Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Robert Walser Alıntıları & En Çok Okunan Sözleri

Robert Walser En Beğenilen Sözleri



1. "≈

"𝐀𝐲𝐫ı𝐥𝐦𝐚𝐤 𝐯𝐞 𝐯𝐞𝐝𝐚 𝐞𝐭𝐦𝐞𝐤 𝐤𝐨𝐫𝐤𝐮𝐧ç...𝐇ı𝐳𝐥ı 𝐯𝐞𝐝𝐚𝐥𝐚𝐫 𝐬𝐞𝐯𝐠𝐢𝐝𝐞𝐧 𝐲𝐨𝐤𝐬𝐮𝐧, 𝐮𝐳𝐮𝐧 𝐨𝐥𝐚𝐧𝐥𝐚𝐫 𝐢𝐬𝐞 𝐝𝐚𝐲𝐚𝐧ı𝐥𝐦𝐚𝐳..."

≈"


- Jakob Von Gunten



2. "~

Yüzünde onun güzel ruhunu görüyorum ve asıl öpülmeyi hak eden ruhtur zaten...

~"


- Jakob Von Gunten



3. "İnsan artık insanlık dışı zulümlere şaşırmıyor bile..."


- Jakob Von Gunten



4. "≈

"𝑆𝑖𝑧𝑖𝑛 𝑠ı𝑟𝑎 𝑑ı𝑠̧ı 𝑏𝑖𝑟 𝑖𝑛𝑠𝑎𝑛 𝑜𝑙𝑑𝑢𝑔̆𝑢𝑛𝑢𝑧𝑢 𝑠𝑎𝑛𝑚ı𝑠̧𝑡ı𝑚 𝑎𝑚𝑎 𝑦𝑎𝑛ı𝑙𝑚ı𝑠̧ı𝑚; 𝑖𝑐̧𝑖𝑛𝑑𝑒 𝑦𝑎𝑠̧𝑎𝑑ı𝑔̆ı𝑛ı𝑧 𝑐̧𝑎𝑔̆ 𝑘𝑎𝑑𝑎𝑟 𝑠ı𝑟𝑎𝑑𝑎𝑛𝑠ı𝑛ı𝑧."

≈"


- Jakob Von Gunten



5. "Senin kafan yakında bana kendi kafam gibi gelecek artık, öylesine içindesin kafamın..."


- Tanner Kardeşler



6. "Birşeyleri özlemenin de kokusu ve gücü var..."


- Jakob Von Gunten



7. "≈

"͏𝐴ğ͏𝑙͏͏͏𝑎͏͏𝑚͏͏͏𝑎͏͏𝑛͏͏ı͏𝑛͏ ͏𝑦͏͏͏𝑎͏͏𝑠͏͏͏𝑎͏͏𝑘͏ ͏𝑜͏͏𝑙͏͏𝑢͏͏ş𝑢͏ ͏͏𝑎͏͏ğ͏𝑙͏͏͏𝑎͏͏𝑚͏͏͏𝑎͏͏𝑛͏͏ı͏𝑛͏ ͏𝑘͏͏𝑒͏͏𝑛͏͏𝑑͏͏𝑖͏͏𝑠͏͏𝑖͏͏𝑛͏͏𝑖͏ ͏𝑏͏͏ü͏𝑦͏͏ü͏𝑡͏͏ü͏𝑟͏͏.͏.͏.͏"͏

≈"


- Jakob Von Gunten



8. "~
Haksız olan her zaman için haklı olanın sabrını zorlayacak kadar arsızdır.
~"


- Jakob Von Gunten



9. "~

Fikirler ve düşünceler, insan onlarla ne yapacağını bilmediği hissine kapılıyorsa, ne işe yarar ki?

~"


- Jakob Von Gunten



10. "“...ölüyorum, çünkü sevgiyi bulamadım. Kalbim ona sahip çıkmaya, onu kırmaya layık bir efendi bulamadığı için ölüyor şimdi.""


- Jakob Von Gunten



11. "Kendi kendine yalan söylemenin ne gibi bir mantığı olabilir ki?"


- Jakob Von Gunten



12. "≈

"𝐇𝐚𝐲𝐚𝐭 𝐤𝐨𝐥𝐚𝐲; 𝐟𝐚𝐤𝐚𝐭 𝐢𝐧𝐬𝐚𝐧 𝐮𝐲𝐚𝐧ı𝐤 𝐨𝐥𝐦𝐚𝐥ı, 𝐲𝐨𝐤𝐬𝐚 𝐡𝐚𝐲𝐚𝐭 𝐭𝐚𝐫𝐚𝐟ı𝐧𝐝𝐚𝐧 𝐞𝐳𝐢𝐥𝐢𝐫."

≈"


- Jakob Von Gunten



13. "~~

Günün birinde öyle bir darbe alacağım ki; öyle yok edici bir darbe, işte o zaman her şey; tüm bu yanılgılar, bu özlem, bu cehalet, bu vefa, bu nankörlük, bu yalanlar ve kendini aldatmalar, bu bilmeler ve düşünmeler, hiç bir şey bilmemeler sona erecek. Ne var ki ben yaşamak istiyorum, ne şekilde olursa olsun...

~~"


- Jakob Von Gunten



14. "~

"Gözün tepede olsun, sana yakışır...
Fakat şunu da kabul et ki yükseklerde gözettiğin şey neyse onu gözden kaçırırsın..."

~"


- Jakob Von Gunten



15. "≈

"Bir 𝐮ş𝐚𝐤 efendisinin taktığı maskeyi ve davranış biçimlerini 𝐬𝐚𝐝ı𝐤 bir şekilde tekrarlar."

≈"


- Jakob Von Gunten



16. "Uzun zamandan beri dünya tarih etrafında değil para etrafında döner oldu."


- Jakob Von Gunten



17. "Hevesli okurlar, deyim yerindeyse usulca zevk alan küçük bir halktır. Okur, kimsenin yoluna çıkmadan ya da kimseye bir fenalık yapmadan kendi yüksek, derin, uzun süreli tatminini yaşar. Harikulade bir şey değil midir bu? Bence öyledir!"


- Gezinti



18. "≈

"𝗦̧𝗼̈𝘆𝗹𝗲 𝘆𝗮𝗽𝘀𝗮𝘆𝗱ı𝗺 𝗻𝗮𝘀ı𝗹 𝗼𝗹𝘂𝗿𝗱𝘂?" diye düşünmeme sebep olacak, bu sorumluluğu omzuma yükleyecek hiç bir şey yok...
Artık 𝗲𝗴̆𝗲𝗿'𝗹𝗲𝗿𝗲, 𝗸𝗲𝘀̧𝗸𝗲'𝗹𝗲𝗿𝗲 yer yok...

≈"


- Jakob Von Gunten



19. ""Güçlü olanlar 𝙖𝙘̧ olanlardır.""


- Jakob Von Gunten



20. "Fakat bugün zaten çok bilmek değil önemli olan..."


- Jakob Von Gunten



21. "Başına gelenleri selamlamak, hoşlukla karşılamak istiyor ama yapamıyor işte..."


- Jakob Von Gunten



22. ""Para insanları Yahudileştirir.""


- Jakob Von Gunten



23. "İçimde yaşamı baştan sona tanımaya dair muhteşem bir enerji; bastırılamaz bir arzu var..."


- Jakob Von Gunten



24. "Tanrı vardır ve o da yardım etmek için fazla heybetli. Yardım etmek ve birinin işini kolaylaştırmak o yüce varlığa yakışmaz..."


- Jakob Von Gunten



25. "“İnsan sadece yaşamalıdır, böylece hayata dair fikirleri kendiliğinden edinecektir.""


- Jakob Von Gunten



26. "Ölümün içinden geçerek hayatın ortasına yürüdüm. Yaşamayı becerebilmek için önce ölmem gerekti."


- Gezinti



27. "Müziğe aşıktır.."


- Gezinti



28. "İnsan ne kadar az bildiğini iyice bilse, her şey güzel olabilir."


- Tanner Kardeşler



29. "Zaten hayatta ilerlemek istediğim filan da yok, yalnızca biraz yol yordam bilerek yaşamak istiyorum. Daha fazlasını değil."


- Tanner Kardeşler



30. "Şairler çok kolay incinirler; ah, asla incitilmemelidir şairler."


- Tanner Kardeşler



31. "“…okuduklarım heyecan vermiyorsa benim için okumak imkânsızdır…”"


- Yardımcı



32. "Şu modern hayat koca bir kışla!"


- Tanner Kardeşler



33. "Alıklar, bir suskunluğa hiç kimsenin başaramayacağı kadar inatçı bir hırsla sarılırlar; görgülü davranma hevesinin ustalarıdır onlar. Görgülü tavırlarını, sanki inatlaşırcasına, adeta meydan okur gibi sergilerler ve kendilerine yaşatılan hayal kırıklıklarının acısını sarsılmaz bir görgüyle lokma lokma tüketirler. Sözüm ona alıkların bu konudaki yetenekleriyle kimse boy ölçüşemez. Yoksa onlar kendi acılarına mı aşıktırlar?"


- Haydut



34. "Yakınmak için bir nedenim yok, sevinçten havalara uçmak için de öyle, susmak içinse çok nedenim var."


- Tanner Kardeşler



35. "”Burada herkesin acelesi var, çünkü insanların aklı fikri çabalayıp bir şeylere ulaşmak üzere ilerlemenin ne kadar güzel olduğunda. Hayatın hızlı bir ritmi var.”"


- Jakob Von Gunten



36. "..dargın gördüğünüz bir insanın ruh halini içtenlikle değiştirerek memnun etmeniz ne büyük sevinçtir."


- Tanner Kardeşler



37. "... bir gelecek istemiyorum, şu ana sahip olmak istiyorum. Bu bana daha değerli görünüyor ve eğer insa­nın bir şimdisi yoksa o zaman bir gelecek düşünmeyi zaten unutur."


- Tanner Kardeşler



38. "Pazar gününün rehaveti geride kaldı ve sert, haşin işgünü seni yeniden kıskıvrak yakaladı ve eğer onun güçlü dalgalarına biraz olsun direnebilmek istiyorsan o halde göğsünü siper etmen gerekecek."


- Yardımcı



39. "Dünya uzun zamandır tarih etrafında değil para etrafında dönüyor."


- Jakob Von Gunten



40. "... kendi hedefleri olmayan kişi, tabii ki başkalarının hedefleri, çıkarları ve amaçları için yaşar."


- Tanner Kardeşler



41. "Sizin gibi insanlar paraya saygı gösterirler ve paraya duydukları saygı, başka herhangi bir şeye değer vermelerini engeller. Namusuyla çalışan ve sebatla didinen kişi sizin gibi insanların gözünde tam anlamıyla bir eşektir"


- Gezinti



42. "Ciddiyim: itaat edenler çoğunlukla emir verenlere benzerler. Bir uşak efendisinin taktığı maskeyi ve davranış biçimlerini sadık bir şekilde tekrarlar."


- Jakob Von Gunten



43. "Şimdiki halinle, ortalıkta sürtmekten ve hayatın çatlaklarına sızmaktan başka bir şey yapmıyorsun. Bu sona ermeli."


- Tanner Kardeşler



44. "Karşıma kaba bir adam ya da hödük bir kadın gelse, ne yapabilirim? Hemen ürkmeli ve rahatsız mı olmalıyım? Ah, hiç bile. O zaman şöyle düşünürüm: Hayır, bu insan bana pek sevimli gelmiyor, beni iğrendiriyor, hem cahil hem de küstah, ama bunu ona ve kendime bu kadar açık bir biçimde hissettirmemem gerekir. Biraz rol yapmalıyım, belki o zaman o da biraz rol yapar, vurdumduymazlığından veya aptallığından bile olsa. Başkalarına özen göstermek çok iyi bir şey."


- Tanner Kardeşler



45. "Tepeden bakan, azametli pozlar takınmaya nasıl da bayılıyoruz hepimiz. Duygusuz varlıklar böyledir işte."


- Haydut



46. ""insan neden hep uzakları ister, bir de özlem duyar üstelik, oysa çok daraltıcı bir şey özlem!""


- Tanner Kardeşler



47. "Tepeden bakan, azametli pozlar takınmaya nasıl da bayılıyoruz hepimiz. Duygusuz varlıklar böyledir işte."


- Haydut



48. ""Fakir ve önemsiz kal sevgili arkadaşım. Kafandaki para fikrinden de kurtul. Bu en güzeli ve zafer vaat edeni, insan zavallı bir şeytandır. Zenginler, Jakob, onlar huzursuz ve mutsuzlar. Bugünün zenginlerinin hiçbir şeyleri yok. Asıl aç olan onlardır.""


- Jakob Von Gunten



49. "“Acının çok kendine has bir konuşma tarzı vardır.”"


- Yardımcı



50. "Toplum önünde bizim görevimiz, hayatı görgümüz ve şerefimizle kolaylaştırmak; çünkü kavgacıların kindar, ateşli soluğuyla hiçbir ilgisi olmayan, sessiz, hüzünlü endişelerle dolu bir hayat sürdürüyoruz."


- Tanner Kardeşler



51. "Bir günahtan yıkanıp arınılmaz mı ve bir cezanın tüm bir hayatı yok etmesi mi gerekir?"


- Tanner Kardeşler



52. "Tüm duygularını açıklamak istiyor insan, ama asla başaramıyor bunu, konuştukça coşuyor sadece."


- Tanner Kardeşler



53. "Sevilmekten ve aranan biri olmaktan hiç hoşlanmıyo­rum"


- Jakob Von Gunten



54. "bana aşırı ilgi gösteren o insanlardan nefret ederim."


- Jakob Von Gunten



55. "“Aydınlık, hafif ve neşeli kalmak istiyorum. Düşünceler benden uzak olsun.""


- Jakob Von Gunten



56. "Kaygılar ve hayal kırıklıkları, tıpkı yorgun düşmüş ama disipline alışkın askerler gibi uygun adım ilerliyor, yoldan ayrılmaya yeltenmiyordu. Başarısızlıkları ve umutsuzlukları da aralarına katarak, yaklaşan noktaya dikilmiş gözlerle, ağır ama düzenli bir biçimde ilerleyen çok düzenli bir yürüyüş alayı oluşturmuşlardı."


- Yardımcı



57. "Senin kafan yakında bana kendi kafam gibi gelecek artık, öylesine içindesin kafamın..."


- Tanner Kardeşler



58. "''...tokuşturun kadehlerinizi, beyler. Yaşasın mutsuzluk!''"


- Tanner Kardeşler



59. "Yere sağlam basmak neden yetmiyor sana; bir de sallantıda ve arayış içinde olanların ensesine mi bastırman gerekiyor ayağını, kendilerinden umudu kesmenin girdabında derinlere, ta diplere batsınlar diye?"


- Tanner Kardeşler



60. "O halde niçin bu çiçekler? "Kendi mutsuzluğumun üzerine bırakmak için mi topluyorum çiçekleri?""


- Gezinti



61. "Gülen insan güzeldir."


- Jakob Von Gunten



62. "“... artık elimden kalemi bırakıyorum; düşüncelerle yaşamayı da.""


- Jakob Von Gunten



63. "Aldırmazlık mı?
Ah, o asla aldırmazlık edemezdi! Ona öyle gelirdi ki, bunu bir kez denemeye kalksa tepeden tırnağa yarılırdı.."


- Tanner Kardeşler



64. "... hala gülmeye ve ecelimin karşısına geçip şakalar yapmaya niyetim var."


- Tanner Kardeşler



65. "... hala gülmeye ve ecelimin karşısına geçip şakalar yapmaya niyetim var."


- Tanner Kardeşler



66. "“Yabancıların neşesi, sıkıntılı bir ruha ne korkunç bir acı verir!”"


- Yardımcı



67. "Para insanları Yahudileştirir, diyorum ve ekliyorum: fakir Yahudi, Yahudi değildir. Zengin hristiyanlar ise, lanet olsun ki, en kötü Yahudi işte asıl onlardır."


- Jakob Von Gunten



68. "“…kafamın içi, hep en aptalca şeylerle dolu.”"


- Yardımcı



69. "Onun tarzı dosdoğru yürümekti; dönüp eski ilişkilere bakmayı zararlı buluyordu."


- Tanner Kardeşler



70. "Siz, buradaki boğucu sıkışmışlığınız içinde, kır yollarında yürümenin ne kadar enfes bir şey olduğunu hayal bile edemezsiniz."


- Tanner Kardeşler



71. "Ben hissetmediğim bir memnuniyeti, bir kıvancı, bir mutluluğu yalandan göstermeyi şimdiye kadar öğrenmedim ve bundan sonra öğreneceğimi düşünenler yanılırlar sanıyorum. Ben hile­ karlık ve riyakarlık yapamayacak kadar zayıfım ve ne kadar katı düşünürsem düşüneyim, yalancılığı haklı çıkaracak bir neden de göremiyorum."


- Tanner Kardeşler



72. "…sevgi öğrenilmezdi; sevgi ya vardı ve hissedilirdi ya da yoktu ve hissedilmezdi."


- Yardımcı



73. "Onun tarzı dosdoğru yürümekti; dönüp eski ilişkilere bakmayı zararlı buluyordu."


- Tanner Kardeşler



74. "Siz, buradaki boğucu sıkışmışlığınız içinde, kır yollarında yürümenin ne kadar enfes bir şey olduğunu hayal bile edemezsiniz."


- Tanner Kardeşler



75. "Ben hissetmediğim bir memnuniyeti, bir kıvancı, bir mutluluğu yalandan göstermeyi şimdiye kadar öğrenmedim ve bundan sonra öğreneceğimi düşünenler yanılırlar sanıyorum. Ben hile­ karlık ve riyakarlık yapamayacak kadar zayıfım ve ne kadar katı düşünürsem düşüneyim, yalancılığı haklı çıkaracak bir neden de göremiyorum."


- Tanner Kardeşler



76. ""Çocuklar gökseldirler, çünkü daima bir tür gökte yaşarlar. Yaş alıp büyüdükleri zaman, gökleri solar ve böylece çocuksuluktan, yetişkinlerin o kuru, hesapçı varlıklarının ve can sıkıcı görüşlerinin içine düşerler.''"


- Gezinti



77. "İnsan öylesine yürüyor işte ve yürürken doğru yolda olmayı umuyor."


- Gezinti ve Diğer Öyküler



78. "Ne zaman param olacak? Bu soru benim için önemli."


- Jakob Von Gunten



79. "... ben şimdiki zamanın gelecek olduğuna inanıyorum..."


- Tanner Kardeşler



80. "Şu kadınlar insanın kalbini ve huyunu okumayı ne kadar iyi beceriyorlardı. Tek bir kelimeyle, hayretler içinde kalan insanın ruhuna işleyecek en doğru ve en isabetli kelamı etmek konusunda ne kadar yetenekliydiler."


- Yardımcı



81. "Ben zengin olmak istiyorum; şoförüm olsun istiyorum, para harcamak istiyorum"


- Jakob Von Gunten



82. "...bu dünyada senin büyüklüğün nedir ki? Belki sen de henüz hiçbir şey değilsin ve tıpkı senin gibi bir hiç olan insanlarla alay etmek için bir nedenin yok. Sen kendi yazgınla boğuşu­yorsan, bırak başkaları da kendi bildikleri gibi boğuşsun­lar. Her ikiniz de güreşçisiniz ve tutup birbirinizi yen­meye mi çalışıyorsunuz? Bu büyük bir aymazlık ve akılsızlık."


- Tanner Kardeşler



83. "Bana göre örneğin, dostça yaklaşımlar çok itici. Bunu genel anlamda söylüyorum. Mesela ben, bana aşırı ilgi gösteren o insanlardan nefret ederim. Bunu burada daha ne kadar söylersem az. Tabii ki yürekten tavırlardan, içtenlikten hoşlanıyorum. Kim tüm o güvenden, samimiyetten bütünüyle nefret edecek kadar çiğ olabilir ? Fakat ben insanlara fazla yaklaşmaktan çekiniyorum, bilmiyorum ama insanları samimi yaklaşımların aptallığına inandırma yeteneğim var demek ki. En azından güvenimi kazanmanın zor olduğunu düşünüyorum. Cana yakınlığım benim için değerli, çok değerli. Onu kazanmak isteyen kişi de çok dikkatli davranmalı."


- Jakob Von Gunten



84. "Al şu can sıkıntısını da defol. Can sıkıntısı, kendilerini eyleyecek şeylerin dışardan gelmesini gerektiğine inanan insanlarda olur."


- Jakob Von Gunten



85. "Yüzünde onun güzel ruhunu görüyorum ve asıl öpülmeyi hak eden zaten ruhtur."


- Jakob Von Gunten



86. "Günün birinde öyle bir darbe alacağım ki; öyle yok edici bir darbe, işte o zaman her şey; tüm bu yanılgılar, bu özlem, bu cehalet, bu vefa, bu nankörlük, bu yalanlar ve kendini aldatmalar, bu bilmeler ve düşünmeler, hiçbir şey bilmemeler sona erecek. Ne var ki ben yaşamak istiyorum, ne şekilde olursa olsun."


- Jakob Von Gunten



87. "…zavallı, küçük, korunmasız çocuklar, yüzlerce yıl önce olduğu gibi, bugün de “istismar” edilebiliyorlardı."


- Yardımcı



88. "Bir sürü şey hissetmek böyle armağan gibi bir akşam vakti! Akşamı bir armağan gibi hissetmek; çünkü akşam gününü işe verenlere bir armağandır. İnsan böyle verir ve ödüllendirilir."


- Tanner Kardeşler



89. "Sen özlem uyandırmıyorsun. Hiçbir kalp senin ardından titremez. Seni aklından geçirmek mi? Ah, bırak!

Ardında hatıralar bırakmak için en ufak bir yeteneğin bile yok. Ardında başka herhangi bir şey de bırakmıyorsun. Ne bırakabilirdin bilmiyorum; çünkü senin sahip olduğun hiçbir şey yok."


- Tanner Kardeşler



90. "Bahsi geçen kişinin yaşamdan bir beklentisi yoktur."


- Jakob Von Gunten



91. "Üniforma giyiyoruz. Bu üniforma bizi hem aşağılıyor hem de yüceltiyor. Üniformalarla Özgür değilmiş gibi görünüyoruz. Bu belki bir utançtır. Fakat ünüformanın içinde aynı zamanda güzel de görünüyoruz. Bu bizi, kendisine ait fakat yırtık kirli kıyafetlerle dolaşan insanların içinde bulunduğu utançtan kurtarıyor."


- Jakob Von Gunten



92. ".. utanç ve öfkeyle dolu olmayı seviyorum, daha üstün bir yere itiyor, eylemi kışkırtıyor bu."


- Tanner Kardeşler



93. "Bugün mutlu ve memnunum; baştan ayağa bir tebessümüm, mutlu bir tebessüm. Tüm kalbim gülümsüyor, hava ne kadar temiz, bugün günlerden pazar galiba, şehirden insanlar gelir ve ormanda gezerler; ben de çocuklarından birini gözüme kestireceğim, onu ebeveyninden kısa bir süre için isteyecek ve onunla oynayacağım."


- Tanner Kardeşler



94. "“Sen çoktan yok olup gittiğinde, bir toz zerresi kadar bile kalmadığında yine sana ait olacağım; çünkü armağan daima verildiği kişiden daha uzun yaşar, sahibini yitirmenin yasını tutabilsin diye.”"


- Tanner Kardeşler



95. "Bazı içtenlikler sadece yaralar ya da can sıkar."


- Jakob Von Gunten



96. "Gün boyu çalışmış olmak ve sonra akşam böyle güzel bir yorgunluk hissetmek, her şeyle barışık olmak muhteşem bir şey. Hiçbir kaygı taşımamak böyle, hiçbir şey düşünmemek. Hiç kimseyi üzmemiş olmanın verdiği hisle, böyle kaygısızca gezinebilmek."


- Tanner Kardeşler



97. "Benim deneyimime göre, din hayat aşkıdır, toprağa içten bağlılıktır, ânın coşkusudur, güzelliğe duyulan güvendir, insanlara duyulan inançtır, dostlar sofrasındaki kaygısızlıktır, felaketler karşısında sorumsuzluk hissidir, ölürken gülümsemektir ve hayatın sunduğu her girişim fırsatını değerlendirme cesaretidir."


- Tanner Kardeşler



98. "“Bir insanla aynı endişeyi paylaşmak ne güzel ama. İnsan koca bir halkın acılarını ve mücadelesini hissetse ve birlikte mücadele verse nasıl olurdu kim bilir.”"


- Tanner Kardeşler



99. "Onu öylesine seviyorum ki; varlığı­mı zenginleştirdiğini düşünüyorum. Elbette bunu asla ona söylemiyorum."


- Jakob Von Gunten



100. "Neler geride kalıyor bu dünyada. İnsan yaratmak, yaratmak ve yine yaratmak zorunda, bunun için varız, başkalarına acımak için değil."


- Tanner Kardeşler



101. "Sis dağıldı, renkler göründü, büyülenmiş renkler, büyüleyici renkler, sabah renkleri!"


- Tanner Kardeşler



102. "Hala hayatın kapısı önünde dikiliyorum, kapıyı çalıp duruyo­rum, pek ürkekçe tabii ve kapının sürgüsünü açmaya gelen biri var mı diye heyecan içinde kulak kabartıp dinliyorum. Bu biraz sıkı bir sürgü ve insan dışarıda durup kapıyı çalanın bir dilenci olduğunu hissederse, o kapıya bakmak istemez. Ben sadece kulak kabartan ve bekleyen biriyim, bu konuda olgunlaştım tabii, çünkü beklerken hayal kurmayı öğrendim. Bu ikisi el ele yürür ve iyi gelir insana, üstelik bu sayede edebinizi de korursunuz."


- Tanner Kardeşler



103. "Dua etmek düşüncelere dalmakla aynı şeyse eğer, insan bir çam ağacının altına uzanmış, kitap okurken dua ediyor demektir."


- Tanner Kardeşler



104. "Bir şeyleri özlemenin de kokusu ve gücü var."


- Jakob Von Gunten



105. "“Bir fikir insanları heyecanlandırmak, etkilemek zorundadır, yoksa onu uygulamaya geçirmek zorlu bir mesele olur.”"


- Yardımcı



106. "Şimdi sanki bütün dünyayla ya da en azından yarısıyla başa çıkabilirim gibi geliyor bana. Gurur, yanılsama, muhteşem yıldız! Kendimi harika hissediyorum. Şimdi öyle bir yaşama hevesi ve gücü var ki içimde, gerçekten kahkahalarla gülmekten alamıyorum kendimi. Kendimden geçiyorum! Yabani bir at olmak ve dörtnala neşeli diyarlara doğru koşturmak için yanıp tutuşuyorum. Tanrısal bir güzellik, ilahi bir iyilik var bu dünyada. Ne büyük zevk bu! Korkuları, sıkıntıları anlamıyorum artık. Hayat bir gül ve ben göğsümü gururla kabartmak ve bu gülü koparabileceğime kendimi inandırmak istiyorum. Yeryüzü gümbürdeyerek ayaklarımın önüne kapanıyor. Gökyüzü azıcık mahcup maviliğini parça parça gösteriyor. Bu alameti iyiye yormak istiyorum. Dünya; Seninle mücadele etmek istiyorum. Henüz çıktım bir yaşantının içinden ve şimdi daha geniş, daha uzak yaşantılara doğru seyahat ediyorum. Canlı hayat, canlı tecrübe, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz! Güzel olan bu: Bir şeylere dayanmalı insan, bir şeylere katlanmalı. Sıkıntıya neşeyle, güçle katlanınca hayat bir oyun kadar kolaylaşıyor. O halde haydi, yılmaz bir usta yüzücü gibi atılalım dalgalara! Bana öyle geliyor ki, daha şimdi bir şeylerin üstesinden geldim ve artık sağlam adımlarla ve kararlı bakışlarla yürüyebilirim ileriye."


- Gezinti



107. "İnsanlardan kaçınca insan yarı deli oluyor."


- Jakob Von Gunten



108. "Çok güçlü olmamıştı hiçbir zaman. Daima iki büklüm yürürdü, sanki dik durmayı kaldıramıyormuş, sanki sırtını ve başını dik tutmak canını acıtıyormuş gibi. İnsan ona baktığında, hayatın ve onun soğuk beklentilerinin üstesinden gelemeyeceğini hissederdi."


- Tanner Kardeşler



109. "Manzara cesaret kırıyor bir parça: pencerelerin önünde bu gökyüzü, kulakta bu tatlı şarkı. Gökyüzünden beyaz bulutlar geçiyor ve ben burada yazı yazmak zorundayım. Neden hassasım bulutlara karşı."


- Tanner Kardeşler



110. "Neydi tüm bu çabalar ve hayat, neydi tüm bu hareketlenme, tepeye tırmanma gayreti neydi? O tepe ki, insanın adam mı yoksa hödük mü olduğunu hiç umursamıyor, doğruyu ve iyiyi yapıp yapmadığıyla hiç ilgilenmiyordu."


- Tanner Kardeşler



111. ""sinirlenmek ve umutsuzluğa kapılmak için haddinden fazla neden var burada.""


- Gezinti



112. "“Yaşam bizden sıçrayışlar bekliyor, düşünüp taşınmalar değil.""


- Jakob Von Gunten



113. "“Şehirde her şey zengin olmaya yönelik, bu yüzden kendilerini büyük bir yoksulluk içinde gören bunca insan var, ama taşrada, en azından taşranın büyük bir bölümünde, yoksul insan servet kıyaslamalarıyla incitilmiyor. Yoksulluğu içinde rahatça nefes alabiliyor, çünkü başını kaldırıp derin bir nefes çekebileceği bir gökyüzü var.”"


- Tanner Kardeşler



114. "Eğer güvenmiyorsan hayat kısadır, ama güveniyorsan uzun."


- Tanner Kardeşler



115. "Zenginlik ve burjuva refahı, aşağılamaktan hoşlanır; hayır, tam olarak böyle değil belki; ama aşağılanmış insanlara tepeden bakmayı sever, ki belirli bir hayırseverliğin yanı sıra, belirli bir gaddarlığı da barındırdığı yadsınamayacak bir duygudur bu."


- Yardımcı



116. "“…insanın kendine daima sorması gereken soru, nerede durduğu ve kim olduğudur.”"


- Yardımcı



117. "Burada öylece oturabiliyor ve sadece var olduğum, burada oturduğum, tırabzanın-üzerinden-eğildiğim için sevinç duyabiliyorum! Kendimi nasıl da güzel buluyorum böyle.

Bir zamanlar herhangi bir şeye ağlayabilmiş olmamı, bir şeyin beni sarsmış olabilmesini anlamıyorum şimdi."


- Tanner Kardeşler



118. "Hayatın, benim için o kadar da parlak olması gerekmez, bu haliyle de yeterince ka­maştırıyor gözlerimi. Çoğu zaman güzel buluyorum ha­yatı ve ona çirkin diyen ve bu yüzden verip veriştiren insanları anlamıyorum."


- Tanner Kardeşler



119. "Ah, hayat küstürüyordu insanları; ama aynı zamanda mutlu ve içtenlikle mütevazı olmanı da, verdiği azıcık şey için, soluduğun bir nebze tatlı, açık hava için minnet duymanı da sağlayabilirdi."


- Yardımcı



120. "normalde mükemmel bir salaktım. Bugün de salağım ama daha ince ve sevecen bir tarza sahip, başka bir çeşit salak."


- Jakob Von Gunten



121. "Kitaplar var... tek kelimeyle söylemek gerekirse tam anlamıyla umutsuz değiliz."


- Jakob Von Gunten



122. "Yoldaşlık her şeye hâkim olur, çünkü her şeyi kapsar. Hiç kimse yoldaşının elini kirli bulmaz; böyle bir şey aklından bile geçmez."


- Yardımcı



123. ""Umut asla, asla terk etmez beni.""


- Tanner Kardeşler



124. "sevgi ve güzellik aramaksızın sadece arzuların affettiği ahlaksızlığın hüküm sürdüğü yerlere giden adam alçaktan başka nedir?"


- Jakob Von Gunten



125. "emirlere uyanlar çoğunlukla emir verenlere benzerler. Bir uşak efendisinin taktığı maskesini ve davranış biçimlerini sadık bir şekilde tekrarlar."


- Jakob Von Gunten



126. "Ben hissetmediğim bir memnuniyeti, bir kıvancı, bir mutluluğu yalandan göstermeyi şimdiye kadar öğrenmedim ve bundan sonra öğreneceğimi düşünenler yanılırlar..."


- Tanner Kardeşler



127. "“İnsanların davranışları, tavırları ve eylemleri ne kadar çabuk unutuluyor.”"


- Yardımcı



128. "Kafamı pek fazla yormam, bu işi başka insanlara bırakırım. Kafa yoran kişiden nefret edilir, çok düşünen insan huzursuz bir insan olarak görülür."


- Gezinti



129. "Kaç yaşındasınız?
' Yirmi, biraz da fazlası var! '
- İnsanın hayatta kendine bir görev belirlemesi gereken bir yaş bu."


- Tanner Kardeşler



130. "çünkü özsaygı diye bir şey vardır ve bu özsaygının tatmin edilmesi gerekir."


- Gezinti



131. "Kitaplardan, hayata kılavuzluk edecek ipuçları bulup çıkarmak isteyen insanlar vardır."


- Haydut



132. "Hafifliğin ruhunu en iyi ağır bir kalp anlar."


- Haydut



133. "Haksız olan, her zaman için haklı olandan daha fazla sabır talep edecek kadar yaramazdır. Haklılık ele avuca sığmaz, haksız olmanın ise gururlu, şımarık bir rahatlığı vardır."


- Jakob Von Gunten



134. "Ben bir yazı ve hesap makinesi olmak üzere yaratılmadım."


- Tanner Kardeşler



135. "Hep ağaçlara bakıyorum ve diyorum ki kendi kendime, onlar da gitmiyorlar işte, ben neden kalamayacakmışım öyleyse?"


- Tanner Kardeşler



136. "Henüz bozulmamış olan tek şey para, onun dışında her şey bozulmuş. Her şey ama her şey çürümüş, parçalanmış, ihtişam ve zarafetini yitirmiş."


- Jakob Von Gunten



137. "Anladığım kadarıyla biz gençleri eğitmek ve kalıba sokmak istiyorlar, bilimlerle kafamızı doldurmak değil. Bizi eğitiyorlar, kendi ruhlarımızı ve kendi bedenlerimizi tamamen tanımaya zorluyorlar. Zorlama ve yoksunluğun bile kendi başlarına eğitici olduğunu anlamamızı sağlıyorlar; çok basit ve bir o kadar da aptal alıştırmaların, bir sürü terim ve anlam öğretmekten çok daha fazla erdem ve gerçek bilgi içerdiğini açıkça anlamamızı sağlıyorlar. Birbiri ardına bir çok şey öğreniyoruz ve bir şey öğrendiğimizde o öğrendiğimiz şey de bize sahip oluyor. Biz ona sahip olmuyoruz, tam aksine kendi varlığımıza katmış gibi göründüğümüz şey bize hükmediyor. Kesin ve güvenilir biraz daha alışmanın gayet iyi bir etki bırakacağı kafamıza iyice yerleştiriliyor, bu tam olarak sert görünenlerin koyduğu kurallara ve emirlere uymak, onlara sıkı sıkıya bağlanmak demek. Bizi aptallaştırmak istiyorlar, ya da en azından küçültmek."


- Jakob Von Gunten



138. "Kitaplardan, hayata kılavuzluk edecek ipuçları bulup çıkarmak isteyen insanlar vardır."


- Haydut



139. "Hafifliğin ruhunu en iyi ağır bir kalp anlar."


- Haydut



140. "“Dua ederken pek çok duygu geçer insanın içinden, genç beyim! Sözgelimi sizin dua etmediğiniz anlaşılıyor. Bugün gençlerin buna zamanları da, istekleri de yok artık. Anlayabiliyorum bunu. Ben dua ederken sadece bir alışkanlığı sürdürüyorum, çünkü bu bir alışkanlığa dönüştü ve bana teselli verdi.”"


- Tanner Kardeşler



141. "sivilce. (...) Onu müthiş derecede rahatsız eden bu noktacıklar, mesela onu öpmem gerekse umurumda bile olmazdı.
Çok ciddiyim: gerçekten, görünüşünün güzel olmadığını fark etmiyorum bile. Yüzünde onun güzel ruhunu görüyorum ve asıl öpülmeyi hak eden zaten ruhtur"


- Jakob Von Gunten



142. "Sanki güneşli havalar ve pazar günleri arasında çok eski çağlardan beri bir kardeşlik kurulmuş gibiydi ve huzurlu bir kahvaltının sıcak düşüncesi de evet, o da böyle güneşli ve pazarlara özgü bir kumaştan dokunmuştu…"


- Yardımcı



143. "Ne? Ellerin hâlâ ceplerinde mi? Gerçi anlayabiliyorum. Ağzına pişmiş armut düşen kişi, neden bir işe, el emeği gerektiren bir çalışmaya hazır olan biri gibi görünmek için çaba harcasın ki? Lütfen biraz daha esne. Daha iyi olur."


- Jakob Von Gunten



144. "Dedikodu yapan insan yalancıdır; bu insan çok iyi biri olabilir fakat aklına gelen her şeyi söyleme zayıflığını göstermesi onu ahlaksız, kötü biri yapar."


- Jakob Von Gunten



145. "“Dünyaya gelmiş olmak bir talihtir ve sağlıklı olmak dışında bir talih tanımamak, en değerli taşlardan, tüm güzel halılardan ve çiçeklerden, saraylardan ve mucizelerden daha göz alıcı ve daha parlak bir talihtir.”"


- Tanner Kardeşler



146. "“Sevgili hemşerilerim, birbirinizin değerini bu kadar kolayca küçültmeyin. Sadece kusurlardan söz etmeyin, onlara gerçekten anlayışla yaklaşın. Eğer bunu yaparsanız, çok daha fazla sayıda itibarlı, dolayısıyla da mesut ve çalışkan erkek ve kadın vatandaş kazanırsınız. İnsan hizmet ederken hızlı ama yargılarken, emrederken ve yönetirken yavaş olmalıdır. Bir yönetim ne kadar özenli olsa azdır. Yönetmek ve komuta etmek farklı şeylerdir ayrıca. Taltif ederken de, küçük düşürürken de dikkatli olunmalıdır.""


- Haydut



147. "İyilik ve dürüstlük kadar beni etkileyen başka bir şey daha olamaz"


- Jakob Von Gunten



148. "Daima tatlı ve gönül alıcı davranışlarla karşılaşmak kime nasip olmuş?"


- Yardımcı



149. "“Sevgili hemşerilerim, birbirinizin değerini bu kadar kolayca küçültmeyin. Sadece kusurlardan söz etmeyin, onlara gerçekten anlayışla yaklaşın. Eğer bunu yaparsanız, çok daha fazla sayıda itibarlı, dolayısıyla da mesut ve çalışkan erkek ve kadın vatandaş kazanırsınız. İnsan hizmet ederken hızlı ama yargılarken, emrederken ve yönetirken yavaş olmalıdır. Bir yönetim ne kadar özenli olsa azdır. Yönetmek ve komuta etmek farklı şeylerdir ayrıca. Taltif ederken de, küçük düşürürken de dikkatli olunmalıdır.""


- Haydut



150. "Buraya ilk geldiğimde ne kadar aptalca davranmışım."


- Jakob Von Gunten



151. "“O daima hayattan aldığı zevkin başka insanları da mutlu edeceğine ve yaşadığı sevinçlerin başka insanlarca da paylaşılacağına inanacak kadar saf olmuştur; oysa doğru bakış açısı bu kanaatin neredeyse tam aksini gösteriyor.”"


- Yardımcı



152. "Eğer istersem, kendime söz geçirebilirsem her şeye karşı saygılı olabilirim, hatta kötü davranışlara bile ama ucunda paranın kokusunu almalıyım. Diğer kötü davranışlar arkalarında yirmi marklık banknotlar bırakmalılar, o zaman önlerinde hatta arkalarından bile eğilirim."


- Jakob Von Gunten



153. "İnsan kendi kendine soruyor: ... kendi yarattığımız bahçelerden başka bir bahçeye ihtiyacımız var mı?"


- Jakob Von Gunten



154. "' Sevmeye değmeyecek insanlar seviliyor işte, ' dedi kendi kendine.."


- Tanner Kardeşler



155. "Gerçek olan bir şey var, burada tabiat eksik."


- Jakob Von Gunten



156. "İn­sanlardan kaçınca insan yarı deli oluyor."


- Jakob Von Gunten



157. "Fikirler ve düşünceler, insan onlarla ne yapacağını bilmediği hissine kapılıyorsa, ne işe yarar ki?"


- Jakob Von Gunten



158. ""Şarkılar hep hüzünlü, en azından güzel olanları,""


- Tanner Kardeşler



159. "“Erkekler heyecan vermeyen, tatsız tuzsuz işleri üstlenmeye bayılırlar. Ama kişisel ya da içsel bir fedâkârlığın, kalple yerine getirilmesi gereken bir görevin ve işin, duygusal bir zorluğun üstesinden gelmenin söz konusu olduğu yerde, cepheye karılarını sürmeyi tercih ederler ve genellikle şöyle derler: ‘Sen git! Sen bu işi benden daha iyi becerirsin!’ Üstelik bunu neredeyse bir tür lütuf ve sevgi ifadesi gibi görmeye zorlarlar sizi.”"


- Yardımcı



160. "“... gözler ruhun gücünü dışarıya yansıtmalı.""


- Jakob Von Gunten



161. "“...genç iken insan zaten bir hiç olmalı çünkü hiçbir şey erkenden, çok erkenden anlam kazanmak kadar yıkıcı olamaz.""


- Jakob Von Gunten



162. "Göründüğü kadarıyla, görünüşlerine dair değersiz, aslına bakılırsa düpedüz zavallı düşüncelerin ötesine asla geçemeyen sayısız kadın var ve bunlar eziyet gören köleler oldukları için, şu acınılası sorunun kırbacı karşısında tir tir titriyorlar: "Nasıl görünüyorum?" ya da "Nasıl bir izlenim bırakıyorum?" diye düşünmekten neşelenemiyorlar."


- Gezinti



163. "''...hiç kimsenin yakını ve hiçbir yerin yerlisi olmayan bir çocuğun aklına, dünyanın sonuna varıncaya kadar durmadan yürümek geldi.''"


- Gezinti



164. "Bir ölü neydi ki zaten? Ah, yaşama bir uyarı işte. Başka hiçbir şey değil."


- Tanner Kardeşler



165. "İsviçreli olup olmadığımı soruyor. Amerikalı? Hayır o da değil. Rus? Ee peki nereliyim o zaman? Bu tür milliyetçilik kokan soruları net bir sessizlikle cevaplamayı seviyorum..."


- Jakob Von Gunten



166. "''...dünya narin, duyarlı insanlara karşı inanılmaz katı, baskıcı, aksi ve acımasızdır.''"


- Jakob Von Gunten



167. "Ben neden bu kadar mutluyum? Deli miyim neyim?"


- Jakob Von Gunten



168. "Can sıkıntısı, kendilerini eyleyecek şeylerin dışarıdan gelmesi gerektiğine inanan insanlarda olur."


- Jakob Von Gunten



169. "Artık güzel ve mükemmel bir şey yoktur. Güzel, iyi ve dürüst olanı sadece hayal edebilirsin."


- Jakob Von Gunten



170. "Dünya üzerinde on binlerce kafa boşuna çalışıyor. Bu gayet açık ve net. İnsan ırkı gün geçtikçe tüm davranış, kavrayış ve bilgisiyle birlikte iyimserliğini de yitiriyor."


- Jakob Von Gunten



171. "…bazı ailelerde, oğlan çocuklarına genel olarak kızlardan daha fazla değer verilir, dolayısıyla daha az sevilen oğlan çocuğunun sıcak bir ilgiden “istismar” edilmiş kız ölçüsünde mahrum kalması mümkün değildir."


- Yardımcı



172. "Gözyaşından hoşlanmam fakat yine de ağladım. Gerçi daha çok içsel olarak ağladım, fakat galiba asıl kötü olan da bu."


- Jakob Von Gunten



173. "ben hüznü seviyorum, değerli bir şey. İnsanı eğitiyor."


- Jakob Von Gunten



174. "Bir kadın erkeğin şerefini asla zedeleyemez, zina hariç, o durumda da söz konusu olan erkek çoğunlukla zayıf bir sersem gibi davranıyor demektir, namusu aldatıldığı için lekelenmez, çünkü aldatılması ihtimali kendisini tanıyanların gözünde onun namusunu çok daha önceden lekelemiştir zaten."


- Tanner Kardeşler



175. "Zevklere olan düşkünlüğünü ve açlığını dünyaya sergileyebilen kişi, hayat şartları sayesinde böyle zevkleri rahatça ve kolay yaşayabilen kişi, ruhunda ve kalbinde yanmakta olan tüm ateşi çok kısa zamanda söndürerek köreltir."


- Yardımcı



176. "“Ben bir gelecek istemiyorum, şu ana sahip olmak istiyorum. Bu bana daha değerli görünüyor ve eğer insanın bir şimdisi yoksa o zaman bir gelecek düşünmeyi zaten unutur.”"


- Tanner Kardeşler



177. "İnsan, güzel ve çekici olanı sever ve bu yüzden de güzel ve çekici olan büyük ölçüde yenilip yutulma, istismar edilme tehlikesiyle karşı karşıyadı"


- Jakob Von Gunten



178. "İnsan aptal ve bilgisiz olabilir ama biraz süslenmeyi, yaltaklanmayı ve yerine göre davranmayı biliyorsa onun için her şey bitmiş değildir. Hatta tam aksine yaşamda yolunu zekilerden ve bilgi küplerinden bile daha iyi bulur. Tarz, evet."


- Jakob Von Gunten



179. "Ve harfler gözlerimin önünde titreşiyor, dans ediyorlar."


- Jakob Von Gunten



180. "Ben hayatla mücadele etmek isterim, bu uğurda batsam ne gam; ne özgürlüğün ne de rahatlığın tadını çıkarmak isterim, bir köpeğe kemik fırlatılır gibi önüme fırlatılmış özgürlüklerden nefret ederim."


- Tanner Kardeşler



181. "aşk, sevilen kişinin saygıya değer olup olmadığına dair araştırmalar yürütmez."


- Gezinti



182. "Kimse bir başkasının kutsalı olmaktan hoşlanmaz, aksi takdirde bir imgeye dönüşmek zorun kalır."


- Haydut



183. "Bütün mesele inanmakta."


- Haydut



184. "İnsan hizmet ederken hızlı ama yargılarken, emrederken ve yönetirken yavaş olmalıdır."


- Haydut



185. ".. bir tebessüm, sevgiden yoksun olmadığı sürece ötekine de bulaşır daima."


- Tanner Kardeşler



186. "Ayrıca ben hüznü seviyorum, değerli bir şey. İnsanı eğitiyor."


- Jakob Von Gunten



187. "Kimse bir başkasının kutsalı olmaktan hoşlanmaz, aksi takdirde bir imgeye dönüşmek zorun kalır."


- Haydut



188. "Bütün mesele inanmakta."


- Haydut



189. "İnsan hizmet ederken hızlı ama yargılarken, emrederken ve yönetirken yavaş olmalıdır."


- Haydut



190. "''...kendi hedefleri olmayan kişi, tabii ki başkalarının hedefleri, çıkarları ve amaçları için yaşar.""


- Tanner Kardeşler



191. "İnsanlar hürmet beyanlarıyla hayatımı katlanamaz hale getirmeseler mutluluktan uçardım."


- Haydut



192. "Yüzüne karşı söylüyorum işte: Sen mutsuzsun. Sadece mutlu görünmek için çabalayıp duruyorsun."


- Haydut



193. "Bana tahrik gücü yüksek jartiyerini gösteriyor ben de jartiyerini dudaklarımla okşuyordum. Ah, insan bu kadar aptal mı? Her defasında gidip yeni içecekler getiriyordu. Ve o kadar da hızlıydı ki. Aptal gençlerden kolayca büyük paralar kazanmak istiyordu. Bunun farkındaydım ancak beni aptal olarak görmesi bile hoşuma gidiyordu. Böylesi tuhaf bir ahlaksızlık: yavaş yavaş soyulduğunuzu bile bile içten içe sevinmek. Ne var ki her şey bana öyle büyüleyici geliyordu ki. Etrafımı hoş, kulağımı okşayan bir müzik kaplamıştı. Yanımdaki bayan Polonyalıydı, zayıf, yumuşak ve çekici bir davetkarlığı vardı."


- Jakob Von Gunten



194. "Uyku, sizin tüm “ din” dediğiniz şeyden çok daha ruhani. İnsan uyuduğunda Tanrı’ya belki çok daha yakın. Siz ne dersiniz?"


- Jakob Von Gunten



195. "Artık güzel ve mükemmel bir şey yoktur. Güzel, iyi ve dürüst olanı sadece hayal edebilirsin."


- Jakob Von Gunten



196. "Belki bir gün mutsuz olacağım, ne büyük haz duyacağım mutsuz olmaktan.
Biz kadınlar, hayatta yalnızca bir kere seviniriz mutsuzluğa, ama mutsuzluğun tadını sonuna kadar çıkarmayı biliriz."


- Tanner Kardeşler



197. "Uzun süre sadece küçük ve dar olana bakmış bir insan için, gördüğü daima kendi içinde büyük ve önemli bir dünyaya dönüşür, buna karşılık geniş ve gerçekten önemli olan şey, fazlasıyla yaygın, dağınık ve havadar olduğu için başta küçük ve gösterişsiz görünür."


- Yardımcı



198. "''...kendi hedefleri olmayan kişi, tabii ki başkalarının hedefleri, çıkarları ve amaçları için yaşar.""


- Tanner Kardeşler



199. "İnsanlar hürmet beyanlarıyla hayatımı katlanamaz hale getirmeseler mutluluktan uçardım."


- Haydut



200. "Yüzüne karşı söylüyorum işte: Sen mutsuzsun. Sadece mutlu görünmek için çabalayıp duruyorsun."


- Haydut



201. ""Birbiri ardına birçok şey öğreniyoruz ve bir şey öğrendiğimizde o öğrendiğimiz şey de bize sahip oluyor. Biz ona sahip olmuyoruz, tam aksine kendi varlığımıza katmış gibi gördüğümüz şey bize hükmediyor.""


- Jacob Von Gunten



202. "üniformanın içinde aynı zamanda güzel de görünüyoruz. Bu bizi, kendisine ait fakat yırtık ve kirli kıyafetlerle dolaşan insanların içinde bulunduğu utançtan kurtarıyor."


- Jakob Von Gunten



203. "İnsandan kaçınca insan yarı deli oluyor."


- Jakob Von Gunten



204. "Bankalar ve mali kurumlar, genelde sımsıkı kapanmış zarif dudaklara sahiptir ve mutlak bir ödeme aczinin yaşandığı kesinkes ortaya çıkmadan önce ağız açmazlar."


- Yardımcı



205. ""Birbiri ardına birçok şey öğreniyoruz ve bir şey öğrendiğimizde o öğrendiğimiz şey de bize sahip oluyor. Biz ona sahip olmuyoruz, tam aksine kendi varlığımıza katmış gibi gördüğümüz şey bize hükmediyor.""


- Jacob Von Gunten



206. "Bir insanla aynı endişeyi paylaşmak ne güzel ama. İnsan koca bir halkın acılarını ve mücadelesini hissetse ve birlikte mücadele verse nasıl olurdu kim bilir."


- Tanner Kardeşler



207. "bir şeyin yasak olması demek, o şeyi başka bir yerde iki kez yapmak demektir"


- Jakob Von Gunten



208. ""Kızgın olanın karşısında her zaman bir günahkar olmalı.""


- Jakob Von Gunten



209. "İnsanlardan kaçınca insan yarı deli oluyor."


- Jakob Von Gunten



210. "İnsan bir tarafta dünyanın tüm şeytanlığını, diğer taraftaysa tüm iyilik ve sevimliliği görmeye kalkarsa kendini kolayca abartılara kaptırabilirdi."


- Yardımcı



211. "Bir şeylere dayanmalı insan, bir şeylere katlanmalı."


- Gezinti ve Diğer Öyküler



212. "Tüm öğrenciler; Klaus, Schacht, Schilinski, Fuchs, uzun Peter, ben ve tüm diğerleri bir konuda eşitiz; mutlak yoksulluk ve muhtaçlık."


- Jakob Von Gunten



213. "... sonsuza dek görüş alanımdan çıksaydınız beni ziyadesiyle memnun etmiş olurdunuz."


- Jakob Von Gunten



214. "Fakir ve sevgisiz kal sevgili arkadaşım."


- Jakob Von Gunten



215. "Zaman zaman tüm sevecen sırlarıyla belirli bir yere bağlanmak ve zincirlenmek, bütün dünyanın kapılarını ve pencerelerini ardına kadar açık tutan, aydınlık odalarında insanların çoğu zaman yalnızca acı bir soğuğa ya da boğucu bir sıcağa yakalandıkları sınırsız özgürlükten daha sıcak ve zengin gelebiliyordu insana."


- Yardımcı



216. "itaatkarlık çok tatlıdır zira. bu uğurda mahvolsanız ne çıkar?"


- Gezinti



217. "Fikirler ve düşünceler, insan onlarla ne yapacağını bilmediği hissine kapılıyorsa ne işe yarar ki?"


- Jakob Von Gunten



218. "Yararlı olmak her insanın tabiatında yoktur."


- Haydut



219. "Ama bazen insan fazla iyilikten de kötü olabilir."


- Haydut



220. "Birbirimizi karşılıklı huzursuz ederiz; çünkü hepimizi huzursuz eden bir şeyler vardır. İntikam hislerini keyifsizlik kadar besleyen bir şey yoktur. Yani insan kötülüğünden değil, keyifsizliğinden ötürü intikam alır ve aramızda keyifsizlik çekmeyen hiç kimse yoktur."


- Haydut



221. "Schacht'la birlikte zevk için mum yakıyoruz. Bu kesinlikle yasak, fakat zaten tam da bu yüzden mum yakmak bu kadar zevkli ya. Kim takar kuralları..."


- Jakob Von Gunten



222. "Hayır, beni günahlardan ziyade faziletler ilgilendiriyor. ... Çok mu ahlakçıyım? Ne zamandan beri? Umarım değilimdir."


- Jakob Von Gunten



223. "... insan artık insanlık dışı zulümlere şaşırmıyormuş bile."


- Jakob Von Gunten



224. "…Hepimiz birilerine bağlı, küçük şeyler olacağız. Aldığımız eğitimin temel amacı, bizlere ikisi de ya çok az başarı vaadeden ya da hiç başarı vaad etmeyen iki özellik; sabır ve itaat aşılamak."


- Jakob Von Gunten



225. "Hiçbir kalp senin ardından titremez. '"


- Tanner Kardeşler



226. "İnsanlardan kaçınca insan yarı deli oluyor."


- Jakob Von Gunten



227. "Ben bir gelecek istemiyorum, şu ana sahip olmak istiyorum. Bu bana daha değerli görünüyor ve eğer insanın bir şimdisi yoksa o zaman bir gelecek düşünmeyi zaten unutur."


- Tanner Kardeşler



228. "Fikirler ve düşünceler, insan onlarla ne yapacağını bilmediği hissine kapılıyorsa ne işe yarar ki?"


- Jakob Von Gunten



229. "Ama bazen insan fazla iyilikten de kötü olabilir."


- Haydut



230. "Birbirimizi karşılıklı huzursuz ederiz; çünkü hepimizi huzursuz eden bir şeyler vardır. İntikam hislerini keyifsizlik kadar besleyen bir şey yoktur. Yani insan kötülüğünden değil, keyifsizliğinden ötürü intikam alır ve aramızda keyifsizlik çekmeyen hiç kimse yoktur."


- Haydut



231. "Schacht'la birlikte zevk için mum yakıyoruz. Bu kesinlikle yasak, fakat zaten tam da bu yüzden mum yakmak bu kadar zevkli ya. Kim takar kuralları..."


- Jakob Von Gunten



232. "Ne gizemli bir şey bu, uykuya yatmak, hayır, önce yorulmak, sonra uykuya yatmak ve ardından uyanmak ve yeni doğmuş gibi hissetmek. Her gün bir doğum günü bizim için."


- Tanner Kardeşler



233. "İnsan öylesine yürüyor işte ve yürürken doğru yolda olmayı umuyor."


- Gezinti ve Diğer Öyküler



234. "Burada doğru dürüst bir şey öğrenilmez. Eğitmen eksiği var ve biz de Benjamenta Erkek Enstitüsü öğrencileri olarak hayatta asla başarılı olamayız. Demek istediğim; gelecekte hepimiz küçük insanlar olacağız, yükselemeyeceğiz. Aldığı­mız eğitimin temel amacı, bizlere her ikisi de, ya çok az başa­rı vaat eden ya da hiç başarı vaat etmeyen iki özellik; sabır ve itaat aşılamak."


- Jakob Von Gunten



235. "Onu öylesine seviyorum ki varoluşumu zenginleştirdiğini hissediyorum."


- Jakob Von Gunten



236. "İnsan her söyleyeceğini inceden inceye sınasaydı ( imtihan etseydi ) ne çok şey kaybolup giderdi."


- Tanner Kardeşler



237. "Sevenler aptal ve bir o kadar da kurnaz olurlar."


- Haydut



238. "Başkalarının sevgisini peşinden sürükleyerek çekmek zorunda kaldı pek çok insan."


- Haydut



239. "Tepeden bakan, azametli pozlar takınmaya nasıl da bayılıyoruz hepimiz. Duygusuz varlıklar böyledir işte."


- Haydut



240. "Onu öylesine seviyorum ki varoluşumu zenginleştirdiğini hissediyorum."


- Jakob Von Gunten



241. "Gök gürlemesine yakalanmış ve yıldırım çarpmış gibi, kalır olduğu yerde ve selam verir. Tüm varlığı sarsılır, konuşmak ister ama ağzından tek bir kelime çıkmaz ve daima uysal bir hizmetkarı olmuş dili, onu bu kez hizmetlerinden yoksun bırakır. Çocukluğunun hisleriyle karışmış, sınırsız bir acı çöker üzerine. Aşıktır!"


- Gezinti



242. "Hislerimi çevremdeki insanların gözlerinden saklamayı severim, ancak bu uğurda telaşlı bir çaba göstermem."


- Gezinti ve Diğer Öyküler



243. "Ölü değildi ve canlı değildi, yaşlı değildi ve genç değildi."


- Gezinti ve Diğer Öyküler



244. "Fikirler ve düşünceler, insan onlarla ne yapacağını bilmediği hissine kapılıyorsa,ne işe yarar ki?"


- Jakob Von Gunten



245. "Gülmez miyiz? Hiç de değil. İnsan ağzıyla gülemediği yerde kulaklarıyla güler. Ve bir de gözleriyle. Gözler gülmeyi seviyor. Gözlerle ilgili kurallar koymak mümkün fakat çok zor."


- Jakob Von Gunten



246. "abartılı beklentile­re ve hayallere karşılık vermem mümkün değil"


- Gezinti



247. "yirmi yaşı, her kuralı, her düzeni, tüm ürkek kaygıları ve düşünceleri yıkar, devirir, onun için insan hayatı gizem dolu bir ihtişamdır ve insan olmak dışında hiçbir sıfat taşımayan insanların arasına karışır"


- Gezinti



248. "Meteliksiz olmak bir hayırsızlıktır."


- Haydut



249. "Ben hüznü seviyorum, değerli bir şey. İnsanı eğitiyor."


- Jakob Von Gunten



250. "Gök gürlemesine yakalanmış ve yıldırım çarpmış gibi, kalır olduğu yerde ve selam verir. Tüm varlığı sarsılır, konuşmak ister ama ağzından tek bir kelime çıkmaz ve daima uysal bir hizmetkarı olmuş dili, onu bu kez hizmetlerinden yoksun bırakır. Çocukluğunun hisleriyle karışmış, sınırsız bir acı çöker üzerine. Aşıktır!"


- Gezinti

Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: