Ömer Hayyam Kitap Bilgileri
Yazar: Harold Lamb
Tahmini Okuma Süresi: 7 sa. 54 dk.
Sayfa Sayısı: 279
Basım Tarihi: 1 Ocak 2010
İlk Yayın Tarihi: 1 Ocak 2010
Yayınevi: Kaknüs Yayınları
ISBN: 9799756698470
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Ömer Hayyam Kitap Tanıtımı
Soluk soluğa okunan bir macera Ortaçağı çok iyi yansıtan enfes bir seyir.
ABD'ye doğunun gizemli kapılarını açan araştırmacı-yazar Harold Lamb, bu defa eline kılıç almamış bir dahinin öyküsünü yazmış. Cürretkar şiirleriyle tanınan Ömer Hayyam'ın, ortaçağda İran'ın hüzünlü atmosferinde geçen öyküsü, halktan ve soylu sınıfından seçilmiş renkli portrelerle canlılık kazanıyor. Metafizik zekası ve yıldızlara duyduğu tutku nedeniyle muhafazakarların şimşeklerini üzerine çeken Hayyam'ın hayattan beklediği sadece biraz mutluluk ve astronomi kulesi yapmak için uygun bir yer.
Ömer Hayyam Kitaptan Alıntılar
1. "Şu "dün"ü ve "yarın"ı düşünmek gerekmeseydi ne kadar rahat yaşayacaktık."
2. "-Yeni bir takvim,geleneğe aykırıdır ve ulemanın itirazıyla karşılanır.Hristiyanların Roma devrinden beri tek bir takvimleri var.Çinlilerin devreleri,İranlıların Yezd-Gerd takvimi var.Bana kalırsa yeni bir takvim yapmak,tehlikeli bir hareket olur."
3. "- Ölenler ölür, dedi ve geri gelmezler!"
4. "Belki de bu gencin sırrı, gaybî bir olaydır. Bu çeşit adamlar, bildiklerini farkında olmadan bilirler ve bilginin kendilerine nereden geldiğini de anlamazlar."
5. "Fakat, daha başka meseleler de var ki onların da çözülmesi lâzım. Mesela yıldızların düzenini ölçebilsek…"
6. "Çok geçmeden talih döndü. Ecelleri gelen insanlar, rüzgarların söndürdüğü mumlar gibi, ruhlarını teslim ettiler ve onların yerine başka insanlar doğdular…"
7. "Hayyam’ın bir şiirinde bile tövbe ettiği, ya da pişman olduğu görülmez. Şarabı, unutkanlık verdiği ve ızdırabını dindirdiği için içer.
Bu ızdırap o kadar barizdir ki her rubaide derinden hissedilen bu ızdıraba okuyucunun da tutulması mümkündür.
Bu ızdırap ifadeleri, mücadele eden bir ruhu dinlendirmek için yazılmıştır. Fakat dinlenmek mümkün mü? Bu nedenle bunları yazan adamın âdeta gözünüzün önünde öldüğünü görürsünüz. Ve Bakınız Hayyam ne diyor: “‘Şarabı kötülemeyin. Şarap acıdır, çünkü benim hayatıma benzer.”
Belki de Hayyam’ın hayatında anlaşılmayan nokta, insanoğluna özgü bu basit ızdıraptır.."
8. "Hayalindeki beyaz atlı genç, kendisine hep sadakat gösterecek, kendisini daima sevecek, kendisinden başka bir kadına bakmayacak ve bu gencin bütün çocuklarının biricik anası, kendisi olacaktı. Hele bu beyaz adlı genç, onunla hiç alay etmeyecekti…"
9. "Bana öyle geliyor ki budalalık etmişsin, sana yakışan başkalarının işine karışmamaktı."
10. "Birçokları Hayyam’ın bir sır sahibi olduğunu ve bu sayede her şeyi bildiğini, her şeyi öğrendiğini söylüyor, hattâ onun ölülerin ruhlarıyla konuştuğunu anlatıyorlardı."
11. ""Ya sırtımıza alıp taşıyoruz, ya ayağımızın altına alıp çiğniyoruz. Öğrenemedik bir türlü yan yana yürümeyi...""
12. "Sen Bizans İmparatoru’nun doğduğu günü ve saati bilmemiş olsaydın, onun yıldızını hesap edemezdin. Herhalde bunları biliyorsun ki onun da, Sultan Alp Arslan’ın da kaderini hesapladın ve akıbetlerini söyledin."
13. "Fakat matematikçinin mesaisi, kat’iyen ölmez Çünkü yalnız matematikçi apaçık hakikatle meşguldür ve yalnız o, bilinmezle bilinen arasında köprü kurabilir. Cebir, matematiğin en şerefli kolu olduğu için senin de bütün hünerini üç dereceli denklemleri çözmeye adamanı umuyorum!"
14. "Hayyam’ın şiirleri, devrinin şiirlerine benzemez. Bu şiirlerde, açıklaması kolay olmayan bir başkalık vardır…"
15. "Onun ağzından çıkan her söz bir burhandır ve her kelime bir hakikattir. Ben ona “Hüccet-ül Hak” (Hakkın Burhanı) adını veriyorum. Hele ona bir üstat elbisesi giydirelim, onu biraz esrarengiz bir tavır takınmaya alıştıralım, sonra da onu Melikşah’a takdim ederek işte “Malazgirt yolunda en büyük kehaneti anlatan Ömer Hayyam budur” diyelim de bakınız, neler oluyor. Allah biliyor ya bu işte hiçbir aksaklık yok."
Ömer Hayyam Kitap İncelemeleri
Amin Maalouf'un Semerkant kitabını okuduktan sonra Hasan Sabbah ve Hayyam'ı merak etmiştim. Alamut kitabını okuyup Hasan Sabbah hakkında kurguda olsa bir fikir edindikten sonra Hayyam'ı da okuyup bu kişi hakkında da bilgi edinmek istedim. Yazar kitabın sonunda kesin bilgiler olmadığını fakat yazdığı rubailer ve sonrasında yazılan menkibeler sayesinde elde edilen bilgiler ışığında kurguladığını yazmış. Üç kitapta da Nizamülmülm, Hasan Sabbah ve Hayyam'ın ortak tanışma hikayeleri farklıydı. Ortada net bir gerçeklik bulunmadığı sonucu çıkıyor. Tek gerçek var Nizamümülk ile Hasan Sabbah birbirlerine karşı düşmandı. Hayyam ise ortada kalan, kendi gerçekliğini ve düşüncelerini savunan matematik ve astronomi dalında keşifler yapan bir o dönemin bilim adamıdır. Bir sefer sırasında Melikşah ve devlet hakkında yaptığı üç kehanet gerçekleşir ve Melikşah tahta geçince Nizam sayesinde sultanın baş münnecimi olur. Melikşah devletin mevzu bahis oldupu konularda Hayyam'ın görüşlerini alır. Bu arada Hayyam Yıldızlar evi adını verdiği gözlem evinde yıldızlar ve dünyanın dönüşü hakkında araştırmalar yapmaya başlar. İktidar, güç ve aşkın iyi işlendiği tarihi bir romandı. Ben zevk alarak okudum ve Alamut ve Semerkant kitaplarını severek okuyanlara da tavsiye ederim onlar tadında bir kitaptı.
