Sahte Krallık Kitap Bilgileri
Yazar: Leigh Bardugo
Tahmini Okuma Süresi: 17 sa. 41 dk.
Sayfa Sayısı: 624
Basım Tarihi: Haziran 2017
İlk Yayın Tarihi: 2016
Yayınevi: Novella Dinamik
ISBN: 9786051862828
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Sahte Krallık Kitap Tanıtımı
Koşullar her zamankinden daha zor, kaybedilecek şeyler ise daha değerli.
Kaz Brekker ve ekibi, hayatta kalacaklarına inanmadıkları bir soygunun üstesinden gelmeyi başarır. Fakat büyük ödülü paylaşamadan kendilerini tekrar ölüm kalım savaşının ortasında bulurlar.
Grisha dünyasının kaderi, şehrin karanlık sokaklarındaki intikam savaşına bağlıdır.
Kaz ve ekibinin ise ne pahasına olursa olsun bu savaşı kazanmaktan başka çaresi yoktur.
“Karanlık ve vahşi… Kalp sızlatacak kadar gerçek.”
-Kirkus-
“Bardugo her seferinde kendini aşmayı başarıyor.”
-Booklist-
“Her durum için planı olan kurnaz bir lider, uyumsuz fakat yetenekli bir ekip ve heyecan dolu bir macera… Bu kitap her okuyucunun rüyası.”
-Publishers Weekly-
“Grisha dünyası, Bardugo’nun her kitabıyla gitgide eğlenceli ve tehlikeli oluyor.”
-Voya-
(Tanıtım Bülteninden)
Sahte Krallık Kitaptan Alıntılar
1. ""Acı çekmek de diğer her şey gibi. Onunla yeterince uzun süre yaşadın mı tadından hoşlanmayı öğreniyorsun.""
2. "“Sen hiç canavara benzemiyorsun.”
“Sana bir sır vereceğim Hanna.
Gerçekte kötü canavarlar asla canavara benzemezler.”"
3. "Adalete hâlâ inanıyorsan çok şanslı bir hayat sürmüşsün demektir."
4. "Ve en nihayetinde seni yok eden de buydu: Asla kavuşamayacağın birine duyduğun özlem."
5. ""Ona gitmesini söyle,' diye buyurdu içinden bir ses. 'Ona kalması için yalvar.""
6. ""İnsanoğlu ne için yaşıyordu?""
7. ""İyi ama ya geri kalanlarımız? Ya önemsiz olanlar, hiçe sayılanlar, görünmez kızlar? Biz başlarımızı taç takarmış gibi dik tutmayı öğreniriz. Sıradan olandan sihir elde etmeyi öğreniriz.""
8. "İnsanların karşılıksız bir şey alma arzusunu asla hafife alma."
9. ""Ve en nihayetinde seni yok eden de buydu: Asla kavuşamayacağın birine duyduğun özlem.""
10. "Senin için gelirdim. Yürüyemeseydim bile sürünerek gelirdim."
11. "Çabuk öğrenmeni sağlamak için sana birkaç kez ateş edilmesi gibisi yoktur."
12. "“Beklentilerimizi düşük tutmak istiyoruz.”"
13. "Senin düştüğünü görmeye dayanamam."
14. "Bildiğim hayattan sıyrılmamı sağlayacak bir afete ihtiyacım vardı. Sen bir deprem, bir toprak kaymasıydın."
15. ""Hayatta asla hak ettiğimizi bulamayız, İnej.""
Sahte Krallık Kitap İncelemeleri
DİKKAT SPOİLER İÇEREBİLİR
-----------------------------------------------------
Kafam çok karışık. Kafam çok karıştı. Her şey çok karışık...
Kargalar Meclisi'nden sonra inanılmaz sarstı. Bu kadar güzel bir serinin, kitabın bitmesini istemediğim için kendimi yavaş okumaya zorladım. İlk kısımda becerebilsem de sona doğru olayların sürekli sarpa sarması, yazarın yeni bir heyecan yaratması veya yarattığı heyecanı bölüm sonunda yarım bırakıp ekibin diğer bir üyesini anlatmaya devam etmesi nedeni ile bir an önce bitirdim. Bu harika kitap ile müthiş bir serinin daha sonuna gelmiş oldum. Gerçekten eğlenceli, entrika dolu korkusuz karakterlere sahip nadir favori serilerimin arasında yerini aldığını rahatlıkla belirtebilirim.
Nitekim böyle bitmemeliydi. Sürekli planların suya düşmesi, Kaz 'ın kendini İnej nedeni ile iyileştirmeye başlaması, adım adım alınan intikamlar sürekli beni kitabın içinde tutmayı başardı. Ancak kendimi nedense herkesin çatışmalardan sağ çıkacağına inandırmıştım. Matthias'ın da zaten bu çatışmaların hepsinden sağ çıkması ve sonunda acıdığı bir yandan kendini görüp umutla baktığı bir drükselle tarafından öldürülmesi beni esas sarsan şey oldu galiba. Kaz'ın Pekka Rollings' i adım adım yok etmesi, kurulan planların hepsi müthişti ama son böyle olmasaydı keşke.
Bir yanım aslında böylece kitap tamamlandı, ironi oldu ama hüzünlü fakat umutlu bitti diyor diğer yanım ise saçmalık diye bağırıyor. Sonunda Kaz'ın İnej'e yaptığı jest her ne kadar içimi tekrar umutla doldursa da Matthias'ın ölümünü hiç beklemiyordum...
SAHTE KRALLIK YORUMU
Grisha serisini severek okusam da açıkçası istediğimi alamamıştım. Hep bir şeyler eksikti o seride ve eksik olarakta bitti. Ama Kargalar Meclisi ve Sahte krallık bana ihtiyacım olan herşeyi verdi resmen.
Kargalar Meclisi kitabını severek okumuştum ve çok beğenmiştim. Sahte Krallık içinde aynısını düşünüyorum. İkisi de harika!!
Kaz'ın mantıklı hamleleri zekice planları İnej Nina Matthias Wylan Jesper.... bütün karakterleri o kadar çok sevdim ki sanki o çetenin içinden biri gibi oldum bende okurken.
Kaz'ın İnej için daha iyi biri olması ayrı güzeldi. Genya Zoya ve Nikolai'yi tekrar okumakta çok güzeldi.
Ben yaptıkları plandan herkesin sağ salim çıkmasını beklerken Matthias bana büyük bir darbe vurdu..... Hiç beklemiyordum..
Okuyun okutun
Bir kaç sevdiğim alıntıları bırakacağım.
️"İçinde bir yara var ve masalar,zarlar, kağıtlar sana ilaç gibi geliyor. Seni sakinleştiriyor, bir süreliğine iyileştiriyor. Oysa onlar aslında zehir, Jesper. Her oynadığında bir yudum daha içiyorsun. İçindeki o yarayı iyileştirmenin başka bir yolunu bulmak zorundasın." İnej elini Jesper'in göğsüne koydu. "Acına uydurduğun bir şeymiş gibi davranmayı bırak. Yaranın gerçek olduğunu görürsen onu iyileştirebilirsin."
️Yapamadığı şeyler için onu cezalandırmaktansa yapabildiği şeylere değer veriyorlardı.
️"İşte orada yanılıyorsun,"dedi Kaz. "Ben kin gütmem. Onu korurum. Üzerine titrerim. Onu etle besler, en iyi okullara gönderirim. Ben kinimi beslerim, Rollins.
️"Zoya, korkunun bir Anka kuşu olduğunu söylerdi. Bin kez yandığını görürsün ama yine de geri döner."
Selamlar efendim! Kitabı daha detaylı incelediğim ucretsizkitap.com.tr videosuna yukarıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Kargalar Meclisi'nden sonra hiç hız kaybetmeden ikinci kitabına geçtim. Sanki 2'si tek kitapmış da ortadan ikiye bölünmüş gibi. Hissiyatları olsun yazım tarzı olsun tamamen aynı. Bu kitaba başlarken biraz tedirgindim çünkü ilk kitabın aksine daha durgun olacağını düşünmüştüm. Yanılmışım. Ketterdam sokaklarında aksiyon resmen devam ediyor. En sonunda da hikayemiz bağlanıyor. Sonu beni tatmin etti ama yine de bir tutam soru işareti bıraktı. 3. Kitabın çıkacağını söyledi Leigh Bardugo lakin yıllar sonrasını konu alacakmış. O yüzden şimdilik son olarak görebiliriz. Bu seriyi fantastik, soygun, arkadaşlık seven genç, yetişkin herkese öneririm.
Dil bakımından sade, anlaşılır. Betimlemeri güzel özellikle bu kitapta şehri ve sokaklarını oldukça güzel betimlemiş. Hepsi gözümde canlandı sahne oynadı. Kurgu bakımından tatmin edici, olayların gidişatı sıkmıyor, baymıyor.
Inej'i geri almak için planların yapılmasıyla başlıyor hikayemiz. Çetemizin başı Kaz bütün olayları planlıyor. Lakin sadece Inej'i geri kazanmak değil, Pekka Rollins ve Jan Van Eck'in yaptıkları için hesap ödemesini istiyor. Ve çetemiz kendisini bir çete savaşının içinde buluyor.
Kitap ilk yarısına kadar yavaşti. Sürekli planlar yapıldı ve başarısız olundukca benim heyecanım düştü ve kitabı elimden bıraktım sonra yeniden aldım bu böyle kitabın ilk yarısının bitimine kadar devam etti. Son yarısında ise işler değişti. Tüm başarısızlıklar heyecanlı bir planla başarılı bir sonuca ulaştı. Kitabın ilk yarısını bir haftada okuduysam son yarısını bir günde okudum diyebilirim.
Bu kitapta karakterler birbirlerine daha çok bağlandı, ben de Karakterlere daha çok bağlandım.
Kitabın sonuna doğru düşündüğüm şey şuydu : ee hani kimse ölmedi, nasıl yani, kayıpsız bir savaş mı, ama illa biri ölmeliydi. Diye düşündum ama fazla kafa yormadan kimsenin ölmediğine sevindim ve devam ettim. Birkaç sayfa sonra sevinmemem gerektiğini öğrendim. Matthiasin ölümü çok üzdü ama yazarın onu neden öldürdüğüne anlam verebildim. Nina bir asker ve Ravka da daha farklı serüvenler yaşayacak ve belki de bu Matthiasla beraberken zor olabilirdi. Yine de umutluydum.
Kitabın sonu yeni maceralara açık ama bi o kadar da hoş tatmin edici bitti. Daha fazla inej ve kaz in olduğu hoş sahne okumak isterim doğrusu. Yazar zaman belirtmese de uzak bir tarihte üçüncü bir kitabın olabileceğini söylemiş. Bekliyor olacağım.
Bu kitapta gölge ve kemik serisinin karakterlerinin bahsi daha çok geçti hatta bir noktada olaylara dahil bile oldular. Nikolaiyi okumak içimde tanıdık özlemi tazeledi. Gölge ve kemik serisini okumadan okuyanlar nasıl hissediyorlar bilmiyorum ama ben o tanıdık karakterleri okudukça sanki bana aitmiş gibi olan anıları tekrar canlandırirdım. Daha çok sevdim. oldum. Onların anılarına sahipmişim gibi.
!Spoiler var!
kitap yorumu;
Kitap felaket derecede muhteşemdi. Baştan sona kadar bir maceranın içindeyiz. Böyle sürekli bir olayın içindeyiz hiç sıkılmadan okuyorsunuz. Karakterler zaten ilk kitaptan tanıdığımız muhteşem Döküntüler. Bu kitapta karakterlerin geçmişlerini de okuyoruz. Kaz aşkım, bir tanem. Adını okuduğumda bile yüzümde bir gülümseme oluşuyordu.Jasper ve Wylen benim güzel çocuklarım. Sizi yerim yerim. Kitapta güldüğüm, ağladığım, sinirlendiğim, heyecanlandığım yerler vardı. Yazar kitabı okuyana tüm duyguları yaşatıyor. Kısaca muhteşem bir kitaptı. Gelelim asıl konuya. Tüm karakterler mutlu sona ulaşmışken Nina ve Matthias’a yaptığın oldu mu yazarrr? Adam gitsin Buz Sarayı’nın altını üstüne getirsin, bin bir türlü tehlikeyi badireyi atlatsın. Sen gel on dört yaşındaki çocuk intikam alacağım diye öldür onu. Bu olur mu? Bu bildiğin öldürmek için öldürmek. Matthias’a daha onurlu bir ölüm isterdim. Bu kadar ezik bir ölüm değil. Öleceğini bile bile ona veda etmek için koşarak Nina’nın yanına gitmesi. Orda kalbimi bıraktım. Şu an yazarken bile ağlayasım geliyor. Zaten Matt’in öleceğini biliyordum, onların yerlerini okurken bile üzülüyordum ama ölüm sahnesini okurken daha da üzüldüm. Çok gereksiz bir ölümdü. Olmasaydı da olurdu. Çok sinirliyim. Neyse 9/10, bu seriyi okumalısınız. Sağlıcakla kalın!