Sezgin Kaymaz En Beğenilen Sözleri
1. "İnsan öyledir. En çok, en sevdiğine kırılır, en çabuk ona küser, ama ‘O’nun bir yanlışlık yaptığına, ‘O’nun o kötü şeyi isteyerek yapmadığına inanmaya hep hazırdır."
- Zindankale
2. "Bir cümle kurmakla bin cümle kurmak arasında geçip giden bir şey değildi zaman. Geceyle gündüz arasında, yolun başıyla sonu arasında, yazla kış, doğumla ölüm arasında geçip giden bir şey değildi. İlle de geçip giden bir şey lâzımsa, bizdik o; bizden başkası değildi. Hükmü yoktu zaman denen şeyin. Hükmü olmayan şeyin varlığı zaten anlamsız, varlığı anlamsız olan şeyin yokluğu zaten önemsizdi."
- Kün
3. "En iyisi mi, hatırlamanın önüne geçilemiyordu madem, düşünmenin önüne geçecektin."
- Zindankale
4. "İnsan yalnızca az bilirse bir şey bilir. Bilgiyle birlikte şüphe de büyür.
– GOETHE."
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
5. "…insan, sadece kötülüğü yaptığı anda kötüdür, hep değil."
- Zindankale
6. "Düşündükçe kafayı sıyırıyordu. “Ulan Davut...” diyordu, “Otobüste gördün, kaçırdın... hadi onu saymayalım, camı kırıp içeri atlayacak halin yok. Sonra durakta gördün, gene kaçırdın. Arabayı bir kenara çekip peşinden koşabilirdin, değil mi ki Allah sana ikinci bir fırsat vermiş... ama, hadi onu da saymayalım, park edecek yer yoktu diyelim. Gözlemeciye ne diyeceksin kardeş? Park sorunun desen yok, gözlemeci dükkânı seyyar değil, kalkıp gitmiyor otobüs gibi... Kız da içerde oturmuş gözünün merceğine merceğine bakıyor. Bir insana üç defa büyük ikramiye çıkar, üçünde de biletini kaybederse bir bilet daha gönderir mi Allah ona? Göndermez. Ben de olsam, ben de göndermem. Salaksın sen, salak!”"
- Zindankale
7. "Kolay değildi, sana yalan söyleyen bir arkadaşının sana yalan söylediğini bilip, ona yalan söylemiyormuş gibi davranarak ona yalan söylemek ve bu arada da asıl yalancıyla bir olup sana onun yalanını hem satan hem de “Bu yalan söylüyor!” deyip ispiyon eden ve fakat bu yalana inanmışsın gibi rol yapman için seni tembihleyen ve gene fakat sana değil asıl yalancıya yalan söyleyen arkadaşını ters köşeye yatırmamayı başarabilmek... Hiç kolay değildi..."
- Zindankale
8. "Düşünmek demek akıl yürütmek demekti ve aklın uymak zorunda olduğu kurallar vardı. Bu kuralları sen icat etmediğine, her bir kuralın da ayrı bir müellifi olduğuna göre, demek ki akıl yürütürken başkalarının kurallarına göre ölçüp biçmek zorundaydın. ‘Düşünüyorum, o hâlde yokum!’ diye acı acı alay etti kendisiyle. ‘Demek ki, düşündüğüm sürece ben ben olmamış oluyorum."
- Kün
9. "“İnsan öğrendiklerini hayata geçirmiyorsa onları öğrenmemiş demektir. Mazbata sahibi her insanın meslek erbâbı sayılmayacağı gibi. Bu anlamda diplomalı olanımızla cahil olanımız arasında fark yoktur.”"
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
10. ""Ben sana aşık oldum tamam mı ama ben oldum yani, üstüne alınma...""
- Düz Dünyacılar
11. "“Benim esas anlamadığım, bir insan hem bu kadar salak olup hem de nasıl bu kadar kurnaz, sinsi ve üçkâğıtçı olabiliyor.”"
- Zindankale
12. "Hayaletle hayâl eden iki tarafından kalktı denklemin, bir gelip bu tarafta bir oldular, bir geçip öbür tarafta; iki dünyayı denk ettiler kara makara iplikleriyle. O bunun oldu, bu onun oldu. Denklem gene o denklem: Olan olmazsa olduran olmaz."
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
13. "amma velakin, ne oldum dememeli, ne olacağım demeliydi insan ve Şadıman Beyefendi, işte takriben yirmi dokuz senedir, “Ne olacağım?” diyen adamdı."
- Zindankale
14. ""Ben sana âşık oldum tamam mı, ama ben oldum yani, üstüne alınma...""
- Düz Dünyacılar
15. "Zaafın ortaya çıkıp da nutkun tutulunca ne yaparsın? Kolay! Karşı tarafın zaafını vurursun yüzüne. Tartışma konusuyla alakasız olabilir. Olsun! O ezilip büzülürken sen kirişi kırıverirsin."
- Zindankale
16. "Hem savunma savunmama meselesi değil, karşındakini adam gibi dinleme dinlememe meselesi diye düşünüyordu Musa, hem de bu sefer de bunla tartışıyorum ve garanti gene kaybedeceğim diye düşünüyordu. Arada kalmıştı. Hangisi daha kötüydü acaba? O tartışmayı kaybetmiş olmak mı, bu tartışmayı da kaybedecek olmak mı? Öbürü için çok geçti artık. Buna direnmeye karar verdi. “Evet de...” dedi ümitsiz ümitsiz, “... sahip olduğum şeyleri değerlendirmediğim sürece, yani, giriş var çıkış yok, denklem yok yani, di mi?” Ataman’ın örneğini satacaktı. “Diyelim çok param var, harcamıyorum. Param var sayabilir misin beni?”
“Sike sike sayarım hem de. Var mı yok mu, onu söyle sen.”
Haklıydı kadın yahu. “Var ama...”
“Eczacılık diploman? Var mı yok mu?”
“Var da...”
“Sen erkek misin değil misin?”
“Efendim?”
Misafir bâriz bir şekilde yanaştı; kaya kaya, göstere göstere. “Bana elini sürmekten korkuyon ya... Erkek değil misin sen şimdi? Karı mı diyeyim sana ben?”
Musa sırıttı. “Deme. Erkeğim ben.” Az da o yanaştı.
“Ne mâlûm? Hani kullanmıyosan değildin?”"
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
17. "“Çünkü kör bakarsan kör olur her gördüğün..”"
- Düz Dünyacılar
18. "Delirmek, gerçekliğe verilebilecek en uygun tepkidir."
- Kün
19. "“İnsan bunlar, her şey heveslerini alıncaya kadar…”"
- Düz Dünyacılar
20. ""Güvenme insanlara balım. Güü veen mee!""
- Düz Dünyacılar
21. "Gözlerim yeterli değil,daha yüzlerce göz bulmalıyım ödünç almalıyım da seni seyretmeliyim."
- Geber Anne!..
22. ""Çayı sever misiniz?"
"Hakkında binlerce sayfalık şiirler yazacak kadar. İflah olmaz bir tiryakiyim ben.""
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
23. ""Ben varım!" deme
Belki yoksundur..."
- Deccal'in Hatırı
24. ""Ben her insanda bir cani, bir de melek görürüm.""
- Geber Anne!..
25. "Adam ölürse kadın dayanıyor oğlum. Ama kadın ölürse adam bitiyor."
- Deccal'in Hatırı
26. "Seni tamamlayacak olanı bul...
Mevlana"
- Deccal'in Hatırı
27. "“İşini seven severek çalışır, severek çalışan daha iyi çalışır..”"
- Düz Dünyacılar
28. "..." Ben sana aşık oldum tamam mı, ama ben oldum yani, üstüne alınma...""
- Düz Dünyacılar
29. "Görürsün,
O beğenmediğin kış, baharı doğurmak için canını verir
Bu âlem yine kokularla, renklerle dolar...
Mevlana"
- Deccal'in Hatırı
30. "Geçmiş ve gelecek yoktur, sonsuz bir şimdi vardır."
- Düz Dünyacılar
31. "Ne tuhaf! Düşünmenin para etmediğini de gene düşüne düşüne keşfediyordu insan. Düşünmemesi gerektiğini düşüne düşüne buluyordu."
- Kün
32. "Hayat bir mucizeydi zaten. Geldiği gibi, olduğu gibi kabul edecek, debelenmeyecektin."
- Kün
33. "İlk "Canım" demek istediğinde ar etmiş dedem,
“Hanım" dese “malım" demiş gibi olur diye korkmuş, "Vesile" dese çok resmi, soğuk. Ama kendinden tarafa bakmasını istiyormuş, onu görmesini, onun içini, yüreğini, sevdasını fark etmesini istiyormuş; anlatacak, dökülecek, gerekirse ağlayacakmış. "Baksana" dese olmaz,
"Bak hele ... " demiş, devamını getirebilecekmiş gibi.
Bakele dönüp bakmış. Dedem bütün söyleyeceklerini unutmuş, öylece kalmış."
- Bakele
34. "Şimdi,
Benim halim söze sığmaz da sığmaz
Bu sözlerdeki halim
Benim halim değil..."
- Zindankale
35. "“Gaddardı insan denen şey, vicdanı sağırdı..”"
- Düz Dünyacılar
36. "Kural şu: Düşünmemeye çalıştığın şeyi daha çok düşünürsün.."
- Zindankale
37. "Ben ceset halindeyim; canım odur,
Hastayım ben; sanki dermanım odur..."
- Zindankale
38. ""Dede? .. " dedim, "Bakele ne demek?" Anlattı.
"Canım" demekmiş.
Ve "Aşkım" ve "Bir Tanem" ve "Her Şeyim" ve "Ömrümün Varı " ve "Gözümün Nuru" ve "Kalbim" ve "Işığım" ve daha yüz binlerce güzel söz, güzel ses demekmiş."
- Bakele
39. "“İnanıyorsun, çünkü inanmak zorunda hissediyorsun kendini..”"
- Düz Dünyacılar
40. "Acı çekmek iyidir; varlığının farkında olmanı sağlar."
- Kün
41. "“En fena susuzluk, suyun dibindeki susuzluktu..”"
- Düz Dünyacılar
42. "Farz et ki bir rüzgâr idim, esip geçtim hayatından
Ya da bir yağmur, sel oldum çöllerde
Sonra toprak çekti suyu canına
Yok olup gittim, belki rüya idim senin için
Uyandın ve ben bittim.
Beni güzel hatırla..."
- Geber Anne!...
43. "Bir kalkış nasıl değiştiriyorsa her şeyi, bir duruş da öyle değiştiriyor. Bir karar veya bir tereddüt. Biz diyoruz ki tesadüf, ama tesadüf diye bir şey yok... Sadece denklem var, ki o da bizden habersizce kuruluyor."
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
44. "Ve insan, insanlığını çiğneyeceği zaman en çok ahlak kurallarına sığınır."
- Bakele
45. "Kim ki hayatı sevmez, o, kendini de sevmez ... kim ki kendini sevmez, yaşamayı da sevmez… bir denklem bu ... ""
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
46. ""- Neden geri dönmedin?
- Neden kaçtığımı hiç unutmadım da ondan.""
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
47. ""Siz, hasreti de aşk ile sevecek kadar aşık mısınız?""
- Bakele
48. "Merhamet, sana gücü yetmeyecek olana kimselerin görüp duymadığı yerde yaptığın iyilikti."
- Deccal'in Hatırı
49. "Senin baktığına herkes bakar...
Gördüğünü ise bir sen görürsün..."
- Kün
50. "Aşk, aşık olduğunla yekvücut olmakmış.
Öyle dedi dedem"
- Bakele
51. "Ölüler birbirlerini rahatsız etmez, birbirlerinin huzurunu bozmazlardı. Neden bozsunlar; sınıf yoktu, ast yoktu, üst yoktu, avam yoktu, kaymak tabaka yoktu, suç yoktu, ceza yoktu, iyi yoktu, kötü yoktu, günah yoktu, sevap yoktu, ayıp yoktu, yasak yoktu, mal yoktu, mülk yoktu, aşiret yoktu, töre yoktu, ahlâk yoktu, ahlaksızlık yoktu, namus yoktu, namussuzluk yoktu, istek yoktu, arzu yoktu."
- Kün
52. "Malum, insan denen yaratık, ne kadar bilse de, iyi şeyleri hep karşısındakinden duymayı arzu eder..."
- Kaptanın Teknesi
53. "Bil ki her nesne ermez ehlinin eline
Tam olmak için parçalananda hüner yine..."
- Kün
54. "Bir otobüsü kaçırıp bir sonrakine binsem ne olur? Olması gereken trilyonlarca şeyle olmaması gereken trilyonlarca şeyin yeri değişir, tanışacağım insanlarla tanışamam, asla tanışamayacağım insanlarla tanışırım ... "
" Çünkü bi sonraki otobüsle gittiğin yer, bi öncekiyle gidebileceğin yer değildir artık... "
" Evet… boyut değişmiştir, dünyanın güneşten aldığı ışınların açısı değişmiştir, zaman değişmiştir, kişiler değişmiştir…”"
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
55. "Kalbinin olduğu yer kanıyordu. Çok kanıyordu. Ama acımıyordu."
- Kün
56. "“Kalktığında yatağı dağınık bırakmak rahatlıktır ama yatacağın zaman dağınık yatak rahatsız eder seni.""
- Deccal'in Hatırı
57. "Cep telefonuyla ilan-ı aşk ha? Olacak iş değildi.
İğrençti, korkakça, sinsice, alçakçaydı. Görmemişlikti."
- Bakele
58. "…
Kişinin kendine ettiğini
Edemez kişiye hiçbir fâni...
MEVLÂNÂ
…"
- Kün
59. ""(...) en fena susuzluk suyun dibindeki susuzluktu(...)""
- Düz Dünyacılar
60. "Ankara onunla vardı. Onsuz Ankara boştu gecenin o saatinden sonra, o olmadı mıydı buzlarımız gibi soğuk sular iç kanamaz, o olmadı mıydı kırkayak ol yürüyemez, o olmadı mıydı Lokman Hekim ol yaşayamazdın."
- Düz Dünyacılar
61. "“Beni anlaman lazım…”"
- Düz Dünyacılar
62. "Çocukları evlilik bağının tutkalı niyetine kullanmaya kalkan anne babalar, çocuklarını da kendi zindanlarına attıklarını göremiyorlar galiba."
- Bakele
63. "İyilik ve kötülük yalnızca insana hastır bir kere. Ay ne iyi bir leopar, of ne kadar da art niyetli bir karanfil veya şu ne de hâzâ beyefendi tepe der misin hiç?"
- Düz Dünyacılar
64. "Kalbi nerdeyse, insan ordadır."
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
65. "Sevmek de bir nevi yatırım değil midir?"
- Kaptanın Teknesi
66. "“İki resim arasındaki eksiği bulun!” Sevgi, aşkta da vardı, başka bir şeyin içinde de... Hasret? Sevginin her türlüsünde var... Doyamamak? Sev de nasıl seversen sev, doyamazsın!.. O zaman eksiklik neredeydi; tuhaflık nerede?"
- Zindankale
67. "İki insan ayrılırken şefkatli konuşan taraf, aşık olmayan tarafmış."
- Bakele
68. "İyilik ve kötülük yalnızca insana hastır bir kere. Ay ne iyi bir leopar, of ne kadar da art niyetli bir karanfil veya şu ne de hâzâ beyefendi bir tepe der misin hiç?"
- Düz Dünyacılar
69. ""Bu imansızların imanı olmadığına iman ederim."
ŞULE GÜRBÜZ"
- Düz Dünyacılar
70. "“Güvenme insanlara balım. Güü veen mee!”"
- Düz Dünyacılar
71. ""Kurban olduğum ... " diyordu bir taraftan da, "kendimi tutmasam pek salaksın derim ama darılırsın diye diyemiyorum.""
- Düz Dünyacılar
72. "Her derdimin dermanı olabilirdin...Olmadın..."
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
73. "Halbuki hayatı yaşanabilir kılan şeylerden biri de sahip olduklarımızın alternatif maliyetini ödeme mecburiyetidir .."
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
74. "İnsan birine haksızlık etmek istediği zaman, köpek gibi tasma takar da içinin en karanlık deliğine kapatır vicdanını. Hem iyi biri olduğunu düşünüp hem de kötülük etmek istiyorsan, zulmedeceğin
kişinin insanlığına bakamazsın çünkü. Yüzün tutmaz. Sıfatına bakarsın. Etiketine, markasına bakarsın."
- Bakele
75. "insanı insanla kıyas eyleme,
Neş'eden coşma, gamdan inleme..."
- Zindankale
76. ""Aşk erkeklik işi değildir, insanlık işidir." diyordu. "Cesaretin ne işi var orada? Bilakis, aşık dediğin, şu dünyadaki en korkak adamdır. Karnın ağrımıyor mu mesela?""
- Bakele
77. ""Ne bakıyorsun öyle?"
"Sevap."
"Efendim?"
"Hiç ... güzele bakmak sevaptır, derler ya ... sevaba girmek için bakıyorum.""
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
78. "İnsan yalnızlığa dayanabilir mi? …"
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
79. ""Yasaklamamak da yasaklamak değil mi sence?""
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
80. "Sen bana suç bulma, eğri büğrü görme beni
Ben kendi suçumu biliyorum.
Pişmanım çok,
Gecemin gündüz olmasını bekleyip duruyorum..."
- Zindankale
81. "İki kulağından birini çalsam duymaz,
İki yakasından tutsam çeksem ne?
Yorganı oyalı, bir küçük mendil bilmez,
Aşkı getirsem üstüne sersem ne?"
- Ateş Canına Yapışsın
82. "Çay delisiydi. Çayın hastasıydı. Tatmin edemediği, doyamadığı, bırakamadığı tek zevkiydi. "Eroinmanın eroin bağımlılığı da olsa olsa böyle bir şeydir,” diye düşünürdü hep. Çay içmeden yaşanabileceğine inanmazdı. Ne büyük keyifti o... Hele de kitap okurken..."
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
83. "Sen, kendinden kaçabileni duydun mu? .."
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
84. ""Hiç kimse, kaçarak kaçmış olmaz evladım,""
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
85. "Çok yıldız var ki, göğün bile haberi yok."
- Düz Dünyacılar
86. "“Ben sana aşık oldum
tamam mı, ama ben oldum yani, üstüne alınma ... ""
- Düz Dünyacılar
87. "Aşıktan korkar oldum ben şimdi birden / Ya beni bırakırsa, kalırsam bir ben - MEVLANA"
- Düz Dünyacılar
88. "Her insanın sevdiği şeylerin sayısı, sevmediği
şeylerin sayısına denktir ..."
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
89. "Onu kollarıma aldığımda dünya umurumda olmuyordu hoş, ama eve döndüğümde bütün dünyayla sevişmişim gibi hissediyordum.
Yorgun, kirli ve iflah olmaz."
- Bakele
90. "Başkalarının fikirlerini mantıksızlık derecesinde umursamış olan insanların enkazıyla doludur edebiyat alanı."
- Ateş Canına Yapışsın
91. "…
—“Ağla ağla,” dedi. “Vallahi nefes almak gibidir ağlamak. Ağla, için açılsın.”
…"
- Zindankale
92. "Tut ki Ali'den miras kaldı sana zülfikar,
Sende Ali'nin yüreği yoksa Zülfikar neye yarar?
MEVLANA"
- Deccal'in Hatırı
93. "Kimi zaman ayrılık, beraber olmakta direnmektir."
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
94. ""İnsan, sevdiğine kıyabilir mi hiç?"
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
95. "Artık sadece dinlemek, düşünmek ve anlamak zamanıydı; yapılması gerekeni yapmak zamanı, sabır zamanı."
- Ateş Canına Yapışsın
96. "Kâmil olan insan değildir kardeşim, vallahi değil, dıştan dışa bilmesen de içten içe bilirsin bunu."
- Düz Dünyacılar
97. "Her denklem gibi, insanın kendi iç dünyasını ayakta tutan denklem de dengeye muhtaçtır. Hiç kimseyi, hiçbir şeyi sevmediğini söyleyen biri bile denklemin diğer tarafına, nefreti ve sevgisizliğiyle denk ağırlıkta veyahut yoğunlukta, kendine olan, yaşamaya olan sevgisini koyuyordur.""
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
98. "Herkes çay yapar, ama herkes çay demleyemez.."
- Zindankale
99. ""Vakit vakit. . . konuşacak kimsen yoksa, vakit geçmez … hayatın bok içinde yüzüyosa, vakit geçmez … etrafındaki her şey sana batıyosa vakit geçmez … sıkıntılarının bitmesi için gün sayıyosan vakit geçmez ... hiçbi şey seni ilgilendirmiyorsa,
vakit geçmez ... n'aparsın o zaman? . ."
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
100. "—Allah rızık yağdırmış, dokunmuyorsun. Olmaz! Sen uzanıp almazsan o sana zorla vermez. Kendiliğinden verecek olsaydı ‘Dua et ki vereyim!’ demezdi.
Mülk Allah’ındı.
Sen almasını bilecektin."
- Kün
101. "Biraz saygı, biraz hürmet, kadim tembih diyorum!"
- Düz Dünyacılar
102. "Dünyadaki ağaçların yarısını kalem, yarısını da kağıt yapsan, toprağın formülünü gene sığdıramazsın ... neden? .. Çünkü, ölenlerin hepsinin formülü vardır onda ... kaç canlı geldi geçti de toprağa karıştı bilen var mı?…"
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
103. "Aklın bahsi ya eserdir, ya sebep,
Oysa şaşkınlık verir, can bahsi hep..."
- Zindankale
104. "Kötü insanların çocukları ancak iki şekilde iyi olabilir.
Bir: Çocuklarının aklı ermeden "Bize ne? Devlet baksın." deyip götürür, yetimhaneye verirler.
Bir de ikinci şık vardır. Kendileri büyütürler, ama bir mucize olur.
Hülya da oydu; ikinci şık."
- Bakele
105. "Diş ağrın gibidir mazin. Kaçamazsın."
- Bakele
106. ""Dede?..." dedim, "Bakele ne demek?"
Anlattı.
"Canım" demekmiş.
Ve "Aşkım" ve "Bir Tanem" ve "Her Şeyim" ve "Ömrümün Vârı" ve "Gözümün Nûru" ve "Kalbim" ve daha yüz binlerce güzel söz, ses demekmiş.
İlk "Canım" demek istediğinde ar etmiş dedem, "Hanım dese "malım" demiş gibi olur diye korkmuş, "Vesile" dese çok resmi, soğuk. Ama kendinden tarafa bakmasını istiyormuş, onu görmesini, onun içini, yüreğini, sevdasını fark etmesini istiyormuş; anlatacak, dökülecek, gerekirse ağlayacakmış. "Baksana" dese olmaz, "Bak hele..." demiş, devamını getirebilecekmiş gibi.
Bakele dönüp bakmış.
Dedem bütün söyleyeceklerini unutmuş, öylece kalmış.
Beklemiş beklemiş Bakele, gülümsemiş, dedemin elini tutmuş, bakmış ki dedem yutkunup duruyor, "Anladım İbrahim..." demiş. "Anladım... Sen bana Bakele de bundan sonra, ben anlarım senin ne demek istediğini."
Aşk, âşık olduğunla yekvücut olmakmış.
Öyle dedi dedem."
- Bakele
107. "—Sabra ve şükre sırt çeviriyor, Allah’tan ümit kesiyor; gene de Allah onu kendi gazabından esirgiyor, anlamıyor!"
- Sandık Odası
108. "Sadece yalnızlığımı seviyorum çünkü o beni hiç yalnız bırakmıyor!"
- Lucky
109. "Sarsıcı bir güzellik vardı ortada. Ürkütücü, nefes kesen bir zarafet vardı. Haksız bir rekabet, ki rekabetin ne olduğunu bile bilmiyordu, insafsız bir kıyas vardı."
- Ateş Canına Yapışsın
110. "Amaan... Eden bulsundu kardeşim, bir kere de bulsundu be, bir kere de kötüler çarpılsındı lan! İşi öbür dünyaya, ahirete falan bırakmadan, şöyle buracıkta, yapıp ettikleri bir bir yüzüne vurularak; burunlarından fitil fitil getirilerek..."
- Deccal'in Hatırı
111. "Kapalı kapı nasıl açılır?
Anahtara düşman kesilmişsin."
- Geber Anne!..
112. "—Öyledir zaten, ışık hep vardır. Görüp görmemek ve esas görmediğin zaman var olduğuna iman etmek sana kalmış! O ki, görmek değil, görmemektir varlığın delili. Orada bulut var, sen de güneşi görmüyorsun. Yok mu yani güneş?"
- Zindankale
113. "Birisi dedi ki:
"Bir zor işim var; akıllı birini arıyorum, danışacağım. "
Birisi de ona,
"Bizim şehrimizde şu deliden başka akıllı yoktur. " dedi…"
- Zindankale
114. "—“Orda bir köy var uzakta, O köy bizim köyümüzdür, Gitmesek de görmesek de, O köy bizim köyümüzdür.” Nah sizin köyünüzdür! Köyün türküsünü çığırmak başka, köyü görmek gene başkadır. Uzaktan hoş gelir tezek kokusu, bit sirkesi. Git de gör bakalım hele! Gördükten sonra da “Bu köy benim köyümdür!” diyebiliyorsan, tamam, al senin olsun."
- Zindankale
115. "…
—Kandırıldık biz. Doğru doğrudur, yalan da yalan. Bunun grisi, beji, fümesi olmaz kardeşim! Olmaz! Yalan günahtır. Ne renk olursa olsun.
…"
- Zindankale
116. ""kendimi tutmasam pek salaksın derim ama darılırsın diye diyemiyorum.""
- Düz Dünyacılar
117. ""Bilmek başkaymış, yaşamak başka ! ""
- Zindankale
118. "Tıpatıp sana benzeyenim ben
Ağlarsan ağlayan,
Gülersen gülen..."
- Kün
119. "Her şey bir şeyi yer âlemde...
Toprak insanı,
Ağaç toprağı,
Meyve ağacı,
İnsan meyveyi,
İnsan insanı,
İnsan insanı...
MEVLANA"
- Deccal'in Hatırı
120. "Yok! İflah etmeyecekti."
- Geber Anne!..
121. "Buraya gel,
Sana sevdam çok..."
- Zindankale
122. "Nöörün?
Nöörüyüm?"
- Kün
123. "Kimi zaman ayrılık, beraber olmakta direnmektir."
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
124. "Aşk, dünyayı yok saymaktır."
- Deccal'in Hatırı
125. "Asıl soru şudur: Gerçeğin ne kadarına dayanabiliriz?"
- Lucky
126. "Ona soracak olursanız, her şey, nasıl olması gerekiyorsa öyle olur, hatta olmaz bile
'oldurulur'. Tesadüf yoktur.""
- Zindankale
127. "Birçok insan yüzlü şeytan var hele
Sunma el
Sana sunulan her ele..."
- Zindankale
128. "İnsan, aradığıdır..."
- Kün
129. "—Aşık adam yılmaz, canını sakınmaz, üzülme, utanma nedir bilmez. Değirmen taşının altına girmiş gibi ezilip unufak olur da ‘bunaldım’ demez. Aşık, aklını çöpe atıp ‘Aşk bana yeter’ diyen adamdır. Tahammül kelimesi yoktur onun lûgatinde; tepeden tırnağa rızadır, kabuldür..."
- Kün
130. "' Herkes herkesle konuşuyor, kimse kimseyi dinlemiyordu. '"
- Farfara
131. "…
“İlk intiba son intibadır!”
“İlk anda ne hissettiysen, son anda da hissedeceğin odur.”
…"
- Zindankale
132. "İnsanları, havsalamızda bize en çok etki ettikleri halleri ile resmeder, o şekilde dondurup muhafaza ederiz. Oysa onlar an be an değişir. Bunu hiç düşünmeyiz."
- Zindankale
133. ""İnsan önem vermediği şeyleri unutur.""
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
134. "Aynada bir şekil görürsün hani?
Senin şeklindir o,
Aynanın değil..."
- Zindankale
135. "Delirmek, gerçekliğe verilebilecek en uygun tepkidir."
- Kün
136. "Söylersen sırrını bir ferde sen,
Dinle artık ummadık dillerde sen...
MEVLANA"
- Geber Anne!..
137. "…
“İnsanı insanla kıyas eyleme,
Neş’eden coşma, gamdan inleme...”
MEVLÂNÂ
…"
- Zindankale
138. "Sır, ancak sırrı bilenle eşittir."
- Zindankale
139. ".
Hayatta iki kişiye laf anlatamazsın mümkün değil. Bilene, bir de cahile. Bilen zaten biliyor, nasıl anlatacaksın? Cahil zaten cahil, ne anlayacak?
."
- Bugün Bize Kim Geldi
140. "—“Ben, sevdiğimin her cevrine, ettiği her cefaya güleryüzle sahip çıkıp onun yanında kalmayı deniyorum. Eğer erkeklik nedir dersen, işte erkeklik budur.”"
- Sandık Odası
141. "Kıyameti ne sanır insan? Şöyle der mi meselâ akl-ı selim? “Kıyamet, insan neslinin sona ermesidir.”
Der mi?
Demez.
Ne der?
“Efendim, sular, seller basacakmış, gökten ateş topları yağacakmış, Deccâl diye bir herif çıkıp tuttuğunu... Tövbe estağfurullah...”"
- Kün
142. "Dikkat etmezsek alışkanlık alışkanlık olmaktan çıkıp biz oluyor bir müddet sonra."
- Düz Dünyacılar
143. "Benim ne geçmişim, ne de geleceğim var...
Eğer kalırsam, kalışımda bir ayrılış vardır...
Gidersem; ayrılışımda bir kalış...
HALİL CİBRAN"
- Kün
144. ""Ben sana âşık oldum tamam mı, ama ben oldum yani, üstüne alınma...""
- Düz Dünyacılar
145. "Hem dost, hem düşman."
- Zindankale
146. "….
“Çoğunu gören azına nasıl kanaat edecek, güzelliğin bizatihi kendisiyle meşk etmenin tadına varan, güzelin gölgesinden ne tad alacaktı?”
…"
- Kün
147. "—Başkalarının baktığı yerden baktığında başka bir hayat göreceğini bilirdin; eyvallah. Misâl, dindarsan, hayatı sevap ve günahtan ibaret görürdün, obursan makarnadan, mantıdan, etliekmekten. Ölsen başka bir şey göremezdin. İnsan olarak; hayatın boyunca sana ‘DOĞRU’ diye kaktırılan şeylerden ibarettin. Bu nedenle deliliğin de delilik olabileceğine pek inanasın gelmezdi. Normalin altı delilikti tıbba göre. Peki normalin üstü? O da delilikti tabii."
- Kün
148. "Alsa bir çöp yanan kordan ateş
Çöp olur birden yanan korla eş
MEVLANA"
- Düz Dünyacılar
149. ""iyi oldukları için değil cezadan korktukları için iyi olsunlar, sevap işlemek, yani ödüllendirilmek için iyi olsunlar.""
- Düz Dünyacılar
150. ""Yap yakıştır, kat karıştır, ondan sonra tövbe de, geçsin gitsin, oh ne âlâ! Yok öyle.""
- Düz Dünyacılar
151. "Kolay değildi, sana yalan söyleyen bir arkadaşının sana yalan söylediğini bilip, ona yalan söylemiyormuş gibi davranarak ona yalan söylemek ve bu arada da asıl yalancıyla bir olup sana onun yalanını hem satan hem de “Bu yalan söylüyor!” deyip ispiyon eden ve fakat bu yalana inanmışsın gibi rol yapman için seni tembihleyen ve gene fakat sana değil asıl yalancıya yalan söyleyen arkadaşını ters köşeye yatırmamayı başarabilmek... Hiç kolay değildi..."
- Zindankale
152. "Kum alıp altın eder kamil onu…"
- Zindankale
153. "Pis de olsa temiz görünüyorsa karşındaki sana, kirli de olsa pir-ú pak görünüyor, dar da olsa bol, beş de olsa on, köpek de olsa cümle mahlukat görünüyorsa, ki öyle görünüyordu, âşık olmuştun arkadaşım. Aşık!"
- Düz Dünyacılar
154. "İyi insanın gözü, ayıbı görmez.
Tebrizli Şems"
- Geber Anne!..
155. ""(...)dilini durdurursun, zihnini nasıl durduracaksın, akıp gidiyordu lanet şey. ""
- Düz Dünyacılar
156. ""Varoluş denen yığma duvarın birbirini itmeyen, tutmayan, birbirine koltuk çıkmayan tuğlası yoktur Kardeşim. Ne olur oynatma şunları yerinden, harçlarını kazıma, kirişlerini kırpma, kolonlarını budama. Uyan!"
- Düz Dünyacılar
157. ""Ölmüş demedim." dedi Şengül Abla. "Vurmuşlar dedim."
"Allah şifa versin. Nası durumu?"
"Ölmüş.""
- Son Şura
158. "Normalin altı delilikti tıbba göre. Peki normal üstü? O da delilikti tabii."
- Kün
159. "Şu âleme, kendi kararını kendi verebilmiş, kendi kaderini kendi belirleyebilmiş bir Allah kulu gelmemiştir henüz, gelmeyecektir. O telefonu açma, kaderin değişir, bu kapıdan bir saniye geç çık, kaderin değişir, onunla değil, benimle tanış, kaderin değişir, oraya basma, buraya bas, kaderin değişir. Niye bastın? Bastın mı? Hayır efendim, bastırttırıldın! Senin elinde olan bir şey yoktu, oraya basman icap ediyordu ve kâinatın düzeni senin keyfine bırakılamazdı. Bastırttırıldın bu sebepten. Bir teklife ‘Hayır’ veya ‘Evet’ diyen kişi değilsin sen. ‘Hayır’ veya ‘Evet’ dedirttirilen kişisin"
- Zindankale
160. "Acıları unuta unuta ruh taşıdığını da unutuyordu insan. İnsanlıktan böylece çıkıp gidiyordu. Kimisi pek meraklıydı ahkam kesmeye. Bilgiç çoktu, bilge az."
- Lucky
161. "Kişinin kendine ettiğini
Edemez kişiye hiçbir fâni..."
- Kün
162. ""Çünkü, roman okumayı seviyorum... Her biri, sanki kendi hikâyem gibi gelir bana...""
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
163. "Kim güzellik, kim ki iyilik satar,
Akrebin iğnesi hep ona batar.
MEVLANA"
- Düz Dünyacılar
164. "Her kim ki aslından uzak düşsün;
Arar,
Aslına dönmek için
Uygun gün arar!"
- Zindankale
165. "Senin baktığına herkes bakar...
Gördüğünü ise bir sen görürsün. . .
MEVLANA"
- Kün
166. "Kişinin kendine ettiğini
Edemez kişiye hiçbir fani..."
- Kün
167. ""Göğsü, göz göz ayrılık delsin de bir,
Sen o gün benden işit özlem nedir?""
- Lucky
168. "“Kitaplarım en çok önem verdiğim eşyalarımdır benim.”"
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
169. "O kadar yakınında durur ki, göremez olursun. Kenara çekilip; arada tastamam çıkıp kendi haline bırakman gerekir kendini. Bazen de birinin tutup kulağından, seni senden uzaklaştırması, ‘’Gel bir de burdan bak.’’ demesi gerekir."
- Bakele
170. "... dilini durdurursun, zihnini nasıl durduracaksın..."
- Düz Dünyacılar
171. "Korkma !
Gökyüzünü bile al ayağının altına...
Vesveseler pamuğunu çıkar kulağından."
- Zindankale
172. "Madem kör değilim diyorsun,
Kör olduğunu niye göremiyorsun ?"
- Zindankale
173. "Baktı ki yok hiç tabipten faide,
Koştu Sultan yalınayak mescide. . ."
- Kün
174. "Dibini görmediğin bir ırmağın derinliğini, düşünmekle anlayamazdın."
- Kün
175. "Kendisine, cevabını veremeyeceği sorular sorup durduğu için hiçbirinin cevabını veremiyordu."
- Ateş Canına Yapışsın
176. "Bilgiç çoktu, bilge az."
- Lucky
177. "Bilgili bir aptal, bilgisiz bir aptaldan daha aptaldır…"
- Son Şura
178. "insanların çoğu, kendileri değil başkalarıdır."
- Kısas
179. "Beddua etmezem amma ki Hûdâ'dan dilerim
Bir senin gibi cefâkâra havadâr olasın"
- Düz Dünyacılar
180. "Aşkta da kumarda da kaybedersin an gelir. Belki de şanstır bu.
Sen kendine şanssız dersin."
- Deccal'in Hatırı
181. "Gözlerim yeterli değil,
Daha yüzlerce göz bulmalıyım, ödünç almalıyım da
Seni seyretmeliyim."
- Geber Anne!..
182. ""Çok yıldız var ki, göğün bile haberi yok "
MEVLANA"
- Düz Dünyacılar
183. "(...) bildiğimiz dil hepsidir; dün konuşulmuş, bugün konuşulan, yarın konuşulacak dillerin hepsi. Öyle de olması beklenir zaten, yoksa nereden bilelim kim kimin hakkını nasıl yemiş, kim kimin arkasından ne demiş, kim kime ne yalan söylemiş de o yalanı söylememiş olsa zinhar kaymayacak hakikat şakülünü kaydırmış, kimin ağzından ne fitne çıkmış da kimleri kimleri felakete sürüklemiş, kim aslında şöyle bir adamken böyle bir adammış gibi konuşmuş, kim tüm varlıkların ortak malı olarak var edilen dünya malının üstüne gurka yatmış da hepsi benim demiş, kim kimin acısına bakmadan kafasını çevirmiş yürümüş gitmiş, kim birini kandırmış, kim binleri, milyonları kandırmış, kim çalmış, kim rüşvet yemiş, kim rüşvet vermiş, kim komisyon kumbarasına daha çok para atabilmek için ha babam ihale açtırmış, kim korku salmış, kim ezmiş, kim işkence etmiş, kim öç peşinde koşmuş, kim övünmüş, kim şişinmiş, kim böbürlenmiş, kim gurura kapılmış, kim kibre yuvarlanmış, kim dedikodu yapmış, kim iftira atmış, kim bühtân etmiş; ne bilelim, nerden bilelim."
- Düz Dünyacılar
184. "Başka bir şey yapmamak için başka bir şey yapıyorsan, o yaptığın şeyi yapmış sayılmazsın.."
- Zindankale
185. "Ve insan, insanlığını çiğneyeceği zaman en çok ahlak kurallarına sığınır."
- Bakele
186. "Kişinin kendine ettiğini
Edemez kişiye hiçbir fani...
MEVLANA"
- Kün
187. "Başkasının canını sıkmasına izin veren kişi, canını sıkan kişiden daha sefildir!"
- Lucky
188. ""... hasta olmasa doktor, kul olmasa tanrı, kötü olmasa iyi, küfür olmasa iman olur muydu?.. ölüm olmasa yaşamak?.. nefret olmasa sevmek olur muydu?""
- Geber Anne!..
189. "…
Gözümün görüşü gibi,
Gönlüm de elimde değil!
MEVLÂNÂ
…"
- Zindankale
190. "—Değil mi ki kendini Allah’ın cennetinden sürdürmeyi başaran âdemoğlu, yine de kıyamayıp ona cennet kadar güzel bir dünya hediye eden Allah’a bir kere daha sırtını dönmüş ve yeryüzünü peynir arayıp durduğu bir labirentler cehennemine çevirmiştir, eh, ders başlayınca görür ebesininkini.
Eh..."
- Kün
191. "Ne güzeldi! Rüyaydı müyaydı ama güzeldi işte."
- Ateş Canına Yapışsın
192. "‘...ancak kendisi hor görülmelik olan insan karşısındakini hor görür...’"
- Lucky
193. "İnsan insan dedikleri
İnsan nedir şimdi bildim"
- Düz Dünyacılar
194. "Çok yıldız var ki, göğün bile haberi yok."
- Düz Dünyacılar
195. ""Yap yakıştır, kat karıştır, ondan sonra tövbe de, geçsin gitsin, oh ne âlâ! Yok öyle.""
- Düz Dünyacılar
196. "Deli dedikleri, etrafında neler döndüğünü
çözmeye başlamış insandır; hepsi bu."
- Kısas
197. "Acı çekmek iyidir, varlığının farkında olmanı sağlar. Cehennem bile hiç olduğunu bilmediğin bir hiçliğe yeğdir."
- Kün
198. ""(...)ben senin dilini senin bildiğin kadar biliyorum, anlatımım yetersiz geliyorsa sen yetersiz olduğundandır, ben değil.""
- Düz Dünyacılar
199. "Duayı bırak...
Ağaç istiyorsan tohum ekeceksin."
- Kün
200. "“Tanrı içimi bilir. Ben de bu düşüncelerimden mesul olduğumu bilirim. O halde ne yapmalı? Böyle isyankâr düşünüp hem, hem de düşünmüyormuşum gibi düşünemem ki!”"
- Ateş Canına Yapışsın
201. "“Aşk, aklın hesaplarına takılmaz.""
- Kün
202. "Üzülme…
Üzülebilecek kadar güzel bir yüreğin varsa sevin.
Üzülme... Üzülme."
- Kısas
203. "Öyledir insan. İlk ve en çok istediği şeydir sevilmek, ama ilk ve en çok suistimal ettiği şeydir sevgi. Kolaydır çünkü."
- Zindankale
204. "Sen yapabildiğin kadarını yap, yapamadığını da bırak kim yaparsa yapsın. Ne övün yaptım diye, ne dövün yapamadım diye. Yapıldıysa da sebep sen değilsin, yapılmadıysa da."
- Kün
205. "İnsan kendisini bildi mi her şeyi bildi demektir!"
- Lucky
206. "Sen sana ne sanırsan gayrıya da onu san
Dört kitabın mânâsı budur, eğer var ise"
- Düz Dünyacılar
207. "' Beni hor görme kardaşım
Sen altınsın ben tunç muyum?
Aynı vardan var olmuşuz
Sen gümüşsün, ben sac mıyım? '
AŞIK VEYSEL"
- Kısas
208. "Sen kapları, testileri hele bir kır,
Sular nasıl olsa bir yol tutar gider…
MEVLANA"
- Kün
209. "…
“Öyledir insan. İlk ve en çok istediği şeydir sevilmek, ama ilk ve en çok suiistimal ettiği şeydir sevgi.”
…"
- Zindankale
210. "Akıllara zarar güzellikteki yüz bir göründü bir kayboldu boşlukta…"
- Düz Dünyacılar
211. "Bakarsın bugün sever bu yürek,
Yarın sevilir bakarsın.
Yüreğimin özünde başka yarınlar var."
- Deccal'in Hatırı
212. "'Sen en çok hangi rengi seversin?'
'Yeşil... sen?'
'Önceden maviydi sadece, şimdi mavi yeşil...'
'Ben de'"
- Lucky
213. "Ne güzel bir terbiyesizlikti bu. Ne hoş küstahlıktı."
- Deccal'in Hatırı
214. "…
“İnsanız biz! Olduğu gibi değil, olmasını istediğimiz gibi görürüz insanları.”
…"
- Zindankale
215. "Kötü insanların çocukları ancak iki şekilde iyi olabilir.
Bir: Çocukları aklı ermeden ‘’Bize ne? Devlet baksın. ‘’ deyip götürür, yetimhaneye verirler.
Bir de ikinci şık vardır: Kendileri büyütürler, ama bir mucize olur."
- Bakele
216. "İnsan birine haksızlık etmek istediği zaman, köpek gibi tasma takar da içinin en karanlık deliğine kapatır vicdanını. Hem iyi biri olduğunu düşünüp hem de kötülük etmek istiyorsan, zulmedeceğinin kişinin insanlığına bakamazsın çünkü. Yüzün tutmaz. Sıfatına bakarsın. Etiketine, markasına bakarsın…"
- Bakele
217. "Duygusaldı. Ve de ketum."
- Bakele
218. "Öncü dost olmazsa şayet
Ben fakir,
Ön nedir bilmem
Ve bilmem son nedir..."
- Zindankale
219. "Ama o kadar 'bakmıyordunuz' ki, ister istemez ben size bakmaya başladım. O andan sonra da hep aklımda kaldınız..."
- Zindankale
220. "sana âşık olan benim, bu seni hiç alâkadar etmez."
- Düz Dünyacılar
221. "Ebesi olmayan saklambacın sobesi de olmaz."
- Zindankale
222. "Ne güzel bir terbiyesizlikti bu. Ne hoş küstahlıktı."
- Deccal'in Hatırı
223. "İnsan birine haksızlık etmek istediği zaman, köpek gibi tasma takar da içinin en karanlık deliğine kapatır vicdanını. Hem iyi biri olduğunu düşünüp hem de kötülük etmek istiyorsan, zulmedeceğinin kişinin insanlığına bakamazsın çünkü. Yüzün tutmaz. Sıfatına bakarsın. Etiketine, markasına bakarsın…"
- Bakele
224. "İçine iğne gizlenmiş çöreksin sen…"
- Deccal'in Hatırı
225. ""Duyduğumuz sevgi, sevgi duyduklarımıza sahip olmaktan kaynaklanıyorsa gerçek bir sevgi olabilir mi?""
- Son Şura
226. "Kim bile bilirdi yarın ne olacak?"
- Kün
227. "“Sen yaşamayı mı bilmiyosun Musa?” dedi, “Onu mu merak ediyosun? Ondan mı hep roman hep roman?”"
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
228. "Yaptığın hatadan habersiz sanma
Kara karıncayı gece gören var..."
- Kısas
229. "Sonsuzdan bir çık, gene sonsuz, bir milyar çık gene sonsuz, bir milyar kere bir milyar çık gene sonsuzdur"
- Düz Dünyacılar
230. "'Sebepsiz sevmek olur mu?'
'Ben bunu da çok düşündüm. Sebep gerekseydi eğer, sevmek diye bişey olur muydu asıl? O nasıl sevmek ki, şu sebepten sevdik diyelim?.. bunu yaparsan severim, şunu yaparsan sevmem... olur mu böyle şey?'"
- Geber Anne!..
231. ""Neee?"
Bir insan nereye kadar bozulabilirdi?"
- Kün
232. "Diyorlar kötülüğe götürür insanı
İnsanın içi..."
- Son Şura
233. "…
“Varlık, kadındır.
Dişidir yaratım süreci, erkek değil.”
…"
- Kün
234. ""Ne kadar kazanan varsa, o kadar kaybeden vardır.
Kazanan, aynı zamanda kazandığı kadarını da kaybedendir.""
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
235. "... hep ben demek aşk, senin kokun bana güzel demek, senin güzelliğin bana ebedi demek, senin varlığın bir tek bana var demek, ben sensiz ben değilim artık demek, sana aşık olan benim, bu seni hiç alakadar etmez demek..."
- Düz Dünyacılar
236. "Sen çok güzelsin, o kadar ki seni bir kere gören sensiz yapamaz kadar güzel."
- Düz Dünyacılar
237. "Sanki sönüyordu varlık ateşi. “Ne oluyor bana?” diye sordu içinden. “Ayakta duramayacak hallere geliyorum, ısınıp ısınıp soğuyorum. Ne oluyor?”"
- Ateş Canına Yapışsın
238. "Sen de bilmezsin, çünkü altı üstü insansın sen. Baksa baksa gördüğüne bakan, sadece gördüğü için de her şeyi gördüğünü zanneden bir abd-i âcizden başka bir şey değilsin. Orada olmayan bir şeye bakıp meğer onun orada olduğunu göremezsin. Zorlama."
- Düz Dünyacılar
239. ""O kadar şey oldum ki, o kadar olur" Gerçekten çok şey olmuştu; çok atılgan ve çok sakıngan, çok hevesli ve çok endişeli, çok gevşek ve çok gergin, çok tatlı ve çok ekşi."
- Düz Dünyacılar
240. "“En güç iş, bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken başka birinin nasıl yapamadığını seyretmektir.”"
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
241. "Hayat bir mucizeydi zaten. Geldiği gibi, olduğu gibi kabul edecek, debelenmeyecektin."
- Kün
242. "Acı, büyümenin bir parçasıdır. Kaçınmaktansa içine dal.
Bırak canın yansın.
Yara bir kere tamamıyla açılırsa iyileşmeye
başladı demektir."
- Kısas
243. "…
“Her kazâ gelirken gizler kendini...”
MEVLÂNÂ
…"
- Zindankale
244. "“Siz, hasreti de aşk ile sevecek kadar aşık mısınız?”"
- Bakele
245. "Demir ateşten tad alır, yumuşar
Tortusundan ayrılır, arı-duru olur...
Ya elma neyapsın?
Aynı ateşi yanaştır dibine
Yanar, kavrulur...
Elmayı ateşle olgunlaştırmak cehalet
Demiri de güneşle
Birine ejderha yalımı gerek
Birine ufak bir hararet...
MEVLANA"
- Zindankale
246. "' Siz yine de susanlara bir şey sormayınız... '
Aslı Sarıoğlu"
- Son Şura
247. "Aşık adam yılmaz, canını sakınmaz."
- Kün
248. "Ben kendimle nereye taşınsam,
Orası gecenin köründe sana gelir..."
- Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir
249. "Dilim varmıyor ama... buradaki bu ayrımcılığın sebebi ne ola?"
- Ateş Canına Yapışsın
250. "Hissiz olmak acı çekmekten iyi değil midir ?"
- Kün