Refet Kitap Bilgileri
Yazar: Fatma Aliye Hanım
Tahmini Okuma Süresi: 4 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı: 152
Basım Tarihi: 14 Kasım 2018
İlk Yayın Tarihi: 1896
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Dil: Türkçe
ISBN: 9786052956618
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Refet Kitap Tanıtımı
Refet, Türk edebiyatında yer alan ilk kadın öğretmen başkarakterdir. Türkçenin ilk kadın romancısı Fatma Aliye’nin kaleminden çocukluktan genç kadınlığa, elindeki tek sermayesi aklı olan yoksul bir kızın öğretmen okulundan mezun olarak tek başına ayakları üzerinde durma hikâyesini okuruz. Refet farklı kadınlıkları, sınıflar arası kadın dayanışması ve kadınların gündelik yaşamlarını oldukça yalın bir biçimde anlatır.
Fatma Aliye (Topuz) (1862- 1936) 1889’da “Bir Kadın” imzasıyla çevirdiği, George Ohnet’den Meram romanıyla edebiyat dünyasına ilk adımını atar. 1891’de yayımlanan ikinci yapıtı Hayal ve Hakikat’i Ahmet Mithat’la yazar. Çok geçmeden sırasıyla Muhadarat, Refet, Levayih-i Hayat, Udi ve Enin romanları kendi adıyla yayımlanır. Refet ve Udi Türk edebiyatının çalışıp ayakları üzerinde duran ilk kadın karakterlerini anlatır. Romanlarındaki başkarakterlerin hepsi mücadeleci ve güçlü kadınlardır. Yapıtları yurtdışında ilgi görür. Udi romanı 1899’da Gustave Séon tarafından Fransızcaya çevrilir. Ev ziyaretleri yapan Avrupalı kadın gezginlerin Osmanlı kadını hakkındaki yanlış izlenimlerini değiştirmek için kaleme aldığı Nisvan-ı İslam 1894’te Rus şarkiyatçısı Olga de Lebedef ve Nazimé Roukié tarafından Fransızcaya ve Beyrut’ta tefrika edilmek üzere Arapçaya çevrilir. 1893 Chicago Kitap Fuarı için hazırlanan “The Woman’s Library of The World’s Fair” adlı kataloğunda biyografisi ve kitapları yer alır. Filozofların biyografilerinden oluşan Teracim-i Ahval-i Felasife adlı yapıtıyla felsefi bir deneme olan Tedkik-i Ecsam Türkiye’de bir kadın kaleminden çıkan ilk felsefe yapıtlarıdır. Kosova Zaferi ve Ankara Hezimeti ile yarım kalan Ahmet Cevdet Paşa ve Zamanı bir kadın yazara ait ilk tarih yapıtlarıdır. İslam’ın ilk zamanlarında yaşamış kadınların biyografilerini yazdığı Nâmdârân-ı Zenân-ı İslâmiyân çalışması ise bugün yeni yeni oluşmaya başlayan feminist tarih bilincinin erken örneğidir. Kadınlara ait en uzun süreli yayın olan Hanımlara Mahsus Gazete’nin ilk günden itibaren etkin bir kalemi olan Fatma Aliye, makalelerinde İslam’ı ataerkil yorumlarından sıyırarak yorumlamayı önerir ve çokeşliliği, evlilik ve örtünmeyi bu yaklaşımla ele alır. Fatma Aliye, döneminde büyük bir cesaret, inat ve direniş sergileyerek kalemi elinden bırakmamış, kendinden sonra gelen kadın edebiyatçıları da yazılarıyla desteklemiştir.
Refet Kitaptan Alıntılar
1. "“Asıl güzellik tende değil,candadır…”"
2. "“Birbirimize hiç kalplerimizi dökmedik…”"
3. "“Fakat insan ki hayvanların en şereflisidir…”"
4. "“Öğretmenlik görevini iyi bir biçimde yerine getirmek için öğrencilere şefkat ve sevgi gereklidir.""
5. "“Bu kadar güzel huy,
hiçbir lisanı iyice bilmemek gibi
bir eksiği örtemez mi?”"
6. "Ah, bu tebessüm ne anlamlıdır! Nice yüzlerde, ne hallerde görülür. Neleri izah, nice izahı güç şeyleri ifade eder."
7. "Birbirimize hiç kalplerimizi dökmedik."
8. "“...Herkese kendini sevdirmenin, herkes tarafından hürmet görmenin yalnız güzellikle olmayıp, çalışmakla, kazanmakla, öğrenmekle, ilim bilmekle de olacağını göstermek istiyorum. Bu sevilmenin, bu rağbet görmenin öyle kaybedilebilecek, çalınabilecek bir servete, gençlik âlemine özgü geçici güzelliğe benzemediğini anlatmak istiyorum. Onlar sahiplerini alınları buruştukça, saçları ağardıkça, vücut pörsüdükçe terk eden vefasızlardır. Onlar bana rağbet etmemişlerse ben de onlara tenezzül etmiyorum! Benim kazanmaya ve ele geçirmeye çalıştığım huylar ve erdemlerin ise en büyük ve en güzel süsleri derin düşüncelerle buruşmuş alın ile ilim uğrunda ağarmış saçlardır.”"
9. "Ah!.. Bu sevilmek lezzetinden bir türlü vazgeçemiyorum."
10. "Okulun terbiye edemediğini dünya ve zaman terbiye eder."
11. ".
“Ben doğrudan doğruya kalbimden gelen hevesle arzunun zorlamasıyla hareket etmem. O zorlamaya hiç yüz vermem. Onu beynimin hükmüne bırakırım. İşte orada kabul edilen ve beğenilen şeyle hareket ederim."
."
12. "Ah, bu tebessüm ne anlamlıdır!
Nice yüzlerde, ne hallerde görülür."
13. "Öğretmenlik görevini iyi bir biçimde yerine getirmek için öğrencilere şefkat ve sevgi gereklidir."
14. ""Asıl güzellik tende değil,candadır.""
15. "~
"
," denilmiş...
~"
Refet Kitap İncelemeleri
Fatma Aliye uzun zamandır okumak istediğim yazarlardan biriydi. Kendisinin, Türk edebiyatının ilk kadın yazarı olması, eserlerinde çoğu zaman kadın konularını ele alması benim için önemli detaylardan bazıları.
Refet ise ilk kadın öğretmen karakter olma özelliğini taşıyor. Benim içinse ilk Fatma Aliye eseri olan Refet, enlerimden biri oldu.
Eser öncelikle Refet’in annesi olan Binnaz’ın hikayesiyle başlıyor. Ve biz okurlar talihsiz Refet’in daha doğmadan nasıl bir hayatı olacağını az çok anlayabiliyoruz.
İlk kırılma noktası ise memleketten İstanbul’a geliş. Yoksulluğun, kimsesizliğin, akraba akbabalarının baş gösterdiği bir nokta. Binnaz, düzenli beslenememekten hasta olan Refet ile nasıl baş edeceğini bilemiyor. Gözünün önünde eriyen kızını gördükçe kendisi de eriyor.
İyi şeyler olmuyor da değil. Akraba denilen akbabalardan ziyade, iyi komşular, dostlar ediniyor Binnaz ve Refet. Ve geri dönüp baktığım zaman anlıyorum ki, Refet amacına ulaşıp refaha erdiyse, tam da karşılarına çıkan iyi insanlar sayesinde oluyor bunlar.
Uzun lafın kısası Mini mini bir Refet’den, genç bir öğretmen olan Refet’in hikayesini okuyoruz. Zorlukla, yoksullukla, mücadele ve acıyla geçen bir yaşam bu.
Kitapta Binnaz ve Refet dışında harika yan karakterler var. Bana kalırsa her biri öykü malzemesi. Fatma Aliye kalemi zaten muazzam.
Eserlerini okumaya devam edeceğim. Mutlaka okuyunuz.
Fatma Aliye...
Osmanlı ülkesinin ilk kadın yazarı ve ilk kadın hakları savunucusu.
Bu nedenle mart ayına özel olarak yaptığım bu okumada onun günümüz Türkçesine özenle uyarlanmış basımıyla “Refet” yoldaşlık etti bana.
Türk edebiyatının ilk kadın öğretmen karakteri olan “Refet” yoksul ve kimsesiz başlayan hayat yolculuğuna, zavallı annesi ile zorluklarla mücadele ederek devam eder.
Karakterinden asla taviz vermeden öğretmen olma yolunda tek başına ayakta durma mücadelesi veren bir kadındır “Refet”.
Her sözüyle bir manifesto niteliğinde mesajlar verir okura. Bu nedenle bence bir kadın “Refet”i okumadan kadın hakları üzerine yorum yapmamalı ve her fikir inşasının temeline mutlaka onu da yerleştirmelidir.
1897’den günümüze kurulacak o yüce köprünün en önemli sacayaklarından biri olacaktır bu kitap.
Ahmet Mithat Efendi de ön sözde eserin “tasvir” gücüne vurgu yapar. Gerçekten de Fatma Aliye, sosyal olarak çok da içinde olmadığı bir aile çevresinde yaşanan zorlukları “kadınlar” aracılığıyla çok etkileyici bir şekilde işler.
Kendine “odalık” olarak aldığı Binnaz’dan Refet adında bir kızı olan Hayati Bey tüm hikâyeyi başlatır. Yetim olarak hayata tutunmak zorunda kalan Refet ve annesi ilk olarak Hayati Bey’in ailesi tarafından dışlanır.
İstanbul’un yolunu tutan ana-kız birçok badire atlatır fakat değişmeyen tek şey bu kadınların herkese ve her şeye rağmen dik durmasıdır.
#iyikitapkurtlamalar
OkudumBitti
#Refet
#FatmaAliye
#TürkiyeİşBankasıYayınları
Türkçenin ilk kadın romancısı Fatma Aliye ne yazık ki fazla tanınmıyor, eserleri günümüz Türkçesine çevrilmiş olsa da. Oysa kadın hakları savunucusu olarak çok mücadele etmiş
Refet zengin babası ölünce annesiyle meydanda kalmıştır, anne kızını alarak İstanbul'a akrabalarının yanına gider ama onlarda sahip çıkmazlar. Anne kız çok zor durumda kalırlar. Refet hep dışlanan, istenmeyen bir çocuktur. Yeterli beslenemediğinden gücü kuvveti yerinde değildir diğerleri gibi koşup oynayamaz. Gururlu bir çocuktur da, tek derdi okuyup annesini temizliğe göndermemektir.
Yüz olarak çirkin ama iyi niyetli ve merhametli biri olarak büyür, çok yoksulluk çekerler öyle zamanlar olur ki ana kız birbirlerinin koynuna girip soğuktan titreyerek sabah ederler. Yakacakları olmadığı gibi battaniyeleri bile yoktur. Refet çok akıllı ve çalışkan bir kızdır, liseden sonra öğretmen okulunu da birincilikle bitirir. Tabii bu zamana kadar açlıkla, susuzlukla, bir lokma ekmekle gelmiştir.
Yazar o dönemin İstanbul'unun yaşantısını, gelenek, göreneklerini, zengin konaklarını ve yoksul evlerini gözler önüne sermiş. Okuduğum ikinci kitabı, kadınların daha güçlü ve kendi ayakları üzerinde durmalarını çok önemsemiş.
Fatma Aliye 'yi okumanızı tavsiye ederim.
Kitapla kalın sevgili arkadaşlar.
Fatma Aliye kadın hak ve özgürlükleri konusunda düşünen, çözümler üreten ilk kadın yazar ve Osmanlı kadın hareketinin öncü ismi.Yaşadığı dönemin sosyal olaylarına bir kadın gözüyle eğilir ve genelde aile, evlilik, cariyelik, eşitlik üzerinde durur. O dönemde erkekler arasından bir kadın olarak sıyrılıp hak mücadelesi vermek romanlar yazmak diğer kadınlara öncü olmak takdir edilesi.
Refet’in annesi Binnaz babasının ikinci eşidir.Babası vefat edince ailenin diğer üyeleri tarafından hor görülürler.Binnaz kızını okutmak için çalışır didinir bu uğurda hasta olur.
Refet çok azimli ve çok güçlü bir karakter Dârulmuallimat’a (ilk kız öğretmen okulu) kaydolur yoksullukla mücadele ederken aklında hep öğretmen olmak ve kimseye muhtaç olmadan annesiyle birlikte güzel bir yaşam diler.
Refet Türk edebiyatının ilk kadın öğretmen baş karakteri.Fatma Aliye bu romanla bize Türk kadının bir iş ve meslek sahibi olmasının ne kadar gerekli olduğunu anlatıyor. Arada romanı bölerek okuyucuyla konuşuyor bilgilendirmeler yapıyor.
Bir kadın için dış güzelliğin önemli olmadığını asıl güzelliğin ahlaki güzellik olduğunu satır aralarında sık sık vurguluyor.
Teknik anlamda bazı ilk dönem romanlarında olduğu gibi eksiklikler olsa da verdiği mesajlar bakımından oldukça değerli. 1890’lı yıllarda yazıldığını aklımızdan çıkarmamalıyız.Başta da dediğim gibi bu dönemde kadınların okuyup bir meslek sahibi olmasından bahsetmek kolay değildi bu anlamda yüceltilmesi gereken bir eser.
Ben severek okudum. Sizinde okumanızı tavsiye ederim.
Fatma Aliye Türkçenin ilk kadın romancısı
Refet, Türk edebiyatının İlk öğretmen kadın kahramanı
Hiç bu kadar güzel bir kitap okuyacağımı tahmin etmiyordum diyerek başlamak istiyorum. Osmanlı dönemi sonlarında kadınların da okumaya başlaması ile açılan darulmuallimatı bitirip öğretmen olmak isteyen bir kızın hayat mücadelesini anlatıyor kitabımız. Bir anne ve kızının tek başına yaşam mücadelesi verirken varlıklı akrabalarından asla destek görmemesiyle başlayan hayatları. Kimi zaman kiralık bir odada kimi zaman bir ailenin yanında yaşayarak yıllarını geçiren ana kızın yaşamını okurken soğuğu da açlığı da hissediyorsunuz. Fatma Aliye zamanının varlıklı ailelerinden olmasına rağmen yokluğu öylesine hissederek yazmış ki gözlem yeteneği ve yazım dili harikaydı.
Çocukluktan hayatı zor başlayan Refet zayıf, bakımsız ve güzellik algısından uzak bir kız olarak büyür. Tek gücü zekası ve ahlâkıdır. Kimseye boyun eğmeyen ne istediğini bilen ve tüm imkansızlıklara rağmen idealleri uğruna savaşan güçlü bir karakterdir.
Okulunda sınıf geçebilmek için verdiği mücadele, onurunu korumaya çalışan bir genç kızın asil duruşu, kadınların birbirine olan desteğini her alanda göstermesi bakımından da çok güzel bir hikayeydi. Hayatın kimilerine altın tepside sunduğu fırsatları, kimileri için sağlığını, anılarını ellerinden alarak veriyor oluşu üzüyor olsa da... Mücadele ruhuyla ayakta kalmaya çalışan onurlu kadınlara selam olsun.