Mutluluğun Kazanılması Kitap Bilgileri
Yazar: Farabi
Tahmini Okuma Süresi: 1 sa. 28 dk.
Sayfa Sayısı: 52
Basım Tarihi: Şubat 2024
İlk Yayın Tarihi: Ocak 2012
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Dil: Arapça
ISBN: 9786052953167
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Mutluluğun Kazanılması Kitap Tanıtımı
Farabî (870-950): Türk-İslam filozofu, gökbilimci, müzisyen. İslam’ın Altın Çağ’ının en önemli isimlerden biridir. Farabî yükseköğrenimini Bağdat’ta tamamladı, zamanın ünlü bilginlerinden ders aldı. Aristoteles’in ve Platon’un eserlerini inceledi, bu iki filozofun felsefelerini İslam’la bağdaştırmaya, bu sayede İslam dinine felsefi bir nitelik kazandırmaya çalıştı. Felsefeye mantık ile başlayıp metafizik üzerinde durdu; felsefenin dil, siyaset, doğa, zihin ile ilgilenen dallarında eserler verdi; müzik aletleri geliştirdi, müzik ve psikoloji konularında yazdı.
İslam felsefesinin gelişmesini ve korunmasını sağladı, Batılı Orta Çağ düşüncesini etkiledi. Siyaset felsefesi alanındaki en olgun eseri kabul edilen Mutluluğun Kazanılması öncelikle insanların her iki dünyada mutluluğu kazanmalarına aracı olan insani şeyleri, yani teorik erdem, fikrî erdem, ahlâki erdem ve pratik sanatları tanımlar. Sonra da bu erdem ve sanatların türlerini, niteliklerini inceler ve bu dört erdemin bireysel insandan topluma taşınması ve toplumda hayata geçirilmesini ele alır. Farabî bunu yaparken de yönetici, eğitim, öğretim, toplumsal sınıflar, filozof, felsefe-din ilişkisi, kanun koyucu kavramları üzerinden kendi siyaset öğretisini kurar.
Ahmet Arslan (1944): Ankara DTCF Felsefe Bölümü’nden mezun oldu, 1973 yılında aynı bölümde doçent oldu.
1979 yılında Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Felsefe Bölümü’nü kurdu. 1988 yılında profesörlük unvanını aldı. İlk Çağ Yunan Felsefesi, Orta Çağ İslam Felsefesi ve Kelamı, Osmanlı Kelam Düşüncesi üzerine çok sayıda kitap ve makale yazdı. Telif eserler yazmaya, Batı dillerinden ve Arapçadan önemli eserleri dilimize kazandırmaya devam etmektedir.
Mutluluğun Kazanılması Kitaptan Alıntılar
1. "Duymak istemeyenden daha sağır, görmek istemeyenden daha kör insan yoktur."
2. "Her kalp kendi hüznünü kavrar. Anlaşılmayı beklemeyin."
3. "Her kalp kendi hüznünü kavrar.
Anlaşılmayı beklemeyin."
4. "Duymak istemeyenden daha sağır, görmek istemeyenden daha kör insan yoktur."
5. "Eğer hedefler kötüyse, fikri kuvvetin keşfettiği araçlar da kötü, çirkin ve aşağılıktır."
6. "Her kalp kendi hüznünü kavrar. Anlaşılmayı beklemeyin."
7. "Her kalp kendi hüznünü kavrar. Anlaşılmayı beklemeyin."
8. "Söylendiğine göre bu ilim, eski Irak halkı olan Kaidelilerde mevcuttu. Onlardan Mısır halkına geçmiş, oradan Yunanlara intikal etmiş, Süryaniler ve daha sonra Araplara geçinceye kadar da onlarda kalmıştır."
9. "Felsefenin ispat ettiği her konuda din ikna eder."
10. "Doğru olan şeyleri yapma konusunda kuvvetli bir azme sahip olmalıdır."
11. "Her halini anlatan değersizleşir.
Herkese güvenen yolda kalır.
Her sırrını açığa vuran yalnızlaşır.
Her meziyetini ortaya koyan tükenir
Her bildiğini söyleyen cahil sayılır."
12. "“Duymak istemeyenden daha sağır, görmek istemeyenden daha kör insan yoktur.”"
13. "İnsan, şüphesiz ki başka bir şey yapmaya zorlanmadıkça, önce kendisine kolay gelen yönde hareket edecektir."
14. "Her kalp kendi hüznünü kavrar. Anlaşılmayı beklemeyin."
15. "İnsana has kemale en üstün mutluluk denir."
Mutluluğun Kazanılması Kitap İncelemeleri
Farabi bu kısa ama yoğun eserinde mutluluğa ulaşmak için hangi erdemlerin gerekli olduğunu anlatıyor. Dört temel insani erdem üzerinde duruyor: teorik erdemler, düşünsel (fikri) erdemler, ahlaki erdemler ve pratik sanatlar.
Kitabın birçok yerinde Aristoteles'in etkisini görmek mümkün. Özellikle mantık yapısı ve düşünceleri sıralama biçimi oldukça sistemli. Farabi’ye göre insanın problemlerini çözebilmesi için bir sanata ya da bilgiye sahip olması gerekiyor. Yani, mutlu olmak istiyorsan boş durmamalı, kendini geliştirmelisin.
İlk bölümde Tanrı’nın zorunlu bir varlık olduğunu ve diğer her şeyin O’nun bir yansıması olduğunu anlatıyor. Felsefi olarak "her şeyin bir ilk ilkesi vardır" fikrini temellendiriyor.
İkinci bölümde ahlak konusu öne çıkıyor. Farabi, farklı kültürlerde yaşasak da aslında insan olarak benzer yönler taşıdığımızı ve ahlaki erdemlerin ortak bir temele sahip olduğunu söylüyor.
Üçüncü bölümde fikri (düşünsel) erdemlerden bahsediyor. Burada Farabi’nin bazen pragmatist, hatta faydacı (utilitarist) bir çizgiye yaklaştığını görmek ilginçti.
Dördüncü bölümde erdemlerin derecelerini anlatıyor; yani bazı erdemler diğerlerinden daha yüksek seviyede olabilir. Beşinci ve altıncı bölümlerde ise eğitim ve bilimin yeri tartışılıyor.
Kısacası bu eser, "Nasıl iyi ve mutlu bir insan olunur?" sorusuna Farabi’nin felsefi bir cevabı. Kısa ama tekrar tekrar okunabilecek türden bir metin. Özellikle İslam felsefesiyle ilgilenenler için temel kaynaklardan biri.
Kitabı anlamanız için gerekli tecrübe, anlayış ve felsefeye sahip olmanız gerekiyor aksi takdirde önemli şeyler olduğunu fark ediyor ama anlamakta sıkıntı çekiyorsunuz, işte ben tam olarak bunu yaşadım!
(bu yüzden 30 lu yaşlarımda kitabı tekrar okuyacağım)
Ne yalan söyleyeyim kitabı okumaya başlamadan, mutluluk hakkında bir şeyler okurum da ufkum açılır gibi düşüncelerle başlayıp umduğumu bulamadan bitirdim. Biliyorsunuz ki Farabi İslam dünyasının filozofu, gökbilimci ve müzisyen bir kişiliğe sahip. İslam felsefesini geliştirmekte kalmayıp, batılı Orta Çağ düşüncesini de aynı zamanda etkileyen bir düşünür.
İçerisinde altını çizip 'şunlar çok önemli' dediğim yerler oldu. Farabi'nin kitapta vermek istediği anlatmak istediği şey, yöneticiydi aslında. Çünkü yönetici nasıl olursa da halk da öyle olurdu. Yönetici ahlaklı olmalıydı. Zekilik çeviklik yetmezdi. Ahlak erdem her zaman mecburiyetti. Peki bu ahlak nasıl sağlanacaktı? İşte bize tam da bunu anlatmış kitapta, zaten totalde 60 sayfa, bir saatte oturup bitirirsiniz. Felsefeye ilgiliyim, meraklıyım ve ben okurum diyorsanız mutlaka okumalısınız.
Ama ben okurken genel Kamu hukuku kitabını okuyor gibi hissettim ne yalan söyleyeyim
O yüzden kendi açımdan gerekli donanıma sahip olmayan birinin cümleleri anlamakta sıkıntı çekebileceğini ve konunun tüm fikrini anlamakta zorlanacağını söyleyebilirim.
Herkese merhabalar;
Farabi'nin "Mutluluğun Kazanılması" adlı eseri, felsefi kavramları ve ilimlerin gelişimi üzerine yaptığı detaylı analizlerle öne çıkan bir eser. Kitap, özellikle ilimlerin dereceleri, yöntemleri ve tarihsel gelişimi üzerine kapsamlı bir inceleme sunuyor. Farabi, teorik öğretiler, tabii ilimler ve siyaset gibi farklı ilim dallarının nasıl ortaya çıktığını ve zamanla nasıl evrildiğini titizlikle ele alıyor. Bu bağlamda, Farabi'nin ilme verdiği önem ve bu alandaki derinlemesine araştırmaları okuyucuyu etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Kitap ayrıca ahlaki ve fikri erdemler ile bu erdemlerin mertebelerine de değiniyor.
Ancak, benim için, kitabın dili ağır olmasa da anlatım tarzı zaman zaman zorlayıcı oldu. Farabi'nin uzun ve karmaşık cümleleri, özellikle felsefi bir altyapıya sahip olmayan okuyucular (benim gibi) için anlaşılmasını güç kıldı. Bu nedenle bazı bölümleri anlamak için tekrar tekrar okumam gerekti. Bu durum, kitabın içerdiği derinlikli bilgileri kavramayı zorlaştırsa da, eserin zengin içeriği bu çabayı kesinlikle değerli kılmakta.
Kitabın başındaki Ahmet Arslan'ın yazdığı giriş yazısı da, Farabi ve onun düşünce tarzı hakkında önemli bilgiler sunuyor. Bu giriş yazısının mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum, çünkü Farabi'nin eserine dair önemli bir çerçeve çiziyor ve okuyucunun eseri daha iyi anlamasına yardımcı oluyor.
Son olarak, bu kitabı daha sakin bir kafayla tekrar okumayı planlıyorum. Farabi'nin derin felsefi analizlerini daha iyi anlamak ve eserin sunduğu bilgileri tam olarak kavrayabilmek için ikinci bir okumaya ihtiyaç duyduğumu hissediyorum.
MUTLULUĞUN KAZANILMASI
Ortaçağ İslam filozofu Farabi'nin eseridir. İnsanın nihai amacının mutluluğu elde etmesi fikri üzerine yazdığı bu kitap, mutluluğun nasıl kazanılacağını çok değişik bir bakış açısıyla yazmış ben hiç böyle bir şey beklemiyordum açıkçası.
Mutlu olmamın tek formülü iyi yönetilmektir diyo. İyi yönetim, mükemmel yöneticilerle olur der ve tüm kitap boyunca iyi bir yöneticinin vasıflarını anlatır.
Bugünkü siyasal anlayışımıza aykırı olan bir iddiası var Farabi'nin: yönetici yasaya uymaz! Yönetimin kaynağı yasa değildir aksine yasanın kaynağı yöneticidir ve yöneticinin görevi yasayı korumaktır diyo.
Bu düşüncesini de şuna dayandırıyor: Yönetici, bilge kişidir. Dini, ilimi ve sanatı en iyi şekilde bilen, uygulayan seçkin kişidir. Bunların yanı sıra yönetici en yüksek erdeme sahip olan kişidir. Bu kadar mükemmel vasıflara sahip olan kişi kanuna uymasına gerek yoktur, onun ödevi kanunu korumak ve uygulamaktır.
Ancak bu şartlar sağlandığında insanlar mutluluğu kazanabilirler diyor Filozof Farabi.
Kitapta değindi konulardan diğerleri; bireysellikten topluma geçiş, gerçek filozoflarla boş filozofların farkı, fikri erdemler ve ahlaki erdemler, tabii ilimler, siyaset ilmi gibi..
50 sayfalık ince bir kitap fakat okuması inanılmaz zordu. Her satırı düşünülerek yazılmış fakat benim kabul edemediğim, eleştirdiğim pek şey de yok değil. Zaten kendi zamanında da çok eleştiri almış, bazı gruplar tarafından dinsiz diye yaftalanmış.
Kaldı 364 kitap Kitap çevirisi mi kötüydü çok mu ağır kitaptı bilemedim ama okurken baya zorlandım
Felsefe alanını sevmediğimden olsa gerek bir puan düştüm kitaptan öyle sormayan sorgulamayan bir insan değilim ama felsefe muhalefet algısından çıkmadığı sürece sevemeyeceğim
Size Farabiden kısaca bahsedeyim kitapta bir filozof olarak, Platon ve Aristo felsefesini İslam felsefesi ile bağdaştırmaya çalışıyor ki mutluluğun kazanılmasına temelinde felsefe üzerinden gidiyor
İslam felsefe geleneğinde, ‘ilk öğretmen’ olarak bilinen Aristoteles’ten sonra ‘İkinci Öğretmen’ (el-muallimü’s-sani) olarak anılıyor kitapta geçiyor ama öyle üzerinde uzun uzun yorumlama yok zaten minicik kitaba çok şey sığdırmış
Kitap alıntılarım
Başkalarının iyiliğini isteyen bir kimse , ya gerçekten iyidir veya aslında iyi ve erdemli olmamakla birlikte , iyiliğini istediği kişilerce iyi olduğu zannedilenlerdir.
Eğer bir insan , tehlikeler karşısında korkup geri çekilmekten ziyade direnme eğilimine sahipse , onun ihtiyaç duyacağı tek şey , bu olayın kâfi derecede tekrarlanacağı bir deneyden geçmektir.
Kanun koyucunun ruhunda bulunduğu zaman felsefe , çoğunluğun ruhunda bulunduğu zaman din olur.
Kitap puanım : 4 / 5
#KitapTavsiyem #Bookstagram #kitap #kitaplarım #kitapsevgisi #kitapokumak #bookish #BookstagramAvcıları #books #Kitapyorumu #neokuyorum #kimneokudu #OkudumBitti #OkudumOkuyun #Kitaplaryolda #kitapokufotoğrafçek #işbankasıkültüryayınları #Farabi #MutluluğunKazanılması #hasanaliyücelklasiklerdizisi #hasanaliyücelklasikleri @isbankasikulturyayinlari @kimneokudu @kitaplaryolda