Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Parfümün Dansı - Tom Robbins | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Parfümün Dansı Kitap Bilgileri


Yazar: Tom Robbins
Tahmini Okuma Süresi: 12 sa. 14 dk.
Sayfa Sayısı: 432
Basım Tarihi: Mart 2019
İlk Yayın Tarihi: Mart 2019
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Orijinal Dil: İngilizce
ISBN: 9789755391014
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Parfümün Dansı Kitap Tanıtımı


“Oyunculluk uçarılık değil, bilgeliktir” diyerek çılgınlık derecesinde “oyuncul” romanlar yazan Tom Robbins, bu romanda hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel/tarihsel bir yolculuğa çağırıyor bizi. Batı’dan Doğu’ya, oradan da Yeni Dünya’ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyıllar süren bir yolculuktur bu. Batı, acı çekmeyi seven, mantığa, bireyciliğe ve üretime tapınanların diyarıdır. Doğu, aşka, boş zamana, münzeviliğe, bilinmezliğe hayatında yer veren insanların yaşadığı su ve parfüm diyarıdır. Yeni Dünya’da ise sadece “başarı” ve hırs vardır.Yolculuğun en ilginç kişisi ise keçi ayaklı, zevk ve bereket tanrısı Pan’dır. Pan, insanların duyguları ile düşünceleri arasına duvar çekmeleri; yaşamak yerine, cennete kabul edilmek ve doğayı tahakküm altına almak için çalışmaları; dans, müzik ve aşkla ilgilenmek yerine, doğru ve yanlışla uğraşan Aristo, İsa ve Descartes’a inanmaları ile gücünü yitiren bir tanrıdır. Aynı zamanda Bay Mantıksız, Bay İçgüdü, Bay Hayvani Sır, Bay Çingene, Bay Koku, Bay Aydedeye Havlayan, Bay Şaşırtıp Kaçan, Bay Mastürbasyon, Bay İnatçı Güç, Bay Küstahlık, Bay Doğa En İyisini Bilir...dir. Pan’ın en yakın arkadaşları ise, “insanın kalbiyle yaşamasını” savunan kendi kendinin kralı Alobar ve Kama-Sutra’yı bütün incelikleriyle bilen koku bilgesi Kudra’dır. Bugün Pan’ın, Alobar’ın ve Kudra’nın izleyicileri günahlarından pişman olmayan günahkârlar, inançsızlar, şehvetli kadınlar, müzisyenler, âşıklar, asiler, şairler ve delilerdir.Bu kitapta hayatlarını bir “deney” olarak yaşayanlar anlatılmaz.Onların okumalarına da gerek yoktur!..




Parfümün Dansı Kitaptan Alıntılar


1. "Doğmak ve ölmek kolaydı.
Zor olan hayatın kendisiydi."




2. "Koku, anıları uyandırır."




3. "insanın bir dâhiyi farketmesi için kendisinin de dahi olması gerekmez . eğer öyle olsa , Einstein hiçbir zaman Beyaz Saraya davet edilemezdi ..
&&&
romayı tarih doğurdu , bir gün yine tarih gömecek .."




4. "" Ben siyaseti ciddiye almaktan çok uzun zaman önce vazgeçtim. ""




5. "Her şeyi başlatan, erkeğin kadına duyduğu kıskançlık oldu.."




6. "Küçük mucizeleri kabul ettiğimiz zaman kendimizi büyük mucizeleri hayal edebilecek yeterlilikte hissederiz."




7. "Yanında götüremeyeceksen, gitme."




8. "Doğmak ve ölmek kolaydı. Zor olan hayatın kendisiydi."




9. "Kendi gemine kaptanlık edemiyorsan, hangi yanlış limana vardığına şaşırmamalısın."




10. ""İnsan mutsuzken dikkati hep kendine döner. Kendini çok ciddiye alır.
Mutlular, yani kendilerini gerçekten severlerse, pek düşünmezler kendilerini. Mutsuzu neşelendirmeye çalıştığında, istemez, karşı çıkar.
Çünkü dikkatini kendinden ayırıp evrene yöneltmek zorunda kalacaktır.”"




11. "...suratındaki gülümseme öyle kocamandı ki, içine mektup atıp postalayabilirdiniz."




12. "Üzerime bu şaşkınlık örtülü olduktan sonra, battaniyeye ne ihtiyacım var?"




13. "..insan ruhundaki arılarla kuşları etkileyebilen ancak parfümcülerdir"




14. ""Aşkın en yüce işlevi, sevilen insanı özgün ve yeri doldurulamaz biri yapmasıdır.""




15. "“Ama seni ne kadar özlüyor olursam olayım geri dönmeyeceğim.”"





Parfümün Dansı Kitap İncelemeleri


Bu kadar hevesle okumaya başlayıp bu kadar hayal kırıklığıyla bitirdiğime inanamadığım bir kitap oldu Parfümün Dansı. Farklı şehirler ve hatta farklı zaman dilimlerinde gerçekleşen karmaşık olayların en sonunda nasıl bağlanacağını merak edip durdum kitap boyunca. Sanırım yazar da benim gibi sonlara doğru nasıl baglayacagini bilememiş ki oldukça absürt bir olaylar zinciri oluşturmuş. Hani ilk bölümleri güzel olur da sonlara doğru izlenmez olur ya bazı diziler. Kitap da benim için tam olarak öyleydi. Bir sonraki sayfayi merak icinde beklerken, artık bu işkence bitsin diye solugumu tutup bitirdim kitabı. Ölümsüzlüğün peşinden koşup sonunda ona sahip olunca -her insan gibi- hevesi kaçan bir çift olan Alobar ve Kundra'nin eski bir tanri olan Pan ile arkadaşlıkları, Pan'in inanilmaz itici bir tanri oluşu, kitapta cinselligin defalarca en açık seçik haliyle vurgulanması, bütün bu doğaüstü olaylarin arasinda yaşanan gundelik farkli hayatlar ve en sonunda kimsenin mutlu olamamasi cok yordu beni. Ve üzdü. Ve sinirlendirdi. Çok güzel başlamıştı keske kitabin yarisinda bitseydi dedim o yüzden. Uzadikca laçkalaştı malesef. Kitabin en begendigim yeri ise ölümden kaçan ve tek isteği ölümsüzlük olan insanoğlunun yine ölüme hasret ve muhtaç kalışıydı. Çünkü insanoğlu doyumsuz, çünkü insanoğlu hep elinde olmayanın arayışında.. Detayli düşünülürse üzerine yorumlanacak çok karakter ve olay var fakat beyin hücrelerim bu kitap icin bu kadarinin bile fazla oldugu konusunda hemfikir. Okunmaz mi derseniz bence başka seçeneğiniz varsa gerek yok.




Yazarımız Tom Robbins, gerçek üstü öğeleri kullanarak bir hikaye yazma çabasında bulunmuş. Sayfalar boyunca o çabaladıkça yorulduğunu, boğulup battığını izledim.

Okuru sürekli olarak kendini tekrar eden bölümlerin ekseninde dolaştırıp sıkılmasına, yorulmasına sebep olmuş. Hikaye ve kurgu çok vasattı.

Hissettiğim; Tom Robbins'in bu kitabı yazmak için henüz hazır olmadığıdır. Yazarın emeğine saygıdan, belki yüzlerce sayfanın içinde bir yere bir kuş kondurmuştur diyerek, pes etmek gibi bir huyumun da olmamasından araya nefes aldıran, besleyen daha doyurucu kitaplar alarak nihayetinde gerçekten zorlanarak bitirdim.
Hayranlık verici hiçbir ize rastlamadım.
Bana kattığı sadece can sıkıntısı oldu.

Hikayesi üzerine konuşulacak olağanüstü ya da bahsetmeye değer herhangi bir şey bulamadım . Daha fazla üzerine cümle kurmayı lüzumsuz buluyor ve kendinize bu sıkıntıyı yaşatmamanızı tavsiye ediyorum.

Hayatımda ilk kez bu kadar sıkıldığım sürekli “at kenara bitsin Esra!” diye geçirdiğim bir kitap daha okumadım. Diğer kitaplarını okumadım ancak deneyimledikten sonra okumayı da düşünmüyorum açıkçası.

Özetle; hayal kırıklığı!.. Kendinizi koruyunuz... Okuma teşebbüsünde bulunanlara da engel olunuz.

Sağlıklı, keyifli okumalarla geçen huzurlu günler dilerim.








Tom Robbins’in kaleminden çıkan Parfümün Dansı, sıradan fantastik anlatıların çok ötesinde, kendine has kokusuyla okuyucunun zihninde iz bırakan bir eser. Fantastik türün sınırlarını zorlayan, hatta bu sınırları incelikle aşarak kendi mitolojisini yaratan bir metinle karşı karşıyayız. Bu roman, belki de bir daha benzerine rastlamayacağımız bir düş gücünün ve dil ustalığının ürünü.
Tarih, mitoloji ve felsefenin birbiriyle dans ettiği, kimi zaman ritmini artırıp coşan, kimi zaman ağırlaşarak düşündüren bu anlatı; okuru hem güldürüyor hem de insan olmanın o karmaşık doğasına ayna tutuyor. Robbins, Doğu’nun mistik derinliğini, Batı’nın sorgulayıcı aklıyla buluştururken; Yeni Dünya’nın baş döndürücü hızına da ironik bir selam çakıyor.
Karakterler, ete kemiğe bürünmüş rüya figürleri gibi. Tasvirler, bazen bir tablo gibi durup izlenmeyi, bazen de bir koku gibi sezilmeyi bekliyor. Üslubu ise tıpkı kitabın ana teması gibi: nevi şahsına münhasır, katmanlı ve büyüleyici.
Parfümün Dansı, sadece bir roman değil; hayatın anlamını, ölümün kaçınılmazlığını ve ölümsüzlüğün özlemini kokularla anlatan bir edebiyat ziyafeti. Sayfalar arasında gezindikçe, kelimelerin ardında saklanan düşünceleri ve duyguları koklayacaksınız. Bu yolculuğa çıkan pişman olmaz; yalnızca daha çok merak eder, daha çok hayal kurar.
Yazara not:Tom Robbins bu eserinle sen artık gerçek bir ölümsüzsün...




TOM ROBBINS-PARFÜMÜN DANSI
.
.
.
Kudra, Alobar, Eğlence ve şehvet tanrısı Pan...

Alabar'ın yaşadığı ülkede kral oluşu ve ülkenin geleneklerine göre kralın saçı ya da sakalındaki tek bir beyaz kıl oluştuğunda Kralı zehirli yumurta yedirilerek ölmesi şenlik ile kutlanır.
Alobar bunu asla kabul etmez ve eşlerinin yardımıyla gömüldüğü mezarından çıkartılır ve Kral Alobar bu hareketi yaparak ölümü yendiğini ve ölümsüz olduğunu düşünür.
Çıktığı bu yolda farklı insanlar ve farklı kültürler, farklı geleneklerle karşılaşır.

Tanıştığı Kudra da Alobar gibi ülkesinden kaçan eşini kaybetmiş bir kadındır onun daha fazla ülkesinde durmaya hakkı yoktur ve o da gece yarısı kaçıp kendine bir yol çizmiştir.
Yolda keçi kokusuyla karşılarına çıkan Pan ile tanışıyorlar ve sonrasında yaşanan olaylar heyacanlı bir şekilde ilerliyor.
Kitabın konusu hem koku, hem ölümsüzlük,hem de mutlulukla ilerliyordu çok fantastik okuyan biri değilimdir fakat bu kitaptan sonra o düşüncem tamamen değişti bilmediğim çok şey öğrendiğimi fark ettim.
Parfüm nedir?Parfümün notası nedir ve anlamlarının etkisi ne zaman görülür bunları gerçekten bu kitap vasıtasıyla öğrendiğimi söylemek isterim.
Severek okuduğum bir kitap oldu tabii ki türü size hitap ederse okumanızı tavsiye ederim




Doğrusu benim için oldukça ilginç bir kitaptı. Hem mistik oluşuyla hem de güzel anlatımıyla beni kendine çekti diyebilirim. Ki bu diğer okurlarda da fark edilecektir. Bir efsane gibi. Mistik. Farklı. Kitap üç katmanlı diyebiliriz. Bir katmanda Kral Alobar’ın yaşlanması sonucu tahtından feragat ediyor. Önce serf sonra da ölümsüzlüğün yollarını bulmaya çalışıyor. Bir taraftan da parfümcü Priscilla ve arkadaşını görüyoruz, Pris’in kokuya olan tutkusunu ve parfüm yapmak için yaptığı şeyleri görüyoruz. Bir diğer katmanda ise Madam ile V’lu adında yardımcısını görüyoruz. Onlar da aynı şekilde kokuya bağlı ve parfüm yapmak isterler. Açıkçası merkez Alobar’ın ölümsüzlüğü arama çabası, Tanrı Pan ile tanışması ile dönüyor. Zaten en çok da o kısım büyüleyici. Tanrı Pan’ın söylediği güzel bir söz aklıma hatta: "Tanrılar ancak insanlar ona inanmaya devam edene dek yaşarlar."
Bu ölümsüzlük, İsa’nın doğumu Tanrı Pan’ı da zayıflatır. Alobar; yol arkadaşı, aşık olduğu kadın Kudra ile tanışır. Kudra’nın karakterini beğendim aslında. Babası tarafından zorla evlendirilmiş, tütsü yapma sevdasını terk etmek zorunda kalmış, kocası ölünce dolayısıyla dul kalınca Hint geleneklerine göre yakılması gerekiyordu. Ancak Kudra, bunu yapmadı ve ölümden kaçtı. Onun Alobar ile ölümsüzlüğü bulma çabası, yaşadıkları aşk da etkiledi beni. Kitap büyüleyiciydi gerçekten. Ölüm hakkında, kokular hakkında çok şeyi sorguluyorsunuz. Ayrıca bu kitabı okuyan herkes pancarlara artık aynı bakmayacak. :)



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: