Kongo'ya Ağıt Kitap Bilgileri
Yazar: Jean-Christophe Grangé
Tahmini Okuma Süresi: 17 sa. 14 dk.
Sayfa Sayısı: 608
Basım Tarihi: Haziran 2017
İlk Yayın Tarihi: Haziran 2017
Yayınevi: Doğan Kitap
Orijinal Dil: Fransızca
ISBN: 9786050944525
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Kongo'ya Ağıt Kitap Tanıtımı
“Lontano” devam ediyor!
Bütün yollar cehenneme çıkıyor…
Afrika’da, Floransa’da, Paris’te…
Düşman aynı: Çivi Adam!
İblisle son düello başlıyor!..
Kongo'ya Ağıt Kitaptan Alıntılar
1. "Onu seviyordum, ama aynı zamanda ondan nefret ediyordum..."
2. "~
Hayatın kollarına doğru atıldığını düşünüyordu, ama çoktan limana demirlemişti...
~"
3. "Hayat burada şaşırtıcı bir hafifliğe sahipti, değeri her saniye düşen bir paraydı."
4. "Çocukluğum o denli derinlere gömülüydü ki, onu ortaya çıkarmak için bir kriko gerekirdi."
5. "“”
- Sana n’olacağını söyleyeyim: Savaş ancak herkes ölünce sona erecek! Lanet olsun! Hepsi bu kadar,nokta.
“”"
6. "“ Üflemek bile gereksiz, kendi kendimize sönüp gidiyoruz.! “"
7. "“”Ondan kaçarak, onu korumak, onu krizlerimden uzak tutmak istemiştim, o peşimden gelmişti. Hala beni iyileştirme umudu taşıyordu. Benim hastalığımın kendisi olduğunu bilmiyordu. “”"
8. ""Herkes gönlünce düşünse ve davransa da: Ölüm yine de bildiğini okumaktan geri kalmazdı.""
9. "Dünyanın neresinde olursa olsun, alışkanlık edinmek iki günlük işti."
10. "Aşk kendiliğinden gelişmeli, açıklanamaz ve büyüleyici olmalıydı."
11. ""Böyle dostlarla, hiç düşmana ihtiyacın olmaz""
12. "Sana n’olacağını söyleyeyim: Savaş ancak herkes ölünce sona erecek! Lanet olsun! Hepsi bu kadar, nokta."
13. ""Herkes gönlünce düşünse ve davransa da: Ölüm yine de bildiğini okumaktan geri kalmazdı.""
14. "Afrika'da gece, canlılığın doruklarına ulaşır, dünyanın geri kalan kısmını ebediyen yavan ve önemsiz kılardı."
15. "Üflemek bile gereksiz, kendi kendimize sönüp gidiyoruz!"
Kongo'ya Ağıt Kitap İncelemeleri
J. C. Grange’yi yaklaşık olarak 2008 yılından beri takip ediyorum. Bana polisiye romanları sevdiren yazarlardan biri kendisi. Her kitabı kendi içerisinde bir macera; okuyucuyu kendi içine çeken bir kaos aynı zamanda.
Serinin ilk kitabı olan Lontano’yu geçen yıl okumuştum. Cevaplanmayan bir sürü soru ile bitmiş ve hemen ardından Kongo’ya ağıtı almış fakat başka kitaplardan okumak kısmet olmamıştı. Aradan bu kadar uzun süre geçince biraz başlamak konusunda tereddüt etsem de sonunda elime alabildim kitabı. Her zamanki gibi bir grange klasiği olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. fakat bu kitabı diğer kitaplarındaki gibi yalnızca işlenen ana cinayetlere odaklanmak dışında aile geçmişine uzanması ve kitabın çoğunluğunu bu geçmişi araştırarak geçirmesi bakımından biraz ayrılıyor sanırım.
Dört ana karakter üzerinde başlayan kitap okudukça çivi adam merkezine bağlanarak Lontano kitabındaki bütün merak edilen soruların cevabını size sunuyor. Olayların birbirine bağlanışı açısından tam bir mükemmellik içeriyor kitap. Okurken sürekli ‘ne olacak’. ‘ nasıl bu olaylar birbirine bağlanacak’ diye düşünerek bir çırpıda kitabı bitirebiliyorsunuz.
Özellikle bu karantina günlerimizde zamanın çabuk ve eğlenceli geçmesini sağlayacak kitap size. Her Grange kitabını okuduktan sonra söylediğim gibi efsane bi adamsın Grange. Okuyun, okutturun ;)
Hayran olduğum yazar Jean- Christophe Grange'ın kitabı "Kongo'ya Ağıt" bitti. Lontano'nun devam kitabıydı. İsmine uygun olarak bir ağıt gibiydi. Başlarda alışıldık aksiyonlar, cinayetler yoktu ; bence bu da devam kitabı olmasının sonucuydu. Öncelik ilk kitapta olanları araştırmak, açıklamaktı . Hiç aksiyon olmayacak mı derken birden cinayetler ve aksiyon başlıyor ; kitap tadını buluyor. İlk kitapla olayların bağlanması , ne olacağını tahmin edememek bir an önce bitirmek istemek yazarın alışıla gelmiş kurgusu. Grange hayal gücü normalin çok üstünde , kurgusu süper, araştırmacı dolayısı ile gerçekçi ve tabii ki çok zeki okurun bam teline nasıl dokunacağını bilen bir yazar.
Kitaplarını okudukça Grange'ın Freud hayranlığını, psikoloji bilgisini ; psikozu ve bu bilimle ilişkisi olan ( uzmanlar ve hastalar ) kişilere bakış açımızı, onlara gösterdiğimiz merhamet ya da dışlamayı çok iyi gözlemlemiş bir yazar.
Olayların geçtiği Afrikayı da çok iyi gözlemlemiş, araştırmış, okurken sizde Afrikayı öğreniyor ve özümsüyorsunuz. Orada ki yaşam şartlarını, hayatta kalabilmek için verilen mücadeleyi, gelenekleri, Kara Büyüyü tanıyorsunuz. Ekonomik ve siyasal güç liderliği için yapılan vicdansızlıkları, soykırımı okurken tüyleriniz diken diken oluyor.
Hayranı olarak sadece bu kitabı değil tüm kitaplarını tavsiye ederim.
İlk kitap Lontanodan sonra serinin devam kitabı Kongoya Ağıt... Benim de 10.Grange kitabım..
Grange sen ne yapıyorsun Allah aşkına ?
Kitabın başından sonuna kadar bitmeyen gerilim, aksiyon, olaylar, bu nasıl hayal gücü, bağlantı zinciri, uçsuz bucaksız senaryolar? Seni beğenmeyelim de taşa mı dönelim?
Kızıl Nehirler, Siyah Kan en iyi kitapları diyordum bu kitabı okuduktan sonra sanırım bu kitabı seçeceğim. Bu nasıl bir zeka.
Afrikanın cangıllarında ve ormanlık alanlarda, bitmek bilmeyen savaşları ve ihtirasları, insanların zenginlikler uğruna çevirdiği entrikalar mükemmel şekilde yansıtılmış.
Ve bir şey de var ki yaşanılan travmalar, olayların parapsikolojik yönleri ustaca resmedilmiş, insanların içine düştükleri boşlukları, psikoz ve nevrotik rahatsızlıkların etkileri tam olarak kitabın içinde buldum. Erwan'ın Afrika sonrası yaşadığı dönüşüm ve hayatı sorgulaması çok değerli. Ve baba figürünün ortadan kaldırılmasıyla yaşanan şok, travma, gizli sevgi ve hayranlığın açığa çıkartılması takdire şayan bir anlatımla verilmiş.
Loicin Baba figürünün ölmesiyle beraber yaşadığı dönüşüm ve karakter gelişimi ise mükemmel.
En beğendiğim tarafı da tabi ki kitabı okurken resmin içine kendimin dahil edilmesi, çatışma anında silahı benim de ateşleyebilmem ya da bir yere yetişmek için kendimin de koşması, tehlike anını benim de yaşamam.
Grangenin yine uçsuz bucaksız gerilim macera polisiye dünyası. Bu kitap muazzam. İlkinden ise kat kat daha iyi. Bir kitaptan maksimum ne alabiliyorsam onu aldım. 10/10. Herkesin okuması gerekiyor tabi ki Lontanodan sonra.
Kitabı okuduğum süre zarfında - ki nereye gitsem onsuz gitmedim, gidemedim, oğlumla beraber neredeyse bir bavulla dolaşıyor olsak da- Afrika cangıllarında, kendimi o yapış yapış sıcaklarda, o bulanık sularda hissettim, bende Erwan ve Gregoire'ın yanı başındaydım devamlı - hayran kaldığım, Afrika'da geçen, Gregoire'ın hayatının çözüldüğü bölümlerden bahsediyorum-. Uzun süredir bir kitap beni bu kadar içine dahil edememişti. Grange'ın zekasına, okuduğum her kitabından sonra olduğu gibi kere daha hayran kaldım.
Lontano'dan sonra çok da ara verilmeden okunmalı diye düşünüyorum zira bu kitapta ara ara Lontano'ya ait hatırlatmalar yapılsa da, benim gibi uzun süre ara verenlerde olduğu gibi bence yeterli olmayacaktır bu hatırlatmalar. Kongo'ya Ağıt'ı, Lontano'dan çok daha başarılı buldum, hem bu kitapta Afrika bölümlerini okumak çok heyecanlı ve çok keyif vericiydi,- su gibi akıp gitti resmen- hem de tüm düğümler bu kitapta çözüldü- kendinizi "hadi canım, yok artık" gibi tepkiler verirken bulmanız da muhtemel-. Bu karışık görünen ancak mükemmel bir şekilde düğümlenen olaylar öyle bir içine alıyor ki sizi hayran kalmamak elde değil.
Tek eleştirim isimlerin fazlalığı olacaktır, yazar başarılı hatırlatmalar yapsa da, bir süre sonra bu kimdi diye düşünebiliyorsunuz. Ancak bu yersiz bir eleştiri de olabilir ;) çünkü kitabın başarısı bu kadar karakterin varlığına da bağlı sanki.
Gerilim macera okumayı seviyorsanız bayılacaksınız , sevmiyorsanız da bu iki kitaba şans verin, eminim seveceksiniz hatta bayılacaksınız.
Dikkat spoiler içerir.
Erwan Morvan, babası Gregoire ile beraber Kongo'ya gider. Babasının amacı coltan madenlerini denetlemek, Erwan'ın amacı da Lontano'ya giderek geçmişteki ve günümüzdeki Çivi Adam ile ilgili bilgiler edinmektir. Annesi Maggie ve babası Gregoire hakkında pek çok şey öğrenir. Babasının sürekli dövdüğü ve Maggie'nin öldürdüğü Cathy annesidir. Babasını tedavi eden psikiyatr kayıptır. Ayrıca Kongo'da bir iç savaşın içine düşer ve Gregoire öldürülür ama Erwan babasının katilini öldürür. Bu arada Loic, Sofis ile beraber Sofia'nın babasının ölümünü araştırırken, Gaelle de Erwan'ın ekibinden Audrey ile kendi psikiyatrı Eric Lutz ile ilgili araştırma yapar. Lutz aslında Isabelle adında bir kadındır ve kocası Philippe ile Jean Louis Lassay adında iki doktor, Challot adındaki hastanede yasadışı deneyler yapmaktadır. Eski Çivi adam Pharabot hala yaşamaktadır ve yeni Çivi Adam olarak Erwan'ın öldürdüğü Kriesler de katil olmayabilir. İşi araştırırken Gaelle, Audrey öldürülür ve Erwan ciddi bir şekilde yaralanırken Loic, Pharabot'u tek atışla öldürür. Ama acaba her şey bitmiş midir? Günümüzdeki cinayetleri gerçekten Pharabot mu işlemiştir? Lassay deneylerde gerçekte neyi amaçlamıştır? Babaları ve anneleri hakkındaki gerçeği öğrenen çocuklar ne tepki vermiştir? Loic bağımlılığından kurtulabilmiş midir? Sofia ile Erwan arasındaki ilişki nasıl devam edecektir? Loic kendisine oral yoldan tecavüz eden İtalyan mafyasından öcünü alacak mıdır? Soluk borusu yırtılan Erwan bir daha konuşabilecek midir? Abi kardeş bundan sonra ne yapacaklardır? Soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri.