
Saklı Gerçekler Kitap Tanıtımı
Sergei
Ev;
Bratva benim evim.
Geçmişten saklandığım sığınağım.
Benim gibi bir ölüm makinesinin
ait olduğu tek yer.
Bazen aklımdaki hayaletler geri geliyor.
Kontrolden çıkıyorum, öfke beni ele geçiriyor.
Kendimi tamamen kaybedecek gibi oluyorum.
Sonra dağılmış, yaralı bir kadın yoluma çıkıyor.
Koruma içgüdülerimi uyandırıyor.
Ve bütün hayaletlerimi ortadan kaldırıyor.
Tek seçeneğim onu tutsak etmek.
O giderse karanlığım yine ortaya çıkacak.
Ve bu kez kaçışım olmayacak.
Angelina
Kaçmak;
Tek yapabileceğim bu.
Ama aklını kaybeden bir katilin eline düşeceğimi kim bilirdi?
Şimdi düşmanlarımdan uzak kalmaya uğraşıyorum.
Ve istememem gereken bir adama âşık olmamaya çalışıyorum.
Ama ikimiz de gizli gerçeklerimizi itiraf edince neler olacak?

Saklı Gerçekler Kitaptan Alıntılar
1. "genel olarak insanlar konusunda pek iyi değildim. genellikle bir insana ısınmak biraz zamanımı alırdı."
2. "...bana her zaman baktığı gibi baktı; beni görüyormuş gibi."
3. "çünkü sen bana baktığında hâlâ hayatta olduğumu hatırlıyorum."
4. "karanlığımı uzak tutan tek şey sensin, lisichka."
5. ""Kendini kaybetiğinde diğer insanlar öyle mi yapıyor? Kaçıp uzaklaşıyorlar mı?"
"Eğer akıllılarsa, evet."
"Şey, ben kaçmayı planlamıyorum, Sergei. Aslında daha da yaklaşıp sen gittiğin yerden geri dönene kadar sana sarılmayı planlyorum.""
6. ""Burada olman beni oldukça eğlendiriyor. Özellikle de senin sonuçsuz kaçma girişimlerin." Gözlerine bakıp ensesini kavramak için uzandım ve eğilip kulağına fısıldadım, "Ve çok uzun zamandır bu kadar eğlenmiyordum.""
7. "“Are we going on a picnic? Did you pack ketchup?”
... ...
“I didn’t know what you liked,” Sergei says and puts the bag onto the table. I watch with wide eyes as he starts taking out different handguns and lining them on the wooden surface."
8. ""Sonunda kitapları insanlara tercih ettim.""
9. ""Bazı seçimlerimden gurur duymuyorum Angelina ama hatalarımı olabildiğince düzeltmek için elimden geleni yaptım.""
10. ""Bazı seçimlerimden gurur duymuyorum Angelina ama hatalarımı olabildiğince düzeltmek için elimden geleni yaptım.""
11. ""Hepsi masum görünüyor. Ta ki sen uyurken boynunu kesmeye kalkana kadar.""
12. "Keşke birlikte daha çok zaman geçirmiş olsaydık."
13. "“O kitaplardan bazıları gerçekten standartları yükseltiyor.”"
14. "İnsanlar vaktimi boşa harcayınca cidden tepem atıyor."
15. "Genel olarak insanlar konusunda pek iyi değildim. Genellikle bir insana ısınmak biraz zamanımı alırdı."

Saklı Gerçekler Kitap İncelemeleri
Aslında serinin şimdiye kadar en sevdiğim kitabı bu oldu ve son 50 sayfaya kadar 8 puan vermeyi düşünüyordum ama kızın yaptığı o son salaklık çıldırttı beni CİDDİ MİSİN diye bağırmak istedim.
Bu son salaklığı saymazsak çok güzeldi. Sergei ilk kitaptan beri merak ettiğim bir karakterdi, onu seveceğimi zaten biliyordum ama artık serideki favorim olduğundan ve bu serideki hiç kimsenin yerini alamayacağından eminim. Bebeğim, mükemmeldi o. Yaralı, güzel seven, biraz kafadan gidik, merhametli, sevdiğine kıyamayan ve MOTORLU biri. Evet motoru da var:) aşığım aşık. Angelina'yı da son 50 sayfa dışında sevdim. Sergei ile uyumları mükemmeldi bence.
Kitapta iki yeni karakterin ismi geçti, Az ve Kai. İkisinin hikâyesini de çok merak ediyorum ama şunu söylemem gerekiyor yazara; abla sen 3. kitapta Az'dan bahsedip neden adamın hikâyesini 7.ye kadar erteliyorsun? Tamam 4 olmadı da 5 olsaydı bari:(
Genel olarak güzel bir kitaptı, ilk ikisinden daha çok beğendim ve Sergei kesinlikle favorim. Sonraki kitaplarda hangi erkek karakterlerin geleceğiyle ya da hangisinin ne kadar mükemmel olduğuyla ilgilenmiyorum, Sergei. Sergei. Sergei. <333
Bu kadardı söyleyeceklerim. Akıcı güzel bir seri ama üst üste 3 gün 3 kitap okuyunca biraz ilgimi kaybeder gibi oldum, sonraki kitabı da okuyup bu seriyi 'Rs kurtarıcıları' olarak bir köşeye kaldırırım büyük ihtimalle. Herkese iyi okumalar. <3
Serinin 3.cü kitabı yine şahane bir çift ile devam ediyor :D Kadın nefis yazmış bu çiftleri kitapların bazı yerlerinde gülüyorsunuz bunda arada kahkaha attım . Bratva'nın suikast işlerini yapan ayrıca Roma'ın yani Phakan'ın üvey kardeşi Sergei ile Meksika cartellerinden birinin başının kızı anlatılıyor burada . Sergie ilk kitaptan beri büyük sıkıntıydı çünkü tam bir manyak olarak anlatılıyor şahane iş yapıyor ama kontrol edilemiyor . Çocuktan alınıp özel eğitim görmüş ordu için katil olarak yetiştirilmiş fakat bir noktada ipler kopmuş adamın . Arada katatonik durumlara giriyor cinnet olunca kimi öldürdüğü belli değil kasaba dönüyor falan . Yanında onu ordudan tanıyan sağ kolu gibi yaşlı bir yardımcı var onla yaşıyor tüm kitapta ikisinin diyaloglar şahaneydi bakın :D :D
Angelina babası istisna düzgün bir mafya patronu olan gayet becerikli akıllı cin gibi tatlı bir hatun . Babası kumpas kurulup farklı çete tarafından öldürülüyor ve kızı düşman çete patronu karı olarak alacak .Evdeki bakıcısı sayesinde İtalyan Mafya grubu için silah yüklenen ve yollanan kamyonla kaçıyor kız . Bu ekibe bizim Ruslar baskın yapıyor Sergie orada kızı kurtarıp kendine alıyor :D En güzel taraf kız bu ortamlara silah adam öldürme olaylarına inanılmaz aşina o yüzden ayılıp bayılıp salak saçma ahlaki sorgulamalar yapmıyor hiç :P
Sergei güzel bir Rus Tanrısıydı kül sarısı saçları buz mavisi gözleri var 1.90 zayıf ama kaslı dövmeli leziz : D
Yazar tüm unsurların doğru oranlarda olduğu hikayeler yaratıyor. Endişe, mizah, dram, gerilim.
Herkese merhaba...
Şimdi biliyorum Bu seri "Eğlenerek okuyun, derinlemesine analiz yapmayın" tarzı bir seri ama bizim bombacı deli, psikopat Sergei yan karakter olarak en merak ettiğim karakterdi. Hani o mafya dünyasının arızalı, karizmatik, gizemli adamı var ya işte tam o tipti benim için. Ama Sergei karakteri, kendi ana hikayesinde çok yüzeysel ve aceleye gelmiş bir şekilde işlenmiş. Karakterin zengin iç dünyası, patlayıcı uzmanlığı, karanlık geçmişi gibi öğeler çok yüzeysel kalmış.
Sergei ile Angelina arasındaki ilişki de aynı şekilde bence biraz sıradandı. Hızlıca başlayan bir aşk, beklediğim duygusal yoğunluktan uzak, yüzeysel bir şekilde gelişti. Birbirlerini yeterince tanımadan, derin bir bağ kurmadan aşık olmaları, bana oldukça yapay geldi. Aralarındaki bağ bana pek gerçekçi gelmedi. Hani bir aksiyon var, ama o duygusal derinlik nerede ? İşte o yüzden de Duygusal bağ ne yazık ki bana gerçekçi gelmedi.
Serinin geneline baktığımda hala favorim olan 2. kitap. Çünkü oradaki aşk hikayesi hem ateşliydi hem de karakterler arasındaki çekim hissediliyordu. Sonuç olarak, çok büyük bir potansiyele sahipken, Sergei ve Angelina'nın hikayesi bana büyük bir hayal kırıklığı yaşattı. Cağnım kardeşim
olmazsa bitmezdi bu kitap der kaçarım...
Kusursuzca kusurlu serisinin üçüncü kitabında karşımızda Sergei ile Angelina var. Babası öldürülen ve babasını öldüren kişiyle zorla evlendirilmek istenen Angelina dadısının da yardımıyla kaçar. Yasaklı madde içeren kamyonun İçinde bir kız olduğunu bilen Sergei kızı kurtarır ve kamyonu patlatır. Zaten bir sürü psikolojik sorunları olan Sergey kurtardığı kızın durumundan dolayı onunla aşırı derecede ilgilenir.
Yazarın genel olarak olayları fazla ayrıntısına girmeden anlatması her ne kadar okuyucuu sıkmadan güzel bir okuma kısa bir okuma deneyimi yaşansa da bazı kitaplar daha fazla ayrıntı istiyor. Bence bu kitapta onlardan biri. Sergen geçmişinde neler olduğunu niye bu duruma geldiğini daha ayrıntılı okumak ister miydim evet isterdim aynı şekilde Angelinanın çocukluğunu nasıl geçtiğini de daha biraz daha ayrıntılı olmasını isterdim. Okuduklarım yeterli değil miydi çok yeterliydi. Benim gözümde havada kalan bir olay olmadı. İkili diyaloglarını çok beğendim özellikle Felixle olan diyaloglar çok komikti. Keza Sergiye ile Angelinanın diyalogları da gayet eğlenceliydi. Sergei’nin her seferinde Roman’ı delirtmesi yine kitabın eğlenceli yerlerindendi.
Seriyi seviyorum çabuk okunan yormayan, tarzın tüm içeriklerini barındıran bir kitaptı. Kitap bolca tetikleyici unsur içeriyor. Kan sahneler ilk iki kitaptan daha fazla çünkü Sergey tam anlamıyla bir tetikçi. Yetişkin içerik sahnelerde çok. bütün bunlara dikkat ederek okursanız beklentisi çok yüksek tutmasanız gayet güzel eğlenceli diyalogları olan bir kitap okursunuz.
Bu kadının kaleminin güzelliği halis mi? Bir çırpıda kitaplarını okutmayı çok iyi başarıyor. Rs dönemine mi girdiniz kapın bir Neva Altaj valla o üstünüzde ki ölü toprağını alıyor. Bu kitabımızda ki karakterimiz Sergei Belov.. Rus mafya babası Roman Petrov' un kardeşi. Daha önce istihbarat için yetiştirilse de bir şekilde istihbarattan çıkıp mafyanın içinde yer alıyor. Peki ya mafya içinde ki en manyak, en azılı psikopat Sergei bebeğim desem size. ( Arkadaşlar ben manyak seviyorum bir kez daha anladım okuyunca ki benim üç kitapta en merak ettiğim kişiydi Sergei ) İstihbarat döneminden kalma kitlenmeler yaşıyor Sergei ve bu nöbet anlarında ona yaklaşan kişi bilin ki artık bir ölüdür. Uyuşturucu dolu bir tırı patlatmadan hemen önce tır da ki Meksika mafyasının, kızını kurtarır ve onun esasında neden tıra gizlendiğini öğrenmeyi esas görevi haline gelir. Kim midir bu kız? Angelina Sandoval.. Sergei onu yıllar öncesinden tanısa da bozuntuya vermez kendi tabiriyle küçük tilkisi ne saklıyorsa öğrenmeye çabalar. ( Etrafı için yürüyen bir bomba olan adam, bir kadının saç teline bile kıyamaz cümlesinin örneği Sergei' dir benim için ) Bir kadın bir adama iyi gelebilir mi? Sorusunun cevabı çok net bu kitapta sizleri bekliyor. Çok severek okuduğum bir kitaptı. Heyecanla serinin diğer kitaplarının çıkmasını bekliyorum. Kitapta bariz şekilde +18 sahneler, kan ve vahşet mevcuttu bilginiz olsun. İlgisini çekenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim