Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Seçme Şiirler - Emily Dickinson | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Seçme Şiirler Kitap Bilgileri


Yazar: Emily Dickinson
Tahmini Okuma Süresi: 2 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı: 88
Basım Tarihi: Ocak 2022
İlk Yayın Tarihi: 1890
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9789754587975
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Seçme Şiirler Kitap Tanıtımı


Emily Dickinson (1830-1886): Bir yönüyle 1789 şiiri arasında hayatı süresince topu topu bir-iki şiirini yayımlatacak ve son yirmi beş yılını aile çevresinin dışına çıkmayacak denli "içe kapalı" geçiren bir şairdi. Diğer yandan ise, okuru yalın görünümlü ve çoğu zaman kısa şiirlerinin derinliğiyle çarpan, modern Amerikan şiirinin "ana" ustalarından biriydi. 

Selahattin Özpalabıyıklar (1955); A'dan Z'ye İlhan Berk (2003) çalışması ve Yüz Yıldan Denemeler (2006) derlemesinin yanısıra, Blake ve Dickinson'dan şiir, Anna Kavan ve William Steig'dan anlatı çevirileriyle, kuşağının "zanaatına" en tutkulu olduğunu kanıtlamış İngilizce çevirmenlerindendir.
(Arka Kapak)




Seçme Şiirler Kitaptan Alıntılar


1. "Kitap gibi Fırkateyn yok götüren
Uzak İllere bizi
Ne de Küheylan bulunur bir Sayfa
Şahlanan Şiir gibi -
En fakir bile geçer bu Kapıdan
Ayakbastı gerekmez -
İnsan ruhunu taşıyan bu Araba
Fazla bir şey istemez!"




2. "Yüreğim! Unutacağız onu!"




3. ""Bana sadece vazgeçmek kaldı...""




4. "Yürek! Onu unutacağız!
Bu gece - sen ve ben!"




5. "━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━
Heart! We will forget him!
You and I- tonight!
You may forget the warmth he gave -
I will forget the light!

When you have done, pray tell me
That I may straight begin!
Haste! lest while you're lagging
I remember him!
⊱ ━━━━━━━━.⋅ εïз ⋅.━━━━━━━━ ⊰
Yürek! Onu unutacağız!
Bu gece - sen ve ben!
Sen verdiği sıcaklığı unutabilirsin -
Işığı unutacağım ben!

İşini bitirdiğinde, ne olur söyle
Ki hemen başlayayım!
Çabuk ol! yoksa sen oyalanırken
Ben onu hatırlarım!
━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━━"




6. "I'm Nobody! Who are you?
Are you – Nobody – too?
Then there's a pair of us!
Don't tell! they'd advertise – you know!

How dreary – to be – Somebody!
How public – like a Frog –
To tell one's name – the livelong June –
To an admiring Bog!

Ben Hiç Kimseyim! Ya siz kimsiniz?
Siz - de mi - Hiç Kimsesiniz?
Demek bir çift var bizden!
Söylemeyin! duyururlar - bilirsiniz!

Nasıl da sıkıcıdır - Birisi - olmak!
Nasıl da göz önünde - tıpkı bir Kurbağa -
Adını söylemek - Haziran boyu -
Hayran bir Bataklığa!"




7. "Ölüm kapısız bir evdir"




8. "Seni yitirmek tatlıydı kazanmaktan ..."




9. "Ve hayat düşmanlıkla geçirilecek kadar
Uzun değildi"




10. "ˏ⸉ˋ‿̩͙‿̩̩̥͙̽‿̩͙ ˏ⸉ˋ‿̩͙‿̩̩̥͙̽‿̩͙ ‿̩̥̩‿̩̩̥͙̽‿̩͙ˊ⸊ˎ ‿̩̥̩‿̩̩̥͙̽‿̩͙ˊ⸊ˎ

Futile - the winds -
To a Heart in port -
Done with the Compass -
Done with the Chart!

𖦹«⤹⋆⸙͎۪۫。˚۰˚☽˚⁀➷。˚⸙͎۪۫⋆ ༄»𖦹

Boşuna - rüzgarlar -
Limandaki bir Kalbe -
İşi yok Pusulayla -
İşi yok Haritayla!

✲꘏ ꘏ ꘏ ꘏ ꘏ ꘏ ꘏ ꘏ ꘏ ꘏ ꘏ ꘏ ꘏ ꘏✲"




11. ""Şiir kitabı çıkarmak, kuyuya bir gül atıp yankısını beklemek gibidir.""




12. "Önce hazzı arar yürek,
Ve sonra acıdan kaçmayı;
Bir parça müsekkin ister sonra,
Tamamen yok edecek acıyı..."




13. "En soğuk diyarlarda dinledim
En tuhaf denizlerde sesini"




14. "Küçük Irmaklar - bir denize boyun eğer.
Benim Hazar'ım - sana."




15. "Değilsen eğer
Düşman kendi kendine
Tutsaklık bilinçlidir
Özgürlük de öyle"





Seçme Şiirler Kitap İncelemeleri


Şiir duygu işidir. Bu konuda kendime çok güvenmem ancak bazı duyguları anlayabiliyorum.
Benliğini aşkın, çevresini savaşın sardığı bir şair görünce insan duraksıyor bir vakit. Usulca şiirlerini okuyor.
1830 yılında Amerika'da doğuyor Emily. İlahiyat eğitimi alıyor. Bir de aşık oluyor. Hem de evli bir din hocasına. İçine kapanıyor. İçerisinde bir savaş başlıyor. Bir de ülkesinde iç savaş çıkıyor. İç savaşı şiirlerine ne kadar yansıtmıştır bilemem ama zihninde sürekli düşündüğünü bazı dizelerinden fark ettim. Belki de yanlış anlamışımdır siz yine de bana çok güvenmeyin :) İçine kapandıktan 8-10 sene sonra ülkesinde başlıyor iç savaş. O iyice inzivaya çekiyor. Arkadaşlarıyla dahi görüşmüyor. En azından yüz yüze. Mektuplaşıyor arkadaşlarıyla, ve yazıyor.. O kadar çok şiir yazıyor ki, onları sakladığı sandığa artık sığmıyor şiirleri. Ölmeden önce yayımladığı şiirler, bir elin parmaklarını geçmiyor belki ancak kardeşi, o öldükten sonra eşyalarını karıştırıyor ve 1800'ü aşkın şiir buluyor.
Ailesiyle ilişkileri bile belirli bir standardın üstüne çıkmıyor. Hayatı boyunca evlenmiyor ama aşktan da ayrı kalmıyor. Kavuşamadığı için platonik yaşıyor, ya da platonik kalmayı tercih ediyor. Ulaşmamayı, sürekli yolda olmayı tercih ediyor. Kendisini yalnızlığa teslim ediyor. Dışarında bakınca çok sıradan hatta hiçbirimizin tercih etmeyeceği bir yaşamı benimsiyor belki ama unutmamak lazım ki;
"Aşk, yaşamdan önce geliyor."




Edebiyata ilgisi olan bir insanın dile de özel ilgisi olmalı diye düşünüyorum. Çünkü dil sıradan insanlar için konuşmaya yarayan bir işlev amacı güderken edebiyat sevenler için konuşulamayanları ortaya dökme aracıdır. Ve her dilin kendine özel yapısı olduğunu düşünürsek sanata ve edebiyata tutkun herkesin dil öğrenme hevesi içinde olması gerekmektedir. İngiliz, Rus ve Fransız Edebiyatını o kadar çok seviyorum ki umarım bir gün hepsini öğrenip okuma imkanım olur. Bizim gibilerin yalnızlığı gürültülü olur. Kelimelerin birbirlerinin belini kavrayıp döne döne şarkı söylediğine yemin edebilirim. Kimi zaman bağırıp ortalığı kırıp döktükleri de olmaktadır. Bazen de konuşmamak için inat ederler. Fakat o sessizliklerin bir ruhta bıraktığı tesir cam kırılması gibidir. Etrafa dağılan parçalarının sesiyle birdir. Emily Dickinson da kendi odasından dünyaya açılan bir şair. O kısacık şiirlerinde onun hasret duyduğu hayatı görüyoruz. Tabiata sevgisi aşikâr. Dünyada ve insanlarda göremediği her şeyi sözcüklerde buldu. Çünkü sözcükler yarı yolda bırakmaz, yapmacık ve kötü olamazdı. İçinde yaşadığı her duygu şiirlerinde belirivermiş sanki kalemiyle dünyaya kafa tutmuş da bana şiirlerim yeter demiştir. Tek istediği iyilik ve güzellik olan bu şairin yolundan gidebilmek dileğiyle...




Edebiyata ilgisi olan bir insanın dile de özel ilgisi olmalı diye düşünüyorum. Çünkü dil sıradan insanlar için konuşmaya yarayan bir işlev amacı güderken edebiyat sevenler için konuşulamayanları ortaya dökme aracıdır. Ve her dilin kendine özel yapısı olduğunu düşünürsek sanata ve edebiyata tutkun herkesin dil öğrenme hevesi içinde olması gerekmektedir. İngiliz, Rus ve Fransız Edebiyatını o kadar çok seviyorum ki umarım bir gün hepsini öğrenip okuma imkanım olur. Bizim gibilerin yalnızlığı gürültülü olur. Kelimelerin birbirlerinin belini kavrayıp döne döne şarkı söylediğine yemin edebilirim. Kimi zaman bağırıp ortalığı kırıp döktükleri de olmaktadır. Bazen de konuşmamak için inat ederler. Fakat o sessizliklerin bir ruhta bıraktığı tesir cam kırılması gibidir. Etrafa dağılan parçalarının sesiyle birdir. Emily Dickinson da kendi odasından dünyaya açılan bir şair. O kısacık şiirlerinde onun hasret duyduğu hayatı görüyoruz. Tabiata sevgisi aşikâr. Dünyada ve insanlarda göremediği her şeyi sözcüklerde buldu. Çünkü sözcükler yarı yolda bırakmaz, yapmacık ve kötü olamazdı. İçinde yaşadığı her duygu şiirlerinde belirivermiş sanki kalemiyle dünyaya kafa tutmuş da bana şiirlerim yeter demiştir. Tek istediği iyilik ve güzellik olan bu şairin yolundan gidebilmek dileğiyle...




Edebiyata ilgisi olan bir insanın dile de özel ilgisi olmalı diye düşünüyorum. Çünkü dil sıradan insanlar için konuşmaya yarayan bir işlev amacı güderken edebiyat sevenler için konuşulamayanları ortaya dökme aracıdır. Ve her dilin kendine özel yapısı olduğunu düşünürsek sanata ve edebiyata tutkun herkesin dil öğrenme hevesi içinde olması gerekmektedir. İngiliz, Rus ve Fransız Edebiyatını o kadar çok seviyorum ki umarım bir gün hepsini öğrenip okuma imkanım olur. Bizim gibilerin yalnızlığı gürültülü olur. Kelimelerin birbirlerinin belini kavrayıp döne döne şarkı söylediğine yemin edebilirim. Kimi zaman bağırıp ortalığı kırıp döktükleri de olmaktadır. Bazen de konuşmamak için inat ederler. Fakat o sessizliklerin bir ruhta bıraktığı tesir cam kırılması gibidir. Etrafa dağılan parçalarının sesiyle birdir. Emily Dickinson da kendi odasından dünyaya açılan bir şair. O kısacık şiirlerinde onun hasret duyduğu hayatı görüyoruz. Tabiata sevgisi aşikâr. Dünyada ve insanlarda göremediği her şeyi sözcüklerde buldu. Çünkü sözcükler yarı yolda bırakmaz, yapmacık ve kötü olamazdı. İçinde yaşadığı her duygu şiirlerinde belirivermiş sanki kalemiyle dünyaya kafa tutmuş da bana şiirlerim yeter demiştir. Tek istediği iyilik ve güzellik olan bu şairin yolundan gidebilmek dileğiyle...




Edebiyata ilgisi olan bir insanın dile de özel ilgisi olmalı diye düşünüyorum. Çünkü dil sıradan insanlar için konuşmaya yarayan bir işlev amacı güderken edebiyat sevenler için konuşulamayanları ortaya dökme aracıdır. Ve her dilin kendine özel yapısı olduğunu düşünürsek sanata ve edebiyata tutkun herkesin dil öğrenme hevesi içinde olması gerekmektedir. İngiliz, Rus ve Fransız Edebiyatını o kadar çok seviyorum ki umarım bir gün hepsini öğrenip okuma imkanım olur. Bizim gibilerin yalnızlığı gürültülü olur. Kelimelerin birbirlerinin belini kavrayıp döne döne şarkı söylediğine yemin edebilirim. Kimi zaman bağırıp ortalığı kırıp döktükleri de olmaktadır. Bazen de konuşmamak için inat ederler. Fakat o sessizliklerin bir ruhta bıraktığı tesir cam kırılması gibidir. Etrafa dağılan parçalarının sesiyle birdir. Emily Dickinson da kendi odasından dünyaya açılan bir şair. O kısacık şiirlerinde onun hasret duyduğu hayatı görüyoruz. Tabiata sevgisi aşikâr. Dünyada ve insanlarda göremediği her şeyi sözcüklerde buldu. Çünkü sözcükler yarı yolda bırakmaz, yapmacık ve kötü olamazdı. İçinde yaşadığı her duygu şiirlerinde belirivermiş sanki kalemiyle dünyaya kafa tutmuş da bana şiirlerim yeter demiştir. Tek istediği iyilik ve güzellik olan bu şairin yolundan gidebilmek dileğiyle...



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: