Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Şibumi - Trevanian | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Şibumi Kitap Bilgileri


Yazar: Trevanian
Tahmini Okuma Süresi: 12 sa. 52 dk.
Sayfa Sayısı: 454
Basım Tarihi: Eylül 2024
İlk Yayın Tarihi: 1979
Yayınevi: E Yayınları
Orijinal Dil: İngilizce
ISBN: 9789753900799
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Şibumi Kitap Tanıtımı


İnanılmaz ölçüde karışık ve özgün bir roman kahramanı Nicholai Hel. Yarı Rus, yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şanghay'da doğmuş, bir Japon generali tarafından büyütülmüş; bir Japon bilgesinden de "Go" oyunu öğrenmiş. Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıkları da edinmiş. Üstün düzeydeki "yakın algılama" yeteneği yüzünden fotoğrafı bile çekilemeyen bu profesyonel terörist avcısı, terörcü, korkusuz mağaracı, yenilmez savaşçı ve gerçek feylosof, günün birinde emekli olarak yaşadığı şatosundan çıkıyor; amansız ve acımasız bir dövüşe katılmak üzere....




Şibumi Kitaptan Alıntılar


1. "...

" Savaşı hiç düşünür müsün? " diye sordu.
" Hayır efendim. Benimle bir ilgisi yok. "

..."




2. "Hayatım alelade çizilmiş ama vakit yetmediği için ayrıntıları doldurulamamış bir resme benziyor."




3. "Terbiye her zaman için merhametten de, sadakatten de, yardımdan da, içtenlikten de daha güvenilir bir şeydi. Tıpkı hak yememenin, karşıdakine eşit şans tanımanın, adaletten önemli olması gibi.
Büyük sayılan değerler, baskı altına girdiklerinde türlü mantık oyunlarıyla çözülüverirlerdi. Ama terbiye, terbiyeydi. Koşullar ne olursa olsun, hiçbir zaman değişmezdi."




4. "Hayatım alalacele çizilmiş, ama vakit yetmediği için ayrıntıları doldurulamamış bir resme benziyor."




5. "Korkaklar her zaman için cesur insanlardan daha tehlikeli olurlardı."




6. "Aptal bir dost, akıllı bir düşmandan daha tehlikelidir."




7. "Duygusallık öldürücüdür."




8. "Bir şey ummak hatasına düşen, karşılığını hayal kırıklığıyla öder."




9. "“Tartışma bölgesinin karşısındaki duvarda bir konsol vardı. Bu konsol, Ana Şirket’in bilgisayarıyla, yani Şişko’yla bağlantı sağlıyordu. Ayrıca içinde televizyon, telefoto ve teleks de vardı. Böylelikle Şişko’dan gerek yazılı gerek görüntülü bilgi istenebiliyor, alınan bilgiler kısa vadeli olarak burada korunabiliyor, konferans süresince kullanılabiliyordu.”-"




10. "“Nicholai bir Yeşil’le bir Kızıl’ı birbirinden çok kolaylıkla ayırabiliyordu. Sigarasını tutuşundan… Yere tükürüşünden…

Gündüzleri öğretmenlerinden matematik, klasik edebiyat ve felsefe öğrenen Nicholai, akşam sokaklarda başka şeyler öğreniyordu. Ticaret, politika, emperyalizm ve hümanizm.”"




11. "“Eee, bana günlük hayatını anlat bakalım Nikko. Oyunun gelişiyor mu? Şibumi hâlâ senin baş amacın mı? Otake’ler durumu nasıl idare edebiliyorlar?

Nicholai sessizliğin üzerine aklına gelebilecek her türlü ayrıntıyı kullanarak saldırdı ve General’i kalbindeki soğuk hareketsizlikten korumaya çalıştı.”"




12. "Senin orta düzeydeki kimselere karşı duyduğun aşağılayıcı nefret, onlardaki geniş, kapsamlı kuvveti görmene engel oluyor. Sen kendi parlaklığının orta yerinde dururken, gözlerin öylesine kamaşıyor"




13. "İnsanı en mutlu eden şey, ihtiyaçlarıyla varlıkları arasında bir denge olmasıdır. Bütün sorun, bu dengenin nasıl sağlanacağı. İnsan bunu belki varlıklarını yükseltip ihtiyaçlarının düzeyine çıkararak yapabilir ama bu, budalalık olur. Bunu yapmak, arada bir sürü doğa dışı şeyler yapmayı da gerektirir. Pazarlık etmek gibi, çalışmak gibi, çabalamak gibi… Öyleyse? Öyleyse akıllı bir adam dengeyi, ihtiyaçlarını azaltarak, yani onları varlıklarının düzeyine indirerek sağlar. Bunu yapmanın en iyi yolu, bedava olan şeylerin değerini bilmektir. Dağların, kahkahanın, şiirin, bir dostun verdiği şarabın, yaşlı ve şişman kadınların. Bakın bana! Ben elimdekilerle mutlu olmayı çok iyi bilen biriyim."




14. "Zamanla insanın ruhu bile kabuk tutuyor."




15. "Senin en büyük kusurun tecrübesizliğin değil. Kayıtsızlığın. Yenilgilerini senden daha zeki ve yetenekli olanların elinden tatmayacaksın. Seni yenenler, sabırlı, sinsi ve orta düzeyde insanlar olacak."





Şibumi Kitap İncelemeleri


Yazarın kalemi ile ilk tanismam Marmaris'in çok güzel bir koy'unda gerçekleşmişti. O zaman kitabı o tarz kitaplardan bir tık daha çok beğenmiş olmamı biraz da bulunduğum ortama da bağlamıştım. Fakat yazarin bu kitabını da okuduğumda durum gösteriyor ki bulunduğum ortam değil ,Trevanian'in kalemiymiş beni etkisi altına alan .

Travenian bu kitabinda kendisi gibi gizemli bir kahramanı anlatıyor.

Şangay'da doğan bir Rus aristokratının oğlu olan Nicholai Hel, Sovyetler hapishanesine düşer. Ve ordan çıktığı zaman dünyanın en çok aranan suikastçısı olur. Başarısının sırrı ise nadir bulunan kişisel mükemmeliğe ulaşmak olan Şibumi.

Bol bol Japon ve Bask kültürü ile bilgiler içeren kitapta dünya siyaseti ile ilgili tespitler de mevcut. 1979 yılında kaleme alınmış olsa da bugünkü siyasete pek yabancı değil Trevanian'in o zamanki tespitleri (demek ki değişen bir şey olmamis o günden bu güne).

Kitapta dikkatimi çeken bir detay ise yazarin milletler için yaptığı tespitler oldu . Çoğu kısımlarına katılmakla birlikte tek bir kısma katılmadım (hangisi olduğu bana kalsın);

1.Amerikalılar : tüccar kafalı parapestler.

2.İngilizler : Beceriksiz Amerikalılar

3.Filistinliler : keçi çobanı

4.Araplar : sapık ,tembel, sonradan görme (Bu tespite imzamı atarım)

5.Ruslar :kaypak ikiyüzlü.

Sibumi aksiyon ,felsefe ve gerçeklik analizinin birbirine karıştığı ve bakmak ile görmek arasındaki farkı vurgulayan harika bir roman .Bu tür sevenlere tavsiyemdir :))




Evet..
Geldik mi başlayan her şey biter diyen adamın haklı olduğunu anladığımız o kıvama. Şuan elinden oyuncağı alınan bir çocuk kadar üzgünüm çok samimi bir itiraf bu,Nicholai Hell artık hayatımda yok. Oysa koskoca bir serüveni birlikte sırtladık günlerdir kâh gülerek, kâh üzülerek. İnternette ki bir kaç yorumda Nikko hakkında mekanik ve duygusuz olduğu yönünde yorumlar gördüm kalbim kırıldı. Nicholai Hell benim için zirvede bir adam, hani "abi aşmışş bu adam yaaa!" deriz ya o misal.

Rodney William Whitaker ya da Trevanian (sanırım kendisi bu isimden daha fazla hoşlanıyordu) tam bir kurgu üstadı. Olaylar iki farklı zamanda gelişip sonlara doğru kesişip okuru bir telaş halinde son sürat okumaya teşvik ediyor. Vakit bulamayıp her okuyamadığım gün için vicdan azabı hissettiğimi söylemeden edemeyeceğim.

Yazarın özellikle Bask ve Japon kültürünü işleyişi daha çok ruhsal olgulardan ,sezgilerden oluşan bölümleri uzun uzadıya anlatımı gerçekten epey etkileyici.

Ayrıca filmi yapılan kitaplar arasına da girmiş bulunuyor ama ben kitapta ki etkiyi yaratamayacağını düşündüğüm için izlemeyeceğim, çünkü Nikko kafamda en sevdiğim karakter Çalıkuşu/Feride ile aynı kulvarda şu sıralar.

Velhasıl kelam şahane bir roman, bir serüven, bir hengame, ruhsal bir yolculuktu keşke bitmeseydi bile dedim ama her şey dilediğimiz gibi olsa kıymeti olmazdı :) herkese şimdiden iyi okumalar arkadaşlar.




Şibumi,Japon felsefesinde ve kültürunde erdemli insan olarak geçmekte.Nicholoi Hel şibumiyi bir hayat felsefesi olarak görmüs butun yaşamında uygulamak istemiştir lakin hayatı Hel'in düşündügü kadar sakin gecmemektedir.Japon general tarafindan yetistirilen Hel aynı zamanda iyi bir Go oyuncusudur.Ilk oyunlarını generalin yaninda oynarken daha sonra başka hir ögreticinin yanında bu oyun yetenegini gelistirmistir.
Yakın algılama yetenegine sahiptir.Bunun nasil bir yetenek oldugunu anlatacak olursam şu cumlelerle yardımcı olabilirim sanırim.Yakın algilama ,kendisine metrelerce uzakta birinin o an neler hissederek yaklaşmakta oldugunu sezebilen , çogunlukla kim oldugunu tahmin edebilen bir algı yetenegi.Öyleki çok uzaktan kendisini fotograflamak isteyen objektiflere asla poz vermemeyi başarmis.Bu yetenegini düsmanlari karşısinda ve yapmakta oldugu magaracılık sporunda iyi bir şekilde kullanabilmiştir.Hel'in diger bir özelligi ise elle cinayet isleme sanatı ustası olmasıdır.Bunun teknikleri kitapta elbette açıklanmamıs, tehlike arz edebilecegi icin.Ama anladıgım kadarıyla Hel bir tarak,bir kart veya plastik bir bardakla insanları öldürebilme kapasitesine sahip.Özellikle babası yerine koydugu Japon generalin ölüm anının yazıldigı sayfalar çok etkileyiciydi.Hel'in bu özelliklerinin yanı sıra kitap kurgusu çok iyi.




Bu kitapta olmayan yok : Aksiyon, akıl oyunları, macera, dram... Kalın olmasına karşı hiç durağanlık vermeyen akıcı bir kitap oldu benim için. Kitabın bitmesini hiç ama hiç istemedim.

Baş karakter Nicholai'ye hayran kalmamak elde değil. Kendisi yarı Rus yarı Alman asıllı bir karakter.Buna rağmen gençliğinde hiçbir vatandaşlığı olmamasına karşı ağır bir tutsaklık dönemi geçirmiş ve bu dönemde herhangi bir vatandaşlığa sahip olmamasından onun arkasında durap onu savunabilecek ülke yoktur.
Nicholai'nin birçok kültürle iç içe oluşu küçüklüğünden itibaren 7 dili ana dili gibi konuşmasına sebep olmuştur. Kendisinin 'yakın algılama' ve 'çıplak elle imha taktikleri' özellikleriyle kitaba ayrı bir boyut kazandırmış. ( Yazar bu taktiklerin detaylarını paylaşmıyor. Sebebi diğer kitaplarında paylaştığı dağa tırmanma yöntemi sebebiyle bir kişinin ölmesi ve müzede iyi korunan bir tablonun nasıl çalınabilceğinden ayrıntıya girmesinden sonra Milano Müzesi'nden üç tablo anlatılan yöntemlerin birebir şekilde çalınmasıyla sorumluluk almak istememiş.Durum böyle olunca insan acaba nasıldır diye merak etmiyor değil .)

Kitabın mağara keşif bölümü en beğendiğim bölüm oldu. Yazarın harika betimlemeleriyle sizde Nicholai ve Le Cagot ile birlikte mağaranın derinliklerini keşfedecek; Le Cagot'un espilerine birlikte gülüp, dosthane sohbetine ortak olacaksınız :)




Rodney William Whitaker nam-ı değer (takma adıyla) Trevanian...
Yazarın okuduğum ilk kitabı olmuştur. Ve okuduğum ilk kitap olmasına rağmen yazarı daha çok merak edip ilgimi çekti. Böylesine şahane bir zeka ve yetenekli kalemiyle Şibumi’yi sürükleyici bir heyecanla okuyabildim. Ve okuduktan sonra da bir süre etki altısında kalmamak imkansız oldu benim için hatta en ufuk açıcı kitaplarımdan biri oldu. Anlatımı akıcı olup dilini çok güzel kullanmış. Doğal betimlemeleri işi daha da ilginç kırmakla kalmayıp bazı mantıksal boşlukların yaratması kitabı sindire sindire okunmasını kılıyor. Bir daha dönüp okuduğum cümleler oldu. İlk başlarda hakim olamayıp kafa karışıklığı gibi olsa da sonra kitabın içine girdikçe birden iş çözülünce asıl olay başlamış oldu. Başlarken dişi sıkmak gerek. Romanın kahramanı Nicholai Hel karakteri benim idolüm oldu! Kendisi yarı rus yarı alman olup japon bir general tarafından yetiştirip go oyunuyla hayatına ışık tutuyor. Go oyununa ayrı bir merak uyandırıyor. Karakterin iradesine hayran kaldım. Şibumi felsefesini içine ustaca yedirilmiş Nicholai Hel. Bir çok konuyu barından bu romanda felsefi, macera, sevgi, heyecan, aksiyon, gizem, gerilim ne ararsınız her şey var ve böylesine yüksek tempolu bir kurguyu iyi ki okumuşum diyorum. Bazı kısımları kopukluk ve sıkıcı görsemde onun haricinde muhteşem kurgulu bu kitabı şiddetle ve yavaşça okuyun! Unutmayın ki her şeyden önce ilginç bir hayatın hikayesi...




Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: