On Bir Dakika Kitap Bilgileri
Yazar: Paulo Coelho
Tahmini Okuma Süresi: 7 sa. 29 dk.
Sayfa Sayısı: 264
Basım Tarihi: Eylül 2020
İlk Yayın Tarihi: 2003
Yayınevi: Can Yayınları
Orijinal Dil: Portekizce
ISBN: 9789750735561
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
On Bir Dakika Kitap Tanıtımı
On Bir Dakika, dünyanın en eski mesleği üzerine kurulu bir aşk masalı. Paulo Coelho'nun kahramanı güzeller güzeli Maria, pek çok genç kız gibi iyi bir eş, sakin bir yuva değil, serüvenler, aşklar, zenginlikler hayal etmektedir. Bu hayallerin peşine takılıp ülkesinden çok uzaklara, İsviçre'ye sürüklenir. Dilini bilmediği yabancı bir dünyada, hayallerini gerçekleştirmek uğruna garip serüvenlere karışan genç kadının cesareti yanında ilkeleri de sınanır. Maria, birçok kadının ömür boyu adımını atamadığı bir eşikten geçmektedir: kendini, bedenini, ruhunu ve cinselliğini tanıma. Aşk ve cinsel özgürlük, zenginlik ve yoksulluk, utanç ve cesaret, çıkar ve özveri, söz simyacısı Paulo Coelho'nun Maria için katı gerçeklerle dokuduğu düşler dünyasının çelişkileri. Maria'nın serüveni nasıl biterse bitsin, her şeye rağmen 'Dünya yalnızca on bir dakika süren bir şeyin çevresinde dönüyor.'
On Bir Dakika Kitaptan Alıntılar
1. "Eğer gerçekten düşündüğü gibi bir adam olsa, sessizliğinden ürkmezdi."
2. ""Bu hayatta nedir en önemlisi? Yaşamak mı yoksa yaşamış gibi yapmak mı?""
3. ""En önemli karşılaşmalar, bedenler daha birbirini görmeden ruhlar tarafından hazırlanır""
4. ""Birbirimizi sevelim ama kimsenin sahibi olmaya çalışmayalım""
5. ""Ben kendinde ruh barındıran bir beden değil, "beden" denen görünür bir parçası olan bir ruhum""
6. "Dünya böyledir: İnsanlar bilmedikleri yokmuş gibi konuşur; oysa onlara soru sormaya cesaret ettiğinizde gayet bilgisiz olduklarını görürsünüz."
7. "Önemli karşılaşmalar, bedenler daha birbirini görmeden ruhlar tarafından hazırlanır. Genellikle bu karşılaşmalar, belli bir sınıra ulaştığımızda gerçekleşir, duygusal olarak ölüp tekrar doğmaya ihtiyaç duyduğumuzda.
O zaman bir yabancı ortaya çıkıverir ve dünyamız yolundan sapar."
8. ""Seçme şansım hep var;
Bir kader kurbanıda olabilirim, hazinesinin peşinde koşan bi serüvencide""
9. "Bazı kitaplar bizi hayallere sürükler, bazılarıysa bize gerçeği hatırlatır."
10. "Vurulduğum adamların itkisi əvvəl qəlbimi yaralayırdı. İndi əminəm: kimsə kimsəni itirə bilməz, çünki kimsə kimsəyə məxsus deyil."
11. "Gülümsüyor ve susuyorum, çünkü ilacın, acının kendisinden de beter olduğunu biliyorum."
12. ""Maria bir kez daha fark etti ki,
aşkı yaratan,
ötekinin varlığından çok yokluğuydu...""
13. "“Radyoda eski bir şarkı
Çalıyordu, Aşklarım daha doğmadan ölüyor.
İşte buydu maria'nın kaderi..”"
14. ""Bazı insanlar HAYATI TEK BAŞLARINA
GÖĞÜSLERE için DOĞARLAR, ne iyidir ne
de kötüdür bu.
MARİA da, BÖYLE BİRİYDİ işte.""
15. "Bu hayatta nedir en önemlisi? Yaşamak mı yoksa yaşamış gibi yapmak mı?"
On Bir Dakika Kitap İncelemeleri
Paulo Coelho, okurun ruhuna üfleme sanatında gerçekten kendini aşmış bir yazar. Hangi kitabını açıp okusanız bu hissiyatı insana olabilecek en güzel şekilde verir.
Yazarın üslubu öylesine akıcı ve uyumlu ki, insan kitabı okuyunca boşa söylenmiş söz veya boşa söz edilmiş konu göremiyor.
Gel gelelim bu esere..
"ON BİR DAKİKA" eseri yazarın bir fahişenin hayatında yaşamış olduğu serüveni anlatan bir eser. Burdaki ana karakterin adı Maria'dır.
Maria, işinin verdiği etkiyle insanları sadece cinsel ilişkiden ibaret görmeyen, insanın her ne kadar para için böyle bir işte çalışıyor olsa da, kendi benliğine ait olan, yaşadığı bu hayattan uzak kalmaya çalışan ve bu derece bir işin bile insanın ruhuna etki etmeyeceğini kanıtlamaya çalışan bir karakter.
Yazar Maria'ya verdiği rolde, Maria'nın sıradan fahişelik hayatını sürdürürken Ralf Hart adında genç bir ressamla tanışıp ve bu ikili arasında oluşacak olan aşkın, kendisinin defalarca yaptığı bütün cinsel ilişkilerin üstünde tutabilecek bir gücün olduğu mesajını vermiş. Peki nedir bu güç? Sadece masumluktan ve kalpten gelen saf katıksız bir aşk.
İnsan dünyasına bir fahişe gözüyle bizlere yansıtmaya çalışan yazar, insan dünyasının çok büyük bir hakimi olduğunu hissettiriyor. Kurduğu çoğu ifadeyi insan okuyunca hem hayretlere düşüp hem de yazarı bu inceliği yakaladığı için takdir etmemek elde değil.
İyi ki yazmışsın Paulo Coelho. İyi ki yazmışsın.. Serüvenlerin adamı olan bu yazarı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Hangi kitabına dokunursanız dokunun, kitabın sonunda farkedeceğiniz tek şey kitabın da size, ruhunuza dokunmuş olduğu olacaktır...
Tamamen özgür bir iradeden bahsedilebilir mi?
Ya da başka bir deyişle tamamen özgür bir iradenin gerçeklikte karşılığı var mı?
Varolmak, yaşayabilmek, yaşamak - öğrenerek, keşfederek, boyun eğerek, direnerek, kabullenerek- kendi hür iradenle tercihlerini yapabilmek, mümkün mü?
Yaşam bazen kendi tercihlerini sunmuyor mu? Koşullarında oluşmuş doğal seyrinde hangi özgür iradeden söz edilebilinir?
Bedenlerimiz, benliklerimiz, ruhlarımız özgürleşmeden..
Bu kitap bir kadının hikayesi... Bedenini, ruhunu, benliğini, dişiliğini, kadınlığını, cinselliğini hatta özünü tanımaya çağıran gerçek yaşamdan alınmış bir yalnızlık kitabı...
Aynı zamanda bir kadın üzerinden bir erkeğin de hikayesi..
Bedenini daha iyi yaşam uğruna pazarlalayan Maria adında bir kadının; aşka, güvene, acıya, hazza, arzuya,yalnızlığa, cinselliğe, sekse, erkeğe bakışını anlatan, tuttuğu günlüklerle de yüzleşen, sorgulayan bazen de kabullenen, kayıtsız kalan oldukça sürükleyici ve etkili bir kitap...
Her kadının yaşamında bir “on bir dakikası” var! desem;
Her kadının içinde bir “Maria” var! desem yanlış mı olur?...
Fahişeliği sözlük anlamından çıkaran bu kitap sayesinde onurumuzdan, karakterimizden, cinselliğimizden, benliğimizde vazgeçtiğimiz kimi zamanlar adına her kadın biraz fahişedir dersem çok mu yanılırım? Kimi eşinin, kimi sevgilisinin kimi dostunun kimi hayatının..
Ya da çok başka bir soru en masumcasından; özgürce cinselliğini keşfederek yaşayabilecek kaç kadın var??
— tüm kabullenişleri tüm kutsallarınızı yok sayarak ???
Kitapla Kalın
Bazen tesadüfen kitaplar sizi bulur. Okunmaya, anlaşılmaya ihtiyacı vardır kitapların da, kim bilir, belki onların da ruhu vardır.
Hiç hesapta yokken okuma listeme dahil oldu. Başta öyle basit bir kitap zannettim. Konu itibariyle diğer kitaplardan ne kadar farklı olabilirdi ki! "Bir varmış bir yokmuş"la başlayan, masalımsı muhteşem bir hikayeye tanık oldum.
Çevirmenin de hakkını vermek lazım. Cümleler arı bir nehirde akıyormuş hissi verecek biçimde tercüme edilmiş.
Cinsiyetlerin çarpıştığını, hangi cinsin daha karmaşık hissettiğini anlatmaya çalışırken, yazar çok tarafsiz davranıyor. Özünde insan psikolojisine iniyor. En derinlerde insan nasıl düşünür, neler hisseder; bir bir soğuk su gibi yüzümüze çarpıyor.
Hikâyelerin olmazı aşk! Temel İçgüdünün bir parçası zannedilen aşk! Aslında tüm içgüdüsel dürtüleri, kendi olgunluğuna erişmek için nasıl kullanıyormuş; farkına varıyoruz.
İnsan, iğrenç bir meslek sahibi olabilir. Bazen kendi seçer bu yolu bazen de mecbur kalır. Ama sonuçta kendi iradesi ile bu işe başlamıştır ve kaybettiği zamanıdır. Hepimiz zamanımızdan verip hayata tutunmaya çalışmıyor muyuz?
Biz de bu durumdayken, insanın yaptığı iş ne olursa olsun, ruhunda gezen yaşama tutunma arzusuna rastlıyoruz aslında.
Kısacası yazar, bir kadının gözünden hayata bambaşka bakış açısı kazandırıyor. Okuduğunuzda bazı duyguların şahsi değil, tüm insanlığın ortak bir sorunu olduğunu kavrıyor, her şeyin bir zamanının olduğunu anlıyoruz. Sarılmanın da bir zamanı, ayrılmanın da bir zamanı olduğu gibi.
Keyifli okumalar.
Çok ilginç bir kitap. Bunun da pek çok sebebi var aslında. Akra kitabında bahsedilen pek çok konu vardı, yine onları görüyoruz. Mekan ve anlatıcı değişiyor aslında. Tabii biraz daha sohbet havasından çok roman tarzında ama tema neredeyse aynı.
Maria adındaki bir kadının başından geçenleri anlatırken aslında başta cinsellik olmak üzere, özgüven, cesaret, para, saygı ve yoksulluk gibi temel; pek çok insanın hayat merkezindeki konulara değiniyor yazar.
Kimi zaman hayallere sürüklendiğimiz fantastik eserler, kimi zaman gerçekleri gördüğümüz net hikayeler çıkıyor karşımıza. Bizim en çok beğendiklerimiz ise sanırım bunların harmanlamasından oluşan ve genellikle Marvel’in de yapımcılığını üstlendiği filmlere benzer olaylar oluyor.
Yazar işlediği konunun epey hassas ve hatta rahatsız edici olduğunu düşünmüş. Olabilir, kendi fikridir ama sen içinden geliyorsa yap. Yok o kadına böyle dedi, yok şöyle dedi. Bu durum insanlık tamamen yok olana kadar bitmez bir durum. Bir insanda hoşlanmadığın, beğenmediğin, sevmediğin özellikler mi var? Bu özellikler sana kendini kötü mü hissettiriyor. Hemen oradan uzaklaş. Hemen. Fazlası zarar verir. Üstelik bir grup bunu sürekli uzatarak işi cinayete kadar uzatıyor. Beğenmediğin bir şey mi? Uzak dur kardeşim, bu kadar basit. Bana da her insan iyi gelmiyor, ben hemen uzaklaşıyorum. Zaten yaşadığımız hayat ve standartlar belli. Moral bozan, can sıkan insanlara ihtiyaç yok. Uzak duruyorum, duramıyorsanız kaçın. Bu kadar basit.
Genel anlamda iyi mesajlar veren, yazarın gereksizce büyüttüğü hassasiyeti sayesinde de epey açık ve anlamlı bir eser vardı karşımızda. Beğendim. İyi okumalar dilerim..
Çok ilginç bir kitap. Bunun da pek çok sebebi var aslında. Akra kitabında bahsedilen pek çok konu vardı, yine onları görüyoruz. Mekan ve anlatıcı değişiyor aslında. Tabii biraz daha sohbet havasından çok roman tarzında ama tema neredeyse aynı.
Maria adındaki bir kadının başından geçenleri anlatırken aslında başta cinsellik olmak üzere, özgüven, cesaret, para, saygı ve yoksulluk gibi temel; pek çok insanın hayat merkezindeki konulara değiniyor yazar.
Kimi zaman hayallere sürüklendiğimiz fantastik eserler, kimi zaman gerçekleri gördüğümüz net hikayeler çıkıyor karşımıza. Bizim en çok beğendiklerimiz ise sanırım bunların harmanlamasından oluşan ve genellikle Marvel’in de yapımcılığını üstlendiği filmlere benzer olaylar oluyor.
Yazar işlediği konunun epey hassas ve hatta rahatsız edici olduğunu düşünmüş. Olabilir, kendi fikridir ama sen içinden geliyorsa yap. Yok o kadına böyle dedi, yok şöyle dedi. Bu durum insanlık tamamen yok olana kadar bitmez bir durum. Bir insanda hoşlanmadığın, beğenmediğin, sevmediğin özellikler mi var? Bu özellikler sana kendini kötü mü hissettiriyor. Hemen oradan uzaklaş. Hemen. Fazlası zarar verir. Üstelik bir grup bunu sürekli uzatarak işi cinayete kadar uzatıyor. Beğenmediğin bir şey mi? Uzak dur kardeşim, bu kadar basit. Bana da her insan iyi gelmiyor, ben hemen uzaklaşıyorum. Zaten yaşadığımız hayat ve standartlar belli. Moral bozan, can sıkan insanlara ihtiyaç yok. Uzak duruyorum, duramıyorsanız kaçın. Bu kadar basit.
Genel anlamda iyi mesajlar veren, yazarın gereksizce büyüttüğü hassasiyeti sayesinde de epey açık ve anlamlı bir eser vardı karşımızda. Beğendim. İyi okumalar dilerim..