Max Stirner En Beğenilen Sözleri
1. "İnsanın ruhu zedelendikten sonra bütün dünya onun olsa, her yeri, her şeyi ele geçirse neye yarar?"
- Biricik ve Mülkiyeti
2. "Beni kısıtlayan, dışımdaki bir güç değildir, henüz yeterli olmayan kendi gücümdür, kendi güçsüzlüğümdür."
- Biricik ve Mülkiyeti
3. "Akıl bir konudan vazgeçse de, yürek yıllar boyu onun için çırpınır durur."
- Biricik ve Mülkiyeti
4. "Eğer zekanıza gereken değerin verilmesini istiyorsanız, temiz yürekli olmalısınız."
- Biricik ve Mülkiyeti
5. "Benim yalnız bir tek tutkum vardı: Özgürlüğe duyduğum şiddetli arzu."
- Biricik ve Mülkiyeti
6. "Ben bu dünyaya ne amaçla geldim? Benden ne yapmam bekleniyor?"
- Biricik ve Mülkiyeti
7. "Eğer ben, kendi meselemle ilgilenmezsem, bana başkalarının kendi keyfine göre sunduğuyla yetinmek zorunda kalırım."
- Biricik ve Mülkiyeti
8. "Başka insanlardansa kendinize kulak vermeniz gerekir!"
- Biricik ve Mülkiyeti
9. "İnsan ancak sevgisi sayesinde insan olur, sevgi onu insan yapar."
- Biricik ve Mülkiyeti
10. "Ben sevdiğimin acı çektiğini görürsem, onunla birlikte acı çekerim ve onu teselli edebilmek, yüzünü güldürmek için elimden gelen her şeyi yapmadan içim rahat etmez."
- Biricik ve Mülkiyeti
11. "Hayatta başarılı olabilmek için başkaldırmalıyım."
- Biricik ve Mülkiyeti
12. "Ahh! İnsanın üstünden silkip atmak, kurtulmak istediği şeyler o kadar çoktur ki!"
- Biricik ve Mülkiyeti
13. "Günümüzün Tanrısı insandır ve Tanrı korkusunun yerini de insan korkusu almıştır."
- Biricik ve Mülkiyeti
14. "Hele başınızdakilerin haksız olduğunu söyleyin de görün bakalım, sizi nasıl zindanlara atıyorlar!"
- Biricik ve Mülkiyeti
15. "Benim haklı olup olmadığım konusunda benden başka kimse karar veremez, haklı ya da haksız olduğumu yargılayacak olan benim."
- Biricik ve Mülkiyeti
16. "Benim için Benden daha önemlisi yoktur!"
- Biricik ve Mülkiyeti
17. "Biz ne yapsak, ne düşünsek, ne istesek, her zaman için nedeni sevgi olmalıdır. Bir konuda yargıya varacaksak, sevgi bizi yönlendirmelidir."
- Biricik ve Mülkiyeti
18. "Koyunların konuşma özgürlüklerinin kısıtlanmaması onlara ne gibi bir yarar sağlar? Onlar gene meleyip dururlar."
- Biricik ve Mülkiyeti
19. "İçimizde olan Biz miyiz? Dışımızdaki olmadığımız gibi, içimizdeki de değiliz."
- Biricik ve Mülkiyeti
20. "Biz özgür doğmuş insanlarız, ama nereye bakarsak, egoistlerin hizmetkarı durumuna getirildiğimizi görürüz!"
- Biricik ve Mülkiyeti
21. ""Ben meselemi Hiç'e bıraktım""
- Biricik ve Mülkiyeti
22. "Her an kendini dönüştüremezsen, kendini bir köle gibi elin kolun bağlı ve donup kalmış hissedersin."
- Biricik ve Mülkiyeti
23. "Biz bu dünyada kendimizi baskılardan kurtarmadıkça, yazdıklarımızı da kurtaramayız. Buna karşılık, özgür olduğumuz oranda, yazdıklarımız da özgür olur."
- Biricik ve Mülkiyeti
24. "Hiçbir kuralı ve yasası olmayan güdülerle, hırslarla, isteklerle, tutkularla dolu dipsiz bir kuyu, ışıksız ya da kılavuz yıldızsız bir kaos!"
- Biricik ve Mülkiyeti
25. "Ben, dünya tarihi boyunca, Benden sayısız şeylerin çalınıp gasp edilmesine katlandım!"
- Biricik ve Mülkiyeti
26. "Benim düşüncelerim, benim gerçek mülkiyetimdir, onları bana kimse bir gereklilik, bir bağış ya da lütuf olarak vermiş değildir, düşüncelerim benimdir ve onları istediğim biçimde değerlendirebilir, onlarla ticaret yapabilirim."
- Biricik ve Mülkiyeti
27. "“Akıl bir konudan vazgeçse de, yürek yıllar boyu onun için çırpınır durur.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
28. "İnsan ancak sevgisi sayesinde insan olur, sevgi onu insan yapar."
- Biricik ve Mülkiyeti
29. "Ben diğer herkes için bir hiçim,
çünkü ben kendim için her şeyim,
çünkü ben kendim için biriciğim."
- Biricik ve Mülkiyeti
30. "“Siz tümünüz egoistsiniz, birinizin diğerinden farkı yok!”"
- Biricik ve Mülkiyeti
31. "İnsanın ruhu zedelendikten sonra bütün dünya onun olsa, her yeri, her şeyi ele geçirse neye yarar?"
- Biricik ve Mülkiyeti
32. "Biz ne yapsak, ne düşünsek, ne istesek, her zaman için nedeni sevgi olmalıdır."
- Biricik ve Mülkiyeti
33. "Ne kadar da fakirleştik, hatta elimizde hiçbir şey kalmadı."
- Biricik ve Mülkiyeti
34. "Bütün sorun, iktidarın bizlere nasıl ve neden hükmettiği değil; bizim neden bu iktidarı kabul ettiğimiz sorunudur."
- Eğitimimizin Sahte İlkesi ya da Hümanizm ve Realizm
35. "Nelerden özgür olmak istenir? Ahh! İnsanın üstünden silkip atmak, kurtulmak istediği şeyler o kadar çoktur ki!
."
- Biricik ve Mülkiyeti
36. "İnsan her şeyi aklından çıkarmayı da bilmeli en azından rahat uyuyabilmek için."
- Biricik ve Mülkiyeti
37. "Yazıklar olsun, yalnızca kendini düşünene!"
- Biricik ve Mülkiyeti
38. "İtaat sona ererse efendilikte sona erer. Büyükler neden büyüktür bilir misiniz? Biz dizlerimizin üstüne çökmüşüz de ondan. Artık kalkalım!”"
- Biricik ve Mülkiyeti
39. "İnsanlarda özgürlük fikrini uyandırırsanız, o zaman özgür insanlar sürekli olarak kendilerini özgürleştirmeye devam ederler; aksine insanları yalnızca eğitirseniz, o zaman onlar en yüksek biçimde eğitilmiş ve zarif bir tarzda kendilerini daima koşullara alıştıracaklar ve itaatkâr dalkavuk ruhlara yozlaşacaklardır."
- Eğitimimizin Sahte İlkesi ya da Hümanizm ve Realizm
40. ""Sen kendin, sana ait özünle birlikte benim için değerlisin, çünkü senin özün, yüce bir öz değildir... tıpkı senin gibi biricik bir özdür.""
- Biricik ve Mülkiyeti
41. "Eğer zekanıza gereken değerin verilmesini istiyorsanız, "temiz yürekli" olmalısınız."
- Biricik ve Mülkiyeti
42. ""Ne kadar da fakirleştik, hatta elimizde hiçbir şey kalmadı denebilir!""
- Biricik ve Mülkiyeti
43. "İkna yoluyla bize hiçbir şeyi kabul ettiremezler,"
- Biricik ve Mülkiyeti
44. "İnsanlara akıl hocalığı yapabilmek için öncelikle çoğu kez "ahlaki etki" denen yetiye sahip olmak gerekir."
- Biricik ve Mülkiyeti
45. "İnsanlardan çok Tanrı'nın buyruğuna uymak gerek."
- Biricik ve Mülkiyeti
46. "İnsanları etkilemek isterseniz onları gerçek çıkarlarından yakalayabilirsiniz.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
47. "Evet, insanların en kalabalık topluluğunu, hiç kuşkusuz doğuştan mankafalar oluşturur."
- Biricik ve Mülkiyeti
48. "İnsan için en yüce varlık gene insandır , der Feuerbach."
- Biricik ve Mülkiyeti
49. "Acaba "fedakar" diye kime denir?"
- Biricik ve Mülkiyeti
50. ""Eğer zekanıza gereken değerin verilmesini istiyorsanız, temiz yürekli olmalısınız.""
- Biricik ve Mülkiyeti
51. "Emeğin servetindir! Sen miras yoluyla değil çalışarak elde ettiğinin efendisi ya da malikisin."
- Biricik ve Mülkiyeti
52. "İnsanı felakete götüren yol, iyi niyet taşlarıyla döşelidir."
- Biricik ve Mülkiyeti
53. "Suçlu, bizzat devletin bir suçudur!"
- Biricik ve Mülkiyeti
54. "Aklı hiç umursamayız, onunla ilgilenmeyiz ve onu benimsemeyiz, yani akılcı davranmayız."
- Biricik ve Mülkiyeti
55. "❝Ben meselemi Hiçe bıraktım.❞"
- Biricik ve Mülkiyeti
56. "İster yakınlara bak, ister uzaklara, her tarafını hayaletlerden oluşan bir dünya sarmaktadır.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
57. ""her şey en iyiye hizmet etmek zorundadır""
- Biricik ve Mülkiyeti
58. "Ne kadar da fakirleştik, hatta elimizde hiçbir şey kalmadı denebilir!"
- Biricik ve Mülkiyeti
59. "Aile kutsal sayıldığından despotluğu kat be kat artmıştır."
- Biricik ve Mülkiyeti
60. "Hasta devletin biricik kurtuluş yolu içindeki insanı geliştirmesidir!"
- Biricik ve Mülkiyeti
61. "''İnsanı felakete götüren yol, iyi niyet taşlarıyla döşelidir.''"
- Biricik ve Mülkiyeti
62. "İnsanı felakete götüren yol iyi niyet taşları ile köşelidir.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
63. "Kutsalın karşısında, insan tüm cesaretini ve güçlü olma duygusunu kaybeder: Davranışlan güçsüz ve itaatkârdır. Oysa hiçbir şey kendi başına kutsal değildir, ona kutsallık payesini veren Ben'im, Benim sözüm, Benim kararım, Benim diz çöküşüm, kısacası Benim vicdanımdır."
- Biricik ve Mülkiyeti
64. "Sen, kendi kendine yararlı olacaksın ama kendi yararının peşinde koşmayacaksın."
- Biricik ve Mülkiyeti
65. "“Efendi, kölenin yarattığı bir şeydir.
İtaat sona ererse efendilikte sona erer. Büyükler neden büyüktür bilir misiniz? Biz dizlerimizin üstüne çökmüşüz de ondan. Artık kalkalım!”"
- Biricik ve Mülkiyeti
66. ".. çünkü onların mesleklerinin kutsallığı ile tatmin olmaları, başka zevklerden "feragat etmeleri" beklenir.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
67. "İnsan için en yüce varlık gene insandır , der Feuerbach.
İnsan daha yeni keşfedildi, der Bruno Bauer.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
68. "Kamunun yararı benim yararım değildir, sadece kendini inkar etmenin doruk noktasıdır. Kamu yararı sevinç naraları atarken, ben “saklanmak” zorunda kalabilirim, devlet şatafat içinde yaşarken, ben açlık çekiyor olabilirim."
- Biricik ve Mülkiyeti
69. "“Efendi kölenin yarattığı bir şeydir. İtaat sona ererse efendilikte sona erer. Büyükler neden büyüktür bilir misiniz ? Biz dizlerimizin üstüne çökmüşüz de ondan.Artık kalkalım!”"
- Biricik ve Mülkiyeti
70. "“Adalet gerçekleşsin de varsın dünya yıkılsın.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
71. "Dünya "batıl" dır, "hiçlik"tir, sadece göz kamaştıran bir "görüntü"dür; oysa hakikatte varolan sadece ruhtur, tindir.
Dünya, tinin gözle görülebilen bedenidir.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
72. "Sadece biri yaşayabilir: ya ahlak yasası ya da suçlu. Suçluların cezasız olarak yaşadıkları yerde ahlak yasası iflas eder ve ahlak yasasının hükmettiği yerde suçlular ölecektir. İkisi arasındaki düşmanlık ortadan kaldırılamaz"
- Biricik ve Mülkiyeti
73. ""Dünya, tinin gözle görülebilen bedenidir.""
- Biricik ve Mülkiyeti
74. "Çünku insanlar pratikte hiçbir şeyi saygıyla karşılamazlar ve küçük mülkler her gün daha büyük mal sahipleri tarafından satın alınır ve “özgür insanlar” gündelikçi işçi olurlar."
- Biricik ve Mülkiyeti
75. "❝Ben hiç kimsenin uşağı değilim.❞"
- Biricik ve Mülkiyeti
76. "(İnsan ancak sevgisi sayesinde insan olur, "sevgi onu insan yapar")
."
- Biricik ve Mülkiyeti
77. "Eşitlik elde edilince özgürlük de eksik kalmaz. Ancak kimin özgürlüğü? Toplumun! O zaman toplum her şeyin içinde her şeydir ve insanlar da sadece birbirleri içindir. İşte bu sevgi devletinin şanı olurdu."
- Biricik ve Mülkiyeti
78. "Düşünüyorum o halde varım."
- Biricik ve Mülkiyeti
79. "Eğer sen geçmişine bağlı kalmışsan dün saçmaladığın için bugün de saçmalarsın"
- Biricik ve Mülkiyeti
80. "Eğer zekanıza gereken değerin verilmesini istiyorsanız, temiz yürekli olmalısınız.
Sokrates"
- Biricik ve Mülkiyeti
81. "“Adalet gerçekleşsin de varsın dünya yıkılsın.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
82. "Adi kazanç peşinde olan, kazancın kölesidir! Kazancın üstesinden gelememiştir ve bu kişi kendine sahip olamayandır. Onun kazancı yani para kesesi ona sahip olmuştur."
- Biricik ve Mülkiyeti
83. "Basın özgürlüğü, devlet içinde değil ancak devlete karşı olmakla gerçekleştirilebilir; eğer basın özgür olacaksa bu bir rica sonucunda değil başkaldırının eseri olarak gerçekleştirilecektir."
- Biricik ve Mülkiyeti
84. "Ey arzularla dolu insanın o hiçbir kayıt ve şarta tâbi olmayan mutluluğu!
Seni kayıt ve şartların sunağında kurban etmek için ne kadar da acımasızca uğraşıyorlar!
.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
85. "İnsanın cenneti, düşünmedir -tindir.
Her şey insanın elinden alınabilir, düşünme ve inanma yetisi alınamaz.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
86. "Tanrı hakikâttir."
- Biricik ve Mülkiyeti
87. "Eğitimsiz kişiler gerçekten çocuktan farksızdır: Sadece nafakalarının peşinde koşanlar, o tinleri umursamazlar, ama onlara karşı güçsüzlüklerinden ötürü, onların gücüne tabi olurlar ve düşüncelerin egemenliği altına girerler."
- Biricik ve Mülkiyeti
88. "İnsanlık sadece kendi çıkarına bakar, insanlık sadece insanlığı desteklemek ister, insanlığın meselesi gene bizzat insanlıktır.
Gelişebilmek uğruna, bireyleri ve halkları gaddarca hizmetine koşar, sonunda ihtiyaçları karşılandığında da minnet borcunu ödemek üzere, onları tarihin gübre yığınına atar. O halde insanlığın meselesi de -tamamen egoist bir dava değil midir?
."
- Biricik ve Mülkiyeti
89. "Kimse bir kişi olarak bir diğerinin efendisi değildir."
- Biricik ve Mülkiyeti
90. "Başkasının sana hak vermesine izin veriyorsan, aynı ölçüde sana hak vermemesine de izin vermelisin; ondan sana meşruiyet ve ödül geliyorsa yine ondan gelecek suçlama ve cezaya da hazır olmalısın."
- Biricik ve Mülkiyeti
91. ""Benim yalnız bir tek tutkum vardı: Özgürlüğe duyduğum şiddetli arzu.""
- Biricik ve Mülkiyeti
92. "Kimse bir kişi olarak bir diğerinin efendisi değildir."
- Biricik ve Mülkiyeti
93. "Kutsal olan her şey insan için bir bağ, bir boyunduruktur .
."
- Biricik ve Mülkiyeti
94. "Dışımızdaki olmadığımız gibi, içimizdeki de değiliz.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
95. "İnsanın ruhu zedelendikten sonra bütün dünya onun olsa, her yeri, her şeyi ele geçirse neye yarar?
."
- Biricik ve Mülkiyeti
96. "Özgürce yaşayarak yaşanmış bir kadını, erdemli bir ömürle saçlarını ağartmış binlerce yaşlı kıza tercih ederim!
."
- Biricik ve Mülkiyeti
97. "“Eğer bu kuvvetli ilaçlar öldürücü ise, hastanın iyileşmesi nasıl beklenebilir?”"
- Biricik ve Mülkiyeti
98. "İnsan binlerce yıldır özlem ve ümit içinde yaşıyor."
- Biricik ve Mülkiyeti
99. "Dünya benim yüklediğim sıfatlardır.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
100. "Yoksulluk benim değersizliğimdir, benim kendimi değerlendiremediğimi gösterir.
Bir ben olarak kendimi değerlendirir, kendi kendime değer verir ve kendi ederimi kendim belirlersem ancak o zaman yoksulluk ortadan kaldırılabilir. Yükseklere bakabilmek için başkaldırmak zorundayım!"
- Biricik ve Mülkiyeti
101. "İnsanın duygu dünyasının özü sevgidir, insanın iradesinin özü iyilik, düşünce gücünün özü hakikâttir."
- Biricik ve Mülkiyeti
102. "insanların hemen hepsine, gerçekten kafayı yemiş gözüyle baktığımı, tüm dünyayı da bir sürü deliyi barındıran bir akıl hastanesi kabul ettiğimi söylersem, şaka yaptığımı ya da mecazi konuştuğumu sanma sakın!"
- Biricik ve Mülkiyeti
103. "Kalbim senden besleniyor."
- Biricik ve Mülkiyeti
104. "“En son kral, en son papazın bağırsağında sallandırılmadıkça, dünya rahata kavuşmayacaktır.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
105. "“Her şeye karşı anlama yetini; zekânı, tinini kullan; insan iyi ve eğitimli bir anlama yetisi sayesinde dünyada kolayca ilerler, kendine gelecek için en iyi koşulları ve en keyifli yaşam ortamını sağlar.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
106. "Bu denli cazip ve görkemli olan dünyanın özünü gören, onun geçici olduğunu da görür.
İnsan huyunun özü sevgidir, insan iradesinin özü iyiliktir, düşünmenin özü ise hakikattir."
- Biricik ve Mülkiyeti
107. "Eğer gençler, ancak yaşlılar gibi öterlerse reşit olmuş sayılırlar.
Eski nağmeleri öğrenmeleri için yeni yetişenleri bir sınıftan bir üst sınıfa atlatıp dururlar.
Ve sonunda istenen bilgileri edindikleri kanısına ulaşırlarsa, onları reşit ilan ederler....
İşte ruh eğitiminin ve denetiminin anlamı budur:
Ruhumun, ya da tinimin kendi istediğim biçimde değil de başkalarının doğru bulacağı biçimde ayarlanmış olması...
...Bize telkin edilen, içimize yerleştirilen duygular aslında bize yabancı duygulardır.
Bize özgü değildirler ve bu nedenle de "kutsal" sayılırlar.
"Kutsallık karşısındaki çekingenliğimizi" üstümüzden atmak ise zordur."
- Biricik ve Mülkiyeti
108. "Meselesini kendi meselemiz olarak benimsememiz gereken insanlığın durumu nedir? Onun meselesi de bir başkasının meselesi midir ve insanlık üstün bir davaya mı hizmet
etmektedir?
Hayır, insanlık sadece kendi çıkarına bakar, insanlık sadece insanlığı desteklemek ister, insanlığın meselesi gene bizzat insanlıktır.
Gelişebilmek uğruna, bireyleri ve halkları gaddarca hizmetine koşar, sonunda ihtiyaçları karşılandığında da minnet borcunu ödemek üzere, onları tarihin gübre yığınına atar.
O halde insanlığın meselesi de tamamen egoist bir dava değil midir?"
- Biricik ve Mülkiyeti
109. "Ben diğer herkes için bir hiçim, çünkü Ben kendim için her şeyim, çünkü Ben kendim için biriciğim."
- Biricik ve Mülkiyeti
110. "Eğitimsiz kişiler gerçekten çocuktan farksızdır: Sadece nafakalarının peşinde koşanlar, o tinleri umursamazlar, ama onlara karşı güçsüzlüklerinden ötürü, onların gücüne tabi olurlar ve düşüncelerin egemenliği altına girerler."
- Biricik ve Mülkiyeti
111. "Ahlaki etki, haysiyetin kırıldığı yerde başlar!"
- Biricik ve Mülkiyeti
112. "İnsan için en yüce varlık gene insandır."
- Biricik ve Mülkiyeti
113. "Her şeye karşı anlama yetini, zekânı, tinini kullan; insan iyi ve eğitimli bir anlama yetisi sayesinde dünyada kolayca ilerler, kendine gelecek için en iyi koşulları ve en keyifli yaşam ortamını sağlar.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
114. "Hakikât her şeyi Senden bekler, Senden alır ve Senin varlığın sayesinde varolur çünkü yalnız Senin kafanın içinde vardır."
- Biricik ve Mülkiyeti
115. "Her an kendini dönüştüremezsen, kendini bir köle gibi elin kolun bağlı ve donup kalmış hissedersin.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
116. "Her türlü vicdan meselesi kutsaldır.
Çünkü " bu Benim için bir vicdan meselesidir.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
117. "Ben kendim için her şeyim, çünkü Ben kendim için biriciğim.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
118. "Dünya üzerindeki bütün insanlar özgürlük ister. Herkes kendisinin egemen olduğu bir dünyanın özlemini çeker. Ah, o insanı büyüleyen hayal, çiçeklerle bezenmiş "özgürlük ülkesi" ve "özgür bir insan soyu" hülyası!"
- Biricik ve Mülkiyeti
119. "Ben dallarda öten kuş gibiyim,
İçimden geleni tutamaz, söylerim.
Yüreğimden kopan bu dayanılmaz sesim,
En güzel ödülümdür benim.
[Goethe’nin Şarkıcı adlı şiirinden alıntı.]"
- Biricik ve Mülkiyeti
120. "Fiat libertas , pereat mundus."
- Biricik ve Mülkiyeti
121. "Fiat libertas , pereat mundus."
- Biricik ve Mülkiyeti
122. "Hiçbir kuralı ve yasası olmayan güdülerle, hırslarla, isteklerle, tutkularla dolu dipsiz bir kuyu, ışıksız ya da kılavuz yıldızsız bir kaos!
."
- Biricik ve Mülkiyeti
123. "Kişinin kendi ayaklan üzerinde durabilmesi üstün bir meziyet olarak tanınmalı, buna saygı duyulmalı! Ama insan onu elde etmek için elini uzatırsa, vay haline! O zaman ona "eli uz un" derler.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
124. "Beni kısıtlayan, dışımdaki bir güç değildir, henüz yeterli olmayan kendi gücümdür, kendi güçsüzlüğümdür.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
125. "Tanrı ve yasa için hiç fark etmez; boğulmak üzereyken seni kurtaracak olanın bir zenci ya da mükemmelinden bir kafkasyalı olması senin için aynı değerdedir."
- Biricik ve Mülkiyeti
126. "Devlet, kendi yararına olan her şeyi kutsal (mubah) sayar."
- Biricik ve Mülkiyeti
127. "Sen Karun kadar zengin olsan da, yoksulluk ve açlıktan nefesin koksa da, burjuva devleti buna karışmaz, bu Senin meselendir; yeter ki “uysal” ol."
- Biricik ve Mülkiyeti
128. "Varoluşunun her dakikası ardından, geleceğin yeni bir dakikası seni
selamlar. Ve
Sen de kendini geliştirerek "kendinden" (Sen'den)
yani her defasında
Sen olandan kurtulursun. ...
...Sen, kendinden daha yüksek bir varlık olduğunu,
yani sadece bir yaratılan olmayıp aynı zamanda kendi yaratıcın olduğunu, kerhen bir egoist olman nedeniyle anlamamaktasın...
İşte bu nedenle
o "daha yüce varlık" sana yabancıdır.
Hakikat, insanlık,
ve bunun gibi daha yüce varlıkların her biri,
bizim üzerimizdeki varlıklardır."
- Biricik ve Mülkiyeti
129. "En birinci ve en yüce yasa, insanın insana sevgisi olmalıdır.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
130. "Ben de meselemi hiçliğe bıraktım.
Oh! Oh!
Artık tüm dünya benim öz malım!
Oh! Oh!
Sonu geldi şölenin, şarkıların, Dibini de tüketin fıçıdaki şarabın!
Tortusunu tümüyle dışarıya boşaltın!
Goethe"
- Biricik ve Mülkiyeti
131. "İyi nedir, kötü nedir? Benim meselem, Ben Kendimim ve Ben de ne iyiyim ne de kötü ...
Her ikisinin de Benim için bir anlamı yoktur."
- Biricik ve Mülkiyeti
132. "Ben dünyayı sevmiyorum, çünkü onu yok ediyorum, tıpkı Kendimi yok ettiğim gibi: Ben onu ayrıştırıyorum. Ben insanlarla ilgili bir duyguyla kendimi sınırlamıyorum, Bende olan her türlü duyguyu serbest bırakıyorum. Ben neden tüm çarpıcılığıyla bunu açıklamaya cesaret edemeyeyim? Evet, Ben dünyayı ve insanları kullanıyorum! Bu sırada da kendimi her türlü etkiye açık tutuyorum, fakat bu etkilerden hiçbiri Beni Benden koparamaz.
Ben sevebilirim, bütün ruhumla sevebilirim ve tutkunun yakıcı, yok edici ateşini yüreğimde tutuşturabilirim ve sevdiğim kişiyi tutkumu besleyen ve hep yeniden alevlendiren bir çıra olarak kullanabilirim. Ona olan tüm ilgim, sevgimin nesnesi olduğu içindir, sadece onun için; çünkü sevgimin ona ihtiyacı vardır. Sadece onun için, çünkü "yanıp tutuşarak sevdiğim" odur. Eğer benim şu sevgim olmasaydı, onu hiç umursamazdım! Ben yalnızca sevgimi onunla besliyorum, onu sadece bu nedenle kullanıyorum: Ben ondan yararlanıyorum."
- Biricik ve Mülkiyeti
133. "Para hırsı tarafından sürüklenen açgözlü insan, vicdanının tüm uyarılarını, tüm onurunu, tüm iyiliğini, tüm acıma duygularını inkar eder; saygıyı, hürmeti, itibarı gözden çıkarır: ihtiras onu ele geçirir."
- Biricik ve Mülkiyeti
134. "Devletlerlerden istenen yoksulluğun ortadan kaldırılmasıydı..
Devletin tek çıkarı kendisinin zengin olmasıdır.
Fakir ve zengin olarak bireyler, devletin önünde gerçekten de eşittir, bu konuda devlet adildir: ikisi de devlet karşısında hiçtir, tıpkı tanrı önünde hepimizin günahkar olduğu gibi."
- Biricik ve Mülkiyeti
135. "Adalet bir fikir, bir hayalettir ve uğruna her şeyin feda edilmesi gerekir."
- Biricik ve Mülkiyeti
136. "Devletin davranış biçimi güç kullanımı, yani zorbalıktır; ama devlet kendisinin güç kullanmasını "hukuk" olarak adlandırırken, Tek'in kendi gücünü kullanmasını "suç" olarak adlandırır."
- Biricik ve Mülkiyeti
137. "Eğer sen insan olmadan kendine değer biçemeyeceksen insanın ya da insanlığın tam-yetkinliğe ulaşabilmesi için “kıyamet gününe” kadar beklemen gerekecektir. Ama şüphesiz daha önce öleceğine göre zaferinin ödülüne ne olacak?"
- Biricik ve Mülkiyeti
138. "Haklı çıkmak isteyen ve yeterince dili dönen, sonunda mutlaka kavuşur dileğine!
Bir başkası size hakkınızı veremez; size karşı "hakça davranılmasını" sağlayamaz. Güç kimde ise hak ondadır. Eğer sizde bunlardan biri yoksa, diğeri de yoktur.
Bu bilgeliğe ulaşmak o kadar zor mu?"
- Biricik ve Mülkiyeti
139. "..
, alışkanlıkların, eskiden kalanı korumanın, sebat etmenin can düşmanıdır.
Gerçekten de, insanın kendini dış dünyanın müdahalelerine karşı savunabilmesi ve rahat, güvencede yaşayabileceği kendine özgü bir dünya yaratması, yani kendi cennetini kurması, ancak alışkanlıklarına bağlı kalması sayesinde mümkündür.
“
", insanın hiçbir yabancı güç tarafından yönlendirilmediği, egemenlik altına alınmadığı, dünyevî hiçbir etkinin onu kendine yabancılaştırmadığı, kısacası yeryüzünün bütün cürufunu üstünden atmış olduğu, yeryüzüne karşı savaşın sona erdiği, artık kendinden hiçbir şeyin esirgenmediği, asıl vatandır.
Cennet, feragat etmenin son bulması, özgürce zevk alma olanağına kavuşulmasıdır.
Cennette insan kendinden hiçbir şeyi esirgemez, hiçbir şeyden feragat etmez, çünkü artık burada kendisine yabancı ve düşman olabilecek hiçbir şey yoktur.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
140. "Gündelik deneyimler göstermiştir ki , akıl bir konudan vazgeçse de, yürek yıllar boyu onun için çırpınır durur.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
141. "Devlette bir muhalefetin bulunması gerektiğini bağıra çağıra savunanlar, partide meydana gelen her görüş ayrılığına şiddetle karşı çıkarlar."
- Biricik ve Mülkiyeti
142. "Evet, insanların en kalabalık topluluğunu, hiç kuşkusuz doğuştan mankafalar oluşturur."
- Biricik ve Mülkiyeti
143. "“Suçlu, bizzat devletin suçudur!”"
- Biricik ve Mülkiyeti
144. "Sen hakikâti ararken, kalbin neyi özlüyordu?"
- Biricik ve Mülkiyeti
145. ""Özgürlük sadece düşler aleminde vardır!"
Oysa Kendi-olma benim tüm mizacım ve mevcudiyetim, benliğim demektir.
Ben kurtulmuş olduğum şeylerden özgürüm ve kudretimin yettiği ya da muktedir olduğum şeylerin sahibiyim.
Kendime sahip olmayı becerebilirsem ve kendimi başkalarının kucağına atmazsam, Ben her zaman ve her koşul altında kendime aidim demektir.
Özgür olmayı gerçekten isteyemem, çünkü bunu yapamam ve yaratamam: Ben bunu sadece dileyebilir ve ona ulaşmaya gayret edebilirim, çünkü özgürlük hep bir ideal, bir hayalet olarak kalacaktır ve gerçeğin kısıtlayıcı bağları her an etimi lime lime edecektir.
Oysa Ben daima kendimin olmayı sürdüreceğim."
- Biricik ve Mülkiyeti
146. "İnsanın üstesinden gelebildiği şeyler ne kadar da azdır!"
- Biricik ve Mülkiyeti
147. "“Sen dünyaya nasıl bakıyorsan, dünya da sana öyle bakar.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
148. ""İnsanın özü, insanın en yüce varlığıdır.""
- Biricik ve Mülkiyeti
149. "“Seni adlandırmaya isimler yetersiz kalır.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
150. "Gündelik deneyimler göstermiştir ki, akıl bir konudan vazgeçse de, yürek yıllar boyu onun için çırpınır durur."
- Biricik ve Mülkiyeti
151. "“Seni adlandırmaya isimler yetersiz kalır.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
152. "Tin özgürlüğe susamaz mı?" -Ah! Yalnız tinim değil, bedenim de her an özgürlüğe susar.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
153. ""gerçek olan şey akla uygundur".
Aslında gerçek her şeyde vardır, örneğin her yalanda ortaya çıkarılma olasılığı bulunan bir hakikat saklıdır. Mutlak yalan yoktur, mutlak kötülük de yoktur ve bu her şey için söylenebilir.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
154. "("Onurlandıran bir öpücüğü kimse hor görmemeli!" Onurun özündeki tin onu kutsallaştırır.)
."
- Biricik ve Mülkiyeti
155. "İnsanın üstesinden gelebildiği şeyler ne kadar da azdır!
Güneşi yolundan saptıramaz, dalgaları durduramaz , dağların göğe yükselmesini önleyemez. Kısacası insan, üstesinden gelemediği nice olgunun karşısında çaresiz kalır.
Sonuçta bu koskoca dünyaya egemen olmaya gücünün yetmeyeceğinin bilincine varır. Dünya, insanın boyun eğmesi gereken değişmez yasalardan oluşur. Bu yasalar insanın yazgısını belirler.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
156. "Belki de öğretmenleri maaşları bu yüzden düşüktür, çünkü onların mesleklerinin kutsallığı ile tatmin olmaları, başka zevklerden "feragat etmeleri"beklenir."
- Biricik ve Mülkiyeti
157. "Kendinde daha fazlasını gör, o zaman daha fazlasına sahip olursun."
- Biricik ve Mülkiyeti
158. "Her gün misyonerler ve papazlar diyar diyar dolaşıp Tanrı adına Yahudileri, dinsizleri, Protestanları ya da Katolikleri kendi atalarının dinine ihanet etmeye teşvik etmiyorlar mı?"
- Biricik ve Mülkiyeti
159. "“En son kral, en son papazın bağırsağında sallandırılmadıkça, dünya rahata kavuşmayacaktır.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
160. "Dünya ❝bâtıl❞dır, ❝hiçlik❞tir, sadece göz kamaştıran bir ❝görüntü❞dür; oysa hakikâtte varolan sadece ruhtur, tindir. Dünya, tinin gözle görülebilen bedenidir."
- Biricik ve Mülkiyeti
161. "Kendinde daha fazlasını gör, o zaman daha fazlasına sahip olursun."
- Biricik ve Mülkiyeti
162. "Her gün misyonerler ve papazlar diyar diyar dolaşıp Tanrı adına Yahudileri, dinsizleri, Protestanları ya da Katolikleri kendi atalarının dinine ihanet etmeye teşvik etmiyorlar mı?"
- Biricik ve Mülkiyeti
163. "“En son kral, en son papazın bağırsağında sallandırılmadıkça, dünya rahata kavuşmayacaktır.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
164. "Dünya ❝bâtıl❞dır, ❝hiçlik❞tir, sadece göz kamaştıran bir ❝görüntü❞dür; oysa hakikâtte varolan sadece ruhtur, tindir. Dünya, tinin gözle görülebilen bedenidir."
- Biricik ve Mülkiyeti
165. ""Herkesin şahsında İnsan'ı saymalısın!"
Benim şahsım, ilk mülkiyetimdir. Bu bakımdan kişisel özgürlük önde gelir, ama sadece hukuki ya da insani kişilik özgürdür, öbürü tutuklanır. Senin yaşamın Senin mülkiyetindir; ancak bu yaşam insanlar için, gayri-insani birinin yaşamı olmadığı sürece kutsaldır."
- Biricik ve Mülkiyeti
166. "Dünyanın karşısında ataraksiya( umursamazlık) ve afazi ( söz yitimi- ya da başka bir deyişle, yalıtılmış bir içe dönüklük) tutumunu takınmaktan başka bir yol yoktur."
- Biricik ve Mülkiyeti
167. "Ölümlü insanın sahip olabileceği en değerli şey sağlıktır, ondan sonra güzellik gelir, üçüncüsü hilesiz elde edilmiş servet, dördüncüsü de genç dostlar arasında yaşanan zevklerin tadıdır.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
168. "“Ölümlü insanın sahip olabileceği en değerli şey sağlıktır, ondan sonra güzellik gelir, üçüncüsü hilesiz elde edilmiş servet, dördüncüsü de genç dostlar arasında yaşanan zevklerin tadıdır.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
169. "Her türlü işin amacı insanı tatmin etmek olmalıdır. Bu yüzden de yaptığı işin ustası olmalı, yani işini bir bütün olarak başarabilmelidir.
Herkesin kendini İnsan gibi yetiştirmesi gerektiği bir zamanda kişinin makineleşmiş bir işe mahkum edilmesi köleliğe eşdeğerdir."
- Biricik ve Mülkiyeti
170. "Devlet! Devlet! Herkesin ağzından bu sözcük çıkıyordu. Devlet düşüncesi herkesin kalbine girdi ve herkesi coşturdu. Bu dünyevi Tanrı'ya hizmet etmek, yeni bir ibadet biçimi ve din haline geldi."
- Biricik ve Mülkiyeti
171. "❝İnsanı felâkete götüren yol, iyi niyet taşlarıyla döşelidir.❞"
- Biricik ve Mülkiyeti
172. "Hakikatin kendisi insanın kendisini açığa çıkarmasından başka bir şey içermez ve kendisini keşfi, yabancı olan her şeyden özgürleşmesi, bütün otoritelerden nihai soyutlanış ya da kurtuluş, yeniden kazanılan doğallık buraya aittir. Tamamiyle gerçek bu tür insanları okul sunmaz; yine de oradaysalar bunlar okula rağmen oradadırlar."
- Eğitimimizin Sahte İlkesi ya da Hümanizm ve Realizm
173. ""Devletin davranış biçimi güç kullanımı, yani zorbalıktır; ama devlet kendisinin güç kullanmasını -hukuk- olarak adlandırırken, tek'in(bireyin) kendi gücünü kullanmasını -suç- olarak adlandırır.""
- Biricik ve Mülkiyeti
174. "“Ölümlü insanın sahip olabileceği en değerli şey sağlıktır, ondan sonra güzellik gelir, üçüncüsü hilesiz elde edilmiş servet, dördüncüsü de genç dostlar arasında yaşanan zevklerin tadıdır.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
175. "Devlet! Devlet! Herkesin ağzından bu sözcük çıkıyordu. Devlet düşüncesi herkesin kalbine girdi ve herkesi coşturdu. Bu dünyevi Tanrı'ya hizmet etmek, yeni bir ibadet biçimi ve din haline geldi."
- Biricik ve Mülkiyeti
176. "Sevginin bedeli ödenemez, ya da daha doğrusu, sevginin karşılığı ancak sevgi ile ödenebilir. ("İyilik yapan iyilik bulur.")
."
- Biricik ve Mülkiyeti
177. ""İnsanlar nelerden özgürleşmeli" diye mi soruyorsunuz?
-"Körü körüne bir şeye inanmaktan!"
."
- Biricik ve Mülkiyeti
178. "Kutsalın karşısında, insan tüm cesaretini ve güçlü olma duygusunu kaybeder: Davranışları güçsüz ve itaatkârdır. Oysa hiçbir şey kendi başına kutsal değildir, ona kutsallık payesini veren Ben'im, Benim sözüm, Benim kararım, Benim diz çöküşüm, kısacası Benim-vicdanımdır.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
179. ""Eğer insanların kutsal saydığı şeyler olmasa, başına buyrukluğa, keyfi davranışlara, sınır tanımayan öznelliğe bütün kapılar açılmış olur!"
."
- Biricik ve Mülkiyeti
180. ".. kötüler arasında yaşamak pek de kolay değildir, çünkü insan, hayatının güvencede olduğundan emin olamaz . Ama acaba ahlaklılar arasında yaşamak daha mı rahattır?
İnsan, onlar arasında da yaşamının güvencede olduğundan emin olamaz .
Olsa olsa idam edilecekse, bunun "kitabına uygun" olduğunu bilir.
Üstelik insan, onurunun korunduğundan da emin olamaz, milletin kendisine sunduğu takdir madalyaları bir anda uçup gidebilir.
Ahlaklılığın sert yumruğu, egoizmin asaletini hırpalar durur."
- Biricik ve Mülkiyeti
181. "Bizi sadece şeytan etkisi altına almaz. Tanrı da etkiler bizi, şeytan da. Birine, “Tanrı’nın lütfu” denir, ötekine ise “şeytanın çelmesi”."
- Biricik ve Mülkiyeti
182. "Şimdiye kadar hiçbir din, bu dünya veya öte dünyaya dair "güzel vaatler" ("uzun ömür" vb.) vermekten kaçınamamıştır, çünkü insanlar hep ödül peşinde koşarlar ve "bedavaya" hiçbir şey yapmazlar. Ya hiçbir ödül beklemeden, "iyi bir şey yapmış olmak için iyi davranma" tutumuna ne demeli? Sanki bu davranışın verdiği tatmin duygusu da bir ödül değil midir? Demek ki din de bizim egoizmimize dayanır ve bunu sömürür, bizim ihtiraslarımız hesaba katılarak planlanmıştır ve bir tek ihtirasımızı tatmin uğruna diğerlerini bastırır."
- Biricik ve Mülkiyeti
183. "İnsanlar, bir şeye sahip olmak isterken, bir başka şeyden vazgeçmeye razı olmuyorlar; özgür bir irade karşılığında ahlâkı feda etmekten kaçınıyorlar."
- Biricik ve Mülkiyeti
184. "“Bu dünyada hiçbir şey mükemmel değildir.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
185. "Rekabette asıl amaç, bir şeyi en iyi şekilde yapmak değil, bir şeyi olabildiğince en iyi gelir getirecek şekilde yapmaktır."
- Biricik ve Mülkiyeti
186. "Devrim, şu bilindik Efendiyi tahtından indirdi ama, Efendiyi yok etmedi;"
- Biricik ve Mülkiyeti
187. "Dindarlık ile ahlaklılık arasındaki fark, birinde yasaları koyanın Tanrı, diğerinde ise insan olmasıdır."
- Biricik ve Mülkiyeti
188. "İnsanın özü, insanın en yüce varlığıdır. Şüphesiz, en yüce varlık din tarafından “Tanrı” diye adlandırılır ve nesnel bir varlık olarak kabul edilir, ama hakikâtte Tanrı, insanın kendi özünden başka bir şey değildir.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
189. "Korkutmak, küstahların karşına çekilecek en zalim settir.
Korkulan şey, içsel bir iktidar haline gelmiştir ve kendimizi onun etkisinden kurtaramayız, ona itibar eder, tabi olur, kendimizi ona bağımlı kabul ederiz: Ona gösterdiğim saygı, tamamen onun egemenliği altına girmeme neden olur ve ben artık kendimi bundan kurtarmaya istekli olmam bile.
Artık inancın bütün gücüyle ona bağlanmışımdır, ona inanırım. Ben ve korktuğum şey birleşip bir bütün hâline geliriz: "Yaşayan Ben değilimdir; korktuğum ve saygı duyduğum şey, Benim içimde yaşamaktadır!"
."
- Biricik ve Mülkiyeti
190. ".. insanlar bir şeye sahip olmak isterken, bir başka şeyden vazgeçmeye razı olmuyorlar; özgür bir irade karşılığında
ahlâkı feda etmekten kaçınıyorlar.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
191. "Acaba biz sadece şeytanın etkisi altına girmiş kimselerle mi karşılaşırız, yoksa onun karşıtının -iyi şeylerin, erdem, ahlak, yasa veya başka "prensip"lerin- etkisi altına girmişlerle de aynı sıklıkta karşılaşır mıyız?
Bizi sadece şeytan etkisi altına almaz. Tanrı da etkiler bizi, şeytan da. Birine, "Tanrı'nın lütfu" denir, ötekine ise "şeytanın çelmesi" . Etki altındaki fanatikler, kendi fikirlerinde diretirler.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
192. "Devlet, kendi şiddetine hukuk; bireyinkine ise suç adını verir."
- Biricik ve Mülkiyeti
193. "Benim haklı olup olmadığım konusunda benden başka kimse karar veremez, haklı ya da haksız olduğumu yargılayacak olan benim."
- Biricik ve Mülkiyeti
194. "Günümüzün Tanrısı "insan"dır, ve Tanrı korkusunun yerini de insan korkusu almıştır."
- Biricik ve Mülkiyeti
195. "İnsan ruhu zedelendikten sonra, bütün dünya onun olsa ele geçirse, neye yarar?"
- Biricik ve Mülkiyeti
196. "Neyin haklı olduğuna Ben karar veririm,
benden öte bir hak yoktur. Bana göre hak olan, haktır. Bana göre hak olan, başkalarına göre hak olmayabilir, bu onların sorunudur, benim değil; varsın onlar buna karşı koysunlar.
Eğer herhangi bir şeyi tüm dünya hak görmezken Ben hak görüyorsam, yani Ben istiyorsam, bütün dünyanın ne dediğine bakmam.
Kendine değer vermeyi bilen herkes, egoistliği ölçüsünde böyle yapar, çünkü kudret, haktan önce gelir -ve üstelik tamamen haklı olarak.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
197. "Devlet, emeğin köleliği üzerine oturur. Emek, özgür olduğu anda devlet çöker.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
198. "(…) Kendini var etme kavgası kaçınılmazdır."
- Biricik ve Mülkiyeti
199. "Düşmanınız sizin gücünüz karşısında sinmiş olsa ve tedbirli davransa da, sizi saymak ve takdir etmek zorunda değildir."
- Biricik ve Mülkiyeti
200. "Koyunların konuşma özgürlüklerinin sınırlanmaması, koyunlara ne kazandırır? Me’lemeye devam edeceklerdir.."
- Biricik ve Mülkiyeti
201. "Şayet bir dönem yanlışlarla dolu geçtiyse bundan elbet birileri faydalanır, başkaları da zarar görür.."
- Biricik ve Mülkiyeti
202. "Düşünceler ete kemiğe bürünmüşler, Tanrı, imparator, Papa, vatan gibi hayaletlere dönüşmüşlerdi."
- Biricik ve Mülkiyeti
203. "İnsan, kötü ruhların ya da hayaletlerin en sonuncusudur. En yakından tanınan ya da en aldatıcı olan, dürüst yüz ifadesine rağmen en kurnaz yalancı İnsan'dır. İnsan, yalanın babasıdır."
- Biricik ve Mülkiyeti
204. "Tanrı sadece kendi meselesi için uğraş verir, çünkü o her şey de her şeydir, dolayısıyla her şey onun meselesidir! Biz ama, biz her şey de her şey değiliz, dolayısıyla bizim meselemiz hepten küçük ve aşağılıktır; işte bu nedenle de 'üstün bir meseleye hizmet etmek' zorundayız."
- Biricik ve Mülkiyeti
205. "“Koyunların konuşma özgürlüklerinin kısıtlanmaması onlara ne gibi bir yarar sağlar? Onlar gene meleyip dururlar.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
206. "(…) Kendini var etme kavgası kaçınılmazdır."
- Biricik ve Mülkiyeti
207. "-Ben dallarda öten kuş gibiyim, İçimden geleni tutamaz , söylerim.
Yüreğimden kopan bu dayanılmaz sesim, En güzel ödülümdür benim.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
208. "Eskiden efendimiz Tanrı'ydı, şimdi ise efendimiz İnsan'dır.
Eskiden her şeye Tanrı vesile olurdu, şimdi ise İnsan.
Eskiden Tanrı tindi; şimdi ise İnsan.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
209. "Devlet belli bir tipte insan imal etmek ister, bu nedenle de devletin yönetimi altında sadece mamul insanlar yaşar. *
Kendi-olmak isteyen herkes onun hasmıdır ve bir hiçtir.
Devletin amacı, her zaman Tek'i kısıtlamak, dizginlemek, emri altına almak, herhangi bir genelin yönetimi altına vermektir.
Bu durum, Tek'in, her şeyin içinde her şey olmasına kadar devam eder; ve bu, Benim güdükleşmemin, darkafalılığımın, köleliğimin resmidir.
Bir devlet Tek'lerin özgürce edimde bulunmalarını sağlamayı asla amaçlamaz, hep devletin amaçlarına bağımlı olmalarını ister. Devlet müşterek bir eserin ortaya çıkmasını da sağlamaz , tıpkı bir kumaşın, dokuma makinesinin tek tek bütün parçalarının ortak eseri olduğunun söylenemeyeceği gibi.
Aslında bu kumaş makinenin bir bütün, bir ünite olarak ürettiği eserdir, bu bir makine dokumasıdır. Devlet makinesi de bütün işleri aynı şekilde yürütür; nitekim, çarklarını tek tek tinlerin oluşturduğu mekanizma, devletin harekete geçirmesiyle çalışır ve bu çarkların hiçbiri kendi dürtülerine kulak vermez.
Devlet, kendi sansürü , kendi denetimi, kendi polisiyle her türlü özgür faaliyeti engeller ve bu engellemeyi de kendi yükümlülüğü olarak görür, ama aslında bu kendi varlığını koruma yükümlülüğüdür.
Devlet belli bir tipte insan imal etmek ister, bu nedenle de devletin yönetimi altında sadece mamul insanlar yaşar.
Kendi-olmak isteyen herkes onun hasmıdır ve bir hiçtir.
"O bir hiçtir" sözü, "devlet onu kullanmaz, ona bir görev teslim etmez, bir memuriyet, bir zanaat emanet etmez" türünden pek çok anlama gelir.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
210. "Tin senin erişemediğin, uhrevî idealindir: Tin senin-Tanrı'ndır, "Tanrı tindir".
."
- Biricik ve Mülkiyeti
211. "Bazı muhalefet grupları neden bir türlü gelişemez? Ahlaklılığın ve yasallığın çizdiği yolun dışına çıkmak istemezler de ondan.
Bu yüzden durmadan sevgiden, kendini adamaktan ve benzeri konulardan bahsederek riyakarlığın doruğuna tırmanırlar ve insan bu "yasal muhalefet"in sahte tavırlarından, yüze gülmelerinden tiksinti duyar.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
212. "Tanrı kötüleri hışmı ile cezalandırır; yasa yasalara uymayanları hırpalar; Sen bazı kimselere her dakika kapını açmaya hazırken bazılarını kapı dışarı edersin. Demek ki "hak eşitliği" sadece bir fantom, bir hayal ürünüdür."
- Biricik ve Mülkiyeti
213. "Devlete hizmet eden en yüksek memurların emeğine iyi, hatta çok iyi para ödenir.
İş ilkesi, bir değer olarak kabul görmez: sömürülür!
İşçilerin elinde müthiş bir güç bulunmaktadır, bunun farkına varıp kullanmaya kalkışsalar, hiçbir şey onlara karşı koyamaz: İşi durdurup ürettiklerini kendilerine ait olarak görmeleri ve ondan faydalanmaları yeterlidir."
- Biricik ve Mülkiyeti
214. "“Hükûmet sadece güç sahibidir, hak sahibi değildir. Hakkın kaynağı sadece halkın bağrıdır.” (s.128-129)"
- Biricik ve Mülkiyeti
215. "Kendi-olan, anadan doğma özgürdür, doğuştan gelen bir özgürlüğe sahiptir."
- Biricik ve Mülkiyeti
216. "Emekçilik bizim onurumuz ve eşitliğimizdir.
Bizim saygınlığımız, onurumuz ve özümüz, hepimizin devletin eşit çocukları oluşumuzdan, devlet anamızın hepimizi aynı sevgi ve korunma hakkıyla doğurduğundan değil, hepimizin birbirimiz için varoluşumuzdan kaynaklanır. Bizim eşitliğimiz budur.
Bizler, gerek Ben, gerekse Sen ve Siz hepiniz, bir diğeri, diğerleri için faaliyette bulunuyor ya da "çalışıyorsunuz"; yani her birimiz, birer çalışan, birer emekçi olmamız bakımdan eşit sayılırız.
Bizim için önemli olan, devlet için varoluşumuz, yani birer vatandaş oluşumuz, dolayısıyla da burjuvaziyi (orta sınıfı) oluşturmamız değildir; -benim ihtiyaçlarımı karşılamak suretiyle kendi ihtiyaçlarını da gideren, yalnızca bu suretle varolan- bir diğerimiz için varolmaktır.
Demek ki emekçilik bizim onurumuz ve eşitliğimizdir."
- Biricik ve Mülkiyeti
217. "İnsan ol, salt İnsan! İnsanlık niteliğini, seni kısıtlayan her türlü alın yazısının karşısına çıkar, o sayede kendini insan kıl ve seni kısıtlayan engellerden kurtul, özgürleş, kendini "özgür insan" haline getir, yani insanlığı, seni her bakımdan belirleyen özün olarak kabul et.
.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
218. ""Tuh o egoiste! Yazıklar olsun, yalnızca kendini düşünene!""
- Biricik ve Mülkiyeti
219. "''İnsanı felakete götüren yol, iyi niyet taşlarıyla döşelidir.''"
- Biricik ve Mülkiyeti
220. "Devlet birinin yoksullaşmasını, bir başkasının zenginleşmesini hiç umursamaz ve bu değişken oyunu seyretmekle yetinir. Onlar Tekler olarak devletin gözünde gerçekten de eşittirler, devlet bu konuda ayrım yapmaz , adil davranır. Her Tek, devlet karşısında bir Hiçtir, tıpkı bizim her birimizin "Tanrı önünde birer günahkar sayılmamız " gibi. Buna karşılık devleti kendi Ben'leri yerine koyan o Tek'lerin, devletin zenginliğinden pay almaları, onun çıkarı doğrultusundadır. Devlet onları kendi mülkiyetine ortak eder. Böylece mülk verme yoluyla onları ödüllendirerek pısırıklaştırır, kendine itaat etmek zorunda bırakır. Oysa mülk ona ait olmaya devam eder ve herkes ancak devletin Ben' ini içinde taşıdığı, ya da "toplumun sadık ve uyumlu bir üyesi" olduğu sürece bu mülkten yararlanabilir. Aksi halde mülkiyetine el konur ya da bir takım tatsız davalarla varı yoğu eritilir. Sonuçta mülkiyet Ben'in değil devletindir ve öyle de olmaya devam eder. Devletin, kendine ait olanları Tek'in elinden keyfi olarak çekip almaması, devletin kendine ait bir şeyi gasp etmemesi demektir."
- Biricik ve Mülkiyeti
221. "Kendini aşağılama ve Tanrı'yı yüceltme tohumlarını durmaksızın ekerek genç yürekleri pislikle dolduran ve genç dimağları aptallaştıran onlardır."
- Biricik ve Mülkiyeti
222. "“Amaç, aracı kutsal kılar.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
223. "''Ben boşluk anlamında bir -hiç- değilim, Ben yaratıcı bir hiçim ve bir yaratıcı olarak bu hiçten, her şeyi kendim yaratıyorum.''"
- Biricik ve Mülkiyeti
224. "''İnsanı felakete götüren yol, iyi niyet taşlarıyla döşelidir.''"
- Biricik ve Mülkiyeti
225. "“Bütün gücün kaynağı halk değil midir?”"
- Biricik ve Mülkiyeti
226. "Devlet Beni "işe yarar bir araç", "toplumun yararlı bir üyesi" olarak yetiştiriyor.
.Ben bu devletin içinde doğdum, yetiştirildim, bana bazı görevler verildi ve benim devlete "saygılı olmam" isteniyor.
Devlet Bana "kol kanat geriyor" ve Ben devletin bana "lütfu" sayesinde yaşıyorum. Devletin bu kendi ayakları üstünde durmuşluğu yüzünden ben kendi ayaklarım üzerinde duramıyorum.
Devletin "doğal gücü ve yapısı" Benim doğamın özgürce gelişememesine, ancak onun işine geldiği gibi biçimlenmeme neden oluyor. Devlet doğadan aldığı güçle gelişebilmek için, Beni "kültür"ün makası ile kesip biçiyor; ama -Bana değil- kendine uygun bir eğitim ve öğrenim verdiriyor ve Bana, örneğin yasalara saygı duymayı, devletin mülkiyetine (yani özel mülkiyete) el uzatmamayı, -ister tanrısal olsun ister dünyevi- ulviyeti elinde tutanı saymayı, kısacası cezalandırmayı gerektirecek bir davranışta bulunmamayı öğretiyor. Böylece de Benden Kendi-olanı "kutsallığa feda etmemi" -ki pek çok şey kutsaldır, örneğin mülkiyet, başkalarının hayatı vb- istiyor. İşte devletin bana vermeye muktedir olduğu kültür, eğitim, öğrenim budur. Devlet Beni "işe yarar bir araç", "toplumun yararlı bir üyesi" olarak yetiştiriyor."
- Biricik ve Mülkiyeti
227. "Özgürlük ile Kendi-olma arasında ne kadar da büyük bir fark var! İnsan pek çok şeysiz olabilir, pek çok şeyden kurtulabilir, ama hiçbir şeysiz olamaz; birçok şeyden özgürleşebilir, ama her şeyden özgürleşemez."
- Biricik ve Mülkiyeti
228. "Bu sunağın üzerinde bir kilisenin kubbesi yükseliyor ve duvarları giderek daha geniş bir alanı içine almak üzere ta ilerilere doğru kaydırılıyor. Bu duvarların içinde kalanlar kutsal sayılıyor. Sen artık onlara ulaşamazsın, onlara dokunamazsın. Bu duvarların çevresinde açlıktan kıvranarak, haykırarak dolaşacak ve dışarıda kalan birkaç dünyevi, cismani parçayı toplamaya çalışacaksın. Giderek kilisenin çevresinde daha geniş halkalar çizerek koşturacaksın. Bir süre sonra kilise bütün dünyayı içine alacak ve sen en ücra uçlara itileceksin. Bir adım daha attığın anda kutsallık dünyası zaferi kazanmış olacak ve sen uçuruma yuvarlanacaksın. Haydi, henüz çok gecikmeden kendine gel ve çoraklaşmış cismani ortamda dolanıp durma! Cesaretini toplayarak kilisenin kapısından içeriye dal! Eğer kutsallığı kapıp midene indirebilirsen, onu kendine mal edersin, artık o Senindir! Kutsanmış ekmeği sindirdiğinde, dışkınla birlikte ondan da kurtulmuş olursun! Kutsal ekmeği sindir ve ondan kurtul!"
- Biricik ve Mülkiyeti
229. "İyi ve tecrübeli bir zekayla daha kolay yaşanır, en iyi talih elde edilir ve en rahat yaşam sağlanır."
- Biricik ve Mülkiyeti
230. "Devlet, emeğin köleliği üzerine oturur. Emek, özgür olduğu anda devlet çöker."
- Biricik ve Mülkiyeti
231. "Haydi bakalım, efendinizin çizdiği hak yolundan ayrılmayın, her şey onun dilediği gibi olsun!"
- Biricik ve Mülkiyeti
232. "Bir partinin, ne türden olursa olsun, bir amentüsünün olması, ilkelerine inanılması ve o doğrultuda davranılması en vazgeçilmez koşuludur. Tüm üyeler partinin düsturuna inanmalı, ondan kuşku ve tereddüt duymamalıdır. Parti üyesi içi bu düstur kesin olmalıdır. Bu da üyenin kendini bedeni ve ruhuyla partiye teslim etmiş olması anlamına gelir, aksi halde gerçek bir partili olunamaz, az veya çok –egoist biri– olunur."
- Biricik ve Mülkiyeti
233. "Efendisinin kulu olan herkes onu sevmekle yükümlüdür."
- Biricik ve Mülkiyeti
234. "Hiçbir şey benden üstün değildir. Gerçeğin kriteri benim, ben ise bir düşünce değilim, düşüncenin üstündeyim."
- Biricik ve Mülkiyeti
235. "Bir fabrika işçisi 12 saat, hatta daha uzun bir zaman boyunca helak olana dek çalışırsa, insanlıktan çıkacaktır."
- Biricik ve Mülkiyeti
236. "Hiçbir insana karşı sorumlu durumda olmayan, kişisel özgürlüğe sahiptir."
- Biricik ve Mülkiyeti
237. "Eğer zekânıza gereken değerin verilmesini istiyorsanız, “temiz yürekli” olmalısınız."
- Biricik ve Mülkiyeti
238. "İnsanlarda özgürlük fikrini uyandırırsanız, o zaman özgür insanlar sürekli olarak kendilerini özgürleştirmeye devam ederler, aksine insanları yalnızca eğitirseniz, o zaman onlar en yüksek biçimde eğitilmiş ve zarif bir tarzda kendilerini daima koşullara alıştıracaklar ve itaatkâr dalkavuk ruhlara yozlaşacaklardır."
- Eğitimimizin Sahte İlkesi ya da Hümanizm ve Realizm
239. ""Sadece yaşamayı dert edinen kişi, bu yüzden hayattan haz almayı ihmal eder. Eğer önem verdiği tek şey yaşamaksa ve hayatımı kazanayım da ne olursa olsun diye düşünüyorsa, hayattan yararlanmak için, yani hayatın tadını çıkarmak için bütün gücünü kullanamaz. Peki, ama hayattan nasıl yararlanılır? Onu kullanıp tüketmekle.Tıpkı bir mumu yakarak ondan yararlandığımız ve onu tükettiğimiz gibi, yaşamı ve bununla birlikte kendimizi tüketerek, hem yaşamı hem de canımızı kullanıyoruz. Yaşam-hazzı, yaşamın tüketilmesidir.""
- Biricik ve Mülkiyeti
240. "..emek bizim tek değerimizdir; Bizim birer emekçi olmamız, bizim en iyi niteliğimizdir, dünya üzerinde taşıdığımız anlamdır, bu nedenle de bizim değerimizi temsil etmeli ve değerlendirmeli ve değerimizi muteber kılmalıdır.
."
- Biricik ve Mülkiyeti
241. "Sana hiçbir fayda sağlamayan özgürlük ne işe yarar ki?
Üstelik her şeyden özgür olursan, artık hiçbir şeyin olmaz , çünkü özgürlük içeriksizdir, içi boştur.
Özgürlüğü kullanmayı bilmeyen için, özgürlük izni hiçbir işe yaramaz ve hiçbir değeri yoktur. Ama özgürlüğümü nasıl kullanacağım, benim kendi-olmama bağlıdır."
- Biricik ve Mülkiyeti
242. "Tanrısal şeyler Tanrı'nın meselesidir; insani şeyler ise inssnın ...
Benim meselem, ne tanrısaldır ne insani; hakikat, iyilik, adalet, özgürlük vs. de değildir, sadece ve sadece Benim olandır ve genel olmayıp, tıpkı benim biricik olduğum gibi, o da biriciktir.
Benim için Benden daha önemlisi yoktur!"
- Biricik ve Mülkiyeti
243. "Yazıklar olsun, yalnızca kendini düşünene!
Neymiş benim üstlenmem gereken o bir sürü mesele?
Öncelikle iyi meseleleri benimsemeliymişim, sonra Tanrın meselesini, insanlık, hakikat, özgürlük, insaniyet, adalet meselelerini; dahası halkımın, hükümdanmın, vatanımın meselelerini, aynca tin .. meselesini ve daha binlerce başka meseleyi...
Bir tek Benim kendi meselem hiçbir zaman Benim meselem olmamalıymış! "Tuh o egoiste! Yazıklar olsun, yalnızca kendini düşünene!""
- Biricik ve Mülkiyeti
244. "Sonuç olarak Devlet ve Ben birbirimize düşmanız."
- Biricik ve Mülkiyeti
245. ""Büyükler neden büyüktür bilir misiniz? Biz dizlerimizin üstüne çökmüşüz de ondan. Artık kalkalım!""
- Biricik ve Mülkiyeti
246. "İnsanın cenneti, düşünmedir-tindir."
- Biricik ve Mülkiyeti
247. "Her kim enerjisini aile, parti ulus gibi dar topluluklar için harcamayı reddediyorsa o daha onurlu bir toplumun özlemini çekmektedir. Hâla sevgi nesnesini “insan toplumunda” ya da “insanlıkta” bulduğunu ve bunlara kendini feda etmenin onurlu bir iş olduğunu düşünmektedir bundan böyle “insanlık için yaşar ve ona hizmet eder”."
- Biricik ve Mülkiyeti
248. "Evet, elbette ki onlar sizin zihniyetinize göre işe yaramaz birer serseri olurlar. Ama asıl yaramaz olan, sizin zihniyetinizdir."
- Biricik ve Mülkiyeti
249. "“İnsanları etkilemek isterseniz, onları gerçek çıkarlarından yakalayabilirsiniz.”"
- Biricik ve Mülkiyeti
250. "Evet, elbette ki onlar sizin zihniyetinize göre işe yaramaz birer serseri olurlar. Ama asıl yaramaz olan, sizin zihniyetinizdir."
- Biricik ve Mülkiyeti