Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Mustafa Öztürk Alıntıları & En Çok Okunan Sözleri

Mustafa Öztürk En Beğenilen Sözleri



1. ""Rabbim, daha beter günler gösterme.""


- İlahi Hitabın Tefsiri 1



2. "Rabbim, bütün mevcudatı yaratan Rabbim!
Dünyada da ahirette de "Sen"sin benim yar ve yardımcım. Benim canımı sana teslim olmuş bir kul olarak al, beni salih kullarına ilhak eyle.."


- İlahi Hitabın Tefsiri 1



3. "Hayat su gibi akıp geçiyor; bunca yıllık hayattan geriye anlamlı denebilecek ne kaldı diye düşündüğünüzde, çoğu zaman, "koskoca bir hiç" kaldığı sonucuna varılıyor."


- İlahi Hitabın Tefsiri 1



4. "Ezilmiş ve ufalanmış bir insandan sağlam karakterli ve yüksek seciyeli bir dindar profili çıkması oldukça zordur."


- İlahi Hitabın Tefsiri 1



5. "Yıllar boyu Kur'an ve hadisle meşguliyetin neticesinde elde edilen bunca dini bilgiye rağmen hala çok ciddi ahlak problemleriyle malul halde isek, bu sorunun bilgisizlik sorunu değil, bildiklerini hayata taşıma konusunda gayretsizlik, himmetsizlik ve ciddiyetsizlik sorunudur."


- İlahi Hitabın Tefsiri 1



6. "Allah doğru yolda olanların imanlarını güçlendirir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



7. "İnsanoğlu, en başta kendi varlığını ve inkar(küfür) imkanı da dahil diğer bütün imkanlarını borçlu olduğu Allah'a şu üç günlük hayatta ne kadar isyan ederse etsin, önünde sonunda O'nun "vakit tamam" fermanına boyun eğecektir."


- İlahi Hitabın Tefsiri 1



8. "Tarihselciliğin karşıtı evrenselcilik değil, tarih-üstücülük veya daha doğru bir nitelemeyle tarih-dışıcılıktır."


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



9. "Kur’an’a göre evlilikte ideal olan tek eşliliktir"


- Kadın



10. "Kadın ile ilgili Kur’an’daki temel vurgu eşitlik değil, adalet ve hakkaniyete riayetle ilgilidir"


- Kadın



11. "23- Hiç şüphesiz canı veren de canı alan da biziz. Dolayısıyla fani olan her şeyin asıl sahibi biziz ve ilelebet bakiyiz."


- Kur'an-ı Kerim Meali



12. "Bakara-6. [Ey Peygamber!] Kafirlikte direnenleri uyarsan da uyarmasan da onlar için fark etmez. Zira onlar imana gelmezler."


- Kur'an-ı Kerim Meali



13. "Her din mensubunun, mutlak doğruyu sadece kendi inançlarının temsil ettiği düşüncesi, insanlık tarihi kadar köklü ve kadîm bir olgudur."


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



14. "Toplumların hayatında barış aslî, savaş ârızî bir durumdur; ârızî durumla ilgili ayetlerdeki hüküm bu duruma ilişkin sebep/illet ortadan kalktığında askıya alınır; dolayısıyla işlevsiz kalır."


- Kur'an ve Tarihsellik Üzerine



15. "Kur'an'ın gölgesinde yaşamak bir nimettir, bu nimeti ancak tadanlar bilir."


- Kur’an’a Çağdaş Yaklaşımlar



16. "De ki: "Herkes tercih ettiği yol ve yaşantıya göre hareket eder. Rabbiniz kimin doğru yolda olduğunu çok iyi bilir. ""


- Kur'an-ı Kerim Meali



17. "...ilk Müslüman nesilden 671 aile üzerinde yapılan bir araştırmaya göre birden çok kadınla evli erkeklerin sayısı 129(%19,1), tek kadınla evli erkeklerin sayısı 542(%80,5) olarak tespit edilmiştir.."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



18. "Ne garip tecellidir ki, geçmiş asırlarda yüzlerce ayeti bir tek ayete nesh ettiren çevreler, Kur'an'ın evrenselliğini savunanlar arasında görülmüş; Sünnî gelenekte genel kabul gören nesh anlayışına şiddetle karşı çıkan ve nasih-mensuh problemini tahsis (hükmü daraltıcı yorum) formülüyle çözme önerisinde bulunan Mu'tezilî müfessir Ebû Müslim İsfahânî ise -muhtemelen sırf Mu'tezilî olduğu için- yaşadığı dönemde bir bakıma tarihselci olarak kategorize edilmiştir."


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



19. "İslam dünyasının çok ciddi bir "Kur'an-ı anlama" sorununun bulunduğu apaçık ortadadır."


- Kur'an Kıssalarının Mahiyeti



20. "(...) biz özellikle "Hint-İslam Modernistleri" veya daha spesifik olarak "el-Kur'âniyyûn" (Kur'ancılar-Ehl-i Kur'an Ekolü) diye anılan çevrelerden farklı olarak mucizenin imkânını reddetmekten öte bunun fiilen vukû bulmadığını, dolayısıyla kıssalarda bildik anlamda mucize gibi tasvir edilen hâdiselerin aslında doğal olayların Allah-merkezli dil sistemine uygun biçimde formüle edilmesinden ibaret olduğunu düşünmekteyiz."


- Kıssaların Dili



21. "Tarihin belli bir döneminde inen ve yine ilk olarak belli bir ilk muhatap kitlesine hitap eden Arapça Kur'an'ın daha iyi anlaşılabilmesi için, genelde o döneme özgü sosyo-kültürel yapının, özelde de vahyin inişine tanıklık eden Arapların pratik yaşam tecrübelerinin ve kendilerine özgü düşünce tarzlarının bilinmesi son derece önemlidir. Çünkü Kur'an, bütün yönleriyle yedinci yüzyılın Arabistan coğrafyasındaki bir kabileye, yani Kureyş'e ait kültürü yansıtan bir dili kullanmakta ve gerek şehâdet gerekse gayb âlemine dair anlatmak istediklerinin tümünü bu dilin sınırlı imkanları ile ifadelendirmeye çalışmaktadır."


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



22. "Hiçbir ilahi kaynaklı mesnedi bulunmaksızın sırf kendi kafalarından birtakım hükümler uydurup bunları Allah'a isnat eden ve böylece insanları doğru yoldan saptıran kimseden daha zalim/kafir biri olabilir mi?"


- Kur'an-ı Kerim Meali



23. "Biz kimseye altından kalkamayacağı bir sorumluluk yüklemeyiz."


- Kur'an-ı Kerim Meali



24. "Mekke dönemindeki "Kölelere özgürlük" çağrısının Medine döneminde "Kölelere iyi davranın" söylemine evrilmesinin temel sebeplerinden biri, genel kabul gören bir izaha göre dönemin savaş esasına dayalı devletler hukuku bağlamında köleliği ilga etmenin faydadan ziyade zarar getireceği gerçeğidir ki savaşta yenilen tarafın askerleri esir edilip köleleştiriliyordu."


- Kur'an ve Tarihsellik Üzerine



25. "Herkesin hak sahibi olduğu, fakat hiç kimsenin sorumluluk ve ödevinin bulunmadığı toplumlarda anarşi ve anomi hakim olur."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



26. "Şüphesiz kadın, erkeğe nispetle daha naif ve nazik, daha hassas ve kırılgan bir tabiata sahiptir. Ancak bunlar birer kusur ve eksiklik değil, yaratılış özellikleridir."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



27. "Araplar nazarında doğurgan çirkin kadın, kısır güzel kadınından makbul addedilirdi."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



28. "Yeryuzunde boburlenerek yurume. Cunku sen boyle yapmakla ne yeri yarabilirsin ne de boyun daglara erisir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



29. "Şüphesiz Allah dilediğine hesapsız rızık bahşeder."


- Kur'an-ı Kerim Meali



30. "Birçok ayette ilâhi mesaj (vahiy) ve risaletle ilgili olarak da'vet, belâğ, tebliğ (belliğ), tebyin (li-tübeyyine), tibyân gibi çeşitli kelimeler kullanılmasından anlaşılacağı üzere Kur'ân kelimesi de yazılı bir metni okumaktan öte hitap, davet (çağrı), beyan (bildirim) gibi anlamlar içerir."


- Kur’an, Vahiy, Nüzul



31. "Allah insanları işledikleri günahlar sebebiyle hemen cezalandıracak olsaydı dünya üzerinde bir tek canlı kafir bırakmazdı."


- Kur'an-ı Kerim Meali



32. "Cinsiyet söz konusu olduğunda kadını noksanlık, fettan­lık, şeytanlık gibi sıfatlarla tavsif edip annelik söz konusu ol­duğunda adeta meleklik mertebesine yükseltmek ironik bir durumdur"


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



33. "...cahiliye ilimsizlikten öte hilimsizliği ifade eden bir kavramdır."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



34. "Doğada olup biten bir şeyi anlayıp kavrayamayınca doğrudan doğruya Tanrı'nın iradesine bağlamak suretiyle bildik anlamda "mucize" diye kavramlaştırmak, Spinoza'nın ifadesiyle, hem budalalıktan başka bir şey değildir, hem de cehaleti kabullenmenin gülünç bir biçimidir."


- Kıssaların Dili



35. "Düşünün bir kere, Allah ne güzel bir misal veriyor: Güzel söz; kökü yerde, dalları göğe doğru yükselmiş bir ağaca benzer. Bu ağaç rabbinin izniyle her zaman meyve verir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



36. "Ahlaki bekçiliği onur, haysiyet ve şeref kodlarıyla da pekiştirilen erkek için, kadının bir tehlike ve tehdit unsuru olması gayet tabiidir!"


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



37. "Allah Tealanın Ademi topraktan yaratmaya kadir olduğu kesin olduğuna göre Havvayı da topraktan yaratmaya pekala kadirdir. Hal böyle olunca Havvayı Ademin bir kaburga kemiğinden yaratmasının ne anlamı olabilir?
[Fahreddin er-Razi]"


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



38. "Kurana göre evlilikte ideal olan tek eşliliktir."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



39. "Tasavvufî telakkiye göre kıssada Allah'ın kendi katından bir ilim (ilm-i ledün) bahşettiği kul (Hızır) Hz. Musa'ya rehberlik (irşad) etmektedir. Kıssa bundan dolayı 9. yüzyıldan itibaren sufî çevrelerde özel bir ilgiye mazhar olmuş ve tasavvufun ruhuna uygun biçimde yorumlanmıştır."


- Kıssaların Dili



40. "İslam toplumunda hakim olması gereken zihniyet, "Bu benim hakkım, senin vazifen yerine", "Bu senin hakkın benim vazifem" zihniyeti olsa gerektir."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



41. "Andolsun ki biz bu Kur'an'da insanlara gerçekleri her türlü örnekle tekrar tekrar anlattık."


- Kur'an-ı Kerim Meali



42. "Modern dönem İslam dünyasında Batı'ya mukabelenin en yaygın şekli, kendi içinde farklılıklar bulunmakla birlikte, kısmen red kısmen kabul yahut kısmen redçi kısmen telifçi ve terkipçi bir eğilim olarak kendini göstermiştir."


- Kur’an’a Çağdaş Yaklaşımlar



43. "..kıssalar iman ve güzel ahlakla donanmış insanların teşekkülüne katkı sağlayan bir araç mesabesinde olup çok büyük bir kısmı ilahi hitaba bizzat muhatap olan toplumun kültür dünyasına aitti."


- Kıssaların Dili



44. "Taşlar bile bağrından su fışkırtacak kadar yumuşadığı halde sizin kalpleriniz hiç yumuşamıyor."


- Kur'an-ı Kerim Meali



45. "Kuranın nazil olduğu dönemde, kadınların zinası daha yaygındı. Önde gelen Arapların fuhuş sektöründe çalışan cariyeleri vardı. Kimi cariyeler evlerinin kapısına flamalar asar ve bu işi açıktan yaparlardı."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



46. "...kız evlatlar ve kadınlar, "At binip savaşmayan, ganimet toplayamayan kimseler mirasçı olamaz." şeklinde bir gerekçesiyle mirastan mahrum bırakılırdı."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



47. "Arap toplumunun İslam öncesindeki inanç, düşünce ve davranış tarzları İslami dönemde "cahiliye" diye anılır."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



48. "Kur’an’daki anlatıma göre birçok halk zulüm diye ifade edilen tutum ve davranışlarından dolayı helak olup gitmesine karşın İsrailoğulları kendilerine gönderilen onca vahye rağmen kimi zaman buzağı heykeline tapınmaları, kimi zaman Hz. Musa gibi bir peygambere, “Sen ve tanrın beraberce gidin [o zorba halkla] savaşın” (5.Mâide 24) demelerine, kimi zaman kendi peygamberlerini öldürmelerine, yani kısaca zulmün, isyankârlığın ve nankörlüğün hemen her çeşidini icra etmelerine rağmen topyekûn helak edilmemişlerdir. Bu durum ister istemez şöyle bir soruyu akla akla getirmektedir: Âd, Semûd, Ress gibi birçok halk tarihin muhtelif dönemlerinde topyekûn helak edilirken ve galip ihtimalle bebekler, çocuklar gibi nice masumlar da bu helakten nasibini alırken, Tanrı aynı helak yasasını söz konusu halklardan daha büyük suçlar işledikleri su götürmez olan İsrailoğulları’na niçin uygulamadı? Yahut tanrısal yasanın (sünnetullah) işleyişinde veya en azından ilâhi helak prosedüründe böyle bir değişikliği iktiza eden, dolayısıyla Tanrı’nın özellikle Musa’dan itibaren sürekli olarak İsrailoğulları’yla meşgul olmasını gerektiren sebep neydi?"


- Kıssaların Dili



49. "(...) mitolojiler, dinî ve metafizik gerçeklikleri birtakım hayalî ya da düzmece öykü kalıpları içinde sunan anlatım ve aktarım biçimleridir. Bunun yanında mitler, felsefî soyutlamalar ve dinî önermelerle ifade edilemeyecek kadar karmaşık ve derin olan hakikatleri basite indirgeyerek anlatma/aktarma işlevi de görürler."


- Kıssaların Dili



50. "...cahili Arap hukukunda hak kavramı çoğu zaman kuvvet ve kudretle eşdeğer bir anlam ifade ederdi. Dolayısıyla kim kuvvetli, kim daha fazla silahlı güç ve taraftar sahibiyse, o haklı sayılırdı."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



51. "Kuranın nazil olduğu dönemde, kadınların zinası daha yaygındı. Önde gelen Arapların fuhuş sektöründe çalışan cariyeleri vardı. Kimi cariyeler evlerinin kapısına flamalar asar ve bu işi açıktan yaparlardı."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



52. "...kız evlatlar ve kadınlar, "At binip savaşmayan, ganimet toplayamayan kimseler mirasçı olamaz." şeklinde bir gerekçesiyle mirastan mahrum bırakılırdı."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



53. "Kur'ân metninin önemli bir kısmı kıssalardan müteşekkildir. Bazı araştırmacıların tespitlerine göre yaklaşık 1800 âyet kıssalarla ilgilidir."


- Kur'an Kıssalarının Mahiyeti



54. "Hic suphe yok ki Allah 'kafirlikte direnenleri' dogru yola ulastirmaz, umduklarina kavusturmaz."


- Kur'an-ı Kerim Meali



55. "Tarihselcilik, "Kur'an'ın söylediği her şey sadece nüzul dönemindeki muhataplar içindir, demek değil, tam tersine o gün müşriklere hitap eden ayetlerin muhatabı bugün pekâlâ müminler olabilir" demeyi de gerektiren bir okuma, anlama ve yorumlama biçimidir."


- Kur'an ve Tarihsellik Üzerine



56. "Kur'an'ın nazil olduğu dönemde Ehl-i kitap arasında Allah'ın övgüsüne mazhar olmuş kimseler bulunduğuna göre, aynı insanların mevcudiyetinden bugün de söz etmek neden mümkün olmasın? Keza, küfrü gerektiren teslis inancından uzak duran Hıristiyan veya muvahhid Yahudiler, niçin dün olduğu gibi bugün de var olmasın?"


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



57. "Peki, iman nedir? Bizce iman denen şey, sözlük anlamının da işaret ettiği üzere, nesnesini bilmekten, anlayıp kavramaktan ziyade güven duygusu içinde onun varlığını ya da doğruluğunu onamaktır."


- Kıssaların Dili



58. "Kur’an’ın dil sistemindeki ataerkilliğin bu boyutunun dinsel değil, dilsel bir olgunun tezahürü olduğu anlaşılır"


- Kadın



59. "Ma'arri'ye, "Senin mezar taşına ne yazalım?" diye sorulunca, "Bu[mezardaki vucüt], babamın bana karşı işlediği bir cinayettir. Ama ben kimseye karşı böyle bir cinayet işlemedim." diye yazın cevabını vermiştir.."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



60. "Kuran'da geçen Adem kelimesinin ilk insana mı yoksa insan soyuna mı işaret ettiği hususu da sarih değildir."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



61. "Cahiliye devrinde erkekler küçük kızlarla evlenmeyi tercih ederlerdi. Kızlar genellikle 12 yaşına basmadan evlendirilir ve ancak çocuk doğurduktan sonra aileye dahil edilirdi, çocuk doğurmadan ölürse kocasına başsağlığı dilenmezdi."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



62. "..aile fertleri arasındaki sıkı bağ gevşeyip çözülmüş, derin duygularla eş ve çocukları birbirine bağlayıp bütünleştiren dini ve ahlaki değerler örselenmiş, böylece aile dış şoklara karşı dayanaksız hale gelmiştir."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



63. "..[sırf iman etmiş olmakla] kendi halinize bırakılıp hiç sınanma tecrübesi yaşamayacağınızı mı sanıyorsunuz?"


- Kur'an-ı Kerim Meali



64. ""Allah katında canlıların en kötüsü/hayırsızı, hakikate karşı sağır ve dilsiz kesilip aklıselimle düşünmeyen kimselerdir. ""


- Kur'an-ı Kerim Meali



65. "Nitekim günümüz toplumunda da hükümferma olan anlayışa göre ırz, namus, iffet gibi ahlaki değerler kadının hanesine kodlanmıştır.
Bu kodlama mucibince söz konusu değerlerin muhafazası kadına, kadının bekçiliği ise erkeğe aittir."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



66. "Oysa asıl çekınılmesı gereken halk degıl Allah'tı!"


- Kur'an-ı Kerim Meali



67. "Kur'an'ın kendi nüzul döneminden başka çağlara söyleyecek sözü bulunmadığı iddiasıyla özdeş bir tarihsellik/tarihselcilik söyleminin aklıselim sahibi hiçbir müslüman tarafından savunulamayacağı veya böyle bir söylemi savunup hem de müslüman kalınamayacağı izahtan vareste bir husustur."


- Kur'an ve Tarihsellik Üzerine



68. "Müminler yalnız Allah'a güvenmelidirler. Hem sonra o bize izleyeceğimiz yolu göstermiştir. Böyleyken O'na niçin güvenmeyelim ki?! Biz Allah'a güvendiğimiz içindir ki sizin tüm eziyetlerinize katlanırız. Birine güvenip dayanmak isteyenler yalnız Allah'a güvenmelidir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



69. "Yahudilik hakkında epeyce bilgi sahibi olduğu söylenen Übey b. Ka'b ve tabiûn neslinden Vehb b. Münebbih gibi şahsiyetler ile İmam Ebû Hanîfe (ö. 150/767), İmam Mâtüridî (ö. 333/944), Mutezile'den Kâ'bî (ö. 319/931) ve Ebû Müslim el-İsfahânî (ö. 322/934) gibi bazı âlimler Âdem'in iskân edildiği cennetin yeryüzünde olduğu fikrini benimsemişlerdir."


- Kıssaların Dili



70. "Mele-i a'lâ lafzının genel anlam ve kullanımı Saffât 37/8. ayette, müşriklerin cinler ve şeytanların gökten haber çalma iddiasıyla ilgili olarak vahyin korunmuşluğu, Sâd 38/69. ayette ise Hz. Peygamber'in Allah tarafından gönderilen ve kendisine vahyedilen bir elçi olduğu meselesiyle ilgilidir."


- Kur’an, Vahiy, Nüzul



71. "Mısır merkezli Selefi-ictimâî tefsir anlayışının Türkiye'ye taşınmasında aktif rol üstlenen Mehmet Âkif, "Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp ilhamı, asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı"¹ dizelerinde Kur'an'a dönüş diye nitelendirilebilecek bir anlayışı savunmuştur."


- Kur’an’a Çağdaş Yaklaşımlar



72. "Kelam'da yenilik arayışları günümüzde ilâhî adalet, teodise, kötülük, kader-kaza, insanın özgürlüğü gibi konular etrafında yoğunlaşmış ve aynı zamanda Neo-Mu'tezilî bir anlayışa kaymıştır."


- Kur’an’a Çağdaş Yaklaşımlar



73. "Nisâ 34. ayetteki kadın-erkek fasılında Beyzâvî (ö. 685/1286) gibi müfessirlere'in yorumu şu şekilde olmuştur; "Allah erkekleri akıl, işbilirlik, güçlülük gibi husularda kadınlardan üstün kılmış ve bu yüzden peygamberlik, imamet, velayet gibi makam ve mansıplar erkeklere münhasır kılınmıştır.""


- Geleneksel İslam'ın Kritiği



74. "Bir gün herşey yok olacak, yalnız O baki kalacaktır."


- Kur'an-ı Kerim Meali



75. "...son derece sıcak çöl ortamında yaşayan bir insan için, çeşitli cennet modelleri arasında, içinden ırmaklar akan ve yemyeşil bitki örtüsüne sahip olan bir cennetin tercihe şayan olduğunda kuşku yoktur."


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



76. "92 . [Ey Müminler!) Sevdiğiniz, değer verdiğiniz mallarınızdan [sırf Allah rızası için) hayırlı işlerde harcamadıkça gerçek manada iyilik ve dindarlık mertebesine asla erişemezsiniz. İyilik ve hayır yolunda ne harcarsanız Allah onu bilir ve mükafatını en güzel şekilde verir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



77. "Ümmîlik meselesinde Hz. Peygamber'in bütün bir hayat boyunca okuma yazma öğrenmemeye yeminli biri olduğunu söylemekle eşdeğer görüşler dile getirmek, üstelik bu görüşleri nübüvveti ispat argümanları olarak öne sürmek, çok basit ve çocuksu bir yaklaşımın eseridir."


- Kur’an, Vahiy, Nüzul



78. "...ebeveyne yönelik iyiliğin dörtte üçünün annenin hakkı, dörtte birinin de babanın hakkı olduğu hususunda ilim adamları arasında hiçbir görüş ayrılığı yoktur."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



79. "Muhammed Abduh, insanoğlunun tek bir atasının bulunmadığını, bilakis farklı atalardan çoğaldığı tarzındaki modern görüşlerin Kurana ters düşmediğini söylemiştir.."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



80. "Bugün hepimizin tanıklık ettiği üzere evlilik, karşılıklı çıkara dayalı bir akit hüviyetine bürünerek huzur veren sıcak gibi olma özelliğini önemli ölçüde yitirmiştir"


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



81. "Her can, dünyaya gelen her insan ölümü tadacaktır."


- Kur'an-ı Kerim Meali



82. "İncillerdeki bilgiye göre (...) İsa çarmıha gerilmiş ve birkaç saat asılı kaldıktan sonra yakınları ile Romalı bir subay tarafından çarmıhtan indirilmiştir. İsa'nın bu süre zarfında acıya dayanamayıp bayılmış olması ve bu durumun Yahudilerce onun öldüğü şeklinde algılanması pekâlâ mümkün ve muhtemeldir."


- Kıssaların Dili



83. "Kur'an mu'ciz, meâl sahibi acizdir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



84. "Bakara-44: Demek siz ken­dinizi gözardı edip iyilik ve dindarlığı hep başkalarına öğütlüyorsunuz, öyle mi?!"


- Kur'an-ı Kerim Meali



85. "Görmez misiniz, görüp de hiç düşünmez misiniz? Lokmân/29"


- Kur'an-ı Kerim Meali



86. "Onlardan birine kız (çocuğu) müjdelendiği zaman öfkeden yüzü kapkara kesilir. Kendisine verilen haberin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir ve (bu sırada kara kara düşünür): Onu aşağılık duygusu içinde yanında mı tutsun yoksa toprağa mı gömsün! Bakın ki verdikleri hüküm ne berbat bir hüküm!

Nahl 16/58-59"


- Kadın



87. "Görüldüğü gibi bu pasajdaki konumlandırmada fitnenin öznesi kadın, nesnesi erkektir Bunun sebebi malumdur. Çünkü ataerkil dini söylemde ırz, namus, İffet gibi ahlaki değerler kadının nanesine kodlanmıştır."


- Kadın



88. "Kadın, modern zamanlarda İslam'ın yumuşak karnı olarak algılanan bir imgedir."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



89. "21 Şubat 1925 tarihinde TBMM'de Diyanet Işleri Reisliği'nin bütçe müzakereleri sırasında bazı meb'uslar tarafından meclis başkanlığına bir takrir (önerge) sunulur. "Bazıları tarafından Kur'ân-ı Kerîm'in hata-âlûd bir surette terceme ve neşredildiğinin görülmesi" ifadesiyle gerekçelendirilen bu önergede Diyanet Işleri Reisliği'nin gözetiminde bir mütehassıs bir heyet tarafından Kur'an'ın Türkçe tercüme ve tefsirinin hazırlanması, bunun için devlet bütçesinden ödenek ayrılması talep edilir.

Önergenin mecliste kabul edilmesinin ardından Diyanet riyaseti namına bu işi yürütme görevini üstlenen Ahmet Hamdi Akseki fikir almak için Kamil Miras ile görüşür ve ardından tercüme konusunda Mehmet Âkif'e teklif götürür. Fakat Mehmet Âkif Kur'an'ı hakkıyla tercüme etmenin imkânsız olduğu düşüncesiyle bu teklife sıcak bakmaz. Bu arada onu ikna etmek için Elmalılı Hamdi Yazır ve Babanzâde Ahmed Naim gibi âlimlerin yardımına başvurulur. Âkif'le görüşmelerin birinde Elmalılı Hamdi Yazır, "Kur'an'ı hakkıyla tercüme etmenin mümkün olmadığı tabiidir; ancak bu bir meal olacaktır." şeklinde bir söz söyler. Bu söz Âkif'i biraz yumuşatır ve daha sonraki görüşmeler neticesinde kerhen de olsa tercüme işini üstlenir (Eşref Edib, Mehmed Âkif, s. 158-160)

Bu bilgilerden anlaşıldığı kadarıyla meal kelimesinin "Kur'an tercümesi" anlamındaki ilk kullanımı Elmalılı'ya aittir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



90. "Biz Kur'an'ı bir dağa indirmiş olsaydık, o dağın Allah korkusundan paramparça olduğunu görürdün."


- Kur'an-ı Kerim Meali



91. "66- Cehennem ne kötü bir ikametgah, ne kötü bir barınaktır!"


- Kur'an-ı Kerim Meali



92. "4- [Bilin ki] biz geçmişte nice beldelerin söz dinlemeyen inkarcı halklarını helak ettik.
Azabımız onları kâh geceleyin kâh gün ortasında, öğle uykusunda yakalayıverdi."


- Kur'an-ı Kerim Meali



93. "Biz Kur'an'ı sırf bir öğüt ve uyarı olsun diye indirdik. Ancak bunu Allah'a derin saygı duyanlar anlar."


- Kur'an-ı Kerim Meali



94. "En'am Süresi-160
Her kim bir iyilik yaparsa,o kişiye bu iyiliğinin katbekat fazlası mükafat verilir.Kim de bir kötülük yapar,günah işlerse,o kişiye sadece yaptığı kötülüğe/işlediği günaha denk bir ceza verilir ve kimseye haksızlık edilmez."


- Kur'an-ı Kerim Meali



95. "'' ALLAH YOLUNDA ŞEHİT OLANLARA ÖLÜLER DEMEYİN BİLAKİS ONLAR DİRİDİRLER FAKAT SİZ ANLAYAMAZSINIZ .''
~Bakara 154"


- Kur'an-ı Kerim Meali



96. "Bir Arabın en büyük ideali çok sayıda erkek çocuğuna sahip olmaktı."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



97. "Kadın, modern zamanlarda İslam'ın yumuşak karnı olarak algılanan bir imgedir."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



98. "Biz Kur'an'ı bir dağa indirmiş olsaydık, o dağın Allah korkusundan paramparça olduğunu görürdün."


- Kur'an-ı Kerim Meali



99. "66- Cehennem ne kötü bir ikametgah, ne kötü bir barınaktır!"


- Kur'an-ı Kerim Meali



100. "4- [Bilin ki] biz geçmişte nice beldelerin söz dinlemeyen inkarcı halklarını helak ettik.
Azabımız onları kâh geceleyin kâh gün ortasında, öğle uykusunda yakalayıverdi."


- Kur'an-ı Kerim Meali



101. "Müşrikler Resûlullah'a karşı düşmanca davranıyor, onun açığını arıyorlardı. Şayet Kur'an'daki kıssalar Tevrat ve İncil'dekine uygun düşmeseydi, onlar bunu eleştiri malzemesi olarak kullanır ve "Sen bu kıssaları aslına uygun olmaksızın anlatıyorsun" derlerdi. Müşrikler Resûlullah'ın açığını yakalama ve kınama hususunda çok istekli oldukları halde içlerinden hiçbiri kıssalarla ilgili tenkitte bulunmamıştır."


- Kur'an Kıssalarının Mahiyeti



102. "Cahiliye ilimsizlikten öte hilimsizliği ifade eden bir kavramdır."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



103. "[Ey peygamber!] Sen sadece sana indirilen Kur'an'a uy."


- Kur'an-ı Kerim Meali



104. "Allah'ın yeryüzünde (fi'l arz) bir halifeye sorumluluk yükleyeceğini ve/veya yeryüzüne bir kalfa (halife) tayin edeceğini bildiren ayet (2.Bakara 30) Âdem'den önce dünyada insan veya insana benzer bir akıllı varlığın bulunup bulunmadığı meselesinin tartışmaya açılmasına zemin hazırlamıştır."


- Kıssaların Dili



105. "İblis'in Kur'an'daki hikâyesini temsîlî addetmek gerekir. Kanaatimizce, insanın doğasında zaten mevcut olan iyilik ve kötülük dürtüsü (takva-fücur yahut hayır-şer)¹ arasındaki sürekli çatışmaya işaret eden bu hikâye ilk hitap çevresindeki kültür, bilgi ve algı düzeyine uygun şekilde kompoze edilmiş olup gerçekte sembolik ve/veya metaforik bir karaktere sahiptir."


- Kıssaların Dili



106. "Sad sûresi 23.ayette 99 koyundan bahsedilir. Burada kastedilen, bildik anlamda koyun değil, kadındır. Çünkü Arap toplumunda kadın kinaye ve ta'riz yoluyla koyun diye anılır. Bunun sebebi toplumun erkek egemen yapısında kadının uysal ve zayıf olarak algılanmasıdır."


- Kur'an Dili ve Retoriği



107. "Kur'an-ı Kerim bir tarih kitabı da değildir. Dolayısıyla tarihi tarih için anlatmamıştır."


- Kıssaların Dili



108. "Allah yolunda karşılaştığınız sıkıntı ve zorluklara göğüs gerin. (Unutmayın ki) Allah zor zamanda sabredenlerle beraberdir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



109. "Adaletli davranamama endişesi söz konusu olduğunda değil üç dört kadınla evlenmek, bir tek kadınla dahi evlenmemeyi tembihlemiş, böyle bir durumda sosyal statü ve haklar açısından hür kadınlar düzeyinde olmayan cariyeler ile evlenilmesini tavsiye etmiştir."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



110. "Cahiliye devrinde erkekler küçük kızlarla evlenmeyi tercih ederlerdi. Kızlar genellikle 12 yaşına basmadan evlendirilir ve ancak çocuk doğurduktan sonra aileye dahil edilirdi, çocuk doğurmadan ölürse kocasına başsağlığı dilenmezdi."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



111. "Kadınların yaratılması biz erkeklere lütfedilen bir nimettir.

Fahreddin er Râzi, Mefatîhu'l Ğayb, XXV. 97."


- Kadın



112. "Şüphesiz bu Kur'an alemlerin rabbi Allah katından indirilmiştir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



113. "Bunlar hak ve hakikatleri açıklayan Kur'an'ın ayetleridir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



114. "Onlar, gökler ve yer üzerindeki mutlak hükümranlığın kime ait olduğu hususunda hiç düşünmezler mi?! Allah'ın yarattığı varlıklardaki onca ibreti görüp idrak etmezler mi? Ölümün çok yakında kapılarını çalabileceğini hiç akıllarına getirmezler mi? Onlar bunca öğüt, bunca uyarıya inanmayacaklar da başka hangi söze inanacaklar?"


- Kur'an-ı Kerim Meali



115. "Günümüz Türkiye'sinde Fazlur Rahman (ö. 1988) hakkında konuşmak zor, olumlu konuşmak daha zordur. Çünkü Fazlur Rahman gerek Türkiye'deki siyasal İslamcılığın gerek dinî düşüncede muhafazakâr gelenekçi anlayışın hemen her varyantında "gâvur" muamelesine tabi tutulan bir şahsiyettir."


- Kur'an ve Tarihsellik Üzerine



116. "21- Ey insanlar! Sizi ve sizden önce gelip geçenleri yaratan Rabbinizi yegane Rab olarak tanıyıp yalnız O'na kulluk/ibadet edin ve böylece kendinizi hüsrandan/azaptan koruyun."


- Kur'an-ı Kerim Meali



117. "144. [Savaş esnasında "Muhammed öldü! diye haber alınca niye bocaladınız ki?!] Muhammed ölümsüz bir varlık değildir;aksine o ölümlü bir elçidir. Nitekim ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Şimdi eğer o ölür veya öldürülürse siz bu tevhid davasından vazgeçip eski inancınıza mı döneceksiniz?! Her kim eski şirk inancına dönerse Allah'a hiçbir zarar veremez. Ama Allah imanın kıymetini bilip bunun şükrünü cihadla ifa edenleri mükafatlandıracaktır."


- Kur'an-ı Kerim Meali



118. "Mekkî sureler ve ayetlerdeki devrimci söylem tarzının yakın geçmişte Mustafa Sıbâî, Seyyid Kutub, Ali Şeriatî, Mahmud Muhammed Taha gibi birçok müslüman düşünür tarafından dile getirilen “İslâmî sol” kavramına referans oluşturduğu bilinmektedir. Ancak bu düşünürler -Mahmud Muhammed Taha hariç- Mekkî surelerdeki bu devrimci ve özgürlükçü söylemin Medenî surelerde giderek zayıflaması ve tabir caizse sağcı/muhafazakar bir karakter kazanması meselesini pek irdelememiş görünmektedir. Bu durum son dönemde çok sık rastlanan algıda seçici Kur’an okumalarına tipik bir örnek teşkil etmektedir."


- Kur'an ve Tarihsellik Üzerine



119. "Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah o toplumun durumunu değiştirmez."


- Kur'an-ı Kerim Meali



120. "Ey kâfirler ! Nasıl oluyor da Allah’a nankörlük edebiliyorsunuz ?"


- Kur'an-ı Kerim Meali



121. "Suphesız Allah kalplerde gızlenen tum duygu, dusunce ve niyetleri cok iyi bilir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



122. "Onlar işledikleri onca günah yüzünden ölümü asla istemezler. Allah o zalimleri / kâfirleri çok iyi bilir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



123. "[Bilin ki] Allah onlara zulmetmedi; bilakis onlar boyle davranmakla kendilerine zulmettiler."


- Kur'an-ı Kerim Meali



124. "[Ey peygamber!] De ki onlara: "Allah çirkin işleri emretmez. Belli ki siz bilir bilmez konuşup asılsız iddia ve inançlarınızı Allah'a isnat ediyorsunuz. ""


- Kur'an-ı Kerim Meali



125. "Din ile şeriat arasındaki mahiyet farkını şöyle bir örnekle tavzih etmek mûmkündür: Mirası adil şekilde paylaştırmak dindir: fakat paylaştırma oranları şeriattır. Adam ôldûrmenin, hırsızlığın, zinanın günah olarak nitelendirilmesi dindir, fakat bu günahlara/suçlara ne tür cezalar takdir edileceği şeriattır."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



126. ""Halbuki ibadet, özü itibariyle ahlaki olup gönüllülüğü muciptir.Gönüllülük ise bir bakıma amatör ruhluluk demektir. Amatör ruhluluktan maksat da Yunus'un, "Cennet cennet dedikleri..." sözünde saklı olsa gerekir.""


- Söyleşiler, Polemikler



127. "Şüphesiz Allah kendisine güvenenleri sever.
(Âl-i İmrân Sûresi - 159. Ayet)"


- Kur'an-ı Kerim Meali



128. "De ki onlara: "Şu diyarlarda gezip dolaşın da Allahın [ölü toprağa yağmur yağdırıp onu canlandırmasında olduğu gibi] yaratmaya nasıl başladığını görün/anlayın."


- Kur'an-ı Kerim Meali



129. "Kötü söz ise kökü yerden sökülmüş kuru bir ağaca benzer."


- Kur'an-ı Kerim Meali



130. "Şimdi insanlar/müminler sırf "İnandık, iman ettik. " demekle kendi hallerine bırakılacaklarını, dolayısıyla hiçbir sıkıntı ve zorlukla sınanmayacaklarını mı sanıyorlar?!"


- Kur'an-ı Kerim Meali



131. "Dilin insan ve toplumun hayat felsefesini yansıtan bir ayna olduğu ve Hz Peygamber'e gelen vahiylerde de İlkin belli topluma belli bir dille hitapta bulunulduğu gerçeği göz önüne alındığında, Kur'an'ın dil sistemindeki ataerkilliğin bu boyutunun dinsel değil, dilsel bir olgunun tezahürü olduğu anlaşılır."


- Kadın



132. "Keşke dünyaya dönme şansımız olsa da onların şimdi bizi terk ettiği gibi biz de onları terk etseydik."


- Kur'an-ı Kerim Meali



133. "Ilginçtir, müfessirler birçok konu ile ilgili ayetleri tarihsel vasatta olup bitenlere atıfta bulunarak açıklama yoluna giderken, kadından söz eden ayetlerin tefsirinde çoğunlukla tarih üstü bir yaklaşımla genelleme yapmayı tercih etmişlerdir."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



134. "Mekke dönemindeki “kölelere özgürlük” çağrısının Medine döneminde “Kölelere iyi davranın” söylemine evrilmesinin temel sebeplerinden biri, genel kabul gören bir izaha göre dönemin savaş esasına dayalı devletler hukuku bağlamında köleliği ilga etmenin faydadan ziyade zarar getireceği gerçeğidir ki savaşta yenilen tarafın askerleri esir edilip köleleştiriliyordu. Bu durum kölelik kurumunun ibkasını bir bakıma kaçınılmaz kılıyordu. Köleliği tek taraflı olarak kaldırmanın o dönemde müslüman toplumun aleyhine bir durum ortaya çıkaracağı açıktır. Zira gayri müslim devletler köleliği uygulayıp ele geçirdikleri müslüman esirleri köleleştirirken İslam devletinin elindeki esirleri serbest bırakmasının ciddi zaafa yol açacağı kuşkusuzdur. İslamiyet bu sebeplerle köleliği ortadan kaldırmamış, fakat getirmiş olduğu çeşitli tedbirlerle kaynaklarını en aza indirme, mevcut köleleri tedrîcî surette azaltma, köle oldukları süre içerisinde insanca muamele edilmesini sağlama ve sonunda onları hür olarak yeniden insanlığa kazandırma yolunda adımlar atmıştır.

Bu izahat köleliğin tümden kaldırılmamasının sadece bir yönünü anlatmaktadır."


- Kur'an ve Tarihsellik Üzerine



135. "Merdiven altı tefsirciliğin başka bir mümeyyiz vasfı, nüzul ve ilk hitap çevresinde Kur’an’ın ne söylediğine nazar-ı itibar etmek yerine, gerek içinde bulunduğumuz zamanın ruhunu, gerek modern durumun ilcaatını, gerekse hedef kitlenin beklenti ve taleplerini dikkate almak ve ayet yorumlarını kimi zaman, ‘Efendim, nasıl bir yorum arzu ederdiniz?’ Dercesine kurgulamak, kimi zaman da hedef kitleye ‘Aboo!’ Dedirtip onların gözünde derin hayranlık uyandırmak saikiyle bazı ayetlere tarih boyunca hiçbir müfessirin aklına dahi gelmeyen fiyakalı anlamlar yüklemektir."


- Tefsirin Halleri



136. "O Allah ki rahmetinin eseri olan yağmurdan önce müjdeci olarak rüzgarı gönderir. Rüzgar, bulutları biraraya topladığunda biz o yağmur yüklü bulutları kurak bir toprağa yönlendirir, yapmuru oraya yağdırırız. Sonra da yağmurla canlanan o topraklarda çeşit çeşit ürünler meydana getiririz. İşte biz ölüleri de böyle dirilteceğiz. Herhalde bundan ibret alırsınız!"


- Kur'an-ı Kerim Meali



137. "Biz insanı zorluk ve sıkıntılarla boğuşabilecek güçte yarattık."


- Kur'an-ı Kerim Meali



138. "Nitekim biz İman ve ibadette samimi, sebatkâr olanlara nimetlerimizi daha da artırırız."


- Kur'an-ı Kerim Meali



139. "Allah malınızı alır almasına, ama gerek bereketlendirmek gerek sevap hanenize kaydetmek suretiyle katbekat fazlasıyla size iade eder."


- Kur'an-ı Kerim Meali



140. "Kim günahkarlıktan sakınır, başına gelen sıkıntı ve dertlere sabrederse bilsin ki Allah böyle güzel işler yapanların mükafatını zayi etmez."


- Kur'an-ı Kerim Meali



141. "Bu azap işlemiş olduğunuz suçların karşılığıdır. Yoksa Allah asla kullarına zulmetmez."


- Kur'an-ı Kerim Meali



142. "De ki onlara: "Şu diyarlarda gezip dolaşın da Allahın [ölü toprağa yağmur yağdırıp onu canlandırmasında olduğu gibi] yaratmaya nasıl başladığını görün/anlayın."


- Kur'an-ı Kerim Meali



143. "Ilginçtir, müfessirler birçok konu ile ilgili ayetleri tarihsel vasatta olup bitenlere atıfta bulunarak açıklama yoluna giderken, kadından söz eden ayetlerin tefsirinde çoğunlukla tarih üstü bir yaklaşımla genelleme yapmayı tercih etmişlerdir."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



144. "Söz konusu iddianın sahipleri, muhtemelen, “Biz sana her şeyi açıklayıcı Kitab’ı indirdik’ (16. Nahl, 89); “Kitap'ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık’ (6. En’âm 38) mealindeki ayetleri delil göstermektedirler. Halbuki, müfessirlere göre bu ayetlerde kastedilen anlam, yükümlülük ve Allah’a karşı kulluğu yerine getirmede gerekli olan hususlardır. Ayrıca ilgili ayetlerde zikri geçen ‘kitap’ lafzı da, [elimizdeki Kur’an metnine değil] Levh-i Mahfuz’a delalet etmektedir."


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



145. "Kâinattaki her şey Allah tarafından yaratıldığına göre kötülük de onun mahlukudur. Daha açıkçası, kötülük Allah'ın kosmos planının zorunlu bir parçası olarak yaratılmış ve Kur'an'da da İblis ve Şeytan diye adlandırılmıştır. Iblisin cinlerden olduğunu ve cinlerin de ateşten yaratıldığını bildiren ayetler dikkate alındığında bu ismin soyut ama nesnel gerçekliği bulunan bir varlığa delalet ettiği söylenebilir. Bununla birlikte, kimi zaman iblisin diğer ismi veya sıfatı olarak kullanılan Şeytana ait özellikler hesaba katıldığında bunun Kötülüğe ilişkin bir kişiselleştirme olduğunu, dolayısıyla Kur'an'daki kıssanın âfak ve enfüsteki iyilik-kötülük çatışmasına dikkat çeken bir temsil olduğunu söylemek gerekir."


- Kıssaların Dili



146. "Kur'an'ın Arapça bir söz olarak vahyedilme sebebi ise, Arapçanın Adem'in cennete konulup bilahare kovulduğu zamandan bu yana diğer dillere kesbedegeldiği faikiyet değil, Allah'ın son elçisinin mensup olduğu kabilenin Arapça konuşup anlaşmalarıdır."


- Kur'an Dili ve Retoriği



147. "[Ey Müminler! Gördüğünüz gibi] kafirler/müşrikler birbirlerine sahip çıkıp destek oluyorlar. Siz de onlar gibi davranmaz, birbirinize sahip çıkıp destek olmazsanız, kendi yurdunuzda birlik, beraberlik, dirlik, düzen tamamen alt üst olur."


- Kur'an-ı Kerim Meali



148. "Cumhuriyet döneminin ilk adliye vekili olan Seyyid Bey (ö. 1925), Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde hilafetin kaldırılması teklifinin görüşüldüğü oturumun sonunda yaptığı uzun konuşmada, hilafetin dinî değil dünyevî ve siyasi, dolayısıyla fer'î bir mesele olduğunu ifadeyle hâli hazırdaki hilafetin gerçek anlamda bir hilafet olmadığını ileri sürdü.¹"


- Kur’an’a Çağdaş Yaklaşımlar



149. "...cahiliye devrinde erkeklerin çoğu ve bilhassa gençler -genellikle sanıldığının aksine-ailesinin rızasıyla tek kızla/kadınla evlenirdi."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



150. "Din tebliğden ziyade temsildir."


- Geleneksel İslam'ın Kritiği



151. "Ey insanlar! İşte size rabbinizden öğüt, manevi hastalıklar için şifa, inançla ilgili dertlere deva ve aynı zamanda inananlar için rehber ve rahmet kaynağı olan Kur'an geldi."


- Kur'an-ı Kerim Meali



152. "son derece sıcak çöl ortamında yaşayan bir insan için, çeşitli cennet modelleri arasında, içinden ırmaklar akan ve yemyeşil bitki örtüsüne sahip olan bir cennetin tercihe şayan olduğunda kuşku yoktur."


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



153. "Rahmân, Rahîm Allah'ın adıyla...
Bütün varlık âleminin sahibi Allah Teâlâ'ya sonsuz şükrediyorum. Allah'ın rasûlü Muhammed Mustafa'ya (s.a.v.) minnet ve şükranla salât ve selâm ediyorum. Rabbim, bütün mevcûdâtı yaratan Rabbim! Dünyada da ahirette de "Sen”sin benim yâr ve yardımcım. Benim canımı sana teslim olmuş bir kul olarak al, beni salih kullarına ilhak eyle...

Rabbimiz! Bizi hidayete eriştirdikten sonra kalplerimizi hidayetten saptırma. Bize rahmet ve merhamet lütfeyle. Sınırsız lütuf ve ihsan sahibi şüphesiz "Sen”sin... Rabbimiz! Hesap gününde beni, ana-babamı ve tüm mü'minleri af ve mağfiret eyle...

'Allah Teâlâ kendi hitabına/kelâmına bihakkın ihtimam gösterip bu ilâhî hitabı/kelamı hakkıyla tefekkür eden, onun hak ve hakikatine tam manasıyla sadakat gösterip gereklerini yerine getiren ve ondan başka bir rehber arayışına girmeyen kimselerden
kılsın bizi...”1

"Rabbim bizi kelamının derinlikli manalarına muttali olmaya, ince manalarını (doğru düzgün şekilde) açıklamaya ve kelamındaki emirlere uygun şekilde yaşamaya muvaffak kılsın"2

I Kurtubî, el-Câmi', I. 6.
2 Zemahşerî, el-Keşşâf, I. 150."


- İlahi Hitabın Tefsiri 1



154. "Cinsiyet söz konusu olduğunda kadını noksanlık, fettanlık, şeytanlık gibi sıfatlarla tavsif edip annelik söz konusu olduğunda adeta meleklik mertebesine yükseltmek ironik bir durumdur. Ancak müfessirlerin bu konuda başka bir alternatifleri de yoktur. Çünkü Kur'an'a bakıldığında kadın, annelik sıfatından bağımsız kimliğiyle ve bilhassa toplumsal düzen ve hukuki ilişkiler düzeyinde erkekten geri plandadır. Annelik rolünü üstlendiğinde ise erkekle eşit, hatta daha büyük bir saygınlık ve itibar sahibi olmaktadır."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



155. "Nitekim bu durum Kur'an'ın nazil olduğu ortamda fark edilmiş ve başta Hz Peygamber'in eşleri özellikle Ümmü Seleme olmak üzere Ümmü Ümare ve Esma Binti Umeys gibi diğer bazı sahabi kadınlar Hz Peygamber'e gelerek, "Kur'an'daki her şey erkekler için; biz kadınların esamesi okunmuyor, niçin?" tarzında bir serzenişte bulunmuşlardır. Bu serzenişin ardından, mümin erkeklerle öümin kadınların uhrevi sevap ve mükâfata nailiyette eşit olduklarını bildiren Ahzab suresi 33/ 35.ayet dahil olmuştur."


- Kadın



156. "Bize göre toplumsal cinsiyet meselesinin günümüz İslam dünyasında ve dolayısıyla ülkemizde kadın merkezli tartışılması, buna karşılık konunun ana-baba ve akraba hukuku gibi daha derin insani ilişkileli de muhtevi bir sosyal bağlar/bağlılıklar çerçevesinde ele alınmaması, üstelik İslam ve kadın diye başlanan çoğu söze "sorun" ve "hak" gibi kelimelerle devam edilmesinin mutad hale gelmesi kesinlikle modern zamanlara özgü bir durumdur. Daha açıkçası, İslam dünyasının klasik dönemlerinde kadın bugünkü şekliyle bir sorun olarak algılanmamıştır; ancak bu keyfiyet İslam talihi boyunca kadın cinsine müteallik hiçbir sorunla karşılaşılmadığı anlamına gelmez; bilakis geçmiş dönemlerde kadının erkekle aşık atmak gibi bir iddiası bulunmadığı için, toplumsal ölçekte kayda değer bir sorun olarak görülmediği, haliyle İslam'ın yumuşak karnı olarak telakki edilmediği anlamına gelir. Geçmiş ile günümüz arasındaki bu büyük algı farkı temelde İslam dünyasının ötekilerle ilişkisine merbuttur. Kabaca söylemek gerekirse, Osmanlı'nın üç kıtada sözünün geçtiği dönemlerde İslam dünyasındaki Müslüman fertlerin ve dolayısıyla Müslüman kadınların sahip olduklan özgüven ile ondokuzuncu yüzyıldan bugüne Batı karşısında yaşanan çok yönlü mağlubiyet tecrübesi ve bu tecrübenin yarattığı derin travma (aşağılık kompleksi) ve özgüvensizlik arasındaki sosyolojik açı farkı dikkate alındığında, kadın sözcüğünün bugün niçin sorun ve hak gibi kelimelerle birlikte zikredildiği belli ölçüde anlaşılmış olur."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



157. "Klasik tefsirlerdeki kadın imgesinin teşekkülünde Kur'an'daki beyanların da hatırı sayılır bir rol oynadığı, hatta müfessirleri cesaretlendirdiği söylenebilir. Çünkü Kur'an'da kadın özellikle toplumsal düzen ve hukuk bağlamında erkekten geri planda konumlandırılmıştır. İslamcı feminist söyleme göre bu konumlandırma Kur'an'ın ataerkil bir dile sahip olduğunun göstergesidir. Ancak bize göre kadının erkekten geri planda olması, vahyin nüzul vasatındaki, özellikle Medine dönemindeki toplumsal realiteyle ilgili durumu yansıtmaktadır. Bu itibarla, bir erkeğin dört kadınla evlenebilmesi, cariye edinebilmesi, boşanma hakkını elinde tutması, şahitliğinin iki kadının şahitliğine denk olması gibi Kur'an hükümleri dini-ahlaki bir değere değil, nüzul dönemindeki verili duruma atıfta bulunmaktadır."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



158. "Herhangi bir din veya dini sistem, kendine taraftar bulmak ve yayılmak istiyorsa bunun belki de en temel koşulu, o dinin öğretilerinin söz konusu toplumun kültür düzeyine uygun düşmesidir."


- Kur'an Kıssalarının Mahiyeti



159. "...cahiliye devrinde miras hukuku ataerkil bir yapıya sahipti. Buna göre erkek olmak, silah taşıma ve savaşma kudretine sahip bulunmak mirasçı olmanın en temel şartları arasında yer alırdı."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



160. "...Umulur ki onlar ayetlerimizi dusunup ibret alirlar."


- Kur'an-ı Kerim Meali



161. "Ben bu sınırsız rahmetimi, günahkarlıktan sakınan, karşılıksız maddi-mali yardımda bulunan, kısaca ayetlerimize yürekten inanan kimselere nasip edeceğim.
(A'raf Suresi, 156. Ayet)"


- Kur'an-ı Kerim Meali



162. "Eger dusunurseniz, niyet okumanin yanlis bir is oldugunu anlarsiniz."


- Kur'an-ı Kerim Meali



163. "O'nun size verdiği nimetleri saymaya kalksanız, mümkün değil sayamazsınız."


- Kur'an-ı Kerim Meali



164. "Hz. Peygamber’e ayın neden şekil değiştirdiği sorulduğunda, Kur’an’ın cevabı; “Onlar, (aydaki farklı şekil ve görünümler) insanlar ve hac vakitleri için zaman ölçüsüdür”şeklinde olmuş ve pratik faydanın gözetildiği bu cevapta, soruda sezilen bilimsel meraka hiç iltifat edilmemiştir."


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



165. "(...) lafız ve manasıyla kadîm Kur'ân dogması Helenistik Yahudi literatürdeki logos doktrini ile Hıristiyan gelenekteki Ezelî Mesih fikrinin bir bakıma İslâmî versiyonudur."


- Kur’an, Vahiy, Nüzul



166. "Cinsiyet söz konusu olduğunda kadını noksanlık, fettanlik, şeytanlık gibi sıfatlarla tavsif edip annelik söz konusu olduğunda adeta meleklik mertebesine yükseltmek ironik bir durumdur."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



167. "Ama onlar bilmiyorlardı ki Allaha güvenip dayanan kimseler galip gelirler. Şüphesiz Allah üstün kudret sahibidir; her hükmü ve fiili mutlak isabetlidir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



168. "...cahiliye devrinde erkeklerin çoğu ve bilhassa gençler -genellikle sanıldığının aksine-ailesinin rızasıyla tek kızla/kadınla evlenirdi."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



169. "...cahiliye devrinde miras hukuku ataerkil bir yapıya sahipti. Buna göre erkek olmak, silah taşıma ve savaşma kudretine sahip bulunmak mirasçı olmanın en temel şartları arasında yer alırdı."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



170. "Bugün dinî düşüncede sıkı gelenekçi müslümanlar dahi bir taraftan söylem düzeyinde tavizsiz bir tavırla şeriata sahip çıkarken, diğer taraftan pratik hayatı modernitenin ilcaat ve icapları uyarınca yaşamaktadır."


- Kur'an Kıssalarının Mahiyeti



171. "Kölelik, cariyelik, fey', ganimet, cizye gibi konularla ilgili Kuran ahkamının günümüz dünya gerçekliğindeki yeri, işlevi ve bağlayıcılık değeri hakkında tek kelime etmeksizin "Tarihselcilik Kuran metnini güncel bağlayıcılıktan soyutlama çabasıdır" demek, ilmi haysiyetten yoksunluk sorunu bir yana, son derece ucuz bir eleştiridir.

Keza tarihselci yaklaşımı bu şekilde eleştiren çevrelerin söz konusu hükümleri kendi hayat tecrübelerinde ne şekilde bağlayıcı hale getirdikleri, dolayısıyla "tarihselci" diye nitelendirip eleştirdikleri müslümanların hayat pratiklerine kıyasla Kuran'ın hangi hükmünü fazladan tatbik ettikleri, ayrıca tartışılması gereken bir meseledir."


- Kur'an ve Tarihsellik Üzerine



172. "Kur’an metninde kayıtlı olan lafızların delaletiyle Allah'ın bizden ne istediğini sahih bir şekilde anlamak son derece zor, hatta imkansızdır. Aksi halde, yorumcu sayısı kadar yorum, dolayısıyla Kur’an üretilmesi mukadderdir."


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



173. "Kur'anı tarihselci bir perspektiften okumak,onu ölü bir belge olarak tarihe gömmek değil,vahyedildiği tarihin kendine özgülüğü içinde okumak demektir."


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



174. "Oyle bir gun gelecek ki o gun herkes kendi basinin derdine dusecek ve yine o gun herkese dunyada yapip ettiginin karsiligi eksiksiz odenecek, kimseye asla haksizlik edilmeyecektir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



175. "Bekaret son derece önemli idi. Gelinin bakire olmadığı anlaşılınca ailesi kınanıp ayıplanır, aile de bu ayıptan kurtulmak için o kızı/kadını öldürürdü."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



176. "Kur'an kıssalarındaki temel hedef, insanlara tarihi bilgi aktarmak değil dini ahlaki mesaj sunmaktır. Allah bu maksatla birer araç olarak kullandığı kıssaları ilk muhataplarının kollektif hafızasında az çok mevcut olan muhtelif hikaye ve menkıbelerin formatına uygun şekilde söze dökmüştür. Bu sebeple bazı Kur'an kıssaların mitolojik karakterli olması, dolayısıyla tarihsel olay ve olgularla bağdaşmayan bir takım bilgi ve beyanlar içermesi doğaldır."


- Kıssaların Dili



177. "Şu halkın arasında öyle kimseler var ki, gerçekten inanmadıkları halde, "Biz Allah'a ve ahiret gününe inandık" derler."


- Kur'an-ı Kerim Meali



178. ""Kalabalığı yönetmek için hurefeden daha etkili bir şey yoktur.""


- Geleneksel İslam'ın Kritiği



179. "Hristiyan gelenekteki kadın telakkisine gelince, Pavlus'a göre erkek kadın için değil kadın erkek için yaratılmıştır. Bu yüzden kadınlar kocalarına mutlak sadakat ve bağlılık göstermek durumundadır. Mesih nasıl kilisenin başı ise erkek de kadının başıdır. Kadının kurtuluşa ermesi annelik görevini hakkıyla ifa etmesi çocuk doğurup çocuklarını imanı yetiştirmesi ile mümkündür. Kadın bir şey öğrenmek isterse kocasından sorup öğrenmelidir. Aslında kadının en iyi öğrenme yolu sükut ve itaattir. Bir kadın evinden 3 kez çıkmalıdır. Vaftiz edildiği, evlendiği ve öldüğü gün."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



180. "Başta bilindik tarikatler ve cemaatler olmak üzere Diyanet, İmam-Hatip ve hatta İlahiyat kültürünün beslediği "şeriat, fıkıh ve ilmihal dindarlığı" nda, sözgelimi, gusül abdesti alırken tırnakların altına suyun ulaşıp ulaşmadığı meselesine gösterilen hassasiyet, bireysel ve toplumsal düzeyde adaletsizlik, hukuksuzluk, kamu malı hırsızlığı, yolsuzluk gibi can yakıcı ahlaki problemler söz konusu olduğunda, büsbütün bir ilgisizlik ve duyarsızlığa dönüşebilmektedir."


- Geleneksel İslam'ın Kritiği



181. "Sözün özü, din insanlık hamuru iyi olan ve hidayet arayan kimselerde anlamlı bir karşılık bulur."


- Geleneksel İslam'ın Kritiği



182. "Insanlara karsi boburlenme; yeryuzunde calim satarak da yurume. Cunku Allah boburlenen, kendini begenip ovunen hic kimseyi sevmez."


- Kur'an-ı Kerim Meali



183. "Allahın yeryüzünde sizin için yarattığı envaiçeşit nimetler var. Şüphesiz bunda da Allah'ın rahmetini ve cömertliğini gösteren deliller var; fakat bunu anlayacak olanlar düşünüp ibret alma kabiliyeti olan kimselerdir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



184. "Gerçek şu ki, Kur’an’ın Levh-i Mahfuz’da her bir harfi Kaf Dağı kadar büyük şekilde yazılı olan meta-historik bir varlığı bulunduğuna ilişkin dogmatik varsayım, Ebû Zeyd’in ifadesiyle, onu muhteva olarak şekillendiren Arabi kültür ve olgudan büsbütün soyutlayan bir anakronik zihniyetin kökleşmesine yol açtı..."


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



185. "Son olarak, en başta belirttiğimiz şu hususu bir kez daha vurgulamak gerekir: Kur'an'ın cahiliye dönemine yönelik ifadeleri genelleme yapmaya elverişli değildir. Aynı hüküm bu çalışmada sunulan bilgiler için de geçerlidir. Daha açıkçası, "Cahiliye devrinde evlilik şöyle, boşanma böyleydi." şeklindeki ifadeler, fıkıh usulünün terminolojisiyle söylersek, tahsise uğramış anım lafızlar gibi değerlendirilmeli, dolayısıyla cahiliye devrindeki ahvâl-i şahsiyye hukukuyla ilgili her uygulamanın istisnalarının mevcut olma keyfiyeti gözden uzak tutulmamalıdır."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



186. "Ataerkil zihniyet marifetiyle gerçek hayat alanına taşınışı itibariyle kadın adeta bir sorunlar yumağıdır."


- Kadın



187. "Yine son dönemlerde Siirt'in Balpınar köyünde yapılan bir araştırmada kızların ilkokula gönderilmeme sebepleri şu şekilde saptanmıştır: (1) okuma yazma öğrenerek erkeklerle mektuplaşacaklarına olan inanç bağnazlık; (2)Bazı erkek öğretmenlerin kızları baştan çıkaracakları hususunda namus kaygısı; (3) Ev işlerinde annelerine yardımcı olma hep küçük kardeşlerine bakma ihtiyacı... (58)

(58) Tezcan, Türklerle ilgili Stereopitler, s.142-153."


- Kadın



188. "Onlar yeryüzüne ibret nazarıyla bakıp da orada envaiçeşit güzel bitkiler yetiştirdiğimizi görmezler mi?!"


- Kur'an-ı Kerim Meali



189. "En‘âm Suresi 91. Ayet/7. Cüz

Onlar Allah’ı gereği gibi takdir edip tanımadılar. Çünkü “Allah hiçbir insana hiçbir şey indirmedi” dediler. De ki: “Öyleyse Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği kitabı kim indirdi?” Siz onu kâğıtlara yazıp (istediğinizi) açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de, atalarınızın da bilemediği şeyler (Kur’an’da) size öğretilmiştir. (Resulüm!) Sen “Allah” de, sonra onları bırak, daldıkları bataklıkta oyalanadursunlar!"


- Kur'an-ı Kerim Meali



190. "Erken döneme ait kaynaklardan İbn Habib'in (ö. 245/860) el-Muhabber’inde, geç döneme ait kaynaklardan Şah Veliyyullah ed-Dihlevi'nin (ö. 11 76/1762) Hüccetullâhi'l-Bâliğa'sında verilen bilgilere göre cahiliye devrindeki Araplarda göklerin, yerin ve bunlar arasında bulunan her şeyin Allah tarafından yaratıldığı inancı mevcuttu. Kur'an'ın beyanıyla sabit olduğu üzere Hz. Peygamber'in yaşadığı döneme tanıklık eden müşrikler de bu inanca sahipti. Cahiliye devrinde, Allah'ın ezelde her şeyi takdir ettiği ve O'nun takdirinin önüne geçilemeyeceği inancı da mevcuttu. Hasen el-Basri'nin ifadesine göre, "Cahiliye devrindeki Araplar hitabelerinde ve şiirlerinde kaderden söz etmişlerdir. Şeriat [İslam] bu konuda onların inançlarını teyidin ötesinde yeni bir şey söylememiştir.""


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



191. "Cehl-cehalet kelimesiyle ilgili bu semantik tahlili Kur'an'la şahitlendirmek de mümkündür. Mesela, Nisa 4/17. ayette geçen ve meallerin çoğunda, "bilmeyerek kötülük yapanlar" şeklinde çevrilen (li)llezîne ya'melûne's-sûe bicehâletin ifadesi, neyin iyi neyin kötü olduğunu temyiz edememekten kaynaklanan bir kötülük/günah işlemeye değil, iyinin ve kötünün bilinmesine rağmen iradeye hakim olamama ya da düşünüp tartmama sebebiyle kötülük/günah irtikap etmek gibi bir manaya karşılık gelir. Benzer şekilde, Furkan 25/63. ayetteki "cahilün" (cahiller) kelimesi de bilgisizler değil, hilimsizler (densizler, kendini bilmezler, küstahlar) anlamına gelir."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



192. "Hz. Peygamber dönemindeki tüm Arap kabileleri arasında siyasi birlik olmadığı gibi dini birlik de yoktu. Dolayısıyla dini inanç ve uygulamalar kabileler arasında farklılık gösterirdi."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



193. "Gerek kadının kaburga kemiğinden yaratıldığıyla ilgili hadisler gerekse Havva'nın ihanetinden bahseden rivayetler temelde Yahudi kültürüne dayanmaktadır."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



194. "Allah insanlara zerre kadar bile haksızlık etmez. Ne var ki insanlar kendilerine zulüm ve haksızlık ederler. [Yunus 44]"


- Kur'an-ı Kerim Meali



195. "...İslam öncesi Mekke'de kadının sosyal statüsünün Medine'ye göre daha iyi seviyede olduğunu, Medine'deki görece kötü seviyenin ise Yahudi etkisinden kaynaklandığını söylemek mümkündür."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



196. "Bu noktada kaburga kemiği anlatısının Sümer mitolojisine kadar uzanan bir geçmişe sahip olduğunu söylemek de mümkündür."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



197. "Bilakis herkes yaptığının karşılığını alacaktır. Tûr Sûresi/21"


- Kur'an-ı Kerim Meali



198. "Nitekim geçmişte olduğu gibi bugün de haktan yüz çevirmektesiniz."


- Kur'an-ı Kerim Meali



199. "En yüce dava , Allah'ın tevhid davasıdır."


- Kur'an-ı Kerim Meali



200. "Sizler hep farklı amaçlar, farklı hedefler peşinde koşmaktasınız."


- Kur'an-ı Kerim Meali



201. "Rabbin seni ne terketti ne de sana darılıp gücendi."


- Kur'an-ı Kerim Meali



202. "Andolsun, kendi kendinize uydurup Allah'a isnat ettiğiniz bu inanç ve adetlerinizin hesabı sizden mutlaka sorulacak!"


- Kur'an-ı Kerim Meali



203. "Ünlü Sümerolog Samuel Noah Kramer’e göre Sümerlerin ürettikleri edebiyat İbrânîler üzerinde derin etkiler yaratmıştır. Nitekim Sümer güzel yazılarının tamamlanması ve çözümünde bu iki ayrı geleneğe ait kutsal edebiyat motifleri arasında birtakım benzerlikler ve paralelliklerle karşılaşılması gerçekten heyecan verici olmuştur. Kuşkusuz Sümerlerin İbrânîlere etkisi doğrudan olmamıştır. Zira İbrânîler tarih sahnesine çıktıklarında Sümerler çoktan yok olmuşlardı. Fakat İbrânîlerin sonradan gelip yerleştikleri Filistin’de daha evvel ikamet eden Kenanlılar ile onların Asur, Babil, Hitit, Hurri ve Arâmîler gibi komşularına Sümerlerin çok derin etkileri olmuştur. Sümerlerle İbrânîlerdeki edebiyat arasındaki parelelliğe ilişkin en güzel örneklerden biri, başkahramanları tanrılardan oluşan “Cennet” ya da özgün adıyla “Enki ve Ninhursag” mitolojisidir."


- Kıssaların Dili



204. "Kur’an metninde kayıtlı olan lafızların delaletiyle Allah'ın bizden ne istediğini sahih bir şekilde anlamak son derece zor, hatta imkansızdır. Aksi halde, yorumcu sayısı kadar yorum, dolayısıyla Kur’an üretilmesi mukadderdir."


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



205. "Kur'anı tarihselci bir perspektiften okumak,onu ölü bir belge olarak tarihe gömmek değil,vahyedildiği tarihin kendine özgülüğü içinde okumak demektir."


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



206. "Şu halkın arasında öyle kimseler var ki, gerçekten inanmadıkları halde, "Biz Allah'a ve ahiret gününe inandık" derler."


- Kur'an-ı Kerim Meali



207. "...İslam öncesi Mekke'de kadının sosyal statüsünün Medine'ye göre daha iyi seviyede olduğunu, Medine'deki görece kötü seviyenin ise Yahudi etkisinden kaynaklandığını söylemek mümkündür."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



208. "Bu noktada kaburga kemiği anlatısının Sümer mitolojisine kadar uzanan bir geçmişe sahip olduğunu söylemek de mümkündür."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



209. "Bilakis herkes yaptığının karşılığını alacaktır. Tûr Sûresi/21"


- Kur'an-ı Kerim Meali



210. "Kur’an metninde kayıtlı olan lafızların delaletiyle Allah'ın bizden ne istediğini sahih bir şekilde anlamak son derece zor, hatta imkansızdır. Aksi halde, yorumcu sayısı kadar yorum, dolayısıyla Kur’an üretilmesi mukadderdir."


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



211. "Kur'anı tarihselci bir perspektiften okumak,onu ölü bir belge olarak tarihe gömmek değil,vahyedildiği tarihin kendine özgülüğü içinde okumak demektir."


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



212. "Bilfiil çalışma hayatının içinde olan kadınların İslam' da kendilerinin çalışma zorunluluğu bulunmadığını ileri sürmek suretiyle aile bütçelerine katkıda bulunmayıp evlerinin ekonomik yükünü bütünüyle kocalarının üzerine yıkmaları ise kabul edilebilir bir tutum olmasa gerektir."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



213. "Hepiniz Allah'ın size uzattığı kurtuluş ipine sımsıkı tutunun. Sakın ayrılığa düşmeyin.
(Âl-i İmrân Sûresi - 103. Ayet)"


- Kur'an-ı Kerim Meali



214. "Cahiliye denen çağ, bu çalışmada sunulan verilerin de belgelediği üzere külliyken karanlık bir çağ değildir. Bilakis bu çağda Hz. İbrahim ve Hz. İsmail'den tevarüs edilen tevhid ve haniflik güçlü bir şekilde varlığını muhafaza etmektedir. Kur'an bu hak dine muhalif inanç ve uygulamaları ortadan kaldırıp tevhid ve İslam binasını aslî hüviyetine kavuşturmak için gelmiştir. Bu yüzden de ahvâl-i şahsiyye hukukunda görüldüğü üzere, tevhid ve İslam ahlâkına aykırı olmayan bütün uygulamaları iptal etmiştir."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



215. "Onlar neden hâlâ tövbekâr olup Allah'a yönelmezler ve O'ndan af dilemezler?! Hâlbuki Allah çok affedici, çok merhametlidir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



216. "...Biz ayetlerimizi etraflıca anlatıyoruz; fakat bunu anlayacak olanlar düşünüp ibret alan kimselerdir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



217. "Başınıza gelen her musibet yaptığınız yanlışlar, işlediğiniz günahlar yüzündendir."


- Kur'an-ı Kerim Meali



218. "Goklerde ve yerde butun ovguler yalniz O'na mahsustur."


- Kur'an-ı Kerim Meali



219. "[Ey Peygamber!] Biz gökleri, yeri ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi çok esaslı bir maksatla yarattık."


- Kur'an-ı Kerim Meali



220. "...bilin ki Allah sizin yar ve yardımcınızdır. O ne güzel yar, ne güzel yardımcıdır."


- Kur'an-ı Kerim Meali



221. ""Yine sen her daim yalnız Allah'a güven; çünkü kendisine güvenilip dayanılacak yegane varlık Allah'tır. ""


- Kur'an-ı Kerim Meali



222. "Erkek egemen karakterden ve her türlü şiddet unsurundan arındırılmış bir Kur'an metnine sahip olmak , çağdaş müslümanların ilk özlemleri olmadığı gibi son özlemleri de olmayacaktır."


- Kur’an’a Çağdaş Yaklaşımlar



223. "Olağanüstü kavramı, tabiat kanunlarının kırılması ise bizim bir şeye olağan veya olağanüstü dememiz için doğa kanunlarını ve bilimsel gelişmeleri bilmemiz gerekecektir. Şayet bizler bilimsel gelişmeler hususunda yetersiz isek veya kanıtlanmış kanunları bilmiyorsak, aslında doğa kanunlarına uyan bir şeyi olağanüstü olarak görebiliriz. Mesela mıknatısın demiri çektiğinden haberi olmayan biri için mıknatısın demiri çekmesi pekâlâ olağanüstü olarak görülebilir, dolayısıyla mucize olarak kabul edilebilir"


- Kıssaların Dili



224. "Allah, sadece tarihi dışarıdan izleyen bir hakem değil aynı zamanda tarih içinde bir taraf yahut bir müdahil konumundadır."


- Kıssaların Dili



225. "Müslüman oluş, gerçekten özgür iradeyi mebni bir tercihin sonucu mu, yoksa dünyaya geliş esnasında istem dışı giydirilen kültürel bir kimlik mi?"


- Kur'an'ı Kendi Tarihinde Okumak



226. "Kur’an’ın kadınlarla ilgili beyanlarını, bilhassa talak, miras, şahitlik gibi konularla ilgili ahkâmı hemen tamamıyla nüzul dönemindeki toplumsal vasatın realitesine uygun biçimde formüle edilmiştir. Hâliyle, bu beyanlar ontoloji ve teolojiden ziyade sosyolojiyle, değerden ziyade durumla ilgilidir."


- Kur'an ve Tarihsellik Üzerine



227. "Cahiliye devrinde erkekler küçük kızlarla evlenmeyi ter­cih ederlerdi. Kızlar genellikle on iki yaşına basmadan evlen­dirilir ve ancak çocuk doğurduktan sonra aileye dahil edilirdi. Çocuk doğurmadan ölürse kocasına baş sağlığı dilenmezdi."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



228. "[Hakemlik, şahitlik gibi] herhangi bir konuda söz söylediğiniz zaman akrabanızın aleyhine dahi olsa mutlaka doğru söyleyin. Gerek Allah'a gerek insanlara verdiğiniz sözlere sadakat gösterin. İşte Allah size bütün bunları emrediyor ki öğüt alıp tutasınız."


- Kur'an-ı Kerim Meali



229. "Günümüzdeki yaygın kanaate göre Kur'an mesajını modern dünyanın idrakine sunmak onu bugün nazil olmuş gibi okumakla mümkündür, oysa böyle bir okumanın neticesi/semeresi çok kere onu hiç konuşmadığı konularda konuşturmak şeklinde tezahür eder."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



230. "Her gün sabah ibadetinde "Rabbim beni kadın yaratmadığı niçin sana şükürler olsun." duasının okunduğu Yahudi gelenekte de kadının rolü kadim dönemlerden beri mevcut olan ataerkil toplum yapısına uygun biçimde şekillenmiş ve sosyal fonksiyonlar cinsiyete göre tesis edilmiştir. Bu gelenekte kadının bir görevi ve varlık sebebi çocuk doğurmak ve yuvaya bakmaktır. (Tekvin:3/16) Kadının anne olarak çok özel bir yeri vardır ve ona mutlaka saygı gösterilmelidir. Yahudi din bilginlerine ait literatürdeki ifadelere göre kadının ibadetteki rolü ikinci derecededir. Kadın din görevlisi olamaz. Kadın Tevrat tetkiki yapamaz. Kadınların eğitimi faydadan çok zarar müncer olur. Kadınlar cemaatten sayılmaz ve cemaat ile ibadete katılamaz. Kadınların şahitliği muteber değildir. Çünkü Kadın cinsi aklen ve dinen eksiktir. Bununla birlikte son derece fettan, kurnaz, geveze, kıskanç, kavgacı ve baştan çıkarıcıdır. Bu yüzden kadınlarla bir arada bulunulmalı, sokaklarda onlarla konuşulmamalıdır. kadınlar ev merkezi yaşamalı ve kendilerini yabancı erkeklerden saklamalıdır."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



231. "Kalabalığı yönetmek için hurafeden daha etkili bir şey yoktur."


- Geleneksel İslam'ın Kritiği



232. "...bu Kur'an hic kuskusuz dogru yolu gosteren bir rehber ve ayni zamanda bir rahmettir. Ne var ki bu gercegi iman sahibi olanlar anlar."


- Kur'an-ı Kerim Meali



233. ""Kocaların karıları üzerinde hakları olduğu gibi kadınların da kocaları üzerinde maruf/ malum hakları vardır." mealindeki ifadenin ardından, "Kocaların karıları üzerindeki hakları bir derece fazladır." (ve-li'r-ricâli aleyhinne deracetün) ifadesini muhtevi olan Bakara 2/228. ayetteki "derece" kelimesi de erkeklerin şu veya bu sebeple kadınlardan üstün konumda bulunduğunun delili olarak izah edilmiştir. Zemahşerî'ye göre "derece" den maksat, erkeklerin daha fazla hakka sahip olmaları ve aynı zamanda üstün konumda bulunmalandır. Kurtubî'nin yorumuna göre ise kocanın derece kelimesiyle ifade edilen üstün konumu akıl, infak kudreti, diyet ödeme mükellefiyeti, miras ve cihad gibi hususlara taalluk eder. Kısaca, derece kelimesi hem erkeğin kadından üstün olmasını iktiza eder hem de kocanın karısı üzerindeki hakkının kadının koca üzerindeki hakkından daha zorunlu olduğuna işaret eder. Bunun içindir ki Rasûlullah, "Ben bir kimseye Allah'tan başkasına secde etmeyi emredecek olsaydım, kesinlikle kadına kocasına secde etmesini emrederdim." buyurmuştur."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



234. "Kadınlan tedibin ikinci şekli olan ve ilgili ayette "vehcurûhünne fi'l-medâci'i” şeklinde ifade edilen hecr (yalnız bırakmak) İbn Abbas, İbn Cübeyr, İbn Ebi Talha, Atıyye el-Avfî gibi sahabe ve tâbiûn müfessirleıince cinsel boykot olarak izah edilmiş ve bu izah diğer birçok müfessir tarafından da ilk sırada zikredilmiştir. Ebû Bekr İbnü'l-Arabî ise hecr/hücr ile ilgili dört ayrı uygulamadan söz etmiştir. Buna göre; (1) Kocanın cinsel ilişkiye girmeyip karısına sırtını dönerek yatması; (2) Cinsel ilişkiye girmesi ve fakat karısıyla konuşmaması; (3) Hem ayrı yatakta yatması hem de cinsel ilişkide bulunmaması; (4) Karısıyla konuşması ve cinsel ilişkide bulunması; fakat karısıyla birlikte olmak istediğinde ona karşı kaba bir dil kullanması."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



235. "Bir rivayete göre İbn Abbas, "Kadın erkekten yaratılmıştır. Tabiatıyla erkeğe karşı çok iştahlıdır. Erkek ise topraktan yaratılmıştır. Haliyle o da toprak düşkünüdür. Bu sebeple kadınlarınızı hapsedin; onlan sıkı gözetim altında tutun." demiştir. Sahih nitelemesiyle Hz. Peygamber'e atfedilen bir hadiste ise, "Kadın kaburga kemiğinden yaratıldı. Bu kemiğin en eğri kısmı uç/tepe kısmıdır. Onu düzeltmeye kalkışırsan kırarsın. Ondan yararlanırsan, eğri haliyle yararlanırsın." şeklinde bir ifadeye yer verilmiştir."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



236. "İslami literatürdeki hakim görüş ve değerlendirmeye göre cahiliye devrinde tek kadınla değil çok kadınla evlilik yaygındı ve teaddüd-i zevcât hususunda sınırlama yoktu. Dileyen erkek sekiz-on kadınla evlenebilirdi. Mesela Gaylân b. Seleme es-Sekafı'nin on karısı vardı. Gaylân Müslüman olduğunda Hz. Peygamber ona karılarından dördünü seçip diğerlerini bırakmasını emretmiş; aynı şeyi Kays b. Hâris el-Esedî'ye de söylemişti."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



237. "Cahiliye devrinde üvey annelerle evlenmek yasak sayılmazdı. "Ey Müminler! [Kocası ölen] kadınlara zorla varis olmanız size helal olmaz." (yâ eyyühellezîne âmenû lâ yahillü leküm en terisû'n-nisâe kerhen) mealindeki Nisa 4/19. ayetin tefsirinde aktarılan bilgilere göre cahiliye devrinde evli bir adam öldüğü zaman, onun erkek yakınları (oğlu, kardeşi) dul kalan karısını terekeden sayar, diledikleri takdirde o kadınla kendileri evlenir, dilerlerse başkasıyla evlendirir veya evlenmesine mani olurlardı. Dul kadının üzerine elbisesini atan kişi (genellikle üvey oğul) o kadın üzerinde öncelikli hak sahibi olurdu. Şayet kadın üzerine elbise atılmadan babasının evine gitme imkanı bulursa özgürlüğüne kavuşurdu."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



238. "Bu ifadelerden anlaşılacağı gibi Ali Bulaç'a göre İslam'ın geleneksel dünyasından kadın sorunu diye bir şey yoktur. Gerçi İslam'ın genel tarihi içinde birtakım sapmalar ve bozulmalar ve kurulmuş binlerce yıllık mutlaklaştırılmış aterkil aile düzeninden kalma etkilerle kadın yer yer mağdur edilmiş; fakat bütün bunlara rağmen kadın geleneksel İslam'da ruhen özgür, cinselliğinin özgürlüğü yaşayan, yetkin ve kendinden emin bir kimlik ve kişiliğe sahiptir. Bunun aksini iddia etmek ise Batı modernizmin acenteliğine soyunmak demektir."


- Kadın



239. "Ey Müminler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost, sırdaş edinmeyin; onlarla birlikte olmayın. Çünkü onlar ancak birbirlerinin dostudurlar."


- Kur'an-ı Kerim Meali



240. "[Ey müminler!] Bilin ki en güzel isimler Allah'a aittir. Sizler O'nu bu güzel isimlerle anın."


- Kur'an-ı Kerim Meali



241. "Hak odaklı bir zihniyetin huzur sağlayabilmesinde temel şart fertlere yetki ve imtiyazlarından çok, ahlaki vazife ve yükümlülüklerini hatırlatmak bu anlamda sorumluluk bilincinin üst düzeyde tutulmasını sağlamaktır."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



242. "Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin yârân ve yardımcısıdırlar. Onlar iyiliğin hâkim kötülüğün mahkûm olması için uğraşırlar. Namazı hakkıyla kılar, zekâtı verir, Allah ve elçisine yürekten bağlılık gösterirler. Allah'ın rahmet ve merhametine gark edeceği kimseler işte onlardır..."


- Kur'an-ı Kerim Meali



243. "Kur'an'ı bütünleştirici bir metin olarak okuma, anlama ve yorumlamanın imkânına ilişkin en temel şart, okuma ve anlamaya çaba sarf eden kişinin bu çabanın hedefine başka insanlar ve Müslümanlardan önce kendini koyması, hatta Kur'an'ı her şeyden ve herkesten önce kendisi için okuma, anlama ve yorumlamayı amaçlamasıdır. Oysa biz bizzat kendimizin şahitliğyile de biliyoruz ki Kur'an tıpkı vaizlerin vaazları gibi Hep başkalarına tebliğ ve tavsiyede bulunmak için okunup anlaşılmaya çalışılmaktadır."


- Kur'an ve Tarihsellik Üzerine



244. "1-10.
Güneşe ve ışığına,
güneş battıktan sonra kendini gösteren aya,
dünyayı aydınlattığında gündüze,
onu karanlıkla örttüğünde geceye,
gökyüzüne ve onu bir tavan gibi bina edene,
yeryüzüne ve onu bir yaygı gibi serip döşeyene, insan nefsine ve ona kabiliyetler verene,
yine ona hem kötülüğü hem de kötülükten sakınmayı ilham edene andolsun ki nefsini [iman ve salih amelle] arındıran kimse kurtuluşa erer. Nefsini kirletip günahlara boğan ise hüsrana uğrar."


- Nüzul Sırasına Göre Kuran-ı Kerim Meali Anlam ve Yorum Merkezli Çeviri



245. "Tefsir, pratik hayatta ortaya çıkan sorunlar ve ihtiyaçlar karşısında Kur’an’dan hareketle sorun çözme faaliyeti değildir."


- Tefsirin Halleri



246. "İslam dünyasının Batı'ya mukabelesi kabaca üç şekilde olmuştur. Birincisi, Batı'ya ait ne varsa tümden reddetme ve Batı'nın sadmeleri karşısında bir taraftan içe kapanıp kabuğuna çekilme, diğer taraftan da mazinin üstünlük ve ihtişamında halihazırın perişanlığına teselli aramak şeklinde; ikincisi derin bir hayranlık ve hürmete binaen, "Batı'nın vurduğu yerde gül biter" düşüncesiyle tümden benimseme ve parlak istikbalin Batı'da olduğunu vehmetme şeklinde tezahür etmiştir. Üçüncü mukabele ise kısmen red kısmen kabul ya da şartlı kabul eğilimi şeklinde kendini göstermiştir."


- Kur’an’a Çağdaş Yaklaşımlar



247. "ilgili ayetlerde çok ka­dınla evlilik için eşler arasında adaleti ikame şartı koşulmuş, ancak bu şartı yerine getirmenin beşeri imkan dahilinde ol­madığı da belirtilmiştir. Bu sebeple, Nisa 4/3. ayetteki ifade çok kadınla evliliğin sınırlandınlmasına, hatta ortadan kal­dınlmasına yöneliktir. Kur'an'a göre evlilikte ideal olan tek esliliktir"


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



248. "İnsan [en değerli sermayesi olan zamanı heder etmekle] büsbütün zarar ve ziyandadır."


- Kur'an-ı Kerim Meali



249. "Cahiliye devrinde erkekler küçük kızlarla evlenmeyi ter­cih ederlerdi. Kızlar genellikle on iki yaşına basmadan evlen­dirilir ve ancak çocuk doğurduktan sonra aileye dahil edilirdi. Çocuk doğurmadan ölürse kocasına baş sağlığı dilenmezdi."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın



250. "Hak odaklı bir zihniyetin huzur sağlayabilmesinde temel şart fertlere yetki ve imtiyazlarından çok, ahlaki vazife ve yükümlülüklerini hatırlatmak bu anlamda sorumluluk bilincinin üst düzeyde tutulmasını sağlamaktır."


- Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın

Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: