın, tek başına seyahat etmek!"
15. "Sevgi insanlara yanlışlıklar yaptırabilirmiş."
Son Kitap İncelemeleri
Sırasıyla 'Gizli Anların Yolcusu', 'Bora'nın Kitabı', 'Dönüş', 'Kanadı Kırık Kuşlar', 'Kördüğüm'deki hikayeler ve karakterler üzerine yazılmış bir kitap 'Son'. Başlarken çok fazla beklenti içerisinde olduğumu fark ettim. Sanıyordum ki Derya'nın İlhami'nin ve birçoğunun sonunu öğrenecektim. Fakat birçok konu havada kaldı sanki.
Derya'ya çok çabuk veda ettik kitapta. Derya hakkında, özellikle Dönüş'te daha çok sevdiğim Derya karakteri hakkında daha fazla okumak isterdim. Fakat kitabın henüz yarısında hikayesi bir nevi son buldu. Diğer bir çok karakterin hikayesi yarım kalmış gibi hissettim. Daha çok Esra'yı anlatmak istemiş yazar kitapta.
Akıcı her zamanki gibi. Ayşe Kulin'den aksi beklenemezdi zaten. Bazı yerlerinde sıkıldım ister istemez. Fazla uzatılmış gibi geldi bana bir kaç sahnesi. Ben en çok ''sinir eden'', hatta okurken okumak istemediğim ''Aguli'' ismi oldu. İsim o kadar itici geldi ki bana, bir süre sonra bırakmayı bile düşündüm kitabı. Kısacası Ada denmesi yeterli gelebilirdi. Fakat lakap defalarca kullanılmış ve bir zaman sonra çocuk kitabı okuyor gibi hissettim kendimi.
Son olarak, Ayşe Kulin fanatiği olarak, kendisinin birkaçtır rahatsız olduğum huyundan bahsetmek istiyorum. Özellikte son yıllarda yazdığı kitaplarda siyasi görüşünü çok fazla belli ediyor. Birkaç yerde rastladım ve o cümleleri okudukça rahatsız oldum. Rahatsız oldum çünkü her ne düşünürse düşünsün beni ilgilendirmez. Tam tersi olup da muhalefet etmeyip, yandaş olsaydı da rahatsız olurdum. Zira siyasetin de bir dozu ve limiti olduğunu düşünüyorum. Bence hiç gereği yok bu tarz kişisel görüşlerini belirtmesine.
Muhalif bir mimar olan Hakan siyasi görüşü ve çevreci yaklaşımları nedeniyle ana vatanında kendisine iş bulamamaktadır. Bu yüzden dünyanın dört bir yanına iş başvurusunda bulunur. Çin’den olumlu bir yanıt aldıktan sonra karısı ve kızı ile Çin’e taşınmaya karar verir. Ancak hesaba katmadığı bir şey vardır. Derya uzak doğu seyahati sırasında bir sinek tarafından ısırılıp enfeksiyon kaparak ölen annesi nedeniyle kızını Uzak Doğu’ya götürmek istemez. Hakan karısı ve kızını babasına emanet edip Çin’e taşınır. Her fırsatta onları yanına çağırır ancak Derya bu çağrıları yanıtsız bırakır.
Derya ve kızı babasının evinde çok da sevmediği evin yardımcıları ile baş başa kalır. Yardımcılardan Nebahat hergün Derya’yı huzursuz edecek bir şeyler yapıyor, o ne derse tersini yapmaktan büyük keyif alır.Derya da bu duruma sinirlenir ancak insanların ekmekleri ile oynamak istemez. Bu nedenle kızını alıp günü evin dışında geçirmeyi alışkanlık haline getirir.Böyle bir günde Doktor Esra ile yolları kesişir.Tanıştıklarında üzerlerinde aynı bikini vardır ve bu olayları daha da karıştıracaktır.çünkü tanıştıktan hemen sonra Derya kızı Ada’yı Esra’ya emanet edip denize girer.Derya kıyıdan uzaklaşıp yüzerken beklenmedik bir hadise gerçekleşir. Bir sürat motoru Derya’nın üzerine gelmektedir. Esra uyarmaya çalışır ama çok geç kalmıştır.Tek görgü tanığı olduğu için sorguya alınır.Ve Urla’da başlayan hikaye Çin ‘e uzanır.
Katil kim?
Derya’yı kim öldürdü?
Derya’nın ölümünde Esra’nın rolü ne?
Son'a yaklaşırken.. Yazdıklarını üst üste koyduğum da şöyle bir bakıyorum da.. Seninle ilk tanıştığım kitap "Tutsak Güneş" olmuştu. Ne güzel kurgulanmış. Yazarın kalemi çok sürükleyici demiştim. Sonra kelimelerinin kağıda düştüğü ilk kitabı aldım elime.. Yükselişine yakından şahit olmak için.. Ahhh Kulin ahh. Son iki kitabın beni öyle büyük bir hüsrana uğrattın ki.. Resmmmeeeeen kağıt israfı. Yazmak için yazılmış. Zorlama iki kitap.. Kitaplarında yer alan karakterleri uc uca eklemeyi seviyorsun. Bazen bambaşka bir kitapta geçmişten gelen bir dost gibi göz kırpıyor karakterler..Üçleme olarak ele alırsam "Kanadı Kırık Kuşlar" çok güzeldi. Sana dair enlerim arasında... Sonra karşınıza Kördüğüm kitabı çıkıyor. Okumam bir günümü bile almadı ama tabiri caizse ağlaya ağlaya okudum bu denli boş bir kitap olamaz. Yani büyük hüsrana uğrattın. Bir de üzerine "Son" kitabı.. Ucu açık kalmış hikayeleri tekrar ele alıyor.. Ah keşke böyle bir girişimde bulunmasaydın da ucu açık kalsaydı bazı şeyler.. O kadar zorlama yazılmışsın ki.. O kadar sığ bölümler bir araya getirilerek nasıl bir roman ortaya çıkmışsın aklım almıyor. Şuna değinmeden de geçemeyeceğim Kulislerde konuşulanlara bakarsak Kulin'in kaleminin son eseri imiş. Çok yerinde bir karar olur. Kitap kokusuyla kalın dostlar
Ne zaman bir Ayşe Kulin romanı okusam eski dostuma yeniden kavuşmuş o sıcaklığı samimiyeti hissetmiş gibi oluyorum. Kitabı ilk çıktığında almıştım ama bir anda herkes okumaya başlayınca ben erteledim. Benim Ayşe Kulin sevdamı bilenler bilir. Çok farklıdır ne yazsa okurum. Beğenmediğim tek bir eseri yoktur. Bu kitabında yer alan karakterlerin çoğunun geçmiş hayatını biliyorum. Devam kitabı gibi karakterin hayatında neler olduğunu görüyoruz. Aradan çok uzun zaman geçmiş olmasına rağmen tüm karakterler daha dün okumuşum gibi aklımda. Öyle derin bir iz bırakmıştır bende. Esra’nın vicdan azabı beni oldukça üzdü. Ada Bebek deseniz sanki kanatlandı kitaptan çıktı benim yatağıma geldi öyle güzel anlatılmış. Esra ve Vurak ilişkisini zaten ne zamandır bekliyordum. Ama Hakan beklemediğim yerden geldi. Yarası daha çok yeni çok tazeydi. Kendisi de bu duygusuna inanamadı zaten. Karısını böyle kötü bir şekilde kaybetmesi geçte olsa cinayetin ortaya çıkması. Ne kadar yavaş okumaya çalışsam da beceremedim kendimi zorlamasaydım dün gece bile bitebilirdi. Öyle akıp gidiyor elinize aldığınızda nasıl okuduğunuz farketmiyorsunuz. Sanki bir kitap daha gelebilir ümidiyle bitirdim kitabı. Hakan-Esra-Ada Bebek belki bir şekilde tekrar karşılaşabilirler. Ben bitirdikten sonra neden olmasın dedim. Kader belki onlar için bir daha örer ağlarını. Bunun için de yazarı beklemek sabretmek gerekiyor. Bakalım Ayşe Kulin’in bize bir sonraki süprizi ne olucak.