Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
İçeriğe atla

Kurtarma Mesafesi - Samanta Schweblin | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Roman Samanta Schweblin

Yazar
Samanta Schweblin
Yayınevi
Can Yayınları
ISBN
9789750747649
Sayfa Sayısı
104
Dil
Türkçe
Ülke
Türkiye
Basım Yılı
2021
İlk Yayın Yılı
2021
Tahmini Okuma Süresi
177 dakika
Samanta Schweblin — portre
Samanta Schweblin — portre. Centro Cultural de España en Montevideo · Wikimedia Commons · CC BY 2.0

Kurtarma Mesafesi Kitap Tanıtımı

Ben hep en kötü olasılıklara kafa yorarım. Şu an bile kafamda hesap yapıyorum, Nina birden havuza düşerse arabadan çıkıp koşarak ona ulaşmamın ne kadar süreceğini hesaplıyorum. Kızımla aramdaki değişken mesafeye verdiğim isim “kurtarma mesafesi”, günlerimin yarısını bunu hesaplayarak geçiriyorum, yine de hep gereksiz riskler alıyorum.

Arjantin taşrasında, tarlalar arasında bir kasaba... Kasabanın kıyısında yeşil renkli, gizemli bir ev... Huzurlu bir tatil hayaliyle kasabaya gelen Amanda ve küçük kızı Nina... Tek amacı kızını korumak olan Amanda’nın önce ona ulaşması lazım, ulaşmak içinse olayları tetikleyen o ânı bulması.

Latin Amerika edebiyatının yükselen temsilcilerinden Samanta Schweblin’in bu ilk romanı 2017 Man Booker Ödülü finalistleri arasındaydı. Kurtarma Mesafesi’ndeki gerilimler ruh ve bireyle olduğu kadar toplum ve çevreyle de alakalı.


Kütüphane kitap rafları
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Kurtarma Mesafesi Kitaptan Alıntılar

1. "İnsanın gözleri bazen her şeyi görmeye yetmiyor"


2. "Ben hep en kötü olasılıklara kafa yorarım. Şu an bile kafamda hesap yapıyorum, Nina birden havuza düşerse arabadan çıkıp koşarak ona ulaşmamın ne kadar süreceğini hesaplıyorum. Kızımla aramdaki mesafeye verdiğim isim “kurtarma mesafesi”, günlerimin yarısını bunu hesaplayarak geçiriyorum."


3. "Ben hep en kötü olasılıklara kafa yorarım. Şu an bile kafamda hesap yapıyorum..."


4. "Sadece biraz yorgunum, kendime böyle diyorum, gündelik dertlerin altında herkesten fazla eziliyor olabileceğimi düşünmek beni korkutuyor."


5. "Anneler niye hep böyle yaparlar ?
Nasıl?
Olası kazaların önüne geçmeye çalışırlar, kurtarma mesafesini hesaplarlar."


6. "Seçme şansım olsaydı çocuğumun kız olmasını isterdim,"


7. "İnsanın gözleri bazen her şeyi görmeye yetmiyor."


8. "Ölmek o kadar da kötü değil."


9. "Vakit kaybetme."


10. "Ben hep en kötü olasılıklara kafa yorarım. ...
Kızımla aramdaki değişken mesafeye verdiğim isim "kurtarma mesafesi ",günlerimin yarısını bunu hesaplayarak geçiriyorum, yine de hep gereksiz riskler alıyorum."


11. "Anneler niye hep böyle yaparlar?
Nasıl?
Olası kazaların önüne geçmeye çalışırlar, kurtarma mesafesini hesaplarlar."


12. "çocuklarımız daima bizimdir."


13. "Yanına koşup ona sarıldım. Öyle sıkı sarıldım ki, Amanda, öyle sıkı sarıldım ki dünyada hiçbir şey ya da hiç kimse onu benden ayıramazmış gibi hissettim."


14. "İnsanın gözleri bazen her şeyi görmeye yetmiyor."


15. "“Sadece biraz yorgunum, kendime böyle diyorum, gündelik dertlerin altında herkesten fazla eziliyor olabileceğimi düşünmek beni korkutuyor.”"


Dolma kalem ile yazı yazmak
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Kurtarma Mesafesi Kitap İncelemeleri

Küçükken annem, ben sokakta oyun oynamaya çıkmadan önce tembihlerine başlardı. Hep aynı cümlelerden oluşurdu bu ritüel:
‘Hülya seni görebileceğim yerlerde oyna, balkondan baktığımda seni seni göreceğim.
Seslendiğimde duyacaksın’
Ve bir gün iki sokak aşağıya gittim arkadaşlarımın peşinden, bir dut ağacı vardı ve Tanrım o dutlar çok lezzetliydi! Ne kadar zaman geçirdim bilmiyorum ama artık eve gideyim diye düşünürken annemi gördüm karşımda. Bir ruh gibiydi. Bağırıyordu: ‘çok korktum, çok bağırdım duymadın’
Şimdi düşünüyorum, ben uzaklaşmaktan değil karşımdaki annemi korkutmuş olmaktan dolayı ağlıyordum. Yıllar sonra başka bir şehire gittim okumak için, her gün işe gidiyorum veyahut. Ama bana seslenmek istediğinde telefon açıyor artık annem, o telefonu ertelemiyorum, hemen açıyorum..
.
Kurtarma Mesafesi çocukluğuma dair bu anıyı canlandırdı.. Büyük bir huzursuzlukla okudum. Taşraya tatile giden Amanda ve kızı Nina’nın yollarının o yeşil evle kesişmesini karnımda ağrıyla okudum. Bitene kadar bırakmadım elimden. Büyük bir uğursuzluğu okurcasına..
.
Ağızdaki Kuşlar kitaplığımda beklerken; elim önce bu kitabına gitti yazarın. Tabii ki diğer kitabı beklemeyecek artık.
.
Çok sevdim. (Beni konfor alanımdan çıkaran her kitabı sevmeye meyilliyim sanırım)
.
Emrah İmre çevirisi, Utku Lomlu kapak tasarımıyla


Samanta Schweblin'den, önce Ağızdaki Kuşlar' ı okumuş günlerce kendime gelememiştim. Dün de Kurtarma Mesafesi 'ni okudum. Yine huzursuz oldum. Hissettiğim, kişisel bir huzursuzluk değil, dünyanın ve insanlığın geleceği ile ilgili olarak duyduğum yoğun kaygıydı. Tarım ilaçlarının doğayı zehirlenmesini, insan bedeninde ve algısında yarattığı tahribatı anlatıyor yazar. Önlem alınmaz, gidiş durdurulmazsa yaratacağı tahribatı ürkütücü bir kurgu içinde veriyor. Roman boyunca zihnimde dalgalanmalar oluyor gibi hissettim, algım zayıfladı, bedenimde, derimin altında kurtçuklar gezindi. Yazarın çığlığına kulak vermezsek insanlığımızdan çıkacağımızı, bir yerlerde sürüne sürüne öleceğimizi düşündüm.

Önlenemez bir felakete gidişin romanı Kurtarma Mesafesi. O mesafeyi kaybettiğinizde her şey için çok geç olacak. Kitabın kapağındaki kırmızı Utku Lomlu 'nun tehlikeye çektiği dikkat, at zehirli sudan içtiği için ölen aygır, etrafındaki beyaz halkalanmalar ise kurtçuklar.

"Arjantin taşrasında, tarlalar arasında bir kasaba... Kasabanın kıyısında yeşil renkli, gizemli bir ev... Huzurlu bir tatil hayaliyle kasabaya gelen Amanda ve küçük kızı Nina... Tek amacı kızını korumak olan Amanda'nın önce ona ulaşması lazım, ulaşmak içinse olayları tetikleyen o ânı bulması."


Kitaba ilk başladığımda anne çocuk ilişkisinden bahsettiğini düşünmüştüm çünkü kurtarma mesafesini bu şekilde açıklıyordu: “Ben hep en kötü olasılıklara kafa yorarım. Şu an bile kafamda hesap yapıyorum, Nina birden havuza düşerse arabadan çıkıp koşarak ona ulaşmamın ne kadar süreceğini hesaplıyorum. Kızımla aramdaki değişken mesafeye verdiğim isim ‘kurtarma mesafesi’, günlerimin yarısını bunu hesaplayarak geçiriyorum, yine de hep gereksiz riskler alıyorum.” Ve kurtarma mesafesinde bahsedilen bu ipin anne karnında ki göbek bağına benzetildiğini düşünmüştüm. Ama kitapta ilerledikçe ,ki bu gerçekten çok kolay oluyor, bahsedilen bağın aslında çok daha derin olduğunu anne çocuk değil toprak ana ve insanoğlu arasında kopmaması gereken asıl bağdan bahsettiğini gördüm. Toprakla, doğayla insan arasındaki ‘kurtarma mesafesi’ artıkça dengenin bozulduğunu ve sona yaklaşıldığını anlatıyor aslında kitap. Ve bu son malesef bir anda gelmiyor ip yavaşça geriliyor: fabrikalar suları zehirliyor, sular toprağı, toprak diğer canlıları. Çocuklar hilkat garibesi gibi doğuyor. Bu gariplik bazılarının fiziğinde bazılarının ise David gibi ruhunda meydana geliyor.
Farkedilmeden sinsice zehirleniyoruz kurtarma mesafesi gittikçe artıyor ve malesef bizi kurtarak zehiri paylaştıracak bir ‘yeşil ev’ de yok etrafımızda. Bu nedenle bi an önce uyanmalı doğayla aramızda ki kurtarma mesafesini yakın tutmalıyız.


Fikrimce kitabın etrafında dolandığı üç ana konu var. Doğanın ölümü ve bunun insanlar üzerinde etkileri, annelik ve batıl inançlar.

Biz insanlar her gün doğayı ve canlıları öldürürken sanki bunun bize zararı veyahut herhangi bir etkisi olmayacak gibi davranmaya, hatta ve hatta bu sebeple yaşanan hastalıkları ve ölümleri bile buna bağlamayacak kadar belki kör, belki bencil, belki de cahiliz.

Bu kasabadaki cahillik ve körlük çok içler acısı. İnsanın çaresizlik sonucu batıl inançlara bel bağlayacağının ve psikolojisinin bunu kaldıramayacağının kanıtı.

Kendimizi insanlık olarak çok bilge ve üstün gördüğümüz bu çağda bile kim bilir haberimiz olmayan ne kadar çok kasabanın, taşranın hastalıkla, ölümle ve sakat doğan çocuklarla mücadele etmek zorunda kaldığı muamma, ve bu ölümlerin kısa zamanda kasabalardan metropollere ineceği de kaçınılmaz sonumuz.

Birde annelik vae kitapta. Anneliğin getirdiği daimi kaygı ve koruma içgüdüsü, birde bunlara rağmen yalnızca öğrenilmiş tehlikelerin farkında olmak...

Kitap bence kesinlikle bir gerilim kitabı. Tüm kitap boyunca çok tedirgin hissettim. Belki kitabu kalabalık bir yerde okumuş olmam sebebiyle okurken sürekli sanki benim etrafımda da bir şeyler ters gidecek hissi vardı. Issız, tenha, ürkütücü ve gerçeklikle arasına tedirgin edici bir mesafe koymuş bir romandı.

Okura düşünülecek çok mesele bırakıyor, kısa olmasına rağmen bittikten sonra da okura bir süre eşlik etmeye devam ediyor. Bence okunmalı


“Ama bazen insan felaketin kapıda olduğunu önceden kestiremiyor.” ya da “insanın gözleri bazen her şeyi görmeye yetmiyor.”

Anne olarak ya da içgüdüsel çocuğumuzun güvende olması, güvende hissetmesi bizim için en önemlisi sanırım. Elimi uzatsam yakalayabileceğim mesafede, canı yansa bir adımda ulaşabileceğim yerde ya da bin türlü olası felaket senaryolarına karşı mutlaka kafamda ürettiğim çözümler vardır hep. Bir ben değilimdir umarım. :) İşte Kurtarma Mesafesi ismi buradan geliyor; bir annenin çocuğuna ulaşma çabasını şimdiki zamanda geçmişe dönerek sadece diyaloglarla anlattığı ve mistik olayların yaşandığını düşündürten müthiş gerilimli, huzursuz ve endişeli bir hikaye. Anlattığı ve sorularıyla yönlendirdiği kişi ise yine bir çocuk. Bu çocuğun başına her ne geldiyse aynısını yaşayan anne. Gerilmeyen de anladım demesin. Ve yine işte bu anne ve kızı Arjantin’in bir taşrasına sadece tatil için gelmişlerdi.
Kitap ise bir atın zehirlenmesiyle başlıyor. Atın zehirlenmesi de taşrayla ilgili. Bu anne-kızla atın ilgisini de öğrenmek isterseniz kitabı okumanız gerekecek. Nitekim çok ilgisi var. Sonuç itibariyle çevresel faktörler, ruhani olaylar ve toplumsal yıkıma sebep olan insan evladının kaçınılmaz sonu mu?
Kitap çok güzel, anlatılmak isteneni alırsak daha da güzelleşiyor. Önyargıyla yaklaşmayın bu ara çok gördünüz diye, hatta daha çok görelim. Latin edebiyatı yine muhteşemdi.


Samanta Schweblin ve benzer kitaplar

Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
Rakamlarla ucretsizkitap.com.tr
0
Toplam Görüntüleme
0
Toplam Okunma
0
Toplam İndirme
0
Toplam Oy
0
Toplam Yorum

Okur Kılavuzu

Hangi kitabı okuyacağınıza karar vermek için künye, tanıtım ve seçme satırlardan oluşan başvuru rehberi.

Okur Kılavuzu'nin tamamı — A'dan Z'ye dizin »