
Midak Sokağı Kitap Tanıtımı
“Sokak benim için bütün bir dünyanın sembolüdür, dünyayı nasıl görüyorsam sokağı da öyle biçimlendirdim.”
-Necib Mahfuz-
Kahire’nin yoksul bir semtinde bir arka sokak ve bu sokağın sakinleri, Necib Mahfuz’un bu çok sevilen romanının dokusunu oluşturuyor. Para hırsıyla fahişeliği seçen güzel Hamide’nin çevresinde dönen romanda Necib Mahfuz, Midak Sokağı’nın insanlarını kuşatan acıları, sevinçleri, kinleri, heyecanları ve aşkları canlı tablolarla, bir Doğu masalının büyülü havasıyla veriyor. İngiliz egemenliğinin hüküm sürdüğü dönemde yaşanan olaylarda, Kahire’nin bu arka sokağı her sayfada kendini hissettiriyor, ruhuyla, atmosferiyle, karakterleriyle okurun belleğine kazınıyor. Halkın telaşlı, kavgalı-gürültülü yaşamı sesini duyuruyor. Mahfuz’un da içinden geldiği bu hayat, romanı besleyen malzeme oluyor.
Mahallenin Şeyh Derviş’i, dilenci olmak isteyenleri para karşılığı sakatlayan Zaita, genç berber Abbas, zengin ve kadın düşkünü Elvan Salim, eşcinsel kahveci Kirşa, arabulucu Ümmü Hamide ve kızı Hamide ile Midak Sokağı, büyülü bir dünya ama bir cennet değil; Mısır’ın küçük ve eksiksiz bir kopyası.

Midak Sokağı Kitaptan Alıntılar
1. "Hayat güzeldir ve zevklidir, ama kötü bir ruhun karamsarlığı en iştah açıcı lezzeti bile kirletir."
2. ""Dünyaya birisine ait olmak için gelmedin mi? Ben de ait olman gereken insanım.""
3. "Hangimiz bu dünyaya geldiğimizde bir kral gibi karşılanmaz ki! Ama sonradan kötü talihinin kararlaştırdığı yöne gider. Bu, doğanın en zekice ihanetlerinden biridir."
4. "Eğer seviyorsak bütün dünya bizimle gülmelidir."
5. "Hayatı uykuyla geçen birine ölüm nasıl zarar verebilir ki?"
6. "Sen buradakilerden farklısın. Buraya ait değilsin."
7. ""Güzel sesi olanlar bazen kendi söyledikleri şarkıların tadını çıkaramazlar.""
8. "" Hayatı uykuyla geçen birine ölüm nasıl zarar verebilir ki ? ""
9. ""Bu gençlerin davranışlarına şaşırmamak elde değil. Beş paraları yok, ama evlenmemek ve sokak halkına yiyeceklerini çöplüklerde bulan bir sürü çocuk katmamak için bir neden olmadığına inanıyorlar.""
10. "Beni kendi küçük dünyasında oyun oynayan bir çocuk olarak düşünebilirsiniz."
11. "Bütün büyük insanlar bir zamanlar küçük değil miydi?"
12. "Can sıkıntısı Allah'a inançsızlıktır. Can sıkıntısı inancı mahveden bir hastalıktır. Bunun hayatla yetinmemekten başka anlamı var mıdır?
Hayat Allah'ın kutsal bir armağanıdır, öyleyse inanan bir insan nasıl ondan sıkılabilir ve onunla yetinmeyebilir?
Gök mavi, yer yeşil, çiçekler güzel kokuyorken nasıl sıkılabiliriz? Yüreğimizin sevme yeteneği varsa ve ruhlarımız inancın gücüyle doluysa nasıl çökebiliriz ? Allah'ın şeytanından sığınacak yer arayın ve hiçbir zaman sıkıldığınızı söylemeyin."
13. "-
, en etkili tedavidir.
-"
14. "İnsan adını, unutulmak için alır."
15. ""Her şey değişti. Evet, gerçekten de her şey değişti. Her şey değişti ama yüreğim aynı... ""

Midak Sokağı Kitap İncelemeleri
2.Dünya Savaşı sırasında Kahire'de geçen bu kitabın kahramanı bir sokak; Midak Sokağı... Gece olduğunda genç erkeklerin peşinde koşan eşcinsel uyuşturucu satıcısı kahveci Kirşa, kendisine gelip dilenci olmak için yardım isteyenleri sakatlayıp dilenciliğe hazırlayan Zaita, dişçi çıraklığı yaptığı dönemden sonra sokak sakinleri tarafından 'dişçi' ünvanı verilen Buşi, en acısı evlatlarını kaybetmek olmak üzere hayatında türlü acılar yaşamış iyilksever Rıdvan Hüseyni, yaşadığı sokağa sevdalı, azla yetinmeyi bilen genç berber Abbas ve 20 yaşındaki genç ve güzel gözü yükseklerde Hamide... İngiltere'nin ülke üzerinde hüküm sürdüğü o yıllarda; sokaktakilerin zengin olma hayalleri, nefislerine söz geçirememeleri, ölümün kavramına bakışları ve dahası yer alıyor kitapta.
Yazarın müslüman bir ülkede geçen bu kitaptaki hikayede kullandığı nükteli olmasının yanısıra eleştirel ve cesur cümleler oldukça dikkat çekici. Zira felsefe bölümü mezunu olan, Mısır'ın en ünlü romancısı Necip Mahfuz, gelenekçiliğe baş kaldıran bir yazar olması ile tanınıyor. Ben okumaktan çok çok keyif aldım Midak Sokağı'nı. İyi ki bu ayın Nobel Ödüllü yazarı olarak okuduğumuz Necip Mahfuz'un bu kitabını seçmişim.
Bu arada bu serinin çoğu kitabı mevcut bende. Vakti zamanında gazetenin kuponla verdiği seri Cem Yayınevi tarafından dilimize çevrilmiş. Çeviri son derece başarılıydı. Kitabın film uyarlaması da var ancak maalesef dilimize çevrilmiş halini veya İngilizcesini bulamadım.
Kütüphanemizin en üst rafında unutulmaya yüz tutmuş kitaplar arasında gözüme çarptı Midak Sokağı. Nobel Ödülü almış olması okuma isteğime büyük bir katkıda bulundu desem yalan olmaz.
Kitap, ismiyle müsemma sokakta yaşayan insanların hayatlarını, yaşam tarzlarını konu ediniyor. Kitabın ilk başlarda gayet akıcı bir seyri vardı. Yer yer güldüm, şaşırdım hatta ürkütücü gelen bölümler bile oldu. Fakat ortalara doğru ilerledikçe kitabın seyrini tahmin etmek zor olmadı. Özetle bahsedecek olursam; bulunduğu ortamı, sokağını, yaşam tarzını beğenmeyen, etrafındakilere küçümser gözlerle bakan, sürekli güzelliğiyle övünen Hamide’nin olmadık hülyalara kapılıp başına gelen felaketleri konu edinmiş.
Kitapta en sevdiğim karakter Rıdvan Hüseyni oldu. İnsanların akıl danıştığı, etrafına sürekli iyimser gözlerle bakan, her yaşadığından ders çıkaran bir tip. Hüseyni gözümde tabiri caizse ‘ak sakallı dede’ olarak canlandı bazı bölümlerde. İnsanlara verdiği öğütler ise kulağa küpe olacak cinsten.
Kitapta sık sık gözüme çarpan ve rahatsızlık veren bir ayrıntıya da değinmek isterim: Karakterlerin bile isteye bir suç, kötülük işledikten sonra “Allah böyle emretti” diye onun arkasına sığınmaları biraz sinir bozucu geldi ama bu çevirmenin yorumu da olabilir pek tabii.
Zaman zaman sıkılsam da okuduğuma memnun olduğum bir kitap oldu. Yazarın Nobel Ödülü kazanan ilk Müslüman olması da önemli bir ayrıntı diye düşünüyorum. Farklı kültürlerden okumayı sevenler bu kitaba bir şans verebilir. Şimdiden iyi okumalar dilerim. :)
Sade ve sarsıcı!! Bazı yazarların Nobel Edebiyat Ödülü almış olması hiç şaşırtıcı değil.. Necip Mahfuz kalemini kullanmayı çok iyi biliyor... Dil son derece sade, kitap akıp gidiyor.. Hikaye ise çok sarsıcı çünkü gerçeği olanca açıklığı ile anlatıyor.
Öncelikle yazarın bulunduğu ülkenin şartları, savaş döneminde olması, ve ülkenin inanç sistemi düşünüldüğünde kitaptaki karakterler daha da sarsıcı oluyor. Mahfuz, Mısır gibi bir ülkede tabu olan ve bahsetmesi bile sakınca yaratabilecek hayat biçimlerini yazıya dökmüş ve kalıcı bir eser içerisinde toplamış. Aslında sadece gerçek insanlardan bahsediyor ama gercekleri kabul etmek bazı toplumlarda sakıncalı olabilir. Onun ödül almasını sağlayanın bu olduğunu düşünüyorum. Büyük bir cesaret gerektirir.
Çok etkileyen bir başka husus ise; o yalın anlatım dili ile anlatılan o karmaşık karakterler. Kâmil Amca, Abbas, Hamide, Şeyh Derviş, Kirşa ve diğerleri; her birinin neden o gün o insan olduğunu ve her davranışının nedenini anlayabiliyorsunuz. Her karakterin duygu durumunu, fiziksel görüntüsünü ve yeri geldiğinde mimiklerini gözümde canlandırabildim.
Midak sokağı gerçek bir hikâye. Bir toplumda inanç sisteminin gölgesinde tabu olan ve hiç yaşanmıyormuş, varolmuyormuş gibi davranılan hayat biçimlerini tüm gerçekliğiyle anlatan bir kitap....
Kitabı okuyanların/okuyacakların düşüneceği gibi; "Büyüleyici" bir kitap, Ingilizcesi "magical" diye okunur, yazılışı ise m-a-g-i-c-a-l.
1988 Nobel Ödüllü edebiyatçı Necip Mahfuz'la ilk tanismam Midak Sokagi'na kısmet oldu. Daha öncesinde çok dikkatimi çekmeyen yazar son zamanlarda karşıma birkaç kez çıkınca okudum. Leyla Tonguç Basmacı tarafından dilimize çevrilen kitap ikinci dünya savaşı esnasında Mısır'da yoksul bir sokağın sakinlerini anlatan klasik bir eser aslında. Çoğu Türk filmine konu olmuş zenginliğin peşinde güzel bir genç kız ve onun etrafında dönen birkaç erkeğin hikayesi diyebiliriz. Dini kurallarin ön planda tutulduğu bir toplumda yozlaşan insanların kadına ve erkeğe bakış açısı , savaştan çıkar sağlamaya çalışan fakirlikten bıkmış gençler, ölme korkusuyla genç kadınların şehvetlerine kapılan erkekler hikâyenin başlıca unsurlarından.
Necip Mahfuz' un bu kitapla nasıl Nobel ödülüne layık görüldüğünü anlayamamakla birlikte ,yazara sadece karakter yaratımında 10 üzerinden 9 verebilirim. Zira kurgu ve olay örgüsü açısından çok fakir bir içeriğe sahip. Özellikle o dönem kadın ve erkek ilişkilerine takılı kalmış hikâye bir klasik eser kadar beni cezbetti diyemem. Her işini dine bağlayıp,dinin arkasına saklanip, sonra da istediği gibi hayatını yaşayan ikiyüzlü insanların Midak Sokağı maceraları gibi geldi bana. Çevre tasvirleri de epeyce zayıf. Khaled Hosseini'nin de Ortadoğulu bir yazar olduğunu ve çok daha fazla.etkileyici eserlerle okuyucunun karşısına çıkarak Nobelden fazlasını hak ettiğini söyleyebilirim karsilastirma yaptığımda. Bu yüzden vaktiniz varsa okumanızı tavsiye edebilirim. Benim için yazarin ilk kitabi beklentimin çok altında kaldı. Bu yüzden baska kitaplarını okuyup okumama konusunda sanırım biraz vakite ihtiyacım olacak.
necip mahfuz’un bir diğer romanı “aşk zamanı” ise yine yeşilçam filmleri kıvamında diyebileceğimiz türden bir roman.
yine bir mahalle ve mahalle ortamındaki bir dolu karakter… ama romanın ana karakterleri ain hanım ve oğlu izzet ile birlikte izzet’in sınıf arkadaşı hamdun…
ain hanım mahallenin yardımsever zengin figürlerinden birisi. bulunduğu ortamda sevilen sayılan, cemiyet içerisinde yeri olan bir kadın. oğlu varlık içerisinde yetişirken, oğlunun arkadaşı hamdun yokluk içerisinde yetişen kimsesiz bir çocuk ama bir hayli başarılı… çalışkan bir öğrenci ve hedefleri olan bir kişilik. romanda izzet ile hamdun’un aynı kıza yani bedriye’ye olan aşkları merkeze alınmış. hamdun ile bedriye’nin evlenmesi, hayatlarını birlikte sürdürmeleri derken, hamdun’un gizli örgüt üyeliği üzerinden devrimci faaliyetlere yönelmesi…
133 sayfalık bir çırpıda okunabilecek türden bir roman.
mısır’ı ve mısır’ın sosyal, siyasal ve politik yapısını kavramak açısından necip mahfuz romanlarını okumanızı öneririm. necip mahfuz’un okuduğum 13 romanının sonrasında mısır hakkında az çok laf edebilecek bir duruma geldiğimi farkediyorum.
yeme içme kültüründen, esrar ve afyon tekkelerine, kadının toplumsal hayattaki yerinden mısır tarihindeki değişim dönüşüm ve kesişim noktalarına kadar birçok konuya aşina oluyorsunuz.