Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Nasıl Hoşunuza Giderse - William Shakespeare | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Nasıl Hoşunuza Giderse Kitap Bilgileri


Yazar: William Shakespeare
Tahmini Okuma Süresi: 3 sa. 43 dk.
Sayfa Sayısı: 131
Basım Tarihi: 2013
İlk Yayın Tarihi: 1599
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Yayınları
ISBN: 9786053607847
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Nasıl Hoşunuza Giderse Kitap Tanıtımı


William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, pastoral komedisi Nasıl Hoşunuza Giderse’de bir aşk hikâyesi etrafında şekillenen olayları ustaca resmeder. Shakespeare oyunun konusunu Thomas Lodge’un Rosalynd adlı romanından almıştır. Yazar aşk, tutku, melankoli kadar coşku, neşe ve ironiyi de muazzam bir ahenkle aktaran zekice kotarılmış diyaloglarıyla ölümsüz bir eser yaratmıştır. “Bütün dünya bir sahnedir, kadın erkek bütün insanlar da oyuncular.” tiradıyla da ünlü olan Nasıl Hoşunuza Giderse, Shakespeare oyunları arasında özel bir yere sahiptir.




Nasıl Hoşunuza Giderse Kitaptan Alıntılar


1. "“Çiçek açamayacak bir ağaç için kendini yoruyorsun.”"




2. "Saat on olmuş. Hayat nasıl koşup gidiyor böylece anlıyoruz. Bir saat önce dokuzdu, bir saat sonra on bir olacak; Ve saatten saate olgunlaşıp duruyoruz, Saatten saate çürüyor çürüyoruz, Bu hikâye de böyle sürüp gidiyor işte."




3. "“Biz gerçek aşıklar tuhaf kaprislerle gösteririz aşkımızı.”"




4. "“Ama sakın kimseyi ciddiye alıp sevme..”"




5. "Ben şuraya uzanayım, burası da mezarım olsun."




6. "“..şerefi üzerine yemin etmişti ama hayatında hiç şerefi olmadı ki.”"




7. "“Doğruymuş… düşenin dostu olmuyormuş.”"




8. "Ruhum öyle yorgun ki!"




9. "“Kadının aklının üzerine kapıları kapa, pencereden çıkar; pencereyi kapa, anahtar deliğinden
kaçar; onu tıka, duman olup bacadan uçar.”"




10. "“Haydi haydi, duygularınla güreşmelisin biraz.”"




11. "“Onu güzel gösteren aynası değil sensin,
Senin duygularınla, kendini olduğundan güzel görüyor.”"




12. "“Aşk delilikten başka bir şey değil; deliler nasıl karanlık odaya konup kırbaçlanıyorsa bence aşıklara da aynı şey yapılmalı.”"




13. ""Doğruymuş," dedi, "düşenin dostu olmuyormuş.""




14. "" Budala, akıllıyım sanır, ama akıllı budalalığını bilir. ""




15. ""Doğruymuş," dedi, "düşenin dostu olmuyormuş.""





Nasıl Hoşunuza Giderse Kitap İncelemeleri


ucretsizkitap.com.tr kitap kanalımda Shakespeare'in hayatı, mutlaka okunması gereken kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz:



Nasıl hoşunuza giderse valla ister öyle yazın isterseniz de hiçbir şey yazmayın ama eğer ki koronavirüsten dolayı sokağa çıkma yasağı cuma akşamı açıklandığında bütün ülke Pubg oyunu başlamadanki toplanma alanına dönüyorsa ve Shakespeare de bütün dünyanın bir tiyatro, bizim de oyuncular olduğumuzu düşünüyorsa bence Oğuz Atay'ın Oyunlarla Yaşayanlar kitabında oyunlarla yaşayan insanlar gibi kimimiz tiyatro oyunlarıyla kimimiz bilgisayar oyunlarıyla kimimiz çocuk oyunlarıyla kimimiz Türk halk oyunlarıyla kimimiz bir heykeltraş hocasının öğrencisine oymasını söylediği oyunlarıyla kimimiz sevgili boyunlarıyla kimimiz iktidar koyunlarıyla yaşarken bir Lego oyunu hoşunuza gitmediği sırada artık Limbo ya da Portal 2 oynamanız gerektiğinin farkına varmışsanız ya da bir Tanrı'yla konuşuyorsanız ve günlük hareketlerinizin bol dekorlu bir tiyatro sahnesi içerisinde bulunduğunu düşünüyorsanız bence siz de artık nasıl hoşunuza giderse öyle davranma çağına gelmişsinizdir; yine de her zaman nasıl hoşunuza gitmezse farkındalıkları gerekir ki nasıl hoşunuza giderse bilinç düzeyine erişebilelim ve böylece dünya hayatının eğlence ve oyundan ibaret oluşunu da kişileştirip hoş adlı içimizin yegane jürisine görücü usulüyle götürelim ama yanımıza çikolata değil de belki Shakespeare'in doğayla, büyülü gerçekçilikle ve mistiklikle karışmış pastoral komedyası olan Nasıl Hoşunuza Giderse'yi de alarak.




"Bütün dünya bir sahnedir ve kadın, erkek ancak birer oyuncu. Her insan kısa ömrü içinde çeşitli roller oynar.”

Shakespeare’in de dediği gibi doğduğumuz andan itibaren bize biçilen rolleri oynamakla geçiriyoruz kısa ve hazin hayatımızı. Bizim için belirlenen sınırlar çerçevesinde öğrenci rolünü, ailemizin istediği gibi bir evlat rolünü, patronumuzun istediği gibi çalışan rolünü, aşığımızın istediği maşuk rolünü oynuyoruz. Oyunculuk kabiliyeti olmayan, kendisini düşündüğü ve hissettiği gibi tanıtan herkes; okulda, evde, işte ve aşkta “sorunlu kişi” oluyor. Rol yapabilen, kendisini karşıdaki kişilerin istediği gibi bir insana dönüştürebilenler ise “sevilen kişi” oluyor...

Bu genel eleştiriden sonra gelelim kitabın asıl konusuna. Her ne kadar Shakespeare’in tragedyalarını komedyalarına göre daha çok sevsem de, bu komedya sadece kurgusu ve mutlu sonla bitmesiyle değil hayata dair çarpıcı ve insana “o kadar haklısın ki” dedirten tespitleriyle de etkileyici. Karakter sayısının diğer Shakespeare oyunlarına göre az olması okurken kolaylık sağlıyor. Okuduğum Shakespeare oyunlarında ilk 5’e yazarım.

Bu inceleme vesilesiyle, hayatta aldığımız rolleri Shakespeare alıntıları ve müzikle birleştiren, Haluk Bilginer’in rol aldığı “Şekspir müzikali” (

) adlı oyunu da izlemenizi tavsiye eder keyifli okumalar dilerim.




Nasıl Hoşunuza Giderse; Shakespeare amcanın en iyi oyunlarından olmamakla beraber, en düşündürücü mısralarından birini barındırıyor içinde.
"Bütün dünya bir sahnedir,
Kadın, erkek bütün insanlar da oyuncular.
Her birinin giriş ve çıkış zamanları vardır.
Her insan kısa ömrü içinde çeşitli roller oynar."
Yaşam böyle bir hal değil mi sizce de? Payımıza düşen rolleri, yüzümüze taktığımız maskelerle oynamaya çalışırken ömürlerimizi tüketmiyor muyuz? Bazı dönemlerimizde komedi, bazı dönemlerde trajedi, bazen de drama derken günlerimiz geçiveriyor. Hayatımız türlü oyunlarda üstlendiğimiz rollerle birbirine eklene eklene ilerliyor. Günün birinde Shakespeare'in kahramanı Orlando'nun:
"Şu dünyada sadece bir yer dolduruyorum işte,
orayı boşalttım mı belki daha iyi bir sahibi olur."
tiradındaki haklı serzenişiyle sahnedeki yerimizi yeni nefeslere bırakıyoruz. Yine Orlando'nun hangi role gireceğini bilememenin ıztırabıyla söylediği:
"Sanki cansız bir kalıptım."
hissiyle birilerinin elimize bir mask tutuşturmasını bekliyoruz bazı günlerimizde. Bürüneceğimiz kimliği öğrendiğimiz anda da payımıza düşenleri sayıklamaya başlıyoruz. Ta ki; soytarının söylediği:
"Ve saatten saate olgunlaşıp duruyoruz,
Saatten saate çürüyor çürüyoruz." bilincine ulaşana dek.

A. Kadir UYSAL - 17.03.2025




William Shakespeare ‘in bir nevi dönemin durumunu ele aldığı romantik komedi türü. Aslında romantik komedi deyince bir absürtlük arıyoruz ama aslında Shakespeare’ın çoğu eserlerinde yaptığı gibi inceden bir hiciv de görüyoruz .

Eserde pastoral unsurlar çok fazla. Pastoral
komedi de denebilir sanırım . Ayrıca iyi ve kötü arasındaki çatışma ele alınıyor . Ama bu durum sadece erkekler arasında gerçekleşiyor . Özellikle kardeşler arasındaki ilişkiye odaklı . Orlando abisi tarafından kıskanılırken , Dük Frederick’de Dük Senior’u kıskanıyor . Eserin sonunda neyse ki iyi olan kazanıyor .

Herkesinde bildiği gibi Shakespeare ‘ın kitabında yer verdiği “ Dünya bir tiyatro sahnesidir , Bütün erkekler ve kadınlar sadece bu sahnenin oyuncularıdır “ sözünün yer aldığı dahiyane bir kitap bana kalsa ..

Eserde başka bir konu olarak da kadınların Arden Ormanına giderken kılık değiştirmeleri , kadınların bu kılık değiştirenlere olan aşkı vs . Kadınlar dışarıdan gelecek herhangi bir duruma karşı kılık değiştiriyorlar . Ama aslında bulundukları durumdan kendilerini soyutlamak istiyorlar . O şekilde kadınlığın verdiği zayıflıkta kurtulabileceklerini düşünüyorlar. Ormanda da kimse erkeklere karışmayacak düşüncesi var tabi .

Eser yine her şeye rağmen amacına ulaşıyor adalet yerini buluyor, kardeşler arasındaki çatışma köreliyor ve her romantik komedide gördüğümüz gibi evlilikle sonlanıyor .

İşte Shakespeare bence yine dahiyane bir eser sunmuş.
Daha okumadıysanız bence okuyun derim.




Dük Frederick ağabeyinin makamını ele geçirir ve onu sürer. Her ne kadar ilk başlarda abisinin kızı Rosalind'in, kendi kızı Celia ile birlikte kalmasına izin verse de, bir süre sonra güvensizliğinden dolayı onu da sürer. Celia ise kuzeninden ayrılmak istemediği için onunla birlikte ayrılır. Yolda korunabilmek için kılık değiştiren Rosalind ve Celia'nın amaçları Rosalind'in babasını bulmaktır. Yolda bir çiftlik satın alır ve buraya yerleşirler.
Ayrıca Orlando'nun hikâyesi de Rosalind'in hikâyesine paralel olarak gelişir. Babası öldükten sonra bütün varlığı ve makamı en büyük erkek çocuk olan Oliver'a kalır. Oliver ise elinden geldiği kadar kardeşi Orlando'yu arka planda tutar ve ona hiçbir olanak sağlamaz. Artık dayanamayan Orlando kendini kanıtlamak için Dük Frederick'in yenilmez güreşçisi Charles'ı alaşağı eder. Böylece güreşi izlemekte olan Rosalind ve Celia'yı etkiler. Rosalind ve Orlando birbirlerine aşık olurlar. Dük Frederick Orlando'nun babasını sevmediğinden onu dükalığından kovar. Abisi Oliver'in da canına kastettiği Orlando, Ona destek olan Adam ile birlikte yola çıkar.
İki aşığın yolu Arden ormanında kesişecektir, fakat Rosalind erkek kılığındadır. Bir süre bu durumu saklayan Rosalind oyunun sonunda araya, artık değişmiş olan Oliver'ın da girmesiyle, kendi kimliğiyle ortaya çıkar ve aşıklar birleşir. Bu arada Oliver da Celia'ya âşık olmuştur. Rosalind'in babasıyla da karşılaşmasıyla her şey yoluna girer. Çünkü bir rahipten çok etkilenen Dük Frederick her şeyini kovduğu ağabeyine bırakıp manastıra kapanır.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: