Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Sırça Köşk - Sabahattin Ali | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Sırça Köşk Kitap Bilgileri


Yazar: Sabahattin Ali
Tahmini Okuma Süresi: 3 sa. 60 dk.
Sayfa Sayısı: 141
Basım Tarihi: 6 Ocak 2020
İlk Yayın Tarihi: 1947
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Dil: Türkçe
ISBN: 9789750806629
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Sırça Köşk Kitap Tanıtımı


Sabahattin Ali’nin daha önce toplu olarak yayımlanan ve zamana karşı koyan hikâyeleri şimdi ayrı kitaplar halinde okuyucunun karşısına çıkıyor. Bunlardan biri olan Sırça Köşk’te öyküleri Portakal, Katil Osman, Bahtiyar Köpek, Cankurtaran, Beyaz Bir Gemi’nin yanı sıra Bir Aşk Masalı, Sırça Köşk, Devlerin Masalı gibi masallar da yer alıyor.




Sırça Köşk Kitaptan Alıntılar


1. "Namuslu adam kalmamış bu dünyada iki gözüm."




2. "Hepsi geçiyor... İstesek de istemesek de geçiyor."




3. "Kendi içimizde, kendimize dair bilmediğimiz o kadar çok şey var ki…"




4. "_
... kendi içimizde , kendimize dair bilmediğimiz o kadar çok şey var ki...
_"




5. "Bu memlekette yüzü gülen, bahtiyar insan yok mu?"




6. "Hepsi geçiyor... İstesek de istemesek de geçiyor."




7. "Ama insanın canı inanmak istiyor işte."




8. ""Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.""




9. "Neyse, kalbini sağlam tut."




10. "Aklım, çok konuşuyorsun"




11. "Bekleyen her şey bir gün solar ve ölür.
Bu bir papatya da olabilir veyahut "umut" da."




12. ""İstediğin kadar güzel resim yap... Anlayan, kıymetini bilen olmadıktan sonra...""




13. "Bekleyen her şey bir gün solar ve ölür.
Bu bir papatya da olabilir veyahut umut da.."




14. "Namuslu adam kalmamış bu dünyada iki gözüm."




15. "Yeryüzünde hiçbir şey, ne kadar uzun ömürlü olursa olsun, sonsuz değildir."





Sırça Köşk Kitap İncelemeleri


Öyküleri Anadolu kokan kitapların bende yeri apayrıdır. Görüyorum ki Anadolu gerçekçiliğini, öykülerinin kılcal damarlarına kadar yedirmeyi başarmış Sabahattin Ali.

Romanlarından bu yana ilk defa öykücü kimliği ile tanışmış olduk. Romanlarında final sahnelerine ciddi ehemmiyet veren Ali, aynı düzeni öykülerinde de sürdürmüş. Gözlemleri her zamanki gibi burda da çok güçlü. Kahramanın gözlerinden izliyorsunuz akışı, onunla düşünüp onunla birlikte konuşuyor ya da susuyorsunuz.

Ben şahsen Aziz Nesin hikayeleriyle büyüdüm desem yeridir. Nesin' in kalemine alışan bir okur, aynı sıcaklığı başka öykülerde bulamayabilir. Edebî bir takıntı gibidir benim için Nesin. Fakat Köşk' ün sayfalarını söküp Böyle Gelmiş Böyle Gitmez'in içine koysanız, yerini pek yadırgamaz gibi geldi bana.

Konusunu günlük yaşam problemlerinden alıyor. Ali'nin öyküsünü okuyan köydeki Mehmet emmi, biliyor kendinden bahsedildiğini. Ya da bir şehirli mesela, mutlaka yaşamıştır anlatılanları. Okuyanın büsbütün kendinden bir şeyler bulduğu bir eser.

Bugün bir yazı gördüm ucretsizkitap.com.tr' da.

Atatürk'ün 1923 yılında Konya da yaptığı konuşmasından.

"... Fakat halka yaklaşmak ve halkla kaynaşmak daha çok ve daha ziyade aydına düşen bir görevdir." diye.

İşte o Atatürk ' ün bahsettiği aydındır Sabahattin Ali.

~~Şiddetle tavsiye ediyorum~~
~~ Keyifle okuyunuz, kitapla kalınız~~





' nin okuduğum beşinci kitabı olan

, 13 öykü 4 masaldan oluşuyor.
Sabahattin Ali, öykülerinde dönemin toplumsal ve bireysel sorunlarına ışık tutuyor ve düşündürüyor. Toplumcu gerçekçi bir edebi kişiliği benimseyerek kendi deneyimlerini okuyucuya aktarıyor.

Kitaptaki en beğendiğim öykü 'Dekolman' oldu. Etkilendiğim ve sinirden dişlerimi sıkarak okuduğum öykü ise "Cankurtaran" öyküsü oldu. Bu öyküde yazar, o dönemlerde hasta rehin alan, insan canını önemsemeyen hastanelerin durumunu gözler önüne seriyor.

Masallar ise dönemin yönetim şekline son derece manidar göndermeler içeriyor. Sabahattin Ali, "Sırça Köşk" öyküsü ile hiçbir düzenin sonsuza dek kalıcı olmadığını ince bir kurguyla dile getiriyor. "Koyun Masalı" ve "Sırça Köşk" masalları ile halka mesaj veriyor.
Bu sebeple kitap, o dönemde yasaklanıyor ve Sabahattin Ali bazı yazıları nedeniyle hapse atılıyor. Sürekli hapis tehdidi ve baskılardan bunalan Sabahattin Ali yurtdışına kaçmaya karar veriyor. Ancak kaçmasına yardım eden kişi tarafından öldürülüyor.

Yazar bu kitabında romanlarına göre daha sade bir dil kullanmış. Bu açıdan Sabahattin Ali'nin kalemiyle tanışmak için "Sırça Köşk" seçilebilir. Eğer siz de benim gibi "

" ve "

" kitaplarını önce okuduysanız bu kitap beklentinizi karşılamayabilir. Ama yine de okuyun derim. Keyifli okumalar.




Sırça Köşk, Sabahattin Ali'nin birbirinden güzel 13 kısa hikaye ve 4 masaldan oluşan muhteşem bir eseridir. Kitabın isminin yer aldığı "Sırça Köşk" ise sonlarda yer alan masallardan biridir.

Yazarın daha çok kendi hayatından esinlendiği, bazen de tamamen kendi anılarını anlattığı öyküleri ve yönetime ve düzene başkaldırı niteliğindeki masallarındaki anlatımı sade, betimlemeleri muhteşem.. Toplumsal içerikli konularla var olan sorunlar, sosyokültürel yapı, ekonomi, yoksulluk gibi yazıldığı dönemi yansıtan birçok konu ile karşılaşmak mümkün.Masalsı anlatım ve gerçekliğin yansıtılması ise muazzam.

Sırça Köşk masalının konusu ise şöyledir: Üç arkadaş bir şehre gelerek Sırça Köşk'ün nerde olduğunu sorarlar. Bu yapı olmadan o şehirde yaşanmayacağını da belirtirler. Daha önce böyle bir yapının ne olduğunu duymayan halkta merak oluşur ve halktan para toplayarak köşkü inşa ederler. Halk köşkün büyümesi için varını yoğunu ortaya koyar ama Köşk doymak bilmez ve hep daha fazlasını ister.Karşı çıkanları tehdit etmeye başlar. Köşkün asla yıkılamayacağını ve halkın ona muhtaç olduğunu söyleyerek halkın parasını almaya devam ederler.

Yıkılmaz denilen Sırça Köşk bir gün bir hadise ile yıkılır bunu gören halk birden kendine gelir ve onu yerle bir eder. Bir daha da başlarına böyle tepelerine Sırça Köşk kurmamak için akıllanır. Yönetime başkaldırı,halkın baskı altında kalması ve sonunda uyanış...

Keyifli okumalar...




Sabahattin Ali yine geleceği görmüş, geçmişten ders alın demiş resmen. Harika bir dil, harika öyküler ama masallar çok daha muhteşem. Kitap 2 bölümden oluşmakta. İlk bölümde öyküler var. İkinci bölümde ise masallardan oluşuyor. Masalları daha çok beğendiğimi itiraf edebilirim. Çok sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor.

Portakal hikayesi; nasip nedir bilemezsin gibi bir ders vermiş, Beyaz Gemi öyküsü ise sanat konusunda, lakaplar ve takılan isimlerin üzerine yapışması sonucu oluşan olaylardan bahsetmiş.

Beni en çok etkileyen konulardan biri ise sağlık oldu. Sağlıkla ilgili bir çok hikaye anlatmış ama bu kadar mı gerçek olur. Resmen geçmişimizde yaşanan sorunlar, sıkıntılar hepsi çok kötü şeyler. Maddi yetersizlikler sonucu ölenler, doktor azlığından dolayı ölenler, doktorların deneyimsizliği vb. Cankurtaran hikayesi ben kitapta en etkileyen kısımdı itiraf edebilirim.

Bahtiyar köpek hikayesi ile annelik içgüdüsü, ailenin önemi anlatılmış. Kısacası küçük bir öykü kitabına neler sığdırmış Sabahattin Ali. Vuslat, kavaşamama, doğayı tahrip etmeme, kültürel yozlaşma, tarihine sahip çıkmama, devletin yanlış politikaları, açgözlülük, hapishane, işkenceler, boş lafa kanmamak,reklamlara kanıpta aldanmak...

Son masal Sırça Köşk çok sağlamdı. Herkese tavsiye ederim. Sabahattin Ali'nin adı geçmesi bir kitap için yeterli sanırım. İyi okumalar diliyorum.




Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufka renkli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. "Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin?" diyorlar. "Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir karış toprak, bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden; cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip giderlerden; doktor bulamayanlardan; hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler, İyi güzel şeyler kalmadı mı? Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk, yüreği kederli, bu memlekette yüzü gülen, bahtiyar insan yok mu?"

Ama klasik

öyküleri :)


ile

hikaye tarzlarını birbirine çok benzetiyorum. Genelde mutsuz ya da ucu açık bitmiş hikayeler.


, 13 öykü, 4 masaldan oluşuyor.
Açıkçası diğer okuduğum öyküleri kadar beğenmedim, zorlama gibi geldi bana. Beğendim tabii ama okuduğum diğer

hikâyeleriyle karşılaştırıldığında diğerleri kadar beğenmedim. Hikâyeleri o kadar sarmadı diğerleri gibi ama Sabahattin Ali gene hikâyeler üstünden çok şey anlattı ve bunun için değer okumaya. Özellikle masalları günümüz için biraz özet olmuş. En güzeli de kitaba adını veren masaldı, "Sırça Köşk".




Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: