Muhammed Esed En Beğenilen Sözleri
1. ""...İslâm, eksiksiz bir binadır.
Her parçası, birbirini bütünlesin ve tutsun diye yapılmıştır.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
2. ""...İslâm'ı terk, yalnız dini terk ve ihmal etmek değil, bütün yönleriyle hayatı terk etmektir.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
3. "Nereye giderse gitsin, insan kaderini boynunda taşımıyor mu?"
- Mekke'ye Giden Yol
4. ""...İslâm dünyaya vakar ve hürmetle bakar. O dünya hayatına tapmaz, fakat onu, daha yüce bir hayata geçiş yolculuğu üzerinde bir muvakkat konak olarak görür.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
5. "Gerçekten Avrupalı fikri, uzun zaman insan hayatını yanlış anlamaya mahkûm bırakılmıştır. Kilisenin her şeye muktedir ve hakim bulunduğu Ortaçağ boyunca ilmi araştırma sahasında, Avrupa için bir ilerleme imkânı meydana gelmemiştir. Böylece sonunda, Latin ve Yunan felsefelerinin bütün mahsulleriyle gerçek ilgisini kaybetmiştir."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
6. ""Birkaç saat sonra Zeyd'in kahve takımlarının sesine uyanıyorum; taze kahvenin kokusu sevilen bir sevgilinin kucaklayışına benziyor...""
- Mekke'ye Giden Yol
7. "“Nereye giderse gitsin, insan kaderini boynunda taşımıyor mu?”"
- Mekke'ye Giden Yol
8. "Uyuyorum ve sonra tekrar uyanıyorum. Geri giden günleri düşünüyorum, geçip giden ama içimde hâlâ yankılanan günleri.."
- Mekke'ye Giden Yol
9. "Nereye giderse gitsin,insan kaderini boynunda taşımıyor mu?"
- Mekke'ye Giden Yol
10. "Peygamber ve arkadaşlarının kadınları, onların hayatında o kadar önemli bir rol oynamış oldukları halde, sizin, kadınlarınızı niçin hayatın kıyısına sürüp attığınızı bana açlıklayabilir misiniz?"
- Mekke'ye Giden Yol
11. "Yolumu kendim bulmak istiyorum. Ama yollar karmaşası içinde bulamıyorum onu."
- Mekke'ye Giden Yol
12. "Söyler misin bana? Tüm açıklığı ve yalınlığıyla peygamberimizin getirdiği o insani çağrı, nasıl oldu da, kısır gay-guyların kılı kırk yaran spekülasyonların arasında kaybolup gitti?"
- Mekke'ye Giden Yol
13. "Batı'nın İslam'a karşı beslediği bu eski, bu dinsel kökenli kinin, dini düşüncenin, Batılı insanın hayatındaki yerini nerdeyse büsbütün kaybettiği bir çağda dahi bilinç altında sürüp gelmesi tarihin bir cilvesi, bir ince alayı olsa gerek. Fakat bu durum yine de göründüğü kadar şaşırtıcı değil. Çünkü biliyoruz ki, kişi kendisine çocukluğunda verilen dinsel inançları yüzeyinde bütünüyle yitirse bile, kökenleri bakımından irrasyonel planda kişinin bütün sonra ki hayatı boyunca etkili olmakta devam ederler..."
- Mekke'ye Giden Yol
14. "Herkes sadece kendi yüreğinin sesini dinleyecek olsaydı, hepimiz tam bir ahlaki kaos içine düşer, herhangi bir davranış ölçüsünde hiçbir zaman anlaşamazdık."
- Mekke'ye Giden Yol
15. ""Bir çukurda su hareket etmeden durursa,kokuşur,bataklığa döner;ama kımıldar ve akarsa arınır,berraklaşır ;öyleyse insan da gezenek arınır.""
- Mekke'ye Giden Yol
16. "İnsanın ruhuyla olduğu kadar bedeniyle de dua etmesi gerekmezmi?"
- Mekke'ye Giden Yol
17. "İnsan sadece ekmekle yaşamaz'"
- Mekke'ye Giden Yol
18. "Batılılar: tüm insan problemlerinin fabrikalarda, laboratuvarlarda, bilgi işlem merkezlerinde, istatistik bürolarında çözümlenebileceğini söyleyen bir dini yaymaya çalışmaktadırlar..."
- Mekke'ye Giden Yol
19. "Nereye giderse gitsin, insan kaderini boynunda taşımıyor mu?"
- Mekke'ye Giden Yol
20. "İslam'ın politik özüne şirkin, tevhid inancına uzaklığı kadar, saray entrikaları, kabile asabiyeti, baskı ve zulüm izlemiş ve böylece din, siyasi iktidarın gölgesinde o bildik saray hizmetlisi durumuna indirgenmiştir."
- Mekke'ye Giden Yol
21. "İnsanın asıl insan yanı, insandan Tanrı'ya giden yanı, yalnızca onun ruhudur."
- Mekke'ye Giden Yol
22. "Dua kadar insanları birbirine yaklaştıran, bir araya getiren çok az şey vardır hayatta.."
- Mekke'ye Giden Yol
23. "Nereye varacağını bilmeyen bir kana susamışlık, yıkım ve şiddet; gümbürdeyip giden yığınla toplumsal gelenek, amansız ideolojik kapışmalar, yeni türeyen hayat tarzları için birkaç nesli birden tükenişe sürükleyen acımasız savaş; bizim çağımızın hakim çizgileri bunlar."
- Mekke'ye Giden Yol
24. "Açıkça hissediyorum ki, Müslümanların gerileyişi İslam'ın tutarsızlığından, yetersizliğinden değil; Müslümanların İslâm'ı yaşamak konusunda gösterdikleri kendi eksikliklerinden, kendi yetersizliklerinden ileri geliyor."
- Mekke'ye Giden Yol
25. "Üzülmenin mânâsı yok,kitapta yazmıyor mu?
"Bazen sevdiğiniz şey sizin felâketiniz olur. Bazen de nefret ettiğiniz saadetinizdir.""
- Mekke'ye Giden Yol
26. "Başka nasıl ibadet edebiliriz ki Allaha? O, bedeni de ruhu da birlikte yaratmadı mı? Böyle olunca da insanın ruhuyla olduğu kadar bedeniyle de dua etmesi gerekmez mi?"
- Mekke'ye Giden Yol
27. "Nereye giderse gitsin, insan kaderini boynunda taşımıyor mu?"
- Mekke'ye Giden Yol
28. "...dipsiz bir kuyuya taş atıyormuşum gibi geliyor bana; taş derinlerde kayboluyor ve sonunda hedefine vardığını bildiren bir yankı da gelmiyor kuyudan.."
- Mekke'ye Giden Yol
29. "Ama insan vicdanının sesini dinlediği sürece Allah’tan başka kim bilebilir onun akıllıca mı yoksa aptalca mı hareket ettiğini?"
- Mekke'ye Giden Yol
30. "''Müslümanlar değildi İslam'ı yücelten, büyük kılan; tersine İslam'dı müslümanları yücelten. Ama ne zaman ki, İslam onlar için bilinçle izlenen bir hayat programı olmaktan çıkıp da bir alışkanlık haline geldi, işte o zaman uygarlıklarının temelinde yatan yaratıcı dinamizm de yok olup yerini uyuşukluğa, kısırlığa ve kültürel yozlaşmaya bıraktı.''"
- Mekke'ye Giden Yol
31. "Bir ucundan sanki bilinmeyen bir uçuruma kayıp gitmiş dünya..."
- Mekke'ye Giden Yol
32. "Çok az sayıda insan içlerinde konuşan sesi, vicdanının sesini anlayabilirler. Ötekilere gelince; çoğumuzun kulakları, o sesi işitemeyecek kadar kendi kişisel çıkarlarımız ve arzularımızla tıkalıdır.."
- Mekke'ye Giden Yol
33. "Ve Hüseyinin başı -Hz Peygamberin o pak dudaklarıyla öptüğü o mübarek başı gövdesinden ayırdılar; ve başsız gövdeyi çadırında ağlaşıp sızlaşarak bekleyen evlad ü ayalinin önüne getirdiler.
Dil anlatamaz bu acıyı, gönül kaldıramaz bu yükü!.."
- Mekke'ye Giden Yol
34. "Ağlıyorum; ama kuruyup şişen gözlerimden yaş gelmiyor."
- Mekke'ye Giden Yol
35. "Yapmaya mecbur olduğumuz şey ;
kısa görüşümüze, gaflet ve tembelliğimize çare bularak, din karşısındaki durumumuzu düzeltmektir.
Kendi kusur ve kötülüklerimizi ıslaha muhtacız."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
36. "İnsanın içinde olanı hakkıyla bilen yalnızca Allah değil midir?"
- Mekke'ye Giden Yol
37. "Allah bizimle beraberdir.
(Tevbe suresi 40. Ayet)"
- Kur'an Mesajı
38. "Doğrusu, benim koruyucum bu kitabı indiren Allah'tır; çünkü O'dur dürüst olanların koruyucusu. (Araf suresi 196. Ayet)"
- Kur'an Mesajı
39. "Batının Orta Doğu hakkındaki temel tezi, politik düzlemde karışıklık yaratmak, ekonomik düzlemde de geri kalmışlığı kader haline getirmek olmuştur her zaman."
- Mekke'ye Giden Yol
40. "...kader, ancak yolun sonunda kendini açığa vurur; ve yolu adımlamaya devam ettiğimiz sürece onu her zaman ya yanlış anlarız, ya da kısmen."
- Mekke'ye Giden Yol
41. "Peki, peygamberiniz; "Komşusu açken tok yatan bizden değildir." dediği halde, prensleriniz, büyük mülk ve toprak sahipleriniz lüks ve israf yaşarken, çoğunluğu oluşturan öteki Müslüman kardeşlerinizin ağızsız dilsiz bir yoksulluk ve sefalet içinde sürünmelerini nasıl açıklarsınız?"
- Mekke'ye Giden Yol
42. "Modern insanın, gözlem ve ölçümle tespit edebildiklerinin dışında başka hayat formlarının da var olabileceği ihtimalini ciddiye almaması aslında onun entelektüel kibrinin, yobazlığının ifadesi değil de, nedir?"
- Mekke'ye Giden Yol
43. "Toplumsal, siyasal ve ekonomik ve daha binlerce etkili unsuruyla Batı, Müslüman dünyanın kapılarına balyoz darbeleri indirmektedir."
- Mekke'ye Giden Yol
44. "Tevazu ve samimiyetini yitirdiği an, erdem, artık erdem olmaktan çıkmıştır."
- Mekke'ye Giden Yol
45. "Kahvenin kahve olması için 'aşk gibi değil ,ölüm gibi acı olması 'gerekir."
- Mekke'ye Giden Yol
46. ""Benim Müslüman oluşum, Müslümanlar arasında uzun yıllar yaşamış olmamdan ileri gelmiyordu; tersine İslâm'ı benimsediğim için Müslümanlar arasında yaşamayı seçtim ben.""
- Mekke'ye Giden Yol
47. "Ve sizler de, ey kardeşler, ey müminler; yükseltin sesinizi!
Keder ve yasla yükseltin ki, Allah, peygamber soyu için ağlayanların günahlarını gözyaşlarının seliyle yıkayıp gidersin."
- Mekke'ye Giden Yol
48. "Ve yine peygamberiniz: "İlim talep etmek, kadın erkek, her Müslüman için en büyük ibadetlerinden biridir; ya da, 'Alim kişinin, yalnızca zahid olan kişiye üstünlüğü ayın diğer bütün yıldızlara olan üstünlüğü gibidir.' dediği halde, siz bugünün Müslümanları, çoğunuzun eğitimsiz kalmış olmanıza ve içinizde ancak çok az kimsenin okuma yazma biliyor olmasına ne dersiniz? ""
- Mekke'ye Giden Yol
49. "Bize ölümden sonraki hayata inanmayı öğreten felsefeciler ve peygamberler değildir; onların bütün yaptığı, insanlık kadar eski fıtri bir kavrayışa biçim ve manevi içerik kazandırmaktır."
- Mekke'ye Giden Yol
50. "Müslümanlar değildi İslam'ı yücelten, büyük kılan; tersine İslam'dı Müslümanları yücelten. Ama ne zaman ki, İslam onlar için bilinçle izlenen bir hayat programı olmaktan çıkıp da bir alışkanlık haline geldi; işte o zaman uygarlıklarının temelinde yatan yaratıcı dinamizm yok olup yerini uyuşukluğa, kısırlığa ve kültürel yozlaşmaya bıraktı."
- Mekke'ye Giden Yol
51. "Ve yine peygamberiniz: "İlim talep etmek, kadın erkek, her Müslüman için en büyük ibadetlerinden biridir; ya da, 'Alim kişinin, yalnızca zahid olan kişiye üstünlüğü ayın diğer bütün yıldızlara olan üstünlüğü gibidir.' dediği halde, siz bugünün Müslümanları, çoğunuzun eğitimsiz kalmış olmanıza ve içinizde ancak çok az kimsenin okuma yazma biliyor olmasına ne dersiniz? ""
- Mekke'ye Giden Yol
52. "Bize ölümden sonraki hayata inanmayı öğreten felsefeciler ve peygamberler değildir; onların bütün yaptığı, insanlık kadar eski fıtri bir kavrayışa biçim ve manevi içerik kazandırmaktır."
- Mekke'ye Giden Yol
53. "Evet, düşünüyorum da, Batılı insan gerçekten de Deccal'a ibadet etme sarhoşluğuna kaptırmış kendini. Nice zamandan beri bütün safiyetini kaybetmiş, doğayla olan bütün bağını koparmış bulunuyor."
- Mekke'ye Giden Yol
54. "muhtaçları doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz, (Fecr suresi, 18. Ayet)"
- Kur'an Mesajı
55. "Mutsuz değildim, hayır; sadece derinlerde, gerçekte neyin peşinde olduğumu bilmemekten doğan bir hoşnutsuzluk, bir doyumsuzluk vardı, o kadar; bu eksikliği de gençliğin o başıboş küstahlığıyla, ileride bir gün keşfedeceğime inanıyordum. Ve böylece, o garip yıllar boyunca bütün öteki genç insanların yaptığı gibi, yüreğimin, bir sarkaç örneği, hoşnutlukla hoşnutsuzluk arasında sallanıp durmasına bırakmıştım kendimi; öyle ki görünüşte hiçbirimiz mutsuz değildik, ama aramızda çok az kimse bilinçli olarak mutlu görünüyordu."
- Mekke'ye Giden Yol
56. "...çünkü kader, içimizden doğan, içimizde kımıldayan ve bizi alıp götürüp sürükleyecek, bize nüfuz edecek ve içimizde yerleşecek olan şeylerin bir muhasalasıdır.
*muhasala: Elde edilen netice, hasıl olan sonuç."
- Mekke'ye Giden Yol
57. ""İnsanın düzenli bir şekilde düşünce kabiliyetinden faydalanabilmesi için "öğrenmesi" lâzımdır.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
58. ""Islâm'da irade hürriyeti, insanda iyiliğin(hayırlı oluşun) asıl olduğu temeli üzerinde durur.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
59. "Müslümanlar serinkanlıklarını muhafaza eder de, ilerlemeyi bir amaç değil, sadece bir araç olarak görürlerse, sadece kendi iç özgürlüklerini elde tutmakla kalmaz, belki yaşama sevincinin yitirilmiş tadını Batılı insana da aktarabilirler."
- Mekke'ye Giden Yol
60. ""İnsanın düzenli bir şekilde düşünce kabiliyetinden faydalanabilmesi için "öğrenmesi" lâzımdır.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
61. ""Bugün Müslümanların karşılaştığı problem, yolların ayrılış noktasına gelmiş bir yolcunun problemiyle aynıdır. Yolcu, olduğu yerde duraklayıp kalabilir; fakat bu, onun açlıktan ölümü göze aldığını gösterir.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
62. "Hepsi, itirazsız ona itaat eder görünüyordu. Günde birkaç kez namaz için toplanıyorlar, ve eğer hava yağmurlu değilse namazlarını açıkta kılıyorlardı. Uzun, tek bir safta toplanıyorlar ve hacı da"
- Mekke'ye Giden Yol
63. "Allah inancını yitirdikten sonra, manevi alanda kendine yeni bir oryantasyon (yöneliş) arayan bir toplumla karşı karşıyaydım. Çoğunluk şöyle düşünüyor gibiydi:"Mademki aklımız, bilimsel deney ve gözlemlerimiz, ince hesaplarımız bize insan hayatının kaynağı ve ölümden sonraki akıbeti hakkında herhangi birsey söylemiyor; o halde bütün enerjimizi maddi ve entelektüel gücümüzün geliştirilmesine harcamalı, bilimsel yöntemleri reddeden varsayımlar üzerine kurulu ahlâkî ve törel kaziyelerin yolumuzu tıkanmasına meydan vermemeliyiz. ""
- Mekke'ye Giden Yol
64. ""Bir çukurda su hareket etmeden durursa, kokuşur, bataklığa döner; ama kımıldar ve akarsa arınır, berraklaşır; öyleyse insan da gezerek arınır.""
- Mekke'ye Giden Yol
65. "Batılının dünyası, tarihsi bir dünyadır; bitmez tükenmez olaylar, olgular, devrimler ve yıkımlar dünyası. Sükun ve sürekliliğin yeri yoktur bu dünyada; zaman kendisine her zaman şüpheyle bakılan bir düşmandır; ve şimdiki zaman bir ebedilik tınısı taşımamaktadır orada..."
- Mekke'ye Giden Yol
66. "Kim doğru ve yararlı bir iş yaparsa, kendi iyiliği için yapmış olur; ve kim de kötülük işlerse kendi aleyhine işlemiş olur: Allah hiçbir zaman kullarına haksızlık yapmaz. ( Fussilet suresi 46. Ayet)"
- Kur'an Mesajı
67. "Çünkü, tevazu ve samimiyetini yitirdiği an, erdem, artık erdem olmaktan çıkmıştır."
- Mekke'ye Giden Yol
68. "Gerçek şu ki, Allah ( hiçbir konuda) insanlara en küçük bir haksızlık yapmaz; fakat insanların yine kendileri kendilerine haksızlık yapan. ( Yunus suresi 44. Ayet)"
- Kur'an Mesajı
69. ""Bizim yapmaya mecbur olduğumuz şey; kısa görüşümüze, gaflet ve tembelliğimize çare bularak, din karşınındaki durumumuzu düzeltmektir. Bir kelime ile kendi kusur ve kötülüklerimizi ıslâha muhtacız, yoksa İslâm'ın sanılan ve aslı olmayan kusurlarını değil.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
70. "“... inanç noksanlığı, ya da inanma kabiliyetinden yoksun olmak; çağımızın asıl hastalığı bu işte.”"
- Mekke'ye Giden Yol
71. ""Bir çukurda su hareket etmeden durursa, kokuşur, bataklığa döner; ama kımıldar ve akarsa arınır, berraklaşır; öyleyse insan da gezerek arınır.""
- Mekke'ye Giden Yol
72. "Batı'nın İslâm hakkında bugün duyup düşündüğü şeyler, Haçlı seferi sırasında oluşan izlenimlerden, daha teknik bir deyimle damgalanmalardan kaynaklanmaktadır."
- Mekke'ye Giden Yol
73. "Bir tahta parçasını deryaya fırlatıp da
Onun kupkuru kalmasını isteyebilir misin, Rabbim!"
- Mekke'ye Giden Yol
74. ""Ve sakın, pek çoklarına(sadece) onları sınamak için, avunsunlar diye verdiğimiz dünya hayatına mahsus şu ya da bu parlaklığa, görkeme gözünü dikme; çünkü Rabbinin [sana] sağladığı rızık, daha hayırlı ve daha kalıcıdır.""
- Kur'an Mesajı
75. "Rahman ve Rahim olan Allah adıyla!
De ki, O, Allah birdir,
Allah sameddir (her şeyden müstağni ve her şey O'na muhtaçtır.)
O doğurmamış ve doğmamıştır .
Hiç bir şey O'na denk değildir."
- Mekke'ye Giden Yol
76. "Ve sonra dudaklarımın kıpırdadığını, zihnimin derinliklerin den çıkıp gelen birtakım sessiz sözcükleri biçimlendirmeye çalıştığını hissediyorum: "Seni sınayacağız... şüphesiz sınayacağız..." ve bulanık sözcükler yavaş yavaş belirginleşip, bir biçim kazanıyorlar "Muhakkak ki sizi korkuyla, açlıkla ve sahip olunan mallardan, el-ürünü şeylerden yoksun bırakarak sınayacağız. Fakat müjdeler o kimselere ki, sabredenler ve başlarına felaket çöktüğü zaman: 'şüphesiz biz O'nunuz ve O'na döneceğiz' derler.""
- Mekke'ye Giden Yol
77. "Fakat ben, İslam'da zihnime ve iç eğilimlerime hitap eden o ka dar çok şey bulmama rağmen, yine de akıl sahibi bir insanın tutup bütün düşünce dünyasını, bütün hayat görüşünü kendi kafasından çıkmamış bir öğretiye bağlamasını makul görmüyordum."
- Mekke'ye Giden Yol
78. "Hüküm yalnızca Allah'a aittir. Ben O'na güven duyuyorum. Ve güvenenler de yalnızca O'na güven duysunlar."
- Kur'an Mesajı
79. ""Sizin, Tanrı'yı kendinize bu kadar yakın hissetmeniz," dedim, camiden çıkarken Şamlı dostuma, "ne kadar güzel, ne harikulade! Keşke ben de öyle hissedebilseydim!"
"Başka nasıl olabilirdi ki, kardeşim? Kitabımızın dediği gibi; Allah, 'bize şalıdamarımızdan da yakın' değil mi?""
- Mekke'ye Giden Yol
80. ""Ey merhametlilerin merhametlisi! Bize sen merhamet etmezsen, başka kim edecek!""
- Mekke'ye Giden Yol
81. "Zeyd ve eliyle göğü göstererek, "Şuraya bak; ışıklı bir yol görüyor musun orada?"
Şaşkınlıkla bakıyor Ebu Said. Elinde olmadan ben de Zeyd'in işaret parmağını takip ediyor ve gözlerimi göğün bir ucundan öteki ucuna uzanan o solgun, bulanık yola çeviriyorum. Samanyolu bu. Fakat çöl irfanında, bedeviler bunu, Allah'a ve elem dolu kalbinin sesine boyun eğerek ilk oğlunu kurban etmek üzere bıçağını kaldırdığı zaman İbrahim'e gönderilen semavi koçun arkasında bıraktığı iz olarak bilirler. Koçun yolu, bir kerem ve merhamet sembolü olarak sonsuza kadar göklerde kalacak; insan kalbinin ıstıraplarını dindirmek için gönderilen ilahi devanın hatırası olarak. .. Ve sonra gelenler için de bir teselli olarak, çölde bir başına kalan ya da yolunu kaybedenler için. Ve kendi hayatlarının ıssızlığında sendeleyen, dövünerek acı çeken başkaları için..."
- Mekke'ye Giden Yol
82. ""Biz büyük kıt'alarda İslâm nurunun yayıldığını hayal ederken, gözümüzün önündeki İslâm gençliği dâvamızı terk ediyor ve ideallerimizden kaçıyor!""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
83. "(…) kahvenin kahve olması için ‘aşk gibi değil, ölüm gibi acı’ olması gerekir."
- Mekke'ye Giden Yol
84. "Bir zamanlar büyüktük ve bizi büyük kılan da İslam'dı fakat ne zaman ki Allâh-u Azîmüşşân'ın bizleri hangi amaçlar için seçtiğini unuttuk, işte o zaman tepeden aşağı düşmeye başladık."
- Mekke'ye Giden Yol
85. "İslam ,ahirette kurtulmak için dünyayı küçümsemeyi şart görmeyen yepyeni bir davetle gelmiştir."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
86. "O zaman öğrendiğime göre, bu oruç ayının iki amacı vardı. Biri, gün boyu yiyip içmeden kaçınarak insanın, yoksulların ve açların hissettiği şeyleri kendi bedeninde hissetmesini; ve böylece toplumsal sorumluluğun dinsel bir yaptırım olarak insan bilincine yerleşmesini sağlamaktı. Öteki amaçsa, bir aylık oruç sırasında kişinin kendi nefsini arındırması, ve bu yönde kendini belli bir sıkı düzen içinde tutarak, günlük hayatı bir ibadet dikkati, bir ibadet iştiyakı içinde yaşamayı öğrenmesiydi. Orucun mahiyetinde hemen görülebilen bu iki unsurda -insanların kardeşliği, kaygıdaşlığı ve kişisel arınma, kişisel disiplin fikrinde- ben, İslam'ın ahlaki öğretisinin ana çizgilerini görmeye başlamıştım."
- Mekke'ye Giden Yol
87. "Öyleyse artık, yoksulluk kaygısıyla ço- cuklannızı öldürmeyin; onları da, sizi de doyuran/rızıklandıran Biziz. Onları öl dürmek gerçekten büyük bir suçtur."
- Kur'an Mesajı
88. ""Sizin için geceyi bir örtü, uykuyu bir dinlenme hali kılan ve her[yeni] günün( sizin için, adeta) yeni bir diriliş olmasını sağlayan O'dur.""
- Kur'an Mesajı
89. "İranlılar Ali, Hasan ve Hüseyinin ölümü için duydukları acıyı vurunup dövünerek açığa vurdukları zaman, sadece Ehli Beytin uğradığı yıkım için ağlamıyorlar, fakat aynı zamanda kendileri için ve kaybolan o eski İran ihtişamı için de ağlıyorlardı adeta.."
- Mekke'ye Giden Yol
90. "Fakat akıl tek başına manevi gerçeklere varamaz; çünkü o, maddi amaçlara çok fazla kaptırmıştır kendini; böyle bir gafletten bizi ancak iman, yalnızca iman kurtarabilir."
- Mekke'ye Giden Yol
91. "İslam ,ahirette kurtulmak için dünyayı küçümsemeyi şart görmeyen yepyeni bir davetle gelmiştir."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
92. "Bu kıyımı barışla sonuçlandırmanın bir tek yolu vardı; eğer son kurbanı veren kabileye mensup bir genç, öteki kabileden bir bakire kaçırır da onunla evlenirse, gerdek gecesi akan kan -ki bu mücrim kabilenin kanıdır- sembolik olarak, işlenen cinayetin bedeli sayılır ve kan davası da böylece sona ererdi.
Zaman zaman düşman iki kabilenin gücünü tüketerek kuşak larca sürüp giden kan davası, tarafları artık bu işe devam edemiyecek kadar güçsüz bırakırdı; bu durumda "kız kaçırma" olayını düzenleme işini üçüncü bir kabileye mensup aracı bir kişi üstlenirdi.
"Ben bundan daha alasını yaptım," dedi Emir Abdullah, "güvenilir kimselerden, ülkeyi dolaşarak düşman kabileler arasında sembolik 'kız kaçırma' olayları tertipleyip evlilikler akdeden özel 'kan davası' komisyonları' kurdum. "Fakat", dedi sözünün burasında göz kırparak, "bu komisyonların üyelerine her zaman, bakirelerin seçimi konusunda son derece dikkatli olmalarını öğütlerim; çünkü damadın muhtemel hoşnutsuzluğu yüzünden aile içinde yeni kan davalarının çıktığını görmek istemem...""
- Mekke'ye Giden Yol
93. "Bilmez misin ki göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır ve Allah'tan başka sizi koruyacak ve yardım edecek hiç kimse yoktur?"
- Kur'an Mesajı
94. "Daha çok, daha çok (şeye sahip) olma hırsına tutuldunuz,
Ta ki, kabirler(iniz)i ziyaret edinceye, (oraya ininceye) kadar. Yoo, öyle değil, ilerde bileceksiniz!
Hayır, bir bilseniz kesin (bir) bilgiyle,
And olsun ki, cehennemi göreceksiniz.
And olsun ki, günü gelince apaçık göreceksiniz onu:
Sonra, and olsun ki, (size verilen) nimetten sorulacaksınız."
- Mekke'ye Giden Yol
95. "Kısacası, İslam, insanlık tarihinin en parlak sayfalarından birini oluşturan bir dönemin kültürel başarılarına büyük bir ivme ka zandırmış ve bunu da doğru düşünceye 'Evet', cehalet ve bağnazlığa da 'Hayır' diyerek; eylem ve harekete 'Evet', miskinliğe ve uyuşukluğa 'Hayır'; hayata 'Evet' ama keşişliğe, çileciliğe 'Hayır' diyerek yapmıştır."
- Mekke'ye Giden Yol
96. "Bu gözler, ne başkalarını sömürmüş ve ne de başkaları tarafından sömürülmüş bir soydan gelen insanın gözleri.."
- Mekke'ye Giden Yol
97. "Ve ben, hergün biraz daha yaklaşıyorum yolumun sonuna."
- Mekke'ye Giden Yol
98. "Dua kadar insanları birbirine yaklaştıran, bir araya getiren çok az şey vardır hayatta."
- Mekke'ye Giden Yol
99. "İslam dünyayı terkederek yalnız ahiret için gayret etmez. Ahireti bırakıp yalnız dünyaya da önem vermez. O, insan hayatına içinde yer alan bütün unsurlarıyla bir bütün olarak bakar."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
100. "Kur’an’dan edindiğim izlenim, onun kaba, ilkel maddeci bir dünya görüşü değil; tam tersine, yaratılmış alemle akılcı bir uyum içinde kendini açığa vuran derin bir tevhid ve ubûdiyet bilinci getirdiğini gösteriyordu."
- Mekke'ye Giden Yol
101. "'Bir kimse ilim arama yolunda ilerlerse, Allah ona Cennetin yolunu kolaylaştırır'... 'Alimler Allah'ın izinden yürür'... 'Alim kişinin, sadece zühd peşinde olan kişiye üstünlüğü ondördündeki ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir'... 'Alimlerin (kaleminden sızan) mürekkep, şehidlerin kanından daha değerlidir.'"
- Mekke'ye Giden Yol
102. "Batı toplumunun içinde bulunduğu sefalete ancak geçici çareler getirebilir, uyuşturucu ilaçlar sağlayabilirlerdi; bu sistemlerin yapabileceği en büyük tedavi, hastalığın sebebini değil, belirtilerini ortadan kaldırmak olabilirdi."
- Mekke'ye Giden Yol
103. "Ve [dua ederken] de ki: “Ey Rabbim, [girişeceğim her işe] doğruluk ve içtenlik üzere girmemi; [bırakacağım her işten de] doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla; ve bana katından destekleyici bir güç, bir tutamak bahşet!”"
- Kur'an Mesajı
104. "“Arabistan’da oldukça yaygın bir deyime göre, kahvenin kahve olması için ‘aşk gibi değil ölüm gibi acı olması’ gerekir.“"
- Mekke'ye Giden Yol
105. "Rasûlüllah (s.a.)'in sünnetini tatbik, İslâm'ın varlığını ve ilerlemesini korumak demektir. Sünnetin terki ise, İslâm'ın çökmesidir."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
106. "Açık olarak bilinmelidir ki Müslümanların ihmali şu hâl- i hazır çöküşümüzün tek sebebidir ve suç İslâmî esaslarda değildir."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
107. ""Allah hiçbir dert yaratmamıştır ki çaresini de birlikte yaratmamış olsun""
- Mekke'ye Giden Yol
108. "Kur’an’dan edindiğim izlenim, onun kaba, ilkel maddeci bir dünya görüşü değil; tam tersine, yaratılmış alemle akılcı bir uyum içinde kendini açığa vuran derin bir tevhid ve ubûdiyet bilinci getirdiğini gösteriyordu."
- Mekke'ye Giden Yol
109. ""Bir karara varmak için acele etmeye ihtiyaç yok. Karar, günü gelince, kendiliğinden doğar içine.""
- Mekke'ye Giden Yol
110. ""İslâm'ın çöküşü gibi görünen durum, gerçekte, gevşeklik ve tembelliği yüzünden ezelî sese kulak veremez hâle gelmiş gönüllerimizin içine yerleşen ölüm ve boşluktan başka bir şey değildir.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
111. "Bilmezler mi ki Allah, açığa vurdukları şeylerden de, gizlediklerinden de haberdardır?"
- Kur'an Mesajı
112. "Bir işin sonuda ancak başındaki (usul ve çare) ile iyile$ebilir."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
113. "Zaman, kendisine her zaman şüpheyle bakılan bir düşmandır."
- Mekke'ye Giden Yol
114. "Onun, Allah'ın yüceliği karşısındaki beşeri acziyeti Kur'an'da şöyle ifade edilmektedir: "De ki, 'Allah'ın dilediğinden başka ne fayda, ne de zarardan (bir şeye) sahip değilim ben. Gaybı bilseydim, şüphesiz (kendim için) hayrı çoğaltırdım ve kötülük ulaşmazdı bana. Ben, inanan bir kavim için sadece bir uyarıcıyım.""
- Mekke'ye Giden Yol
115. ""Evet, kardeşim! Doğrusunu söylemek gerekirse, Mekke'ye niçin gidiyorum, bunun sebebini ben de tam olarak bilmiyorum; bildiğim tek şey, oraya muhakkak gitmem gerektiği...""
- Mekke'ye Giden Yol
116. "O ki... Sana şahdamarından daha yakındır."
- Mekke'ye Giden Yol
117. "Eve döndüklerinde masada açık kalmış Mushaf'ı gördü. Kapatıp kaldırmak için uzandığında gözü Tekâsür sûresi'ne ilişti. Birden sûrenin o gün metroda yaşadıklarının tam bir yankısı olduğunu hissetti ve şunları düşündü: "Bütün çağlarda insanlar tamahı, açgözlülüğü tanımışlardır: ama tamah ve açgözlülük başka hiçbir çağda bugün olduğu kadar ciğer sökücü bir hırs halin de kendini açığa vurmamıştı..... İnsanların boyunlarına binmişti ifrit; kamçısını tam yüreklerinin başına indiriyor ve uzaklarda alayla göz kırpan yalancı hedeflere doğru dehliyordu onları."
- Kur'an Mesajı
118. "Modern insanın, gözlem ve ölçümle tespit edebildiklerinin dışında başka hayat formlarının da var olabileceği ihtimalini ciddiye almaması aslında onun entelektüel kibrinin, yobazlığının ifadesi değil de, nedir?"
- Mekke'ye Giden Yol
119. "İlim tahsili erkek kadın her Müslümana farzdır.
(Hadis-i Şerif)"
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
120. ""İslâm'ın çöküşü gibi görünen durum, gerçekte, gevşeklik ve tembelliği yüzünden ezelî sese kulak veremez hâle gelmiş gönüllerimizin içine yerleşen ölüm ve boşluktan başka bir şey değildir.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
121. "Zaman, kendisine her zaman şüpheyle bakılan bir düşmandır."
- Mekke'ye Giden Yol
122. "Uzak durmanız emredilen büyük günahlardan kaçınırsanız, (küçük) kusurlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir meskene yerleştiririz.
Nisa suresi 31. Ayet"
- Kur'an Mesajı
123. "Ben hayata bütün yönleriyle bakmak isterim. Bunun da üstünde, hayatın hiçbir yönünün diğerini ezmesini, birinin digeri içinde eriyip dağılmasını istemem."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
124. "Rahman ve Rahim olan Allah adıyla!
Hamd, alemlerin Rabbi,
Rahman ve Rahim,
Din gününün sahibi, Allah'a mahsustur.
Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım umarız
Bizi doğru yola eriştir,
Nimetlendirdiğin kimselerin yoluna;
Gazabına uğrayanların ve sapanların yoluna değil."
- Mekke'ye Giden Yol
125. "yüreğimin, bir sarkaç örneği, hoşnutlukla hoşnutsuzluk arasında sallanıp durmasına bırakmıştım kendimi; öyle ki görünüşte hiçbirimiz mutsuz değildik, ama aramızda çok az kimse bilinçli olarak mutlu görünüyordu.
Mutsuz değildim: fakat çevremdeki insanların çeşitli biçimlerle sergiledikleri toplumsal, ekonomik ve politik umutları paylaşmak konusunda gösterdiğim isteksizlik zamanla bende bu çevreye ait olmadığım duygusuna dönüşüyor; bu da, bir yere ait olma, birşeylerle bütünleşme yolunda duyulan belirsiz bir özlem gösteriyordu beraberinde. Bir yere ait olmak, ama nereye? Bir şeyle bütünleşmek, ama neyle?"
- Mekke'ye Giden Yol
126. "... bir viraneyim artık ben."
- Mekke'ye Giden Yol
127. "Ve asla zulümde ısrar edenlerden yana eğilim göstermeyin. Yoksa, (ahirette) ateş size de dokunur; ve Allah'tan başka koruyucunuz olmadığına göre, o zaman. ( O'nun tarafından da) yardım edilmez.
Hud suresi 113. Ayet"
- Kur'an Mesajı
128. ""Biz Müslümanlar bunları bırakıp da," diye cevap veriyorum, raflardaki kitapları işaret ederek, "bugünkü sefalet ve geriliğe nasıl saplandık, bunu düşünüyordum, Şeyhim.""
- Mekke'ye Giden Yol
129. ""Hayatının başlangıcında müziğe benzer hiçbir şey işitmemiş olan bir çocuğun, ileride en basit parçaları bile anlayabilmesi imkânsızdır.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
130. "Her şeyden önce bilmek gerekir ki İslam insanın, yalnız Allah ile olan münasebetin tesir ve bunu idareyi kendisine hedef olarak almamış, bunun yanında insanların kendi aralarındaki alaka ve münasebetlerini de idare etmeyi birincisi kadar ehemmiyetli hedef edinmiştir."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
131. "şeytani güçlere kulluk yapma (eğilimin)den kaçınanlara ve Allah´a yönelenlere (öteki dünya için mutluluk) müjdeleri vardır. Öyleyse bu müjdeyi kullarıma ver;
(şu) söylenen her sözü (dikkatle) dinleyen ve onların en güzeline uyan (kullarım)a: (çünkü) Allah´ın hidayetine mazhar olanlar onlardır ve onlar (gerçek) akıl iz´an sahipleridir!
Zümer 17-18"
- Kur'an Mesajı
132. "Karışıklıklar, sarsıntılar içinde altüst olmuş bir dünya: bizim Batı dünyamız bu! Nereye varacağı bilinmeyen bir kana susamışlık, yıkım ve şiddet; gümbür deyip giden yığınla toplumsal gelenek, amansız ideolojik kapışmalar, yeni türeyen hayat tarzları için birkaç nesli birden tükenişe sürükleyen acımasız savaş; bizim çağımızın hâkim çizgileri bunlar. Bir dünya savaşının dumanları, yıkıntıları içinde kopan sayısız küçük savaş; bilinen en korkunç ekonomik felâketlerin içinden yükselen sürüyle devrim ve karşı-devrim; ve bu tüyler ürpertici tablonun arka planında kendini açığa vuran katı gerçek; maddi teknolojik ilerleme idealine bel bağlamış, makinaların çelik kaslarıyla bukağılanmış Batı’nın, manevi alandaki boşluğu fark edip rûhânî değerlere yönelmedikçe, içinde bulunduğu kaostan asla kurtulamayacağı gerçeği..."
- Mekke'ye Giden Yol
133. "Kabe, tevhid düşüncesine dayandırılmış aktif bir hayatın sembolü durumundadır.Sadece düşünce ve duygularla örtülen dahili hayatın değil, yapıp ettiklerimizden uygulamaya dönük çabalarımızdan oluşan görünür hayatın, "harici hayatın "odağında da Allah'ın bulunduğunu anlatan tevhidi sembolüdür."
- Mekke'ye Giden Yol
134. ""İnsan, kendi eliyle yaptıklarına bağlıdır. O, ruhî kurtuluşun ve kaybın bütün imkânlarına sahiptir.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
135. "İnsanın günahlı olarak doğduğunu iddia eden Hıristiyani görüşün ya da insanın doğuştan sefil ve kirli olduğunu ve nihai kemale varmak için uzun bir tenasuh zinciri boyunca düşe kalka ilerlemesi gerektiğini söyleyen Hindu öğretisinin tersine, Kur'an: "Şüphesiz, biz insanı en güzel bir biçimde yarattık," diyerek, bu temiz ve üstün yaratılışın ancak sonraki yanlış edimlerle bozulabileceğini belirtiyor: "-ve sonra onu aşağıların aşağısına indirdik ancak Allah'a inanan ve salih ameller işleyenler müstesna.""
- Mekke'ye Giden Yol
136. ""Siz, Müslümanlar, dininizin eşitlikçi olduğunu söylüyorsunuz. Peki, madem öyle, bana söyleyebilir misiniz: İslam niçin Müslüman erkeklerin Hristiyan ya da Yahudi kadınlarla evlenmesine izin veriyor da, Müslüman kadınların gayr-ı Müslimlerle evlenmesine izin vermiyor?"
"Söyleyebilirim, tabii," dedi Mısırlı köy ağası, bir anlık bir tereddütten sonra: "Evet, şimdi sana anlatayım, niçin bizim dini kanunlarımız bunu böyle demiştir. Biz Müslümanlar İsa'nın -Allah'ın selam ve rahmeti onun üzerine olsun- Allah'ın oğlu olduğuna inanmayız, inanmayız ama, Kitab-ı Mukaddes'in bütün öteki peygamberleri gibi, yani mesela Musa ve İbrahim gibi, onu da Allah'ın gerçek bir peygamberi olarak tanırız; Bunların hepsi, son peygamber Muhammed -Allah'ın selam ve rahmeti onun üzerine olsun- gibi insanlara tevhid dinini tebliğ için gönderilmişlerdir. Bunun için Hristiyan ya da Yahudi bir kız, bir Müslümanla evlendiği zaman, girdiği bu yeni ailede onun inandığı, saygı duyduğu şahsiyetlerin kötülenmeyeceğinden, aşağılanmayacağından emin olabilir; ama bir de Müslüman bir kızın Hristiyan ya da Yahudi bir erkekle evlendiğini düşünün; durum aynı mıdır? Şüphesiz hayır! Müslüman kadın için mübarek olan şahsiyet, Allah'ın son resulü, bu ailede saygıyla anılmayacak... hatta kadının çocukları, ekseri babanın dinini takip edecekler, öyle değil mi? Peki, düşünelim şimdi; kadın böyle bir zulme, böyle aşağılayıcı bir duruma terk etmek doğru olur mu, söyleyin bakalım?""
- Mekke'ye Giden Yol
137. ""La havle ve la kuvvete illa bi'llah!" (Allah'tan başka güç ve kudret sahibi yoktur!)"
- Mekke'ye Giden Yol
138. "Yeryüzünde hiçbir şehir, bir tek şahsiyetin aşkına bu kadar çok sevilmemiştir; ve yeryüzünde hiçbir insan, on dört yüzyıl boyunca, o büyük yeşil kubbenin altında yatan Şahsiyet (sav) kadar çok sevilmemiştir."
- Mekke'ye Giden Yol
139. ""Yoo, Allah seni yalnız bırakmaz! O sana kaldıramayacağın yükü asla yüklemez ve seni asla alçaltmaz; çünkü sen salih bir insansın, akrabanı gözetir, yoksulun, düşkünün elinden tutarsın; misafire karşı cömert davranır, sıkıntıda olanın yardımına koşarsın.""
- Mekke'ye Giden Yol
140. "... insanların önünde eğilmeyi gerekli bulmayız, insan yalnız Allah'ın önünde eğilmelidir."
- Mekke'ye Giden Yol
141. "Nereye giderse gitsin, insan kaderini boynunda taşımıyor mu?"
- Mekke'ye Giden Yol
142. "Dua kadar insanları birbirine yaklaştıran bir araya getiren çok az şey vardır hayatta.."
- Mekke'ye Giden Yol
143. "Biz büyük kıt'alarda İslâm nurunun yayıldığını hayal ederken, gözümüzün önündeki İslâm gençliği dâvamızı terkediyor ve ideallerimizden kaçıyor."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
144. "Bir zamanlar büyüktük ve bizi büyük kılan da İslam'dı.Kelimetullah'ın taşıyıcılarıydık.Ona bağlı kaldığımız sürece kalplerimiz ilham doluydu; zihinlerimiz aydınlıktı fakat ne zaman ki Allah-u Azimüşşah'ın bizleri hangi amaçlar için seçtiğini unuttuk; işte o zaman tepeden aşağı düşmeye başladık..."
- Mekke'ye Giden Yol
145. ""İnsan, kendi eliyle yaptıklarına bağlıdır. O, ruhî kurtuluşun ve kaybın bütün imkânlarına sahiptir.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
146. "Mübâlağaya düşmeden diyebiliriz ki, Avrupa Haçlı savaşlarının rûhundan doğmuştur."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
147. "Bir çukurda su hareket etmeden durursa, kokuşur, bataklığa döner; ama kımıldar ve akarsa arınır, berraklaşır; öyleyse insan da gezerek arınır."
- Mekke'ye Giden Yol
148. ""Bu böyledir, çünkü Allah [öylesine sınırsız kudret sahibidir ki,] gündüzü kısaltarak geceyi uzatan O'dur; çünkü Allah olup biten her şeyi görücü, işiticidir.""
- Kur'an Mesajı
149. ""Ey mülkün sahibi Allah'ım! Mülkü dilediğine verir, dilediğinden çekip alırsın; dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırsın; hayr senin elindedir; doğrusu senin her şeye gücün yeter.""
- Mekke'ye Giden Yol
150. "Müslümanlar değildi İslâm'ı yücelten, büyük kılan; tersine İslâm'dı Müslümanları yücelten. Ama ne zaman ki, İslâm onlar için bilinçle izlenen bir hayat programı olmaktan çıkıp da bir alışkanlık haline geldi; işte o zaman uygarlıklarının temelinde yatan yaratıcı dinamizm yok olup yerini uyuşukluğa, kısırlığa ve kültürel yozlaşmaya bıraktı."
- Mekke'ye Giden Yol
151. ""Başka nasıl ibadet edebilir ki Allah'a? O, bedeni de ruhu da birlikte yaratmadı mı? Böyle olunca da insanın ruhuyla olduğu kadar bedeniyle de dua etmesi gerekmez mi?""
- Mekke'ye Giden Yol
152. "Ama onlara, “Allah'ın indirdiğine uyun!” denildiğinde bazıları: “Hayır, biz [yalnız] atalarımızdan gördüğümüz [inanç ve eylemler]e uyarız!” diye cevap verirler. Ya ataları akıllarını hiç kullanmamış ve hidayetten nasib almamış iseler?"
- Kur'an Mesajı
153. "Ama yine de bu adamın en harikulâde yanı, davranışlarında gizli, sakin, ölçülü, kendi âhenklerinin farkında, aceleye getirilmemiş, telâştan uzak davranışlar... taşıdıkları yetkinlik ve ılımlılık, tezahürlerinde görülen ekonomi, insana ustaca uyumu hatırlatıyor. Bu seciyeye Bedeviler arasında oldukça sık rastlanır; çölün tenhalığı, ıssızlığı yansır onda."
- Mekke'ye Giden Yol
154. ""Bir zamanlar büyüktük ve bizi büyük kılan da İslam'dı. Kelimetullah'ın taşıyıcılarıydık. Ona bağlı kaldığımız sürece kalplerimiz ilham doluydu; zihinlerimiz aydınlıktı; fakat ne zaman ki Allah-u Azimüşşan'ın bizleri hangi amaçlar için seçtiğini unuttuk, işte o zaman tepeden aşağı düşmeye başladık. Evet, bunlardan çok uzaklaştık.""
- Mekke'ye Giden Yol
155. "“... ne doğru düşünce iktidarın aleti olabilir, ne de iktidar, sonuna kadar doğru düşüncenin hizmetinde kalmaya razı olur.”"
- Mekke'ye Giden Yol
156. "“İçinde insanın bir pay sahibi olduğu şey...”"
- Mekke'ye Giden Yol
157. ""Başka nasıl ibadet edebilir ki Allah'a? O, bedeni de ruhu da birlikte yaratmadı mı? Böyle olunca da insanın ruhuyla olduğu kadar bedeniyle de dua etmesi gerekmez mi?""
- Mekke'ye Giden Yol
158. "Ama yine de bu adamın en harikulâde yanı, davranışlarında gizli, sakin, ölçülü, kendi âhenklerinin farkında, aceleye getirilmemiş, telâştan uzak davranışlar... taşıdıkları yetkinlik ve ılımlılık, tezahürlerinde görülen ekonomi, insana ustaca uyumu hatırlatıyor. Bu seciyeye Bedeviler arasında oldukça sık rastlanır; çölün tenhalığı, ıssızlığı yansır onda."
- Mekke'ye Giden Yol
159. ""Bugün İslâm dünyasının kesin olarak muhtaç olduğu, yeni bir felsefî görüş değildir. O, bu asra uygun ilim ve teknikle cihazlanmaya muhtaçtır.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
160. "Kader, ancak yolun sonunda kendini açığa vurur; ve yolu adımlamaya devam ettiğimiz sürece onu her zaman ya yanlış anlarız ya da kısmen."
- Mekke'ye Giden Yol
161. "Müslümanlar değildi İslâm'ı yücelten, büyük kılan; tersine İslâm'dı Müslümanları yücelten. Ama ne zaman ki, islâm onlar için bilinçle izlenen bir hayat programı olmaktan çıkıp da bir alışkanlık haline geldi; işte o zaman uygarlıklarının temelinde yatan yaratıcı dinamizm yok olup yerini uyuşukluğa, kısırlığa ve kültürel yozlaşmaya bıraktı."
- Mekke'ye Giden Yol
162. "De ki: “Hayatımız Allah'ın rengi ile renklenir! Kim hayata Allah'tan daha güzel renk verebilir, eğer gerçekten O'na kulluk ediyorsak?”"
- Kur'an Mesajı
163. ""Insanın rûhî ve manevî ilerleme yollarında bizzat ve kendi başına gösterdiği çaba, İslam'ın apaçık olan sosyal muhit ve sosyal yardımlaşma anlayışıyla doğrudan doğruya güç ve denge kazanır.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
164. ""Dinin insana bahşettiği en geniş hayır, ona, yaratıkların ebedî hareketi içinde kendinin de bir parça olduğunun ve olacağının kuvvetle anlatılmış olmasıdır. O, bu evrensel cihazın hudutsuz düzeni içinde mahdut bir parçadır.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
165. "Peygamberin, 'Allah hiçbir dert yaratmamıştır ki çaresini de birlikte yaratmamış olsun' sözünü düşünen Müslümanlar, bundan, Allah iradesinin yeryüzündeki tecellisini idrak için bu bilinmeyen çarenin araştırılması gerektiğini çıkarıyorlardı"
- Mekke'ye Giden Yol
166. "Daha önce varlığından bile haberdar olmadığım şeyleri açık gözlerle izleyerek, o sıcak yaz günlerinde, Şam'ın eski çarşısında daracık geçitlerde dolaşıp dururken, bu insanların hayatında yankılanan manevi huzuru yepyeni bir kavrayış noktasından, yepyeni bir heyecanla izledim. Taşıdıkları güven duygusu, birbirlerine karşı gösterdikleri tavırda; birbirleriyle karşılaştıkları ya da ayrıldıkları zaman davranışlarına yansıyan sıcak ağırbaşlılıkta; sade sıcak bir arkadaşlık duygusuyla çocuklar gibi el ele tutup birlikte yürüyen iki adamın sevgi ve güvenle parıldayan bakışlarında; dükkancılar arasında esen, riyadan ve hesapçılıktan uzak güleryüzlü komşuluk havasında hemen kendini açığa vuruyordu. Bu küçük dükkanlar da küçük tacirlerin, gelip geçeni alışverişe çağıran bu karşı konulmaz çığırtkanların bakışlarında birbirlerine karşı en ufak bir endişe, en ufak bir çekememezlik okuyamazdınız; öyle ki, bir dükkan sahibi, ne zaman gerekli olsa, dükkanını rahatlıkla komşusuna, rakibine emanet edip gidebilirdi. Sözgelimi, çok kere kapalı bir tezgahın önünde, satıcıyı beklemekle bir başka tezgaha gitmek düşüncesi arasında bocalıyan müşterilere rastlardınız; bunu fark eden komşu dükkanın sahibi, yani rakip satıcı hemen koşup müşteriden ne istediğini sorar ve müşterinin istediği malı, kendi tezgahından çıkarıp müşteriye satar ve parasını da komşusunun tezgahına bırakırdı. Böyle bir töreye Avrupa'nın neresinde rastlanabilir?"
- Mekke'ye Giden Yol
167. "Türkler, gün gelip Arabların, Müslüman dünyanın liderliğini yeniden ele geçirmek üzere uyanacaklarından her zaman biraz korkmuşlardır ."
- Mekke'ye Giden Yol
168. "Öyleyse sana vahyedilmiş herşeye sımsıkı sarıl,çünkü sen dosdoğru bir yoldasın.
Ve bu vahiy senin ve halkın için bir şeref ve itibar kaynağı olacaktır,ama zamanı gelince hepiniz ona karşı tutumunuzdan dolayı hesaba çekileceksiniz."
- Kur'an Mesajı
169. "Nereye giderse gitsin, insan kaderini boynunda taşımıyor mu?"
- Mekke'ye Giden Yol
170. "Bir çukurda su hareket etmeden durursa, kokuşur, bataklığa döner; ama kımıldar ve akarsa arınır, berraklaşır. Öyleyse insan da gezerek arınır."
- Mekke'ye Giden Yol
171. "“Bir yere ait olmak, ama nereye? Bir şeyle bütünleşmek, ama neyle?”"
- Mekke'ye Giden Yol
172. "Zira ne ruh iktidara hizmetçilik edebilir ne de iktidar ruha hizmet etmek ister."
- Mekke'ye Giden Yol
173. "Fakat benim asıl ilgimi çeken husus, bugünkü Müslümanların İslâmî öğretiyi uygulamaktaki başarısızlıkları ya da uyuşuklukları değil, bizzat bu öğretinin içinde taşıdığı gizli gücün, dinamizmin kendisiydi. Doğuş döneminde, kısa bir süre için de olsa, İslâm şeriatının öğretiden uygulamaya büyük bir başarıyla aktarılabilmiş olduğunu bilmek bana yetiyordu; bu durum aynı başarıya bir gün yeniden ulaşılabileceği yolunda beslenen umutların bir güvencesiydi.
Orijinal düşünce, özündeki mesajın sesine kulak verenler için bütün açıklığıyla ortada dururken, bu insanları onu yaşamaktansa alıkoyan neydi?
Ve mümkündür ki, diye düşünüyordum, mesajın eyleme ve giderek hayata yön vermesi için ilk Müslümanlardan daha çetin bir mücadele bekliyordu biz sonrakileri."
- Mekke'ye Giden Yol
174. ""Bugün İslâm dünyasının kesin olarak muhtaç olduğu, yeni bir felsefî görüş değildir. O, bu asra uygun ilim ve teknikle cihazlanmaya muhtaçtır.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
175. "Kader, ancak yolun sonunda kendini açığa vurur; ve yolu adımlamaya devam ettiğimiz sürece onu her zaman ya yanlış anlarız ya da kısmen."
- Mekke'ye Giden Yol
176. "Nereye giderse gitsin, insan kaderini boynunda taşımıyor mu?"
- Mekke'ye Giden Yol
177. "Bir çukurda su hareket etmeden durursa, kokuşur, bataklığa döner; ama kımıldar ve akarsa arınır, berraklaşır. Öyleyse insan da gezerek arınır."
- Mekke'ye Giden Yol
178. "“Bir yere ait olmak, ama nereye? Bir şeyle bütünleşmek, ama neyle?”"
- Mekke'ye Giden Yol
179. "İslam, ne mistik bir inanç ne de bir felsefedir."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
180. ""İslâm'ı diğer sistemlerden ayıran esaslar içinde bizce en önemlisi, insan hayatının rûhî ve maddî tarafları arasında kurduğu tam âhenktir. ""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
181. "“Yabancı medeniyeti taklit meyli, aşağılık duygusunun neticesidir.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
182. "Sünnet, İslam binasını tutan çelik iskelet idi. Sen, herhangi bir binanın iskeletini yok edince, kağıttan bir baraka gibi onun çökmesine şaşar mısın?"
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
183. "Nisa suresi 124. Ayet
Halbuki ister erkek ister kadın olsun iman edip (yapabileceği) doğru ve yararlı işler yapan kimse cennete girecek ve bir çekirdeği(ni dolduracak) kadar bile haksızlığa uğramayacaktır."
- Kur'an Mesajı
184. "1922'den 1926 yılına kadar sempatizan bir yabancı olarak ve o tarihten bu yana da İslam toplumunun amaç umutlarını paylaşan bir Müslüman olarak Orta Doğu'da geçirdiğim bu kadar yıl boyunca Avrupa'nın, Müslümanların kültürel hayatı ve politik bağımsızlığı üzerindeki sürekli ve sistemli tecavüzüne tanık oldum hep; Müslüman halklar ne zaman bu tecavüze karşı kendilerini savunmaya kalksalar, o yıpratıcı bönlüğüyle Avrupa kamuoyu onların bu direnişini, değişmez biçimde hep 'yabancı düşmanlığı' yaftasıyla karalamaya çalışır.
Avrupa, Orta Doğu'da olup biten her şeyi bu kaba yöntemle küçümsemeye, tarihin akışını Batı'nın "ilgi alanına" sokmaya ve bu daracık alanda ona ihtiraslı gözlerle bakmaya alışmıştır nice zamandır. Avrupa'nın her yerinde (Britanya hariç) kamuoyunda, İrlanda bağımsızlık savaşına ya da Polonya'nın ulusal kurtuluş dü şüne gösterilen sempati, Müslümanlar arasında uyanan benzer özlemlere kadar uzanacak soluğu bulamamaktadır kendinde. Batı'nın Orta Doğu hakkındaki temel tezi, politik düzlemde karışıklık yaratmak, ekonomik düzlemde de geri kalmışlığı kader haline getirmek olmuştur her zaman. Batı'nın her müdahalesi, onu hazır layan güçler tarafından sadece Batı'nın "meşru" çıkarlarını korumakla kalmayıp, ayrıca yerli halkın kalkınma programını da güven altına almak amacına dayandığı yolunda, sözüm ona, son derece iyilik sever bir kılıf içinde yansıtılmaya çalışılmıştır."
- Mekke'ye Giden Yol
185. "Zeyd'in sesinde bir tevekkül havası var: olup biten ve artık değiştirilmeyen şeyler karşısında duyulan hazin bir tevekkül. Batılıların, İslam'ın hayat görüşünde, inatçı bir bönlükle, 'fatalizm' olarak nitelendirdikleri şey, Müslümanın, olup bitenin değiştirilemezliği yönünde benimsediği bu "kadere rıza" tavrıdır. Müslüman, geçmişte olanın nasıl olmuşsa öyle olması gerektiğini, başka türlü de olamıyacağını düşünür. Bu anlamda 'kadere rıza', gelecekle değil, mühasıran geçmişle ilgili bir tutumdur; eylemin, umut ve ilerlemenin karışısın da değildir; geçip giden ve bir imtihan duyarlığı içinde yaşanan realitenin, Allah iradesinin bir tecellisinden başka bir şey olmadığını gören ve bu iradenin önünde eğilen dinamik bir bilincin ifadesidir."
- Mekke'ye Giden Yol
186. "İnsanla insan arasındaki yolu tıkayan yalnızlaştırıcı engellerin hepsini bir çırpıda kaldırıp atan dünya görüşünün sağladığı köklü bir akrabalıktı bu."
- Mekke'ye Giden Yol
187. "Zaman kendisine her zaman şüpheyle bakılan bir düşmandır..."
- Mekke'ye Giden Yol
188. ""Benim ülkem öte dünya olduğu kadar bu dünyadır da; benim ülkem insandan ruhunu da istiyor, bedenini de; insanın düşündüğü, duyduğu, yaptığı her şeyi kucaklıyor; duasını olduğu kadar dünya telaşını, siyasi aksiyonunu olduğu kadar ev hayatını; benim ülkemin ucu bucağı yoktur.""
- Mekke'ye Giden Yol
189. "Kalın tomurcuklu taze yeşil afyon, çarşının her yanında satılıyordu ve bu, afyon kullanımının daha hafif bir türü olarak bol bol tüketiliyordu anlaşılan. Çocuklar bile kapı aralarında, köşe bucakta afyon tohumu yiyorlardı. İki üç çocuk bir araya geldi mi, çoğu zaman onların, aralarında, bu lezzetli nesneyi, yetişkinlere yakışan bir diğergamlıkla bölüştüklerini görürdünüz; bu işi yaparken hallerinde çocukça bencillikten eser yoktur, ama çocukça bir neşe ve canlılık da yoktur. Başka ne yapabilirlerdi ki? Daha erken yaşlarında, ne zaman ağlayıp da büyüklerinin kulaklarını tırmalasalar, ağızlarına hemen bir avuç afyon tohumu tıkılıyordu. Ve böylece, büyüyüp de cadde sokak dolaşmaya başladıkları zaman, keyif düşkünlüğü, keşlik ve miskinlik çoktan bulandırmış oluyordu dimağlarını."
- Mekke'ye Giden Yol
190. ""Söyler misin bana? Tüm açıklığı ve yalınlığıyla Peygamberinizin getirdiği o insani çağrı, nasıl oldu da, kısır gay-guy'ların kılı kırk yaran spekülasyonların arasında kaybolup gitti? Peki, Peygamberiniz; 'Komşusu açken tok yatan bizden değildir.' dediği halde, prensleriniz, büyük mülk ve toprak sahipleriniz lüks ve israf için de yaşarken, çoğunluğu oluşturan öteki Müslüman kardeşlerinizin ağızsız dilsiz bir yoksulluk ve sefalet içinde sürünmelerini nasıl açıklarsınız? Peygamber ve arkadaşlarının kadınları, onların hayatında o kadar önemli bir rol oynamış oldukları halde, sizin, kadınlarınızı niçin hayatınızın kıyısına sürüp attığınızı bana açıklayabilir misiniz? Ve yine Peygamberiniz: 'İlim talep etmek, kadın erkek, her Müslüman için en büyük ibadetlerden biridir; ya da, 'Alim kişinin, yalnızca zahid olan kişiye üstünlüğü ayın diğer bütün yıldızlara olan üstünlüğü gibidir.' dediği halde, siz, bugünün Müslümanları, çoğunuzun eğitimsiz kalmış olmanıza ve içinizde ancak çok az kimsenin okuma yazma biliyor olmasına ne dersiniz?""
- Mekke'ye Giden Yol
191. ""Olabilir," dedim, "belki ikinci bir kadın almak bir erkeğe zor gelmez; peki ya birinci kadın? Bu ona zor gelmez mi?""
- Mekke'ye Giden Yol
192. "Gerçekten olağanüstü bir selvi korusuydu orası; Üsküdar'da, Boğaz sırtlarında, Türk mezarlığı, selvi ağaçları arasında uzanan geçitler, patikalar ve selvilerin altında üzerinde yıpranıp gitmiş"
- Mekke'ye Giden Yol
193. "Biz büyük kıťalarda İslâm nurunun yayıldığını hayal ederken, gözümüzün önündeki İslâm gençliği dâvamızı terk ediyor ve ideallerimizden kaçıyor!"
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
194. "Bir çukurda su hareket etmeden durursa, kokuşur, bataklığa döner; ama kımıldar ve akarsa arınır, berraklaşır; öyleyse insan da gezerek arınır"
- Mekke'ye Giden Yol
195. "“Aklı başında insanlar gibi evimizde yan yatacağımıza neden hep böyle belâlar sararız başımıza?”"
- Mekke'ye Giden Yol
196. "Zira Arabistan'da derler ki kahvenin iyi olması için "ölüm gibi acı ve aşk gibi sıcak" olması gerekirmiş."
- Mekke'ye Giden Yol
197. "Ama onlara, “Allah'ın indirdiğine uyun!” denildiğinde bazıları: “Hayır, biz [yalnız] atalarımızdan gördüğümüz [inanç ve eylemler]e uyarız!” diye cevap verirler. Ya ataları akıllarını hiç kullanmamış ve hidayetten nasib almamış iseler?
Bakara 170"
- Kur'an Mesajı
198. "Başka nasıl ibadet edebiliriz ki Allah'a? O, bedeni de, ruhu da birlikte yaratmadı mı? Böyle olunca da insanın ruhuyla olduğu kadar bedeniyle de dua etmesi gerekmez mi? Bakın, biz Müslümanlar duamızı"
- Mekke'ye Giden Yol
199. ""Maddi ilerleme, ruhsal tutumumuzun yeniden yönlendirilmesiyle, mutlak değerlere yönelmiş yeni bir inançla el ele yürümedikçe, insan mutluluğunun sınırlarını genişletmek olduğu iddia edilen amacında asla başarıya ulaşamayacaktır.""
- Mekke'ye Giden Yol
200. "İnsanlık, ideolojik bir temele dayalı yeni bir toplumsal sözleşmeye her zamankinden daha çok ve gittikçe artan bir kesinlikle, bizim çağımızda ihtiyaç duymaktaydı; bize, ilerleme adına başını alıp giden maddi ilerlemenin boşluğunu, koçluğunu gösterecek ve bu arada insanlığa muhtaç olduğu hayat soluğunu bahşedecek bir dine, bir inanca duyulan ihtiyaçtı bu; bize ruhsal ve fiziksel yönelişlerimiz arasında gerekli dengenin nasıl kurulabileceğini öğreten ve bu sûretle bizi, baş aşağı dalıp gittiğimiz felâketten kurtaracak bir dine duyulan ihtiyaç…"
- Mekke'ye Giden Yol
201. ""İslâm'ı diğer sistemlerden ayıran esaslar içinde bizce en önemlisi, insan hayatının rûhî ve maddî tarafları arasında kurduğu tam âhenktir. ""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
202. "“Yabancı medeniyeti taklit meyli, aşağılık duygusunun neticesidir.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
203. "“Aklı başında insanlar gibi evimizde yan yatacağımıza neden hep böyle belâlar sararız başımıza?”"
- Mekke'ye Giden Yol
204. "İnsanları namaza ve kurtuluşa çağıran, uyaran, müjde veren ve sonunda kalbleri bütün dünyevi bağlılıklardan gelip geçici değerlerden, büyüklükleri bir yanılsamadan, bir fitneden ibaret olan her türlü beşerî otoritenin iğvasından koparıp alan sesler ufuktan ufuğa koşuyor: Allâhu ekber, Allâhu ekber!"
- Mekke'ye Giden Yol
205. "Kendini henüz bulmaya başlamış bir uygarlığın üzerinde, düşünülebilecek en derin kollektif dalgalanmaydı Haçlı Seferleri."
- Mekke'ye Giden Yol
206. ""Bir medeniyet veya kültürün başkalarından üstün olması geniş çapta madde bilgisine - bu da iyi olmakla beraber- bağlı ve dayalı değildir. Bu üstünlük; bir kültür ve medeniyetin ahlâkî faaliyet ve başarısı, insan hayatının bütün kısım ve yönleri arasında âhenk ve düzen meydana getiren büyük kudretiyle ölçülür.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
207. "Gerçek erdemlilik, yüzünüzü doğuya veya batıya çevirmeniz ile ilgili değildir; ama gerçek erdem sahibi, Allah’a, Ahiret Günü’ne, meleklere, vahye ve Peygamberlere inanan, servetini -kendisi için ne kadar kıymetli olsa da- akrabasına, yetimlere, ihtiyaç sahiplerine, yolculara, (yardım) isteyenlere ve insanları kölelikten kurtarmaya harcayan; namazında devamlı ve dikkatli olan ve arındırıcı [malî] yükümlülüğünü ifa eden kişidir; ve [gerçek erdem sahipleri] söz verdiklerinde sözlerini tutan, felaket, zorluk ve sıkıntı anlarında sabredenlerdir: İşte onlardır sadakatlerini gösterenler ve işte onlardır Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar.
Bakara Suresi/177."
- Kur'an Mesajı
208. "Nereye giderse gitsin , İnsan kaderini boynunda taşımıyor mu ?"
- Mekke'ye Giden Yol
209. "Çünkü kişisel planda estetik endişelere kayıtsız kalmayan Arab geleneği, bir şehre giren yolcudan, tıpkı devesine atlayıp da yola çıktığı günkü kadar çekici, terütaze ve temiz olmasını ister. Ve biz de işte bu geleneğe uyarak su tulumlarımızda kalan suyla yüzümüzü yıkıyor, uzayan sakallarımızı kırpıp düzeltiyor, eyer heybelerinden bembeyaz entarilerimizi çıkarıyoruz. Haftalarca süren yolculuk sırasında çöl tozuyla ağırlaşan abayelerimizi silkip fırçalıyor, eyer heybelerinin rengarenk püsküllerini düzeltiyor ve develeri en şık takımlarla donatıyoruz. Şimdi artık Ha'il'de boy göstermeye hazırız."
- Mekke'ye Giden Yol
210. ""Bu önyargı hakkında gerçekten inandırıcı bir açıklama bulmak için," dedim, "tarihi derinliğine kurcalamak ve Batı ile İslam dünyası arasındaki ilk ilişkilerin psikolojik arka planını anlamaya çalışmak gerekir. Batı'nın İslam hakkında bugün duyup düşündüğü şeyler, Haçlı Seferleri sırasında oluşan izlenimlerden, daha teknik bir deyimle damgalanmalardan kaynaklanmaktadır.""
- Mekke'ye Giden Yol
211. "Arabistan'da oldukça yaygın bir deyime göre, kahvenin kahve olması için 'aşk gibi değil, ölüm gibi acı olması' gerekir."
- Mekke'ye Giden Yol
212. "İçimdeki dünya sessiz, çevremdeki gece de öyle.."
- Mekke'ye Giden Yol
213. ""İçinde yaşadığımız yeni ilim asrı, Hristiyan Avrupa'da değil; Dimaşk, Bağdad, Kahire ve Kurtuba gibi İslami merkezlerde doğdu." dersek mübalağa (abartmış) etmiş olmayız"
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
214. "Ve yolunu kaybetmiş görüp seni doğru yola ulaştırmadı mı?"
- Kur'an Mesajı
215. ""Kendini Allah'a teslim eden, bizim kardeşimizdir !""
- Mekke'ye Giden Yol
216. ""Bir medeniyet veya kültürün başkalarından üstün olması geniş çapta madde bilgisine - bu da iyi olmakla beraber- bağlı ve dayalı değildir. Bu üstünlük; bir kültür ve medeniyetin ahlâkî faaliyet ve başarısı, insan hayatının bütün kısım ve yönleri arasında âhenk ve düzen meydana getiren büyük kudretiyle ölçülür.""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
217. "İster Şark'tan ister Garp'tan hiçbir müessese ile islam'ın kâmil binasını değiştiremeyiz."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
218. "Hayat tezahürlerinin çeşitli olması dolayısiyle, insanda yaratılıştan var olan sıfatlar da durumdan duruma değişmektedir. Bu sebeple, bütün insanların ayni kemâli elde etmeleri gerektiğini -veya isteseler edebileceklerini- sanmamız imkânsızdır. Nitekim, mükemmel bir yarış atıyla eksiksiz bir yük atından ayni sıfatları taşımalarını beklememiz de böylece imkânsızdır."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
219. "“Ey Allah'ım; insana ne sınırsız bir özgürlük bahşetmişsin! .. ""
- Mekke'ye Giden Yol
220. "Ve mümkündür ki, diye düşünüyordum, mesajın eyleme ve giderek hayata yön vermesi için ilk Müslümanlardan daha çetin bir mücadele bekliyordu biz sonrakileri. Bizimkinden daha basit bir çevrede yaşadı onlar ve dolayısıyla çözümü daha kolay problemler ve güçlüklerdi onların önüne çıkan. Bizim yaşadığımız dünya, manevi planda ve buna bağlı olarak toplumsal ve ekonomik planda neyin eğri neyin doğru olduğu belli olmayan ve böyle olduğu için de sürgit yalpalayan bir dünyaydı. Insanın tek başına kurtulabileceğine ve hatta, böyle bireysel bir "kurtuluş" ihtiyacı içinde olabileceğine inanmıyordum; kurtulması ya da kurtarılması gereken modern toplumdu. Insanlık, ıdeolojik bir temele dayalı yeni bir toplumsal sözleşmeye her zamankinden daha çok ve gittikçe artan bir kesinlikle, bizim çağımızda ihtiyaç duymaktaydı; bize, salt ilerleme adına başını alıp giden maddî ilerlemenin boşluğunu, kofluğunu gösterecek ve bu arada insanlığa muhtaç olduğu hayat soluğunu bahşedecek bir dine, bir inanca duyulan ihtiyaçtı bu; bize ruhsal ve fiziksel yönelişlerimiz arasında gerekli dengenin nasıl kurulabileceğini öğreten ve bu sûretle bizi, baş aşağı dalıp gittiğimiz felâketten kurtaracak bir dine duyulan ihtiyaç..."
- Mekke'ye Giden Yol
221. "..bu gözlere yıllar hiç dokunmamıştı sanki."
- Mekke'ye Giden Yol
222. "İslam,sözcüğün genel geçer anlamı ile bir 'din' olmaktan çok bir hayat tarzı, bir yaşama yöntemiydi .Allah inancı ve kulluk duyarlılığına dayalı topyekün bir yaşama programıydı."
- Mekke'ye Giden Yol
223. ""Allah hiç kimseye taşıyabileceğinden daha fazlasını yüklemez:kişinin yaptığı her iyilik kendi lehinedir.,Her kötülük kendi aleyhine. "
"Ey Rabbimiz! unutur veya bilmeden hata yaparsak bizi sorgulama !"
"Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yükler yükleme! "278
"Ey Rabbimiz! güç yetiremeyeceğimiz yükleri bize taşıtma!"
"Günahlarımizi affet ,bizi bağışla ve rahmetini yağdır üstümüze! Sen yüce Mevlamızsın , hakikati inkar eden topluma karşı bize yardım et!""
- Kur'an Mesajı
224. "Zeyd, parmağıyla göğü göstererek, ağırbaşlı ama aynı zaman da alçakgönüllü bir sesle, ancak bir Arab'ın konuşabileceği bir tarz da devam ediyor: "Bu yol, efendimiz İbrahim'e, tam oğlunu kurban edeceği sırada Allah tarafından gönderilen kurbanlık koçun yoludur. Allah, merhametini böyle göstermek istemişti o kuluna... Seni unutacağını mı zannediyorsun?" Zeyd'in yatıştırıcı sözleri karşısında Ebu Said'in yüzü, çocuksu bir merak içinde yumuşuyor ve görünür biçimde sakinleşiyor. Hocasını izleyen küçük bir öğrenci gibi dikkatle göğe bakıyor ve orada kendi ümitsizliğine bir cevap bulmaya çalışıyor."
- Mekke'ye Giden Yol
225. "Artık kendi adı bile unutulmuştur şehrin; on dört yüzyıldan beri 'Medinetü'n-Nebi', yani 'Peygamberin şehri' olarak anılmaktadır."
- Mekke'ye Giden Yol
226. "Bütün çağlarda insanlar tamahı, açgözlülüğü tanımışlardır: ama tamah ve açgözlülük başka hiçbir çağda bugün olduğu kadar, eşyaya yönelmiş ölçüsüz, taşkın, başka her türlü duyguyu gölgede bırakırcasına ciğer sökücü bir hırs halinde kendini açığa vur mamıştı. Daha çok şeye sahip olmak daha çok şey yapmak, daha çok şey başarmak...
Bugün dünden daha çok, yarın bugünden daha ileride. İnsan ların boyunlarına binmişti ifrit; kamçısını tam yüreklerinin başına indiriyor ve uzaklarda alayla göz kırpan yalancı hedeflere doğru dehliyordu onları; daha yanına varır varmaz çözülüp yok olan ve aşağılayıcı bir biçimde hiçleşen hedeflere... Her başarıyı yeni ve daha parlak hedefler izliyor ve her hedefin başında onları daha acı, daha tüketici bir hiçlik bekliyordu. Ve bu dinmez bir susuzluk halinde insan ruhunu kemire kemire ta mezara kadar böylece uzayıp gidiyordu; ama kimse bu amaçsız koşunun farkında değildi, görmüyorlar, bilmiyorlardı:
•Hayır öyle değil, ileride bileceksiniz! Hayır, bir bilseniz kesin (bir) bilgiyle, And olsun, göreceksiniz cehennemi..."
- Mekke'ye Giden Yol
227. "Ev sahibi hala sessizdi; öyle ki bu yüklenişimle onu derinden yaralamış olduğumu düşünmeye başladım. Beni izleyecek kadar Farsça bilmeyen udlu adamsa Hakim'e öylesine haraketle bir şeyler"
- Mekke'ye Giden Yol
228. "Eğer Hz. Muhammed (s.a.v.) de Hristiyan rahiplerin izinden giderek insanları sadece Allah'a inanmaya, ebedi kurtuluş için ona dua etmeye çağırsaydı, şimşekleri o kadar üzerine çekmezdi. Ama o hiçbir zaman Allah'ın hakkını Allah'a, Kayzerin hakkını Kayzere bırakan Hıristiyanı ikiyüzlülüğe tevessül edip, mesajını sadece iman, zühd ve kişisel ahlakla sınırlandırmadı. Hem bunu nasıl yapardı? Allah O'na, "Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, öte dünyada da" diye dua etmesini buyurmuyor muydu?"
- Mekke'ye Giden Yol
229. "Hatice kocasını yatıştırmak için onu alıp kuzeni Varaka'ya götürdü; Varaka, yıllar önce Hristiyan olmuş, geleneğe göre İncil'i İbranicesinden okuyabilen bilgili biriydi. Artık iyice yaşlanmış gözleri kör olmuştu. Hatice ona: "Ey amcamoğlu, bu akrabanı biraz dinlesene!" Ve Muhammed (s.a.v.) başından geçenleri olduğu gibi Varaka'ya anlattı. O zaman Varaka bir elini haşyetle yukarı kaldırıp şöyle dedi: "Bu anlattığın vahiy meleği olmalı; Allah'ın önceki rasullerine de gönderdiği Cebrail. Ah, genç olsaydım, o gün yaşasaydım da halkın seni bu şehirden çıkardığı zaman sana yardım edebilseydim!" Bunun üzerine Muhammed (s.a.v.) şaşkınlıkla sordu: "Halkım beni çıkaracak mı?" Bilge Varaka şöyle cevap verdi: "Evet çıkaracaklar. Hiçbir kimse yoktur ki, senin getirdiklerini insanlara getirsin de, onlar da onu yerinden yurdundan çıkarıp zulmetmesinler."
Gerçekten de ona onüç yıl boyunca zulmetti. Mekkeliler; ve sonunda o da Mekke'den vazgeçip Medine'ye göç etti."
- Mekke'ye Giden Yol
230. "Ezeli ve Ebedi Gerçeği, kavranabilecek her şeyin ve her oluşun künhünü özünde taşıyan gerçeğin görünmez kitabı bütün çıplaklığıyla kalbine açılmış idrak edilmeyi bekliyordu; ve ondan bu kitabı 'okuması' isteniyordu; bütün dünyaya okuması, insanlara 'bilmediklerini' ve kendi başlarına öğrenemiyecekleri şeyi öğretmesi isteniyordu... Muhammed (s.a.v.) bu vizyonunun muazzam yükü altında bunalmış, sendelemişti: O da yanan çalı karşısındaki Musa gibi peygamberlik görevi için yeterli olmadığını düşünüyor ve Allah'ın O'nu peygamber olarak seçmiş olabileceği düşüncesi karşısında korkuyla ürperiyordu."
- Mekke'ye Giden Yol
231. "Sadece inanmak değil, dürüst ve erdemli yaşamakta bu zihinsel idrakin ve tefekkürün zorunlu bir sonucudur."
- Kur'an Mesajı
232. "“... kendimi bildim bileli beni öylesine huzursuz kılan, beni tehlikeden tehlikeye, rastlantıdan rastlantıya sürükleyip duran bu gezip dolaşmak dürtüsü, macera düşkünlüğünden çok, dünyada bana ait sükun dolu köşeyi bulmak tutkusundan, başıma gelenlerle düşündüklerim, hissettiklerim ve arzuladıklarım arasında açık, yalın bir ilişki kurabileceğim o denge noktasına ulaşmak tutkusundan gücünü alıyor.”"
- Mekke'ye Giden Yol
233. "Belki ölmeden önce çıldırırım; çünkü bedenin acıları zihnin dehşetiyle birlikte büyüyor; biri ötekini azdırıyor, dağlayıp hırpalayarak ya da korkunç şeyler fısıldayarak..."
- Mekke'ye Giden Yol
234. "Yeniden yola koyuluyoruz, yavaş yavaş, acılar içinde kıvranarak batıya doğru. Batıya doğru: ne boş, ne anlamsız bir söz! Dalgananıp duran bu aldatıcı kum denizinde “batıya doğru” sözü ne ifade ediyor?"
- Mekke'ye Giden Yol
235. "“... artık bir yabancı olmadığın yerde bile toprağa işleyen kökün yok.
Niçin, benimle aynı şeylere inanan insanların arasında kendi yerimi bulduğum halde, derinlere kök sürmemiştim ben?
Ve niçin hâlâ yoluma devam etmek zorunda hissediyorum kendimi?"
- Mekke'ye Giden Yol
236. "…. Umut bağladığımız adam bir Mûsâ değil, Meğer bir Fîravunmuş…"
- Mekke'ye Giden Yol
237. "Söyler misim kardeşim? Aklı başında insanlar gibi evimizde yan yatacağımıza neden hep böyle belalar sararız başımıza?"
- Mekke'ye Giden Yol
238. "Çünkü [yalnız] Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olanları Rabb'leri katında mutluluk bahçeleri beklemektedir."
- Kur'an Mesajı
239. "Benim Müslüman oluşum, Müslümanlar arasında uzun yıllar yaşamış olmamdan ileri gelmiyordu; tersine İslâm'ı benimsediğim için Müslümanlar arasında yaşamayı seçtim ben."
- Mekke'ye Giden Yol
240. "Yahudilere Filistin’de “ulusal bir yurt” vaad eden 1917 Balfour Deklarasyon’nda, sömürgeci güçlerin hepsi için geçerli o eski “böl ve yönet” ilkesini pervasızca yürürlüğe koymayı amaçlayan politik bir manevranın kaba yansımasını görüyordum. Bu ilke, tıpkı 1916’da İngilizlerin, zamanın Mekke Emiri Şerif Hüseyin’e, Türklere karşı destek sağlamasına karşılık olarak, Akdeniz’le Fars Körfezi arasında kalan topraklar üzerinde bağımsız bir Arap devleti vaad etmelerinde olduğu gibi, Filistin meselesinde de çirkin bir biçimde apaçık ortadaydı. İngilizler, sadece bir yol sonra, Fransızlarla, Suriye ve Lübnan üzerinde bir Fransız dominyonu oluşturmak üzere, gizli Sykes-Picot Antlaşması’nı yaparak bu sözlerinden dönmekle kalmamışlar, dolaylı olarak, Filistin’i de, Araplara karşı kabul ettikleri yükümlülüklerin dışında tutmaktan çekinmemişlerdi."
- Mekke'ye Giden Yol
241. "...“Ehlen ve sehlen” dedi. Arabların kulladığı bu çok eski ve sıcak ifade “ehlinizin, yakınlarınızın arasındasınız; artık düz ve emin bir zeminde yürüyebilirsiniz” anlamına geliyordu."
- Mekke'ye Giden Yol
242. "Hz. Muhammed'in çağrısı fiziki ihtiyaçları göz ardı eden, dünyevî hayatı bir kenara iten salt mistik bir çağrı değildi. Ruhun ve bedenin aynı gerçekliğin, bir bütün olarak insan hayatının değişik, fakat birbirinden ayrılmaz yanları olduğunu va'z eden bir çağrıydı onunkisi."
- Mekke'ye Giden Yol
243. "“İslâm'da vazife ve ta'limât olarak ne varsa hepsi yerli yerine konmuştur""
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
244. "Resulullah'ın (s.a.) sünnetini uygulamak , İslam' ın varlığını ve ilerlemisini korumak demektir. Sünnetin terki ise, İslam'ın çökmesidir."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
245. "Bir müslüman giyinişinde,âdetlerinde ve hayat tarzında Avrupa'yı taklit ederse,ortaya koyduğu dâvâ ne olursa olsun,Avrupa medeniyetini tercih ettiği ortaya çıkmış olur."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
246. ""Ehlen ve sehlen, ey oğul!...""
- Kalbin Yuvaya Dönüşü Mekke’ye Giden Yol 2
247. "Allah, size emanet edilen (şey)leri ehil olanlara tevdi etmenizi ve her ne zaman insanlar arasında hüküm verecek olursanız adaletle hükmetmenizi emreder."
- Kur'an Mesajı
248. "İslam, ne mistik bir inanç, ne de bir felsefedir. O, Allah'ın yarattıkları için koyduğu kanunlara uygun bir hayat tarzı ve yoludur. Onun en yüksek işi, insan hayatının maddi ve manevi hayatı arasında tam bir uzlaşma meydana getirmektir."
- Yolların Ayrılış Noktasında İslam
249. "[Fakat unutmayın ki,] onların ne etleri Allah’a ulaşır, ne de kanları; lakin O’na ulaşan,"
İşte bu amaçla, onları sizin yararınıza sunuyoruz ki, size ulaşma yolunu, yordamını gösterdiği (her türlü rahmet) için O’nun yüceliğini saygıyla anasınız. Öyleyse, o iyilik yapanları müjdele.
~Hac süresi/37"
- Kur'an Mesajı
250. "["
]
"
Neden söyledikleriniz ile yaptıklarınız birbirine uymuyor?
Allah nazarında en tiksinti verici şeydir!
Gerçek şu ki Allah [ yanlızca]kendi davası uğrunda,sağlam ve yekpare bir bina gibi,
kenetlenmiş saflar halinde savaşanları sever."
- Kur'an Mesajı