Klara Miliç (Ciltli) Kitap Bilgileri
Yazar: Ivan Turgenyev
Tahmini Okuma Süresi: 2 sa. 50 dk.
Sayfa Sayısı: 100
Basım Tarihi: Kasım 2018
İlk Yayın Tarihi: 1883
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9786052956434
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Ciltli
Klara Miliç (Ciltli) Kitap Tanıtımı
İvan SergeyeviçTurgenyev (1818-1883): Avrupa’da ve ülkemizde eserleri ilkönce çevrilen 19. yüzyıl Rus romancıları arasında yer alır. Moskova, Petersburg ve Paris üniversitelerinde öğrenim gören Turgenyev, döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Zayıf iradeli Rus aydınlarını, serflerin yaşantısını, toprak sahibi soyluların aşklarını ve kendisini yakın hissetmediği radikal genç kuşağı tarafsız ve gerçekçi bir dille eserlerine aktarmıştır. 1882 yılında kaleme aldığı ve son eserlerinden olan KlaraMiliç’te ise Turgenyev toplumsal meselelerden uzaklaşıp mutluluk, aşk, acı, ölüm ve varoluşun sırları gibi insanlığın sonsuz meselelerine odaklanır. Turgenyev dünyada olduğu gibi ülkemizde de pek çok yazarı etkilemiş, hatta Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna eserinde KlaraMiliç’e atıfta bulunmuştur.
Klara Miliç (Ciltli) Kitaptan Alıntılar
1. "Kendi halinde yaşıyor, kitaplarına gömülüyordu.."
2. "İnsan kalbi ne garip bir şey! Bazen en anlamsız şeylere bağlanır, bazen de en kıymetli olanı kaybetmekten çekinmez."
3. "Yufka bir yürek istediğin gibi bükülür."
4. "Kafesiniz küçük... Kanatlarıma göre değil!"
5. "Aşkın ölümden güçlü olduğunu bilmez misin?"
6. ""Aşk ölümden daha güçlüdür.""
7. ""Yumuşak bir kalp istediğin gibi bükülür.""
8. "İnatçı keçiyi sürüden atarlar."
9. "¶¶ Yufka bir yürek istediğin gibi bükülür. ¶¶"
10. "Ölüm artık beni korkutmuyor. Ölüm beni yok edecek değil ya? Aksine orada böyle mutlu olacağım…"
11. ""Niçin ağlıyorsun? Ölmem gerektiği için mi? Aşkın ölümden güçlü olduğunu bilmez misin?""
12. "“Neyse canım! Önümde koca bir hayat var! Herhalde hep böyle olmayacaktır!”"
13. ""İstediğim gibi birine asla rastlamayacağım... Diğerleri ise bana lazım değil!""
14. "“İstediğim gibi yaşayamıyorum, başka türlüsüne de gerek yok… Sonuçta hayatımız bizim elimizde.""
15. "“Hiç önemi yok! Yatmadan bir çay içersin… Geçer gider!”"
Klara Miliç (Ciltli) Kitap İncelemeleri
Iivan Sergeyeviç Turgenyev'in kaleme son aldığı, ilk kararlaştırılan ismiyle "Ölümden Sonra", basılan ismiyle "Klara Miliç"..
Hakkında ne söylesem spoiler olacağı için bunu bilerek okumanızı tavsiye ederim.
Kitap tek kelimeyle alemler arasındaki aşkı anlatıyor.
Aşk dedik ama...
Bunun baş kahraman bile aşk mı yoksa pişmanlığın getirdiği vicdan azabından doğan takıntı mı olduğunu kitabın sonuna kadar bilemeden endişesini yaşıyor.
Endişesini yaşıyor; çünkü kitaplarına gömülü yaşayıp, kadınlardan kesinlikle uzak duran Aratov, hayatta olmayan genç bir kadına (Klara Miliç) gitgide aşık olduğunu hissediyor.
Turgenyev bu bir çırpıda bitecek kitabında ölümsüz olanın aslında aşk olduğunu, kişiye olan aşkın o bu alemden gittikten sonra dahi alevlenip büyüyebileceğini öyle ustaca anlatmış ki... Kitap bittiğinde "aaa... keşke böyle bitmeseydi" diye hüzne kapılıyorsunuz.
Kitabı çok beğensem de hikayenin daha detaylı olmasını isterdim.
Mesela Klara'nın Aratov'u meydana çağırıp sessizleşerek yürümesini, birden dönüp bir şey duymak istediğini söylemesini yetersiz buldum.
Çok az da olsa bence Klara'nın da duygu ve düşüncelerine yer verilebilirdi.
Ama verilmediği için biz okuyucuları kocaman bir soru işaretiyle ortada bırakmayı uygun görmüş Turgenyev.. :)
Ah, dipnot!
Az kalsın unutuyordum.
Sabahattin Ali o meşhur caanim kitabı Kürk Mantolu Madonna'sında Klara Miliç'e selam yolluyormuş.. :)
Ben hatırlamıyorum ama bilenler vardır elbet.
Ne okusam diye kitaplarına bakınırken okuması gereken bir hayli kitabın arasından gözü buna ilişti, alt tarafı 84 sayfalık bir kitap beni çok yormaz bir akşam çerezi niyetine bitiririm diye düşündü ve kitabı eline alıp yatağına uzandı ve ucretsizkitap.com.tr'da arattı , okunma sayısına baktı az olduğunu gördü, yorumlara bakmadan ama ufak bi önyargıyla ilk sayfayı çevirdi, okudukça gözleri açıldı da açıldı o kadar açıldı ki bir süre sonra yorgun düştü ve bu sefer de ağzı açık kalmaya başladı tam da sevdiğim türden tekdüze olmayan bir kitap buldum diye sevindi. Kitap o kadar sürükleyiciydi ki merakla ve sonucunu öğrenme hırsıyla sayfaları çevirdi, kitapta kendinden o kadar çok cümle buldu ki tüm paragraflarını alıntı olarak paylaşmak istedi ama gel gör ki kendini kitabı bitirmiş bir halde ve düşüncelere dalmış olarak duvarı izlerken buldu. Her zaman her kitabın sonunda olduğu gibi gerçekten olmuş bir olay mı yoksa kurgu mu diye düşünmeye başladı. Cevapsız bir soru daha yüklenmişti zihnine ama olsundu önerilmesi gerekenlere eklenen Klara Miliç adlı bir kitabı daha olmuştu her ne kadar ismi zihninde danla biliç'i çağrıştırsa da bu saçma benzerliği hemen silip yok etti ve incelemesini kaydedip okuyacağı diğer bir kitabı seçmek üzere kitaplığına yöneldi...
Ivan Turgenyev; döneminde, ülkesinde eleştiri sağanağı altında neredeyse aforoz edilen yazara, getirilen yermelerin yersizliği somut şekilde anlaşılıyor - bunlari görebiliyor okuyucu- eleştiriler de bir noktaya kadar kabul edilebilir fakat yanlış bilgi verme veya iftira atma girişimleri aslında, yazar hakkında merakları daha da artırıyor, ama öyle değil mi?
Uzun uzun dönemlerden sonra bu internet sitesinde bile yazar ve eserleri hakkında asılsız bilgi verme telaşeleri var. Bunlar niye olabilir ki? Hiç anlayamıyorum...
Burada benim bu uzun yorumumu okuyan varsa şayet, Turgenyev'in edebi bir deha olduğunu söylememe kulak asmalarını isteyeceğim. Bu 'Klara Miliç' hikayesi ise okuyucunun boğazına düğüm oturtan bir aşk hikayesidir, bu aşk hikayesine nevrotik unsurlar yanı sıra mistik unsurlar da eklenince sıradışı bir hikaye okunmuş oluyor. Aşık olduğunuz çok sevdiğiniz birinin yanında bulunma isteği, doğaldır. Peki ya çok sevdiğiniz kişi ölmüşse ve hatta o öldükten sonra siz ona saplantı derecesinde aşık olmuşsanız ama yine de onunla birlikte olmak istiyorsanız, konuşmak istiyorsanız ne yapmanız gerekir.
Peki ya aşk ölümden kuvvetliyse..?
Klara Miliç'in ruhu nihayetinde huzura kavuşabilecek midir, bakalım görelim...
Ziyadesiyle duygusal bir hikayedir, tasviye olunur, iyi okumalar...
Bir süredir Rus edebiyatından uzak kaldığımı hissettiğimden mütevellit dönüş yapmak niyetiyle bu kitaba başladım kitap ince ve oldukça sürükleyici idi.
Ana karakterimiz olan Aratov içe dönük kendi halinde yaşayan bilim ve sanata önem veren biridir.
Diğer bir yandan da müzik ve edebiyata ilgi duyan Kupfer ile arkadaştır.
Kupfer, Aratovu sesine hayran kalacağı bir kadının etkinliğine davet eder. Arkadaşının ısrarlı davetine karşı koyamayan Aratov davete katılır.
Bu davette ise Klara Milic ile taşınır. (Daha doğrusu muazzam sesin sahibiyle karşılaşır.) Klara Milic orada onu görür ve Aratov'dan hoşlanır. Onunla buluşmak için bir davetiye gönderir.
Ne kadar gitmek istemediğini kendisi için dile getirse de içten içe gitmek ister.
Buluşma da ani bir tavırla saygısızca karşılaşan Klara buluşma yerinden ayrılır...
Bir süre sonra Aratov, Klara Miliç'in intihar ettiğini öğrenir. Bu olaydan sonra duygularının daha da farkına varan Aratov arayışa başlar...
Eseri okurken sonun ne olduğunu çok merak etmiştim.
Aratov adına ne kadar Klara'ya olan sevgisini kabullenememesi sonucunda sevgisini geç fark etmesi üzerine üzülsem de eserin sonlarına doğru Klara'nın ruhu ile yaşadığı ilişki ve ölümden sonrasında onunla buluşacağından adına umutluyum.
"Bağışlandım!" diye bağırdı Aratov. "Sen kazandın... Beni al! Ben seninim, sen de benim."
Selamlar haftanın ortasından🍁
Aslında dün akşam okumuştum ama yorumu giremeyince bugüne nasip oldu.
#gulessyorumluyor
Turgenyev'den #babalarveoğullar dan sonra ikinci kitabım #klaramiliç
Açıkcası okumaya başlarken yorumlardan ötürü çok da beklentim yoktu fakat kapanışı beni merak az birazcık da şok ile bıraktı. Herhangi yeni birşey katmadı aynı zamanda etkilendiğimi hissettim. Bir diğer etkilenen sevgili Sabahattin Ali ünlü romanı#kürkmantolumadonna eserinde bu romana atıfta bulunmuş! 🧡Ahh! Ustalar🧡
1878 yılı ilkbaharı Moskova da 25 yaşlarında olan Yakov Aratov 50 yaşını geçkin halası ile birlikte yaşamaktadır.
Çok konuşmayan, kendi halinde olan genç Aratov, tek dostu Kupfer'in ricaları ile bir tiyatro dinletisine gitmeye karar verir. Ve burada yetenekli Klara Miliç'i ilk kez görür. Gösteri sonrası aldığı isimsiz bir mektupla hareket eden Aratov çok geçmeden kendini karmaşık duygular içinde bulur.
Herkese ön yargı ile yaklaşan, ve daha önce hiç aşık olmadığını, aşkın ne olduğunu da bilmediğini tahmin ettiğim bu genç ölüm ile karşılaşınca hiç beklemediği bir yolculuğa çıkıp varoluşun sırlarını keşfedecektir.
Yorumu uzun tuttum ama kritik noktaları açık etmediğime inanıyorum. Roman kısa (100 sf. altında) ve tadında, gereksiz hiçbir betimleme yok. Okumadıysanız tanışma kitabınız dahi olabilir. Okur kalın