Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Mehmet Kaplan Alıntıları & En Çok Okunan Sözleri

Mehmet Kaplan En Beğenilen Sözleri



1. "“Bir elveda ki, sanki her şey susmuş da içimiz konuşuyor.”"


- Tevfik Fikret



2. "… nâzik olmak da bilgili olmak kadar hayatta lüzumlu bir meziyettir."


- Sevgi ve İlim



3. "Gerçeği hesaba katmayan idealist, kendisini boş hayallerle oyalayan bir psikopattır."


- Sevgi ve İlim



4. "İnsan sadece hayat değil, aynı zamanda ölümdür. İçinde müstakbel ölümünü taşır."


- Sevgi ve İlim



5. "Mühim olan görünüşü ile herkesten ayrılmak veya herkes gibi olmak değil, bir kıymete gönül vermek, onun için yaşamaktır."


- Sevgi ve İlim



6. "İnsanı, tabiat ve eşya yerine koyan onu alçaltmış olur."


- Sevgi ve İlim



7. "Adaletin temeli iştir; alın teri, göz nurudur."


- Sevgi ve İlim



8. "Her şeyi bilirim iddiası , hele okumadan bilirim iddiası, cehaletin başlıca alâmetidir."


- Sevgi ve İlim



9. "Nazik olmak, kuvvetli olmağa asla engel değildir. En keskin kılıçların üzerinde zarif süsler vardır."


- Sevgi ve İlim



10. "Herkes, başkalarının görüşüne göre değil, kendi duyuşuna göre yaşar, güler, ağlar, red ve tasdik eder."


- Sevgi ve İlim



11. "İyi sanatkâr, lüzumsuz bir kelime yazmaz."


- Sevgi ve İlim



12. "Gayesizlik, avarelik, boşluk, şekilsizlik ve nizamsızlık çirkindir."


- Sevgi ve İlim



13. "Saadet, belki de, insanı hiç bir zaman terk etmeyen korkunun sürekli başarılar neticesi sona ermesinden doğan bir zafer ve emniyet hissidir."


- Sevgi ve İlim



14. "Haksızlık ve adaletsizlik insanları. çileden çıkarır."


- Sevgi ve İlim



15. "Her duygu, her fikir, her aksiyon, kendi gayesinin en yüksek noktasına ulaşınca ona "mükemmel” denir."


- Sevgi ve İlim



16. "Cehaletin kahramanlığı, milletleri felâkete götürür. Her sahada yalnız gerçek bilgi ile başarıya ulaşılır."


- Sevgi ve İlim



17. "Hayat ve insanlar hakkında beslediğimiz inanç ve kanaatlerden çoğu vehimden ibarettir."


- Sevgi ve İlim



18. "Istıraplar paylaşıldığı zaman tesirleri çok azalır."


- Sevgi ve İlim



19. "Yunus bir şiirinde "nefsin sana düşman yeter” der. Gerçekten insanın içinde onu bedbahtlığına sevk eden, eskilerin "nefs" dedikleri öyle duygular vardır ki, onları yenemezsek saadete ulaşamayız."


- Sevgi ve İlim



20. "Terbiye hiç şüphesiz insanoğlunun kendi üzerinde kazandığı en büyük zaferdir."


- Sevgi ve İlim



21. "Beşikten ötesi gurbet."


- Kültür ve Dil



22. "Varlığı ancak "bir özge temâşâ” ile seyir ve tetkik etmesini bilirsek, o zaman, karşımıza hayran olunacak bir sanat eseri gibi işlenmiş, teferruatına kadar işlenmiş bir varlık olarak çıkar."


- Sevgi ve İlim



23. "Çocuk enerjisini kullanmazsa, yaşamanın neşesini tatmaz, bedbaht olur; fazla uslu çocuklar, korkak, çekingen, hattâ biraz aptal olurlar."


- Sevgi ve İlim



24. "Düşünen insanların hemen hepsi pratik işlerden anlamayan, para kazanmasını bilmeyen, kafaları birtakım kelime, kavram, hayal ve nazariye ile dolu insanlardır."


- Sevgi ve İlim



25. "Kültürlü insanlar için kitap, içinde yaşadıkları çevre ve dünyadan daha geniş, derin ve zengin bir âlem teşkil eder.
Derin kültür konuşma ile değil, kitaplarla elde edilir. Bir veya birkaç kitapla değil yüzlerce kitapla... Boş vakitlerini kitap okumakla geçirenler, yüzlerce kitap okuyabilirler. Biz okuduklarımızın pek azını başkalarına aktarırız. Kültürlü bir insanın fikir ve his dünyası, konuşmalarından kat kat geniştir. Konuşma bir insan hakkında pek az bilgi verir. Kültürlü bir insanı tanımak için okuduğu, bilhassa tekrar tekrar okuduğu kitapları bilmek lazımdır. Nice insanlar vardır ki, sükûtlarının arkasında uçsuz bucaksız bir fikir deryası dalgalanır."


- Kültür ve Dil



26. "Ruhları harekete getirin, ülke cennete döner."


- Sevgi ve İlim



27. "Alışkanlık ve taklit garabetten daha kötüdür."


- Sevgi ve İlim



28. "Kütüphaneler, ruhların kendilerini en hür hissettikleri yerlerdir."


- Sevgi ve İlim



29. "Birtakım ihtiraslar, korkular, endişeler, bizi içinde yaşadığımız dünyayı, objektif âlemi olduğu gibi görmek ve incelemekten alıkoyar."


- Sevgi ve İlim



30. "Alışkanlıklar, insanın dikkatini, duygusunu, düşüncesini köreltir."


- Sevgi ve İlim



31. "Goethe'nin şöyle bir sözü vardır: "İnsanın erişebileceği en yüksek mertebe, kendi his ve fikirlerinin şuuruna sahip olması, kendi kendisini tanımasıdır.”"


- Sevgi ve İlim



32. "Sevmeyen bir kalp, Yunus'un tabiri ile "kuru bir taş"a benzer. Onun üstünde ne çiçek, ne de gözyaşı yeşerir."


- Büyük Türkiye Rüyası



33. "İlim, müspet bilgi, bu memleketi bilen insanlar, bizim bozkırlarımızın kokusunu taşıyan, köylümüzün elleri gibi bizim toprağımızla yoğrulmuş, bizim dertlerimizle işlenmiş fikirler lâzım bize. Bizi onlar kurtarır."


- Sevgi ve İlim



34. "Nezaket, kıyafet, servet ve mevki için insanların çoğu şahsiyet ve hakikati feda etmekten çekinmiyorlar, Mühim olan hangisidir?"


- Sevgi ve İlim



35. "Hatıralar, huzur ve sükûn dolu."


- Sevgi ve İlim



36. "Musiki dilin anlatamadığını anlatır."


- Kültür ve Dil



37. "Siyaset çamurdan bir çorbadır, içebilene aşk olsun."


- Büyük Türkiye Rüyası



38. "Süleymaniye'yi yaratan bir milletin çocukları, bugün Türk şehirlerini çirkinleştiren beton yığınlarına tahammül etmemeli, aynı teknik ve malzeme ile çağın en güzel mimari eserlerini vücuda getirebilmelidir."


- Kültür ve Dil



39. ""Yabancıyım... bana her şey yabancıdır şimdi""


- Şiir Tahlilleri 1



40. "En basit insan dahi muvazenesi bozulunca tehlikeli bir mahlûk hâline gelebilir."


- Sevgi ve İlim



41. "Mal ve mülk, ferdin emek ve zekâsının maddî tecellisidir."


- Sevgi ve İlim



42. "Bir şu'lesi var ki şem'-i cânın
Fânûsuna sığmaz âsmânın

~Şeyh Galib~"


- Sevgi ve İlim



43. "Vasat akla hitap eden sanat ölüdür."


- Sevgi ve İlim



44. "Türk gençlerine heyecan verici bir dava uğruna: "Gel öl!" deseniz ölürler. Fakat ciddi, sürekli ve metotlu çalışmaya gelemezler."


- Büyük Türkiye Rüyası



45. "Sanat hayatın aynasıdır."


- Sevgi ve İlim



46. "“Her yanlış bir nakış.” Bu söz büyük Fransız filozofu Alain’in yazılarında sık sık zikrettiği bir fikrin Türkçesidir, “Şahsiyet hatayı meziyet haline getirir.”"


- Kültür ve Dil



47. "İdeali gerçekleştiren "aksiyon”dur. Hakikat, ne hayalde, ne de gerçektedir. Bu ikisinin birleştiği noktadadır."


- Sevgi ve İlim



48. "Konuşmak, insanın içini , duygu ve düşüncelerini havalandırır. Bizi başkaları uyandırır."


- Sevgi ve İlim



49. "Hakikî terbiye, insanın vücudunu, ruhunu, muayyen bir işe maharetle intibak ettirmektir."


- Sevgi ve İlim



50. "Vücudunuzu mu terbiye etmek istiyorsunuz? Her gün, muayyen saatte, muayyen hareketleri , muayyen kereler yapmanız lâzımdır ve bu kâfidir. Bir yabancı dil, resim, musiki, matematik, fizik ilh... mı öğrenmek istiyorsunuz? Bunun için de çalışacak zamanı, öğrenilecek sayfayı, yapılacak işi tayin ve tahdit edeceksiniz."


- Sevgi ve İlim



51. "Tabiat ile hayat, insanoğlunun şekil vererek güzel ve faydalı eserler vücuda getirebileceği muazzam bir malzeme deposudur."


- Sevgi ve İlim



52. "Unutulmamalı ki, yaşamak başka, yazmak başka bir şeydir."


- Kültür ve Dil



53. "Benim gözümde Anadolu'nun uzak bir köyünde, köy çocuklana alfabe öğreten sessiz, kendi hâlinde köy öğretmenleri, onların adına şişkin ve parlak lâflar eden bu istismarcı şehir züppelerinden milyon defa daha asildir."


- Sevgi ve İlim



54. "Müslümanlar derin bir uykuya dalmışlardır."


- Kültür ve Dil



55. "Kendi içine gömülen insanın dimağı er geç uyuşur."


- Sevgi ve İlim



56. "Keza hiçbir millet, Türk milleti gibi , sessizce, edebiyat yapmaksızın, kahraman , mert, alicenap ve asil olabilsin."


- Sevgi ve İlim



57. "Hayat karşısında aktif tavır almayan, ister realist, ister idealist olsun, bir çöpü yerinden kıpırdatamaz."


- Sevgi ve İlim



58. "İrade insanı diriltir. Peşin olarak akıllıca davranmaya, iradeli olmaya ve saadeti elde etmeye yemin etmek lâzımdır."


- Sevgi ve İlim



59. "İnsana kötü muamele yaptınız mı, şu veya bu şekilde size karşı cephe alır. Aşk ve nefretin insanlara neler yaptırdığını şairler, romancılar ve tiyatro yazarları çok güzel tasvir ederler. Yunus'un;
Gel gör beni aşk neyledi
diye çırpınması yalan değil gerçektir."


- Sevgi ve İlim



60. "Konuşma hem başkalarını hem de uyandırdığı itirazlarla sizi uyanık tutan, doğru düşünmeğe, müşterek akıl ve tecrübeye saygı göstermeye sevk eden bir metoddur."


- Sevgi ve İlim



61. "Kültür, dinleyerek veya sohbet ederek değil , okuyarak, bilhassa büyük eserleri tekrar tekrar okuyarak elde edilir."


- Sevgi ve İlim



62. "Faraziyeler kurmak, plânlar yapmak, emirler vermek zor bir şey değildir. Zor olan şey, onların realiteye uygun olmasıdır."


- Sevgi ve İlim



63. "Bizim milyonlar ve milyonlar harcadığımız maarif sistemi kafası bomboş, kravatlı, kendini adam olmuş sanan iddiacı bir yarı aydınlar kitlesi yetiştiriyor ki bunlar dini de, demokrasiyi de, ilmi de yıkmak için çok elverişli bir kuvvettir. Bu çok masraflı ve tehlikeli "sürü maarif''inden bir an önce vazgeçerek modern Türkiye'yi inşa edecek yüksek kaliteli seçkin bir zümre, bir mütehassıslar zümresi yetiştirmemiz lâzımdır."


- Sevgi ve İlim



64. "Valery, "düşmanımı seviyorum çünkü beni uyandırıyor, aptal lıktan kurtarıyor” der."


- Sevgi ve İlim



65. "Hiç bir roman bir kere okunulmakla anlaşılmaz; bilhassa iyi roman."


- Sevgi ve İlim



66. "İnsanlık tarihi; dinler, inançlar ve ideolojiler arasındaki savaşların tarihidir. İnsanlar son yüzyıllarda madde ve paraya önem verdikleri için, ekonomiye dayanan fikirler ve ideolojiler politik ve sosyal hayatta ön planda yer almaya başlamıştır. Fakat madde ve paranın da diğer değerler gibi, bir inanç konusu olduğu unutulmamalıdır. Bir Mevlana ve Yunus Emre için madde veya paranın hiçbir değeri yoktur. Onlara göre, maddi her şey insanları Tanrıdan uzaklaştırır. Para, Abdülhak Hamid'in:
"Para mâbud ve bankalar mâbed"
mısrasında söylediği gibi, çağın dini haline geldiği için üstün bir kıymet sayılmaktadır."


- Büyük Türkiye Rüyası



67. "42 yıldır üniversitede hocalık yapıyorum. Her yıl üniversiteye gelen öğrencilerin lugat hazinesinin gittikçe fakirleştiğini görüyorum. Kendi atalarının dilini bilmedikleri için onlar, bizim için son derece kıymetli eserleri okumaktan mahrum kalıyorlar. Yetişen nesiller bu yüzden kendi kültür değerlerine karşı yabancılaşıyorlar. Bugün Türkiye'de profesörler arasında bile milli kültür kaynaklarına gidebilenlerin sayısı parmakla gösterilecek kadar azdır."


- Kültür ve Dil



68. "Ancak kuvvetli olanlar hakikate bakmak cesaretini gösterirler."


- Sevgi ve İlim



69. "Bu tavırların arkasında Batı taklitçiliği ve kendi tarihinden nefret fikri vardır. Fakat böyle davrananlar Batı’nın da cahilidirler. Zira Batılı ilim adamları bizim tarih, edebiyat ve sanatımıza bizden daha çok ilgi duymakta ve değer vermektedir."


- Kültür ve Dil



70. "Güzel ve iyi bir kitap, insan için henüz gidilmemiş yeni bit ufuktur."


- Sevgi ve İlim



71. "Bütün medeni milletler, çocuklarının dillerini kendi kültür eserlerini bizzat okuyarak anlayacak bir seviyeye getirmek için çalıştıkları, lügat hazinelerini zenginleştirdikleri halde, bizde tam tersi yapılıyor. Kırk iki yıldır üniversitede hocalık yapıyorum. Her yıl üniversiteye gelen öğrencilerin lügat hazinesinin gittikçe fakirleştiğini görüyorum. Kendi atalarının dilini bilmedikleri için onlar, bizim için son derece kıymetli eserleri okumaktan mahrum kalıyorlar. Yetişen nesiller bu yüzden kendi kültür değerlerine karşı yabancılaşıyorlar. Bugün Türkiye’de profesörler arasında bile milli kültür kaynaklarına gidebilenlerin sayısı parmakla gösterilecek kadar azdır."


- Kültür ve Dil



72. "Şehirde hemen her şeyin akıl ve iradeye göre düzenlenmiş olması, bizi meçhulün acayip sembollerle konuştuğu tabiatten uzaklaştırmıştır. Ancak büyük şairler onunla yeniden temasa gelirler."


- Sevgi ve İlim



73. "… insanoğlu, kendini bilmekten ziyade kendini unutmağa mütemayildir."


- Sevgi ve İlim



74. "Cihân ârâ cihân içindedür arayı bilmezler
O mâhîler ki deryâ içredür deryâyı bilmezler

(Cihanı süsleyen cihan içindedir ama aramayı bilmezler
Denizin içinde olduğu halde denizden habersiz balıklar gibi)"


- Kültür ve Dil



75. "Keder sana yakışmıyor
Ne kadar değişmişsin ben görmeyeli,
Ellerin güzelliğini kaybetmiş nasirdan,
Hüzün rengi almış saçlarının her teli
Gözlerine gölgeler düşmüş kahırdan,
Gözlerin ki, gördüğüm gözlerin en güzeli
Ne kadar değişmişsin ben görmeyeli
Böyle mahzun kederli değildin eskiden
Fıkır fıkır gülerdi gözlerinin içi
Dudakların nemliydi sevgiden, arzudan
Yapraklarına çiğ düşmüş karanfiller gibi
Baygın kokusuna anılarla beraber giden
Böyle mahzun kederli değildin eskiden
Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar
Ağlamaktan mı karardı gözlerin
Bir zamanlar gözyaşını sevmezdin
Şimdi nerden yaşardı gözlerin
Hasta mısın, yorgun musun nen var
Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar
... Eskisi gibi kalsaydın ne olurdu
Taptaze, ıpılık kar gibi beyaz..."


- Sürgündeki Prenses Dürrüşehvar Sultan



76. "Ben yeniliğin değil, tarih boyunca kazanılmış olan değerleri yok etmenin aleyhindeyim. Bilenler söylüyorlar ki, İslam âleminde hat sanatına Türkler en güzel şekli vermişlerdir. Gerçek bu ise ben neden bu sanata yabancı kalayım? Şiirden anlayan Yahya Kemal, Tanpınar, Ataç ile beraber ben de divan şiirinin güzel olduğuna inanıyorum. Fuzuli, Bakî, Neşatî, Nef’î, hatta adları daha az tanınan divan şairleri elmas gibi çok güzel şiirler yazmışlardır. Onları neden feda edeyim? Onları yok farz etmek yetişen nesilleri ortak milli hazineden mahrum etmek demek olmaz mı? Onları anlamak zordur, diyorlar. Matematiği, fiziği, kimyayı, musikiyi, resmi öğrenmek daha mı kolaydır? Çocuklarımıza yabancı dilleri öğretiyoruz da, onlara atalarının dilini neden öğretmiyoruz?"


- Kültür ve Dil



77. "Yüksel ki yerin bu yer değildir
Dünyaya geliş hüner değildir

~Namık Kemal~"


- Sevgi ve İlim



78. "… biz başka insanların yazdıklarını, düşündüklerini ve duyduklarını ne kadar iyi bilir ve anlarsak o kadar "insan” oluruz. Vahşiler, medeniycttcn habersizdirler ve onların vahşi kalmalarına sebep bu ayrılıklarıdır."


- Sevgi ve İlim



79. "… fikir şaire vız gelir. Gerçek şair evvelâ kafasında bir temizlik yapar. Çocuk olur, deli olur, sarhoş olur. Yunus Emre kendine "ümmi” diyordu. Ne güzel , erişilmesi ne kadar güç bir mertebe."


- Sevgi ve İlim



80. "Dağınıklık, insicamsızlık, âvârelik, kendini bir işe veremeyiş insanı şekilsiz bırakır. Muayyen bir sahada bir maharete sahip olmak için vücudun ve ruhun bir nizam ve disipline sokulması lâzımdır."


- Sevgi ve İlim



81. "Stendhal, bir insan kitaptan her şeyi öğrenebilir, fakat bir karakter ve şahsiyet haline gelemez, der. Karakter ve şahsiyete ferdî özelliklerin gelişmesiyle ulaşılır."


- Büyük Türkiye Rüyası



82. "Bütün ümitler ve hayaller, bir kurtuluş arzusunun ifadesidir."


- Sevgi ve İlim



83. "Bir çocuğun fantezisi hayret vericidir. O, her an doğan ve değişen kaprisleri ile anne ve babanın koymaya çalıştığı butun kaide ve engelleri aşmaya çalışır."


- Sevgi ve İlim



84. "Aşk, mahiyeti icabı kendinden başkasına gitmektir. Sevgili başkasıdır. "Hodgâm” veya "bencil” kendi içine hapsolmuştur."


- Sevgi ve İlim



85. "Asalet nedir'? İnsanın fâni varlığını aşan ebedî değerlere inanması ve ona göre yaşaması ve onun uğruna ölmesidir."


- Sevgi ve İlim



86. "Konuşmak, kendi içinden dışarı çıkmak, insanlarla temasa geçmek, sosyal bağlar kurmak, cemiyete müessir olmak, dünyayı değiştirmek demektir."


- Sevgi ve İlim



87. "Hiç şüphe etmeyiniz din, Türk milletini, binlerce yıldan beri ayakta tutan en büyük sütundur."


- Sevgi ve İlim



88. "Göz oldur ki daim ol yârı göre
~Yunus Emre~"


- Sevgi ve İlim



89. "Fikirlerini narin bir vazo gibi her türlü tenkitten uzak bulunduran insanlara acımalıyız."


- Sevgi ve İlim



90. "Mevlana'nın Mesnevi'si ney ile başlar. Denilebilir ki bütün Mesnevi bu harikulâde şiirden doğar. Ney kamışlıktan koptuğu için inler. Ney Tanrı'dan ebedi ve ezeli kaynaktan ayrı düşen insanı temsil eder. Mistik duygunun temelinde akıl değil, gönül vardır. İnsanoğlunu Allah'a akıl değil, aşk yaklaştırır. Neyi inleten ebedî sevgiliye hasret duygusudur."


- Kültür ve Dil



91. "Herkes tarafindan bilinen bir şeyi, herkes gibi söylemekte bir maharet ve cazibe yoktur."


- Sevgi ve İlim



92. "Dünyayı seyredecek yerde dürbünün kendisine bakan biri, dünyayı değil, dürbünü görür."


- Kültür ve Dil



93. ""Benim bir gözüm ağlar, bir gözüm güler.""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



94. "Bütün büyük medeniyetler kitaba dayanır."


- Sevgi ve İlim



95. "Elinden bir şey gelebilen insan aynı zamanda ahlâklı insandır. Çünkü o başkalarının sırtından geçinmez. Kendisine ve cemiyete faydalı olur. Bundan başka o hayatını müspet bir işe vakfettiği için tembellik ve can sıkıntısının doğurduğu birçok kötülüklerden de uzak kalır."


- Sevgi ve İlim



96. "Yunus bir mısrasında dinin birleştirici gücünü çok güzel anlatır
"Aşk ile bağladık kamet safımızı kim ayıra"

Camide namaz kılarken yan yana ve arka arkaya dizilen insanların teşkil ettikleri nizam son derece mânâlıdır. Burada insanlar sadece Allah karşısında değillerdir. "Yan yana" ve "beraber oluş" duyguları sadece dinî duyguyu kuvvetlendirmekle kalmaz, "sosyal birlik hissi"ni de doğurur. Yahya Kemal, "Süleymaniye'de Bayram Sabahı" şiirinde, camide beraber ibadet ederken duyulan bu "sosyal birlik duygusu"nu kuvvetli bir şekilde ortaya koymuştur :

Dili bir, gönlü bir, îmânî bir insan yığını
Görüyor varlığının bir yere toplandığını;
Büyük Allah`ı anarken bir ağızdan herkes
Nice bin dalgalı Tekbîr oluyor tek bir ses...

Sadece mücerret düşüncelere dayanan felsefe sistemleri ve ideolojiler, hiçbir zaman dinlerin ibadet, dua ve merasimlerine istinat eden birleştirici kudretine ulaşamaz."


- Büyük Türkiye Rüyası



97. "Halkın yardımı olmadan hiçbir iktidar, en doğru fikirleri bile başarıyla tatbik edemez."


- Sevgi ve İlim



98. "Acı olsa da güzel bir duygudur gurbet ve hasret duygusu... Sevmek güzel, bağlanmak güzel, konuşmak güzeldir. Yalnızlar hiç kimseye bağlı olmayanlar, kopmuşlar bedbahttırlar."


- Büyük Türkiye Rüyası



99. "Büyük kültür eserleri insanın duygu ve düşünce dünyasını, ilmî araştırmalar bilgi ve maharetini geliştirir."


- Sevgi ve İlim



100. "Bir ülkeyi yalnız orduları değil, fikir adamları, şairleri, ressamları da korur. Bilgi ve sevgi de bir koruma vasıtasıdır. Hem de en güzel, en tesirli koruma vasıtası!"


- Kültür ve Dil



101. "Çağdaş medeniyet, fabrika, organizasyon, ihtisas medeniyeti, çok iyi yetişmiş elemanlara dayanır."


- Sevgi ve İlim



102. "Aşkın yanında ilim nedir ki?
~Victor Hugo~"


- Sevgi ve İlim



103. "Aşk ise "üniversel” bir benzetmeye göre hayat ve kâinatı aydınlatan bir güneştir."


- Sevgi ve İlim



104. "Meslek hayatının ve günlük zaruretlerin çemberinden bizi ancak şahsiyetimize yeni bir şeyler katan kitaplar kurtarır."


- Sevgi ve İlim



105. "Türkiye'nin geri kalmasının en mühim sebebi, hemen her sahaya, mütehassıs olmayan kişilerin burunlarını sokmalarıdır."


- Sevgi ve İlim



106. "İnsan fâniliğini bilmelidir ve bu fânilik içinde ne yapabilirse onu yapmalıdır."


- Sevgi ve İlim



107. "Rusya'da okuma yazma bilenlerin sayısı bize nazaran çok yüksektir. Fakat Rus vatandaşları ancak partinin müsaade ettiği şeyleri okuma imkânına sahiptirler. Son derece kültürlü fakat mutaassıp insanlar okuma yazma bilmeyenlerden daha tehlikelidir. Taassup sanıldığı gibi, cehalet değil, hür düşünceye sahip olmayıştır. Her gün aynı gazete ve yazarı okuyan insanlarda öyle bir düşünce taassubu teşekkül ediyor ki, onlara hakikatin başka cephelerini anlatmak mümkün olmuyor."


- Büyük Türkiye Rüyası



108. "Aksiyon adamları umumiyetle dış tenbihlere süratle cevap veren, çabucak harekete geçen, fikir adamları ise durup düşünen, reaksiyonları geç olan insanlardır."


- Büyük Türkiye Rüyası



109. ""Semûm-i kahr ile gözyaşlarıyla kalbi dolu.""


- Şiir Tahlilleri 1



110. "Bir daha geri gelmeyecek olan şeylere üzülmek beyhudedir."


- Büyük Türkiye Rüyası



111. "Zira bazı fikirler insanlara alkol gibi tesir eder. Derin kültürü olmayan, heyecana müsait kafalar çabucak coşarlar."


- Büyük Türkiye Rüyası



112. ""Ağlamak", Recaizade'nin en çok sevdiği kelimelerden biridir."


- Şiir Tahlilleri 1



113. "Bir insanın veya bir milletin dünyaya bakış tarzını değiştirmek mi istiyorsunuz? Ona okumasını öğretin ve okunacak kitaplar verin."


- Sevgi ve İlim



114. "Edebiyat, hayatı bütün olarak kavrayan bir sanattır."


- Sevgi ve İlim



115. ""Bu millet cahildir, ne istediğini bilmez” diyenler, kendilerini milletten üstün sayan budala, diktatör ruhlu kişilerdir. Onlardan korkunuz. Daha doğrusu böylelerini millet namına, hak namına tepeleyiniz."


- Sevgi ve İlim



116. "Yalana kuyular bile dayanmaz ve kendilerine emanet edilen sırrı "Midas'ın kulakları eşek kulakları” diye haykırır ve ifşa ederler."


- Sevgi ve İlim



117. "Aldıklarının karşılığını vermeyenler, başkalarının sırtından geçinenler ahlâksız ve parazit kişilerdir."


- Sevgi ve İlim



118. ""Rüya ile
Hayal arasında
Hayal ile
Hakikat arasında
Yalnız sen varsın!""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



119. "Tarihte ve bugün yüksek bir medeniyet seviyesine ulaşmış milletleri incelersek onların, bazı temel değerlere sarıldıklarım, bu değerleri hayatlarının esası hâline getirdiklerini, durmadan onları işlediklerini görürüz."


- Sevgi ve İlim



120. "Milletler de fertler gibi, ancak kendi kabiliyetlerine, inançlarına göre yaşamak ve gelişmek suretiyle şahsiyet haline gelirler. Biz ne kadar kendimize zorlarsak zorlayalım, coğrafyamızın, tarihimizin, kültürümüzün, dilimizin dışına tamamıyla çıkamayız. Eski bir fıkra, öküz olmaya özenen kurbağanın kendini şişirirken çat diye çatladığını anlatır.
İlminde, hikmetinde ilk şartı, ❝kendini bilmek❞tir. Kendi varlığını unutarak başkası olduğunu zannetmek bir ruh hastalığıdır."


- Büyük Türkiye Rüyası



121. "Sanat bize hayatı, kâinatı, insanı yeni bir ışık içinde gösterir."


- Sevgi ve İlim



122. "İnsanlar yanılırlar, yanılmaları için bin bir sebep ve şart vardır: Cehalet, sefalet, terkedilmişlik, haksızlık, hastalık vesaire. Bütün insanların kendileri gibi akıllı ve doğru olmalarını isteyenler, insanoğlunun kaderine yabancı budalalardır. Zararlı olmamak şartıyla hayata karşı müsamahalı olmazsak, insanlara zulüm etmiş oluruz."


- Büyük Türkiye Rüyası



123. "Milletin gerçek varlığını rejim değil belli bir tarih ve kültüre sahip olan halk kitlesiyle o milletin üzerinde yaşadığı coğrafya tayin eder."


- Büyük Türkiye Rüyası



124. "Âşık Paşazâde tarihinde Fatih'le ilgili dikkate şayan bir parça vardır. Uzun Hasan'ın anasını da alarak Trabzon fethine giderken Bulgar dağını aşan Fatih, yüksek tepelere yaya, atı yedeğinde tırmanır.
Onu böyle kan ter içinde dağı tırmanırken gören yaşlı Sarı Hatun:
-Hey oğul, der. Sen koca bir padişahsın. Neye sarayında oturmaz da buralara kadar gelir, bunca zahmete katlanırsın?
Fatih bu soruya gülerek şöyle cevap verir:
-Nine, o zaman bize Gazi demezler.

İslamiyet eğer dünya tarihini değiştirmiş ise, bu sadece ahireti düşünmekle değil, insanı aktif olmaya sevkeden prensipleri ile olmuştur."


- Büyük Türkiye Rüyası



125. ""Rusya'yı idare eden görünüşte komünist partisidir. Fakat hakikatte Rus ilimler Akademisi, yani alimler ve mütehassıslardır" diye bir söz vardır. Bu söz büyük nispette gerçeğe uygundur. Komünizm, Rusya'nın elinde dünyaya hâkim olmaya yarayan bir propaganda vasıtasıdır. Onun arkasında Rusların yetiştirdiği binlerce mütehassıs Rus Sanayi vardır. Kruşçef buna güvenerek, Savaş yoluyla değil, Barış yoluyla dünyaya hâkim olabileceklerini söylemişti. Bu yol gerçekten en müessir yoldur. Bilindiği üzere Rusya, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'ye de yardıma hazırdır. Fakat o yardımıyla girdiği bir memlekete öyle yerleşir ki bir daha oradan çıkmaz."


- Büyük Türkiye Rüyası



126. "Aşk ise "üniversel” bir benzetmeye göre hayat ve kâinatı aydınlatan bir güneştir."


- Sevgi ve İlim



127. "Bugün Türkiye'yi rahatsız eden buhranın başlıca sebebi, gençliğin millî kültürden mahrum oluşudur."


- Büyük Türkiye Rüyası



128. "Fikirler insanları yükseltir, fakat insanlar da fikirleri.
Hürriyet fikri, bütün insanlık için yüce bir fikirdir. Ne demektir Hürriyet Fikri?
Sen bir insansın, bir fert olarak başkalarına zarar vermemek şartıyla, istediğin şekilde duymak, düşünmek ve hareket etmekte serbestsin. Sen kimsenin duygu, düşünce ve hareketlerine karışmayacağın gibi, başkaları da seninkilerine karışmayacaklar."


- Büyük Türkiye Rüyası



129. "Mademki bu âlem onun mesut olmasına mâni olmuştur, devam etmesine ne lüzum var?"


- Şiir Tahlilleri 1



130. "İleri memleket aydınlarını, bu geri kalmış memleket aydınlarından ayıran başlıca vasıf, onlarda bitmez tükenmez bir tecessüs, öğrenme ve araştırma merakı olmasıdır. Bu memleketleri ileri götüren de işte bu vasıftır."


- Sevgi ve İlim



131. "Bir milletin dilini bozdunuz mu, onun bütün kültür faaliyetlerini aksatmış, mazi ile olan alakalarını kesmiş, halihazırda cereyan eden fikir hareketlerini tam bir karışıklık içine düşürmüş olursunuz. Dili alt üst edilmiş bir millet, kendisini yaşatan an’anevî kıymetlerden mahrum kaldığı gibi, istikbâlini yaratacak olan içtimai bir fikir nizamı da kuramaz. Böyle bir cemiyette vâzıh, derin ve ince bir ilim ve tefekkür hayatı doğamaz."


- Nesillerin Ruhu



132. "II.Dünya Savaşı'ndan sonra Fransızca bir dergide okumuştum: Bir Alman yahudisi olan Einstein, Hitler'in zulmünden kaçarak Amerika'ya sığınır. Atomun sırrına vakıf Roosevelt'e atom enerjisine dayanan bir bomba yapılabileceğini söyler ve bunun yolunu gösterir. Neticede bu mütevazi Yahudi alimin kafasından çıkan fikir, korkunç bir cehennem alevi olarak Japonların tepesine düşer."


- Büyük Türkiye Rüyası



133. "Türk, fethettiği her ülkede üstün bir idareci zümre teşkil etmiştir. Fakat kültür bakımından idare ettiği milletlere yenilmiştir."


- Büyük Türkiye Rüyası



134. "kitap, "bilinç”in yazıya dökülmüş şeklidir. Bir insanın veya bir rnil_ letin dünyaya bakış tarzını değiştirmek mi istiyorsunuz? Ona okumasını öğretin ve okunacak kitaplar verin."


- Sevgi ve İlim



135. "Zamanı, başlangıcı ve sonu olmayan bir nehre benzetirler. Bu benzetme doğrudur. Kâinat ve insan hayatında her şey, bilinmeyen bir maziden, bilinmeyen bir geleceğe gider. Bir dalga öbür dalgayı, bir hâdise başka bir hâdiseyi iter."


- Sevgi ve İlim



136. "İnsanlarda tabii olan düşünme kabiliyetini yok edemeyen müstebit, şüphesiz hürriyetin amansız bir düşmanı kesilir. Nasıl kesilmesin ki, hürriyet, başkalarının da düşünebileceklerini ve daha iyi düşünebileceklerini kabul etmek demektir. Bu ise müstebitin kendi kendisini inkâr etmesi olur. Müstebitin üstün bir insan kalabilmesi için başkalarının alçalması lazımdır. Ve müstebit, başkalarını alçaltmak, kendinden aşağı seviyede tutmak için her vasıtaya başvurur.
Bu vasıtaların başında kuvvet gelir. Müstebit, düşünceye karşı kuvveti çıkarır. Fakat tek başına kuvvet, çıplak kuvvet kötü bir şeydir. Bundan dolayı kuvveti, maskelemek ve yaldızlamak lazımdır. Müstebit, kuvveti mukaddes ve ulvi kılmak için sahte fikirlere başvurur. Tenkit edilmesine müsaade olunmayan tabu’lar ve put’lar icat eder. İstibdatın daima dogmatik olmasının sebebi budur. Dogmatizm, istibdatın maskesidir."


- Nesillerin Ruhu



137. "Biz eğer yeryüzünde itibar gören bir varlık olmak istiyorsak, bütün eserlerimizde millî olmaya, kendi kendimiz olmaya mecburuz.
Fakat bu iş zannedildiği kadar kolay değildir. Fertte veya millete aşağılık duygusunu yok etmek güç, çok güç bir iştir. Böyle bir iddiada bulunduğumuz zaman karşımıza garpçılar, inkılapçılar, insaniyetçiler, züppeler, mirasyediler, dejenereler çıkar. Ellerinde bir sürü safsata ve vasıta vardır. Sizi gerilikte irtica ile, inkılap düşmanlığı ile itham ederler."


- Nesillerin Ruhu



138. "Fransız mütefekkirinin Garp’ın temellerinden biri saydığı akıl, ki serbest tenkidi icap ettirir ve ancak serbest tenkit sayesinde yaşar, bu devirde hiç de yüksek bir değer olarak tanınmamış ve sevilmemiştir. Bilakis aklın inkişafına engel olan kuvvetli bir sansür bu devri karakterize eder. İtiraf etmek lazımdır ki, Meşruiyet devri, bu bakımdan Cumhuriyet’in ilk devrine nazaran çok ileridir. Serbest tenkit olmayan yerde aklın hâkim olduğunu kim iddia edebilir? Her şeyi yoklayan Sokrat’ı ortadan kaldırın, eski Yunan medeniyetinden değerli olarak ne kalır? Dikkat edilirse, Cumhuriyet devrinde gerçekten mütefekkir adını alacak bir büyük şahsiyet yetişmemiştir. Meşruiyet devri hiç olmazsa Gökalp’i çıkarmıştı."


- Nesillerin Ruhu



139. "Konuşma bir insan hakkında pek az bilgi verir. Kültürlü bir insanı tanımak için okuduğu, bilhassa tekrar tekrar okuduğu kitapları bilmek lazımdır."


- Kültür ve Dil



140. "Milletler ancak tarihlerini bilmek suretiyle "milli şuur"a sahip olurlar."


- Kültür ve Dil



141. ""Kadere rıza göstermeyen başını taşa vursa başı yarılır amma kadere bir şey olmaz..." diyerek teselli buluyordu."


- Sürgündeki Prenses Dürrüşehvar Sultan



142. "Genç nesiller derinliği olmayan sığ bir taklitçiliğin içinde tepiniyorlar."


- Büyük Türkiye Rüyası



143. "Hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvan olan âdemsin sen

Şeyh Galib"


- Nesillerin Ruhu



144. "Zira insanları en çok bedbaht eden şey, başkalarının tazyiki karşısında kendi benliğinden feda etmek yahut başkalarına tahakküme kalkmaktır. Hürriyet ve şahsiyet fikrine sahip olan bir kimse, ne benliğini başkalarına köle yapar, ne de başkalarını köle yapmaya kalkar."


- Nesillerin Ruhu



145. "Kendini ulvi prensiplerden koparan insan yeryüzüne düşer. Fakat bu düşme, onu diğer sahalarda da sukût ettirir."


- Nesillerin Ruhu



146. "Bir şair kendi kalbinde duyduğu aşk veya ıstırabı anlatırken, söyleyeceğini doğru ve güzel söylerse, zaman ve mekân ötesinde sesini işiten bir insanın bulunduğundan emin olmalıdır. Kalpten kalbe yol vardır."


- Sevgi ve İlim



147. "Bin yıllık mazisini bilmek mutlaka Osmanlıcayı öğrenmek mecburiyetindedir. Bu, mutlaka Osmanlıcayı yeniden diriltmek mânasına gelmez. Latince, Yunanca veya eski Mısırcayı öğrenen Batılı aydınlar, bu dilleri, bu dillerle yazılmış eserleri, bugün kullanmak için mi öğreniyorlar? Alain, modern olmak için, insanlık tarihini, kültür vasıtasıyla yeniden yaşamak lazım geldiğini söyler. Bir milletin gençleri de, halihazırın mânasını anlamak için, mazisini derinden bilmelidir. Bu eski eserler, bize ne öğretecek diye soruyorlar. Bin yıl, nasıl düşündüğümüzü, nasıl yaşadığımızı, nasıl hissettiğimizi. Bunu bilmek az şey midir? Bunu bilmeden bugünkü merhale nasıl anlaşılır ve değerlendirilir?"


- Nesillerin Ruhu



148. "Biz henüz ne kendi kültürümüzün, ne de Garp kültürünün derinliğine ulaşmış değiliz."


- Nesillerin Ruhu



149. "Dünyayı seyredecek yerde dürbünün kendisine bakan biri, dünyayı değil, dürbünü görür."


- Kültür ve Dil



150. "Dilini bilmediğimiz bir ülkede, etrafımızda milyonlarca insan kaynaşsa da kendimizi "yalnız" hissederiz."


- Kültür ve Dil



151. ""Neye yarar hatırlamak,
Neye yarar bu cılız ışıklı bahçelerde
Hatırlamak geçmiş şeyleri,
Bu beyhude akşam bahçesinde
Kapanırken üstümüze böyle
Zaman çemberi.""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



152. ""Çünkü hakikaten yalnızdık.""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



153. "İnsanoğlunda temel duygu, kendini ve varlığı aşma, eksikliğini duyduğu o sonsuz ve ebedî varlığı arama duygusudur."


- Sevgi ve İlim



154. "Ve insanı değerli kılan şey, midesi değil, kafası; yedikleri değil, düşündükleri ve yaptıklarıdır."


- Nesillerin Ruhu



155. "“Tıpatıp Avrupalılar gibi olacağız” düşüncesi, Türk münevverlerinin neden orijinal bir sanat meydana getiremeyişlerini izah eder. Sanat, ruhun ifadesidir; şahsiyetin tezahürüdür. Kendi kendisini kabul etmeyen bir insan veya bir millet nasıl yeni bir sanat vücuda getirebilir? Türk münevverleri asırlardan beri kendi kendilerinden, kendi milletlerinden nefret ediyorlar. Kendini aşağı görme hissi bizim yaratıcı kuvvetimizi sıfıra indiriyor. Onlar gibi olacağız, diye kendimizi unuttuk. Bu bir nevi manevi intihardır: Kendimize ait ne varsa hepsini ortadan kaldırmaya çalıştık. Bilhassa son devir, millî benliğimizin en büyük kısmı olan maziyi yıkmakla geçti. Dile kadar her şeyi değiştirmeye kalktık. Bu kendimizi tahrip etmek, bu manevi intihar bizim en büyük hastalığımızdır. Kendini kabul etmek, kendine dönmek denen milliyetçilik bizi bu hastalıktan kurtarabilir."


- Nesillerin Ruhu



156. "Hatayı bilmeyen doğrunun değerini anlayamaz."


- Nesillerin Ruhu



157. "Bu eski eserler, bize ne öğretecek diye soruyorlar. Bin yıl, nasıl düşündüğümüzü, nasıl yaşadığımızı, nasıl hissettiğimizi. Bunu bilmek az şey midir? Bunu bilmeden bugünkü merhale nasıl anlaşılır ve değerlendirilir?"


- Nesillerin Ruhu



158. "Dürrüşehvar Sultan, aynı yıl Aralık ayında yapılan büyük düğünden sonra Hindistan'a Hayderabad'a gitti."


- Sürgündeki Prenses Dürrüşehvar Sultan



159. "Bugünkü nesiller için Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Halide Edib, Yakup Kadri, Reşat Nuri, Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, hatta Sait Faik'in eserleri anlaşılmaz hale gelmiştir. Bir milletin kütüphanesi ancak böyle yıkılabilir. Bugünün öğrencilerine bu yazarlardan birinin eserini veriniz, mânâsını anlamadığınız kelimelerin altını çiziniz deyiniz, sayfaların simsiyah olduğunu göreceksiniz. Suç elbette gençlikte değil, onların tarihi ve milli kültür kaynaklarına gitmesini engelleyen kötü maksatlı maarifçilerdedir."


- Kültür ve Dil



160. "Goethe'nin şöyle bir sözü vardır: "İnsanın erişebileceği en yüksek mertebe, kendi his ve fikirlerinin şuuruna sahip olması, kendi kendisini tanımasıdır.”"


- Sevgi ve İlim



161. ""yalnızlık içinde yalnızlığımı anlamamak için kaçtım; zira, orada, şehirde beni o kalabalık, insanlar öldürüyordu.""


- Tevfik Fikret



162. "Çok defa sevildim, bazan ağladım;
Sevilmeksizin de sevdiğim oldu."


- Şiir Tahlilleri 1



163. "Çocuk enerjisini kullanmazsa, yaşamanın neşesini tatmaz, bedbaht olur; fazla uslu çocuklar, korkak, çekingen, hattâ biraz aptal olurlar."


- Sevgi ve İlim



164. ""Gitti hevâ yolunda hayâtım yazık!.. Günâh!""


- Şiir Tahlilleri 1



165. ""Sanki siyah, simsiyah taşlar içinde
Siyah, simsiyah kovuklarda yaşadık biz,
Sanki hiç görmedik birbirimizi,
Sanki hiç tanışmadık!
Dünya bize öyle kapattı kendisini…""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



166. "Nâzik olmak da bilgili olmak kadar hayatta lüzumlu bir meziyettir."


- Sevgi ve İlim



167. "Güzel ve iyi bir kitap, insan için henüz gidilmemiş yeni bir ufuktur."


- Sevgi ve İlim



168. "Güller gülüyor, bülbülün ömrü figanla geçiyor."


- Şiir Tahlilleri 1



169. "Zaten fikirlerde aranılacak meziyet güzellik değil hakikattir."


- Tevfik Fikret



170. ""Hülya adamı olmaktan hiç çıkmadım, onun yanı başında isyanlarım, memnuniyetsizliklerim, etrafa meydan okuyan yersiz cesaretlerim oldu.""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



171. "İnsanı veya cemiyeti bu iki cepheden, hem madde, hem de ruh cephesinden almak lazımdır. Birinden birini tercihe imkân yoktur. Bunlar birbirinden ayrılamaz. Ayırmaya kalkıldığı taktirde, beşerî muvazene bozulur. Maddi şartları unutan bir fert veya topluluk er geç sükût eder. Fakat ruhu inkâr da insanlığı hayvan seviyesine indirir. Şark, maddeyi inkâr ettiği için çökmüş, Garp ruhu inkâr ettiği için, insanlığı bugünkü korkunç duruma düşürmüştür. Marksizm XIX. asır materyalizminin bir mahsülüdür. Maddeyi insandan üstün tutan Garp, bugün kendi yarattığı makine ile ölüm tehdidi altındadır. Yalnız o değil, bütün dünya..."


- Nesillerin Ruhu



172. "Öz Türkçe kullananların hemen hepsi tarihe ve dine karşı cephe almış kişilerdir. Onun için sadece halihazır, halihazır da değil, kendi özdeyişlerine göre kurulacak, tarihten, dinden uzak, tıpkı uydurdukları kelimeler gibi uydurma bir istikbal tasavvuru vardır. Kullandıkları kelimelerle bugün yaşayan hayatın dışına çıkan, kendilerinin dışında hiçbir kimseye değer vermeyen, yalnız uydurma dünyaları içinde yaşayan bu ütopistler arasında solcu ve aşırı solcuların büyük bir çoğunluk teşkil etmesi, şaşılacak bir hadise değildir. Maziyi ve halihazırı tamamıyla inkâr ederek ve yıkarak, yeni, yalnız kendi düşüncelerine ve hayallerine uygun bir cemiyet kurmak! Öz Türkçecilerin yapmak istedikleri şey işte bu! Dünden kalan ve bugün yazılan kitaplarda gençleri maziye, dine götüren fikirler vardır. Gençlerin onları okumaması, anlamaması lazımdır."


- Nesillerin Ruhu



173. "Bugün Türkiye’de dinsiz zümre ile batıl inançları din sanan bir kitle karşı karşıya bulunuyor."


- Nesillerin Ruhu



174. "Bütün medeni milletlerde mazi kültürü vardır. Maziyi yıkan, yok eden, halihazırı en zengin kaynaklardan mahrum etmiş olur. Asırların ötesinden gelen mitler, semboller, fikirler yeni nesillere kuvvet verir. Bunlardan mahrum olan nesiller, halihazır şartlarının çıkmazı içinde ne yapacaklarını şaşırırlar. Onlar için mazi olmadığı gibi, istikbâl de yoktur. ‘Bugünkü neslin zayıf olmasının başlıca sebebi, bence mazi ile alakasını tamamıyla kesmiş olmasıdır. O, mazisini bilmediği için, bugünün mânasını da anlamıyor.’"


- Nesillerin Ruhu



175. "Milletlerin tarihî hayatında nesiller, büyük fertlerden daha mühim rol oynarlar; zira devirlere şekil ve renk veren esas kitleyi onlar teşkil ederler."


- Nesillerin Ruhu



176. "Dünyada herkes bir başka şeye müptelâ: Kimisi mevki için rahatını feda ediyor, kimisi mevkiinden düştüğü için ıstırap içinde, kimisi zengin iken fakir olmuş, kimisi zengin olmak için çırpınıyor. Kimisi sevgilisinin gözü ile büyülenmiş, kimisi onun saçlarına bağlı. Kimisi iki sevgiliyi birbirinden ayırmak için efsun okur.Kimi birisini ele geçirmek için dua nüshası yazar. Hâsılı, herkes kendine has lüzumsuz bir ihtirasa esir olmuş..."


- Şiir Tahlilleri 1



177. "Kendi milletimi sevmem ve varlığını müdafaa etmem, başka milletleri hakir görmem için bir sebep değildir."


- Nesillerin Ruhu



178. "1914 Şubat'ında babasının Çamlıca'daki köşkünde dünyaya gelen ve çocukluğu Dolmabahçe Sarayı'nda geçen Dürrüşehvar Sultan, babası Abdülmecit Efendi'nin yaptırmış olduğu tabloyla hâlâ Dolmabahçe Sarayı'nda duruyor."


- Sürgündeki Prenses Dürrüşehvar Sultan



179. "Düşüncelerinden kurtulmak dünyada en zor iştir."


- Sevgi ve İlim



180. "Derin bir ilmî tecessüsü olmayan, hayal kurmasını da bilmeyen vasat insan, daimî bir can sıkıntısı içinde yaşar. Onun için varlık bütün sırrını ve cazibesini kaybetmiştir. Bu can sıkıntısından kurtulmak için, ya her şeyin muamma hâline geldiği yüksek ilim ve felsefeye ya da sanata dönmek lâzımdır."


- Sevgi ve İlim



181. ""refah içinde yüzerken de ahlaklı kalmak mühim bir meseledir.""


- Tevfik Fikret



182. "İstanbul, yaşlı ve ahlaksız bir kadına, onun oturduğu yere; sis ise çirkin hadiseleri örten bir perdeye benzetilmiştir."


- Tevfik Fikret



183. ""Kendime gelince... İnsan o kadar mühim değildir. Ben de herkes gibiyim.""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



184. "Mühim olan görünüşü ile herkesten ayrılmak veya herkes gibi olmak değil, bir kıymete gönül vermek, onun için yaşamaktır."


- Sevgi ve İlim



185. "Kütüphaneler, ruhların kendilerini en hür hissettikleri yerlerdir."


- Sevgi ve İlim



186. "Terbiye hiç şüphesiz insanoğlunun kendi üzerinde kazandığı en büyük zaferdir."


- Sevgi ve İlim



187. "Bütün hareketleri maziye karşı toptan bir reaksiyon olan Cumhuriyet neslinin yaşama, düşünme ve duyma tarzlarında derin tezatlar bulunur. İlk Cumhuriyet nesli, istibdat ve Meşruiyet devrinde yetişmiş insanlardan mürekkepti. Maziye ait kıymetler, onların şahsiyetlerinin temelini teşkil ediyordu. Şimdi onlar inkılap yapmak için bu kıymetleri inkâr etmek ve yıkmak mecburiyetinde idiler. Bu ancak zorla olabilirdi. Fakat zorlamanın da bir hududu vardır. Bu hududa gelince, alınan yeni istikametten dönülmek istenilmezse, kendi kendini mahvetmek veya aldatmaktan başka çare yoktur."


- Nesillerin Ruhu



188. "Ölmek üzere olan bir adama bakarak, bu adam bütün hayatınca böyle hasta ve bitkindi demek ne kadar yanlış ise, imparatorluğun çökme anını görerek, işte sizin mazi dediğiniz budur, demek de o kadar yanlış olur. Her millet gibi bizim mazimizin de iyi kötü tarafları vardır. Her millet gibi, bizim de asırlarca yaşanmış hayatımızın bir mânası ve değeri olması icap eder. O ana has tarihî şartlar, ilk Cumhuriyet neslinin bu basit hakikati görmesine mani oluyordu."


- Nesillerin Ruhu



189. "Ben milliyetçiyim diyen mutlâka milliyetçi değildir. Milliyetçi olmak için milletinin tarihini, coğrafyasını tanımak, sevmek ve millet uğrunda severek çalışmak icap eder. Çevremizde milliyetçi geçinenlerin çoğu bu hazırlıktan mahrum çığırtkanlardır. Onlar bu suretle şöhret, mevki ve para kazanmak arzusundadırlar. Sahte milliyetçiler hakiki milliyetçiliğin yıkılmasına sebep olurlar. Böyleleri milliyet düşmanı kesilseler daha iyi olurdu."


- Nesillerin Ruhu



190. ""Bana hep gözlerin tebessüm eder.""


- Şiir Tahlilleri 1



191. "Tenkitsiz devirler yaşadık. Bunu tenkit devrinin takip etmesi gayet tabiidir. Unutmayalım ki, daima bir ideal olarak öne sürdüğümüz batı medeniyeti tenkit sayesinde gelişmiştir. Descartes “En bedihî olan şeylerden dahi, prensip itibarıyla şüphe etmek ve onları dikkatle yoklamak lazımdır” der."


- Nesillerin Ruhu



192. "Kendimize Avrupa hakkındaki bilgilerden birincisi şüphesiz baştan gelir. Çünkü biz Avrupa’dan kendimizde eksik olan, kendimizi kuvvetlendiren şeyleri alacağız. Bizim olan bir şey, eğer bizi ayakta tutan bir şey ise onu alıkoyacağız, onun üzerine titreyeceğiz. İnkılâp olsun diye inkılap yapmak, fanteziler uğruna bizim varlığımızın temellerini teşkil eden müesseseleri yıkmak cinnetten başka bir şey değildir. Ve maalesef Türkiye’de bir buçuk asırdan beri, değişiklik olsun da ne olursa olsun, sevdasında bulunanlar bizim kuvvetimizi teşkil eden birçok şeyleri tahrip etmişler veya harap olmaya terketmişlerdir."


- Nesillerin Ruhu



193. "Millî hayatımız için çok mühim olan bu merhale, bu zaman hakkında serbest surette düşünmenin zamanı gelmiştir. Birkaç yıldan beri, 1918’den önceki kıymet hükümlerinden yavaş yavaş ayrıldığımızı kimse inkâr edemez. Eğer tuttuğumuz yeni istikamette esaslı adımlar atmak istiyorsak, şimdiye kadar yapılanları tarafsız ve dikkatli bir gözle tetkik etmemiz lazımdır."


- Nesillerin Ruhu



194. ""Zalim ümitlerle ürperirdim ben""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



195. "Yeniden doğmak için ölmek lazımdır."


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



196. "Bir yazarın kullanmış olduğu dil ve üslup, onun şahsiyet, zevk ve davranışını kesin olarak gösterir."


- Tevfik Fikret



197. ""Evet, sabah olacaktır, sabah olur, geceler
Tulû-haşre kadar sürmez...""


- Tevfik Fikret



198. "Ben öyle sanıyorum ki, birbirinin aynı olmasa bile "aşk" ile "iyilik" kardeştir. Sevmeyen ve sevilmeyen insanlarda iyilik duygusunun da bulunmadığına dikkat ettim."


- Sevgi ve İlim



199. "Yıkılmakta olan toplum kendini kurtaracak kahramanlar arar.Bunun örneklerini ya tarihte bulur veya hayali ile yaratır."


- Kültür ve Dil



200. "Her sahnede, kötülük iyiliğe düşman ve gâliptir; iyi daima acı çeker ve yenilir."


- Şiir Tahlilleri 1



201. "Kendi milletini yükseltmeyen, insanlığı nasıl yükseltebilir? Fakat milliyetçilik aynı zamanda fertçiliktir. Ferdiyeti kuvvetli olmayan bir kimse milletine de faydalı olamaz. Başkalarına musiki zevki vermek için evvela keman veya piyano çalmasını bilmek lazımdır. Nasıl ferdiyetçi olunur? Hakikati bilerek ve çalışarak... Hakikati bilmeyen ne üzerine bina kuracaktır? Çalışmayan insan başkalarına şöyle dursun, kendisine de faydalı olamaz. Şu halde gerçek milliyetçiliğin esas temeli, hakikati tanımak, yani akıl ve çalışmak, yani iradedir."


- Nesillerin Ruhu



202. ""Okuduğum veya dinlediklerim, gördüklerimden daha ziyade beni besliyor.""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



203. "Kendi milletini yükseltmeyen, insanlığı nasıl yükseltebilir? Fakat milliyetçilik aynı zamanda fertçiliktir. Ferdiyeti kuvvetli olmayan bir kimse milletine de faydalı olamaz. Başkalarına musiki zevki vermek için evvela keman veya piyano çalmasını bilmek lazımdır. Nasıl ferdiyetçi olunur? Hakikati bilerek ve çalışarak... Hakikati bilmeyen ne üzerine bina kuracaktır? Çalışmayan insan başkalarına şöyle dursun, kendisine de faydalı olamaz. Şu halde gerçek milliyetçiliğin esas temeli, hakikati tanımak, yani akıl ve çalışmak, yani iradedir."


- Nesillerin Ruhu



204. "Bir fikrin insan düşüncesinde yerleşmesi için yapılan denemeler göstermiştir ki , kitaptan okuma dinlemeden, metni kopya etme okumadan daha çok verimlidir."


- Sevgi ve İlim



205. "Okulu bitirdikten sonra kitap okumayanlar belli bir noktada durmuş saate benzerler. Zaman ilerledikçe onlar gerilerler."


- Sevgi ve İlim



206. "Sende kalmıştı münfail, kırgın,
Muztarib gönlümün son ümidi,
Sen de gittin, senin de arkandan,
Ağladım, ağladım, harâb oldum..."


- Tevfik Fikret



207. "Eski harflerle dokuz asırlık bir Türk edebiyatı vardır; fakat bunların hepsi maziye ait kıymetleri ihtiva ettiği için, harf inkılabı ile araya kalın bir perde çekilir. Boşalan millî kütüphane tercüme eserlerle doldurulur. Daha ileriye gidilir: Asırların mahsulü olan Türkçe beğenilmez, yepyeni bir dil vücuda getirilmek istenilir. Maziye karşı bu kadar şiddetli ve bu kadar cesaretli bir teşebbüse başka yerlerde rastlanmaz."


- Nesillerin Ruhu



208. "Ziya Gökalp’ın söylediği gibi, bir millet ruhunu kaybettiği zaman millî istiklalîni ve vatanını da kaybeder. Türkiye’yi bugün ayakta tutan halkın sımsıkı bağlı bulunduğu tarihî ve millî kıymetlerdir."


- Nesillerin Ruhu



209. "Milliyetçi Türk aydınlarına düşen vazife, Türk halkının ihtiyaç ve temayüllerini çok iyi anlayarak düşünce ve eserleriyle onları işlemek, yüksek, derin ve edebî şekillere kavuşturmaktır. Cumhuriyet’in ilk devresinde halk tabakalarının üzerinde diktatör bir irade kuran ve halkçı olmak iddiasına rağmen halka yabancı kalan nesil, son demokrasi hareketleriyle bertaraf edilmiş, halkın serbest olarak seçtiği kendi çocukları iş başına gelmiştir. Kültür ve edebiyat sahasında da buna muvazi bir akımın doğması ve nesiller boyunca devam etmesi için onun yüksek, sanatkârane bir şekle girmesi lazımdır. Türkiye’de, bugün buna doğru bir temayül vardır. Ve bu sevinilecek bir şeydir."


- Nesillerin Ruhu



210. "Iztırap çekerek bile yaşamak güzel şeydir."


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



211. "Ruhları harekete getirin, ülke cennete döner."


- Sevgi ve İlim



212. ""Kendi milletinin nerelerden geldiğini, neler okuduğunu, neler düşündüğünü bilen yeni nesiller, bugünü ve yarını daha iyi anlayacaklardır.""


- Kültür ve Dil



213. "Yıllardan beri menfî bir propaganda ile gençliğe aşılanmak istenen şahıs kültlerinin dinin yerini tutabileceğine asla kâni değilim. Bize tarihimizi bir ışık gibi kat’eden ve ebediyete uzanan bir ideal lazım. İdealler şahsiyetleri, hatta milletleri aşar. Bugün bizim ideallerimizden biri hürriyettir. Şahıs kültleri ile bu idealler, şahıslarla değil, fikirlerle ifade olunur. Sosyalizm, komünizm, materyalizm, spiritüalizm, köklerinde fikir olan ideolojilerdir. Şahıs ismi etrafında dönen ideolojiler çok dar bir mâna ifade ederler. Hitlerizm, Leninizm, Stalinizm ancak bu şahısların düşünüş, davranış tarzlarını ifade eder. Bizim şahsi sembollere değil, ebedî fikirlere, gerçek ideallere ihtiyacımız var."


- Nesillerin Ruhu



214. "Edebiyatçı neslin günlük siyasete değil, o siyasete istikâmet veren asli temayüllere önem vermesi ve bilhassa bu temayülleri estetik bir şekilde ifade etmesi lazımdır. Millî ruh, büyük mimari ve musiki eserlerinde görüldüğü üzere, ancak, sağlam, yüksek ve derin şekiller içine sokulduğu takdirde o milleti ebedî olarak yaşatan bir kaynak haline gelir."


- Nesillerin Ruhu



215. "Cumhuriyet devrinde yakın mazi ile alakalı, hatıraları halihazıra kadar gelen canlı tarih fikri yerine milletin hafızasında hiçbir izi olmayan sunî, uydurma bir tarih tezi ortaya atılır. Bu hareket edebî eserlerde de bazı akisler uyandırırsa da tutmaz. Maziye karşı kuvvetli bir reaksiyon olduğu için gençlikte tarih duygusu kalmaz. Gençliği Türk tarihinden soğutmak için edebiyat kitaplarına millî “mefahir” değil, en kötü sahneler alınır."


- Nesillerin Ruhu



216. ""Bir kalb ki teselli nedir bilmemiş,
Döktüğü yaşları kimse silmemiş.""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



217. ""Belki en büyük kuvvetim, boşluklarımı, zaaflarımı bilmekliğim.""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



218. "Daha acayip bir görüş, bir şahsın ismini, sihirli bayrak gibi ortalıklarda dolaştırarak, tarihî ve cemiyeti hiçe sayarak, millî varlığını, bir tarikat gibi bu isim etrafında toplamasını iddia etmektedir. Âlimlerimiz, sadece kendi “vitrin”lerine giren münferid vakıaların içinde kapalı yaşarlarken, sağlam fikirlerden mahrum kalan geniş kitle, işte böyle püf denince yıkılacak sözde ideolojileri hakikat sanmakta, bu milleti onların kurtarabileceğini vehmetmektedir. Hiçbir ilmî temeli olmayan bu fikir taslakları için, gençlik birbirine girmekte, tüfek patlamakta, mahkûm olmakta, hakikate harcayacağı yıllarını heba etmektedir."


- Nesillerin Ruhu



219. "Biz Avrupalılaşma sevdasına düşerken ve gittikçe bu sevdanın hummaları içinde kıvranırken bir Avrupalının asla unutmayacağı bazı basit hakikatleri unuttuk. Bu basit hakikatlerden birincisi, kendi kendimiz hakkındaki bilgi, ikincisi, Avrupa hakkında müspet ve değişmez bir kanaattir. Bir Avrupalı bu basit hakikatleri unutmaz. Zira hastalıklarını bilmeden ve alınacak ilaçları tanımadan ecza dolaplarına saldırmak delilikten başka bir şey değildir. Sağlam bir insanın kendisini hasta zannedip aldığı yanlış ilaçlarla gerçekten hasta olması mümkün olduğu gibi, hastalığına uymayan ilaçları kullanırsa, hastalığını büsbütün arttırması ve başka şekillere sokması da pek mümkündür. Bizim Avrupalılaşmamız aşağı yukarı böyle oldu. Hâlâ kendi kendimizin ne olduğunu bilmiyoruz. Hâlâ Avrupa’nın mahiyeti hakkında açık ve seçik bir fikrimiz yok. Bu müphem, bulanık, insicamsız, şuursuzca hareketlerdir ki bizi bir buçuk asırdan beri aynı çukurun içinde dolaştırıyor. Bu aydınların hatasıdır. Onlar kendi milletlerini ve Avrupa’yı iyi bilselerdi, bu kadar gayret boş neticeler vermezdi."


- Nesillerin Ruhu



220. "İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar"


- Şiir Tahlilleri 1



221. "Güzel ve iyi bir kitap, insan için henüz gidilmemiş yeni bit ufuktur."


- Sevgi ve İlim



222. "Kendimi uzak bir diyarda hissediyordum. Bir gün asıl vatanıma dönecektim. O asıl vatanın neresi olduğunu bilmiyordum. Bazı kitaplarda ben oranın tatlı havasını hissediyordum. O ıstıraplı yıllarda benim için asıl hayat, dışarda değil, kitaplarda idi."


- Sevgi ve İlim



223. ""Düşüncende yaşamak isterdim ben senin""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



224. "Yarabbi! Bana ruhu, vicdanı, lisanı veren sensin."


- Tevfik Fikret



225. "Güzel bir şiiri okurken biz, bize yabancı bir nizama uyduğumuzu , bu nizamın içinde, kendimizi daha başka, daha rahat ve daha mesut bulduğumuzu kuvvetle hissederiz."


- Sevgi ve İlim



226. "Hayat ve insanlar hakkında beslediğimiz inanç ve kanaatlerden çoğu vehimden ibarettir."


- Sevgi ve İlim



227. "'' Nice insanlar vardır ki, sükûtlarının arkasında uçsuz bucaksız bir fikir deryası dalgalanır. ''"


- Kültür ve Dil



228. "Nice insanlar vardır ki,sükûtlarının arkasında uçsuz bucaksız bir fikir deryası dalgalanır."


- Kültür ve Dil



229. ""Neye bir veremli hasta gibisin,
Ruhunla ıztırap yoksa kardeş mi?""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



230. ""Hülâsa bir yığın tezadın adamıyım.""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



231. "Tanrı, dışarda gözle görülen bir varlık değildir. O, içerde, "gönül gözü" ile görülür veya yaşanır."


- Tevfik Fikret



232. ""Ayrılan ellerimiz bir daha birleşmeyecek.""


- Şiir Tahlilleri 1



233. "Nice insanlar vardır ki,sükûtlarının arkasında uçsuz bucaksız bir fikir deryası dalgalanır."


- Kültür ve Dil



234. ""Meserret çocukların, yalnız
Çocukların payıdır!.."

Meserret: Sevinç"


- Tevfik Fikret



235. "Cehaletin kahramanlığı, milletleri felâkete götürür. Her sahada yalnız gerçek bilgi ile başarıya ulaşılır."


- Sevgi ve İlim



236. "Hayat karşısında ezilmişlik duygusu, Türk ruhuna yabancıdır."


- Hikaye Tahlilleri



237. "O gün derince düşünmüş, fenâ yorulmuştum,
Ve: "Böyle boş yere koşturmadansa efkârı
"Bütün hakayıkı pâmâl edip atâletime
"Biraz da rahâta baksam!...""


- Tevfik Fikret



238. "Medeniyet her şeyden önce tabiatın zaruretlerini yenmek demektir"


- Hikaye Tahlilleri



239. ""Şiir, söylemekten ziyade bir susma işidir.""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



240. ".
Bugün, dünyayı değiştiren üç büyük kuvvet vardır: İlim, teknik ve bunları ilerleten organizasyon. Yeni insan tipi, ne akıncı, ne ekinci, ne asker, ne de mistiktir. Âlim, teknisyen ve organizatördür. Türkiye'nin değişmesi, bol sayıda bu nevi insanları yetiştirilebilmesine bağlıdır.
."


- Büyük Türkiye Rüyası



241. "''Dile inanan adam daima aldanır,çünkü hakikat dilde değil, dilin delalet ettiği varlıktadır.""


- Kültür ve Dil



242. "Her millet dilini ihtiyaçlarına,kültür ve medeniyet seviyesine,zevkine göre yaratır.Dil,tıpkı ev gibi bir milletin duygu,düşünce ve hayatının barınağı,korunağıdır."


- Kültür ve Dil



243. "".. gece açıktır ve gece, hemen dâima insan ruhunu sonsuzluğa çağırır.""


- Şiir Tahlilleri 1



244. ""Andım o bî-vefâyı garîbâne ağladım
Geldi hayali dîde-i giryâne ağladım""


- Şiir Tahlilleri 1



245. ""Edebiyatsız millet, dilsiz insan kabilindendir.""


- Tevfik Fikret



246. "“O sevda denilen mavi boncuğu,
Birinde kaybettim, birinde buldum.”"


- Şiir Tahlilleri 1



247. ""Boş ve ümitsizdir akşamın hüznü""


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



248. "Tanpınar, hayallerinin çağrısını dinlemeyerek kendisini tamamıyla dış âleme verebilseydi, hiç olmazsa maddi hazlarla tatmin olacaktı. Yahut, tam tersine, içinden Tanrı'ya, din duygusuna yükselebilseydi mânevî bir huzura kavuşacaktı. Bu ikisini de yapamadı; "eşikte" kaldı."


- Tanpınar'ın Şiir Dünyası



249. "Yunus'un inancına göre insanda iyilik kuvvetleri kötülük kuvvetlerinden üstündür. Yeter ki insan kötülük kuvvetlerinin esaretinden kurtulmayı istesin ve kendinde bulunan iyilik kuvvetlerini, akıl ve iradenin varlığını idrak etsin."


- Türk Edebiyatı Üzerinde Araştırmalar 1



250. "Bataklık adeta insanı kendisine çeker. Hayat işte bu bataklığa benzer. Onun içine düşmüş olan insan kurtulmağa çalıştıkça batar."


- Tevfik Fikret

Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: