Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Önce Ekmek - Orhan Kemal | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Önce Ekmek Kitap Bilgileri


Yazar: Orhan Kemal
Tahmini Okuma Süresi: 3 sa. 7 dk.
Sayfa Sayısı: 110
Basım Tarihi: 11 Aralık 2020
Yayınevi: Everest Yayınları
ISBN: 9789752894235
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Önce Ekmek Kitap Tanıtımı


Orhan Kemalin 1969 yılında hem Türk Dil Kurumu hem de Sait Faik Hikâye Ödüllerini kazanan kitabı Önce Ekmek, bu büyük romancının öykücülükte de ne kadar büyük bir kalem olduğunu gösteriyor. Büyükşehir insanının yaşama ve şehre tutunma uğraşısını, kavgasını anlatan bu öyküler, tüm Orhan Kemal yapıtlarında olduğu gibi, okurun insana dair inancını besliyor, güçlendiriyor ve direnme gücünü artırıyor.



Orhan Kemalin kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok aza yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize. Edebiyatımızın en değerli ustalarından biri olan Orhan Kemalin kitaplarını yayımlamaktan onur duyuyoruz.




Önce Ekmek Kitaptan Alıntılar


1. ""Yahu kadından arabacı olur mu?

" Erkekten kadın oluyor da, kadından arabacı neden olmasın?""




2. "Hayal oldu o demler
O tatlı eğlenceler."




3. "Çok eskiden dünya ne iyiymiş!"




4. ""Sizin kötülüğünüz size kalsın. Bu dünya kimseye baki değil…”"




5. "Önce ekmek, sonra her şey."




6. "Sizin kötülüğünüz size kalsın. Bu dünya kimseye baki değil.”"




7. ""Şimdi diyorum, on yaşımızda olmalıyız!"
"N'olurdu?"
"Soba gürül gürül yanar, babam kese kağıtlarıyla bir şeyler getirmiştir. Annem sofrayı hazırlar...""




8. ".
Şu pazartesi günleri galiba herkes mendeburlaşır.
."




9. ""Herkes ama herkes konuşuyor. Dinleyen yok...""




10. ""Göster adaletini öyleyse!""




11. "Rüzgâr acıydı, sertti, savuruyordu sulusepkeni İstanbul'a."




12. ""Okumak, meslek sahibi olmak, evet ama neyle? Önce ekmek, sonra her şey...""




13. "Hiç mi kanun kalmadı memlekette?"




14. "<

Sizin kötülüğünüz size kalsın. Bu dünya kimseye baki değil. Bugün siz zilsiniz, yarın ben kalabilirim.

>"




15. ""Sizin kötülüğünüz size kalsın. Bu dünya kimseye baki değil...""





Önce Ekmek Kitap İncelemeleri


Orhan Kemal toplumcu gerçekçi bakış açısıyla içinde bulunduğu zamanı kalemiyle bize yaşama, tanıma fırsatı sunmuştur. 17 kısa öyküden oluşan bu kitapta kısa fazlasıyla derin günlük kesitlerden bahsetmiştir. İlk kitaplarından olması dolayısıyla diğer kitaplarını önce okuyanlar için biraz yavan gelebilir. Öykülerde büyük şehrin küçük insanları, yüksek mevkide eğitimsiz insanlar, maddi yönden kuvvetli görgüsüz insanlar trajikomik bir şekilde işlenmiş. Köyden göçüp büyük sehire yerleşen insanların hayat mücadelesi anlatılırken çarpıcı tespitler var. Evet şuanda da çok yabancı olmadığımız şartlar hayatın kaymağını yiyenleri izleyerek ekmek mücadelesinde olan bizleri ,o zamanda anlatmış.Ama hep sevdiğim hiç vazgeçemediğim umut var en güzeli.
Etkileyici ,akıcı bir kitap. Ben bu tarz kitaplara okuyucuyu uzun betimlemelerle sıkmadığı için çerezlik kitap derim. Hikayeler birbirinden bağımsız olduğu için takip etmeniz gereken bir olay örgüsü yok. Dolayısıyla çantada bulunsun otobüste ,teneffüste, hastanede elimin altında olsun diye temin edebilirsiniz.
Bol okumalı geceler efendim
Şarkımız bu cennet ülkenin içinde bulunduğu o zamanki ve bu zamanki haline bir ağıt olsun.
''Güneşin altında donan bir çiçek gibi
Kar altında alev ateş yanan bir kuş gibi
Denizler ortasında çöle düşmüş bir ülkesin
Ağla, sevgili yurdum, ağla!!!''




Orhan Kemal’in 1969 yılında hem Türk Dil Kurumu hem de Sait Faik Hikâye Ödüllerini kazandığı “Önce Ekmek” eseriyle buradayım.

Eser, 17 kısa hikâyeden oluşuyor. Bugün de sık sık duyduğumuz “Büyükşehirde yaşamak zor.” cümlesini hemen hemen her hikâyede tekrarlıyoruz. Bir de yoksulluk varsa…
Orhan Kemal, hayat mücadelesi içindeki bu insanları bize anlatan bir yazar. “Önce Ekmek” adlı eserinde de şehirde tutunmaya çalışan halkın yaşamını her zaman olduğu gibi tüm açıklığıyla ve yoksulluğuyla öykülerine yansıtmış.

Öykülerinin konularını ailesinin geçimi için eğitimini yarıda bırakan, bir sıcak yatak ve yemek için hapishaneye girmeyi göze alan, okumak için çalışan, patronunun kabalığına ve eziyetine rağmen sabırla çalışmak zorunda kalan, küçük yaşta evlendirilen ve mutsuz olan, hayallerini gerçekleştiremeyen, yoksulluklarından korkup çekinen kahramanlar oluşturuyor.
Tüm bu kahramanları İstanbul’un kaderine terk edilmiş mahallelerini gezerek bir bir tanıyorsunuz sanki.

Yöresel ağızların ve argonun kullanıldığı öykülerin dili ise sade ve anlaşılır. Gerçekliğin etkisi bir kez daha dilin kullanımında etkili olmuş.

Ben ise en çok “Önce Ekmek”, “Bir Çocuk” ve “Elli Kuruş” hikâyelerinden etkilendim. Belki de kahramanlarının çocuk olması ve o yaşta hem hayatla hem de yoksullukla mücadele etmeye çalışmaları dolayısıyla…

NOT:
Orhan Kemal’in kitaplarının, eşyalarının, mektuplarının, anılarının yaşatıldığı müzeyi de mutlaka vaktinizi ayırıp gezin derim.




Kitap 17 hikayeden oluşuyor. İlk hikaye olan Önce Ekmek hikayesine içim ezildi. Belki bir çok yoksul ailenin yaşadığı ortak kader olduğundan; belki de hepimizin, kendisinin ya da evlatlarının yaşamasından korktuğu bir durum olması sebebiyledir. Ama ekmeğin okumaktan önce gelmesi ihtimali beni hep üzmüştür. Hele de okumaya hevesi olan insanların okuyamaması söz konusuysa.
İkinci hikaye olan Bir Çocuk’ta ise; yine yoksulluktan ve kara kıştan bıkmış bir çocuk, ısınmak ve doymak için hapse düşmeyi göze alıyor ama bir türlü muvaffak olamıyor.
Altıncı hikaye olan Mavi Taşlı Küpe’de ise; kocasının ihmalkarlığının ardına sığınarak onu aldatan, yakalanan ve kocasını öldüren bir kadının öyküsünü. Hikayede kadının bahaneler ardına sığınarak yaptıklarını mübah görmesi beni rahatsız etti.
Yedinci hikaye olan çocuklar hikayesi ise; birbirleri ile kavga eden iki çocuğun başlayan arkadaşlığını, eğitimli ailenin çocuğunun sokak kültürüne aşina diğer çocuktan etkilenmesini konu edinmiş.
On ikinci hikaye olan Sağiç benim en sevdiğim hikaye oldu. Birlikte futbol hayali olan çocuklardan Süreyya’nın babasının futbolu yasaklamasından babasına düşman oluşu, ancak büyüyünce kendi oğluna da aynı muameleyi yapmasını ve çocukluk arkadaşıyla karşılaştığında hayallerini çocukluk, cahillik addederek kıymet vermemesini konu edinmiş. Yazar tüm hikayelerde hemen hemen aynı minvalde konuları işleyerek eski türk toplumunu hikayeleştirmiş. Hatta hikayeleştirmemiş direk anlatmış. Çünkü yaşananlarının hepsinin toplumda yaşanan gerçekler ile aynı olduğu aşikar. Nuri Bilge Ceylan filmi tadında bir hikayeler kitabıydı. Orhan Kemal hatrına okunur:)



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: