Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Mutlu Ölüm - Albert Camus | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Mutlu Ölüm Kitap Bilgileri


Yazar: Albert Camus
Tahmini Okuma Süresi: 4 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı: 152
Basım Tarihi: Temmuz 2016
Yayınevi: Can Yayınları
Orijinal Dil: Fransızca
ISBN: 9789755103709
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Mutlu Ölüm Kitap Tanıtımı


"Mutlu Ölüm", 1930ların sonuna doğru yazılan, ama ancak 1971 yılında yayımlanan bir roman. Albert Camus (1913-1960) için daha sevimli görünen "Yabancı", daha önce yazdığı "Mutlu Ölüm"ün yayımlanmasını erteletmiş olabilir. Çünkü roman sanatı, 40'lı, 50'li yıllarda daha çok romanın yapısal özelliklerine ağırlık veriyordu. Bir sanat yapıtının yaratıldığı dönemde kusur sayılabilecek kimi özellikleri, daha sonra erdeme dönüşebiliyor. Albert Camus'un ölümünden on bir yıl sonra gün ışığına çıkan bu romanını günümüzde öne çıkaran en önemli özellik, onun "romansı" oluşudur. "Mutlu Ölüm", yaratıcısı Albert Camus'a otuz yıl sonra başkaldırmış ve özgürlüğüne kavuşmuştur. Bu roman, hem çağdaş bir yapıt, hem yazar-yapıt-okur ilişkisinin göz kamaştırıcı bir tanığıdır.

 




Mutlu Ölüm Kitaptan Alıntılar


1. "Yirmi yıldır belli bir mutluluk deneyimim olmadı. Beni yiyip yutan bu yaşamı bütünüyle tanıyamadım; ölümde beni korkutan, yaşamımın bensiz tüketilmiş olduğu yolunda bana getireceği kesinliktir."




2. ""Bir gün yalnız kalacaksınız, işte hepsi bu.""




3. "Ama kimi kez yaşamak için, intihar etmekten daha çok cesaret gerekiyor."




4. "Sen yaşamı bizzat kendinde ara..."




5. ""Çocuklara işkence yapılan bu dünyayı sevmeyi, ölünceye kadar reddedeceğim.""




6. "Ama kimi kez yaşamak için, intihar etmekten daha çok cesaret gerekiyor."




7. ""Çocuklara işkence yapılan bu dünyayı sevmeyi, ölünceye kadar reddedeceğim.""




8. "Öyle bir gün geliyor ki, insan olması gerektiği yerde olmak istiyor."




9. "Kendimiz olmaya zamanımız yok.
Ancak mutlu olmaya zamanımız var.."




10. "Kendime hesap vermekten hoşlanırım.."




11. ""Ben ve dünya, ... Sizi beğenmiyoruz.""




12. "Öyle bir gün geliyor ki, insan olması gerektiği yerde olmak istiyor."




13. "“Mutluluk da uzun bir sabırdır zaten.Ve çoğu kez para aracılığıyla zaman kazanmak gerekirken, yaşamımızı para kazanarak tüketiyoruz.”"




14. "İnsan insanın gücünü azaltır."




15. "Kendimiz olmaya zamanımız yok. Ancak mutlu olmaya zamanımız var."





Mutlu Ölüm Kitap İncelemeleri


Albert Camus'un ikinci okuduğum kitabı, yalnız Yabancı kitabı bana daha güzel ve daha farklı gelmişti.
Bu yazarın kitaplarında şöyle bir izlenim kalıyor insanda, "hep bir arayış içinde olması bazı şeyleri boşvermişliği dünyaya karşı bakış açısı" ister istemez eserlerinde bunu hissettiriyor.

Camus'un 1938'de tamamladığı ancak 1960'da bir araba kazasında ölümünden 10 yıl sonra 1970'te basılan bu kitabı kendi yaşamından 6.ana öykü etrafımda biçimlenir.

Yazar bu Mutlu Ölüm kitabında hayatındaki arayışı "mutluluk" olduğunu vurguluyor. Kimi zaman hayatında karşısına çıkan kadınlarda olduğunu düşünüyor mutluluğun ve bir süre sonra hiçbir şekilde ciddi bir ilişki kuramıyor onlarla. Geçici bir mutluluk olacağını düşünüyor kadınlarla yaşadığı kısa geçici zamanlar...

Kitaptaki ana karakter ismi Patrice Mertsault, sevgili olduğu bir kadının eski aşığını öldürür. İki bacağı da kesik olan Zagreus'u tekerlekli sandalyenin üstünde tabancayı şakağına dayayıp vurur. Kitap bu şekilde başlar.

KİTAP HAKKINDA

Yazar bu olayı Doğal Ölüm başlığı altında hikayesini başlatır. Her nedense bu olayı kitabın ortalarına doğru tekrar anlatır süreç farklı şekilde kronolojik sıralama değişiklikler yapar. Tavsiye edilir mi bilmiyorum ama 1957 Nobel Edebiyat Ödülü olarak geçiyor. Fazla kayda değer bir şey gördüğümü düşünmüyorum Çünkü ölüm kesindir ama mutlu ölüm var mıdır olur mu bilmiyorum yazarın amacı mutlu her zaman mutluluğu kalıcı sağlamak nasıl olur onun üstüne olaylar yaşar. Yazar tartışır ve düşünür yorumlar gerisi sizde okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim...




Mutlu ölüm mümkün mü?
Bir taraftan annesinin ölümüyle yaşamı katlanılmaz hale gelen yoksul Mersault, diğer taraftan bir kaza sonucu iki bacağını kaybetmiş, parayla mutluluğu yakaladığını düşünen varlıklı ama aciz Zagreus..
Mutluluk nedir??
“..bir çakıltaşı üzerindeki yağmur gibi..”(syf:55)
Ya Ölüm ???
“Ve ölüm, boş yere susuzluğunu gidermeye çalışan bir yolcuyu, sonsuzluğa dek sudan yoksun bırakma davranışı gibiydi.” (Syf:146)
Farklı hayattan gelen farklı iki karakterin benzerlikleri benim için oldukça ilginçti.
İstediği yaşam özgürlüğünü yolculuklarıyla yakalayan( ki bunda işlemiş olduğu cinayetin varlığı büyük etken) Mersault’un doğal, seyrinde ve bilinç içindeki ölümü; öte yandan zamanında istediği yaşamı varlığıyla sürdürmüş ama artık yaşama arzusunu kaybetmiş Zagreus’un tercihli, bilinçli ölümü(ki buna cinayet de diyebiliriz)
Yoksul ama sağlıklı Mersault’un mutsuzluğu ve varlıklı ama sağlıksız, parayla mutluluğu yakaladığına inanan Zagreus’un mutsuzluğu..
Belki de mutlululuğu, Mutlu ölümü yaşayabilmeleri..
Camus, yaşamanın nasıl eşsiz bir şey olduğunu ölüm olgusuyla öyle muazzam kurgulamış ki, etkilenmemek mümkün değil.
Aşk, hüzün, arzu, mutluluk/mutsuzluk, yaşamak/ölüm yani aslında yaşamın ta kendisi okuyucuya yazar tarafında öyle derinlemesine aktarılmış ki okuyucuyu etraflıca düşündürüyor. Hüzünleriyle, mutsuzluklarıyla, umutsuzluklarıyla da olsa ‘Yaşamak’ yaşamaya değer mi? sorusunu irdeleyen güçlü bir kitap.
Herşeye rağmen diyenlere kesinlikle tavsiye ediyorum.
Kitapla Kalmalı




Camus'nün her kitabı benim için farklı bir dünya ancak varoluşsal minvalde birlikte düşündüğümüz aynı dünyaya kapı aralıyor.
Mutlu Ölüm, Yabancı adlı eserin oldukça basitleştirilmiş ve sadeleştirilmiş bir hali gibi görünmektedir.

"Acı ve kederli görünen ölümün mutlusu olur mu?" Bu çerçevede yazarla tartışmak isterseniz kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.
Varoluşsal kaygılarını bozmayan Camus, Mutlu Ölüm adlı eserinde de çizgisinde devam ederek; yoksulluğun, mutluluğun, ölümün ve yalnızlığın insan hayatına sirayet edişini aktarmaktadır.
Eserde en çok beğendiğim yön betimlemeleri oldu. Kimi zaman betimlemeler can sıkıcı ve bunaltıcı gelebiliyor anacak Mutlu Ölüm’ün betimlemelerini oldukça başarılı bulduğumu söyleme ihtiyacı hissediyorum.
Olay örgüsü karmaşık gibi görünse de okudukça anlamlı bir bütüne ulaşılmaktadır. Doğal Ölüm’ün girişi sakat adamın öldürülmesi olsa da ilerleyen bölümler geriye dönüş ve sakat adamla tanışmayı içeriyor.
Kütüphanenizde bulunması gereken bir eser olduğunu belirterek bitirmek istiyorum. Ancak Yabancı’yı okuyan biri olaraktan bu eserin biraz hafif geleceğini söylemeden geçemeyeceğim. Sanıyorum en büyük hatam da Yabancı’yı, Mutlu Ölüm’den önce okumam oldu. Başlamak isteyenler öncelikle Yabancıyı okumaları daha sonrasından bu esere bakmalarını önerebilirim. Zira Mutlu Ölüm, Yabancı’nın bir bildirisi gibi.




"Her şey, doğumdan ölüme giden o an içine sığıyor, orada yargılanıyor ve kutsanıyor, duygusu içindeydi."
Evet, bütün duygularımız, kişiliklerimiz, geçmişimiz, geleceğimiz her şey, abartısız her şey doğmumuzla başlar. Dünya, ölümle de son bulur -en azından var olduğumuz dünya sona erer- Mutluluk, hayatımızın bu iki dönüm noktasının arasında bir yerlerde değildir; mutluluk tam olarak içimizdedir. Eğer mutlu olmak istiyorsan mutlu olursun. Bazı zamanlar, belki insanın varoluşu gereği, kendimizi acınası hissederiz ve mutlu olmak istemeyiz ya da isteyemeyiz. Demek istediğim, önemli olan istediğimiz şeydir. Fakat bu istenç düşünüldüğü kadar kolay olmuyor. Çevresel faktörler, içsel savaşlarımız, yaşananlar bunu bir hayli zorlaştırıyor. Yapmamız gereken, elimizden geldiğince tarafsız olup, yalnızlığa daha samimi davranarak mutluluk haline ulaşmak.

Ölüm korkusu da tam olarak burada başlıyor. Ne kadar mutsuz görünsek de aklımıza ölüm geldiğinde içimizdeki umut dışa çıkıp, hayır daha mutluluğu bulmadım ama eminim ki bulacağım, diyor. Sürekli bir umut halinde yaşıyoruz fakat umutsuz bir umut oluyor bu ne yazık ki. Çoğu insan da mutsuz bir ölüm yaşıyor bu yüzden.

Camus, mutluluğun peşinde olan hatta bu durumda kendini arayan bir insan diyebiliriz, Mersault'u anlatmış kendi hayatının içinden. Kesinlikle harika bir roman, kesinlikle okuyun; okuyun ki mutlu ölüm sizi de bulsun.




Hayatı hep aynı yerde arayan ve birdenbire kendi hayatına yabancı olduğunu anlayan bir adam. Ve beraberinde gelen bir cinayet... Umut, hayata tutunma, mutluluk arayışı, aşk ve tabiki ölüm hepsinin anlatılışı ayrı ayrı dokunuyor insana.

Aslına bakarsınız kitabın baş kahramanı patrice mersault tutunamayan bir başka karakter tıpkı Turgut özben, bay huzursuz, zeno cossini, gregor samsa ve birçokları gibi.Bir arayış gözler önüne seriliyor bir tutunma...

Eserde vurgulanan asıl konu ise ölümün o kadar da korkulacak bir durum olmadığı ve doğal bir süreç olduğudur, camus bizi ölümle yüzleştiriyor. Ölümün, umudun, hayatının her anının yaşanması gerekliliğini, zaman kavramını farklı bir bakış açısıyla bizlere sunuyor.
Ve galiba ölüm en güzel de bu sözlerle anlatılabilirdi
"Bir hayvan çılgınlığıyla baktığı bu ölümden duyduğu korkunun yaşamdan korkmak anlamına geldiğini anlıyordu. Ölme korkusu, insanın içindeki yaşayan şeye olan sınırsız bağlanmayı açıklıyordu. Yaşamlarını yükseltmek için kararlı davranışlarda bulunmamış olanlar, korkanlar ve güçsüzlüğü yüceltenler, bütün bunlar, ölümden, içine karışmadıkları bir yaşama onun getirdiği yaptırımdan dolayı korkuyorlardı. Hiçbir zaman yaşamadıkları için yeterince yaşamamışlardı. Ve ölüm, boş yere susuzluğunu gidermeye çalışan bir yolcuyu, sonsuzluğa dek sudan yoksun bırakma davranışı gibiydi. Ama ötekiler için, silen, yadsıyan, başkaldırıya olduğu kadar minnete de gülümseyen hoş ve kaçınılmaz davranıştı."

Şimdiden okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.İyi akşamlar...



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: