
Öfke Kralı Kitap Tanıtımı
O, hiç istemediği eş... ve sahip olacağını asla düşünmediği zayıflıktı.
Zalim. Titiz. Kibirli.
Dante Russo, hem özel hem de profesyonel hayatta kontrolü elinde tutmayı seven bir adamdı. Milyarder CEO’nun planlarında evlilik asla yoktu. Ta ki bir şantaj yüzünden hiç tanımadığı bir kadınla nişanlanmaya zorlanana dek. Vivian Lau bir mücevher şirketinin vârisi ve en yeni düşmanının kızıydı. Genç kadının güzelliği ya da çekiciliği önemli değildi. Dante düşmanının elindeki kanıtları yok edip bu nişanı bozmak için her şeyi yapmakta kararlıydı. Fakat bir sorun vardı. Vivian’a alışan Dante, onu bırakmakta güçlük çekiyordu.
Zarif. Azimli. Terbiyeli.
Vivian Lau, ailesinin yüksek sosyetenin en üst basamaklarına çıkabilmesini sağlayacak biletti. Asil kana sahip Dante Russo’yla evlenmesi, sonradan zengin olmuş ailesinin asla giremeyeceği yerlerin kapısını onlara ardına kadar açacaktı. Kaba ve güvenilmez Dante ona göre ideal bir hayat arkadaşı olmasa da Vivian ailesine karşı görevini yerine getirmek için onunla evlenmeyi kabul etmişti. Fakat onun dokunuşuna özlem duymak asla planın bir parçası değildi. Yapabileceği en kötü şeyse, müstakbel kocasına âşık olmaktı.

Öfke Kralı Kitaptan Alıntılar
1. "Hiçbir şey, gerçeğin buruk tadı kadar acıtamaz."
2. "“Bana zaman ver, mia cara. Tek istediğim bu. Bir de seni istiyorum.”"
3. ""Birlikte iyi olmadığımızı düşünüyorsun ama sana aksini kanıtlayacağım." Çenesi kararlılıkla gerilmişti fakat alnıma değen dudakları ve ses tonu yumuşacıktı. "'Bana zaman ver, mia cara. Tek istediğim bu. Bir de seni istiyorum.""
4. "Aşk her zaman büyük anları paylaşmak değildi. Daha çok, büyük olayların arasına sıkıştırılmış küçük anlarda bulunurdu."
5. "Duvarlara, tavana ve zemine pırıl pırıl yıldızlar yansıtılmaştı.Andromeda, Perseus gibi takımyıldızlar "göğü" süslüyordu. Aralarındaki kum saati biçimli takımyıldızı gördüğümde nefesim sekteye uğradı.
Orion. En sevdiğim.
"New York'ta yıldızlar görünmüyor," dedi Dante. "Bu yüzden ben de onları sana getirdim.""
6. "“Annen sanki her hafta deniz ürünleri yemiyormuşuz gibi balıklar için bağış komitesine katıldı.”"
7. "“Pislik olabilirdim ama öküz değildim.”"
8. "“Ben bir eş istiyordum….patron değil.”"
9. "Onunla vakit geçirmenin, nefes almaktan farksız olduğunu itiraf edebilirdim.
Kolaydı.
Zahmetsizdi.
Gerekliydi."
10. "“Aramızdaki şey işten ibaret. Ve ben, yatırımlarımı çok ciddiye alırım.”"
11. "“Ben de sadece havyar ve insan kalbi yediğini sanıyordum.”
“Saçmalama. İnsan kalbiyle havyar hiç iyi gitmez.”"
12. "“Vay canına. Haklıymışsın. Bu cidden harika.”
“Ben her zaman haklıyımdır.”"
13. "“Ne diyebilirim? İnsanlardansa kelimelerin arkadaşlığını tercih ederim.”"
14. "New York’taki pek çok bekar erkeğin arasında rahatsız edici derecede eksantrik, tuhaf ya da pislik olmayan,aynı zamanda da heteroseksüel olanlarını bulmanın çok da kolay olmadığını dillendirmedim."
15. "“İyi görünüyorsunuz, Bay Russo.”
“Ben de sizin için aynı şeyi söyleyebilirim, Bayan Russo.”
“Henüz Bayan Russo olmadım. Kaçak gelin fantezimi gerçekleştirmek için hâlâ vaktim var.”
“Eh, neyse ki kovalamayı severim.”"

Öfke Kralı Kitap İncelemeleri
Herkese Merhaba,
Ana huang yeni serisinin ilk kitabını bittirdik. Diğer serisinin her bir kitabından daha güzeldi ama woaww olmadım. Basit her zaman okuduğumuz romantik kitaplardan bir farkı yoktu. Oku- geç bir kitap oldu benim için, okuduğuma pişman değilim.
Konusu gelirsek; bilindik anlaşmalı evlilik, hem erkek hemde kadın karakterleri zoraki olarak bir araya geliyor... Erkek karakter santaj yolu ile, kadın karakter ise ailesi için kendice onların verdiklerine karşılık fedakarlık ettiği sanıp kabul ediyor. Bana göre her iki karakterde aynı seviyeydi. Hatta kadın karakter bir tık daha iyidi :D erkek karakter iyidi ama tabikide gereksiz tripler vardı olmazsa şaşırdım. İşte zamanla birbirleri tanıyan sonradan cinsel bağlantılar başlıyor sonrada aşk.. romantık kitap olarak aşkları bana çok geçmedi, idare ederlerdi yani... gelişen olaylar iyidi, öyle hemen yatağa atlama olayı da olmadı, yavaş yavaş gelişti, birbilerine tanıdılar fılan...Sonu beni tahmin etmedi. Olması gereken bir ayrılık oldu ama fazla gereksiz bir peşinden koşma olayları oldu.
Normalde puanım 6,5’dir. Yarım puanda yazara verdim. Kadınları aşağalamadan sevişme sahnesi yazabilmiş, tebrik ettim bu sefer kendisi ondan puan verdim. Smut sahneler normaldı. Okunabiliyor yani...
Çok fazla bir şey dememe gerek yok bence; yani okunur. Seriye devam edeceğim.
Öfke Kralı, Dante ve Vivian’ın anlaşmalı bir evlilik üzerinden gelişen, tutku ve gerilim dolu ilişkisini konu alıyor ve zoraki başlayan bu birliktelik, zamanla duygusal derinlik kazanmaya başlıyor ve ikisi de kendilerinden bile sakladıkları hislerle yüzleşmek zorunda kalıyor. Romantik gerilim türünde ortalama bir kitap olduğunu söyleyebilirim, ancak karakterlerin tutku dolu yönleri gerçekten güzel yansıtılmıştı.
Ana Huang’ın dili akıcıydı. Olay örgüsü sıkmadan, güzel bir şekilde ilerliyordu. Özellikle ana karakterlerin öfkesi, kırgınlıkları ve bastırdıkları duygular, klişe olabilecek bir dinamiği daha çok yönlü hale getirmişti. Sert adam veya çaresiz kadın gibi kalıplara düşmeden, daha gerçekçi ve derinlikli karakterler sunulmasını beğendim.
Dante ve Vivian’ın arasındaki çekim tutkuluydu ve oldukça güzel yazılmıştı. Küçük atışmaları, diyalogları okumak keyifliydi. İkisi de inatçı karakterlerdi ve bu yönleri hoşuma gitti. Klişede olsa da, anlaşmalı evlilik temalı bir kitaptı. Ancak çoğu kitapta gördüğümüz çaresiz kadın ve ulaşılmaz erkek figürü aşırı şiddetli işlenmemişti. Bir tık daha katmanlı karakterlerdi ve bu açıdan sevdim.
Kitapta aşırı fazla smut sahne yok, bu yüzden romantik gerilim seven ama fazla yoğun sahnelerden hoşlanmayanlar için de uygun olabilir. Genel olarak eğlenceli, çerezlik ve keyifli bir okumaydı. Ancak dirty talk olayının fazlalığı beni biraz rahatsız etti, çok hoşlandığım bir şey değil. Yine de genel olarak okunabilir bir kitaptı ve beni eğlendirdi.
Herkese selam yine bir Ana Huang kitabı ile geldim. Kitap bana göre çıtır çerezlik bir kitaptı. Smut bir kitap olduğunu belirterek konusu ve yoruma geçebiliriz.
Konusu: Vivian Lau, ailesinin isteği üzerine Dante Russo ile nişanlanır. Ancak Dante bu evliliği hiç istemiyordur ve Vivian'ın babası Francis Lau Dante Russo'ya şantaj yapmıştır.
Yorumum: Kitabı okurken Dante'ye aşık olmayan yoktur herhalde. Hayır parası için değil karakteri için (Tabi bu Vivian'ı gerçekten tanımadan önceki hali hariç o zaman tam bir buz kütlesiydi ve arkasından iş çevirmesi fiyaskoydu). Benim yıllanmış İtalyan şarabım içinden tam bir aşk böceği çıktı. Ancak her ne kadar anlaşmalı bir evlilikte olsa da nişanlısına sadık kalması güzeldi. Vivian'ın son bölümlerdeki halini ve kabuğunu kırmasını ailesine karşı duruşu beni daha mutlu etti. Sonunda taştı diyebilirim. Aslında Hepimiz öyle değil miyiz? Aile olunca hiçbir laf edememek ancak dışarıya aslan kesilmek.. Gelelim diğer karaktere Francis Lau... seninle ilgili sahneleri okurken sövdüm gerçekten sövdüm. Bir baba gözünü para için ne kadar karartabilir bu adamdan öğreniyorsunuz.
Alıntı: ''İntikamın sana olan duygularımdan daha önemli olduğuna inanmıştım''
Kitaba puanım: 4.5/5
Smut: 5/5
“Oysaki sen gideli daha bir hafta bile olmadı ama cehennemde sonsuzluğu yaşamış gibi hissediyorum.”
Dante ve Vivian’ın hikayeleri uzun zamandır merak ettiklerim arasındaydı. Dante bir şantaj sebebiyle hiç tanımadığı bir kız ile nişanlanmak zorunda bırakıldığında hissettiği tek şey hayatının kontrolünün ellerinden kayıp gittiğiydi. İstediği tek şey şantaja sebebiyet veren şeylere sahip olmak ve bu zoraki nişanlılığı sona erdirmekti. Ta ki Vivian ile tanışana kadar.. ilk zamanlar birbirlerinden hiç hoşlanmayan bu ikilinin birlikte vakit geçirdikçe kalkanlarını indirmesinden ve yakınlığın getirdiği o hislerden kaçamayışlarına ortak olmak şahaneydi. Vivian’ın bunca zaman ailesinin istediği biri gibi gözükmek için kendini baskılamasını, ailesinin isteklerine boyun eğmesini ve onların yanında kendisi gibi olamayışını okumak çok üzücüydü. Fakat Dante’nin yanında en çok kendisi gibi hissedebildiği, uzun zamandır yaşamadığı o mutluluğa sonunda kavuştuğu bir gerçekti. Açıkçası Dante’nin Vivian’ı tanıdıkça fikirlerinin değişmesinden ve şantaj yoluyla nişanlanmış olsalar da zaman zaman bunu unutuyor olmasından ne kadar keyif aldığımı anlatamam Vivian’ın ailesini okumak beni bir tık delirtti açıkçası düşünceleri ve Vivian’a karşı sert tavırları beni çok sinirlendirdi Dante’nin aşık halleri kalbimi çalarken Vivian’a karşı olan sonsuz çabası ve pişmanlıklarını telafi etme biçimine bayıldım! Öfke Kralı bana bir kitapta istediğim her şeyi verirken şimdiden serinin devam kitapları için deliriyorum
Merhaba!! Yeni bi incelemeyle geldim :))
"Öfke Kralı" ve bu seri hakkında biraz önyargım vardı yalan yok, o yüzden baya beklentimi düşürerek başladım kitaba. Ama şaşırdığımı söylemek istiyorum, belki uzun süredir bu tarz okumadığım için ya da karakterlerden kaynaklı bilmiyorum ama ben bu kitabı sevdim arkadaşlar.
Zorunlu evlilik konulu bir kitaptı; kadın karakterimiz Vivian'ın babası, milyarder CEO Dante Russo'ya şantaj yapıyor ve kızıyla evlenmesi şartını sunuyor. Vivian ve Dante aynı evde yaşamaya başlıyorlar ve Vivian, Dante'nin planlarından habersiz gerçekten evleneceklerini düşünüyor...Dante'yi korkunç geçmişi olan, travmalarından dolayı kadınlara kötü davranan birisi olarak bekliyordum ki öyle olsaydı yarıda bırakırdım bu kitabı, öyle değildi. Evet ailesi ihmalkardı ancak gayet iyi yetişmiş, ancak sert mizaçlı bir karakterdi. Vivian ile ikisinin kimyasını ben çok beğendim, kitabın yan karakterleri de bence kitaba güzel bi hava katmış. Vivian'ın gerekli yerlerde duruşu özellikle çok hoşuma gitti, tebrik ettim kendisini. ^^
Klişeler var mıydı? Elbette yani olmasa olmaz :))) ama bence güzel bir kitaptı, tavsiyem; eğer bu tarz romantik kitap okuyacaksınız arka arkaya okumayın arkadaşlar çünkü bi yerden sonra kitabı sevecekseniz dahi sevemiyorsunuz çünkü klişelerde boğuluyor insan...serinin diğer kitaplarını da almıştım, devam yani ^^