Ömer Hayyam hakkında yazılmış ender kitaplardan biri. Akıcı, sade ve anlaşılır bir dili var. Hayyam'ın yaşam öyküsü Doğu'ya özgü biçem ile gerçekliği temel alarak, hayal gücü yardımıyla kurgulanmış. Alp Arslan, Melikşah, Nizam-ül Mülk, Hasan Sabbah, Gazali tarihsel gerçekliklerinde kitapta yerlerini almışlar. Kitapta gökbilimci, matematikçi, şair ve filozof Hayyam anlatılıyor. Hayyam bilim düşmanları tarafından dinsiz olarak nitelenmiş ve bütün izleri bu çevreler tarafından silinmeye çalışılmıştır. Mollalar, medrese; zamanın genel geçer bilgi ve kavramlarına aykırı Hayyam'ın izlerini silmek konusunda bir ölçüde başarılı olmuşlardır. Yeni takvimi bulan, öklid'i yorumlayan, evren, güneş, dünya, yıldızlar hakkında araştırmalar yapan Hayyam düzenden yana olanlara aykırı gelmiştir. Bilim ve molla düşünce tarzının çatışması günümüzde de güncelliğini korumaktadır. Kitabın 296. sayfasında ay tutulması ve buna halkın bakış açısı şöyle dile getiriliyor: "Gökyüzünde koca bir tekerlek gibi parlayan ayın yüzeyi gölgelerle örtülmeye başladığı zaman, yukarı bakan kalabalık çığlıklar atmaya başladı. Hemen borular ötmeye ve davulların sesi yankılanmaya başlamıştı. Ziller çınlıyor, kadınlar evlerin çatılarında ağlaşıyordu. Ayşe gibi onlar da kötü şeytanın ayı yutmaya çalıştığını sanıyorlardı. Gölge ayın yüzeyinin neredeyse tümünü kapladığı zaman, ellerinde meşaleler ile meydana gelen bir yığın molla, şeytanın gücünü yok etmek için alçak sesle ezberden dualar okumaya başladı. Fakat aydınlık hala üstün gelemiyordu.
Okuyacak olanlara keyifli okumalar.
Ömer Hayyam'ın yaşantısını sürükleyici bir kurguyla anlatıyor. Hayyam bir kurgusal karakter olsa bile son derece etkileyici olurdu ama gerçek bir kişi. Kendi halinde oluşu başta olmak üzere birçok özelliği benim bir insana karşı sempati beslememe neden olacak nitelikte. İnsan üç yüz sayfa hakkında okuduğu bir kişiye elbet bağlanır ama Hayyam'a olan hislerim öyle sıradan değildi. Eğer ölümden sonra bir hayat olsa ve orada istediğimiz insanlarla görüşebilecek olsak bunlardan biri Hayyam olurdu. "Bunu herkes her insan için söyleyebilir" derseniz de ne kadar özel olduğunu anlatmak için bir de sayı sınırı koyarım. Ölümden sonra hayat olsa ve orada görüşebileceğimiz yirmi kişi seçme hakkı verilse bunlardan biri Hayyam olurdu.
Kitabın bölüm başlıklarına bayıldım. Başlı başına bir hikaye anlatır gibi dolu dolulardı. Aynı zamanda ruhani bir hava katıyordu.
Hasan Sabbah'la karşılaşacağımı biliyordum ama yine de beni etkiledi ve
'ni tekrar okuma isteği uyandırdı.
Kitap genel olarak olaydan olaya koşturma tarzındaydı ama bu hiç bir zaman yormadı ve sadece bununla ibaret olmadığı için yavan da hissettirmedi. Hayyam dışındaki karakterlerin çoğu verilen rolü üstlenen silik tiplerdi. Statü olarak yüksekte olanlar da kendilerine atfedilmiş birkaç kişilik özelliğinden fazlasını sergilemedi. Kitap Hayyam hakkında olduğu için bu bahsettiğim bir eksiklik sayılmaz, olsa olsa yerinde bir tercih denebilir.
Son olarak bilmeyenler için bir şarkı öneriyorum. Dinlemek için kitabı bitirmek zorunda değilsiniz, aralarda da güzel bir eşlikçi olacaktır ama bitirdikten sonra cuk oturuyor. Siyasiyabend-Hayyam
Ömer Hayyam'ın yaşantısını sürükleyici bir kurguyla anlatıyor. Hayyam bir kurgusal karakter olsa bile son derece etkileyici olurdu ama gerçek bir kişi. Kendi halinde oluşu başta olmak üzere birçok özelliği benim bir insana karşı sempati beslememe neden olacak nitelikte. İnsan üç yüz sayfa hakkında okuduğu bir kişiye elbet bağlanır ama Hayyam'a olan hislerim öyle sıradan değildi. Eğer ölümden sonra bir hayat olsa ve orada istediğimiz insanlarla görüşebilecek olsak bunlardan biri Hayyam olurdu. "Bunu herkes her insan için söyleyebilir" derseniz de ne kadar özel olduğunu anlatmak için bir de sayı sınırı koyarım. Ölümden sonra hayat olsa ve orada görüşebileceğimiz yirmi kişi seçme hakkı verilse bunlardan biri Hayyam olurdu.
Kitabın bölüm başlıklarına bayıldım. Başlı başına bir hikaye anlatır gibi dolu dolulardı. Aynı zamanda ruhani bir hava katıyordu.
Hasan Sabbah'la karşılaşacağımı biliyordum ama yine de beni etkiledi ve
'ni tekrar okuma isteği uyandırdı.
Kitap genel olarak olaydan olaya koşturma tarzındaydı ama bu hiç bir zaman yormadı ve sadece bununla ibaret olmadığı için yavan da hissettirmedi. Hayyam dışındaki karakterlerin çoğu verilen rolü üstlenen silik tiplerdi. Statü olarak yüksekte olanlar da kendilerine atfedilmiş birkaç kişilik özelliğinden fazlasını sergilemedi. Kitap Hayyam hakkında olduğu için bu bahsettiğim bir eksiklik sayılmaz, olsa olsa yerinde bir tercih denebilir.
Son olarak bilmeyenler için bir şarkı öneriyorum. Dinlemek için kitabı bitirmek zorunda değilsiniz, aralarda da güzel bir eşlikçi olacaktır ama bitirdikten sonra cuk oturuyor. Siyasiyabend-Hayyam
Ömer Hayyam'ın yaşantısını sürükleyici bir kurguyla anlatıyor. Hayyam bir kurgusal karakter olsa bile son derece etkileyici olurdu ama gerçek bir kişi. Kendi halinde oluşu başta olmak üzere birçok özelliği benim bir insana karşı sempati beslememe neden olacak nitelikte. İnsan üç yüz sayfa hakkında okuduğu bir kişiye elbet bağlanır ama Hayyam'a olan hislerim öyle sıradan değildi. Eğer ölümden sonra bir hayat olsa ve orada istediğimiz insanlarla görüşebilecek olsak bunlardan biri Hayyam olurdu. "Bunu herkes her insan için söyleyebilir" derseniz de ne kadar özel olduğunu anlatmak için bir de sayı sınırı koyarım. Ölümden sonra hayat olsa ve orada görüşebileceğimiz yirmi kişi seçme hakkı verilse bunlardan biri Hayyam olurdu.
Kitabın bölüm başlıklarına bayıldım. Başlı başına bir hikaye anlatır gibi dolu dolulardı. Aynı zamanda ruhani bir hava katıyordu.
Hasan Sabbah'la karşılaşacağımı biliyordum ama yine de beni etkiledi ve
'ni tekrar okuma isteği uyandırdı.
Kitap genel olarak olaydan olaya koşturma tarzındaydı ama bu hiç bir zaman yormadı ve sadece bununla ibaret olmadığı için yavan da hissettirmedi. Hayyam dışındaki karakterlerin çoğu verilen rolü üstlenen silik tiplerdi. Statü olarak yüksekte olanlar da kendilerine atfedilmiş birkaç kişilik özelliğinden fazlasını sergilemedi. Kitap Hayyam hakkında olduğu için bu bahsettiğim bir eksiklik sayılmaz, olsa olsa yerinde bir tercih denebilir.
Son olarak bilmeyenler için bir şarkı öneriyorum. Dinlemek için kitabı bitirmek zorunda değilsiniz, aralarda da güzel bir eşlikçi olacaktır ama bitirdikten sonra cuk oturuyor. Siyasiyabend-Hayyam